ŞİİR'LER
Anadolu toprakları üzerinde ezilen halkar için dökülen her damla kanın mücadele geleneğimizin yaratılmasında payı vardır. Anadolu topraklarının bağımsızlığı için darağacına giden Deniz, Hüseyin ve Yusuf şehitlerimizdir
An / kara
Yetmişiki baharıydı, karanfıller solduğunda.
Üç yasal ilmik atmıştı an / kara,
Gecenin ötesinde üç karanfil boyun’a.
Ve ışık sızar korkusuyla
Tan ağarırken toprakla örtüldü üç fidan.
-Utandı güneş, uyanırken sabaha.
-Ağladı toprak;
Emdi hırs ve azimle güneş ışınlarını
Kuruttu göz yaşlarını.
Bastı bağrına üç fidanını
Doyurdu ana sıcaklığıyla
-Yeşertti..
Girmişti karanlıklarla yatağa, gebeydi artık an / kara
Saklayamadı karnındaki şişlikleri.
-Aktıkça zaman ;
Sızdıkça damarlarına karanlık
Tırpanladı yeşeren fidanları.
-İnatçıydı toprak, anaydı, verimliydi.
Her tırpan sonrası yeşertti yenilerini.
Tohum düşmüştü toprağa bir kere.
-Şaşkındı an / kara
Rahmindeki karalar çoğalıyordu
-Toprakta tohum ak ;
-An / karanın karnında karaydı.
Ve gün geldi ;
Utanmayı da unuttu
Aç kurtlar indirdi vadilerine
Kaç fıdan meçhul de kaldı
Şiştikçe şişti karnı,
Yağma, talan, işbitiricileride doğurdu, ama doluydu.
Ve bir kamyon deldi karnını
Yayıldı karalar asfalt’a
Dökülen kara, asfalt kara,
Yüzüne kara çalındı.
Ve bir karayı kapkarayla değişti
Aynalara küstü an / kara
Yansımalarıda karaydı, adı ak olan.
Ağlama ey anadolu, korkma;
Bak, yine kucaklıyor toprağı güneş
Emziriyor doyasıya
Yeşertiyor karanfilleri
Geliyor bir hırçın rüzgar
-Tohuma durun karanfiller !
Sarın dört bir yanı
Yeşerin karanlıklar üzerinde
Yarınlarımızı aydınlatacaksınız...