SAHA EXPO dördüncü defa, 22-26 Ekim 2024 tarihinde İstanbul Fuar Merkezi, Yeşilköy, İstanbul’da, 90.000 m2 alanda düzenlenecektir. Türkiye’nin yükselen savunma ve havacılık üretim potansiyelini ve bağımsız üretim gücünü sergilemek için uluslararası bir platform olarak hizmet veren fuarımızda; savunma, havacılık, denizcilik ve uzay sanayinin stratejik öneme sahip birçok yüksek teknolojili ürünü sunulmakta ve bunların bazıları ilk kez sergilenmektedir.
25-28 Ekim 2022 tarihlerinde düzenlenmiş olan üçüncü SAHA EXPO’ya, 109 ülkeden; 390’ı yabancı ve 567’si yerli olmak üzere toplam 957 firma, 268 resmî delegasyon, 112 ticarî delegasyon, 40.000’i sektör profesyoneli olmak üzere 78.643 ziyaretçi katılmıştır. Fuarda binlerce B2B, B2G ve G2G görüşme ve stant ziyareti, 9 uluslararası panel ve 3 ana konuşmacı (keynote speaker) oturumu, 281 firma tarafından ürün lansmanı ve mali değeri 1 milyar doların üzerinde, ihracat oranı en az % 60 olan 114 imza töreni gerçekleştirilmiştir. 2022 yılında bir önceki fuara göre; fuar alanında %50, katılımcı sayısında %112, ziyaretçi sayısında %226 artış olmuştur.
Teknopark İstanbul:
📍 Türkiye son 20 yılda kazandığı ivmelenme ile, teknoloji bölgeleri, kümelenmeleri ve bilişim vadileri, dev fuar ve festivalleri ile bölgede bir teknoloji-inavasyon ekosistemi merkezi haline geldi.
Türkiye'nin 2023 itibarı ile;
➨ 97 Teknopark ve Teknoloji geliştirme bölgesi (82'si faaliyette, 15'i altyapı hazırlığında),
➨ 1261 Ar-Ge merkezi,
➨ 319 Tasarım merkezi bulunmaktadır.
➨ Bu teknoloji merkezlerinden yapılan ihracat 2021 sonu itibarı ile 5 milyar doları aştı.
Özellikle savunma sanayi ve teknoloji geliştirme, entegrasyonu hedefi ile kurulan Teknopark İstanbul fikri temelleri 1987 yılında atılmıştır. Fakat Teknoparkın kurulması ve hayata geçmesi 2010 tarihinde başlamış, İstanbul Pendik'te, Teknopark İstanbul A.Ş. resmi olarak faaliyete başlamıştır.
Teknopark İstanbul’da başta savunma sanayi olmak üzere havacılık/uzay, denizcilik, ileri elektronik, enerji, sağlık bilimleri ve endüstriyel yazılım alanlarında yüksek teknoloji geliştirmeleri için Ar-Ge çalışmaları yapan STM, Aselsan, TAI, TEI, Roketsan, BMC, Vestel Savunma, Yaltes, C-Tech, Altınay Havacılık, Pavotek, Femsan, Armelsan, Kale Havacılık, Figes gibi şirketlerin aralarında bulunduğu 300’ü aşkın yerli ve yabancı şirket bulunmaktadır.
2175 proje üzerinde çalışmaların sürdüğü Teknopark İstanbul’da 6000'den fazla nitelikli personel istihdam edilmektedir. Bu rakamın 2020 sonunda bitmesi hedeflenen 3. Etap çalışmalarıyla 9000’e çıkartılması amaçlanmaktadır. Kuruluşundan bu yana 240 milyon dolarlık teknoloji ihracatına imza atılan Teknopark İstanbul’da önümüzdeki 10 yılda 10 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak için çalışmalar sürmektedir.
SAHA İstanbul gibi Avrupa'nın ve bölgenin en büyük teknoloji kümelenmesine de evsahipliği yapan Teknopark İstanbul'un 1. etabı 2013'te, 2. etabı 2017'de, 3. etabın temel atma törenide 2019'da yapılmıştır.
