BU SİTE HAZIRLANIRKEN BİLE, BİRÇOK YENİ ÜRÜN VE GELİŞME YAŞANDI.
Aktardığım birçok ürün-proje, hedef tarihinden önce gerçekleşti veya güncellendi - geliştirildi.
Bu gerçek bir milli gurur ve zaferdir.
Örneğin milli SİHA Bayraktar TB3, milli savaş gemimiz TCG ANADOLU'ya kusursuz iniş ve kalkış yaptı (Kasım 2024).
Bu havacılık tarihinde bir İLK. ✈️
💬 Savunma sanayinde 1923 - 2002 arası, 80 yıl dışa bağımlı kaldık.
Bu eksiklik ve zayıflıktan dolayı siyâsi bir güç olarak dünyada ve bölgemizde söz sahibi olamadık.
Savunma sanayinin 1. önceliği, üretimde MİLLİ ve YERLİ olunmasıdır. Aksi durumda o ülkenin tam bağımsızlığından söz edilemez. Dışarıdan alınan, hakları dışarıya ait olan bir ürünü geliştiremez, ihracatını yapamazsınız. Ürünün sahibi ülke, çıkarlarına ters bir durumda ürünün tedariğine hatta aktif kullanımına ambargo-engel koyabilir. Bir ürünü hakettiği gerçek bedelin 10 hatta 20 katını ödeyerek almak zorunda kalabilirsiniz.
Bugüne kadar hep böyle oldu.
Bir ülke ancak öncelikle savunma sanayini ve diğer tüm teknoloji-altyapılarını yerli ve milli olarak geliştirebiliyorsa %100 bağımsızdır ve güvenliğini garanti eden siyâsi bir güçtür.
Bugün bu gücün arkasında;
Makine kimya endüstrisi, Asfad, SAHA İstanbul, Teknopark İstanbul, STM, SSTEK, Aselsan, Baykar, TUSAŞ, TEI, BMC, Otokar, Roketsan, Havelsan, FNSS, Tübitak....
gibi başarıları ile gurur duyduğumuz burada sayamayacağımız pek çok kurum, şirket canla başla çalışmaktadır.
Devlet ve milletimiz için çalışan emek veren herkese sağlık başarı ve zafer diliyorum.
KAAN / 5. Nesil Milli Muharip Uçak (MMU):
Yurt içi imkân ve kabiliyetler ile tasarlanan ve geliştirilen bir savaş uçağının üretilmesi ve bu uçağı tasarlayıp geliştirebilecek insan gücü ve altyapının oluşturulması amacıyla başlatılan Milli Muharip Uçak (MMU) projemiz, TUSAŞ’ın ana yükleniciliğinde, 18 mart 2023’te hangardan çıkarak piste giriş yaptı. MMU’nun 2023 sonunda ilk uçuş testini yapması planlanıyor.
Projede yeni nesil bir uçakta olması gereken düşük görünürlük, dâhili silah yuvası, yüksek manevra kabiliyeti, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi teknoloji alanlarındaki kazanılacak kabiliyetler yer alıyor.
📍 Türkiye; dünyada ilk üçteki ABD, Rusya, Çin'den sonra,
5’inci nesil bir muharip uçağı üretebilecek altyapı ve teknolojiye sahip 4. ülke oluyor.
Bu, sadece 20 yılda gerçekleştirilen "Milli Teknoloji Hamlesi”nin önemini ve ne kadar kararlı yürütüldüğünü en net ortaya koyan mûcize bir başarıdır.
Üstelik süper güçler 5.sınıf teknolojiyi en az 6-8 yıl gibi geniş sürelerde geliştirebilirken Türkiye 1 asırlık zaman kaybından dolayı bu teknolojiyi sadece 3-4 yıl gibi bir sürede geliştirerek bir mûcizeye imza atmış dünyayı da şaşkına çevirmiştir.
Milli Muharip Uçak üstün hava hakimiyetinde:
➨ Yüksek performanslı radar, elektronik harp, elektro-optik, haberleşme, seyrüsefer ve tanımlama kabiliyeti,
➨ Yüksek/süpersonik hızda dahili silah yuvalarından hassas ve isabetli ateşleme,
➨ Otomatik hedef tanıma ve algılama, çoklu veri füzyonu ve yapay zeka yetenekleri ile artırılmış muharebe gücü yer almakta.
