Milli gelir:
➨ 2002= milli gelir 238 milyar dolar / politika faizi %40
➨ 2013= milli gelir 1 trilyon dolar / politika faizi %4,52
➨ 2022= 850 milyar dolar / politika faizi %9,5
📍 Türkiye, 2002-2018 dönemindeki % 5.5’lik yıllık büyüme oranı ile 2018 sonu itibariyle dünyadaki 13'üncü büyük ekonomi haline gelmiştir.
➨ 2013’de milli gelir 1 trilyon dolar sınırına ulaşınca, politika faizleri %4,52 seviyesine düşünce,
Türkiye anında yurtiçi ve yurtdışı operasyonlara uğramış, bu operasyonların ardından milli gelir 850 milyar dolara inmiş ve politika faizleride %11'e tırmanmıştır.
Türkiye’nin 2013' e gelindiğinde başardığı bu ekonomik kalkınma + her alanda milli teknoloji hamlesinin hemen ardından, birer vesâyet operasyonları olan;
-2013 mayıs Fetö-Gezi kalkışması,
-2013 17-25 aralık Fetö yargı darbesi,
-2014 ocak Fetö mit tırları operasyonu,
-2016'da Fetö 15 temmuz darbesi yapıldı.
Aynı süreçte uluslararası medya ve kredi derecelendirme kuruluşları da Türkiye karşıtı finans manipülasyonları ve haberler ile ekonomiye darbe vurdu. Politika faiz seviyeleri gezi kalkışması sonrasında %8,5'e tırmandı. Gezi'den 7 ay sonra hükümeti devirmek için yapılan 17/25 Aralık girişimlerinin ardından %11'e yükseldi.
📍 Bu operasyonların diğer bir nedeni de, IMF borcunun , 2013 de 23.5 milyar $ ödenerek kapatılmış olması, Türkiye'nin finansal olarak prangalarını kırmaya başlamış olmasıdır.
➨ 2002 yılında her 100 TL’lik bütçe harcamasının 43 TL’si faiz ödemelerine gidiyordu. 2022 yılında ise yalnızca 10 TL’si faiz ödemelerinde kullanıldı.
➨ 2002 yılında toplanan her 100 TL vergi gelirinin 85 TL’si faiz harcamalarında kullanılırken; 2022 yılında ise yalnızca 13 TL’si faiz ödemelerinde kullanıldı.
➨ 2002 yılında faiz harcamalarının milli gelire oranı yüzde 14,3.
2022 yılında ise yüzde 2,5 e düştü. Milli gelirlerimiz faize değil, yatırıma, icraat ve kalkınmaya harcanıyor.
➨ Tarihimizin en yüksek rakamı olan 31,2 milyonluk istihdama ulaşıldı.
Tüm dünya 2019-2023 arası resesyon ve küçülme kaygıları yaşarken, jeopolitik gerilimler giderek yükselmişken, Türkiye büyümede, sanayi üretiminde, istihdamda, ihracatta ve turizm gelirlerinde Cumhuriyet tarihimizin rekorlarına imza atarak dünyadan pozitif şekilde ayrışmayı başarmıştır.
➨Yıllık büyüme oranı %1’in altında iken, son 20 yılda ortalama yıllık %5,5 seviyesine ulaşılmıştır.
➨ 2021 içinde yıllık büyüme oranı %11 seviyesine yükselmiştir.
➨ 2022 ilk yarısında %7,5 büyüme sağlanmıştır.
➨ Yatırımlarımız yıllık 3,7 milyar dolar seviyesinden ➝ 74,8 milyar dolar seviyesine çıkarılmıştır.
📍 Türkiye 2021'de satın alma gücü paritesine göre; dünyanın en büyük 11'inci, Avrupa'nın ise 4'üncü büyük ekonomisi konumuna yükselmiştir.
➨ Geçtiğimiz 20 yılda iş gücü arzımız 22 milyon kişiden 35 milyon kişiye çıktığı halde istihdam 11,5 milyon kişi artarak tarihimizin en yüksek çalışan sayısına ulaştı.