TSK Ayyıldız müşterek karargahı:
2021 yılı 30 ağustos zafer bayramı kutlamasının anlam ve değerini artıran “Ay Yıldız Müşterek Karargahı” temel atma töreninde Milli Savunma Bakanı Hulûsi Akar dev projeyi şu şekilde açıkladı:
"Mevcut karargah binalarımızın gerek yapıldıkları döneme ait inşa teknolojisinin ekonomik ömürlerini doldurmuş olması, gerek şehrin içinde dağınık halde bulunmaları nedeniyle yeni bir tesis ihtiyacı doğmuştur. Cumhuriyet tarihimizin en yoğun, etkin ve kapsamlı mücadelesini verdiğimiz bu dönemde TSK'nin görev ve faaliyet alanının artması da böylesine donanımlı ve birleşik yapıdaki bir karargaha olan ihtiyacı elzem hale getirmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarımızın aynı tesis içerisinde yer alacak olmasıyla bir yandan etkin, süratli koordinasyon sağlanacak diğer taraftan da zamandan, enerjiden ve iş gücünden önemli bir tasarruf yapılarak kaynaklarımız daha verimli bir şekilde kullanılmış olacaktır. Etkin, caydırıcı ve saygın nitelikleriyle dünyanın önde gelen ordularından biri olan TSK, bu yeni Müşterek Karargah ile günün ihtiyaçlarına uygun bir yönetim merkezine kavuşacaktır. Tüm sanat eserlerinde olduğu gibi mimari eserler de kendisini inşa eden toplumun hayatından, kültürel özelliklerinden ve tarihinden beslenmekte, olduğu medeniyetin ruhunu yansıtmaktadır. Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında tamamlanması planlanan Ay Yıldız Müşterek Karargah Projesi de ülkemizin ve Silahlı Kuvvetlerimizin modern, dinamik ve güçlü yapısını yansıtan mimari bir kimlik taşımaktadır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
"Ay Yıldız Müşterek Karargahı Projesi ile düşmana korku, dosta güven veren bir yapıyı meydana getirmiş olacağız. "
Yeni karargah binasının özellikleri:
Milli Savunma Bakanı Hulûsi Akar;
"Yeni karargahımız beton yapısından siber güvenlik önlemlerine, balistik saldırıdan KBRN tehditlerine kadar inşaat teknolojisinin tüm imkanları kullanılarak tasarlanmıştır. Bunun yanı sıra ergonomik ilkelerle inşa edilecek çevre dostu ve akıllı nitelikleri haiz karargah binalarımız, dizaynı, özgünlüğü, büyüklüğü ve teknolojik özellikleriyle dünyadaki en modern, en fonksiyonel karargahlar arasındaki yerini alacak, bu yönüyle de örnek bir model oluşturacaktır." açıklamasında bulundu.
SİSAMER (TSK / Siber Savunma Harekât Merkezi):
Savunma sanayi başkanlığında, TSK’ya ait SİSAMER Projesi, ihtiyaç duyulan siber güvenlik yazılımlarının milli olarak geliştirilmesi ve TSK bünyesinde gerçekleştirilen siber savunma faaliyetlerinin tek bir noktadan koordine edilmesi sağlayan Siber Savunma Harekât Merkezi kurulması hususlarını kapsamaktadır.
Proje çerçevesinde 2017 yılı içerisinde Siber Savunma Harekât Merkezi kurulumu başarıyla tamamlanarak TSK’nın hizmetine sunulmuştur. Müteakiben 2020 yılı ilk çeyreğinde ise, milli olarak geliştirilen siber güvenlik yazılımlarının geçici kabulü yapılarak bu yazılımlar TSK’nın kullanımına verilmiştir.
Milli İstihbarat Teşkilatı, "KALE" :
📍 Mit’in 2014 yılında, teşkilat kanunu baştan sona yenilenerek, büyüyen ve gelişen Türkiye’ye ve dünyaya göre, adeta baştan aşağı yeniden dizayn edildi.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'nın Ankara/Etimesgut ilçesindeki özel olarak tasarlanan ileri teknoloji ve koruma barındıran yeni hizmet binası "KALE" , 2020 yılında, bu yeni teşkilatlanmanın bir sonucu olarak kuruldu. Kale adını bizzat teşkilat başkanı HAKAN FİDAN koymuştur.
