Sadakanın önemi nedir?
Sual: Sadakanın önemi nedir?
CEVAP
Allah rızası için yapılan, maddi ve manevi her iyiliğe, sadaka denir. Şeytan verdirmek istemese de sadaka vermelidir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Şeytan sizi [Allah yolunda infak ederken] fakir olursunuz diye korkutur ve [sadaka vermemenizi] emreder.) [Bekara 268]
Sadakanın faydaları hakkında, hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Gizli açık çok sadaka verin ki, rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olun ve duanız kabul edilsin.) [İbni Mace]
(Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder.) [Beyheki]
(İlmi olan ilminden, malı olan malından sadaka versin.) [İbni Sünni]
(İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur.) [Taberani]
(Sadaka kibri yok eder.) [Tirmizi]
(Sadaka verenin rızkı artar ve duası kabul olur!) [İbni Mace]
(Sadaka vermeye engel olana, lanet olsun.) [Isfahanı]
(Sadaka, kabir azabından korur. Kıyamette de himaye altına alır.) [Beyheki]
(Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin.) [Deylemi]
(Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.) [Tirmizi]
(Vallahi, sadaka vermekle mal eksilmez. O halde sadaka verin!) [İ. Ahmed]
(Sadaka malı artırır. Öyleyse sadaka verin.) [İbni Ebiddünya]
(Sadaka 70 çeşit belayı önler. Bunların en hafifi cüzzam ve barastır.) [Hatib]
(Sadaka şeytanın belini kırar.) [Deylemi]
(Gizli verilen sadaka, Allah'ın gazabını söndürür.) [Beyheki]
(Sırf Allah rızası için sadaka verene, kıyamette Allahü teâlâ, "Ey kulum, sen benim rızamı gözettin, ben de seni hakir etmem ve vücudunu Cehenneme haram kılarım. Haydi, Cennete istediğin kapıdan gir" buyurur.) [Deylemi]
(Az da olsa sadaka verin. Parayı saklayıp vermeyene, Allah da ihsanını keser.) [Müslim]
(Rızkının bol olmasını isteyen sadaka versin.) [Deylemi]
(Sadaka vererek rızkınızı bollaştırın.) [Beyheki]
(Sadaka malı çoğaltır.) [İbni Adiy]
(Sadaka vermede acele edin; çünkü bela, sadakayı geçemez.) [Taberani, Beyheki]
(Sadaka verin. Çünkü sadaka Cehennemden kurtuluşunuza sebep olur.) [Taberani]
(Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin; çünkü o, az da olsa açlığı dindirir ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder.) [İbni Mübarek]
(Güne başlarken sadaka vermek, felaketleri önler.) [Deylemi]
(Sadaka, nafile oruç tutmaktan daha faziletlidir.) [Beyheki]
(Sevabı Müslüman ana babasına niyet edilerek verilen sadakanın sevabı, onlara da gider, kendi sevabından da bir şey eksilmez.) [Taberani]
(Sadaka olarak verilen bir parça ekmek, Allah katında Uhud dağı kadar büyür.) [Taberani]
Sadaka vermek
Sual: Her gün sadaka vermek gerekiyormuş. Bulamayan ne yapar?
CEVAP
Resulullah efendimizle Eshab-ı kiram arasında şöyle bir konuşma geçer. Peygamber efendimiz buyurur ki:
- Her müslümanın sadaka vermesi lazımdır.
- Ya Resulallah, bulamayan kimse ne yapar?
- Çalışır, kazanır ve sadaka verir.
- Çalışacak bir iş bulamazsa ne olur?
- İhtiyacı olan kimseye herhangi bir şekilde yardım eder.
- Yardım edilecek bir kimse de bulamazsa?
- Herhangi iyi bir iş yapması [malım olsaydı ben de verirdim demesi, birine yol göstermesi, yoldaki sıkıntı veren bir şeyi kaldırması, ölümü hatırlaması, zararı dokunmaktan sakınması, ilim öğrenmesi ve öğretmesi gibi hususlar] da onun için bir sadakadır. (Buhari, Müslim, Nesai)
Kime vermeli
İlim tahsili yapılan yerlere, gerek zekât, fıtra, adak ve akika, gerekse sadaka şeklinde yapılan yardım, insanı kazalardan belalardan korur. Dünyada, sıhhat ve afiyet içinde bir ömür sürmeye sebep olur. Ayrıca farz olan cihad ve ilim yayma sevabına kavuşulur. Böylece yardım yapan kişi, hem dünyada hem de ahirette çok büyük nimetlere kavuşmuş olur. İlim yaymanın sevabını Peygamber efendimiz şöyle ifade buyuruyor:
(Bütün ibadetlere verilen sevap, Allah yolunda cihada verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Cihad sevabı da, emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı [dinin emir ve yasaklarını öğretme] yanında, denize nispetle bir damla su gibidir.) [Deylemi]
Neler sadakadır?
Sual: Neleri yapmak, sadaka olur?
