Yeni kurulmuş olsun veya ilgili yıl boyunca herhangi bir gelir ya da gideri bulunmasın, ABD’de kurulu bir LLC veya C-Corporation’ın IRS nezdindeki beyan yükümlülükleri tamamen ortadan kalkmaz. Beyan gereklilikleri, şirketin federal vergi açısından nasıl sınıflandırıldığına göre değişiklik gösterir.
Single-Member LLC (Tek Üyeli LLC)
Tek üyeli LLC’ler, IRS tarafından federal gelir vergisi açısından “disregarded entity” olarak kabul edilir. Şirket sahibi ABD’de mukim değilse ve ABD kaynaklı beyana tabi bir geliri yoksa, genellikle bireysel vergi beyannamesi (Form 1040-NR) verme yükümlülüğü doğmaz. Bununla birlikte, faaliyet olsun veya olmasın, yabancı sahipli tek üyeli LLC’lerin her yıl Form 5472 bildirimini, buna ek olarak proforma (bilgilendirme amaçlı) bir Form 1120 ile birlikte sunması zorunludur. Bu yükümlülüğün ihlali halinde her bir Form 5472 için en az 25.000 USD tutarında ciddi para cezaları söz konusudur. Şirketin herhangi bir ticari faaliyeti ve gideri yoksa, ayrıca Schedule C düzenlenmesine gerek bulunmaz.
Multi-Member LLC (Ortaklık Olarak Vergilendirilen LLC)
İki veya daha fazla ortağı bulunan LLC’ler, federal vergi açısından partnership olarak değerlendirilir. Bu tür şirketler, ilgili yıl boyunca gelir veya giderleri olmasa dahi, genel kural olarak Form 1065 ortaklık beyannamesini sunmakla yükümlüdür. Uygulamada, “sıfır gelirli” dönemler için dahi bilgilendirici beyan verilmesi en güvenli yaklaşımdır.
Corporation Olarak Vergilendirilen Şirketler (C-Corporation)
C-Corporation’lar, herhangi bir ticari faaliyetleri veya gelirleri bulunmasa bile, her yıl Form 1120 kurumlar vergisi beyannamesi vermek zorundadır.
Sonuç olarak şirketinizin gelir elde etmemiş olması, IRS nezdindeki tüm beyan yükümlülüklerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Şirket türüne uygun formların zamanında ve doğru şekilde sunulması, yüksek tutarlı idari para cezalarının önüne geçilmesi açısından kritik önem taşır.
Satış Vergisi lisansına (Sales Tax License / Seller’s Permit) bağlı olarak Resale Certificate edinildiğinde, şirketin fiilen satış yapıp yapmadığından bağımsız olarak, çoğu eyalette eyalet tarafından belirlenen beyan dönemlerinde satış vergisi beyannamesi verilmesi gerekir. İlgili dönemde herhangi bir satış veya işlem gerçekleşmemiş olsa dahi, bu durumda “zero return” (sıfır beyan) sunulması beklenir. Online satışların Amazon gibi bir marketplace üzerinden gerçekleştirilmesi halinde ise, satış vergisi çoğu durumda satış esnasında platform tarafından tahsil edilip eyalete aktarılır; ancak bu durum, şirketin satış vergisi lisansı aktif olduğu sürece beyan yükümlülüğünü otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ayrıca, Resale Certificate alınabilmesi için öncelikle ilgili eyalette geçerli bir Seller’s Permit sahibi olunması gerekmektedir.
Operating Agreement, bir LLC’nin (Limited Liability Company) iç işleyişini, yönetim yapısını ve ortaklar arasındaki hak ve sorumlulukları düzenleyen temel hukuki dokümandır. Bu sözleşme, şirketin nasıl yönetileceğini, kararların kim tarafından ve hangi usullerle alınacağını, kâr ve zararların nasıl paylaşılacağını ve ortaklık yapısında yaşanabilecek değişikliklerin nasıl ele alınacağını açıkça belirler. Operating Agreement, çoğu eyalette resmi olarak devlete sunulması gereken bir belge olmamakla birlikte, banka hesabı açılışlarında, yatırımcı görüşmelerinde ve olası hukuki uyuşmazlıklarda şirketin kurumsal ve şeffaf bir yapıya sahip olduğunu göstermek açısından büyük önem taşır. Kısaca, Operating Agreement bir LLC’nin “iç anayasası” niteliğindedir.
Bir Operating Agreement genellikle aşağıdaki konuları kapsar:
LLC’nin Resmî Adı
Şirket Sahipleri (Üyeler): Ortakların kimler olduğu, sahip oldukları pay oranları ve oy haklarının bu paylarla bağlantılı olup olmadığı
Yönetim Yapısı: Şirketin member-managed veya manager-managed olup olmadığı ve yetkili kişilerin kimler olduğu
Yetki ve Sorumluluklar: Ortakların ve yöneticilerin görev alanları ve karar alma sınırları
Oy Hakları: Oyların eşit mi yoksa pay oranına bağlı mı olacağı
Kâr ve Zarar Dağıtımı: Kârın hangi oranlarda ve hangi dönemlerde dağıtılacağı
Toplantı Usulleri: Zorunlu toplantıların sıklığı ve karar alma yöntemleri
Pay Devri ve Ortaklıktan Çıkış: Hisse devri, yeni ortak alınması veya ortak ayrılması halinde izlenecek süreç
Halefiyet Kuralları: Ortaklardan birinin vefatı halinde payların nasıl devredileceği
Şirketin Feshi (Dissolution): Şirketin kapanması durumunda uygulanacak prosedür
Single-Member LLC Statüsü: Tek üyeli LLC’ler için bu durumun açıkça belirtilmesi
Severability Provision (Bölünebilirlik Hükmü): Sözleşmenin bir maddesinin geçersiz olması halinde diğer hükümlerin geçerliliğini korumasını sağlayan düzenleme
Operating Agreement (İşletme Sözleşmesi) hakkında daha fazla bilgi almak için içeriğimizi okuyabilirsiniz. 👉https://mukellef.co/blog/amerikada-satis-vergisi-sales-tax-nedir/
İmza ve Eyalet Bazlı Hususlar
Operating Agreement hazırlandıktan sonra, tüm üyeler ve varsa yöneticiler tarafından imzalanması gerekir. Islak imza zorunlu değildir; güvenilir e-imza çözümleri de kabul edilmektedir.
ABD’de çoğu eyalette Operating Agreement hazırlanması yasal olarak zorunlu olmamakla birlikte, New York ve California gibi bazı eyaletlerde LLC’lerin bir Operating Agreement’e sahip olması yasal bir gerekliliktir. Bununla birlikte, Operating Agreement genel kural olarak eyalet makamlarına sunulmaz ve şirket bünyesinde saklanır.
Delaware’deki gelir vergisi baremi $60.000 üstündeki gelire %6.60 oranını uygulanmaktadır. Örneğin $1.000.000 gibi bir gelire 1 -60.000= 940.000 x %6.6 = $62.040 gibi bir para çıkmaktadır. Başta çıkarmış olduğumuz $60.000 için de $2943 gibi bir vergi de bu tutara eklendiğinde yaklaşık $65.000 gibi bir meblağ çıkmaktadır.
ABD'de kurulmuş olan şirketlerin vergilendirilmesi, şirketlerin yapısıyla doğrudan ilişkilidir. LLC’ler (Limited Liability Company) ile ilgili en önemli hususlardan biri, varsayılan federal vergi rejiminde ortaklarından ayrı bir kurumlar vergisine tabi olmamalarıdır. LLC’ler, yapıları gereği pass-through (geçişli) bir vergilendirme sistemine sahiptir; yani şirket seviyesinde federal gelir vergisi hesaplanmaz, elde edilen gelir ve giderler doğrudan ortaklara yansıtılır. Single-Member LLC’lerde şirket gelirleri, tek ortak tarafından bireysel vergi beyannamesinde kendi gelirleriyle birlikte beyan edilir ve LLC için ayrıca ayrı bir federal gelir vergisi söz konusu olmaz. Multi-Member LLC’lerde ise şirket, ortaklık olarak değerlendirilir; gelirler ortaklara payları oranında dağıtılır ve her ortak kendi bireysel beyannamesinde bu gelirleri bildirir. Bu yapıda şirket, verginin hesaplanması için bilgilendirici bir beyan sunar ancak vergi ortaklar düzeyinde ödenir. Sonuç olarak, LLC’ler varsayılan olarak bireysel vergi oranları üzerinden vergilendirilir, ancak talep edilmesi halinde farklı bir vergi statüsü seçilmesi de mümkündür. C-Corporation (C-Corp) yapısındaki şirketler ise, ortaklarından ayrı bir tüzel ve vergisel kişilik olarak değerlendirilir. Bu nedenle C-Corp’lar, elde ettikleri kâr üzerinden şirket seviyesinde federal kurumlar vergisine tabidir ve bu vergi, ortakların bireysel vergi durumlarından bağımsız olarak hesaplanır. Şirket kârının ortaklara temettü (dividend) olarak dağıtılması halinde ise, bu tutarlar ortaklar nezdinde ayrıca bireysel gelir vergisine konu olur; bu durum uygulamada “çifte vergilendirme” olarak adlandırılır. C-Corporation’lar her yıl faaliyetleri ve gelir durumu ne olursa olsun Form 1120 kurumlar vergisi beyannamesi vermekle yükümlüdür. Bu yapı, özellikle yatırım almayı hedefleyen, hisse devri planlayan veya kurumsal büyüme odaklı şirketler için daha uygun ve tercih edilen bir şirket türüdür.
