“Bismillâhirrahmânirrahîm”
“Bismillâhirrahmânirrahîm”
KUR’ÂN-I KERÎM,
Allah’ın kitabı - sözleri,
islâm dînimizin kutsal kitabı
KUR’ÂN-I KERÎM Nedir?
1- Kur’ân’ı Kerîm, herşeyi yaratan yüce Allah'ın sözleri ve islâm dînimizin de kutsal kitabıdır.
İnsanın önünde iki temel yol vardır:
Biri hakikat olan HAK'tır. Yani Allah'ın istediği, iyi ve doğru olan,
Diğeri hakikat olmayan BÂTIL'dır. Yani Allah'ın istemediği, kötü ve yanlış olan.
İşte Kur’ân’ı Kerîm,
HAK ile BÂTIL'ı, yani doğru ile yanlışı ayıran ve biz insanlara öğreten Allah'ın kitabıdır.
Allah Kur’ân’ı Kerîm’i, peygamberimiz Hazreti Muhammed’e (sav), Cebrâil (as) adlı bir melek aracılığı ile göndermiştir. Kur’ân’ı Kerîm'in tamamen inmesi 23 yıl sürmüştür.
Allah’ın son elçisi-peygamberi Hz. Muhammed (sav),
insanlara Kur’ân’ı Kerîm’i bizzat kendisi yaşayarak uygulamış ve öğretmiştir.
2- Kur’ân’ı Kerîm Allah’ın emir-yasak-bilgi ve buyruklarını içerir.
Allah, Kur’ân’ı Kerîm'i Arapça dilinde göndermiştir.
Çünkü Allah'ın elçisi Hz.Muhammed (sav) Mekke'de doğan ve Arap kavminden bir peygamberdir.
Kur’ân’ı Kerîm müslümanların ve islâm dîninin temel kaynağıdır.
Kur’ân’ı Kerîm son gönderilen kutsal kitap, Hz.Muhammed (sav) son peygamber
ve islâm dîni son dindir.
Yani Allah, yeryüzündeki hayatın sonuna kadar (kıyâmet kopuncaya kadar)
bir daha kutsal kitap, dîn ve peygamber göndermeyecektir.
3- Kur’ân’ı Kerîm, insanlar için bir rahmet, şifa, selâmet, ilim kaynağı ve rehberidir.
Kur’ân’ı Kerîm sözlerin en doğrusu ve en güzelidir (Ahsenü'l hadîs).
Kur’ân’ı Kerîm indiğinde, ondan önce gönderilmiş tüm kutsal kitapların hükmü geçerliliği ortadan kalkmıştır. Çünkü Kur’ân’ı Kerîm SON KUTSAL KİTAPTIR.
Kur’ân-ı Kerîm’i baştan sona Arapça aslından ezberleyen kişilere "HÂFIZ" denir.
4- Kur’ân-ı Kerîm, “Ramazan ayı içinde, Kadir gecesinde” 610 yılında, peygamberimiz Hz.Muhammed (sav) 40 yaşında iken gönderilmiştir. Bu nedenle Ramazan ayı ve kadir gecesi, müslümanlar için çok özel, değerli, mübârek bir ay ve gecedir.
5- Kur’ân’ı Kerîm’in başka birçok ismi vardır: “Furkân - Mushâf - Nûr - Zikr” bu isimlerden bazılarıdır.
KUR’ÂN-I KERÎM hakkında bilmemiz, uymamız gereken temel bilgiler ve vazifeler:
1- Kur’ân-ı Kerîm'i açmadan ve okumadan önce, ondan şifa bulmak ve iblisden (şeytandan) korunmak için: “Eûzü besmele” dua’sını söyleriz (istiâze denir), şöyle söylenir:
“Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm."
Anlamı: “ Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. ”
2- Kur’ân-ı Kerîm'i elimize abdestli olarak almamız ve tutmamız-dokunmamız gerek. Okuyacağımız zamanda kıbleye (Kâbe’ye) doğru yönelerek okumamız gerekir.
"Ona ancak temizlenmiş olan kimseler dokunur." (Vâkı’a Suresi 79. Ayet )
3- Kur’ân-ı Kerîm'i en iyi ve doğru bir şekilde anlamak öğrenmek için,
kendi dilinde yani "ARAPÇA" öğrenerek okumalı öğrenmeliyiz.
Sonra, Kur’ân-ı Kerîm'i "TEFSÎR" ile birlikte okumalıyız.
TEFSÎR: Kur’ân-ı Kerîm'in geniş çapta açıklanmış hâlidir.
Tefsîr'lerin kaynağı Hz.Muhammed'dir (sav).
Hz. Muhammed (sav), Kur’ân’ı Kerîm’i bizzat kendisi yaşayarak uygulamış,
açıklamış ve öğretmiştir.
Kur’ân-ı Kerîm'in bir başka dile örneğin Türkçe diline çevirisine “MEÂL” deriz.
Ancak Kur’ân’ı Kerîm'i sadece bir TÜRKÇE MEÂL'den okuyarak öğrenmek eksik ve yetersizdir.
Çünkü TÜRKÇE MEÂL'ler,
Kur’ân’ı Kerîm’i arapça aslından %100 doğru bir şekilde TÜRKÇE'ye çevirmez ve aktaramazlar.
Bu dil kurallarına da aykırıdır.
Bu nedenlerle, eğer ARAPÇA bilmiyorsak, Kur’ân’ı Kerîm'i bir tefsîr ile birlikte veya en azından "tefsîrli bir meâl" ile birlikte okumalıyız.
4- Kur’ân-ı Kerîm okunurken sessizce dinlemeliyiz, konuşmamalı, şarkı söylememeli, gürültü yapmamalıyız. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm sıradan bir kitap değildir!
O, bizi ve evreni yaratan yüce Allah'ın sözleridir.
5- Kur’ân-ı Kerîm'i, Allah’ın kitabı ve sözleri olduğunu bilerek-hissederek okumalıyız.
Emir ve yasaklarına uymalıyız. Kur’ân-ı Kerîm okumak ve dinlemek ibâdettir.
🔖 EK AÇIKLAMALAR:
Not 1: İbâdet nedir?
Allah’a kulluk etmek, saygı göstermek, verdiği nimetlere karşı O’na şükretmektir. İbâdet; namaz, oruç, zekât ve hac gibi farz emirler yanında diğer bütün dinî ve ahlâkî vazifeleri yerine getirmekle yapılır.
Not 2: Abdest nedir?
Başta namaz olmak üzere bazı ibâdetlerin yerine getirilmesinden önce temiz suyla ve su olmadığı yerde toprakla (teyemmüm) yapılan dînî temizliktir.
“El-hamdü lillâh”