CEVAP
Allah rızası için yapılan her iyilik, sadakadır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kendine ve çoluk çocuğuna harcadıkların birer sadakadır.) [Beyheki]
(Her iyilik, sadakadır.) [Tirmizi]
(Güzel söz, sadakadır.) [İ. Ahmed]
(Güler yüzle selam vermek, sadakadır.) [Beyheki]
(Din kardeşine güler yüz göstermek, sadakadır.) [Tirmizi]
(Bir ağaçtan yenilen veya çalınan şeyler, o ağacı diken için sadaka olur.) [Müslim]
(Birine iyi şeyler öğretmek, kötülük yapmasını önlemek, sorana yol göstermek, sokaktaki zararlı şeyleri temizlemek, birer sadakadır.) [Tirmizi]
(Herkesin eklem yeri kadar sadaka vermesi gerekir. Sübhanallah, Elhamdülillah, La ilahe illallah veya Allahü ekber demek, birer sadakadır. İyiliği tavsiye etmek, kötülüğe önlemeye çalışmak, birer sadakadır. İki rekât kuşluk namazı kılmaksa, bütün bunları karşılar.) [Müslim]
(Emr-i maruf, nehy-i münker yapmak sadakadır.) [Müslim]
(Müdara etmek sadakadır.) [Deylemi]
(Hastanın nefes alıp vermesi sadakadır.) [Hatib]
(Camiye giderken atılan her adım da bir sadakadır.) [İ. Ahmed]
(Ölümü hatırlamak sadakadır.) [Deylemi]
(Borçlu fakire, ödemesi için mühlet verenin, her günü, bir sadaka olur.) [Taberani]
(Yolunu kaybetmişe yol göstermek bir sadakadır.) [C. Sagir]
(Zevcine hizmet sadakadır.) [Deylemi]
(Nikâhlısıyla beraber olmak sadakadır.) [Müslim]
(Haramdan sakınanla, istişare etmek sadakadır.) [Deylemi]
(Kötülük yapmaktan sakınmak bir sadakadır.) [İbni Ebiddünya]
(Ödünç vermek bir sadakadır.) [Taberani]
(Selam vermek sadakadır.) [Buhari]
FITIR SADAKASI (FİTRE) NEDİR?
Fıtır sadakası nedir?… Fıtır sadakası ile ilgili hadisler nelerdir?… Fitre ile yükümlü olmak için gereken şartlar nelerdir?… Fitre nelerden verilir?… Fitre kimlere verilir, kimlere verilmez?… Fitre ne zaman verilir?… Fitre miktarı ne kadar?… Fitre ile ilgili merak edilen tüm bu soruların cevabını sizin için hazırladık.
FITIR SADAKASI (FİTRE) NEDİR?
Fıtr sözlükte “Orucu açmak”, fitre de “Yaratılış” anlamına gelir. Buna “Fıtır sadakası” denir ki, fıtrat sadakası, yani sevap için verilen yaratılış atıyyesi demektir. Dini bir terim olarak şöyle tanımlanır: Ramazan Bayramı’na yetişen ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velâyetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle yükümlü bulundukları mâlî bir ibadettir.
Fıtır sadakası, Ramazan orucunun farz kılındığı hicretin 2. yılı Şaban ayında, zekâttan önce meşru kılınmıştır. Bu bir yardımlaşma olup, orucun kabulüne, ölüm sırasındaki sıkıntılardan ve kabir azabından kurtuluşa bir vesiledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye ve onların da bayram sevincine katılmalarına bir yardımdır.
Fitre hadis deliline dayanır. İlgili hadisler aynı zamanda onun uygulama şartlarını da belirler.
FITIR SADAKASI (FİTRE) İLE İLGİLİ HADİSLER
Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fitrenin, insanlar Bayram Namazı’na çıkmadan önce verilmesini emretmiştir” (Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, IV, 183.)
Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fıtır sadakasını 1 sâ’ (ölçek) hurma ve 1 sâ’ arpa olmak üzere köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.” (Buhârî, Zekât, 76; Müslim, Zekât, 12 .)
Ebû Said el-Hudrî (r.a)’den rivayet edilen bir hadiste fitre verilebilecek maddeler ve miktarları şöyle belirlenir: “Biz Peygamber devrinde fitreyi, yiyecek maddelerinden 1 sâ’ olarak verirdik. O zaman bizim yiyeceğimiz arpa, kuru üzüm, hurma ve keş (yağı alınmış peynir) idi.” (Buhârî, Zekât, 74; A. İbn Hanbel, III, 73, 98.)
İbn Abbas (r. anhümâ)’nın naklettiği bir hadiste şöyle buyurulur: “Rasûlullah (s.a.s) oruçluları gereksiz ve çirkin sözlerden arındırmak ve yoksullara yiyecek sağlamak için fitreyi farz kılmıştır. Fitreyi kim namazdan önce öderse, bu makbul bir zekât, kim de namazdan sonra öderse, herhangi bir sadaka olur.” (Buhârî, Zekât, 70, 71, 77; Müslim, Zekât, 12 , 13, 16)
Abdullah b. Sa’lebe (r.a) şöyle nakletmiştir: “Rasûlullah (s.a.s) Ramazan Bayramı’ndan bir veya iki gün önce bir konuşma yaparak şöyle buyurdu: “Buğdaydan, arpadan veya hurmadan 1 sâ’ını hür veya köle, küçük veya büyükler için sadaka olarak veriniz.” (A. İbn Hanbel, V, 432.)
İbn Abbas’ın rivayet ettiği hadis şöyledir: “Fitre sadakası buğdaydan iki müd’dür.” (Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, IV, 183.)cocuk fakir
FİTRE İLE YÜKÜMLÜ OLMAK İÇİN GEREKEN ŞARTLAR NELERDİR?