2025 yılı için ABD Federal Gelir Vergisi kademeli (progressive) yapıda olup yedi farklı vergi oranı (%10, %12, %22, %24, %32, %35 ve %37) uygulanmaktadır. Bu oranlar, vergiye tabi gelir seviyesine göre artan şekilde işler; örneğin single (tek beyanlı) mükellefler için %10 vergi $0–$11,925 arasında, %12 vergi $11,925–$48,475 aralığında, %22 vergi $48,475–$103,350 aralığında uygulanır. Üst oranlara geçildikçe de gelir seviyeleri yükselir; $626,350 üzerindeki gelirler %37’lik en yüksek federal orana tabi olur. Bu baremler IRS tarafından her yıl enflasyona göre güncellenir ve 2025 yılı için söz konusu vergi dilimleri bu şekildedir.
Şirket kurulduğu yerden farklı bir eyalette ve/veya eyaletlerde de faaliyet gösteriyorsa bu işletmenin kayıtlı olduğu tüm eyaletlerde tax return vermesi mecburidir. Bu aşamada birden fazla eyalet gelir vergisi beyannamesi veren işletmelere, aynı gelir üzerinden iki kez eyalet vergisi ödemekten kaçınmak için gelirlerini beyan ettikleri farklı eyaletler arasında paylaştırılması önerilmektedir.
Türkiye'de bulunan bir şirketin tüzel kişiliği üzerinden ABD'de iştirak (şube/bağlı şirket) kurulması mümkündür.
Tek fark, şirket kuruluş aşamalarının gerçek kişi üzerinden değil, tüzel kişilik (yani ana şirket) üzerinden gerçekleştirilmesinin gerekmesidir.
Evet, ABD’de kurulu bir şirket Türkiye’de şube açabilir. Türk Ticaret Kanunu’na göre yabancı şirketler, gerekli izin ve tescil süreçlerini tamamlamak kaydıyla Türkiye’de şube (branch) açarak faaliyette bulunabilir. Şube, hukuken ayrı bir tüzel kişilik değildir; ana şirketin uzantısı olarak kabul edilir ve tüm borç ve yükümlülüklerden yurt dışındaki ana şirket sorumludur. Şube açılışı için Ticaret Bakanlığı izni alınması, ilgili ticaret siciline tescil yapılması ve şube müdürü atanması gerekir. Vergisel açıdan ise Türkiye’de elde edilen kazançlar üzerinden Türkiye’de kurumlar vergisi ve ilgili diğer vergiler doğar. Bu yapı, Türkiye’de doğrudan ticari faaliyette bulunmak isteyen ancak ayrı bir şirket kurmak istemeyen yabancı şirketler için sık tercih edilen bir seçenektir.
Corporation tipi şirketler, diğer ticari yapılardan farklı şekilde vergilendirilir: Bir şirket, kâr üzerinden kendi gelir vergisini ödemesi gereken tek işletme türüdür. Bir şirket (corporation), sahiplerinden ayrı bir tüzel kişilik olduğu için, şirketin kendisi işletme gideri olarak düşemeyeceği tüm kazançlar üzerinden vergilendirilir. Corporation'lar, kurumlar vergisi beyannamesi (Corporate Tax Return) doldurmalı, IRS Form 1120 vermeli ve herhangi bir kar üzerinden kurumlar vergisi (Corporate Income Tax) oranında vergi ödemelidir. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki şirketler, vergiye tabii olan gelirlerinin yüzde 21'i oranında federal kurumlar vergisi öderler. Nevada, Ohio, Texas ve Washington'da şirketler, kurumlar vergisi yerine brüt gelir vergisine (Gross Receipts Tax) tabidir. Delaware, Oregon ve Tennessee, şirket gelirlerine bir vergi ve brüt gelirlere ayrı bir vergi uygular. Kurumlar vergisi beyannamesi genellikle kurumun vergi yılını takip eden dördüncü ayın 15'inci gününe kadar verilir. Şirketler, vergi ödeme zamanlarına göre ikiye ayrılırlar: Takvim yılına göre vergi ödeyen şirketler için dört ödeme Nisan, Haziran, Eylül ve Aralık aylarının 15. gününe kadar yapılmalıdır. Mali yıla göre vergi ödeyen şirketler içinse dört ödeme vergi yılının dördüncü, altıncı, dokuzuncu ve on ikinci aylarının 15. gününe kadar yapılmalıdır.
Bir şirket, ister LLC ister Corporation olsun, kayıtlı olduğu eyalette "domestic company" (yerel şirket) olarak kabul edilirken, kayıtlı olduğu eyalet dışındaki her eyalette "foreign company" (yabancı şirket) olarak kabul edilir.
Şirketiniz, kuruluş eyaletinden farklı bir eyalette ticari işlem yapmayı planlıyorsa, işletmeyi bu eyaletlerde yabancı bir LLC veya Corporation olarak kaydettirmek gerekir. Bu sürece "Yabancı Yeterlilik" (Foreign Qualification) denir.
İşletmeyi yabancı olarak nitelendirmek ve kurulduğu eyaletten farklı bir eyalette ticari olarak iş yapmaya başlayabilmesi için genellikle şunların yapılması gerekebilir:
Yetki Belgesi Başvurusu: İş yapmak istediğiniz eyalette/eyaletlerde bir Certificate of Authority (Yetki Belgesi) için kaydolmanız gerekmektedir.
Good Standing Belgesi: Şirketin var olduğunu ve kurulduğu eyalette tüm gereksinimleri karşıladığını gösteren "Certificate of Good Standing" için başvurulmalıdır.
Ücret Ödemesi: Yetki Belgesi ilgili eyalete gönderilirken geçerli eyalet filing ücretlerinin ödenmesi gerekmektedir.
Vergi ve Raporlama: Şirketin yabancı nitelik kazandığı eyalette/eyaletlerde Franchise Tax veya yıllık raporların dosyalanması ve ilgili ücretlerin ödenmesi gerekmektedir.
Kısacası şirket en başta kurulduğu eyaletten farklı bir eyalette iş yapmak istiyorsa, iş yapmak istediği eyalet özelindeki gereklilikleri incelemeli, Certificate of Authority gibi belgeleri temin etmeli ve o eyaletin talep ettiği ücretleri ödemelidir. Tüm bu gereklilikleri sağladıktan sonra o eyalette de faaliyet göstermeye başlayabilir.
Wyoming, Delaware ve Florida eyaletlerinde şirketlerin yıllık yükümlülükleri farklı şekillerde uygulanır. Wyoming’de şirketler her yıl Annual Report sunar ve bu bildirimle birlikte, şirketin Wyoming’deki varlık değerine dayalı olarak hesaplanan Annual Report License Tax ödenir; bu, klasik anlamda bir franchise tax olarak değerlendirilmez. Delaware’de ise şirketler, eyalette faaliyet göstermeseler dahi her yıl Franchise Tax ödemekle yükümlüdür; bu vergi şirket türüne ve sermaye yapısına göre farklı yöntemlerle hesaplanır ve annual report ile birlikte beyan edilir. Florida’da franchise tax bulunmamakla birlikte, LLC ve corporation’lar her yıl Annual Report sunmak zorundadır; bu bildirim vergisel değil, idari bir yükümlülük olup, şirket bilgilerini güncel tutmayı amaçlar. Annual report ücreti, şirket türüne bağlı olarak değişir ve sabit bir harç olarak ödenir.
