Track List
Zikr-i Prayer
Rahman, Rahim, Ferd
Hasbiyallahu La Ilaha Illa Hu
Ya Wajid, Ya Majid, Ya Wahid, Ya Samad
Ya Mubdi, Ya Mu'id, Ya Muhyi, Ya Mumit
Ya Hannan, Ya Mannan, Dhul Jalali Wal Ikram
Ya Aziz, Ya Jabbar, Ya Mutakabbir, Ya Qawiyy
Ya Aliyy, Ya Kabir, Ya Hafiz, Ya Muqit
Ya Shafi, Ya Shafi
Ya ALLAH
Ya Shafi
Ayat al-Kursi
Hasbunallahu Wa Ni'mal Wakeel
La Hawla Wa La Quwwata Illa Billahil Aliyyil Azim
Allahu Akbar, La Ilaha Illa Allah
Ya ALLAH, Allahu Akbar, La Ilaha Illa ALLAH
SubhanALLAH
Zikr-i Batin
Huruf al-Muqatta'at (Alif Lam Mim)
Toplam Parça Sayısı: 19
Tür: Neo-Sacred Zikr / Sacred Choral Music / Neoclassical / Spiritual Music
Sanatçı: Berk Köksal
Yayın Yılı: 2026
Albüm Detayları: Zikr-i Batın — Kalbin Sessiz Zikri.
Zikr-i Batın, Neo-Sacred Zikr yolculuğum içerisinde şimdiye kadar hazırladığım en kişisel çalışmalardan biridir.
Bu albümde amacım yalnızca müzik üretmek değildi. Kalbin sessizce Rabbini anışını, insanın iç dünyasında gerçekleşen zikri ve ALLAH'ın güzel isimlerinin gönülde bıraktığı yankıyı müziğe dönüştürmek istedim.
Neo-Sacred Zikr yaklaşımında her albüm farklı bir manevi atmosferi temsil eder. Bu albüm ise daha çok içsel zikir, tefekkür ve TANRI'nın isimleri etrafında şekillenen bir manevi yolculuktur. Kutsal koro, senfonik orkestrasyon, ambient dokular ve modern prodüksiyon teknikleri birlikte kullanılarak, dinleyicinin sadece dinlemesi değil; zikre ortak olması hedeflenmiştir. Bu yaklaşım Neo-Sacred Zikr anlayışının temel ilkeleriyle de uyumludur.
Toplam 19 eserden oluşan bu albüm, yaklaşık 1 saat 19 dakikalık kesintisiz bir manevi yolculuk sunmaktadır.
Zikr-i Batın, Neo-Sacred Zikr serisi içerisinde yalnızca müzikal yaklaşımıyla değil, ses mühendisliği anlayışıyla da önemli bir dönüm noktasını temsil etmektedir.
Bu albümü hazırlarken önceki çalışmalarımın mastering süreçlerini uzun süre analiz ettim. Geriye dönüp dinlediğimde, bazı albümlerde teknik doğruluğa ulaşma amacıyla yaptığım yoğun ve cerrahi müdahalelerin, müziğin doğal enerjisini ve ön plandaki etkisini zaman zaman geri plana ittiğini fark ettim.
Bu farkındalık, Zikr-i Batın'ın ses karakterini belirleyen en önemli değişimlerden biri oldu.
Bu albümde yıllardır kullandığım bazı mastering alışkanlıklarını bilinçli olarak geride bıraktım. Frekanslara aşırı müdahale etmek yerine, müziğin doğal dengesini koruyan, dinamik yapısını yaşatan ve eserlerin kendi karakterini daha özgür şekilde ortaya koyan yeni bir mastering yaklaşımı benimsedim.
Özellikle orkestral katmanların, gitarların, koroların ve atmosferik dokuların daha geniş nefes alabilmesi için daha şeffaf bir ses işleme zinciri kullandım. Böylece albüm, önceki çalışmalarıma göre daha açık, daha güçlü ve dinleyiciye daha yakın bir ses karakterine kavuştu.
Benim için teknik mükemmellik kadar, müziğin hissettirdiği duygu da önemlidir. Bu nedenle Zikr-i Batın'da amacım yalnızca temiz bir kayıt elde etmek değil; dinleyicinin kendisini orkestranın, koronun ve zikrin tam merkezinde hissedebileceği doğal ve etkileyici bir ses dünyası oluşturmaktı.
