Relato que también aparece en la colección Cuentos sacroprofanos de 1899. Es una narración de fuertes tintes psicológicos en la que se contrasta el alegre desenfreno del Carnaval con la sensación de arrepentimiento del Miércoles de Ceniza, que inicia la Cuaresma (el Ramadán de los católicos, podríamos decir), pero que en realidad oculta la profunda insatisfacción personal de una mujer casada, al parecer ya madura. Podría considerarse un cuento "de ocasión" ya que fue escrito para ser publicado con motivo de esa fiesta en concreto.
Anlatıcı, Nati’nin aynadaki kendi yansımasını inceleyişini betimlerken (üçüncü paragraf) hiçbir iyelik eki kullanmıyor. Bu yöntem, Nati’nin “yakışık almayan” bir şey yapmasının sonucunda hissettiği kendine yabancılaşmayı okura daha etkili biçimde iletmek için tercih edilmiş gibi duruyor. Dolayısıyla, bu paragrafı çevirirken aynı etkiyi korumak istedik ancak betimlenen isimlerin (elbise, yüz, şakaklar, vb.) sonuna hiçbir ek getirmediğimizde ortaya çıkan cümleler kulağa garip geliyordu. Bu yüzden, yer yer belirsiz artikel kullanarak (“Aynada bitkinlikten şekli değişmiş bir yüz”, “bir çift donuk göz”) Türkçenin doğallığını bozmadan orijinal metindeki etkiyi korumaya çalıştık.
Kiliseyi betimlemeyen uzun tamlamaları (“¡La Iglesia! ¡La redentora, la consoladora, la gran piscina de agua clara agitada por el ángel y en que se sumerge el corazón para salir curado de todos los males y nostalgias!”) bölerek çevirmeyi uygun gördük: “Kilise! Koruyan ve esirgeyen! Nati kalbini tüm dertlerden ve özlemlerden arındırmak için meleklerin berrak suyla doldurduğu kutsal su havzasına daldıracaktı!”
“Memento homo, quia pulvis eris…” Latince deyişinin Türkçedeki karşılığı olarak, kelimesi kelimesine olmasa da anlam olarak tam karşılığı olan ve sıkça duyduğumuz “Her canlı ölümü tadacaktır.” sözünü tercih ettik.