Blog & Güncel Makaleler
Çalışanların iş güvencesini sağlayan en önemli yollardan biri işe iade davasıdır. Haksız veya geçersiz nedenle iş sözleşmesi feshedilen işçi, belirli şartları taşıması halinde işine geri dönme hakkını iş mahkemesinde açacağı işe iade davası ile elde edebilir. Bu yazımızda işe iade davasının ne olduğu, nasıl açılacağı ve sonuçlarının neler olabileceğini detaylı olarak ele aldık.
İşe iade davası, işveren tarafından geçerli bir neden olmaksızın iş akdi feshedilen işçinin, işe geri dönmek amacıyla açtığı davadır.
İş Kanunu’na göre, işverenin fesih hakkını kullanabilmesi için geçerli sebepler sunması gerekir. İşçinin performans düşüklüğü, işletmesel gerekçeler, işyeri kapanması gibi nedenler geçerli fesih nedeni olabilir. Ancak fesih keyfi şekilde yapılmışsa, işçi işe iade davası açarak iş güvencesi hakkını koruyabilir.
İşe iade davası açabilmek için bazı hukuki şartların bulunması gerekir. Bunlar:
İşyerinde en az 30 işçi çalışıyor olmalı,
İşçi, aynı işyerinde en az 6 ay çalışmış olmalı,
İşçi belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıyor olmalı,
İşverenin feshi geçerli bir nedene dayanmıyor olmalı.
Bu şartları taşıyan işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmalıdır.
İşe iade davası süreci şu adımlardan oluşur:
Arabuluculuk Başvurusu: İşçi, fesih bildiriminin ardından 30 gün içinde arabuluculuk başvurusu yapmalıdır.
Arabuluculuk Süreci: İşçi ve işveren arabulucu huzurunda uzlaşmaya çalışır. Uzlaşma sağlanamazsa, arabuluculuk son tutanağı ile dava açılabilir.
İşe İade Davası Açılması: İşçi, arabuluculuk tutanağının ardından 2 hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açmalıdır.
İşe İade Davası Ne Kadar Sürer?
İşe iade davaları, iş güvencesi açısından hızlı sonuçlanması gereken davalardır. Bu nedenle kanun gereği en geç 4 ay içinde sonuçlanması öngörülmüştür.
İşe İade Davası Sonuçları Nelerdir?
İşe iade davası sonucunda mahkeme iki farklı karar verebilir:
İşe İade Kararı: Mahkeme, feshi geçersiz sayarak işçinin işe iadesine hükmeder. İşçi, kararın kesinleşmesinden sonra 10 iş günü içinde işverene başvurursa, işveren işçiyi tekrar işe almak zorundadır.
Tazminat Kararı: İşveren işçiyi işe başlatmazsa, mahkemece belirlenen en az 4, en çok 8 aylık ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Ayrıca, işçiye boşta geçen 4 aya kadar ücret ve diğer hakları da ödenir.
İşe İade Davasının İşçi ve İşveren Açısından Önemi
İşçi açısından: Haksız feshe karşı haklarını koruma imkânı verir, işe geri dönme veya tazminat alma hakkı sağlar.
İşveren açısından: İşten çıkarma sürecinde dikkatli olunmasını gerektirir, hukuka aykırı fesihlerin önüne geçer.
Sonuç
İşe iade davası, işçinin iş güvencesini sağlayan önemli bir hukuki yoldur. Doğru zamanda arabuluculuk başvurusu yapılması ve dava sürecinin dikkatle takip edilmesi, işçinin haklarını koruması için büyük önem taşır.
Eğer siz de haksız yere işten çıkarıldığınızı düşünüyorsanız, süreci zamanında başlatmak için uzman bir iş hukuku avukatından destek almanız hak kayıplarınızı önleyecektir.