Bugün geriye dönüp baktığımda, bu albümün Neo-Sacred Zikr serisi içerisindeki en başarılı mastering çalışmalarından biri olduğuna inanıyorum. Bu süreç bana, bazen en iyi sonucun daha fazla işlem yapmakla değil, doğru yerde durmayı bilmekle elde edildiğini bir kez daha gösterdi.
Bu eser aslında 2023 yılında yayımladığım "Dua" eserimin yeniden yorumlanmış hâlidir. Dua - Single - 2023
Orijinal bestenin armonik yapısını korurken, bu kez sade koro yerine çok daha geniş senfonik orkestrasyon kullandım.
Albüme dua ile başlamanın doğru olacağını düşündüm.
Çünkü bana göre zikir başlamadan önce kalbin dua ile Rabbine yönelmesi gerekir.
Eser boyunca tekrar edilen "Hu", TANRI'nın zatını hatırlatan en sade zikirlerden biridir.
Bu nedenle albümün ilk kapısını dua açıyor.
Bu eser aslında albümün doğmasına sebep olan ilk bestedir.
Daha önceden hazırladığım bu çalışma, daha sonra bütün albüm fikrinin temelini oluşturdu.
Bugün Zikr-i Batın olarak dinlediğiniz yolculuk, aslında bu eserle başladı.
Rabbime bana bu ilhamı verdiği için sonsuz şükürler ediyorum.
Ya Rahman (الرحمن) — Rahmeti bütün yaratılmışları kuşatan, sonsuz merhamet sahibi. En Lütufkâr.
Ya Rahim (الرحيم) — Rahmetini özellikle kullarına ulaştıran, bağışlayan ve esirgeyen. En Merhametli
Ya Ferd (الفرد) — Tek olan, eşi, benzeri ve ortağı bulunmayan.
Ey rahmeti bütün varlığı kuşatan Rabbim... Ey kullarına sonsuz merhametiyle yönelen... Ey tek olan, eşi ve benzeri bulunmayan TANRI'm... Kalbim yalnız Sana yöneliyor. Rahmetine sığınıyor, yalnız Seni yüceltiyor ve yalnız Sana kulluk ediyorum.
Hasbiyallahu (حَسْبِيَ ٱللَّٰهُ) — ALLAH bana yeter.
Lâ İlâhe (لَا إِلَٰهَ) — Hiçbir ilah yoktur.
İllâ Hu (إِلَّا هُوَ) — O'ndan başka.
TANRI bana yeter. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Güvenim, dayanağım ve sığınağım yalnız O'dur. Bütün işlerimi O'na teslim eder, yalnız O'na tevekkül ederim.
Ya Vâcid (الواجد) — Her şeyi bulan, hiçbir şeye muhtaç olmayan.
Ya Mecîd (الماجد) — Sonsuz şeref, yücelik ve ihtişam sahibi.
Ya Vâhid (الواحد) — Tek olan, eşi ve benzeri bulunmayan.
Ya Samed (الصمد) — Her şeyin kendisine muhtaç olduğu, Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan.
Ey hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şeyin gerçek sahibi olan Rabbim... Ey sonsuz şeref ve yücelik sahibi... Ey tek olan, eşi ve benzeri bulunmayan ALLAH'ım... Ey bütün varlığın kendisine muhtaç olduğu, fakat Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Rabbim... Kalbim yalnız Sana yöneliyor, bütün övgü ve hamd yalnız Sanadır.
Ya Mübdi (المبدئ) — İlk defa yaratan, varlıkları yoktan var eden.
Ya Muîd (المعيد) — Yarattıklarını yeniden diriltecek ve tekrar var edecek olan.
Ya Muhyî (المحيي) — Hayat veren, dirilten.
Ya Mümît (المميت) — Ölümü takdir eden, canlıların hayatını sona erdiren.
Ey yoktan var eden Rabbim... Ey bütün yaratılmışları yeniden diriltecek olan... Ey hayat veren... Ey ölümü takdir eden... Yaratılışımız da dönüşümüz de yalnız Sanadır. Hayatı da ölümü de Sen yaratırsın; başlangıcımız da sonumuz da Senin kudretindedir.
Bu eser bana göre insanın yaratılıştan ahirete kadar olan yolculuğunu anlatıyor.
Ya Hannân (الحنان) — Sonsuz şefkat ve sevgi sahibi, kullarına karşı derin merhamet gösteren.
Ya Mennân (المنان) — Karşılıksız nimet veren, sonsuz ihsan ve lütuf sahibi.
