Proloterapi ,“Hoş olmayan ve günlük yaşantımızı olumsuz etkileyen duygusal bir deneyim” olarak tarifleyebileceğimiz ağrı tedavisi için kullanılabilecek çok sayıda seçenekten birisidir.
Ağrı kesici ilaçlar, fizik tedavi yaklaşımları, akupunktur, kuru iğne uygulamaları ve masaj gibi çok sayıda seçeneğin yanında proloterapi de ağrı tedavisinde kullanılabilecek başka bir tedavi yöntemidir.
Proloterapi, farklı nedenlere bağlı bel, boyun ve sırt ağrıları, çeşitli bölgelerde kireçlenme, bel fıtığı, boyun fıtığı, migren ve kas omurga iskelet sistemi kaynaklı ağrı şikayeti olan hastaların büyük çoğunluğunda etkili bir şifa sağlayabilir.
Proloterapi ile insan vücudunun tamir sistemi uyarılarak vücuttaki ağrılı, zayıf ve işlevini kaybetmiş bölgenin tekrar eski haline dönmesi sağlanır.
Proloterapi tedavisi, hipertonik solüsyonların (şekerli serum, düşük düzeyde lidokain veya benzeri lokal anesteziklerin karışımı) vücuda enjekte edilmesi esasına dayanır.
Enjeksiyonlar genellikle eskimiş, aşınmış, zedelenmiş, güçleri azalmış tendon, ligamen ve eklemlere yapılır. Enjekte edilen sıvı enflamatuvar (yangı veya mikropsuz iltihap) bir tamir süreci başlatır.
Ortalama 3 hafta süren bu süreçten sonra hastada klinik düzelme başlar. Tendon, ligamen, eklem, kıkırdak ve kas sorunlarında sadece ağrının geçmesi değil klinik tablonun iyileşmesi de sağlanır.
Sonuç olarak; eğer bel ağrınız, bel fıtığınız, boyun ağrınız, migreniniz, kalça-omuz-diz kireçlenmeniz (artroz) varsa proloterapi sizin için sebebe yönelik ve sizi ameliyat olmaktan kurtaracak bir seçenek olabilir.
Kas-iskelet sisteminden kaynaklanan ağrıların ve kas spazmının hatırı sayılır bir kısmının nedeni kas ve kemiklerin birleştiği alandaki ligamen ve tendonlardaki hasar, zayıflık ve gevşekliktir.
Bel-boyun fıtıkları, kireçlenmeler, aşınmalar, tendinitler (kas zorlanmaları ve ilişkili ağrılar) çoğu zaman bu eklem gevşekliği ve bunun neden olduğu kronik kas spazmı nedeniyle oluşmaktadır.
Ayrıca statik stabilizasyondan (kemikleri bir arada sağlam bir şekilde tutma görevi) sorumlu ana yapılar olan ligamenlerde gevşeklik olması sonucu vücut bu eklemdeki gevşekliği kaslar yardımıyla gidermeye çalışır, oysa kaslar bunun için yaratılmış dokular değildir ve ligamen kadar güçlü ve dayanıklı değildirler, sürekli eklemi bir arada tutamaz ve çabuk yorularak spazma girer.
Bu ligamentöz gevşeklik tedavi edilmezse bu kas spazmı sürekli hale gelir, olay kronikleşir ve eklem çevresindeki bu kaslar kısa ve gergin hale gelir, eklem aralığını daraltarak eklemi sıkıştırır. Sonuçta fıtıklaşmaların, kireçlenmelerin, aşınmaların meydana geldiği negatif bir döngü yaşanır.
Bu ligamentöz gevşeklik tedavi edilmeden, eklem güçlendirilmeden hastanın sağlığına kavuşması zor bir ihtimaldir, çünkü altta yatan ana problem ligamentöz gevşekliğe bağlı eklem instabilitesidir ve bu sorunu proloterapi doğal yolla tedavi eder.
Ameliyatlar ve diğer tedavi seçenekleri hep sonuçla (fıtık, kireçlenme, aşınma vs.) ilgilendiği için ya başarısızdırlar yada başarı oranları düşüktür, özellikle ameliyatlar bazen hastanın sıkıntısını gidermediği gibi gelecekte de daha büyük sıkıntılara ve yeni ameliyatlara neden olabilir.
Oysa Proloterapi sonucu değil sebebi tedavi ettiği için hastaların büyük çoğunluğunda doğal ve etkili bir şifa sağlar. Proloterapi ile bu eklem gevşekliği tedavi edilebilir ve ağrılarınızdan ameliyat olmadan kurtulabileceğiniz bir tedavi seçeneği olabilir.
Ağrı şikâyeti olan insanların en çok merak ettiği sorulardan biri de proloterapinin kimlere yapılabileceğidir.
1) Ağrım var ve bir travma sonrası gelişti. O travmadan beri ağrı duyuyorum.
2) Düşme çarpma olmadı ancak eklemlerimde gittikçe artan bir ağrı var. Yol yürümek ve çömelmekle ağrım
artıyor. Eklemlerimden ses geliyor.
3) Çok az ağrım var, ağrı kesici almaya gerek duymuyorum. Ağrımın ilerlemesinden korkuyorum. Dizinde kireçlenme
var dediler.
4) Ağrım var ama çok sağlıklıyım başka hiçbir problemim yok.
5) Yaşam standartlarımı düşüren ve hareketlerimi kısıtlayan ağrım ve hareket kısıtlılığım var.
6) Bazı aktiviteler ağrımı artırıyor.
7) Kas spazmları kesinlikle benim ağrımın bir parçasıdır.
8) Ağrımdan kurtulsam başka sorunum yok.
9) EMAR (MRG) ve direk grafilerimde hiçbir problem çıkmadı ama ağrım var doktorlar bel fıtığı başlangıcı dediler.
10) Bende bir his ve duyu kusuru yok, uyuşukluk yok, ancak ağrım var.
DİYORSANIZ SİZ PROLOTERAPİ HASTASI OLABİLİRSİNİZ. PROLOTERAPİ UYGULAYAN BİR DOKTORA GÖRÜNMENİZ FAYDANIZA OLABİLİR.
Proloterapi kaç seans uygulanmaktadır?
Kaç seans yapılacağını hastanın ve hastalığının durumu belirler ve birçok faktöre bağlıdır.
Hastanın yaşı, kilosu ve hastalığın süresi, hasarın büyüklüğü ve derecesi, diyabet, hipotiroidi, metabolik sendrom, obezite, sigara ve alkol kullanımı gibi ilave problemlerin olması iyileşme süresini uzatır.
Çoğu hasta için 4-6 seans yeterlidir, bazı hastalar 1-2 seansta anlamlı düzelmeler gösterirken bazı hastalarda sonuç almak için 8-10 seanslık uygulamalar gerekebilir.
Proloterapi hangi aralıklarla yapılmaktadır ve seans süresi ne kadardır?
Enjeksiyonlar 3-4 haftada bir yapılmaktadır.
Seans süresi enjeksiyon yapılacak alanın büyüklüğüyle doğru orantılı olarak artar. Örneğin bel proloterapisiyle dirsek proloterapisi aynı sürede yapılmamaktadır.
Her bir seanslık uygulama süresi 30-40 dk sürebilir. Bu sürenin sadece küçük bir kısmında enjeksiyonlar yapılır, geri kalan süre enjeksiyon yapılacak yerlerin cerrahi kalemle işaretlenmesi ve enjeksiyondan sonra proloterapinin etkinliğini artırmak için uygulanan sıcak tatbik etme işlemi için kullanılır.
Proloterapide enjeksiyonlar ağrılı mıdır?
Hastaların enjeksiyonlar sırasında hissettikleri ağrı hastanın tamamen ağrı eşiğiyle alakalıdır.
Enjeksiyonların ağrısından dolayı tedaviyi yarım bırakan hasta çok nadir olmaktadır. Hastalarımızın hemen hemen tamamı tedaviyi iyi tolere eder, tedavi protokollerine uyar ve tedavisini tamamlar.
Proloterapiden sonra ağrım olacak mı? Enjeksiyonlardan sonra dinlenmeli miyim?
Proloterapiden sonra imkanınız varsa ilk 3 gün dinlenin. Böyle bir imkanınız yoksa kendinizi zorlamadan günlük işlerinize devam edebilirsiniz.
Enjeksiyonlardan sonra tedavi yapılan bölgeye ilk 3 gün 3-4 saatte bir 15-20 dakika sıcak su torbalarıyla sıcak uygulama yapmanız tedaviden göreceğiniz faydayı artıracaktır.