MMU - KAAN'a özgün ve yerli milli motor:
Çift motorlu MMU konfigürasyonunda kullanılması hedeflenen özgün Motor Geliştirme Projesi,
“TEI-TF6000 Turbofan Motoru” yüksek hızlarda, uzun menzilli ve süpersonik uçuşlar için geliştirilen bir jet motorudur. 6000 bin itki gücünde olan Turbofan motor (yaklaşık 6000 beygir güç) ek-ilave ile 10.000 itki gücüne çıkarılacaktır. Daha sonra çapı artırılarak 35 bin itki gücüne çıkarılacaktır. Buda MMU nun ihtiyaç duyduğu seviyede bir itki gücüdür.
Bu üstün teknolojik seviyelerdeki motoru TEI, sadece 2 yıl gibi kısa bir sürede geliştirmiştir.
TEI-TF6000 Turbofan Motoru aynı zamanda, Baykar’ın geliştirdiği insansız savaş uçağımız KIZILELMA içinde kullanılabilecek bir motor. Bu motor sayesinde Kızılelma süpersonik hızlara çıkabilecektir.
TEI-TF6000 Turbofan Motoru ve çekirdek motorundan geliştirilecek türevleri, insanlı-insansız savaş uçakları, iş jeti, bölgesel yolcu uçakları, 10-ton kalkış ağırlığında sivil-askeri helikopterler, hücumbot ve enerji santralleri-jeneratör gibi farklı milli platformlarda kullanılabilecek üstün bir teknoloji. TEI-TF6000, hem benzin hem dizel hem doğal gazı yakıt olarak kullanabilecek şekilde modifiye edilebilmektedir.
F-16 ÖZGÜR Modernizasyon Projesi:
T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın öncülüğünde TUSAŞ tarafından yürütülen ÖZGÜR Projesi ile F-16 Blok 30 uçaklarının modernizasyonu hedeflenmiş ve 2023 yılı içinde seri üretime geçilmiştir.
Özgür projesi ile F-16 savaş uçakları artık tamamen milli yazılım yönetim avyonik sistemlerle modernize edilmiş olacaklar. Bu modernizasyon ile uçaklar bir bakıma milli hale gelecek, çok değişik ve farklı amaçlar için geliştirilebilecek ve milli mühimmatların entegrasyonu da gerçekleştirilebilecektir.
Ayrıca ASELSAN - dünyanın en gelişmiş radar sistemleri arasında bulunan MURAD AESA Radar da F-16 platformlarına entegre edilecektir.
Savunma Sanayii Başkanlığı’nın, F-16 Blok 40 ve Blok 50 savaş uçakları için de çeşitli modernizasyon projeleri yürüttüğü biliniyor.
2004 yılından başlayan T129 Atak Projesi'nin milli aviyoniklerin geliştirilmesi ve entegrasyonu, F16'ların, Hürkuş ve Hürjet'in ve muharip savaş uçağımızın (MMU) milli sistemler ile geliştirilmesinin dönüm noktasını teşkil ediyor.
Bayraktar KIZILELMA, MİUS projesi :
📍 KIZILELMA, havacılıkta dünyanın geleceğini ve artık bizim takipçi değil tarihe yön vererek oyun kurucu olacağımızı ifade etmektedir.
Aralık 2022 sonu, pist testlerinden sonra Bayraktar Kızılelma ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.
2021’de başlatılan projede 1 yıl gibi rekor bir sürede ilk uçuş gerçekleştirildi!
Baykar tarafından geliştirilen ve dünyada oyunu değiştiren Bayraktar İHA/SİHA’ların tecrübesiyle yola çıkılarak geliştirme çalışmaları yürütülen muharip insansız uçak sistemi, geleceğin teknolojileriyle donatılarak hizmet edecek.
Agresif manevralarla hava-hava muharebesi icra edebilecek olan Bayraktar KIZILELMA (MİUS), düşük radar kesitiyle güvenlik güçleri için güç çarpanı olacak. Kısa pistli gemilerden (TCG Anadolu amfibi savaş gemisinden) kalkış ve iniş kabiliyetine sahip olacak olan Bayraktar KIZILELMA (MİUS), gövde içinde taşıyacağı mühimmatları ile belirlenen hedeflere taarruz gerçekleştirebilecek.
