Hoca Turşucu
Hoca turşu satmaya heves eder.
“Güğümleri vururum eşeğin sırtına, der,
Dolaştırır, satarım, sokak sokak.”
İşin en büyük keyfi de bağırmak.
Yükler güğümleri, düşer yollara.
Derken bağıracak olur bir ara;
Eşek bırakmaz, anırmaya başlar.
Bir Anırma ki, inler dağlar taşlar.
Biraz daha zaman geçer aradan;
İşlek bir yola geldikleri zaman
Hoca yeniden bağırmaya kalkar.
Kalkar ama, nerede? İmkânı mı var?
Hoca’nın ne zaman açılsa ağzı
Gökleri tutar eşeğin avazı.
İyi hoş ya, sonunda ne olacak?
Hevesi kursağında mı kalacak?
Son bir defa daha teşebbüs eder,
“Bakalım bu sefer ne yapacak?” der.
Demesiyle başlar eşek feryada.
O zaman sabır tükenir Hoca’da.
“Eee! Der, fazla azıya aldın gemi!
Turşuyu sen mi satacaksın, ben mi?”