1. Müslüman: Fitre yükümlüsünün Müslüman olması gerekir. Ancak Şâfiî Mezhebi’nden bir görüşe göre, gayr-i müslim bir kimsenin, bakmakla yükümlü olduğu Müslüman yakınının fitresini ödemesi gerekir.
2. Mal varlığı: Hanefîlere göre fitre sadakası ile yükümlü sayılmak için, kişinin Ramazan Bayramı’nın birinci günü, temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olması gerekir. Zekât nisabından farklı olarak, sahip olunan malın “artıcı (nâmî)” özellikte olması ve üzerinden bir yıl geçmiş bulunması gerekmez. Temel ihtiyaçlar mesken, elbise, ev eşyası, binit, silah, hizmetçi, ailenin bir yıllık geçim masrafları ve borçlarıdır. Nisap miktarı iki yüz dirhem gümüş veya yirmi miskal altın veya bunların kıymetine denk bir maldır.
Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise, fıtır sadakasının vücûbu için, zenginlik ölçüsü olan nisaba mâlik olmak şart değildir. Temel ihtiyaçlarının dışında, bayram gün ve gecesinde yetecek kadar azığa sahip olmak yeterlidir.
3. Ehliyet: Ebû Hanife, Ebû Yûsuf ve diğer üç mezhep imamının ortak görüşüne göre, fıtır sadakasının mâlî yönü ağır bastığından dolayı bununla yükümlülük için akıllı ve ergen olmak şart değildir. Bu yüzden küçüğün ve akıl hastasının malından da velisinin fitre vermesi gereklidir. Fitrenin ibadet yönünü üstün kabul eden, Hanefîlerden İmam Muhammed ve Züfer’e göre ise, küçüklerin ve akıl hastalarının malından fıtır sadakası gerekmez.
4. Velâyet ve bakmakla yükümlülük: Bir kimsenin, kendi dışındaki kişinin fıtır sadakası ile yükümlü sayılması için, bu kişinin onun velâyeti altında olan ve bakmakla yükümlü bulunduğu kişilerden olması gerekir. Buna göre bir kimse velâyeti altında bulunan küçük çocuklarının veya akıl hastası olan yakınlarının fitresini vermekle yükümlüdür. Ramazan Bayramı’ndan önce vefat eden oğlunun çocukları da bu kapsamdadır. Buna karşılık kişinin bakımlarını üstlenmiş olsa bile, ana babası, büyük çocukları, karısı, kardeşleri ve diğer yakınları için fıtır sadakası vermesi gerekmez. Bununla birlikte vekâletleri olmadığı halde bu kişiler için fıtır sadakası verse, bu yeterli olur. Böylece yoksullar bununla Bayram Namazı’ndan çıkmadan önce ihtiyaçlarını karşılamış olurlar.
5. Vakit: Hanefîlere göre, fıtır sadakası Ramazan Bayramı’nın 1. günü fecrin doğuşu ile vâcip olur. Çünkü fitre bayrama ait kılınmıştır. Böylece oruç tutmanın yasaklandığı bir günde, fitre ile yoksul Müslümanların sevinçle bayrama katılmaları amaçlanmıştır.
Fitre, Ramazan Bayramı’ndan bir veya iki gün öncesi ile Bayram Namazı arasında ödenir. Böylece yoksullar bununla, Bayram Namazı’ndan çıkmadan önce ihtiyaçlarını karşılamış olurlar. Bununla birlikte fitre, Ramazan!ın girmesinden
itibaren, hatta Ramazan ayı girmeden önce de ödenebilir. Bayram gününden sonraya kalırsa, yükümlülük düşmez ve ilk fırsatta ödenmesi gerekir.
Fakihler fitrenin bayram günü sabah vakti girdikten sonra ve namaz kılınmadan önce verilmesinin müstehap olduğu hususunda görüş birliği içindedir. Dayandıkları delil, Abdullah İbn Ömer (r. anhümâ)’den rivayet edilen şu hadistir: “Hz. Peygamber fitrenin, insanlar bayram namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir” (Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, IV, 183.)
FITIR SADAKASI (FİTRE) NELERDEN VERİLİR?
1) Arpa, kuru hurma ve kuru üzümün fitre miktarı, şer’î ölçüye göre yaklaşşık 3 kg., örfî ölçüye göre ise 3,33 kg. olur.
2) Buğday ve aynı hükümde olan, buğday unu ve kavut için ise şer’î ölçüye göre yaklaşık 1,5 kg., örfî ölçüye göre ise 1,66 kg. olur.
Bu iki tür ölçekten (şer’î ve örfî ) birisini tercih etmek mümkün olmakla birlikte örfî ölçek daha fazla olduğu için yoksulların yararınadır ve daha çok sevap kazanmaya sebep olur.
Yukarıdaki dört cins gıda maddesi yerine kıymetleri de verilebilir. Ancak yoksullar bu maddelerin kendilerine muhtaç oldukları zaman, fitreyi kendi cinslerinden vermek daha faziletlidir
FITIR SADAKASI (FİTRE) KİMLERE VERİLİR?
Fitre, verileceği yerler bakımından her durumda zekâtın benzeridir. Ayet-i kerimede açıklanmıştır. “Sadakalar (zekatlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi 60)
Bir kimse fitresini bir veya bir kaç yoksula verebilir. Birden çok kimseler de fitrelerini bir kaç yoksula veya tek yoksula verebilirler.
