TAROT'UN KÖKENİ
TAROT'UN KÖKENİ
Tarot kartlarının ve oyununun kökenleri üzerine kesin bilgiler vermek imkânı yoktur. Bu nedenle konu üzerindeki bilgiler, çeşitli söylentilerden ibaret kalmaktadır. Tarot'un kökeninin Hindistan ya da Çin olduğunu söyleyenlerden, onu Yahudi Mistisizmi olan Kabala'ya bağlayanlara, Mısır'ın Kutsal Kitapları'ndan kaynaklandığını iddia edenlere dek, bir çok farklı yaklaşım bulunmaktadır. Aslında Tarot, tüm bu felsefî ve mistik öğelerin hepsini birden içinde barındıran bir yöntemdir.
Onu diğer kart oyunlarından ayıran en temel özelliği, Tarot'un sadece bir eğlence aracı olmayıp, geleceği gösteren bir "kehanet" simgesi olarak da kullanılmasıdır. Ayrıca her bir kartın simgelediği farklı semboller ve gizli anlamlar, onun yüzyıllardır etkinliğini kaybetmeden günümüze dek gelmesine yol açmıştır. Çeşitli gizli tarikatlar ve mistik okullar, Tarot kartlarında dünyanın ve evrenin düzeninin sembolize edildiğine inanmışlar ve onları geleneksel bir eğitim aracı olarak ele almışlardır.
Bütün bu mistik ve sipritüel anlamlarının yanı sıra, Tarot'un böylesine yaygınlaşmasının ve halka inmesinin sebebi, bu kartları kullanarak yapılabilen "kehanet"ler olmuştur. İnsanlar Tarot'u sadece geleceği bilmekte ya da tahmin etmekte kullanmazlar, ondan, günlük hayatlarını yola ve düzene sokmak için de yararlanırlar. Tıpkı bir ruh doktoruna gidip de danışma almak gibi, Tarot kartlarını her türlü problem ve sorun için kullanmak mümkündür. Değişik sorunlar için, farklı önerileri içeren Tarot açımlarına başvurmak gerekir.
Yıllar boyunca Tarot, öncelikle bir kumar oyunu ve daha sonra da falcılık için bir araç olarak görülmüştür. On sekizinci Yüzyıl'da Antoine Court de Gebelin adında bir araştırmacı, Tarot'un, Mısır Büyü Tanrısı tarafından kâinatın tüm bilgilerini müritlerine aktarmak için yazılmış olan "Thoth'un Kitabı"nın bir kalıntısı olduğunu açıklamıştır. On dokuzuncu Yüzyıl'da Eliphas Levi takma adıyla tanınan başka bir Fransız olan Alphonse Louis Constrant, bu kartlarla Kabala arasında bir bağlantı kurmuştur. O günden itibaren Tarot daha derinlemesine incelenmiş ve daha fazla anlam kazanmıştır.
On sekizinci Yüzyıl'ın başlarında Avrupa'da adeta birden gündeme giren Tarot kartlarının tarihçesi hakkında az önce de belirttiğimiz gibi çok çeşitli spekülasyonlar vardır. Mısır, Hindistan, Kabala ve Çingeneler gibi çeşitli kökenlerden kaynaklandığı söylenir. Günümüzde tekrar gündeme gelme sebeplerinden biri ise şöyle olmuştur: Beşinci Yüzyıl'ın ortalarına doğru, Avrupa'da herhangi bir iskambil kâğıdı türünün ilk kaydına rastlanmasından hemen sonra, Bonifacio Bembo adındaki bir ressam, Milano'lu Visconti Ailesi için bir seri isimsiz ve numarasız kart resimlemiştir. Bu resimler "Tarocchi" adı verilen bir İtalyan oyunu için hazırlanan klasik bir destedir: Her biri on dört karttan oluşan dört takım ve (daha sonra "triomffi" Türkçe "koz" adı verilen) farklı resimleri gösteren yirmi iki kart. Bu, 4 çarpı 14 kart günümüzde Küçük Arkana ve 22 koz kartı da Büyük Arkana (Latince'de Arcanus: Gizem, esrar, muamma. Arcanum sözcüğü de "gizli bilgi" anlamına gelir) olarak anılmaktadır.
