💬 Not:
➨ Güneş enerjisi:
2002= 0
2022= 9425
➨ Rüzgar enerjisi:
2002= 19
2022= 11396
➨ Hidroelektrik enerji:
2002= 12.241
2022= 31.571
➨ Biyokütle enerji:
2002= 28
2022= 2309
➨ Jeotermal enerji:
2002= 17
2022= 1691
➨ Şuan Türkiye’nin 78 ilinde güneş enerjisinden elektrik üretilmektedir.
➨ 73 ilinde "biyokütle" den elektrik üretilmektedir.
➨ Türkiye rüzgar enerjisinde 2023 itibarı ile Avrupa’da 7. , dünyada ise 12. sıraya yükseldi.
➨ Güneş enerjisi panelinde Avrupa’da 1. , dünyada 4. Sıradadır.
➨ 2002'de sadece 5 ildeki 57 yerleşim yerinde kullanılan doğalgaz, 2020 itibarı ile 81 ildeki 703 yerleşim yerine yaygınlaştı. Nüfusun % 85'ine yakını doğal gaza kavuştu.
Bakan Fatih Dönmez:
Kara ve denizlerde petrol arama ve sondajcılığından madencilik faaliyetlerine, doğal gaz depolama tesislerinden yenilebilir enerji üretimi ve teknolojilerinin geliştirilmesine kadar en büyük gayenin enerjide kendi öz yeterliliğini sağlayan bir Türkiye olduğunu belirterek, "Enerjide kızılelmamız belli: Bağımsız enerji, güçlü Türkiye." ifadesini kullandı. (aralık 2022)
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Türkiye'nin Ulusal Enerji Planı" (2023 ocak):
Türkiye'nin elektrik kurulu gücünü 2035'te 189 bin 700 megavata yükselteceklerini belirterek, “Elektrolizörlerin temiz enerji kaynaklarına entegre edilmesiyle hidrojen üretilmesi mümkün.
➨ Elektrolizör kurulu gücümüzü 2030'da 2, 2035'te 5 ve 2053'te 70 gigavata çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.
Bakan Dönmez, "Türkiye'nin Ulusal Enerji Planı" ve "Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası" vizyonunda, doğal gaz merkezi olma hedefini açıkladı ve şunları ifade etti:
➨ "2020 yılında 147,2 milyon ton eş değer petrol olan enerji tüketimimiz, Türkiye'nin büyüme hedefleri doğrultusunda 2035 yılında 205,3 milyon ton eş değer petrole ulaşacak. 12 yıl içerisinde enerji tüketimimizde yaklaşık yüzde 39,5'luk bir artış öngörüyoruz. 2020 yılında birincil enerji tüketimimiz içerisinde yüzde 16,7'lik paya sahip olan yenilenebilir enerji kaynakları 2035 yılında yüzde 23,7 bandına yükselecek. 2020 yılında 95 bin 900 megavat olan elektrik kurulu gücümüzü de 189 bin 700 megavata yükselteceğiz. Bu artışta en yüksek pay elbette ki yenilenebilir enerji kaynaklarının olacak. Başta güneş ve rüzgar olmak üzere, söz konusu dönemdeki kapasite artışımızın yüzde 74,3'ü yenilenebilir kaynaklardan gelecek."
➨ 2035 yılında nükleer enerjiden üretilen elektriğin toplam üretimin yüzde 11,1'ine ulaşacağını aktaran Dönmez, "Konvansiyonel nükleer santrallerin yanı sıra SMR adıyla bilinen küçük ve orta ölçekli modüler reaktörler de artık gündemimizde. İnşallah inşası süren ve planladığımız nükleer santrallerimizin yanı sıra SMR'ları da enerji portföyümüze ekleyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Türkiye Sondaj ve sismik filosu:
📍 Türkiye enerji üretiminde kısa sürede 4 sondaj gemisi, 2 sismik araştırma gemisi olmak üzere 2023 itibarı ile 6 gemilik ileri teknoloji bir enerji filosu kurmayı başarmıştır.
