İşitme yetersizliği, bir kişinin duyma kapasitesinin normal düzeyin altında olması durumudur. Bu durum, bir kişinin konuşma, çevresel sesler veya diğer sesleri algılama yeteneğini etkileyebilir. İşitme yetersizliği, hafif bir işitme kaybından tamamen işitme yeteneğinin kaybına kadar değişen farklı derecelerde olabilir.
Bir uzman tarafından gerçekleştirilen işitme testinin normalden farklı olması durumunda kişiler işitme engeli tanısı alır. İşitme engeli tanısını takiben çocuğun işitme kaybının özelliklerine göre uygun olarak cihazlandırılması ve cihaza uyum sağlamasına yardımcı olunmalıdır. Ardından kişiye özel bir destek eğitim programı uygulanmaya başlanmalıdır. İşitme engelli bireylerde erken tanı ve erken eğitim; bu bireylerin zihinsel, sosyal ve dil gelişimi açısından oldukça önemlidir.
İşitme yetersizliğinin tanılanmasının ardından çocuklar zaman kaybetmeden bir destek eğitim programından faydalanmalıdır. Destek eğitim programı; sosyal iletişim, okuma-yazma-anlama, matematik, dil gelişimi ve sosyal iletişim modüllerini içerir ve çocuğun ihtiyacına yönelik olarak uzmanlar tarafından destek sağlanır.
Zihinsel yetersizlik, bireyin yaşına ve çevresine uygun olarak zihinsel yeteneklerinin gelişmemiş veya kısıtlanmış olması durumudur. Bu durum, bireyin günlük yaşam aktivitelerini yerine getirme, iletişim kurma, sosyal etkileşimde bulunma ve bağımsız yaşama yeteneğini etkileyebilir.
Belirtiler arasında, bilişsel gelişimde gerilik, iletişim becerilerinde zorluklar, sosyal etkileşimde kısıtlamalar ve günlük yaşam aktivitelerini yerine getirmede zorluklar yer alabilir. Zihinsel yetersizlik, farklı şiddetlerde olabilir ve genellikle doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrası dönemde oluşan çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir.