Muharrem Orucu ve Aşure günü
Muharrem hicri takvimin birinci ayıdır. Muharrem ayının onuncu günü İslam öncesinde de kutsal sayılarak oruç tutulmaktaydı. Alevilerce Muharrem orucunun anlamı ise esas olarak 10 Muharrem 61 Hicri (10 Ekim 680) günü Emevi Halifesi Yezid’in emriyle Hz. Muhammed’in torunu ve Hz.Ali’nin oğlu İmam Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesine dayanmaktadır. Bu olay sırasında Hz. Hüseyin’in ailesi ve taraftarlarından bir çok kişi de Yezid’in ordusunca acımasızca öldürülmüştür. Bu gelişme tarihte Kerbela Olayı olarak bilinmektedir (bak 13. bölüm).
Aleviler, bu acı olayı Oniki İmamlar ile de bütünleştirerek, 1 Muharrem’den başlamak üzere oniki gün oruç tutarlar. Buna Matem Orucu da denilmektedir. Oruç süresince su içilmeden sulu içeceklerle yetinilmesi, hayvan kesilmemesi, düğün, eğlence yapılmaması vb. gibi uygulamalar İmam Hüseyin’in matemini simgelemektedir. Yine oruç günlerinin akşamlarında Dedelerce Kerbela Olayını konu alan Fuzuli’nin “Saadete Ermişlerin Bahçesi” gibi kitaplar okunur, Alevi ozanlarının Kerbela Olayı’nı konu alan hüzünlü deyişleri ki, bunlar “mersiye” olarak adlandırılır, okunur. Bu orucun sonunda Aşure günü yapılır. O gün pişirilen Aşure tatlısı da İmam Hüseyin’in oğlu İmam Zeynel Abidin’in Kerbela katliamından kurtulması ve Hz. Ali soyunun ondan sürmesinden duyulan memnuniyeti ifade etmektedir. Etli pilav ve Aşure’nin topluma dağıtılması orucun bitiminde yani onikinci günü akşamı veya onüçüncü gün yapılmaktadır. Bu nedenle bugüne Aşure Günü de denilmektedir. Bunun dışında Aşure ile Nuh peygamberin Nuh tufanı sırasında yediği son yemek, ve başka inanışlarla da ilişkiler kurulur.