Çalışma hayatında iş güvenliği tedbirleri alınmasına rağmen iş kazaları zaman zaman kaçınılmaz olabilir. Peki iş kazası nedir ve böyle bir durumda işçinin hakları nelerdir? Bu yazımızda, iş kazasının tanımını, işçinin yasal haklarını ve işverenin yükümlülüklerini detaylı olarak inceleyeceğiz.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre iş kazası;
İş yerinde meydana gelen,
İşin yürütülmesi sırasında oluşan,
İşveren tarafından sağlanan araçlarla işe gidiş-geliş esnasında yaşanan,
Görevli olarak işyeri dışında bulunduğu sırada gerçekleşen,
Emziren kadın işçinin süt izni sırasında oluşan,
ve işçiyi bedensel veya ruhsal olarak zarara uğratan olaylar iş kazası sayılmaktadır.
Bir iş kazası yaşandığında işçinin hem SGK’dan hem de işverenden talep edebileceği çeşitli haklar bulunmaktadır.
İş kazası nedeniyle istirahat raporu alan işçiye SGK tarafından “rapor parası” ödenir. Bu ödeme, işçinin çalışamadığı süre boyunca gelir kaybını azaltmayı amaçlar.
Eğer iş kazası sonucu işçinin çalışma gücünde kalıcı kayıp meydana gelirse, SGK tarafından maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
Muayene, ilaç, ameliyat ve diğer tedavi masrafları SGK tarafından karşılanır. Böylece işçi tedavi sürecinde maddi yük altında kalmaz.
İş kazasının işverenin iş güvenliği önlemlerini almaması neden kaynaklandığı durumlarda işçi;
Maddi tazminat (kazanç kaybı, tedavi masrafları vb.),
Manevi tazminat (acı ve ıstırabın karşılığı),
talep edebilir.
İş kazası sonucu işçinin vefat etmesi halinde ise yakınları;
Ölüm geliri (dul ve yetim aylığı),
Cenaze ödeneği,
İşverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı, elde edebilir.
İşveren, iş kazası meydana geldiğinde;
Olayı en geç 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek,
İş güvenliği önlemlerini almak,
Çalışanları iş sağlığı konusunda bilgilendirmek,
zorundadır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde işveren hem idari hem de hukuki sorumlulukla karşı karşıya kalabilir.
İş kazaları çalışanlar için önemli hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu nedenle işçilerin “iş kazasında hangi haklara sahip olduklarını” bilmeleri büyük önem taşır. İş kazası yaşayan bir işçi, hem SGK nezdinde başvuru yapabilir hem de gerekli hallerde işverene karşı tazminat davası açabilir. Unutmayın; iş kazası yalnızca bireysel bir olay değil, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün bir parçasıdır. Haklarınızı bilmek, olası mağduriyetlerin önüne geçmenin ilk adımıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu'nda, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Teklif, yargı, infaz, icra ve bilişim suçlarıyla mücadele alanlarında önemli değişiklikler getiriyor.
Kamuoyunda "Kovid-19 düzenlemesi" olarak da bilinen ve hükümlülerin kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılmalarını öngören düzenlemenin kapsamı genişletilerek 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçları da kapsayacak.
Ancak, AK Parti'nin önergesiyle, bazı ağır suçlar bu düzenlemenin kapsamından çıkarıldı. Buna göre, aşağıdaki suçlardan hükümlüler erken tahliye veya denetimli serbestlik imkanından yararlanamayacak:
Terör ve örgütlü suçlar.
Kasten Öldürme Suçları: Alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye yönelik kasten öldürme.
Cinsel Suçlar: Cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı.
Bu düzenlemeden yararlanacak hükümlüler için:
Toplam hapis cezası 10 yıldan az ise 1 ayını, 10 yıl ve daha fazla ise 3 ayını kapalı kurumda geçirmiş olma şartı aranacak.
Açık ceza infaz kurumunda en az 3 ay kalmış olma şartıyla denetimli serbestlikten 3 yıl erken yararlanma imkanı sağlanacak.