➨ 2002'de %11 seviyesinde olan bütçe açığının GSYH’ya oranı, 2023'de %3,4’ün de altına düşmüştür.
Merkez bankası dolar rezervi:
➨ 2002= 27 milyar dolar
➨ 2013= 134 milyar dolar (2013'te IMF ye olan borcumuz 23,5 milyar dolar ödendi)
➨ 2022= 124 milyar dolar.
➨ 2023 başı itibarı ile brüt rezervlerimiz 129 milyar dolar ile son 8 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Merkez bankası Altın rezervi:
➨ 2002= 42 ton
➨ 2023= 500 ton seviyelerinde.
➨ 2002 altın yıllık üretimi= 0 ton Yok.
➨ 2023 altın yıllık üretimi= 40 ton
➨ Türkiye’de 16 farklı madende yıllık 40 tonu aşan altın üretimi yapılıyor.
➨ Altın üretiminde devletimizin hedefi yıllık 100 ton.
➨ Türkiye'nin yer altında yaklaşık 4 bin ila 6 bin tonu bulan altın rezervi bulunmaktadır.
20 yılda devletin ülkeye toplam yatırımı 3.5 TRİLYON DOLAR:
📍 Son 20 yılda;
Konut altyapısı= 650 milyar dolar,
ulaşım altyapı= 184 milyar dolar,
kurulu enerji gücü= 100 milyar dolar,
makine ve ekipman= 1.5 trilyon dolar, diğer alanlarla birlikte,
➨ toplam 3.5 TRİLYON DOLAR yatırım yapıldı.
➨ 2021 içinde verilen doğalgaz ve elektrik sübvanse desteği 5.3 milyar dolar.
Sadece 2022 içinde uygulanan, vatandaş lehine vergi alınmayan rakam 15 milyar dolar.
Milli gelire oranla, kamu ve özel sektör borçlanması:
➨ Örneğin 2022 sonu itibarı ile dünyada milli gelirlerine oranla kamu-özel sektör borçları; Japonya %263, ABD %126, İtalya %151, Fransa %113, Çin %78 oranında borçludur.
➨ Türkiye milli gelirine oranla 2022 sonu itibarı ile brüt %50, net %30 seviyeleri borç oranı ile en düşük borçlu ülkeler arasındadır.
Türkiye 2002 öncesi IMF’ye 23,5 milyar dolar borçlanmış iken,
bu borç 2013 yılına kadar düzenli ödenerek kapatıldı.
📍 Sosyal küresel yardımda da Türkiye milli gelirine oranla yıllık ortalama 6 milyar dolar seviyesi ile dünyada 1. Sırada.
2023 itibarı ile, borç stoğumuz %71.5’ten %34.8’e düşürüldü. AB ortalaması %86 dır.
İhracat:
➨ 2002= 36 milyar$
➨ 2022 sonu = 254 milyar $.
📍 Bu rakam 100 yıllık cumhuriyet tarihimizin rekorudur.
➨ Türkiye'nin dış ticaret hacmi 2002 de 100 milyar doların altında iken,
➨ 2022 de 562 milyar dolara çıkmıştır.
➨ Milli para - TL ile ihracat yaptığımız ülke sayısı 197'ye çıkmıştır.
2023 itibarı ile Türkiye de ihracat yapmayan şehrimiz kalmamıştır.
Dış Ticaret Hacimlerindeki artış:
Dış politikamızın temel girişimleri arasında;
Afrika Açılımı ve Afrika Ortaklık Politikamız ZİRVEYE ULAŞMIŞTIR.
Kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve insani yardım kuruluşlarının faaliyetleriyle Türkiye artık yüzyıllardır sömürülen AFRİKA'NIN YENİ UMUDUDUR.
Türk müteahhitlik firmalarının Afrika genelinde üstlendikleri toplam değeri 82,6 milyar doları aşan projelerin sayısı artmaya devam ederken, doğrudan yatırımlarımızın toplam değeri 6 milyar doları geçmiştir.
