Kırklar Cemi
Kırklar Cemi inanışı
Kırklar Meclisi ve Cemi, Aleviliğin temel ibadeti olan Cem ibadetinin başladığı ve Hz. Muhammed ile Hz. Ali döneminde olduğuna inanılan menkıbevi (Aleviler için derin sembolik anlamları olan) bir ritüelin adıdır. Sünni İslam anlayışı bu inanışı kabul etmemektedir. Alevi kaynaklarında bu olay Mirac Gecesi meydana gelmiştir. Kırk kişinin katıldığına inanılan bu meclisteki ibadette yaklaşık yarı yarıya kadın erkek bulunmuştur. Aleviler Kırklar ve 40lar meclisinin inanç ve sosyolojik boyutlu bir ulular topluluğu meclisi olduğuna inanır.
Bugün Hz. Muhammed, aralarında Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın da bulunduğu Kırklar’ın Cemi’ne yani gizli toplantısına gitmiştir. Kırklar Cemi mıtolojisi özet olarak şöyledir. Muhammed Miraca (tanrı ile görüşmeye) çıkarken önüne bir Aslan çıkar, yola devam etmek için Muhammed peygamberli matemini (yüzük/mührünü) bu aslana vermek zorunda kalır. Tanrı katına varan Muhammed, tanrının ses ve cemalini (ışık) Alinin ses ve sıfatına benzetir, bir süre muhabbet ederler. Muhammed dünyaya döndüğünde akşam evine giderken, içinde damadı Ali ve kızı Fatma’nında olduğu bir meclisten ‘Kırklar toplantısından’ sesler duyar. Bu meclise dahil olmak girmek ister. Kapıyı çalıp ilk önce kendini Peygamber olarak tanıtır, bize peygamber yaramaz/ihtiyacımız yok diye içeri alınmaz. Şakın bir şekilde yoluna devam eden Muhammed’e melekler o ulu meclise dahil olmasını tavsiye eder. Geri dönüp kendini soy ve sosyal statüsü ile tanıtır, bize soy sop gerekmez diye, yine içeri alınmaz. Ne zamanki meleklerinde tavsiyesi ile, sıradan bir insan olarak, ‘hâdimül-fukârayım’ fakirlerin hizmetçisiyim (hademesiyim) dediğinde içeriye kabul edilir.
Bu nedenle Alevlikte hizmet deyimi, ‘halka hizmet hakka hizmet’ çok önemli yer tutar, örneğin cemde yapılan görevlere 12 hizmet denilir, ve hizmet duası okunur. Önce orada gördüklerinden çekinmiş, Cem’inin gerçek olup olmadığından kuşkulanmış, onlara kim olduklarını büyüğünüz (lideriniz) kim diye sormuş. Biz Kırklarız birimizde kırkımızda büyüğümüzde küçüğümüzde birdir (candır) cevabını almış. Kırklar kendilerinin hak olduklarını kanıtlamak için içlerinden birinin kolu kesilince kırkının da bileklerinden kan aktığını, birinin kolu sarılınca hepsinden akan kanın durduğunu görerek onların Cem’lerinin gerçekliğine inanmıştır. Ayrıca Miraca çıkarken Aslanın ağzına verdiği matemi/yüzüğü orada Hz. Alide görmüştür. Kırklar Muhammed ten, Hadümül-fukara marifetini/hizmetini görelim, Salman’ın getirdiği engür/üzüm tanesini Kırklara paylatır demiş. Muhammed üzüm tanesini eli ile ezip kırklara sunmuştur, Kırklar’ın her biri onun suyundan içmiş, Hz. Muhammed’le birlikte hepsi de esrik (seri hoş) olmuş, işte o zaman vecde (coşkuya) gelerek kalkıp semah eylemişler. Semah ederken sarığı çözülmüş, Kırklar onun sarığını alarak kırk parçaya bölmüşler ve bellerine sarmışlar. O gece Cem ibadeti böyle olmuş ve işte Alevi-Bektaşilerin temel ibadeti olan Cem ritüelinin temeli bu şekilde atılmıştır. Kırklar meclisi ve cem de birçok inançsal sembolik yanlar eylemler vardır. (Ayrıntılı bilgi için cem bölümüne bakınız.) Ne kadar, geleneksel olarak Cemin kaynağı, bu kırklar cemi mitolojik anlatıma dayandırılsa da, birçok araştırma, Cemin kaynağının İslam öncesi ve sonrası, örneğin eski Türk inancı Şamanizm de, Şaman, yönetiminde, kadın erkeğin katıldığı, sazlı sözlü, yemek içki danslı ayinler görülmektedir. Cem kelimesi Arapça’da toplama biriktirme topluluk anlamına gelirken, Farsça’da birlik bileşmek anlamlarına geliyor. Aynı zamanda cem sözcüğü ve Cem eski İran söylencelerinde içkiyi (şarabı) bulan içkili toplantılar düzenleyen şarap anlamına gelen şahın (padişahın) adıdır. Söylenceye göre gökten inen bulutlu bir ışığın içinden, yanında üzüm ağacı olan güzel bir kız iner, bunu gören bir çoban ona aşık olur, kız bir üzüm tanesini ezip suyunu çobana içirir. Esir olan çobanın gözü gönlü açılır, ikisi mutlu olurlar. Bu olayı tören haline getiren kişi Cem adında ki şah/hükümdarmış. Sonraları bu olaya ve Cem adlı o padişaha saygı göstermek için, belirli aylarda içkili çalgılı ayi-i cem denen törenleri düzenlenmiş. Gökten inan bu ışınlı buluta da Cemşid (cem–ışık) Cemin ışığı denmiş. Alevilikte CEM âyin-i, bunlar gibi birçok (eski Türk, İran Anadolu, Sümer, Arap gibi) inanç ve kültürün kaynaşmasının bir sonucudur. Cem Alevi inancının en önemli inançsal ritueli (ibadetidir), Cemsiz Alevi-Bektaşilik düşünülemez.