BESLENME (1):
Prenses, Prens ve yavrularının beslenmesi:
Su karidesi/Gammarus (tatlı su amphipodu, gammarus pulex):
Hem yavru hem de yetişkin kaplumbağaların en sevdiği yiyeceklerden biri. Gammarus akvaryumcularda satılır. “Karides” dediysem burada deniz karidesi değil, tatlı su omurgasızlarından “dere piresi” söz konusu (bazı lisanlarda Türkçe karşılığı olarak “dere piresi” diye geçer, Türkiye’de genelde “karides” diyorlar). Deniz ürünleri, tatlı su kaplumbağaları için doğal besin olmadığı gibi bünyesinde tuz barındırdığından tatlı su kaplumbağaları için uygun değildir. Akvaryumda verildiğinde yenmemiş olanlar suda fazla bekletilmeden bir ağ ile toplanmalı (akvaryumcularda satılan, akvaryumlardaki balıkları yakaladıkları ağ).
JBL, Sera ve Tetra Firmalarının kaplumbağa yemleri hem kaliteli hem de kaplumbağalar tarafından ekseriyetle beğenilir (büyük ve küçük kaplumbağalar için yemler seçilmeli). Yavru kaplumbağalarımı küçükken “Tetra Reptomin Baby” ile besledim.
Tetra Pond sticks (balık yemi):
Akvaryumcularda satılan hazır yem. Yavru kaplumbağalar severek yiyor, Prenses ve Prens küçükken yerdi, şimdi sadece Prenses ve yavrularından bazıları arada bir yemekte. Akvaryumda verildiğinde yenmemiş olanlar gecikmeden toplanmalı.
Tubifex kurtları (kırmızı balçık kurtçukları):
Bir ara akvaryumculardan aldığım hazır yiyecek olan küp şeklindeki kurutulmuş bu kurtçukları menü listesinden kaldırdım; bknz. aşağıdaki BESLENME (2)’de “g” şıkkı. Bir gün suyun içinde beyaz renkli 1,0-1,5 cm uzunluğunda bir parazit gördüğümde bu yiyeceğe bağladım.
Tropical BiOREPT W Medium Sticks: Bilhassa Prenses ve Prens (yetişkin kaplumbağalar) için güzel bir yem.
Dana eti, dana kıyması (yağsız):
Bir ara Prenses ve Prens’in en sevdikleri yiyeceklerden biri oldu. Bir süre dana etinden başka hiçbir şey yemediler. Dana antrikot veya kuşbaşısını yağlı ve damarlı kısımlarını ayırarak yiyebilecekleri şekilde daha küçük parçacıklar halinde keserek iki parmağımın arasında veriyordum (antrikot çiğ olarak, kuşbaşı çiğ veya çok kısa süre suda haşlayarak). Ayrıca yağsız çiğ dana kıymasını da severek yediler (arada bir verilmesi veteriner hekim tarafından bana önerildi). Kıyma akvaryum harici ayrı bir kapta verilmeli.
Tavuk bonfile, beyaz et:
Dana etinden bıkan Prenses ve Prens değişiklik istedi. Onlara önce kızarmış tavuğun göğüs etini (beyaz et) verdim, ayrıca göğüs ucundaki kıkırdağı, bayıldılar; ardından tavuk bonfile alıp suda çok kısa bir süre haşlayarak küçük parçacıklar halinde bölüp elimle verdim. Uzun bir süre tavuktan başka bir şey yemediler. El ile yedirilmeli (yenmeyenler ağ ile hemen toplanmalı) veya akvaryum haricinde ayrı bir kapta verilmeli. Aslına bakılırsa sıkça et verilmemeli; bknz. aşağıdaki BESLENME (2)’de “g” şıkkı. Ben et verdiğimde üzerine mutlaka vitamin damlatıyorum. Baharatlı-tuzlu kızarmış tavuk verilmemeli.
Marul:
Prenses küçükken yerdi. Şimdi marul yaprağını (göbek kısmı değil, sadece yeşil kısmı) kimi zaman akşamdan yavru kaplumbağaların akvaryumuna çeşitli irilikte parçalara bölerek bırakıyorum, yavrular sabaha kadar yiyebildikleri kadar yiyorlar, yemediklerini sabah akvaryumdan topluyorum.