➨ 2022 de faaliyete geçen Enerji vizyonumuzun en önemli sembolü Abdülhamid Han Gemisi, teknik donanımı ve fiziki özellikleriyle "Mavi Vatan"daki filonun "en güçlüsü" dür. Yedinci nesil olup 238 metre uzunluğu, 42 metre genişliği, 12.200 metre sondaj derinliği ve çift güvenlik sistemiyle öne çıkan gemi, hidrokarbon arama çalışmalarına güç katacak.
➨ Sırasıyla 2017 Fatih, 2018 Yavuz ve 2020 Kanuni Sondaj Gemileri Karadeniz'de, Abdülhamid Han Sondaj Gemisi ise Akdeniz'de görevine devam ediyor.
➨ Sismik araştırma gemilerimiz ise, 2013 Barbaros Hayrettin Paşa ve 2017 MTA Oruç Reis gemileridir. 2 ve 3 boyutlu teknoloji ile deniz tabanından aşağı 15 bin metre sismik kaabiliyete sahip olan Oruç Reis, 35 gün denizde kalabiliyor.
Karadeniz de toplam keşfedilen gaz rezervi (2023):
➨ Karadeniz de keşfedilen toplam doğalgaz rezervimiz 2023 yılı itibarı ile 710 milyar metreküpe yükseldi.
➨ Uluslararası para değeri 1 trilyon dolar.
➨ Konutların 30 yılı aşkın ihtiyacını karşılıyor.
➨ Karadeniz gazının 2023 yılı nisan ayında karaya çıkarılması planlanmaktadır.
📍 5-6 yıl gibi kısa bir zaman dilimi içerisinde gerçekleşen bu devasa keşfin,
başarılabilmesinin ardında elbette önemli nedenler var bunlar;
➨ Güçlü bir devlet ve istikrarlı bir hükûmet, bilinçli bir millet iradesi, enerjide bağımsızlık ve merkez olma vizyonu, güçlü ekonomi ve altyapı ile ileri teknoloji 6 sondaj-sismik başta olmak üzere sahada farklı görevlerde 50'nin üzerinde gemi filosu, bölgedeki sondaj faaliyetlerine yöneltilen içeriden veya uluslararası tehditleri etkisiz hale getiren caydırıcı milli istihbarat ve güçlü savunma sanayimizdir.
➨ Türkiye hem enerji için doğalgaz keşfi yapmakta, bunun için gerekli siyasi iradeyi ortaya koymakta, 7 uluslararası doğal gaz boru hattı, FSRU-LNG sıvı doğalgaz depolama terminal ve gemileri, Avrupa'nın ve bölgenin en büyük 2 yer altı doğal gaz depolama tesisi ile, enerjide merkezi ve lider ülkeler konumuna yükselmektedir.
Bakan Fatih Dönmez:
➨ “Türkiye'de bugüne kadar sadece başta Trakya olmak üzere kısmen de güneydoğuda doğalgaz üretimi vardı. 📍 Biz sadece Karadeniz’de 1 yılda 50 yılda üretilen gazı çıkartmış olacağız.”
➨ İnanıyoruz ki Türkiye Karadeniz'den sonra Akdeniz'deki faaliyetleri sonucunda da devasa rezervlere ulaşacaktır. Burada ki temel amaç, Türkiye'nin petrol ve doğalgazdaki dışa bağımlılığını kırarak en kısa zamanda enerji bağımsızlığımızı ilan etmektir.
Filyos doğal gaz işleme tesisleri (2021):
📍 Zonguldak / Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisi yerli mühendislerimiz tarafından geliştirilen Avrupa'nın en büyük gaz işleme tesislerinden biridir.
➨ “Karadeniz gazının karaya çıkacağı ilk nokta” olan Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisinde 2023 ile son aşamalarına gelinen karadaki çalışmaların yanı sıra deniz tarafında da birçok iş yapıldığını anlatan Bakan Fatih Dönmez, 2023 yılı nisan ayında karadeniz gazının filyos tesisi aracılığı ile karaya çıkarılacağını bildirdi.
Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi (2007):
📍 İstanbul Silivri’de kurulan Türkiye'nin, enerji arz güvenliği alanındaki dev yatırımlarından ilkidir.
İlk fazı 2007 de hayata geçirilen “Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi” 4,6 milyar metreküpe ulaşan yeni kapasitesiyle 2022 de hizmete alındı.