Uzmanlar KIZILELMA’nın en etkili kabiliyetlerinin;
“Hava üstünlüğü, silahlı hava devriyesi, EH (elektronik harp), uçak gemisi görevleri” olarak nitelendiriyor.
ANKA-3 Muharip İnsansız Uçak Sistemi, MİUS :
TUSAŞ'ın yine ANKA insansız hava aracı platformu üzerinden geliştirilen ANKA-3 jet motorlu İHA’nın, kuyruk tasarımında herhangi bir yatay ve dikey stabilize bulunmaması, silah istasyonun gövde içinde barındırması sayesinde düşük radar izine sahip olacağı değerlendirmektedir. Yaklaşık 0.7 mach (800 km/s) hıza ve 7 tona varan kalkış ağırlığına, kanat altı silah istasyonlarıyla yüksek yük taşıma kapasitesine sahip olan ANKA-3, Türkiye’nin yeni nesil insansız hava araçlarında geldiği yeri göstermesi açısından oldukça önemli bir yere sahip olacak.
ANKA-3 ile keşif, gözetleme ve istihbarat toplanması, milli mühimmatlarla havadan karaya taarruz, hava-hava mühimmatları ile de düşman helikopter, uçak ve İHA’larını avlaması, düşük radar iziyle (stealth ucav) düşman radar ve hava savunma sistemlerinin etkisiz hale getirilmesi görevlerinde yer alabilecektir.
2023 yılı içinde ANKA 3’ün motor çalıştırarak ilk uçuşunu yapması beklenmektedir. Uzmanlar ANKA-3’ün temel özelliklerini şöyle sıralıyor:
“Düşman hava savunmasının bastırılması ve imhası, hava-yer, EH (elektronik harp), kanat adamı, keşif.
Bayraktar AKINCI SİHA:
Aralık 2019 da ilk uçuşunu başarı ile gerçekleştiren “Bayraktar Akıncı SİHA” 20 metre kanat açıklığında olup çok sayıda milli akıllı mühimmat taşıyabilecek ve sınıfında dünya lideri olma hedefindedir.
Akıncı ayrıca özgün yapay zeka sistemi ile donatılmış, çevre ile daha etkin etkileşime girebilen, ileri uçuş ve teşhis fonksiyonlarına sahiptir. Akıncı savaş uçaklarının yaptığı bazı görevleri de icra edecektir. Taşıdığı elektronik destek podu, uydu haberleşme sistemleri, hava-hava radarları, engel tespit radarı, sentetik açıklıklı radar gibi çok daha gelişmiş faydalı yüklerle görev yapacaktır. Şavaş uçaklarının yükünü azaltacak olan Akıncı ile havadan bombardıman da icra edilebilecektir. Ülkemizde milli olarak geliştirilen hava-hava füzeleriyle donatılacak Akıncı İHA, hava-hava görevlerinde de kullanılabilecektir.
Kendi sınıfında dünyanın en ileri teknolojik sistemi haline gelmesi için çalışılan
Bayraktar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı Sistemi, yerli ve milli olarak üretilen MAM-L, MAM-C, Cirit, L-UMTAS, Bozok, MK-81, MK-82, MK-83, Kanatlı Güdüm Kiti (KGK)-MK-82, Gökdoğan, Bozdoğan, SOM-A gibi mühimmat, füze ve bombayla donatılacaktır.
Bayraktar TB2 SİHA:
Daha önce, Baykar, Bayraktar TB2 silahlı insansız hava aracı (SİHA), ilk uçuşunu Nisan 2014'te gerçekleştirmişti.
📍 Bayraktar TB2 şimdiye kadar, Azerbaycan, Libya ve Ukrayna başta olmak üzere 20'den fazla ülkeye ihraç edildi ve halen ihracatı görüşmeleri sürüyor. Türkiye’nin terörle mücadelesinde aktif olarak kullanılan Bayraktar TB2’ler, özellikle Suriye’de gerçekleştirilen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Bahar Kalkanı gibi harekâtlarda önemli görevler üstlendi.
Karabağ’da Azerbaycan ordusu tarafından kullanılan TB2’ler, dünya konjonktürüne SİHA’larla kazanılan ilk savaş olarak geçti.