Evet, şirketin kurulu olduğu eyalet dışında başka bir eyalette iş yapılması, bazı durumlarda ek vergi ve beyan yükümlülükleri doğurabilir. Bu yükümlülükler, ilgili eyalette şirketinizin “nexus” olarak adlandırılan vergisel bağının oluşup oluşmadığına bağlıdır. Fiziksel varlık (ofis, depo, çalışan) bulunması veya belirli bir satış hacminin aşılması gibi durumlar, o eyalette sales tax toplama, eyalet gelir/kurumlar vergisi beyanı ya da foreign qualification (yabancı şirket kaydı) zorunluluğu doğurabilir. Ancak yalnızca sınırlı ve geçici faaliyetler her zaman ek vergi anlamına gelmez. Bu nedenle eyalet bazında değerlendirme yapılması önemlidir.
Florida’da bir LLC’nin vergilendirilmesi, şirketin federal ve eyalet düzeyindeki sınıflandırmasına göre değişir. Federal gelir vergisi açısından çoğu LLC, pass-through (geçişli) yapıdadır; yani şirketin kendisi vergi ödemez, gelir ve giderler doğrudan sahiplerin kişisel vergi beyannamelerine yansır. Tek ortaklı LLC (single-member) “disregarded entity” olarak kabul edilir ve gelir-giderler sahibi tarafından kişisel Form 1040, Schedule C’de bildirilir. Birden fazla ortaklı LLC (multi-member) ise ortaklık olarak vergilendirilir ve bilgilendirme amaçlı Form 1065 doldurulur; gelir ve giderler pay sahiplerinin kişisel Form 1040’ına Schedule K-1 ile yansıtılır.
Florida eyaleti, bireyler için gelir vergisi almaz, bu nedenle LLC’ler varsayılan olarak eyalet gelir vergisinden muaftır. Ancak bir LLC, C-Corp olarak vergilendirilmeyi seçerse, %5.5 oranında Florida kurumlar vergisi ödemek zorundadır. Tüm Florida LLC’leri, şirketin aktif kalabilmesi ve bilgilerinin güncel tutulması için her yıl Annual Report sunmak zorundadır; 2025 itibarıyla bu raporun ücreti $138.75 olup, 1 Mayıs’a kadar ödenmelidir. Gecikme durumunda ek $400 ceza uygulanır; bu ücret bir vergi değil, idari bir harçtır.
Eğer LLC ABD’de çalışan istihdam ediyorsa, federal ve eyalet düzeyinde işveren vergileri uygulanır. Federal düzeyde FICA (Sosyal Güvenlik ve Medicare) ve FUTA (işsizlik) vergileri işveren sorumluluğundadır. Florida eyaletinde işsizlik vergisi ve iş kazası tazminatı yalnızca çalışanlar için geçerlidir ve işveren tarafından ödenir. Özetle, Florida’da bir LLC’nin vergisel yükü büyük ölçüde federal geçişli vergilendirme yoluyla ortakların kişisel gelir vergisi ve varsa işveren vergileri üzerinden oluşur; eyalet gelir vergisi uygulanmaz, ancak Annual Report gibi idari yükümlülükler vardır.
Evet, herhangi bir eyalette kurulmuş bir LLC, başka bir eyaletteki LLC'nin sahibi olabilir. Bunun için ilgili başvuru formunun doldurulurken LLC'nin sahibi olarak, sahip olunan LLC'nin adının belirtilmesi yeterlidir.
Florida'da bulunan LLC'lerin birden fazla mülke sahip olmasında herhangi bir sorun yoktur.
ABD'de fiziksel varlığı, fiziksel ofisi veya çalışanları olmayan bir kişinin ABD dışından elde ettiği gelirleri üzerinden ABD'ye vergi ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Eğer bir kişi ABD'deki şirketi üzerinden, örneğin Amazon'dan, ABD dışındaki diğer ülkelerden gelir elde edip, bu gelirini yine ABD'deki banka hesabında tutsa dahi ABD'de yalnızca ABD'de elde ettiği gelirleri üzerinden vergi ödemesi gerekmektedir. ABD dışında elde ettiği gelir üzerinden ABD'de vergi ödemesine gerek bulunmamaktadır. Ancak burada şuna dikkat etmesi gerekir; bu gelirlerin ABD'deki bir banka hesabına geliyor olması, gelir elde ettiği ABD harici ülkelerdeki vergi yükümlülüğünü de tamamen kaldırdığı söylenemez. Bu durumda vergi kuralları ülkeden ülkeye farklılık gösterebileceği için söz konusu diğer ülkelerin vergi kurallarının ayrı ayrı kontrol edilmesi gerekecektir.
Bir şirketin, kurulduğu eyaletten farklı bir eyalette depo tutması ve ürün satışını bu depo üzerinden gerçekleştirmesi mümkündür. Örneğin, Delaware'de şirket kurup Alaska'da bir depo tutmak ve ürünleri buradan dağıtmak hukuken geçerlidir.
Ancak, bu deponun kime ait olduğu (Amazon'un deposu mu yoksa kişinin kendi kiraladığı depo mu olduğu) vergi yükümlülükleri açısından fark yaratır:
1. Amazon Deposu Üzerinden İş Yapılması (Fulfillment by Amazon - FBA)
Yalnızca Amazon deposu üzerinden iş yapılacaksa ve Amazon'da satış gerçekleştirilecekse: Amazon, söz konusu ürünlerden otomatik olarak satış vergisini alır, tahsil eder ve eyalete havale eder.
Kısacası, Amazon tüm satış vergisi uyumluluğunu (Sales Tax Compliance) müşteri için kendisi halleder.
Amazon Amerika’da satış yapmak hakkında daha fazla bilgi almak için içeriğimizi okuyabilirsiniz. 👉 Amazon Amerika Satış Rehberi
2. Kişisel Depo veya Diğer Platformlar Üzerinden Satış
Kişi kendi deposunu kiralıyorsa, Amazon dışındaki diğer online platformlarda (Etsy, eBay vb.) veya fiziki olarak satış yapacaksa satış yapılan eyalette bir satış vergisi kaydı yapılması gerekmektedir. Vergi beyanı esnasında bu satışların vergilendirilmesi ve beyan edilmesi yükümlülüğü satıcıya aittir.
Yeni kurduğunuz bir ABD şirketi için, henüz satış yapmamış olsanız bile vergi beyannamesi verme yükümlülüğünüz olabilir. Bu durum, şirket türünüze göre değişir: C-Corporation ve Partnership (multi-member LLC) yapıları için, şirket “uykuda” olsa bile IRS’e vergi beyannamesi sunmak zorunludur. Tek ortaklı LLC (single-member LLC) sahibiyseniz ve ABD vatandaşı değilseniz (non-resident), şirketinizin faaliyet göstermemesi durumunda bile kuruluş masrafları gibi giderler “sermaye hareketi” sayılabilir ve Form 5472 ile Pro-Forma 1120 doldurma zorunluluğu doğabilir; bu formları vermemek, kişi başına 25.000$’dan başlayan cezalarla sonuçlanabilir. ABD vatandaşı olan tek ortaklı LLC sahipleri için ise, ticari faaliyet yoksa genellikle beyan zorunluluğu bulunmaz.
Vergilerinizi normal süresinde yetiştiremiyorsanız, IRS’e başvurarak vergi süresini uzatma (tax extension) talep edebilirsiniz. Bu işlem, formları göndermek için size genellikle 6 ay ek süre sağlar, ancak ödenecek vergiyi ertelemez; tahmini vergi borcunuzu normal tarihte ödemeniz gerekir. Uzatma başvurusu, normal vergi beyannamesi son günü ile aynı gün yapılmalıdır. Kullanacağınız form ise şirket türüne göre değişir: C-Corp ve Partnership’lar için Form 7004, single-member LLC ve bireysel işletmeler için Form 4868 kullanılır.
💡 Özetle, federal vergiler açısından şirket türünüzü ve ABD’deki statünüzü göz önünde bulundurmak çok önemlidir. Ayrıca, eyalet bazlı vergiler (Franchise Tax gibi) bu federal uzatma başvurularına dahil değildir ve ayrı olarak takip edilmelidir. Tarihler genellikle C-Corp ve bireyler için 15 Nisan, Partnership için 15 Mart olup, uzatma alırsanız 6 ay sonraya (15 Eylül veya 15 Ekim) ötelenir.