17-18 Aralık 2021 tarihlerinde İstanbul’da Sayın cumhurbaşkanımızın ev sahipliklerinde stratejik ortağımız Afrika Birliği’yle birlikte gerçekleştirdiğimiz Üçüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi vesilesiyle kıtayla ilişkilerimizin ulaştığı stratejik seviyeyi her yıl artmaya devam etmektedir.
➨ Afrika ile ticaret hacmi 2002= 2.1 milyar dolar iken,
2022= 21.2 milyar dolara çıkmıştır.
2023 de Afrika ile ticaret hacminin 45 milyar dolar seviyesine ulaşacağı öngörülmüştür.
Afrikada 2002 de 12 olan büyükelçilik, 2022 de 43 e yükselmiştir.
Tüm bunlar Ticaret Bakanlığı tarafından 2003 yılında "Afrika ile Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi" ile mümkün olan gelişim ve kalkınma adımlarının sonucudur.
➨Asya ve güneydoğu asya ülkeleri ile olan ticaret hacmi,
2002 öncesi 6.2 milyar dolar iken, 2022 de 75 milyar doları aşmıştır.
➨ Kazakistan ile 2002 öncesi 30 milyon dolar olan ticaret hacmimiz,
2022 ile 5 milyar dolara yaklaşmış, imzalanan yeni stratejik düzeyde anlaşmalar ile bu hacmin birkaç yıl içerisinde 10 milyar dolara ulaşması hedeflenmiştir.
➨ Latin Amerika ile ticaret hacmi 2002= 960 milyon dolar iken,
2022= 12.5 milyar dolara çıkmıştır.
Turizm rekoru:
➨ 2022 yılı turizmde rekor yılı olmuş, 51 milyonu aşkın turist ülkeye giriş yapmıştır. Bu sayının ekonomik karşılığı 46 milyar dolardan fazladır.
Bu rakam elbette bir tesadüf değil. İstanbul havalimanı ve Türk hava yollarının başarısı ve ulaşımda yapılan mega projeler burada devreye giriyor.
➨ THY 2022’de dünyada 3. Avrupada ise 1. “Platinium sertifikalı” havayolu şirketi oldu.
➨ 2002’de 30 milyon olan hava yolu yolcu kapasitesi,
➨ 2022 de 210 milyona ulaştı.
➨ 2003 yılında 50 ülkede 60 noktada dış hat uçuş sayısı,
➨ 2022 itibarıyla 130 ülkede 342 noktaya yükseldi.
Ayrıca tanıtım faaliyetlerini yürüten "Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA)" da Turizm gelirinin bir diğer altyapısı. Bakanlığa bağlı ajans, dijital ve konvansiyonel iletişim araçlarıyla 200 ülkeyi kapsayan özel tanıtım kampanyaları yürütmektedir. Türkiye dünyanın en etkili, en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna yükseldi.
📍 Türkiye 2028’de 90 milyon turist ve 100 milyar dolar hedef belirlemiştir.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy;
➨ "Türkiye'nin 2002 yılına kadar ulaştığı konaklama tesisi sayısı toplam 9 bin 900, yatak sayısı ise 804 bin iken,
➨ 2023 itibarıyla konaklama tesisi 21 bin 100'ü, yatak sayısı ise 1,9 milyonu aştı. Son 20 yılda % 186’lık bir artış sağlamakla kalmayıp konaklama tesislerimizin tamamını Bakanlık Belgeli yaparak çok önemli bir adım atmış olduk" dedi.
➨ 2002-2022 yılları arasında toplam 9042 adet yurtdışına kaçırılmış kültür varlığının ülkemize iadesi sağlanmıştır.
➨ Son 20 yıl içinde 164 müze tamamen yenilendi, ülkeye ve turizme kazandırıldı.
➨ Son 20 yılda 56 müze ilk kez ziyarete açıldı.
➨ Son 20 yılda 18 müze, yeni inşa edilen binalara taşındı.