Zü'l-Celâli vel-İkrâm (ذو الجلال والإكرام) — Azamet, yücelik ve ikram sahibi.
Ey sonsuz şefkat sahibi Rabbim... Ey karşılıksız nimetleriyle kullarına lütufta bulunan... Ey azamet ve ikram sahibi ALLAH'ım... Rahmetin, lütfun ve yüceliğin bütün varlığı kuşatmıştır. Kalbim Sana yöneliyor; övgü, hamd ve şükür yalnız Sanadır.
TANRI'nın kudretini anlatan eser.
Ya Aziz (العزيز) — Mutlak izzet ve üstünlük sahibi, karşı konulamaz kudret sahibi.
Ya Cebbâr (الجبار) — Kudretiyle her şeye hükmeden, dilediğini gerçekleştiren ve eksikleri gideren.
Ya Mütekebbir (المتكبر) — Büyüklük ve yücelik yalnız Kendisine ait olan, her türlü noksanlıktan uzak olan.
Ya Kaviyy (القوي) — Sonsuz güç ve kuvvet sahibi, asla zayıflamayan.
Ey mutlak izzet ve üstünlük sahibi Rabbim... Ey kudretiyle her şeye hükmeden... Ey büyüklük ve yücelik yalnız Sana ait olan... Ey sonsuz güç ve kuvvet sahibi ALLAH'ım... Gerçek kudret, gerçek izzet ve gerçek büyüklük yalnız Sanadır. Kalbim yalnız Sana teslim olur ve yalnız Seni yüceltir.
İnsan ne kadar güçlü olduğunu düşünürse düşünsün gerçek güç yalnızca TANRI'ya aittir.
ALLAH'ın yüceliğini, koruyuculuğunu ve bütün mahlûkatı rızıklandırmasını anlatmaktadır.
Ya Aliyy (العلي) — En Yüce, her şeyden üstün olan.
Ya Kebîr (الكبير) — Sonsuz büyüklük sahibi, azameti her şeyi kuşatan.
Ya Hafîz (الحفيظ) — Koruyan, gözeten ve her şeyi muhafaza eden.
Ya Mukît (المقيت) — Bütün varlıkların rızkını veren, onları gözetip ihtiyaçlarını karşılayan.
Ey En Yüce Rabbim... Ey sonsuz büyüklük ve azamet sahibi... Ey kullarını koruyup gözeten... Ey bütün varlıkların rızkını veren ve ihtiyaçlarını karşılayan TANRI'm... Yüceliğin, koruyuculuğun ve lütfun bütün yaratılmışları kuşatmıştır. Güvenim, rızkım ve dayanağım yalnız Sanadır.
Bu eser, ALLAH'ın Eş-Şâfî ismine adanmış bir yakarıştır. "Ya Şafi" zikrinin art arda iki kez tekrar edilmesi; yalnızca bedenin değil, kalbin, ruhun ve insanın bütün varlığının TANRI'nın şifasına muhtaç olduğunu ifade etmektedir.
Ya Şâfî (الشافي) — Şifa veren, hastalıkları gideren; bedenlere, kalplere ve ruhlara gerçek şifayı bahşeden.
Ya Şâfî (الشافي) — Gerçek şifanın tek sahibi olan, kullarına rahmetiyle sağlık, huzur ve esenlik veren.
Ey gerçek şifa sahibi Rabbim... Ey bedenlerimize, kalplerimize ve ruhlarımıza şifa veren TANRI'm... Sana yöneliyor, bütün dertlerimizi ve yüklerimizi Sana emanet ediyoruz. Şifa yalnız Sendendir. Rahmetinle bizi kuşat, kalplerimizi huzurla doldur ve bizi daima Senin zikrinle dirilt.
Bu eser bana göre yalnızca fiziksel hastalıklar için değil; kalbin, ruhun ve insanın iç dünyasının da ALLAH'ın şifasına her zaman muhtaç olduğunu hatırlatmaktadır.
Bütün isimlerin özü.
Sadece TANRI...
Ya ALLAH (يا الله) — Ey bütün güzel isimlerin sahibi, tek ilah, tek Rab, bütün övgü ve kulluğun yalnız Kendisine ait olduğu ALLAH.
Ey TANRI'm... Kalbim yalnız Sana yöneliyor. Yalnız Sana kulluk ediyor, yalnız Senden yardım diliyorum. Hamd, övgü, sevgi ve teslimiyet yalnız Sanadır. Sen benim Rabbim, sığınağım ve dayanağımsın.