SSN sahibi olan ortak, kendi vergi beyanından sorumludur. SSN sahibi olmayan diğer ortaklar da ayrı ayrı kendi beyanlarını yapacakları için ITIN (Individual Taxpayer Identification Number) almaları gerekmektedir. Sonuç olarak, evet, her bir ortak için ayrı ayrı ITIN numarasına ihtiyaç vardır.
💡ITIN ve SSN Farkı
ITIN (Individual Taxpayer Identification Number): IRS tarafından verilen bireysel vergi kimlik numarasıdır.
SSN (Social Security Number): Sosyal güvenlik numarası işlevini görür.
Bir şirket Delaware'de kurulmuşsa, Delaware'de "domestic entity" (yerel kuruluş) olarak geçer. Ancak, Kaliforniya da dahil olmak üzere, kurulduğu eyaletten farklı bir eyalette faaliyet göstermek istiyorsa, bu yeni eyalette "foreign business" (yabancı işletme) olarak kabul edilir.
Eğer fiziksel olarak Kaliforniya'da faaliyet gösterecekseniz, Kaliforniya'da çalışan istihdam edecekseniz veya Kaliforniya merkezli bir varlığa/kazanca sahipseniz, şirket Delaware kuruluşlu dahi olsa Kaliforniya'da da kaydolması (register edilmesi) gerekmektedir.
Bu durum, yasal olarak iş yapabilmek için "Foreign Qualification" (Yabancı Yeterlilik) şartlarının sağlanmasını gerektirir.
Kaliforniya'da Foreign Entity Olarak Kaydolma Adımları
Kaliforniya eyaletinde foreign entity olarak kaydolmak için atılması gereken adımlar şunlardır:
Gerekli Delaware Belgeleri: Delaware eyaletinden Certificate of Incorporation ve Certificate of Good Standing temin edilmelidir. (Certificate of Good Standing'in son 6 ay içinde düzenlenmiş olması gerekir.)
Registered Agent: Kaliforniya merkezli bir registered agent (kayıtlı temsilci) seçilmesi gerekmektedir.
Ücret ve Vergi Ödemeleri: Kaliforniya'nın talep edeceği ücretlerin ve vergilerin ödenmesi gerekmektedir (Örneğin, $800 franchise tax gibi CA eyaletinin talep edeceği ücretler). Bu durumda her iki eyalette de vergi yükümlülüğü doğmaktadır.
Başvuru Formu: California Secretary of State'e "Application to Register a Foreign Limited Liability Company" isimli formun doldurulması ve başvuru yapılması gerekmektedir.
Multi-member LLC'lerde (birden fazla ortaklı şirket), vergi beyanında bulunabilmek için ortakların ITIN numarası (Bireysel Vergi Kimlik Numarası) gerekmektedir. ITIN başvuru formu, vergi beyanı ile birlikte IRS'e gönderilebilmektedir.
Multi-member LLC'ler ve Corporation'lar, yeni kurulmuş ve hiçbir ticari faaliyet göstermemiş, hiçbir gelir elde etmemiş veya hiçbir işlem gerçekleştirmemiş olsa dahi, her halükarda vergi beyan döneminde vergi beyanında bulunması gerekmektedir.
Bireysel Vergi Mükellefi Kimlik Numarası (ITIN – Individual Taxpayer Identification Number), ABD Gelir İdaresi Başkanlığı (IRS) tarafından verilen bir vergi numarasıdır. Bir şirketin beyan vermesi için her bir ortağının ITIN numarası sahibi olması gerekmektedir. Örneğin ıncorporation şirket tüzel kişiliği olarak kendi EIN numarası ile ortaklar da ITIN numaraları vergi beyanında bulunacaktır.
W-9 Formu (Request for Taxpayer Identification and Certification), genellikle işletmeler tarafından freelance çalışanlardan ve bağımsız yüklenicilerden vergi bilgisi istemek amacıyla doldurulan bir formdur.
Aşağıdaki kişiler W-9 formunu doldurmalıdır:
Bir şirkette tam zamanlı olarak çalışmayan, freelance olarak çalışanlar veya farklı şirketlere danışmanlık hizmeti sunanlar.
Bir yıl içerisinde birden fazla şirkette çalışan kişiler.
Bir takvim yılında, bir şirketten toplam 600 ABD dolarından fazla kazanan kişiler.
W-9 formu, IRS (ABD Gelir İdaresi) için bilgi toplamak amacıyla kullanılsa da, doğrudan IRS'ye gönderilmez. Form, bağımsız yüklenici olarak çalıştığı işverenler (ödeme yapan kuruluşlar) tarafından talep edilmektedir.
ABD’de LLC (Multi-Member olarak vergilendirilen) ve C-Corporation yapısındaki şirketler, vergi beyan sürelerini uzatmak için IRS Form 7004 doldurur. Single-Member LLC’lerde ise, IRS nezdinde beyan sahip üzerinden yapıldığından, bireysel beyanın uzatılması için Form 4868 kullanılır. Bu formlar yalnızca beyan verme süresini uzatır; vergi ödeme süresini uzatmaz. Olası faiz ve cezalardan kaçınmak için, tahmini verginin orijinal son tarihe kadar ödenmesi gerekir.
Workhy olarak, şirketinizin yapısını ve IRS nezdindeki vergisel statüsünü analiz ederek doğru extension formunu (Form 7004 veya Form 4868) sizin adınıza zamanında hazırlar ve göndeririz. Ayrıca, tahmini vergi yükümlülüğünüzü önceden hesaplayarak ödemenin gecikmeden yapılması için sizi yönlendirir, süreci uçtan uca takip ederiz.
Evet, şirket adresini değiştirmek mümkündür. Ancak bu değişikliğin hem ilgili eyalete hem de IRS'e (ABD Gelir İdaresi) bildirilmesi gerekmektedir.
Amerika'da şirket adresleri temelde ikiye ayrılır:
Yasal Adres (Legal Address): Şirketin resmi faaliyet adresi.
Registered Address (Kayıtlı Adres): Genellikle Registered Agent tarafından sağlanan ve resmi yasal evrakların teslim alındığı adrestir.
Şirketin yasal bir konuma ihtiyacı olması nedeniyle, Amerika’da şirket kurarken ofis tutmak (veya bir adrese sahip olmak) gereklidir. Şirket adresine resmi evrak gönderilebilmesi ve resmi işlemlerde adresin kullanılabilmesi için bu adres elzemdir. İş adresi, bir fiziksel konum veya posta kutusu olabilir. Ancak posta kutusu, evrakların teslim edilebilmesi açısından gerçek bir adrese tanımlı olmalıdır. Amerika’daki bazı eyaletlerde, onaylı ya da taahhütlü postaların kabulü yapılmadığı için bu tür posta kutuları iş adresi olarak kullanılamaz.
Bazı eyaletlerde asıl iş adresi, şirketin kurulduğu eyaletin dışında bir yerde olabilir. Ancak, özel sebepler olmadığı sürece eyalet dışından bir iş adresi gösterilmemesi tavsiye edilmektedir.
Delaware’de kurulu bir C-Corporation (Anonim Şirket), ABD’nin "dünya çapında vergilendirme" (worldwide taxation) ilkesi nedeniyle, geliri Türkiye’den veya başka bir ülkeden elde etse bile ABD Federal Kurumlar Vergisi'ne tabidir. Yani faturayı ABD şirketiniz kesiyorsa, paranın kaynağına bakılmaksızın %21 oranında federal vergi (Federal Corporate Tax) ödenmesi gerekir. Eyalet tarafında ise Delaware, şirket eyalet sınırları içinde (fiziksel ofis vb.) faaliyet göstermediği sürece Eyalet Gelir Vergisi (State Income Tax) almaz. Ancak, kâr/zarar durumuna bakılmaksızın şirketin varlığını sürdürmesi için her yıl "Franchise Tax" adı verilen maktu bir vergi ödenir (C-Corp için minimum toplam maliyet yıllık yaklaşık $225 civarındadır).
Türkiye cephesinde ise durum biraz daha hassastır. Eğer ABD şirketiniz üzerinden Türkiye’deki müşterilere hizmet veriyorsanız, Türkiye Cumhuriyeti bunu "dar mükellefiyet" kapsamında değerlendirebilir veya elde ettiğiniz geliri kâr payı olarak Türkiye'ye getirdiğinizde gelir vergisi doğabilir. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları sayesinde, ABD'de ödediğiniz vergiyi Türkiye'de ödenecek vergiden mahsup etme (Foreign Tax Credit) imkanınız olabilir, ancak bu süreç profesyonel bir destek gerektirir.