Günümüzde, bu yirmi iki resmin çoğu "Aziz" veya "Hükümdar" gibi, Ortaçağ'daki toplumsal tiplerin veya "Kader Çarkı" gibi, bilinen ahlâkî yaklaşımların bir kataloğu olarak yorumlanabilir. Bazı kartlar, "Güç" ve "Denge" gibi ılımlılık veya cesaret benzeri erdemleri temsil ederler. Kimileri de "Hüküm" gibi, çalınan boru sesiyle ölülerin mezardan kalkmaları şeklindeki dinsel mitolojik görüntüleri sergilerler. Bugünün anlayışı ile dinsel ilkelere aykırı olan yaygın bir düşünceyi, bir Kadın Papa'nın imajını görüntüleyen bir kart "Azize" bile vardır ve bu ancak, kiliseyle ilgili bir şaka olarak açıklanabilir. Hıristiyan dinsel ilkelerine aykırı gibi görünen bu resim, genel kültüre iyice yerleşmiş olan ve Ortaçağ tiplerini temsil eden bir anlayışın Tarot kartlarına yansıması olarak değerlendirilebilir. Kabaca sınıflandırmak gerekirse, Küçük Arkana'nın 4x4 resimli kartları ile Büyük Arkana'nın "Soytarı", "Büyücü", "Azize", "Aziz", "Hükümdar", "Kadın Hükümdar" ve "Ermiş" gibi kartları toplumdaki bazı karakterleri belirtmeye çalışırlar. "Adalet", "Güç", "Araba", "Denge", "Karar", "İmtihan" gibi kartlar ise, insanların genelde karşılaştıkları sorunları gösterirler. "Kader Çarkı", "Kule", "Şeytan", "Ölüm" kartları da yeni bir başlangıcı ve büyük sorunları kapsarlar. "Ay", "Güneş", "Yıldız", "Dünya" kartları, çevre şartları ve dış etkileri gösterirler. Kartları böyle sınıflandırsak bile, bu değerler kartlarda birbirlerinin içine karıştıkları gibi, birbirlerini de açılış şekline göre etkileyerek bazı yönlerin baskın çıkmasına, bazılarının da yok sayılmasına yol açarlar.
Günümüz Tarot desteleri on beşinci yüzyıl'a ait kart takımlarından pek farklı değildir. Bu Tarot'larda dört takıma bölünmüş, yetmiş sekiz kart vardır: "Küçük Arkana" adı altında toplanan 56 kart ve "Büyük Arkana" diye anılan 22 koz kart. Bazı resimlerin zamanla epeyce değiştiği doğrudur, ama bütün uygulamalarda aynı temel kavramlar korunmuştur. Örneğin, birbirinden oldukça farklı birkaç uyarlaması vardır, ama bunların hepsi de bir Hükümdar'ı temsil etmek için yaratılmıştır. Genelde, değişiklikler daha sembolik ve daha gizemsel olan şeylere doğru yönelmiştir. Bunların arasındaki bir resim oldukça tuhaf olmasıyla göze batar. Bu, basit bir tahta askıya, sol bacağından başaşağı asılmış genç bir adamı gösterir. Elleri altta, kafasıyla bir üçgen oluşturacak biçimde arkasında tutulmuştur, sağ bacağı da bir haç şeklini veya dört sayısını oluşturmak için dizinin arkasından bükülmüştür. Yüzü rahat, hatta belki de büyülenmiş gibidir. Bu resim, daha sonraki bazı ressamların öne sürdüğü gibi, kesinlikle darağacında asılmış bir caniyi temsil etmez. Hıristiyan geleneklerine göre, Efendisi Hazreti İsa'yı taklit ettiği zannedilmesin diye, Aziz Peker görünüşte, çarmıha başaşağı gerilmiştir. Ama, Büyük Edde'de Tanrı Odin'in ceza olarak değil de, kehanet armağanı olan ilmi alabilmek için, dokuz gün-dokuz gece boyunca Dünya Ağacı'ndan başaşağı asıldığı anlatılır. Bu mitolojik yaklaşım, Sibirya ve Kuzey Amerika gibi yerlerde tıpla uğraşan kadın ve erkeklerin (ya da Şamanlar'ın) uygulamalarından kaynaklanır. Üyeliğe kabul edilme töreninde ve Şamanlığa aday olanlar eğitilirken, insanlardan bazen aynen Bembo'nun kartında görüldüğü gibi başaşağı sarkmaları istenir. Bu kart "İmtihan" ismini alır ve bir tarz dünyevî bir sınama olarak algılanabilir.
