Bir sonuca veya kazanca ulaşmak için mutlaka çalışmak ve çaba sarf etmek gerekir.
You have to work hard and suffer some discomfort to achieve your goals or improve.
Türkçede "yemek" (temel yaşamsal mükâfat) üzerinden bir bağ kurulurken; İngilizcede "pain" (acı/zorluk) ve "gain" (kazanç) arasındaki doğrudan zıtlık vurgulanır.
While Turkish establishes a connection through "food" (a fundamental life reward), English emphasizes the direct contrast between "pain" and "gain."
Başarılı olmak istiyorsan çok çalışmalısın; emek olmadan yemek olmaz.
If you want to be a professional athlete, you must train every day. No pain, no gain!