Single-member LLC sahibi bir non-resident vergi beyan döneminde Form 1040NR, Form 1120 ve Form 5472'yi doldurmalıdır. Form 1040NR, ABD'de yerleşik ve vatandaş olmayan kişilerin yıllık olarak gelir beyanı yapmakta kullandıkları bir çeşit vergi beyan formudur.
Amerika'da çalışarak gelir elde eden ve federal tax ödemesi yapması gereken kişiler icin düzenlenmiş olan vergi bildirim formu olarak da özetlemek mümkündür .
Form 1120 ve Form 5472 ise en az %25 veya fazlası bir yabancıya ait olan Amerika şirketlerinin her vergi beyan döneminde IRS e vermesi zorunlu olan formlar arasında yer alır. Bu formlar klasik vergi beyanları gibi olmayıp, beyan sonucunda herhangi bir vergi ödemesi çıkmaz ve sadece bilgi verme amaçlıdır.
ABD'de ikamet etmeyen kişiler tarafından kurulan tek veya çok ortaklı LLC'ler, vergi beyan döneminde öncelikle şirketin gelirinin "ABD'de Ticaret veya İşletme Yürütme" (ETBUS) kapsamında olup olmadığını tespit etmek zorundadır (genel olarak, bir LLC'nin ETBUS kapsamında sayılması için faaliyetlerinin "önemli, sürekli ve düzenli" (considerable, continuous, and regular) bir şekilde ABD içinde gerçekleşmesi gerekir); bu kritik analiz, hangi federal vergi formlarının (başta zorunlu Form 5472 ve pro-forma Form 1120, veya çok ortaklılar için Form 1065) doldurulacağını belirler. Ayrıca, vergi beyanını tamamlamak için ortakların bir ABD vergi numarasına (ITIN) sahip olması gerekliliği, potansiyel stopaj yükümlülükleri ve zamanında yapılmayan veya hatalı beyanlardan kaynaklanabilecek yüksek ceza riskleri dikkatle değerlendirilmelidir. Workhy olarak biz, bu karmaşık süreçte şirket yapısının ve gelir türlerinin analizinden başlayarak doğru beyan setinin belirlenmesi, gerekli tüm beyannamelerin hazırlanması ve IRS nezdindeki sürecin uçtan uca profesyonelce yönetilmesi konularında kapsamlı vergi desteği sunarak iş sahiplerinin yükümlülüklerini güvenle yerine getirmesini sağlıyoruz.
Sales Tax, bir ürünü hangi eyalete satıyorsanız o eyalete göre alınır. Fakat örneğin Amazon gibi online platformlarda bu vergileri platform toplayıp ödemektedir. Kişinin sadece bulunduğu eyalete bildirim yapması yeterlidir. Sales Tax beyanı, şirketin kurulduğu eyalete göre aylık veya 3 aylık dönemler halinde yapılmaktadır.
Türkiye ile Amerika arasında, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi için Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (ÇVÖA) bulunmaktadır. Ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 33 yurt dışında ödenmiş olan vergilerin Türkiye'de mahsubunu düzenler.
Yurt dışında ödenen vergilerin Türkiye'de mahsup edilebilmesi için gereken şartlar şunlardır:
Verginin Türü: Yabancı ülkede bu kazançlar üzerinden ödenen verginin kurumlar vergisi ve benzeri bir vergi olması gerekir. KDV benzeri vergilerin mahsubu mümkün değildir.
Belge Zorunluluğu: Mahsup işlemi için, ilgili ülkedeki yetkili makamlardan (vergi dairelerinden) verginin ödendiğine dair bir belgenin alınması gerekir.
Belgenin Tasdiki: Alınan bu belge, o ülkedeki Türk elçilik veya konsolosluklarına tasdik ettirilmelidir. Bu belge, vergi beyannamesi sırasında kullanılır ve para Türkiye hesabına aktarıldığında vergi dairesinin kaynağını sorması gibi durumlarda da gereklidir.
Mahsup Sınırı (Limitleme): Mahsup edilecek vergi tutarının bir sınırı vardır. Mahsup edilecek tutar, hiçbir şekilde yurt dışında elde edilen kazançlara Türkiye’de geçerli olan vergi oranının uygulanmasıyla bulunacak vergi tutarını geçemez. Örneğin, yurt dışında $300.000 vergi ödense bile, Türkiye'de aynı kazanç için hesaplanan vergi $250.000 ise, mahsup edilecek maksimum tutar $250.000'dır. Yurt dışında ödenen fazla kısım ($50.000) Türkiye'de mahsup edilemez.
Süre Sınırı: Mahsup işlemi, elde edilen kazancın beyan edildiği yıla ait hesap dönemi dahil, üç hesap dönemi geçtikten sonra yapılması mümkün değildir.
Evet, satabilirsiniz fakat satmadan önce bir avukat ile anlaşıp Bill of Sale adı verilen bir sözleşme hazırlamanız gerekmektedir. Bu belge, sahip olduğunuz mülkiyeti bir ödeme veya borçlanma karşılığında devrettiğinizi gösterir. Bu belgenin noter tarafından onaylanması gerekir.
Yani limited şirket hisse devir işlemleri yazılı şekilde ya da noter tarafından onaylanarak yapılır. Limited şirkette hissesi olan kişi söz konusu hisseleri devretmek istediği zaman hisse devir sözleşmesi hazırlanmalı ve taraflarca imzalanmalıdır, imzalanan bu sözleşmenin noter tarafından da onaylanması gerekir.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli bir finansal teknoloji şirketi olan Mercury'den, ABD'de kurulu şirketinize ait hesabı kullanarak Türkiye'deki bir banka hesabına para transferi yapmanız mümkündür. Mercury, uluslararası para transferlerini desteklemektedir. Bu transferler genellikle SWIFT veya Fedwire (ülke içi ABD transferleri için) gibi yöntemlerle gerçekleştirilir. Transfer süresi ve olası işlem ücretleri, kullanılan transfer yöntemine, gönderilen para birimine ve Türkiye'deki alıcı bankanın politikalarına göre değişebilir. Mercury'nin kendi platformunda bu tür uluslararası transferlerin detaylarını (ücretler, limitler ve tahmini süre) kontrol ederek en güncel ve kesin bilgiye ulaşabilirsiniz.
Amerika'da şirket kapanış işlemlerinizi gerçekleştirirken, şirketinizin son kez federal ve/veya eyalet vergi beyannamesi vermesi gerekip gerekmediğini öğrenmek için muhasebecinizle görüşmeniz gerekmektedir.
Eğer Amerika'daki LLC şirketinizi kapatmayı planlıyorsanız aşağıdaki adımları takip etmeniz gerekir.
Ticari banka hesaplarını kapatmak,
Nihai vergi beyannamelerini doldurmak,
Şirket borçlarının alacaklılara ödenmesi,
Kalan mülk, nakit veya malvarlıklarının LLC şirket üyelerine dağıtılması.
Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından LLC şirketinizi kapatmak için son aşama olarak İptal Belgesi'nin hazırlanması gerekir. Bu belgenin Delaware Eyaleti Şirketler Departmanı’na sunulmasının ardından genellikle 3-5 iş günü içerisinde başvurunuz onaylanır ve LLC şirketiniz kapatılır.
Amerika Birleşik Devletleri'nde mukim olmayan kişiler tarafından kurulan şirketlerin federal gelir vergisi yükümlülükleri, seçilen tüzel kişiliğe göre önemli ölçüde farklılık gösterir. Limited Liability Company (LLC - Sınırlı Sorumluluk Şirketi), varsayılan olarak geçişli bir yapıya sahiptir; yani şirket düzeyinde federal gelir vergisi ödenmez, kâr veya zarar doğrudan "mukim olmayan" üyeye veya şirket sahibine aktarılır. Bu üyeler, eğer sahibi oldukları LLC ABD'de bir ticari faaliyet yürütüyorsa ve bu faaliyetten Etkili Bir Şekilde Bağlantılı Gelir (ECI) elde ediyorsa, bu geliri kişisel beyannameleri (Form 1040-NR) üzerinden beyan eder ve bireysel vergi dilimlerine göre vergilendirilir; ayrıca dağıtılan ECI üzerinden stopaj kesintisine tabi olabilirler. Buna karşılık, C Corporation (C-Corp - Anonim Şirket), hissedarlarından ayrı bir vergi mükellefidir ve elde ettiği kâr üzerinden öncelikle sabit bir oranda kurumlar vergisi öder. Şirket kârı vergilendirildikten sonra, bu kârın Mukim Olmayan Yabancı hissedarlara temettü olarak dağıtılması durumunda, temettüler ABD iç hukuku uyarınca yüksek bir oranda (genellikle %30) stopaja tabi tutulur, ancak ikili vergi anlaşmalarından yararlanılarak bu oran düşürülebilir, bu da C-Corp'u çifte vergilendirmeye maruz bırakan bir yapı yapar.