TB2’ler, devam eden Rusya-Ukrayna savaşında ise Ukrayna ordusu tarafından yoğun olarak kullanılıyor.
NATO ve AB üyesi bir ülkeye ilk SİHA ihracatı gerçekleşti.
Türkiye ile Polonya, 2021'de 24 adet Bayraktar TB 2 silahlı insansız hava aracı (SİHA) ihracatı için el sıkıştı. Böylece Türkiye, NATO ve AB üyesi Polonya’ya ilk SİHA ihracatı gerçekleştirmiş oldu.
Bayraktar TB3 SİHA:
2023 yılında üretim bandına giren ve 2023 sonunda da ilk uçuş testleri başlayacak olan Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar TB3 SİHA, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş kabiliyetine sahip silahlı insansız hava aracı sistemidir. Keşif-gözetleme ve istihbarat görevlerinin yanı sıra kanatları altında taşıdığı yerli akıllı mühimmatlarla operasyon icra etme kabiliyetine sahiptir.
Bayraktar TB3’ün TCG ANADOLU Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi’ne konuşlandırılacağı açıklanmıştır.
TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, Bayraktar TB3 SİHA için PD170 turbodizel havacılık jet-motorları hakkında şunları açıklıyor:
📍 “Bizim geliştirdiğimiz motorlar irtifa yakımında dünyada sınıfındaki en iyi motorlar, bu sınıfta 30.000 ft’yi geçen başka İHA motoru yok. AKSUNGUR bizim motorlarımızla 30.000 ft’yi geçti ve bunlar gerçekten de az yakan motorlar, motorumuz AKSUNGUR’la 49 saat havada kaldı. Son olarak da TB3 için yine bu PD170 serisinden motorlarımızı teslim ettik.”
TEI-PD180ST turbodizel motoru ile bir üst seviyeye geçmeye hazırlanan TEI, Pd180’nin daha hafif ve güçlü tasarlandığını bildirdi.
Türkiye’nin yüzen kalesi:
TCG ANADOLU Çok Maksatlı Amfibi-Savaş-Uçak gemisi :
2019 yılı içerisinde suya indirilen, bir güç aktarma sistemi olan Türkiye’nin en büyük gemisi TCG ANADOLU’dan helikopterler ve hava araçları da iniş kalkış yapabilecek.
Özellikle ilk insansız savaş uçağımız KIZILELMA, Hürkuş jet ve Bayraktar TB3 SİHA’lar gemiye iniş kalkış yapabilecek. Üzerinde bir SİHA ordusu konuşlanabilecek ve gemiden yönetilebilecek.
Gemi afet zamanlarında da çok önemli görevler üstlenecek. TCG Anadolu barış dönemlerinde yüzer hastane olarak da kullanılabilecek.
Bir uçak gemisine nazaran çok daha hızlı ve manevra kabiliyeti yüksek tasarlanan gemide 232 metre uzunluğunda bir pist bulunuyor. Bu pist 12 derece yukarı doğru eğimli ve SİHA'lar için fırlatma özelliği de mevcut. Bir amfibi tabur ile gerekli muharebe ve destek araçlarını kriz bölgelerine taşıyabilme yeteneğine sahip TCG Anadolu, havuzunda taşıyacağı araçlarıyla çıkarma operasyonlarına katılabilecek. TCG ANADOLU gemisi, mavi vatanda yani deniz alanlarımızda çok yönlü, son teknoloji, caydırıcılığı yüksek bir unsur olarak yerini almaktadır.
T129 ATAK, Taarruz Helikopteri:
TUSAŞ Ana yükleniciliğinde, T129 ATAK Helikopteri Türk Silahlı Kuvvetleri'nin taarruz helikopteri ihtiyacını karşılamak amacıyla Türkiye'ye özgü milli kabiliyetler kullanılarak geliştirilmiştir.
T129 ATAK Helikopterinin performansı zorlu "sıcak hava-yüksek irtifa" görevleri için optimize edilmiş olup, gece ve gündüz koşullarında yüksek manevra ve performans kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonlarında etkin bir şekilde görev yapmaktadır.