Fitre yükümlünün bulunduğu yerdeki yoksullara verilmelidir. Başka yerlere gönderilmesi mekruhtur.
FITIR SADAKASI (FİTRE) KİMLERE VERİLMEZ?
Fitrenin, Tevbe Sûresi’nin 60. ayetinde sayılanlar dışında kalan kişi ve kuruluşlara verilmesi caiz değildir.
Ayrıca fitre verilecek kişi, bu şartları taşısa bile; Ana, baba, büyük ana ve büyük babalarına, oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklarına fitre verilmez.
FITIR SADAKASI (FİTRE) NE ZAMAN VERİLİR?
Hanefîlere göre, fıtır sadakası ramazan bayramının 1. günü fecrin doğuşu ile vâcip olur.
Fitre, Ramazan bayramından bir veya iki gün öncesi ile bayram namazı arasında ödenir. Böylece yoksullar bununla, bayram namazından çıkmadan önce ihtiyaçlarını karşılamış olurlar. Bununla birlikte fitre, Ramazan’ın girmesinden itibaren, hatta Ramazan ayı girmeden önce de ödenebilir. Bayram gününden sonraya kalırsa, yükümlülük düşmez ve ilk fırsatta ödenmesi gerrekir.
2015 FITIR SADAKASI (FİTRE) MİKTARI NE KADAR?
Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı 2015 yılı Ramazan ayının başlangıcından 2016 yılı Ramazan’ın başlangıcına kadar en düşük sadaka-i fıtır miktarını 11,50 TL olarak belirledi.
Belirlenen bu miktar, “asgari miktar” olup, sadaka-i fıtırda verilecek meblağ konusunda bir üst sınır bulunmuyor. Bu konuda ideal olanın, herkesin kendi hayat standartlarına göre asgari günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağı vermesi olarak belirtiliyor. Söz konusu yardım, gıda gibi ayni olarak veya para şeklinde nakdi olarak ödenebilir.
Sadaka Yerine Geçen Ameller - Sadaka sayılan şeyler nelerdir?
Sadaka, Allah rızası için fakirlere, muhtaç kimselere,
karşılıksız olarak verilen şey; yapılan yardım, her türlü iyilik; Allah yolunda
yapılan harcamadır.(1)
Yapılan herhangi bir yardım veya iyiliğin sadaka sayılabilmesi için şu üç
özelliğin birlikte bulunması gerekmektedir.
1. Allah rızası için yapılmalıdır,
2. Özellikle fakir ve ihtiyacı olan kişilere yapılmalıdır,
3. Karşılıksız olarak yapılmalıdır.
Bu üç şart birlikte gerçekleşmezse verilen şey sadaka olarak değer kazanmaz.
Sadaka, Allah’ın buyruklarına uymanın açık bir işareti ve fiili bir şahididir.
Sadakanın bir çok çeşidi vardır ve bunları fırsat bilmelidir. Peygamber Efendimiz
(s.a.v.)’in hizmetinde bulunmuş olan Enes bin Mâlik (r.a.) buyurdu :
“Birgün Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) öyle güzel ve tatlı sözler söyledi ki biz
İslâm’ı bileliden beri, o sözlere sevindiğimiz kadar sevindiğimizi bilmiyoruz.
Şöyle buyurdular :
Mü’min olan kimse yoldan gelen geçene zahmet ve eziyet veren şeyi kaldıracak
olsa, Allâhü Teâlâ ecir vermekle o kişiyi sevindirir. Gidecek yolunu bilmeyen
kimseye yol gösterse bu da sadakadır. Her türlü hayırlı şeyleri göstermekte ecir
vardır. Dilinde tutukluk olan kimseye başkasına bir şey anlatırken yardımcı olmak
da sadakadır.
Sadaka diye niyet edilen her işe sadaka sevabı verilir : Sübhanallah, lâ ilâhe
illallah, Allâhü ekber demek, haram işlememek için hanımına yaklaşmak, iki kişi
arasında adaletli olmak sadakadır.
Bineğine bir şey yükleyene veya ondan birşey indirene yardımcı olmak sadakadır.
Tatlı söz söylemek, din kardeşinin yüzüne tebessüm etmek sadakadır. Namaza
giderken atılan her adım sadakadır. Kendisine ve ailesine yaptığı her harcama
sadakadır. Fidan dikmek veya insanlar, hayvanlar ve kuşlar yesin diye bir şey
ekmek de sadakadır.
Faydalı bir ilim öğretmek, su yolu açmak veya su kuyusu kazmak, câmi bina etmek,
Mushaf vakfetmek, vefat ettikten sonra kendisi için istiğfar edecek birini
bırakmak da sadakadır.
Bütün Müslümanlar için istiğfar etmek, Resûlullah’a (s.a.v.) salavât-ı şerîfe
getirmek de sadakadır.
Damızlık hayvanı, kova ve benzeri eşyaları emanet vermek sadakadır. Bir hayvanı,
bineği Allah yolunda cihada hazırlamak da sadakadır.
İki hasmın arasını düzeltmek de sadakadır.
Neler sadakadır?
Sual : Neleri yapmak, sadaka olur?