Sıcaklık derecesi yüksek olmalıdır fakat cildinizi yakmamaya da dikkat etmelisiniz. (bu uygulamayı eczanelerden alacağınız termoforu bir havluya sararak yapabilirsiniz)
Daha önce sorunlu eklemimden bir ya da birkaç defa ameliyat oldum proloterapi olabilir miyim?
Sıkıntılı olan ekleminizden (bel, boyun, diz, kalça, omuz vs.) daha önce geçirmiş olduğunuz ameliyat ya da ameliyatlar genelde proloterapi yapılmasına engel değildir. Bu hastaların da büyük kısmı tedaviden fayda görmektedir.
Daha önce geçirilmiş cerrahi müdahaleler seans sayısını artırabilir.
Proloterapi ile başarı oranı nedir?
Hasta sabırlı olup doktorunun da tavsiyelerine uyduğu takdirde başarı oranı %70-80 dir.
Bu başarı oranı bel fıtığı, diz kireçlenmesi vs. gibi kronik, tedavisi zor ve ağır hastalıklar göz önüne alındığında oldukça iyi sayılır.
Proloterapi iyileşmeyi %100 garanti edebilir mi?
Hiçbir tedavide böyle bir garanti yoktur. Çünkü iyileşmeyi etkileyen birçok faktör vardır.
Örneğin; kalça, diz protezi ya da bel fıtığı ameliyatından sonra bile %100 iyileşeceğiniz, ağrılarınızın tamamen geçeceği garantisi yoktur, hatta bu tip cerrahi müdahaleler hastanın durumunu daha da kötüleştirebilir. Ayrıca ameliyattan sonra dahi ağrıları geçmeyen hatta artan hastalar vardır.
Bu nedenle ameliyat gibi ciddi ve travmatik bir tedaviden önce proloterapi gibi basit, doğal, zararsız ve etkili bir tedavinin kesinlikle denenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Proloterapi direkt ağrıyı tedavi eden değil, ağrıya sebep olan problemi tedavi ederek ağrıların doğal, kalıcı ve etkili bir şekilde geçmesini ya da azalmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir.
Proloterapi gebelerde kullanılabilir mi?
Zorunlu bir hal olmadıkça gebelerde proloterapi yapılması uygun değildir. Doğum sonrası ve emzirme döneminde rahatlıkla yapılabilir.
İltihaplı romatizmalara bağlı ağrılarda proloterapi yapılabilir mi?
Proloterapi iltihaplı romatizma hastalıklarını tedavi eden bir yöntem değildir.
İltihaplı romatizma hastalıklarında (ör:Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit) remisyon (sönme) dönemlerinde romatizmanın eklem, tendon ve ligamentlerde meydana getirdiği zayıflığı tedavi etmek , eklemi güçlendirmek ve mekanik kökenli ağrıları azaltmak için uygulanabilir.
Proloterapinin yan etkileri nelerdir?
Proloterapide sık görülen yan etkiler enjeksiyon bölgesinde ağrının artması (aslında beklediğimiz ve istediğimiz bir durumdur), morluk, şişlik, sertlik, grip benzeri semptomlar, baş ağrısı gibidir.
Bu yan etkilerin hastaya bir zararı yoktur ve zamanla kendiliğinden geçer.
Proloterapide iyileşme süreci nasıldır?
Proloterapide iyileşme süreci hastanın ve hastalığın durumuna göre değişir.
İyileşme sürecini etkileyen faktörler; hastanın yaşı, kilosu, ek hastalığının olup olmaması (Diyabet , hipotiroidi vs.) ,alkol-sigara kullanımı, hastalığın kronikliği-süresi, hastalığının ağırlığı, hastanın vücudunun iyileştirme kapasitesi, tedavi yapılan eklemin büyüklüğü, tedavi yapılan eklemin yük taşıyıp taşımaması gibidir.
İlk seans uygulandıktan ortalama 3 hafta sonra klinik düzelme görülmeye başlanır.
Bazı hastalarda yukarıda bahsettiğimiz nedenlerden dolayı birkaç seans uygulandıktan sonra iyileşme görülmeye başlanabilir.
Proloterapide bazı hastalarda ilk seanslarda ağrılarda zaman zaman artma ve azalma periotları görülebilir, endişelenecek bir durum yoktur.
Tedavide başarılı olunduğu taktirde ( Başarı oranı %70-80’dir) ilerleyen seanslarda ağrılar hızla azalacaktır.