➨ Denizlerde Avrupa'nın en büyük depolama tesisi unvanına da sahibi olan tesis, günlük 75 milyon metreküp geri üretim kapasitesiyle Türkiye'nin, en sert kış günlerinde gaz ihtiyacının dörtte birini tek başına karşılayabilecek altyapıya sahip bulunuyor.
➨ Tesis yıllık doğalgaz ihtiyacının %8'ini karşılayabilecek kapasite kuruldu.
➨ BOTAŞ Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi’nde 4,2 megawat kurulu güce sahip Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) devreye alınmış olup bu sayede Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisinin ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisinin tamamı rüzgâr enerjisinden karşılanmaktadır.
Botaş Tuz Gölü Yeraltı Doğal Gaz Depolama Tesisi (2011):
Aksaray ili Tuz gölü yeraltı doğalgaz depolama tesisi, tamamlandığında halihazırda 1,2 milyar metreküp olan depolama kapasitesi 5,4 milyar metreküpe çıkacak. Çalışmaların 2023-2025 aralığında tamamlanması öngörülüyor.
📍 Bu tesis Türkiye’nin doğalgaz depolama ihtiyacının %50’sini karşılayabilecek kapasitededir.
➨ Silivri doğalgaz depolama tesisi ile birlikte yıllık 10 milyar metreküpü bulan doğal gaz depolama kapasitesiyle ülkenin yılda ortalama 40 ila 60 milyar metreküpe ulaşan gaz ihtiyacının yüzde 20'sinin depolanabilmesi hedefleniyor.
➨ Proje, 5,4 milyar metreküp depolama kapasitesi hedefi ile dünyada tuz yapılarında en büyük doğal gaz depolama tesisi olma özelliğiyle öne çıkmaktadır.
➨ Proje, enerji arz güvenliğine katkı sağlamanın yanında bölge habitatına da fayda sağlamıştır. Depolama projesi kapsamında yer alan ve yer altındaki kuyularda tuzu eritmek amacıyla Hirfanlı Barajı'ndan getirilen tatlı su, işlem sonrasında tuzlu su olarak Tuz Gölü’ne pompalanmaktadır. Bu sayede Tuz Gölü'ndeki su seviyesi her geçen gün artarak Tuz Gölü havzasındaki habitat yeniden canlanmaktadır.
LNG terminalleri ve Yüzer LNG - FSRU terminali (2023):
Yüzer LNG terminali FSRU (Floating Storage Regasification Unit), diğer kara LNG (Liquefied natural gas) sıvılaştırılmış doğalgaz terminallerinden farklı bir özelliğe sahiptir. Gemilerle ithal edilen Sıvılaştırılmış Doğal Gazın depolanması ve tekrar gazlaştırma hizmeti, Terminal iskelesine bağlı olarak hizmet verecek olan Yüzen Depolama ve Gazlaştırma Ünitesi (“FSRU”) ismi verilen gemiler tarafından sağlanmaktadır. FSRU depolarında bulunan sıvı formdaki doğalgazı üzerindeki mevcut vaporizer (gazlaştırıcı) üniteleri kullanarak gaz formuna dönüştürme kabiliyetine sahiptir.
Yüzer LNG-FSRU terminali ile İhtiyaç duyulduğunda boru hatlarına bağımlı olmadan, farklı kaynaklardan gaz tedariğine olanak sağlanmakta, depolama ve gazlaştırma kapasitelerine uygun olarak ulusal doğal gaz sistemine ilave arz imkanı oluşturulmaktadır.
📍 2023 itibarı ile Türkiye'de 3'ü yüzer FSRU olmak üzere 5 LNG terminali bulunmaktadır. Tüm terminaller ile Türkiye'nin günlük sıvı doğalgazdan, gazlaştırma kapasitesi 150 milyon metreküpü geçmektedir.
➨ Ertuğrul gazi FSRU terminali ve gemisinin sıvılaştırılmış gazdan, şebekeye kazandırdığı doğalgaz miktarı yıllık 2,5 milyar metreküp.
5 LNG terminali (3'ü FSRU) düşünüldüğünde bu miktar depolama ve gazlaştırmada enerji arzı güvenliği açısından son derece önemli bir seviyedir.