CEVAP
Allah rızası için yapılan her iyilik, sadakadır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki :
(Kendine ve çoluk çocuğuna harcadıkların birer sadakadır.) [Beyheki]
(Her iyilik, sadakadır.) [Tirmizi]
(Güzel söz, sadakadır.) [İ. Ahmed]
(Güler yüzle selam vermek, sadakadır.) [Beyheki]
(Din kardeşine güler yüz göstermek, sadakadır.) [Tirmizi]
(Bir ağaçtan yenilen veya çalınan şeyler, o ağacı diken için sadaka olur.)
[Müslim]
(Birine iyi şeyler öğretmek, kötülük yapmasını önlemek, sorana yol göstermek,
sokaktaki zararlı şeyleri temizlemek, birer sadakadır.) [Tirmizi]
(Herkesin eklem yeri kadar sadaka vermesi gerekir. Sübhanallah, Elhamdülillah, La
ilahe illallah veya Allahü ekber demek, birer sadakadır. İyiliği tavsiye etmek,
kötülüğe önlemeye çalışmak, birer sadakadır. İki rekât kuşluk namazı kılmaksa,
bütün bunları karşılar.) [Müslim]
(Emr-i maruf, nehy-i münker yapmak sadakadır.) [Müslim]
(Müdara etmek sadakadır.) [Deylemi]
(Hastanın nefes alıp vermesi sadakadır.) [Hatib]
(Camiye giderken atılan her adım da bir sadakadır.) [İ. Ahmed]
(Ölümü hatırlamak sadakadır.) [Deylemi]
(Borçlu fakire, ödemesi için mühlet verenin, her günü, bir sadaka olur.)
[Taberani]
(Yolunu kaybetmişe yol göstermek bir sadakadır.) [C. Sagir]
(Zevcine hizmet sadakadır.) [Deylemi]
(Nikâhlısıyla beraber olmak sadakadır.) [Müslim]
(Haramdan sakınanla, istişare etmek sadakadır.) [Deylemi]
(Kötülük yapmaktan sakınmak bir sadakadır.) [İbni Ebiddünya]
(Ödünç vermek bir sadakadır.) [Taberani]
(Selam vermek sadakadır.) [Buhari]
--------------
Yüce Rabbimiz; “Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir
zamana kadar ertelesen de, sadaka verip iyilerden olsam! demeden önce, size
verdiğimiz rızıktan harcayın.”(2)
“Ey iman edenler! kazanlıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için
çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın…”(3) buyurarak inananlara sadaka
vermeyi emretmekte,
Gerçek müminleri ise; “Kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda
harcarlar.”(4)
“Onlar bollukta, darlıkta Allah yolunda harcarlar.”(5) diye tarif etmektedir.
Sadaka, Allah’ın rızasını kazanmanın, dünya ve ahiret mutluluğunu elde etmenin
yoludur.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim'de; Allah yolunda yapılan her iyi ve güzel
davranışın karşılığını vereceğini belirterek şöyle buyurmaktadır :
“Allah müminlerden mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) Cennet
karşılığında satın almıştır.”(6)
“Kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah
katında bulursunuz.”(7)
“Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları)
başa kalkmayan ve gönül incitmeyenlerin Rabbleri katında mükafatları vardır.
Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.”(8 )
“Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse
bilmez.”(9)
“…Sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar….var ya, işte onlar için Allah
bağışlama ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.(10)
“Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir
şeyi ortak koşmasın.”(11)
Sadaka, malı eksiltmez(12), malı çoğaltır ve bereketlendirir.
Bir kutsi hadiste : “Ey Ademoğlu! İnfak et ki, Ben de sana infak edeyim.”(13)
buyrulmaktadır.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v), Hz. Ebu Bekir’in kızı Esma’ya şu
tavsiyede bulunmuştur.
“Ey Esma! Cimri olma ki, Allah da sana eksik vermesin. Saymadan ver ki, Allah da
sana saymadan versin. Kesenin ağzını bağlama ki, Allah da sana nimetini eksik
etmesin, kesenin ağzını bağlamasın. İnfak et ki Allah da sana infak etsin.”(14)
Sadaka, Allah’ın verdiği nimetlere şükrün ifadesidir.
Yüce Rabbimiz; verdiği nimetlere şükretmemizi emretmekte, nankörlük etmememizi.
(15) istemekte, “Verdiği nimetlere şükrettiğimiz takdirde bize nimetlerini
artıracağını, (16); “Kıyamet gününde, bize verilen her türlü nimetten hesaba
çekileceğimizi” bildirmektedir.”(17)
Sadaka, dünyada yoksulun, ahirette verenin yüzünü güldüren ve insanı Rabbine
yaklaştıran bir bağıştır.
Sahabe-i Kiramın sevgili Peygamberimiz (sav)'e, "Ya Resulallah! Allah yolunda ne
infak edelim?" Diye sormaları üzerine, Yüce Rabbimiz : “(Ya Muhammed!) Sana Allah
yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki : ihtiyaçtan arta kalanı.”(18 )
(harcayın) buyurmuştur. “Biz hayır olarak ne verirsek, şüphesiz Allah onu
bilmektedir.”(19) “Allah harcadığımız her şeyin karşılığını verecektir.”(20)
“Zerre ağırlınca bir hayır işleyen onun karşılığını görecektir.”(21)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) : “(İyilik yapmak ve) iyiliği tavsiye etmek sadaka
olduğu gibi kötülükten sakınmak ve başkalarını da sakındırmak sadakadır.”(22)
"Sadaka vermede acele ediniz, zira bela sadakanın önüne geçemez.”(23)
“Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde, Allah Teala yedi insanı Arşın
gölgesinde barındıracaktır. (Bunlardan biri de), sağ elinin verdiğini, sol elinin
bilmeyeceği kadar sadakayı gizli veren kimsedir.” buyurmuşlardır.(24)
Ömer b. Abdülaziz : “Namaz seni yolun yarısına, oruç da Melik’in kapısına,
sadaka ise Melik’in huzuruna iletir.” demiştir.