Amerika'da şirket kuruluş işlemlerini dondurmak gibi bir durum söz konusu değildir. Amerika'da şirket kurarken aşağıdaki süreçleri takip etmek gerekir.
Amerika’da şirket kurmak isteyen kişiler, öncelikle iş yapmayı düşündükleri eyalette bir kayıtlı temsilciye sahip olmalıdır. Kayıtlı temsilci; banka hesabı açmak, yasal raporlar hazırlamak, vergi kimlik numarası temin etmek gibi görevlerle mükelleftir.
Şirketin türüne ve adına karar verdikten hemen sonra, ofis için lokasyon belirlemeniz gerekir. Online işletmeler için fiziksel bir ofise ihtiyacınız yoktur. Şirket için IRS’den (Gelir İdaresi) bir İşveren Kimlik Numarası (EIN) almanız gerekir. Sonrasında şirketin eyalete kaydı yapılır. İşletme kaydını sağlayabilmek için işletme yapısına uygun olan şirket kuruluş belgelerini hazırlamalısınız.
Amerika’da şirket kurmak için gerekli lisans ve izinler alındıktan sonra, banka hesabı açmanız gerekir. Banka hesabı açmak için; kimlik, sürücü veya pasaport belgelerinden birine, tescil belgesi veya şirket sözleşmesine, IRS tarafından verilen vergi kimlik numarasına ya da işveren kimlik numarasına ihtiyaç duyarsınız.
Ek olarak muhasebe kayıtlarının düzenli olarak tutulması için işletmenin finansal faaliyetlerini de kaydetmeniz gerekir. Makbuz ve faturalar, kayıtlarınızı destekleyen önemli belgeler arasında yer alır. Belge saklamak da şirketler için büyük önem taşır. Ayrıca muhasebe kayıtlarını izlemek için; manuel sistem veya muhasebe yazılımı kullanmanızda fayda vardır. Bu kayıtları yönetecek bilgi ve tecrübeye sahip olmayanlar profesyonel destek alabilirler. Bu kayıtlar şirketi finansal sorunlara karşı koruması bakımından önemlidir.
İşveren Kimlik Numarası (EIN) olarak bilinen bu numara, Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren ticari kuruluşlara IRS tarafından verilen dokuz haneli özgün bir numaradır.
EIN numaraları, işverenler tarafından vergi beyannamesi düzenlemek amacıyla yaygın olarak kullanılır. Numara dokuz basamaktan oluşur.
Bu numara şirketinizin sosyal güvenlik numarası işlevini görür. IRS tarafından verilen dokuz haneli bir sayıdır. Amerika’da bir şirket kurduktan sonraki adım EIN numarası (Federal Vergi Kimlik Numarası) almaktır.
IRS (Amerikan Gelirler İdaresi) tarafından verilen bu numara için, IRS’in web sitesi üzerinden bir SS-4 formunun doldurulması gerekir. Bu form doldurulduktan sonra gerekli bilgi ve belgelerle IRS’e gönderilir ve işlemlerin takibinin yapılır. Bu numara şirket kurulduktan sonra ortalama 4 ile 6 hafta içerisinde elinize geçmektedir.
Form SS-4, küçük işletmeler tarafından IRS'den bir Vergi Kimliği / İşveren Kimlik Numarası (EIN) başvurusunda bulunmak için kullanılan dokümandır. Form, işverenlerin kimliğini belirlemek amacıyla kullanılır, ancak diğer yasal süreçler için de gereklidir.
Ancak SS4 belgesinde dijital imza atılması mümkün değildir.
Evet, Amerika'daki şirketinizin adresini farklı bir eyalete taşıyabilirsiniz. Eğer Amerika’da bir şirketiniz varsa, çeşitli avantajlardan yararlanmak için şirketinizi bulunduğu eyaletten başka bir eyalete taşıyabilirsiniz. Eğer böyle bir şey planlıyorsanız, gerekli şartları yerine getirmelisiniz. Bu sayede yeni eyaletin tüm avantajlarından yararlanarak şirketiniz için daha kârlı bir ortam oluşturmanız mümkün olur.
Amerika’nın bazı eyaletleri yatırımcı dostudur ve vergi oranları ve vergi mevzuatları ile şirket kurmak için daha avantajlıdır. Vergi yükümlülüğünü girişimcilerin üzerinden büyük oranda alan bu eyaletlerden birini tercih edebilirsiniz. Böylece çok daha verimli bir şekilde ticari faaliyetinizi sürdürmeniz mümkün olur. Amerika’nın bu eyaletlerinde düşük verginin yanısıra finansman desteği de mali açıdan şirketinizi yönetme konusunda size kolaylık yaratır. Aynı zamanda bazı eyaletler şirket kuruluşu konusunda gizliliği en üst seviyede tutması güvenli bir şekilde tüm işlemleri gerçekleştirmenizi sağlar. Amerika’da şirket kurarken tercih edebileceğiniz en avantajlı eyaletler ile ilgili aşağıda detaylı bilgilerden ulaşabilirsiniz.
Delaware
Amerikan vatandaşı ya da Green Card sahibi olmadan şirket kurabileceğiniz eyaletler arasında yer alır. Düşük vergi oranlarına sahip olduğu için şirket kurarken daha az masraf yapmanızı sağlar. Aynı zamanda bu eyalette, girişimcilerin yenilikçi fikirleri de büyük destek görür. Özellikle e-Ticaret ve dropshipping için en çok tercih edilen eyaletlerden biridir. Kredi bakımından da avantajlı olan Delaware’de şirket kurmak riskli bir sektöre girerken finansman desteği almanızı da sağlayabilir. Delaware’nin en güzel özelliklerinden biri de girişimci buluşmaları düzenlemesidir. Sık sık yapılan bu buluşmalara katılarak network ağınızı genişletebilir ve iş fikirlerinizi daha geniş kitleye sunabilirsiniz.
Wyoming
Bireysel ve kurumsal vergi oranlarını %0'dır. Yani elde ettiğiniz kazanç için gelir vergisi ödemenize gerek yoktur. Yalnızca devletin kendisine ödeyeceğiniz vergiler vardır. Girişimcilere pek çok destek sağlayan bu eyalette yaşam maliyetleri de Amerika ortalamasına göre daha azdır. Yani şirketinizi Wyoming’te kurarak daha az masraf yapmanız mümkün olur. Aynı zamanda bu eyalette, varlık koruma ve gizlilik yasaları da oldukça güçlüdür. Wyoming’in teşvik programları, hem finansal açıdan hem de iş gücü açısından size büyük bir avantaj sağlar.
Florida
Florida, Şirketler Birliği’ne göre Amerika’da şirket kurmak için en avantajlı eyaletler arasında yer alır. Çünkü bu eyalette düşük vergi oranları, kaliteli ve ucuz iş gücü, pek çok yabancı piyasaya kolayca erişme gibi avantajlar vardır. Florida’da şirket kurarak daha sınırlı bir sorumluluğa sahip olabilirsiniz. Mesela borçlu olduğunuzda, alacaklıların borçlarını şirketinizin hissedarları ve yöneticilerinden toplaması mümkün olmaz. Aynı zamanda Florida’da kurulan şirketlerin varlığını daha uzun süre devam ettirebilmesi mümkün olur. Florida’daki şirketlerin hisseleri kolayca transfer edilebildiği için yatırım karşılığında kolayca hisse de satabilirsiniz. Böylece şirketiniz için yatırım parası bulma konusunda da zorlanmazsınız. Bu eyalette şirket kurmak için belli bir alt sermaye sınırı yoktur. Dolayısıyla Amerika’da kolayca şirket kurmak için Florida eyaletini tercih edebilir ve işlerinizin kısa süre içinde büyümesini sağlayabilirsiniz.
Amerika'da şirketinizi başka bir eyalete taşımak için ihtiyaç duyduğunuz belgeler arasında; lisans, şirket ismi, vergi numarası, işveren limlik numarası, marka ve patent ver. yerleştirme sertifikası yer alır.