Şırnak / Gabar dağı 150 milyon varil net petrol rezervi (2022):
📍 Şırnak-Gabar Dağı'nda mayın temizliği çalışmalarında şehit olan Jandarma Esma Çevik'in adının verildiği bölgede, 2022 sonunda 150 milyon varil net petrol rezervine sahip yeni bir saha bulundu.
➨ Dünyada bu yıl karada yapılan en büyük 10 keşiften biri niteliğindeki rezervin ekonomik değeri yaklaşık 12 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
➨ Söz konusu keşifle, Türkiye'nin üretilebilir petrol rezerv miktarı 450 milyon varilden 600 milyon varile çıkmış oldu.
➨ Son yirmi yılda yapılan petrol ve gaz üretimiyle 41,3 milyar dolarlık ithalatın önüne geçildi.
➨ Bakan Dönmez, Türkiye Petrolleri'nin günlük yurt içi üretiminin gelecek 1-2 yıl içinde en geç 2025’e kadar 80 bin variden 100 bin varil seviyelerine getirilmesinin hedeflendiğini dile getirdi.
Mavi akım (2003):
📍 1213 km. doğalgaz hattı.
Rusya-Türkiye arasındadır. Rusya’dan Ankara’ya gelen hattır. Hat, Ankara’dan Avrupa’ya ulaşır. Hattın Türkiye bölümü 501 km'dir. Mavi akım'dan Türkiye'ye 2003'ten itibaren gaz aktarımı başlamıştır.
➨ Hattın kapasitesi yıllık 16 milyar m3'tür.
Bakü Tiflis Ceyhan Ham petrol boru hattı BTC (2006):
📍 Türkiye hattı 1076 km.
Başta Azerbaycan petrolü olmak üzere, Hazar Bölgesi’nde üretilecek petrolü Azerbaycan, Gürcistan üzerinden Adana/Ceyhan’a taşımak ve buradan da tankerlerle dünya pazarlarına ulaştırmak üzere inşa edilmiş bir petrol boru hattıdır.
➨ BTC boru hattının 1076 km’lik Türkiye bölümü BOTAŞ tarafından yapılmış olup boru hattının Türkiye kısmının işletimi BOTAŞ International Anonim Şirketi (BİAŞ) tarafından yapılmaktadır. Bakü ve Tiflis üzerinden ülkemize ulaşan ve 4 Haziran 2006 tarihinde işletmeye alınan BTC Ham Petrol Boru Hattı ile Azeri petrolünün yanı sıra üretime bağlı olarak Türkmen ve Kazak petrolleri de taşınmaktadır.
Tanap (2018):
📍 1850 km doğalgaz hattı.
Trans Anadolu doğalgaz boru hattı. Türkiye-Azerbaycan işbirliğiyle, Azerbaycan-hazar denizi doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzandığı hatdır.
➨ Şu anda TANAP yılda 16 milyar metreküp gaz taşıyor. Bu kapasiteyi kısa süre içinde iki katına, yani 32 milyar metreküpe çıkarmayı hedefliyoruz. Bu gazın yaklaşık 20 milyar metreküpü Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarılmaktadır.
➨ AB’nin TANAP’a olan bağımlılığı, gelişmiş altyapısı ile ana güzergâh Türkiye’nin, enerji arzının güvenliği konusunda sahip olduğu kilit rolü bir kez daha tescillemiştir.
Türk akım (2018):
📍 930 km. doğalgaz hattı.
Rusya – Türkiye işbirliğiyle, Rusya-Kırklareli arası, karadenizin altından geçen doğalgaz hattı. İki hat olup biri Türkiye’ye diğeri Avrupa’ya gaz iletecektir.
➨ TANAP’ın ardından yine 16 milyar m3'lük kapasitesi ile 2 hat olan TürkAkım’ın da devreye girmesiyle enerjide merkez ülke olma hedefimize dev bir adım daha attık.
Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, TürkAkım doğal gaz boru hattı projesinin dünya tarihinin en büyük projelerinden biri olduğunu ifade etti.
➨ Türk Akım Projesiyle Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Bosna-Hersek, Sırbistan ve Macaristan'a gaz akışı sağlamaktayız.