Haşlanmış yumurta beyazı, yumurta kabuğu, mürekkep balığı kemiği:
Kaplumbağalar için en önemli kalsiyum kaynağı (bilhassa yumurta kabuğu). En az 10 dk. haşlanmış yumurtayı bıçakla ortadan ikiye bölüp içindeki yumurta sarısını çıkartarak kabuğu ile birlikte Prenses ve Prens’e veriyorum. Kimi kez sabahları sadece haşlanmış yumurta beyazını verip, kahve makinesi ile öğütülerek toz haline getirilmiş mürekkep balığı kemiği ile haşlanmış yumurta kabuğuna yiyeceklerini bandırarak veya yiyeceklerinin üzerine bu tozdan serperek el ile yediriyorum.
Balık (tatlı su balığı):
Alabalık onlar için harika bir yiyecek. Taze veya buzluktan çıkarttığım donmuş balığı (böylelikle yiyemedikleri balığın derisi de kolayca sıyrılabiliyor) donu çözülüp oda sıcaklığına eriştikten sonra parçalar halinde çiğ olarak veriyorum (bazen donu çözülene kadar sıcak suda bekleterek; haşlamanın besin değerlerini yok edebileceğini unutmayınız). Tatlı su balıkları (alabalık, nehir levreği vs.) her gün kaplumbağalara verilebilir. Akvaryum suyu yağlandığından ben kimi kez ayrı bir kapta veriyorum; fakat yavru kaplumbağalar yabancılık çektikleri için veya ürktüklerinden alışık oldukları akvaryum haricinde başka bir yerde çoğu kez yemiyorlar. Yağlı ve balık kokan akvaryum suyu, düzenli olarak değiştirilmesine rağmen (haftada 1/4 su değişimi, ki ben çoğu kez yarı yarıya, hatta 2/3 oranına kadar su değiştiriyorum) kaplumbağalara zarar verir mi yoksa aksine faydalı mıdır bilemem! En iyisi veteriner hekime danışmak.
Güneş: Yemlerin yanı sıra kaplumbağaların bağasının gelişimi ve kemik yapısı için çok önemli. Yazın sıcak havalarda rüzgar ve hava akımı olmayan yerlerde her gün bir müddet güneşlenmeli (bknz; Prenses sayfa 2 ortadaki resimler). Kış aylarında akvaryum için UV A/B lambası alınmalı (ayrıntı; "Bunları biliyor muydunuz" sayfası No: 32). Kaplumbağa KESİNLİKLE bir kaba konulup güneş altına bırakılmamalı. Güneşleneceği yerde gölgelik yer ve içine rahatlıkla girip çıkabileceği suyu da olmalı. Kaplumbağanın kabuğuna sertleştirici jellerin sürülmesini de tavsiye etmem (ayrıntı; "Bunları biliyor muydunuz" sayfasında No: 29, son paragraf).
Bir ara Prenses’e yavru kedi kuru maması verdiysem de (Prens hiç yemedi, beğenmedi), kedi ve köpek kuru mamalarının kaplumbağalarda gut hastalığına yol açtığını öğrendiğimde vazgeçtim.
Öğün:
Prenses ve Prens: Yazın günde sabah (genelde sadece kabuğu ile birlikte yumurta beyazı, haşlanmış) ve akşamları olmak üzere 2 defa. Diğer mevsimler 1 defa (akşama doğru, karanlık basmadan). Prenses geçen kış aralık sonundan mayıs ortalarına kadar hiçbir şey yemedi, bu kış ise (2010) aralık ortasından itibaren hiç yemedi sayılır, arada bir az miktarda gammarus yiyiverdi; geçen ve bu kış ocak ayında çiftleştiği için olsa gerek... Prens ise yine son 2 kış boyunca en fazla günde 1 defa az miktarda gammarus yedi (mart ayında her ikisi de sadece alabalık yemeye başladı). Kışın akvaryum suyu sıcaklığı +25-26°C, +24°C ısıda iştahtan kesilmekte.