Ayrıca Yabancı Yeterlilik belgesi olarak da geçen Certificate of Authority belgesi, işinizi kurduğunuz eyalet dışında iş yapmak için kayıt olma sürecini sağlar. Örneğin, şirketinizi Florida'da kurduysanız artık Florida için firmanız yerel bir şirket haline gelir. Bununla beraber başka eyaletlerde şirketiniz yabancı LLC statüsünde kabul edilir. Kısacası Yabancı Yeterlilik Belgesi, şirketinizi kurduğunuz eyaletin dışındaki başka eyaletlerde de iş yapmanıza imkan sağlar.
Şirket isim değişikliği sağlanabilir fakat bu uzun bir süreçtir. İsim değişikliği sağlandığında hem eyalete bilgi verilmesi hem de EIN numarası değişikliği için IRS'e bilgi verilip onay alınması gerekir.
ABD’de kurduğunuz şirket için Amazon Seller hesabı açarken, Amazon genellikle işletme adresine bir doğrulama kodu (Verification Code) gönderir. Eğer şirket adresiniz bir registered agent üzerindeyse, kod doğrudan registered agent’a gönderilir. Workhy olarak biz, müşterilerimizin registered agent hesaplarınızı yönetiyoruz. Bu sayede Amazon veya diğer resmi kurumlardan gelen kodlar ve belgeler bize ulaştıktan sonra ve biz bunları hızlı ve güvenli şekilde siz müşterilerimize iletiriz.
Kod geldiğinde, Workhy ekibi kodu sizinle paylaşır ve Amazon hesabınıza doğru şekilde girilmesini sağlar. Böylece kodu kaybetme veya gecikme riskiniz ortadan kalkar.
💡 İpucu: Kodun süresi sınırlı olabileceğinden, Workhy’nin bu süreci yönetmesi, zamanında ve sorunsuz doğrulama yapmanızı sağlar.
Kısaltması ITIN numarası olan, Individual Taxpayer Identification Number, bireysel vergi kimlik numarasıdır. Vergi işlemleriniz için IRS tarafından sağlanan dokuz haneli bir numaradır ve daima 9 ile başlar.
Bu numara, Amerika’da vergi mükellefi olan ancak Sosyal Güvenlik Numarası (SSN) sahibi olmayan veya olamayan şahıslara verilir. ITIN numarası göçmenlik statüsünden bağımsız olarak verilir; çünkü hem Amerika’da yaşayanların hem de Amerika dışında yaşayanların Amerika’da vergi yükümlülükleri olabilir.
ITIN numarası alabilmek için, şahısların Amerika’da bir vergi sorumluluklarının olması ve federal vergi beyanında bulunmasında gerekir.
ITIN numarasını temin edebilmek için, IRS üzerinden edinebileceğiniz W-7 formunu eksiksiz ve belirtilen şekilde doldurmanız gerekir. Sonrasında IRS yetkilisine hitaben şirketinizi ve sizi tanıtan bir dilekçe yazmanız ve pasaportunuzun bir örneğini noterden tasdik ettirip aslı gibidir kaşeli halini diğer evraklarla beraber IRS’e göndermeniz gerekmektedir.
Başvurunuz onaylandıktan sonra, ortalama 12 hafta içerisinde, ITIN numaranızı da içeren bir bildirim, IRS tarafından gönderilecektir.
Şirket kapanış işlemleri, tasfiyesiz ve tasfiyeli olarak iki şekilde yapılabilmektedir. Tasfiye işlemleri sonucunda şirketlerin kayıtları ilgili sicillerden silinmekte, tüzel kişiliği sona ermekte ve faaliyetlerine son vererek tüm hesaplarını kapatmaktadırlar. Şirketin iflas etmesi sonucunda da aynı şekilde şirketin varlığı ortadan kalkar.
Tasfiyeli Şirket Kapatma
Kapanış işlemleri en kolay şekilde gerçekleşen işletme türü şahıs işletmeleridir. Şirketini kapatacak olan kişilerin, ticaret sicil müdürlükleri ve vergi dairelerine bildirimde bulunması gerekir. Ticaret sicil gazetesinde yayımlanan tasfiye isteği ile birlikte şirket sahibi kişiler, en az 6 aylık süre ile işlemlerine devam eder. Şirket tasfiye sonuçlanıncaya kadar yalnızca tasfiye amacıyla varlığını sürdürür.
Tasfiyesiz Şirket Kapatma
Tasfiyesiz şirket kapatma süreci de en az 1 yıl sürmektedir. Şirketlerin borçlarını ödeyememesi gibi durumlarda şirket kapatılma süresi uzayabilmektedir. Tasfiyesiz şirket kapatma hallerinde, tasfiyenin başlangıcı ilgili mahkemenin iflas kararına göre belirlenir.
Wyoming'de ticari kuruluşlar için eyalette iş yapma yetkisini sürdürmek için zorunlu olan ödeme, Yıllık Rapor ve Lisans Ücreti'dir. Bu ödeme için son tarih, kuruluşunuzun tescil veya yeterlilik kazandığı (kurulduğu) ayın ilk günüdür. Örneğin, işletmeniz herhangi bir Mayıs ayında kurulduysa, raporunuzu ve lisans ücretinizi her yıl 1 Mayıs'ta ödemeniz gerekmektedir. Lisans ücreti, Wyoming'deki ve Wyoming'de istihdam edilen tüm varlıkların değerine göre hesaplanır, ancak asgari ücret tutarı $60'dır ve vaktinde yapılmaması, idari fesih riskini beraberinde getirebilir. İşletmelerin yasal uygunluklarını korumaları için bu tarihi hatırlamaları ve ödemeyi vadesinden en fazla 120 gün önce yapabilmeleri önemlidir.
ABD’de mukim olmayan bir tüzel kişiliğin (örneğin bir Türk şirketinin) ABD’deki iştiraki üzerinden vergilendirilmesi, kurulan şirketin türüne göre temelden farklılaşır. Eğer ABD’deki iştirak bir C-Corporation ise, şirket ayrı bir tüzel kişilik sayıldığı için kendi EIN numarası ile kurumlar vergisi öder; ana şirket ise sadece kâr transferi (temettü) sırasında stopaja tabi olur. Ancak iştirak LLC olarak kurulmuşsa, ABD vergi dairesi (IRS) bu yapıyı "pass-through" (geçişli) kabul ederek vergi yükünü doğrudan yabancı ana şirkete yansıtır. Bu durumda, Türkiye'deki ana şirketin ABD’de vergi beyannamesi (Form 1120-F) verebilmesi için kendisine ait ayrı bir ABD Vergi Kimlik Numarası (EIN) alması zorunludur. Dolayısıyla iştirak yapılarında ortak "gerçek kişi" değil "tüzel kişi" olduğu için Bireysel Vergi Numarası (ITIN) kullanılmaz; tüm süreç, hem ABD’deki şirketin hem de gerektiğinde yabancı ana şirketin sahip olduğu EIN numaraları üzerinden yürütülür.
C-Corp şirket tiplerinde, pay sahiplerinin ITIN (Individual Taxpayer Identification Number) ihtiyacı, ABD’de mukim olup olmamalarına ve gelir elde edip etmelerine bağlıdır. Eğer bir pay sahibi ABD’de mukim değilse ve temettü alacaksa veya ABD’de vergi beyanında bulunacaksa, kişisel vergi beyannamesi (Form 1040-NR) için ITIN gerekir. ABD mukimi olan pay sahipleri ise ITIN değil, SSN kullanır. Dolayısıyla, her C-Corp ortağı için otomatik olarak ITIN alınması gerekmez; yalnızca ABD’de gelir beyan edecek veya temettü alacak non-resident ortaklar için ITIN zorunludur. Bu sayede hem şirket hem de pay sahipleri vergisel yükümlülüklerini doğru şekilde yerine getirebilir.
Halka açık şirketler (C Corp), dilerlerse kendi takdirine göre hisse sınıflandırması yapabilirler. Genellikle A sınıfı hisseleri yöneticiler ve kurucular alırken, B sınıfı hisseler halka açılır.
A Sınıfı Hisseler:
Oy Hakları: A sınıfı pay sahipleri genellikle diğer sınıflara göre daha fazla oy hakkına sahiptir. Bu, şirketin karar verme süreci üzerinde daha fazla kontrole sahip oldukları anlamına gelir.
Temettüler: Şirketin kazançları üzerinde daha yüksek hak iddia edebilirler, bu da potansiyel olarak daha büyük temettüler alabilecekleri anlamına gelir.
Dönüştürülebilirlik: A Sınıfı hisseler genellikle diğer hisse türlerine dönüştürülemez.