İlk nükleer güç santrali AKKUYU - NGS (2018):
📍 Akkuyu Nükleer güç santrali, İstanbul gibi bir şehrin enerji ihtiyacının %90'ını karşılayabilecek bir projedir. Tek başına Ankara ve İzmir'in enerji ihtiyacını karşılayabilmektedir.
Türkiye'de Mersin’de Nisan 2018'de ilk ünitesinin temelleri atılan ve ülkedeki ilk nükleer enerji tesisi olma özelliği taşıyan 4 üniteli nükleer güç santrali “Akkuyu Nükleer Güç Santrali” nde inşaat tüm hızıyla devam ediyor.
📍 70 yıldır, 30'dan fazla ülkede nükleer enerji kullanılmaktadır. 2023 itibarı ile çalışan 440 reaktör, dünya enerji talebinin %10'unu karşılayabiliyor. Halen 54 reaktör de inşa halinde.
📍 Proje cumhuriyet tarihimizin en büyük projesi ve yatırımıdır.
Aynı zamanda alanında dünyanında en büyük şantiyesi ve reaktör projesidir.4 reaktör çalıştığında, enerji talebimizin %10'unu karşılayabilecektir. Her biri 1200 MV, toplam 4800 MV enerji potansiyeline sahiptir. Yani aslında Türkiye 1 değil, 4 nükleer santral inşa ediyor şeklinde düşünmek gerekir. Sahada sadece iş güvenliği için 300'ü aşkın personel görev yapmaktadır. Santralin 2024 nisanında elektrik üretimine başlanması hedefleniyor.
➨ Türkiye, nükleer ülkeler kulübüne dahil oluyor.
➨ Akkuyu Nükleer santrali ile başlayan nükleer enerji üretiminde hedef 2035'e kadar 7200 Mw, elektrik üretimindeki payı 2035 yılına kadar %11 olarak hedeflenmiştir.
➨ Türkiye'nin İkinci nükleer santrali ise Sinop’a kurulacak.
➨ 3. Nükleer santral ise planlanıyor.
➨ Türkiye ayrıca kendi milli nükleer reaktörünü geliştirme çalışmalarına da başlamıştır.
Star petrol rafinerisi Mega projesi (2018):
İzmir Aliağa da 2018 de açılışı gerçekleştirildi. Azerbaycan merkezli SOCAR'ın Türkiye iştiraki SOCAR Turkey Enerji A.Ş. tarafından 6,3 milyar dolara yapıldı.
📍 20 üretim tesisi ve 3 iskelesi ile dev bir proje olan rafineri, Türkiye’nin LPG ve Dizel yakıt ithalatını önemli ölçüde düşürecek ve rafineri de yıllık 10 milyon ton ham petrol işlenecek.
➨ Türkiye’nin petrol ürünleri tüketimi yaklaşık yıllık 40 milyon ton. Bu anlamda rafineri yıllık ihtiyacın %25’ini karşılayacak.
➨ Rafineri 4 temel ürün üretiyor: Dizel, jet yakıt, Lpg ve Nafta. Bu sayede rafine petrol ürünü ithalatı düşecek olan Türkiye’ye mali getirisi dış ticaret açığında yıllık 1.5 milyar dolar düşüş olacak.
➨ Star rafineri ile katma değeri yüksek ürünler üreterek, petrokimya entegrasyonu ile Türkiye’nin dışa bağımlılığının azaltılması hedeflenmiştir.
Yusufeli barajı ve hidroelektrik santrali HES (2023)
275 mt yükseklikteki Mega proje:
📍 Dünyanın en gelişmiş HES barajlarından biri olan Yusufeli barajı , yılda 270 milyon dolar seviyelerinde ekonomiye katkı sağlayacak (5 milyar tl).
➨ Kurulu güç 558 megavat olup 2.5 milyon konut ihtiyacına denk.
➨ 2700 konut ile Yusufeli ilçesi modern bir şekilde yeniden inşa edildi.
➨ Çoruh nehri üzerine kurulan dünyanın en yüksek 5. Hes barajıdır. Türkiye'nin ise en yüksek barajıdır.
➨ Bölgeden 6 bine yakın ağaç taşınırken, proje içerisinde 76 binden fazla da ağaç ve fidan dikildi.