Yavru kaplumbağalar: günde 2 (sabah, akşam), kimi kez 3 defa (sabah, öğlen, akşam); zira öğlen sıraları beni gördüklerinde hepsi birden akvaryum camına üşüşerek acıkmış olduklarını belirtiklerinde dayanamıyorum (bknz; "Prenses sayfa 5" alttaki resim). Yavruların bulunduğu akvaryum suyunun sıcaklığı kışın +26-28°C, +25°C ve altı su ısısında iştahtan kesilmekte.
Yem miktarı:
Yiyebileceği kadar verilir. Genelde beher kaplumbağa için her defasında kendi kafasının büyüklüğü civarında; fakat kuruş hesabı yapar gibi adet sayılmamalı, doyduğunda zaten fazlasını yemez, yenmeyenler birkaç dakika içinde toplanıyor. Not: Akvaryumda yem vermeden önce su akışını sağlayan filtre ve hava motorunu kapatıp, yenmeyen yemler toplandıktan sonra tekrar açıyorum.
Dikkat: Arada bir verilebilecek kıyma ve etlerin el ile veya ayrı bir kapta verilmesini öneririm. Yumurta kabuğu, marul rahatlıkla akvaryum içine bırakılabilir, akvaryum suyuna zarar vermiyor, yenmemiş marul yapraklarının ertesi gün akvaryumdan alınması yerinde olur (akvaryuma beyaz renkli kum ve çakılın serilmemesi, yapay yeşilliklerin, plastik bitkilerin konulmaması! Bknz; Prenses sayfa 3, “Taş yemesi”). Tatlı su kaplumbağaları soğuk suda bir şey yemez!!! Haşlanmış yiyecekler (örneğin; yumurta) veya çok az haşlanmış yiyecekler (et) soğuduktan sonra (oda sıcaklığında) verilmeli, buzdolabından veya buzluktan çıkartılmış yiyecekler oda sıcaklığına erişinceye kadar verilmemeli!!! Tuzlu, baharatlı, yağlı yiyecekler verilmemeli!!!
Kış uykusu:
Kış uykusuna yatan bir kaplumbağa artık sadece derisi ile teneffüs eder, reaksiyon ve tepkime durur, metabolizma sıfıra doğru gider, kalbi dakikada 1-2 kez atar. Onların kış uykusunda iken durumlarını biz insanlarda mukayese edersek buna “koma durumu” denilebilir (bknz: “www.stulle.com/Turtles/ks-uew”, başlık: “Kara ve su kaplumbağalarında kış uykusu”).
Kendim şahsen evde bakılan tatlı su kaplumbağalarının illaki kış uykusuna yatırılması gerektiğine dair kesin bir kuralın varlığını bilmiyorum. Doğal ortamlarında kış ayları havalar soğuduğundan, hava ve su ısınana kadar mecburen kış uykusuna girerler. Evde bakılan kaplumbağalarda kış uykusunun gerekli olduğunu da savunanlar çok. Benim kaplumbağalar kış uykusuna yatırılmadı. Bilhassa yavru ve hasta veya hastalık geçirmiş kaplumbağaların beslenmeye, vitaminlere ihtiyaçları olduğundan onlar KESİNLİKLE kış uykusuna yatırılmamalı; aksi takdirde uyanmalarına fırsat bulamadan ölürler.
Bu nedenlerden dolayı kış aylarında akvaryum suyu sıcaklığı 26°C altına düşürülmemeli. Kimileri kaplumbağa içindeyken plastik kaptaki soğuk suyun üzerine sıcak, hatta kaynar su döküyor. KESİNLİKLE BÖYLE ŞEY YAPMAYIN!!! Kaplumbağayı haşlayabileceğiniz gibi, ani soğuk-sıcak farkı onları daha çabuk negatif etkiler. Akvaryum alamıyorsanız en azından 15-20 cm. yükseklikte genişçe şeffaf bir plastik kap alıp içine 25 vatlık küçük bir ısıtıcı (fiyatı 10,- TL civarında), hatta küçük bir su filtresi (yine 10,- TL civarında) yerleştirebilirsiniz; geceleri kabın üzerini, içine hava girebilecek şekilde bir kenarından biraz açıklık bırakarak örtünüz, örneğin; bir cam veya en azından plastik kabın kapağı ile. Plastik kap alınca veya akvaryuma plastik bir madde yerleştirmeden önce, bir ara “Çin malı oyuncaklar” üzerine basında yer alan haberleri de dikkate alınız.