Nitekim Yüce Rabbimiz “Kullarım, Beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki) gerçekten
Ben (onlara) çok yakınım.”(25) buyurmaktadır. İki kutsi hadiste ise bu gerçek
şöyle ifade edilmektedir.
“Ben kulumun zannına (inancına) göreyim. Kulum Beni zikrettiğinde, Ben onunlayım.
(Rahmetim, tevfik ve yardımım onunla beraberdir). O Beni kalbinde gizlice
zikrederse, Ben de onu bu şekilde anarım. Beni bir toplum içinde zikrederse, Ben
de kulumu o toplumdan daha hayırlı bir toplum içinde (Rahmetimle) anarım.”(26)
“Kulum bana bir karış yaklaştığı zaman, Ben ona bir arşın yaklaşırım; O Bana bir
arşın yaklaşınca, Ben ona bir kulaç yaklaşırım; O bana yürüyerek geldiği zaman,
Ben ona koşarak varırım.”(27)
“Sensin bize bizden yakın, / Görünmezsin hicap nedir?”(28 )
Dizeleriyle Yunusumuz bu gerçeği ne güzel ifade etmiştir.
Sadaka, belayı önler, ömrü uzatır, hataları yok eder ve insanı cehennem
ateşinden korur.
Sevgili Peygamberimiz : “Az da olsa gücünüz yettiği kadar sadaka veriniz.” (29)
“Yarım hurma ile de olsa; kendinizi cehennem ateşinden koruyunuz, o kadarını da
bulamayanlar güzel bir sözle bile olsa kendilerini korusunlar.”(30) “güzel bir
söz;(31) her meşru ve güzel bir iş sadakadır.(32)
“Bir hurma da olsa sadaka verin, çünkü o bir hurma açlığı giderir. Suyun ateşi
söndürdüğü gibi, sadaka da hataları yok eder.”(33)
“Sadaka Allah’ın öfkesini söndürür ve kötü ölümü bertaraf eder.”(34)
“Sadaka, belayı önler ve ömrü uzatır.”(35); ”Suyun ateşi söndürdüğü gibi
günahların azabını söndürür.”(36) buyurmuşlardır.
İbni Ebi Ca’d : “Sadaka yetmiş kötülük kapısını kapatır.”diyor
Hz. Lokman, oğluna : “Oğlum! Bir hata işlediğinde hemen arkasından sadaka
ver.”(37) tavsiyesinde bulunmuştur.
Şunu iyi bilmeliyiz ki; “Az sadaka çok belayı defeder.”
Sadaka, en kıymetli, en iyi, en temiz, en güzel ve en sevimli malı
Allah rızası için infak etmektir. Zira, Allah Teala temizdir. Ancak temiz olanı
kabul eder.(38 )
Hz. Peygamber : “Helaldan kazandığı malını infak edenlere müjdeler
olsun.”(39) buyurmuştur.
Servetinin iyisini kendisine bırakıp, kötüsünü Allah yolunda infak
etmek insan için uygun bir davranış değildir. İnanan insan malının kötüsünü
değil, iyisini Allah yolunda infak eder.
Yüce Allah : “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık
olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse, gözünüzü
yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki
Allah zengindir, övgüye layıktır.”(40) buyurmaktadır.
Bir Hadis-i Şerifte; “Kim helal kazancından bir sadaka verirse Allah
onu kabul eder.”(41) Diğer bir hadis-i Şerifte ise : “Sadakanın en değerlisi;
fakirin gücü nispetinde gizlice başka bir fakire verdiği sadakadır.”(42)
buyurulmuştur.
Sadaka : Bir nevi Allah’a ödünç vermedir. Verilen bu sadakanın
karşılığını Allah kat kat verecektir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de : “Ey iman
edenler! Eğer siz Allah’a (Allah’ın kullarına) yardım ederseniz, Allah da size
yardım eder."(43)
“Eğer Allah’a güzel bir borç verirseniz Allah onu size kat kat öder
ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını verendir, Halim’dir (hemen
cezalandırmaz, mühret verir)”(44) buyrulmaktadır.
Sevgili Peygamberimiz : “Hangi Müslüman çıplaklığından dolayı bir
Müslümana elbise giydirirse, Allah da ona cennet elbiselerinden giydirir. Bir
müslüman açlığından dolayı bir müslümanı doyurursa, Allah da onu kıyamet günü
cennet meyvelerinden doyurur. Hangi müslüman susuzluğundan dolayı bir müslümana
su içirirse, Allah Teala da Onu kıyamet gününde “Rahik-i mahtum’dan” içirir.”(45)
Yapılan her türlü yardım ve iyilik sadakadır. İyilik ve mutluluğa ulaşmanın yolu
sadakadan geçmektedir. Yüce Rabbimiz : “Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda)
harcamadıkça “iyiliğe ulaşamasınız”(46) buyurmaktadır.
“İyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere
inanmak, (Allah’ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda
kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcamak, namaz kılmak, zekat
vermek, anlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirmek, sıkıntı, hastalık ve
savaş zamanlarında sabretmektir.” Kuran-ı Kerim'in beyanına göre :
“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz (den ibaret)
değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere
iman edenlerin; mala olan sevgisine rağmen onu yakınlara, yetimlere, yoksullara,
yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere
verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren, anlaşmaları yaptıklarında
sözlerin yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zaman
(direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır.”(47)
İyilikte bulunan kulların özellikleri ve karşılaşacakları mükafatlar
ise şöyle tarif edilmektedir.
“İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten
içerler.”
“Bu Allah’ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir
pınardır.” Bir pınar ki, Allah’ın kulları ondan içer, O’nu (istedikleri şekilde)
fışkırtıp akıtırlar. O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı
kuşatmış bir günden korkarlar. Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire
yedirirler. (yedirdikleri kimselere şöyle derler : ) “Biz size sırf Allah rızası
için yediriyoruz. Sizden bir teşekkür ve karşılık beklemiyoruz.”(48 )
Rivayete göre bu Ayet-i Kerimeler : Ehli Beyt hakkında nazil olmuştur.
Sevgili Peygamberimizin torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hastalanırlar. Hz. Ali
ve Hz. Fatıma üzüntü içindedirler. Sahabe-i Kiramdan bazıları Hz. Fatma ve Hz.
Ali’ye çocuklarının hastalıktan kurtulmaları için Allah yolunda adak yapmalarını
önerirler. Hz. Ali ve Fatıma çocukları hastalıktan kurtuldukları takdirde üç gün
oruç tutmayı adak yaparlar. Hz. Hasan ile Hüseyin sağlıklarına kavuşurlar. Hz.
Ali ile Fatıma adak oruçlarını tutmaya başlarlar. İlk günün akşamında iftar
vaktinde kapıya bir miskin gelerek yardım talebinde bulunur. Hz. Ali ve Fatıma
iftar için hazırladıkları tüm yiyeceklerini miskine ikram ederler, kendileri
oruçlarını su ile açarak yetinirler ve ertesi günün orucuna niyet ederler. İkinci
gün akşamı iftar esnasında kapıya bir yetim gelerek Hz. Fatıma ve Ali’den yardım
talebinde bulunur. Hz. Ali ve Fatıma hazırladıkları yiyecekleri yetime ikram
ederler, kendileri su ile oruçlarını açıp, ertesi gün için oruçlarına niyet
ederler. Üçüncü günü iftar vaktinde kapıya bir esir gelir, Hz. Ali ve Fatıma’dan
yardım talebinde bulunur. Hz. Ali ve Fatıma hazırladıkları yiyeceklerini kapıya
gelen esire verirler ve arkasından şöyle derler, biz size sırf Allah rızası için
yediriyoruz, sizden bir teşekkür ve karşılık beklemiyoruz, derler. Oruçlarını su
ile açarak yetinirler. ...
Sadakanın en üstünü, kişinin ilim öğrenip sonra da onu bir müslüman kardeşine
öğretmesi(49) ve hayrı devam eden bir yardımda bulunmasıdır ki, biz buna sadaka-i
Cariye diyoruz.” Müslümanın hayatta iken yaptırdığı cami, okul, hastane, çeşme,
köprü v.b. sosyal hizmetler Sadaka-i Cariyedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu hususta şöyle buyurmuşlardır. “İnsanoğlu öldüğü
zaman amel defteri kapanır. Üç şey onun amel defterinin açık kalmasını sağlar :
1. Sadaka-i Cariye, (hayrı devam eden iyilikler)
2. Yararlanılan ilim.
3. Kendisine dua eden hayırlı evlat"(50)
“İnanan kişinin hayatta iken öğrenip neşrettiği ilim, geride bıraktığı salih bir
evlat, miras bıraktığı bir Mushaf (Kur’an-ı Kerim), inşa ettiği bir mescit,
yolcular için yaptırdığı bina (misafirhane), yaptırdığı bir çeşme hayatta ve
sağlıklı iken verdiği her şey sadakadır."(51)
“Her tesbih bir sadaka, her hamd bir sadaka, her tehlil (la ilahe illallah demek)
bir sadaka, her tekbir sadaka, iyiliği tavsiye etmek sadaka, kötülükten
sakındırmak sadakadır…”(52)
“Bir Müslüman bir ağaç diker de, onun meyvesinden bir insan yahut bir hayvan
yerse, muhakkak o ağaç sahibi için sadakadır.”(53)
“Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa, bu ona
sadaka olur. Hatta Müslümanın Müslüman kardeşine güler bir yüz göstermesi de
sadakadır.”(54)
Sadakaları gizli ve aşikar vermek mümkündür. Fakat gizli olarak vermek daha
güzeldir.
“Eğer sadakaları (zekat ve benzeri hayırları) açıktan verirseniz ne güzel! Fakat
gizleyerek fakirlere verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır ve günahların bir
kısmına da kefaret olur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”(55)
“Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayan var ya, onların
Rabblerin katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur, onlar mahzun da olacak
değillerdir.”(56)
Bu Ayeti Kerime Hz. Ebu Bekir hakkında nazil olmuştur.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), Sahabe-i Kiramdan, Tebük seferine
çıkan orduya yardım etmelerini istemiş, bunun üzerine Hz. Ali elinde bulunan dört
dinardan birini gece, birini gündüz, birini gizli, birini açıktan infak etmiştir.