T129 ATAK Helikopteri ilk uçuşunu Ağustos 2011 tarihinde gerçekleştirmiş, test ve kalifikasyon süreçlerinin ardından ilk teslimat 22 Nisan 2014 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığına yapılmıştır. Şubat 2021 itibarı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı, İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’ne toplam 60 helikopter teslimatı gerçekleştirilmiştir. Şuan envanterde 70’in üzerinde aktif T129 Atak yer almaktadır.
T129 Atak l ve T929 Atak ll için, TUSAŞ-TEI’nin ürettiği yerli TEI-TS1400 TURBOŞAFT motor yakın bir zamanda entegre edilecektir.
📍 Türkiye artık motor konusunda dünyada söz sahibi ülkeler arasındadır.
T-929 Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri, ATAK-II :
Dünyada yapılan en iyi taarruz helikopteri hedefiyle üretilmektedir !
TUSAŞ ana yükleniciliğinde, özgün olarak geliştirilen yüksek mühimmat taşıma kapasitesine sahip (1,5 ton) Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri, sıcak hava ve yüksek irtifa, gece/ gündüz ve buzlanma koşulları dahil tüm zorlayıcı görevleri gerçekleştirmek üzere tamamen yerli ve milli kabiliyetler ile tasarlanmaktadır.
TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, T929 ATAK-II’ nin , 2023 içerisinde ilk uçuşunu gerçekleştireceğini ve 2025 yılında ise teslim edileceğini açıkladı.
TUSAŞ ayrıca "T629" insansız ve elektrikli helikopter projesini 2021 yılı içinde duyurdu. T629, Amfibi uçak gemimiz TCG Anadolu'da konuşlanabilecek.
Şunuda belirtmek şart ki, bu araçları, teknolojileri üretebilmek kolay bir iş olmamakla birlikte, Türkiye maalesef bu yarışa çok geç girmiş vakit kaybetmiş, ve arayı kapatmaya çalışmaktadır. Buda normalin üzerinde bir hedef-vizyon ve mesai gerektirmektedir. Ülkemiz adına emeği geçen herkese sağlık ve başarılarının daimi olmasını dilerim.
T625 GÖKBEY, Genel Maksat Helikopter:
"GÖKBEY" adını bizzat cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan vermiştir.
TUSAŞ tarafından En zorlu iklim ve coğrafyalarda dahi, yüksek irtifa ve yüksek sıcaklıkta, gece ve gündüz koşullarında etkin bir şekilde faaliyet gösterebilecek olan T625 GÖKBEY Genel Maksat Helikopteri, milli imkân ve kabiliyetler kullanılarak tasarlanmakta ve üretilmektedir.
T625 GÖKBEY ilk uçuşunu Eylül 2018’de başarıyla gerçekleştirmiş olup seri üretime geçmiştir.
T625 GÖKBEY, yalnızca günümüzün değil, aynı zamanda geleceğin operasyonel gereksinimleri de göz önünde bulundurarak, gelişmiş aviyoniklerle üstün performans ve kullanım kalitesi için tasarlanmıştır. Yüksek yük kapasitesine sahip geniş kabin alanı ile GÖKBEY, dünyanın dört bir yanındaki sivil ve askeri kullanıcıların, muhtelif görev profillerinin icrası için kolaylıkla konfigüre edilip uyarlanabilecek bir yapıya sahiptir.
T625 Gökbey’de 2023 içinde, TUSAŞ-TEI’nin ürettiği yerli TEI-TS1400 TURBOŞAFT motor kullanılacaktır. Türkiye turboşaft motor geliştirmeye 2012’de başlamıştır.
Yeni Nesil ALTAY Tankı:
Günümüzün ve geleceğin muharebe koşullarına cevap verme vizyonuyla geliştirilen ALTAY Ana Muharebe Tankı Üretim Programı’nın, 9 Kasım 2018 yılında Savunma Sanayii Başkanlığı ve BMC arasında imzalanan seri üretim sözleşmesiyle temelleri atılmıştır.
Altay tankında çok önemli güncellemeler yapıldı. Yeni güç gurubu ile üretilen yeni nesil Altay tankı nisan 2023 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim ediliyor.
2025 yılı içinde Kore Güç Grubu ile seri üretimi başlayacak Altay tankının yerli güç gurubunda son aşamaya gelindi. 2026 yılında yerli güç grubumuzla yeni Altay tankları üretilip, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edilecektir.