Türkiye artık istihbarat ile teknolojiyi içiçe birlikte etkin kullanarak, bölgesel ve küresel sorunlarını izleyen değil, karşı oyun kurarak bozan bir ülkedir.
Mit’in yenilenmesinin önemli bir sonucu, 15 temmuz darbesi sürecindeki rolü ve örgütün gizli mesaj ağı olan “BYLOCK” u deşifre ederek çözmesi ve ağlarını dağıtmasıdır.
Sadece yurtiçi değil, FETÖ nün yurt dışı bağlantılarına da operasyon yaparak ülkemize iadelerini sağlamıştır.
Suudi Arabistan hükûmetine muhalif konumdaki Suudi gazeteci ve köşe yazarı Cemal Kaşıkçı nın 2018'de, Suudi Arabistan'ın İstanbul, Türkiye'deki başkonsolosluğunda, Suudi Arabistan hükûmeti ajanları tarafından düzenlenen bir suikast sonucu öldürülmesi olayını da etkin bir şekilde çözerek bu cinayetin Türkiye üzerine yıkılmak istenen kumpasını engellemiştir.
Bu operasyonlar aynı zamanda bölgedeki Türkiye ile aşık atmaya kalkışanlara da ağır bir ders olmuştur.
Teşkilat Suriye’de, Libya’da yürütülen operasyonlar ile bölge problemlerini çözerek, Türkiye lehine çevirmede etkin ve caydırıcı rol almaktadır.
📍 Yeni Mit, “Sınır – Mesafe – Engel “ tanımayan teşkilatlanma anlayışı ile dünyadaki en güçlü istihbarat kurumları arasına geçmeyi başarmıştır.
Bu gücün arkasında elbette başta savunma sanayi ve ulaştırma-altyapıda gerçekleştirilen proje ve teknolojiler hayâti öneme sahiptir. Günümüz şartlarında etkin bir istihbarat süreci ve operasyonları, gelişmiş ve üstün teknolojik altyapı olmadan mümkün değildir.
Mit, 2014 deki yenilenen teşkilat kanunu ile , sadece istihbarat toplayan değil, bu bilgiyi diplomasi masasında bir güce, koza ve sonuca ulaştıracak bir araca döndürmeyi başaran bir güç haline gelmiştir.
Devlet Mit’e operasyonları için her türlü ileri teknolojiyi sağlamakta, teşkilata iha, siha, istihbarat gemisi, elektronik harp teknolojileri sağlamaktadır. Tüm bu teknolojiler artık milli ve yerli olarak üretilebilmektedir.
Veri temini ve görüntü istihbaratı için milli uydularımız kullanılmakta ve gereken her türlü ileri teknolojik imkan seferber edilmektedir.
Mit artık içeride değil, sınır ötesinde daha etkin bir teşkilat haline gelmektedir.
Bunun için gereken teknolojiler dikkatle takip edilmekte ve entegrasyon sağlanmaktadır. Hava koşullarından etkilenmeyen daha gelişmiş yüksek bir uydu izleme teknolojisi de geliştirilmektedir.
Mit, sanal ve siber ortamdaki tehditleride takip etmekte ve bertaraf etmektedir.
Terör ve terörle mücâdele:
Terörü ve terör örgütlerini küreselci güçler, bâtıl-şer amaçlar için kurmakta ve besleyip kullanmaktadırlar.
1960 ve 1970 li yıllar arasında tohumları atılan FETÖ terör örgütü,
1974 Kıbrıs barış harekatının hemen ardından 1975 te başlayan ASALA Ermeni terörü,
Asala’nın ardından onunla içiçe büyüyen 1984 den beri halen süren PKK terörü ve diğer terör örgütleriyle, Türkiye 50 yıldan fazla aktif mücadele etmektedir.
Terör örgütleri daima onları kuran ve örgütleyen küreselci güçlerin, hedeflerine hizmet ederler.