İhalenin Feshi Talebi: Nispi harç ve teminat yatırma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin ihalenin feshini talep etmesi halinde mahkeme, talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedebilecek.
İptale Tabi Tasarruflar: Geçici/kesin aciz belgesi düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten önceki 1 yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve karşılıksız tasarruflar iptale tabi olacak.
Avukatlara uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma olarak yeniden düzenlendi.
Disiplin cezaları, avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığına, özen ve doğruluk yükümlülüklerine uyulmaması gibi hallerde ihlalin niteliğine göre verilecek.
Bir disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren 5 yıl içinde yeni bir disiplin fiili işlenmesi halinde bir derece ağır ceza uygulanabilecek.
Dolandırıcılık Suçu: "Dolandırıcılık" suçunun yargılaması asliye ceza mahkemelerinde yapılacak.
Akıl Hastalığı: Kısmi akıl hastaları hakkında hem verilen cezanın infazı hem de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması amaçlanıyor.
Hakaret Suçu: Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü ileti ile işlenen "hakaret" suçu ön ödeme hükmünün kapsamına alınıyor (kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç).
Taksirle Yaralama: Taksirle yaralamaya ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor (Örnek: Tek kişinin yaralanması halinde alt sınır 3 aydan 4 aya, üst sınır 1 yıldan 2 yıla çıkarıldı).
Güveni Kötüye Kullanma: Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması nitelikli hal kabul edilerek verilecek ceza bir kat artırılacak ve bu hal uzlaştırma kapsamı dışında tutulacak.
Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması: Kamuoyunda "kurusıkı" olarak tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen silahlar bu suç kapsamına alınıyor. Silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor. Bu suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi nitelikli hal olarak düzenleniyor.
Ulaşım Araçlarının Engellenmesi: Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasının yanı sıra artık ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi de cezaya tabi olacak ve bu suçlara ilişkin cezalar artırılacak.
Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma: Örgüt kurma/yönetme ve örgüt üyeliği suçlarına yönelik hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor. Örgütün faaliyeti çerçevesinde çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek ceza artırılacak.
Bilişim suçlarıyla elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın 48 saate kadar askıya alınmasına banka/ödeme/kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından karar verilebilecek.
Askıya alma işlemi derhal Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirilecek ve Başsavcılık kararı 24 saat içinde verecek.
Suça konu menfaate, askıya alma süresi içinde hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının yazılı emri ile el konulabilecek.
Savcı, hakim veya mahkeme tarafından istenilen bilgi ve belgeleri 10 gün içinde gönderilmeyen mali kurumlara idari para cezası verilebilecek.
Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.
İhlalin ilk bakışta anlaşabildiği hallerde 24 saat içinde karar verilebilecek.
Hakimlik, ayrıca başvuranın adının ihlale konu internet adresleriyle ilişkilendirilmesine de karar verebilecek.
Verilen kararların gereğini yerine getirmeyen sorumlulara 1000 günden 5 bin güne kadar adli para cezası verilecek.
Kararın gereğinin yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılar tarafından yerine getirilmemesi durumunda, belli oranlarda (%50'den başlayıp %90'a kadar) internet trafiği bant genişliğinin daraltılması kararı verilebilecek.
Genel Sağlık Sigortası (GSS) Primleri: 1 Ocak 2016 tarihinden öncesine ait ödenmemiş GSS primleri ile gecikme cezası ve zammı gibi feri alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilecek. Ödenmiş olanlar iade edilmeyecek.
Esnaf ve Sanatkar Fiyat Tarifeleri: Esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, ilgili Birlik yönetim kurulu tarafından onaylanacak veya reddedilecek. İtiraz durumunda ise uzlaşma komisyonu nihai kararı verecek.
Bu düzenlemeler, teklifin yasalaşması halinde ilgili kanunlarda değişiklikler yaparak yürürlüğe girecektir.
Sosyal Medya