Kabala on sayısıyla işler. Dört Hayat Ağacı'nın her birinde on emir ve on tane Sephirot (var olmanın aşamaları) vardır. Tıpkı dört takımdaki, birden ona kadar numaralanmış kartlar gibi. Tarot yorumcuları Tarot destesinin Kabala'nın, çoğunluk için anlamsız olan, ama sırrı bilenler için önem taşıyan sembollerin resimlendirilmiş bir uyarlaması olduğunu öne sürmüşlerdir. Ama buna rağmen, Kabala hakkında yazılan binlerce sayfalık kitaplarda Tarot hakkında tek bir kelime bulunmaz.
Araştırmacılar, kartların 1300'de Fas'ta, Kabalistler ve diğer mistik ustaların verdikleri dersler gibi gizli kaynaklardan geldiğini öne sürmüşlerdir, ama bu iddialar için kimse tarihsel bir delil sunmamıştır. Daha da ilginci, Tarot yorumcuları, on dokuzuncu yüzyıl'ın sonlarına dek Kabala'dan hiç bahsetmemişlerdir ve elbette, isimlerin ve sayıların yorumlanmaları için son derece önemli olan sıralama ve esas resimler daha sonra ortaya çıkmıştır.
Carl Gustav Jung'un, insan zihniyle bütünleşmiş temel ruhsal orijinaller ya da onun deyimiyle "arketipsel" fikrini benimsersek, belki de Bembo'nun, bilginin saklı kökenlerine gizlice değindiğini ve böylece daha sonra oluşan görüntülerin insanların ortak bilinç altıyla bağlantılar yapılmasına imkân sağladığını söyleyebiliriz. Nitekim yirmi iki koz, dört kraliyet kartı ve on tane işaretli kart, İmtihan'ın pozisyonu ve kendinden geçmiş yüz ifadesi gibi böylesine kesin ve tam benzerlikler, Tarot kartlarıyla insanlığın ortak bilinçaltı anlayışı arasında çok önemli bazı paralellikler kurulmasına izin verirler.
Sonuçta Ortaçağ'da yeniden şekillenmeye başlayan bu akımdan bilinçli bir şekilde, belki de yoğun bir içgüdüyle orijinal bir model yaratılmıştır. Herhangi bir ayrıntılı açıklamanın ötesinde, resimlerin kendileri yıllar geçtikçe farklı çizerler tarafından değiştirilmiş ve geliştirilmiş olup, hiçbir zaman anlatılamayan, ama sadece tecrübe edilebilen esrarengiz dünyalara bizi çeken bir kavram olmuştur Tarot.
Günümüzde Tarot, kendimizi ve hayatı anlamamızı sağlayarak, kişisel gelişmeye giden bir yol olarak görülür. Bazıları için Tarot'un kökeni önemli bir soru olarak kalırken, diğerleri için önemli olan, kartlara verilen anlamların yıllar geçtikçe birikmesi ve yoğunlaşması olmuştur.