Örneğin Asala’nın kuruluş hedeflerinin başında sözde, Ermeni soykırımı yalanını dünyaya ve Türkiye'ye resmi anlamda kabul ettirerek toprak ve tazminat almak-devleti yıpratmak idi. Günümüzde artık Asala terörü kalmamakla beraber sözde Ermeni iddiaları siyasi ortama taşınarak halen sürdürülmektedir.
Dün Asala ile olduğu gibi bugün de Türkiye, FETÖ, DEAŞ, PKK, PYD-YPG gibi pek çok terör örgütü ile kararlı bir şekilde mücadele etmeye devam etmektedir.
Amaç dâima Türkiye'yi zayıflatmak, bölmek veya yıkmaktır.
Türkiye NATO üyesi olarak terörle sahada etkin mücadele vermek zorunda bırakılırken, diğer NATO ülkeleri terörü arka planda beslemekte ve desteklemektedirler.
Türkiye büyümeye, milli savunma sanayinde gelişmeye, mega projeleri hayata geçirmeye başladığı 2013-2016 tarihleri aralığında, hem 2013 Fetö-Gezi kalkışması hem 15 temmuz 2016 Fetö darbesi, hemde bu dönemde arttırılan terör eylemlerinin ardından, Cumhurbaşkanı R.T.Erdoğan’ın talimatı ile keskin bir karar almış ve;
📍 “Terörün köklerini ve kaynaklarını kurutma” stratejisini duyurmuştur.
Bu strateji ile ilk kez yurt içi operasyonlardan, sınır ötesi operasyonlara geçilmiştir. Bu tarih ve karar aynı zamanda Türkiye'nin içeride ve sınırötesi terörle mücadelesinde bir dönüm noktasıdır.
Bu karar ve eylemin arkasındaki öenmli gelişmelerden biri;
MİT'in uluslararası operasyonel alanda yeniden yapılandırılması ve ileri teknolojik altyapılarıyla istihbarat yerleşkeleri olan KALE binalarının faaliyete geçmesi yeralmaktadır.
Fetö terör örgütünün 2016 dan itibaren devlet-millet işbirliği ile tasfiye edilmeye başlanması ile FETÖ-PKK işbirliği engellenmiş ve terör örgütü PKK'nın içeride ve dışarıda çöküş süreci başlamıştır. Tasfiyesi gerçekleşen FETÖ örgütünün ise dış bağlantıları kopmuş, devlet içine nufus etme ve operasyon faaliyetleri tükenme noktasına gelmiştir.
Terör örgütleri ve elebaşları hem içeride hem dışarıda saklandıkları inlerinde tükenme noktasına gelmiş, Türk savunma sanayi milli teknolojileri + MİT operasyonel kaabiliyetiyle hareket imkanları bitmiştir.
➨ İran-Irak sınırı /Kandilin yerle bir olması ile terör örgütü, kendine 2. bir sığınak aramış ve Irak/Sincarı, Suriye/Karakoçak’ı seçmiş ancak 2017 de Sincar ve Karakoçak’a yapılan harekat ile bu bölgeler de yerle bir edilmiştir.
➨ Ardından 2020 de gece yarısı kalkan savaş uçakları düzenledikleri şok harekâtla Sincar, Karacak, Kandil, Zap, Avaşin Basyan, Gara ve Hakurk’taki terör yuvalarını ikinci bir operasyonla yerle bir etmiştir. 100'lerce karargah, hedef yokedilmiştir.
Ancak Türk ordusu ile birebir sahada savaşmayı göze alamayan güçler ve devletler, terörü sürekli besleyerek yeni merkezler de örgütlemeye ve kullanmaya devam etmektedirler.
Milli Savunma Bakanı Hulûsi Akar / aralık 2022:
➨ 24 Temmuz 2015’ten bugüne yurt içinde, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde 36 bin 854,
➨ bu yılın başından itibaren 3 bin 585 terörist etkisiz hale getirildi.
➨ Örgüte katılımlar bitirildi.