Hz. Ömer malının yarısını infak ederek, bu konuda herkesi geçtiğini
zannetmiştir. Fakat Hz. Ebu Bekir, tüm malını Allah yolunda infak etmiştir.
Bunun üzerine, Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Çoluk çocuğuna ne
bıraktın, ya Eba Bekir?" diye sormuş, Hz. Ebu Bekir de, “Allah ve Resulünü
bıraktım Ya Resulallah!” diye cevap verir. Bu olaydan sonra Hz. Ebu Bekir evine
dönerek, abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra; “Ya Rabbi! her şeyimi Senin
rızan için infak ettim. Şimdi bir dileğim daha var, o da şudur. Kıyamet gününde
benim bu nazik vücudumu o kadar büyüt ki, vücudum cehennem ateşi üzerini
kaplasın, müminlerden cehenneme gireceklerinin yerine beni yak, Ya Rabbi! diye
dua eder. Yukarıda geçen Bakara Suresinin 274. Ayeti Kerimesi nazil olunca, Hz.
Peygamber (s.a.v.); “Çok mal biriktirenler sefildir.” buyurmuşlardır. Sahabe-i
Kiramdan biri bunun hiçbir istisnası yok mu? Ya Resulallah! diye üç defa sormuş,
Peygamber Efendimiz (sav) mübarek elleriyle işaret ederek, malıyla sağından ve
solundan şöyle ve şöyle, arka ve önünden şöyle ve şöyle infak edenler bunun
dışındadır buyurmuşlardır. Diğer bir Ayeti Kerimede, “Mallarını Allah yolunda
harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz dane bulunan bir
tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfü geniş olandır,
hakkıyla bilendir.”(57) buyrulmaktadır. Bu Ayeti Kerime nazil olunca, Sevgili
Peygamberimiz, üç defa “Ya Rabbi! ümmetime daha da artır.” diye dua etmiş ve
arkasından; “Muhakkak sabredenlere, mükafatları hesapsız ödenecektir”(58 )müjdesi
gelmiştir.
Mehmet Emin BAYAR, Din Hizmetleri Müşaviri
Sadakanın ömrü uzatması ile ilgili cevap için tıklayınız...
Dipnotlar :
(1) Türk Dil Kurumu sözlüğü Sadaka maddesi
(2) Münafikun 63/10
(3) Bakara : 2/267
(4) Bakara : 2/3
(5) Al-i İmran 3/134
(6) Tevbe : 9/111
(7) Müzemmil : 73/20
(8 ) Bakara : 2/262
(9) Secde 32/17
(10) Ahzab 33/35
(11) Kehf : 18/110
(12) Müslim : Birr 69; Muvatta Sadaka 12
(13) Buhari, Zekat 28; Müslim Zekat 57
(14) Buhari, Zekat 21;Müslim, Zekat 88; Tirmizi, Birr 40
(15) Bakara, 2/152
(16) İbrahim 14/7
(17) Tekasür, 102/8
(18 ) Bakara, 2/219
(19) Bakara, 2/273
(20) Sebe, 34/39
(21) Zilzal, 99/7
(22) Müslim Misafirin 48, Zekat 56; Buhari, Sulh 11
(23) Fey’zül Kadir, 3/195
(24) Buhari, Ezan 36, Zekat 16; Müslim, Zekat 91
(25) Bakara 2/186
(26) Riya-üz- Salihin Tercemesi cilt 3 sayfa 38-39 h. no. 1464
(27) Buhari, Tevhid 50; Müslim, Zikir 2,3 20-22
(28 ) Yunus Emre
(29) Buhari, Zekat 21
(30) Buhari, Zekat 10, 9, Edeb 34; Müslim, Zekat 66-67
(31) Buhari, Edeb 34, Müslimi, Zekat 56
(32) Buhari, Edeb 33; Müslim, Zekat 53
(33) R,iyaz’üz Salihin, .
(34) Tirmizi, Zekat 28
(35) Defterdar S.M. Paşa Devlet Adamlarına öğütler, 124
(36) Riyaz’ül Salihin Hadis no 1525
(37) Lokman :
(38 ) Buhari, Zekat 8; Müslim, Zekat 68
(39) Bezzar
(40) Bakara : 2/267
(41) Buhari, Tirmizi
(42) Hadis-i Şerif
(43) Muhammed 47/7
(44) Tegabun : 64/17
(45)Tirmizi, Kıyamet 42
(46) Al-i İmran : 3/92
(47) Bakara : 2/177
(48 ) Derh : 76/5-8
(49) Kütüb-ü Sitte Muhtasarı c. 16 s. 548 H. no. 6060
(50) Müslim, zikir 23, 20/22; Buhari Tevhid 50
(51) Kütüb-ü Sitte Muhtesarı, c.16 s. 547 H. no. 6059
(52) Müslim Misafirin, 84, Zekat : 56; Buhari Sulh : 11, Cihad 72
(53) Sahih-I Buhari Muhtesarı, c. 12, sayfa 129
(54) Buhari, Nafakat 1, İman 41; Müslim, Zekat 48
(55) Bakara : 2/271
(56) Bakara 2/274
(57) Bakar : 2/261
(58 ) Zümer 39/10