Altay tankının seri üretimi çok daha erken tarihlerde mümkün olacak idi ancak Almanya’nın ana güç gurubunu vermemesi ve ambargo koyması nedeniyle bu üretim, yeni güç gurubu arayışı ile çözülmüş olsa da seri üretim maalesef 2025 yılına sarkmıştır.
Ambargonun en önemli nedenleri arasında Türkiye’nin Suriye sınırında göstermiş olduğu terör koridorlarını yerle bir etme iradesidir. Türkiye’nin neden milli ve yerli, imkan ve kabiliyetleriyle savunma sanayi veya her alanda teknoloji geliştirmek zorunda olduğunun cevabı çok net ortaya çıkmıştır. Bunlar 100 yıldır çoktan atılması gereken adımlar idi. Ancak atılmamış birçok alanda geri kalınmış ve bağımlı durumuna düşülmüştür.
Bugün çok büyük ve fedakar bir gayret ile bu 100 yıllık açık kapatılmaya sorunlar çözülmeye çalışılmaktadır. Milli teknoloj hamlesi doğrultusunda her türlü engelleri aşan Türkiye hergün daha da kararlı ve güçlü ilerlemektedir.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir:
“Dünyada bu seviye aktarma organı yapan bir kaç şirket var. Kolay bir iş değil. Motorumuz epey bir zamandır test ediliyor. 1500 bg grubu direk Altay tankına hitap edecek. 1000 bg grubu motorumuz biraz daha önde gidiyor. Testleri devam ediyor. 2025 yılına doğru Altay, yerli motorumuzla gidecek.”
Altay tankı motorunun ilk ateşlemesi 2021 yılı içinde yapıldı.
Milli savaş gemisi MİLGEM projesi:
SSB ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ortaya koyduğu vizyon ve kararlı tutum ile gerçekleşen ve Türkiye’nin milli imkanlarının azami oranda kullanıldığı Milli Gemi (MiLGEM) Projesi kapsamında, Türkiye’de ilk defa günümüz teknolojisine uygun, yüksek standartlara sahip, komplike bir su üstü savaş gemisinin dizayn ve entegrasyonu yerli sanayinin desteği ile milli imkanlar kullanılarak hayata geçirilmiştir.
➨ TCG HEYBELİADA (F-511) 27 Eylül 2011,
➨ TCG BÜYÜKADA (F-512) 27 Eylül 2013,
➨ TCG BURGAZADA (F-513) 4 Kasım 2018,
➨ TCG KINALIADA (F-514) 29 Eylül 2019,
tarihinden itibaren hizmete girmiş ve Dz.K.K.lığı bünyesinde görev yapmaya başlamıştır.
Projenin 5'inci gemisi, aynı zamanda Türkiye'nin ilk milli fırkateyni "İstanbul 2021 içinde suya indirilmiş, 2023 içinde deniz kuvvetlerimize teslim edilmiştir.
Türk mühendisleri tarafından dizayn edilen ilk Türk fırkateyni olma özelliğini taşıyan TCG İSTANBUL (F-515), yapısı itibarıyla ADA sınıfı korvetlerden farklı bir yere sahiptir. Üzerinde taşıyacağı silah elektronik sistemlerinde de büyük oranda yerli üretim sistemlerin kullanılması nedeniyle bu alanda önemli bir ivmenin adresi olacaktır.
Türkiye’nin Milli Denizaltı Projeleri MİLDEN :
Havadan Bağımsız Tahrik Sistemine sahip 6 adet U 214 Sınıfı (Reis sınıfı) Denizaltı Gemisi’nin Gölcük Tersanesi Komutanlığında inşasını kapsayan Yeni Tip Denizaltı Projesi (YTDP) dir.
➨ TCG Piri Reis (S-330) 2022,
➨ TCG Hızır Reis (S-331) 2023,
➨ TCG Murat Reis (S-332) 2024,
➨ TCG Aydın Reis (S-333) 2025,
➨ TCG Seydi Ali Reis (S-334) 2026,
➨ TCG Selman Reis (S-335) ise 2027 yılında envantere girecektir.
İlk denizaltı TCG Piri Reis (S-330), 2021 yılı içerisinde denize indirilmiştir.