Bazen tek kelime, binlerce cümleden daha fazlasını anlatabilir.
Bu eser, ALLAH'ın güzel isimlerinden biri olan Eş-Şâfî isminin huzur veren anlamını tefekkür etmek amacıyla hazırlanmıştır. Gerçek şifanın yalnızca ALLAH'tan geldiğini hatırlatan bu eser, dinleyiciyi bedenin, kalbin ve ruhun ilahi şifası üzerine düşünmeye davet etmektedir.
Ya Şâfî (الشافي) — Şifa veren, hastalıkları gideren; bedenlere, kalplere ve ruhlara gerçek şifayı bahşeden.
Ey gerçek şifa sahibi Rabbim... Şifa yalnız Sendendir. Kalplerimizi huzurunla, ruhlarımızı rahmetinle ve bedenlerimizi lütfunla iyileştir. Bizi daima Senin zikrinle dirilt ve Senin rahmetine yaklaştır.
Kur'an'ın en büyük ayetlerinden biri olan Ayet-el Kürsi'nin manevi ihtişamından ilham alınarak hazırlanmıştır.
[2:255] TANRI: O’ndan başka tanrı yoktur, Yaşayandır, Ebedîdir. O’nu asla bir anlık gaflet veya uyuklama ele geçirmez. Göklerdeki her şey ve yeryüzündeki her şey O’na aittir. O’nun iradesine uygun olması dışında kim O’nun katında şefaat edebilir? O onların geçmişini ve geleceğini bilir. O’nun iradesi dışında hiç kimse herhangi bir bilgiye erişemez. O’nun egemenliği gökleri ve yeryüzünü kuşatmıştır ve onları yönetmek O’na asla yük olmaz. O Yücedir, Büyüktür.
Âyetü'l-Kürsî, ALLAH'ın mutlak birliğini, sonsuz ilmini, kudretini, hâkimiyetini ve bütün varlık üzerindeki egemenliğini ilan eden Kur'an'ın en yüce ayetlerinden biridir. Bu eserle amacım, bu büyük ayetin anlamını senfonik bir atmosfer içinde dinleyiciye hissettirmek ve kalpleri ALLAH'ın sonsuz kudreti, koruyuculuğu ve yüceliği üzerinde tefekküre davet etmektir.
Bu eser koruma, kudret ve TANRI'nın mutlak hâkimiyetini hissettirmeyi amaçlamaktadır.
"ALLAH bize yeter; O ne güzel vekildir."
Hasbunallahu (حسبنا الله) — ALLAH bize yeter.
Ve Ni'mel Vekîl (ونعم الوكيل) — O ne güzel vekildir, işlerin en güzel şekilde kendisine emanet edildiği zattır.
TANRI bize yeter. O ne güzel vekildir. Bütün işlerimizi Sana emanet ediyor, yalnız Sana güveniyor ve yalnız Sana dayanıyoruz. Sen en güvenilir sığınak, en güzel yardımcı ve en mükemmel koruyucusun. Kalplerimiz yalnız Sana tevekkül eder.
Teslimiyetin ve güvenin müzikal ifadesidir.
"Güç ve kuvvet yalnızca Yüce TANRI'nın yardımıyladır."
Lâ Havle (لا حول) — Hiçbir güç ve kuvvet yoktur.
Ve Lâ Kuvvete (ولا قوة) — Hiçbir kudret ve dayanma gücü yoktur.
İllâ Billâh (إلا بالله) — Ancak TANRI'nın yardımı ve izniyle vardır.
El-Aliyy (العلي) — Yüceler yücesi, her şeyden üstün olan.
El-Azîm (العظيم) — Sonsuz büyüklük ve azamet sahibi.
Gerçek güç ve kuvvet yalnızca TANRI'nın yardımıyladır. Ey yüceler yücesi, sonsuz azamet sahibi Rabbim... Acizliğimizi kabul ediyor, bütün gücümüzün ve başarımızın yalnız Senin lütfunla mümkün olduğunu biliyoruz. Dayanağımız, kuvvetimiz ve umudumuz yalnız Sanadır.
İnsanın acizliğini, TANRI'nın sonsuz kudretini hatırlatan en güçlü zikirlerden biridir.
TANRI'nın büyüklüğünü ve tevhidi birlikte ilan eden güçlü bir eser.
Allahu Ekber (الله أكبر) — TANRI en büyüktür; O'nun büyüklüğü her şeyin üzerindedir.
Lâ İlâhe İllallah (لا إله إلا الله) — TANRI'dan başka ilah yoktur.
TANRI en büyüktür. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Bütün büyüklük, bütün kudret ve bütün övgü yalnız TANRI'ya aittir. Kalbim yalnız O'na kulluk eder, yalnız O'nu yüceltir ve yalnız O'na teslim olur.
Albümün doruk noktalarından biridir.
Ya ALLAH (يا الله) — Ey bütün güzel isimlerin sahibi, tek ilah ve tek Rab.
Allahu Ekber (الله أكبر) — TANRI en büyüktür; O'nun büyüklüğü her şeyin üzerindedir.
Lâ İlâhe Illa ALLAH (لا إله إلا الله) — ALLAH'tan başka ilah yoktur.
Ey TANRI'm... Sen en büyüksün ve Senden başka hiçbir ilah yoktur. Bütün övgü, bütün büyüklük ve bütün kulluk yalnız Sanadır. Kalbim yalnız Sana yöneliyor, yalnız Sana teslim oluyor ve yalnız Seni yüceltmektedir.
Üç temel zikir tek bir senfonik yapı içerisinde birleşmektedir.
"ALLAH her türlü eksiklikten uzaktır."
Subhânallah (سبحان الله) — TANRI her türlü eksiklikten, kusurdan ve noksanlıktan uzaktır; mutlak mükemmellik yalnız O'na aittir.
TANRI her türlü eksiklikten uzaktır. Bütün mükemmellik, bütün yücelik ve bütün övgü yalnız O'na aittir. Ey Rabbim, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ediyor, sonsuz kudretini, hikmetini ve yüceliğini kalbimle tasdik ederek yalnız Seni yüceltiyorum.
Bu eser yaratılıştaki kusursuz düzen karşısında duyulan hayranlığın müzikal ifadesidir.
Albümün ismini taşıyan bu eser, bütün yolculuğun merkezidir.
Zikr-i Batın — Kalbin sessizce TANRI'yı anması, içsel tefekkür ve görünmeyen zikrin manevi yolculuğu.
Zikr-i Batın, insanın yalnız diliyle değil; kalbiyle, ruhuyla ve bütün benliğiyle TANRI'yı hatırlamasını ifade eder. "Batın", görünenin ötesindeki içsel derinliği simgeler. Benim için gerçek zikir, yalnızca kelimelerin tekrarı değil; kalbin Rabbine yönelmesi, O'nun huzurunda sessizce tefekkür etmesidir. Bu eser, gösterişten uzak, yalnızca TANRI'ya yönelen bir kalbin içten yakarışını ve görünmeyen fakat hissedilen zikrin müzikal karşılığını anlatmaktadır.
Bu eser yalnızca Hurûf-u Mukattaa harflerinden oluşmaktadır.
Alif Lâm Mîm (الم)
Alif Lâm Mîm Sâd (المص)
Alif Lâm Râ (الر)
Alif Lâm Mîm Râ (المر)
Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd (كهيعص)
Tâ Hâ (طه)
Tâ Sîn Mîm (طسم)
Tâ Sîn (طس)
Yâ Sîn (يس)
Sâd (ص)
Hâ Mîm (حم)
Hâ Mîm Ayn Sîn Qâf (حم عسق)
Qâf (ق)
Nûn (ن)
Bu eser, Kur'an'da bazı surelerin başında yer alan bütün Hurûf-u Mukattaa ifadelerinden oluşmaktadır. Bu harflerin kesin anlamı yalnızca TANRI tarafından bilinmektedir. Yüzyıllardır üzerinde düşünülen bu ilahi işaretler, Kur'an'ın en dikkat çekici yönlerinden biridir. Bu çalışma, doğrudan Kur'an'daki 19 sistemi üzerine kurulmuş bir eser değildir; ancak Hurûf-u Mukattaa'nın yapısından ilham alarak Kur'an'daki 19 sayısıyla ilişkilendirilen matematiksel düzen ve sembolik yapıya sanatsal bir gönderme yapmaktadır. Bildiğim kadarıyla yalnızca Hurûf-u Mukattaa harflerinden oluşan ve bunları müzikal bir kompozisyona dönüştüren ilk çalışmalardan biridir. Bu eserle amacım, dinleyiciyi bu ilahi harfler üzerinde düşünmeye ve Kur'an'ın derinliği üzerine tefekkür etmeye davet etmektir.
Ve bütün bu yolculuk, başladığı yere; tek olan TANRI'ya ulaşarak tamamlanıyor.