Bakan Fatih Dönmez:
"Yusufeli barajı HES kalkınmanın, gücün, üretimin, başarının, istikrarın yüzyılını inşa edecek Türkiye'nin enerjisini sağlayacak ve Türkiye yüzyılının geleceğe bırakacağı en büyük miraslardan biridir. Büyüyen ve gelişen Türkiye'nin dinamosu, Türk mühendisliğinin yüz akı, emeğin, azmin, kararlılığın timsali olacak inşallah."
📍 "Bugün dünyanın en yüksek beşinci barajını hizmete almanın gururunu yaşıyoruz”.
Hidro elektrik üretim kapasitesi :
📍 Hidroelektrik santrallerinde (HES) kullanılan jeneratörler, %100 yerli ve milli olarak üretildi.
Elektrik üretiminin diğer iki önemli aksamı, türbin ve kontrol sistemleri de yerli olarak üretilmeye başlanıyor.
Hidroelektrik santrali sayısı:
➨ 2002= 125'ten
➨ 2022= 740'a yükseldi.
Hidro elektrik üretim kapasitesi;
➨ 2003= 44 milyar kilovatsaat üretimden,
➨ 2021= 110 milyar kilovatsaat üretime ulaşıldı.
Bor madeni :
📍 "Gelecek Bor ile şekillenecek"
Maden çeşitliliği açısından Türkiye, Dünya'da 8. Ülkedir. Ancak maden zenginliğimiz , birçok alanda olduğu gibi cumhuriyet tarihimiz boyunca değerlendirilememiştir.
📍 Dünya Bor rezervinin yüzde 73'üne Türkiye sahiptir.
➨ 2022 ye gelindiğinde Eti Madenin işlettiği değerli Bor madenimiz de 2,6 milyon ton ile, üretim ve ihracat rekoru kırıldı.
➨ 1.3 milyar dolar satış rekoru sağlandı.
➨ Türkiye, Dünya Bor piyasasının %62 sine sahip oldu.
Bor başta savunma sanayi ve teknoloji ürünlerinde, lityum batarya teknolojilerinde, sanayi ve endüstrinin tüm alanlarında kullanımı olan gözbebeğimiz bir madendir.
Türkiye Bordan elde edilen ve yüksek katma değer üreten endüstri ve sanayi ürünlerini de hızlı bir şekilde geliştirmeye üretmeye başladı.
➨ Ülkemizin en değerli yeraltı kaynaklarından birisi olan bor mineralinin; global standartlarda, yüksek teknoloji ile donatılmış tesislerde katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesi hedefi ile 2018 yılında TRBOR şirketi kurularak faaliyet göstermeye başladı.
BOR KARBÜR
📍 Bor’dan elde edilen fakat katma değer açısından çok daha değerli olan bor-Karbür üretim tesisimiz Bandırma’da mart 2023'te faaliyete geçti.
➨ Yatırım bedeli 80 milyon dolar. Tesisin yıllık üretim kapasitesi 1000 ton. Tesisin öngörülen yıllık geliri 35-40 milyon dolar.
➨ Türkiye dünya bor üretim kapasitesinin %48'ine sahip.
➨ Türkiye'nin 2022'de Küresel Bor piyasasındaki payı %63.
➨ Rafine Bor üretim tesisi sayımız 33'e, farklı rafine Bor ürünü sayısı 20'ye ulaştı.
Bor karbür özellikle savunma sanayiinde, nükleer santrallerde, havacılık sektöründe, otomobil sanayisinde, elektronik alanında ve çeşitli alanlarda mukavemetin yüksek olduğu ama korozyon dayanımının çok daha güçlü olduğu zırh ve mekanik aksam gibi alanlarda kullanılmaktadır.
Bor karbür, elmas ve kübik bordan sonra dünyanın en dayanıklı 3. malzemesidir. Bor karbür, bor madeninden 300 kat daha katma değerli ve Dünya’da artık aranan bir ürün.
📍 Çok yakında Kütahya'da 5 bin ton kapasiteli 2. bir tesisin çalışmalarına da başlanması planlanmaktadır.
Bakan Fatih Dönmez:
➨ “Bor cevherinin tonu 120-150 dolar, Borik asit olarak satılırsa tonu 1.000 dolar, Borik asitten bor karbür üretilirse tonu 40.000-45.000 dolar, Bor karbürden zırh üretilirse tonu 300.000 dolar, roket nozulu üretilirse 4.100.000 dolar.”
FERRO BOR
📍 %25 e kadar Bor madeni içeren demir-bor alaşımı bir diğer katma değeri yüksek bor ürünü Ferrobor'dur. Türkiye'nin ilk Ferro-bor üretim merkezi Etimaden – Balıkesir Bandırma da 2023 yılı içerisinde faaliyete geçiyor.
Üretilen ferrobor, savunma sanayi, başta demir-çelik sanayi, havacılık, otomotiv, elektronik eletler endüstrisi olmak üzere birçok alanda kullanılacak. Ferroborun en dikkat çekici kullanım alanı ise güçlü mıknatısların üretimi. Sanayi tipi mıknatısların üretiminde harç vazifesi görecek.
📍 Türkiye’nin yıllık Ferrobor üretimi 2023 itibarı ile 800 tona ulaştı.
LİTYUM
📍 Bir diğer katma değeri yüksek bor ürünü pilin hammaddesi olan Lityum. Elektrikli araçlar, mobil cihazlar kısaca lityum enerji ihtiyacı olan tüm ürünler, geleceğin petrolü veya beyaz altını olan lityumu en stratejik hammaddelerden biri haline getirdi.
Son bir yılda fiyatı yüzde 400'ün üzerinde yükselerek 'çılgın' seviyelere ulaşan lityum için Türkiye erkenden harekete geçerek bor atıklarından Lityum üretmeye başladı.
📍 Türkiye biri aktif, ikisi ihale aşamasında olan 3 tesis ile Lityum pazarına girdi ve üretimine başladı.
📍 Türkiye’nin yıllık Lityum üretimi 2023 itibarı ile 700 tona ulaştı.
NTE (Nadir toprak elementleri) :
📍 Eskişehir’de 694 milyon ton Nadir Toprak Elementi rezervi keşfedildi.
➨ 17 farklı toprak elementinin bulunduğu rezerv, dünyada Çin'in 800 milyon tonluk rezervinin ardından ikinci en büyük rezerv olarak kayda geçti.
➨ Nadir toprak elementleri, fiber optikten uydu haberleşmesine, akıllı füzelerden yakıt hücrelerine, cam seramik sanayi ve lazer üretimine, katalizörler ve ileri teknoloji cihazlarına kadar 20'den fazla alanda kullanılıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez:
➨ “2011'de başlayan çalışmalarımızda toplam 6 yıl içerisinde 125 bin 193 metre sondaj yapıldı. 59 bin 121 numune toplandı sahadan. Bunların analizleri yapıldı ve analizler sonucunda da 694 milyon ton nadir toprak elementi keşfi gerçekleştirilmiş oldu. Bu keşifle dünyanın en büyük ikinci rezerv sahası oldu. Beylikova Cevher Sahası’nda kurulacak endüstriyel tesisimiz ile 17 nadir toprak elementinin 10 tanesini üretebilecek hale geleceğiz. Yıllık 570 bin ton cevheri işleyeceğiz. Bu işlenen cevherden 10 bin ton nadir toprak oksidi elde edeceğiz. Ayrıca 72 bin ton barit, 70 bin ton florit, 250 ton toryum üretilecek.
📍 Burada özellikle toryumun altını çizmek istiyorum. Yeni nükleer teknolojilerde yeni yakıt olarak önümüze büyük fırsatlar sunacak bir madenden bahsediyoruz. Bu yıl içerisinde pilot tesisin kurulumu tamamlanacak, üretime geçeceğiz. Bir yıl içerisinde de bu pilot tesisin üretim sonuçları incelenecek. Bu Ar-Ge çalışmasını tamamladıktan sonra da süratle endüstriyel üretim tesisinin inşaatına başlayacağız”.
📍 Türkiye artık, “Milli enerji –Milli maden” vizyonu neticesinde, değerli maden arama ve tespiti yapmakta, sonra bu madenleri ayrıştırma, işleme tesisleri kurmakta, ardından madenleri yüksek katma değerli endüstriyel ürünlere dönüştürmektedir. Tüm bu gelişmeler ile Türkiye maden alanında da dünyada önemli bir merkez ve güç haline geliyor.