STM500 Denizaltı:
STM (Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş.) tarafından tasarımı sığ sular için geliştirilmiş dizel-elektrik hücum denizaltısıdır. Platform; 22 kişilik mürettebata ek olarak 8 kişilik Özel Kuvvetler ekibi ile 30 gün boyunca 200 metreden fazla derinliklerde görev icra edebilirken, 4 adet atışa hazır torpido kovanı ile toplamda 8 adet ağır torpido ve güdümlü mermi atışı ile mayın dökme kabiliyetine haiz olmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde, Türkiye’nin savunma sanayii hamlesinde önemli bir rol üstlenen STM Savunma Teknolojileri ve Mühendislik A.Ş., denizaltı konusunda kendisine verilen, “milli imkânlarla savaş denizaltısı dizayn edilmesi ve inşası için sanayi altyapısının geliştirilmesi” görevlerini başarı ile sürdürerek, Türkiye’nin milli denizaltı üretim serüveninde tarihi bir adım attı.STM mühendisleri tarafından tamamen milli imkânlarla tasarlanan STM500 denizaltısının mukavim tekne test üretimine start verildi. Bu kapsamda, bir savaş denizaltısının mukavim teknesi Türkiye’de ilk defa sivil sanayide üretilmiş olacak. Dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçları gözetilerek dizayn edilen yerli ve milli STM500 denizaltısı son derece modern özelliklere sahip.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, STM500’ün üretiminde ilk aşamayı sosyal medya hesabından şu ifadelerle duyurdu: “Milli denizaltı serüvenimizde tarihi adım! Türk mühendisleri tarafından tamamen milli imkanlarla tasarlanan STM500 denizaltısının üretim faaliyetine mukavim tekne test üretimi ile başlıyoruz. STM500 hem açık deniz hem de sığ sularda görev yapabilecek şekilde tasarlandı. Keşif gözetleme, özel kuvvetler harekâtı, denizaltı harbi gibi taktik ihtiyaçlara cevap verecek donanımları bünyesinde barındıracak STM500, ileri ve modern savaş sistemleri ile donatılacak.”
STM tarafından yerli yazılımlarla ürettiğimiz “Elektronik Harita Görüntüleme ve Bilgi sistemimiz” “STMDENGİZ –ECDIS” ; denizcilik sektöründe dünya çapında geçerli olan Denizcilik Ekipmanları Direktifi-MED sertifikası “Wheelmark” almaya hak kazanmıştır.
Hisar-A+ , Hisar-O+ Hava savunma sistemi:
📍 ABD’nin Türkiye’yi hava savunma sistemi konusunda her fırsatta yarı yolda bırakması sonucunda, 2007-2010 arası dönemde yerli imkan ve kabiliyetlerle üretimine karar verilen Milli hava savunma sistemi projelerimizin serüveni 10 yıl içinde olgunluğuna erişmiş ve 2017 yılından başlayarak; Korkut hava savunma sistemi, portatif ve platform konuşlu Sungur hava savunma sistemi, Alka Elektromanyetik-Lazer hava savunma sistemi, Hisar-A+ ve Hisar-O+ hava savunma sistemleri şeklinde gelişerek envantere kazandırılmıştır.
Alçak ve orta irtifa sistemlere ek olarak, önce Hisar-U, sonra “SEYİR” adını alan yüksek irtifa hava savunma sistemimizin de testleri devam etmekte 2023 yılı içerisinde üretime geçilmesi hedeflenmektedir. Seyir füzesi ve hava savunma sistemi, birçok noktada Rus-S-400 hava savunma sistemlerinden üstün özelliklere sahip bir sistem.
Türkiye’nin anti-balistik füze-tehdit önleme sistemi içinde çalışmalar yapılmaktadır.
Hisar ailesi hava savunma sistemi, hareket halindeki birliklerin hava savunmasını sağlamak amacıyla hava tehditlerinin (sabit/döner kanatlı uçaklar, seyir füzeleri, insansız hava araçları ve havadan karaya atılan füzeler) alçak ve orta irtifada tesirsiz hale getirilmesi görevleri yerine getirilmektedir. HİSAR Projelerinde yer sistemlerinde ASELSAN, füzelerde ROKETSAN ve harp başlığında TÜBİTAK-SAGE olmak üzere birçok yerli sanayii firma, kurum ve kuruluş görev almaktadır. Testleri başarı ile yapılan Hisar-O+ ve Hisar-A+, 2021 yılı içinde üretim aşamasına geçmiştir. 2030 yılı ile hedef, alçak-orta ve yüksek irtifa hava savunma sistemlerimizin tamamının milli ve yerli olması.