Milli Savunma Bakanı Hulûsi Akar / aralık 2022:
PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı başarıyla gerçekleştirilen;
➨ Fırat Kalkanı (2016 - 2017)
➨ Zeytin Dalı (2018)
➨ Barış Pınarı (2019)
➨ Bahar kalkanı (2020)
harekatları ile sınırın güneyinde kurulmak istenen terör koridorunun engellendiğini belirterek şu bilgiyi verdi:
📍 "Terör koridoru engellenmeseydi bugün çok daha zor ve karmaşık durumlarla karşı karşıya kalacaktık. Bunun bilinmesi ve anlaşılması lazım."
Türkiye sınırötesi bu 4 büyük askeri harekatı,
ve Terör örgütlerini kaynakları ile kurutma operasyonunu;
15 temmuz 2016 FETÖ terör örgütünün darbe girişiminin hemen ardından yaptı.
Hem devlet, hem millet, hem ordu hemde milli istihbarat anlamında hızla toparlanarak etkilii operasyonlarla dünyayı da şakına çevirdi.
Bu operasyonlarda 2006 kalkınma planı ile şahlanan ve meyvelerini 10 yılda veren yerli ve milli savunma sanayi ürünleri etkin bir biçimde kullanılmıştır. Siha ve İha’lar başta olmak üzere, milli füzeler, radar sistemleri, fırtına obüsleri, atak helikopterleri, silahlı dron sistemleri.. olmak üzere tüm milli savunma sanayi teknolojileri aktif yer aldı ve etkin kullanıldı.
Türkiye, cumhuriyet tarihi boyunca böyle bir güce ve imkâna ulaşamadı.
Artık karşılarında sadece kuruyunca sulanan, yeşerince budanan-operasyon yiyen değil;
kurumayan, kendi imkânlarıyla yeşeren, operasyon yapan, oyun kuran ve oyun bozan bir Türkiye var.
Türkiye Teknoloji Takımı (T3 Vakfı) ve TEKNOFEST:
📍 Türkiye 2006 yılında özellikle savunma sanayinde yeni bir “ kalkınma planı” başlattı.
Bu kalkınma planı ile şahlanan savunma sanayi teknolojileri alanında ortaya konan bilgi birikimi ve üretim kabiliyetleri, diğer tüm alanlara da taşınarak ve yayılarak her alanda bir "Milli Teknoloji Hamlesi” ne dönüştü.
Bu milli ve yerli teknoloji hamlesinin bir meyvesi olan, “Türkiye Teknoloji Takımı” vakfı veya T3 Vakfı, 2016 da kurularak faaliyete başladı.
Vakıf, Türkiye’de bir ilk olan; “TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali” ni düzenlemektedir.
➨ T3 Vakfı, yetenekli gençlerin ve her yaş grubundan insanın teknoloji üretme sürecine katılmasını sağlamayı hedeflemektedir. TEKNOFEST, bu hedeflerin sahada hayata geçirildiği bir organizasyondur.
➨ T3 Vakfı, teknoloji üreten bir Türkiye hedefiyle, bilim ve teknolojiyi toplumun her kesimi için ulaşılabilir kılmak, gençlerimizi yetiştirmek ve uzun vadede Milli Teknoloji Hamlesi’ni bir kültür haline getirmek amacıyla faaliyet göstermektedir.
➨ TEKNOFEST ile genç kuşaklar, milli ve yerli teknoloji kavramıyla tanışmakta, bu vizyona adapte olmakta ve onu geliştirme, faaliyete geçirme imkanı bulabilmektedir.
Çağımızın bir teknoloji ve dijital çağ olması nedeniyle TEKNOFEST, özellikle çocuk ve genç kuşaklara çağı yakalama imkan ve alanı sunmaktadır.
Çağımızda çocuk ve gençlerin bu tür vakıf ve fuarlara ne kadar ihtiyacı olduğu açıktır.
Bugün bir çocuğun önüne imkan ve fırsat konulmadığı takdirde, vaktini ve enerjisini verimsiz harcayarak tükettiği bir gerçektir.
Bu açıdan T3 vakfı ve Teknofest hem milletimiz için hem ülkemiz-devletimiz için hayati önem arzeden bir proje ve etkinliktir.