Neden Fizyosel Pilates
Fizyosel Pilates de öncelik sizin sağlığınıza uygun programlar ile yola devam etmektir.
Bunu yapan Hocalarımız özel pilates kursu sertifikaları olmaları yanı sıra Türkiye Cimnastk Federasyonundan 1.kademe ve 2.kademe antrenör belgeleri vardır.
Medipol Üniveresitesi Fizyoteraoi ve rehabilitasyon bölümü mezunu fizyoterapistlerdir.
Stüdyomuz ruhsatlıdır.
Milli Sporcu Hülya Dinçay Bir röportajından alıntı:
Yeni başlayacaklara güvenli bir şekilde pilates yapabilmeleri için ne önerirsiniz?
Şimdi söyleyeceklerimi çok konuşulduğu için dile getireceğim, aslında çok da bahsetmek istemezdim… Bazıları “O stüdyoda verilen dersler daha ucuz” ya da “Bu stüdyo daha pahalı” kıyaslamaları yapabiliyor. Hiçbir şey boşu boşuna pahalı olmaz, hiçbir şey durup dururken ucuz da olmaz. Bu yüzden, kendini emanet edeceğin kişinin iyi eğitimli olup olmadığını, bu işi deneyimleyip deneyimlemediğini, iyi yerlerde eğitimini alıp almadığını, belirli bir süre stajını yapıp yapmadığını göz etmek zorundasın. Bence fiyattan önce sorulması gereken bu olmalı çünkü piyasada hiç eğitim almadan pilates eğitmenliği yapan hocalar var. Youtube’ta milyonlarca hareket var. Öğreniyorlar sonra da uygulatıyorlar. Bunları öğrenmek çok da zor değil. Ama… Sen içeriğini, nasıl öğreteceğini adım adım bilmediğin bir şeyi, üstüne üstlük yanlış birine yanlış bir şeyi yaptırdığın takdirde onun sakatlanma riskini çok arttırmış olursun. Pilates yapmaya niyetlenen kişi de bunları göz etmeden kendine bir stüdyo ya da hoca seçerse, o zaman o da kendini büyük bir riske atmış olur. İnsanların bunları bilmeleri ve seçim yaparken de bu kriterleri göz önünde bulundurmaları gerekiyor.
Çok sayıda pilates stüdyosu var. Bir yere “Pilates Stüdyosu” açmak için belli başlı kriterler var mı?
Son yıllarda devlet bu alana el attı ve bence çok da iyi oldu. Bu konuyla alakalı belirli standartlar getirildi. Bu standartları yerine getirmeyenlere artık pilates stüdyosu açma ruhsatı verilmiyor. Bir stüdyo açmak istiyorsanız öncelikle Türkiye Cimnastik Federasyonu’ndan eğitim almış olmanız gerekiyor. Bir stüdyoya da “Pilates Stüdyosu” denebilmesi için ruhsatlı ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden onaylanmış olmalı. Onlar bu konudaki kriterleri belirlemiş durumdalar. İnsanlar pilates yapmak istedikleri stüdyoyu merak ediyorlarsa lütfen ruhsatını sorsunlar.
“10 derste farkı hissedecek, 20 derste farkı görecek, 30 derste farklı bir bedene sahip olacaksınız.” Bu söz Joseph Pilates’e ait.
Dolayısıyla sorgulanması pek hoş olmayabilir ancak şunu merak ediyorum; bir üye adayı önyargıyla yaklaşıp, bu rakamları ticari bir yaklaşım olarak algılayabilir mi?
Rakamları bir yana bırakarak sorunu ele alacağım. Öncelikle önemli olan senin nasıl bir sonuç beklediğin. Çoğu insan pilates yapmaya kilo vermek için geliyor. (Özellikle kadınlar.) Bence bütün bunların altında yatan asıl sorun insanın kendisini sevip sevmediği ile alakalı. Sen kendini seviyorsan ne kilo problemin kalır ne de başka bir sorunun. Altında patolojik bir neden olmadığı sürece, “Su içsem yarıyor!” yargısına inanmıyorum. Zaten böyle bir sıkıntı varsa onu tedavi ettirmeniz gerekir. Su içtiğiniz için kilo almıyorsunuz, sağlıksız beslendiğiniz için kilo alıyorsunuz. Kendisini seven bir insan, ne olduğu belli olmayan yiyeceklerle bedenini bozmaz. Kendine değer veren insan, temiz ve doğru beslenmeye çalışır. Vücuduna özen gösterir ve spor yapar. İmkanları el verdiği kadarıyla yapar. Spor yapmak ya da pilates yapmak, bir zümreye ait bir şey değil. Bizim de ekonomikleştirme çabamız var ama elbette verdiğimiz derslerin bir bedeli var. Bedel vermeden yaptığınız bir şey kıymetli olmuyor. Bir hocanın günde verebileceği ders sayısı belli. Bir stüdyoyu öncelikle var edebilmen için yatırım yapman gerekiyor. Ardından da ayakta durmak zorundasın. Elbette bu işin bir de ticari tarafı var çünkü biz de yaşamak zorundayız. Her şey bir yana, sağlığınıza yatırım yaptığınızı lütfen unutmayın…