Elektronik Harp:
📍 Türk savunma sanayi, elektro-optik keşif, gözetleme ve hedefleme sistemleri, elektronik harp-radar ve savaş yönetim sistemleri, otonom teknolojileri ve benzeri birçok ileri teknolojik alanda dünyada önemli bir güç haline gelmiş durumda.
Aselsan, Havelsan, Roketsan, Tübitak… gibi pek çok kurum ve şirket, komuta kontrol ve görüntüleme sistemlerinden radar ve elektronik harp teknolojilerine, haberleşme sistemlerinden insansız araçlara ve mikro-elektronik sistemlere, kara-hava-deniz savunma sistemlerine, uzay ve siber teknolojilerine kadar tüm alanlarda ileri teknoloji, etkin, caydırıcı ve günün ihtiyaçlarına cevap verebilen etkili çözümleri milli imkan ve kabiliyetlerle geliştirmektedirler.
➨ Aselsan’nın geliştirdiği ileri teknoloji elektronik harp çözümlerinde, Barış pınarı ve idlib harekatlarında aktif kullanılan, 2016’da envantere teslim edilen ve “KÖR EDİCİ” olarak dünya basınında şok yaratan “KORAL mobil elektronik harp sistemi” ve Koral ile entegre geliştirilen REDET-ll elektronik harp sistemi,
➨ Dünyanın en gelişmiş radar teknolojilerinden biri olan “AESA radarı” ASELSAN tarafından milli imkan ve kaabiliyetlerle geliştirilmekte olup, kara-deniz-hava unsurlarında kullanıma 2023 yılı içinde hazır hale getirilecek elektronik harp sistemlerindendir.
➨ Türkiye AESA radarı, bir TİHA’da, Baykar-Akıncı Tiha’da kullanacak ilk ülke olacak.
➨ Aselsan - HAVA SOJ, Hava-uzaktan elektronik destek ve elektronik taarruz sistemi,
➨ Aselsan - KARA SOJ, Kara-uzaktan elektronik destek elektronik taarruz kaabiliyeti sistemi,
➨ Aselsan - HEWS, elektronik helikopter harp süiti sistemi,
➨ ÇAFRAD çok amaçlı radar,
➨ Türkiye’nin ilk milli hava savunma erken ikaz radarı KALKAN'nın yeni teknolojilerle geliştirilmiş hali olan KALKAN-II,
➨ SPEWS-ll elektronik harp ve koruma sistemi,
➨ EİRS erken ihbar radar sistemi, gibi birçok farklı amaçlı elektronik harp bileşeni geliştirilmiş ve envantere kazandırılmıştır.
➨ Havelsan’ın savunma ve güvenlik alanında öncülük ettiği ve geliştirdiği üstün yetenekli harekât planlama ile harekât resmi oluşturabilecek, kritik karar verme sürecini kolaylaştıracak Komuta Kontrol Bilgi Sistemleri,
➨ KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer) Savunmasında rol alacak, askeri ve sivil tüm unsurların ihtiyaçlarını aynı çatı altında karşılayacak uçtan uca çözüm getiren KBRN MENTOR ürün ailesi,
➨ Yüzde yüz yerli ve milli imkanlar ile geliştirilen Sahil Gözetleme Radar Sistemi (SGRS),
➨ Havelsan - ASGER, AR ve VR holografik komuta kontrol sistemi-harekat Sahası Yönetim sistemler gibi,
burada sayamayacağımız pek çok milli savunma sanayi ürünü ve elektronik harp bileşeni üretilmiş envantere kazandırılmıştır.
Savunma sanayi proje ve gelişmelerinin tümüne ilgili bakanlıklar, kurumlar ve şirketlerin web-sosyal medya adreslerinden ulaşabilirsiniz.
( ana sayfada alt kısımda "Yararlanılan kaynak site adresleri" bölümünde ar-ge için linklerden faydalanabilirsiniz ).
Detaylı bilgi için bakınız:
https://www.ssb.gov.tr (savunma sanayi başkanlığı)
https://www.ssb.gov.tr/urunkatalog/tr (Tüm savunma sanayi, ürün kataloğu)