B Sınıfı Hisseler:
Oy Hakları: B sınıfı pay sahipleri genellikle diğer sınıflara göre daha az oy hakkına sahiptir. Bazen hiç oy hakkı yoktur.
Temettüler: Şirketin kazançları ve temettüler üzerinde daha düşük bir hakkı olabilir.
Dönüştürülebilirlik: B sınıfı hisseler genellikle diğer hisse türlerine dönüştürülebilir.
Buna rağmen A sınıfı ve B sınıfı hisseler şirketten şirkete farklılık gösterebilir. Çeşitli durumlarda yöneticiler tarafından B sınıfı hissenin oy oranı artırılabilir.
Amerika’da yatırım alacak bir şirket Articles of Incorporation isimli şirket temel bilgilerinin ve hisse sayılarının yer aldığı bir belgeye sahip olmalıdır. Bu belgede ihraç edilecek hisse sayısı da yazar.
Bylaw denen operating agreement benzeri hisse senetlerinin nasıl ihraç edileceği, yönetim kurulu toplantılarının ne zaman yapılacağı gibi ayrıntıları içeren belge olmalıdır.
Bu belgelerin bir hukukçu tarafından hazırlanmasına dikkat edilmelidir.
Post Incorporation Documents başlı başına bir döküman değildir, corporation kurulduktan sonra hazırlanması gereken dökümanların hepsinin genel adıdır. Bylaw, Articles of Incorporation gibi belgelerin yanı sıra yönetim kurulu toplantı tutanakları, stock ledger denen opsiyonel hisse senedi defteri gibi dökümanların hepsi Post Incorporation Document olarak geçmektedir.
ABD’de gümrük vergisi için sabit bir oran bulunmamaktadır. Gümrük vergisi oranları, ithal edilen ürünün türüne, değerine ve bazen de menşei ülkesine bağlı olarak değişir. Her tür ürün için belirli bir Harmonized System (HS) kodu vardır ve bu kod, ürünün gümrük vergisi oranını belirler. Bu kodlar ve ilgili vergi oranları, Amerika Birleşik Devletleri'nin Harmonize Tarife Cetveli'nde (HTSUS) bulunabilir.
Bir ürünün gümrük vergisi genellikle aşağıdaki şekilde hesaplanır:
Ürünün ABD'deki gümrük değeri belirlenir. Bu genellikle ürünün fiyatı, sigorta ve nakliye dahil olmak üzere belirli ek maliyetleri içerir.
Ürünün HS kodunun belirlenir ve bu kod için HTSUS'de belirtilen gümrük vergisi oranının bulunur.
Ürünün gümrük değeri, bulunan gümrük vergisi oranı ile çarpılır. Bu, ödenmesi gereken toplam gümrük vergisini ortaya çıkaracaktır.
💡Bir ürünün gümrük vergisi oranını hesaplamak için gümrük vergisi hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
Mercurybank, girişimciler için uzaktan banka hesabı açmayı kolaylaştırmak için 2019 yılında kurulmuştur. Geleneksel bankacılık hizmetlerine alternatif olarak gelişen bir finans teknolojisi (fintech) şirketidir. Müşterilerine online hizmetler sunmaktadır.
Bu kapsamda banka bünyesinde yatırım hesabı açılması mümkündür ancak ABD dışında yaşayan kişilerin başvurularının sıklıkla reddedildiği de görülmektedir. Bu durumda ikamet adresinizin ABD dışında olması başvuruları ciddi şekilde etkileyebilmektedir.
ABD kanunlarına göre söz konusu kişinin F1 tipi vizeye sahip olması durumunda (öğrenci vizesi) bu kişilerin yeni iş ilişkileri kurmaları yasaklanmıştır.
Direktör dediğimiz kişinin şirketin olağan işlerini yürütmekle, yeni iş ilişkileri kurmakla görevli olduğu düşünülürse şirketlere direktör olarak öğrenci vizesine sahip kişilerin atanması mümkün değildir.
Bilindiği üzere E-2 tipi vize Yatırımcı Vizesi olarak geçmektedir. Öbür taraftan kişinin SSN sahibi olması ile rahatlıkla ABD içerisinde çalışabilecektir. Sonuç olarak bu kişilerin şirket kurmaları veyahut direktör olarak atanmalarında bir sakınca bulunmamaktadır.
E2 vizesi, Türkiye ile Amerika’nın imzaladığı ticaret anlaşması gereği Amerika’da bir iş yatırımında bulunacak, ticaret ile uğraşan Türk vatandaşlarına verilen vize türüdür. Yapılacak olan yatırımın yeni bir işletme açmak, var olan bir işletmenin tamamını ya da en az %50’sini satın almak şeklindedir.
Mal veya hizmet ticaretini içeren her türlü iş, E2 vizesi için aktif yatırım olarak kabul edilir. Yani kısaca herhangi bir mal ya da hizmet üretiyorsanız, E2 vizesi için uygun bir aday olabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta gayrimenkul, hisse senedi alım satımı gibi işlerin pasif yatırım olarak tanımlanıyor olması ve E2 vizesine uygun yatırımlar olarak görülmüyor olmasıdır.
Wyoming ve California (Los Angeles) arasında şirket kuruluşu ve vergisel yükümlülükler, non-resident alien (ABD mukimi olmayan) kişiler açısından da önemli farklılıklar göstermektedir. California’da kurulan veya California’da iş yaptığı kabul edilen bir LLC, şirket sahibinin ABD mukimi olmamasından bağımsız olarak, gelir elde etmese dahi her yıl 800 USD Franchise Tax ödemek zorundadır; ayrıca California kaynaklı yıllık geliri 250.000 USD’yi aşan LLC’ler için gelire bağlı ek LLC Fee uygulanır. California’da fiziksel varlık (ofis, depo, çalışan) bulunması veya California’ya yönelik satış faaliyetleri yürütülmesi hâlinde sales tax nexus oluşabilir ve taban oranı %7,25 olan satış vergisine ilişkin kayıt ve beyan yükümlülükleri doğar.
Wyoming’de ise state income tax bulunmaz ve California’daki gibi yıllık 800 USD tutarında bir franchise vergisi uygulanmaz; yalnızca her yıl verilen Annual Report kapsamında minimum 60 USD tutarında bir ücret ödenir ve şirket, gelirinin niteliğine bağlı olarak yalnızca federal income tax (örneğin ECI kapsamında) yükümlülüğüne tabi olabilir.
Ancak şirket sahibi non-resident alien olsa dahi, şirketin fiili faaliyetlerinin California’da yürütülmesi, yönetimsel kararların California’dan alınması veya California’da sürekli bir iş varlığı oluşturulması durumunda, Wyoming’de kurulu LLC’nin California’da foreign qualification yapması ve 800 USD Franchise Tax ile diğer eyalet yükümlülüklerine tabi olması söz konusu olabilir. Bu nedenle non-resident alien kişiler açısından da şirket kuruluş yeri belirlenirken yalnızca eyalet bazlı vergi avantajları değil, fiili faaliyetlerin nerede gerçekleştiği ve hangi eyalette “iş yapılıyor” sayılacağı mutlaka birlikte değerlendirilmelidir.
Wyoming’de kurulu bir şirketin Georgia’da depo açması, şirketin Georgia eyaletiyle vergisel bağ (tax nexus) kurması anlamına gelir. Bu durumda şirketin, Georgia Department of Revenue nezdinde gerekli kayıtları yaptırması gerekir.
Sales Tax (Satış Vergisi) açısından
ABD’de sales tax, ürünün satıldığı eyalete göre hesaplanır. Georgia, destination-based bir eyalet olduğu için, satışlarda vergilendirme ürünün gönderildiği adres esas alınarak yapılır. Yani satış Georgia’ya yapılıyorsa Georgia sales tax uygulanır; başka bir eyalete yapılıyorsa ilgili eyaletin sales tax kuralları geçerli olur.
Online pazaryerleri (örneğin Amazon) üzerinden yapılan satışlarda ise, birçok durumda sales tax’i platform kendisi tahsil eder ve eyalete öder. Bu tür satışlarda şirketin ek bir tahsilat yapması gerekmez; ancak nexus oluşan eyalette (bu senaryoda Georgia) satışların beyan edilmesi gerekebilir.
Özetle, “sales tax sadece Georgia üzerinden hesaplanır” demek doğru değildir. Sales tax, satış yapılan eyaletlere göre değişir; ancak Georgia’da depo bulunması nedeniyle şirket, Georgia sales tax yükümlülükleri kapsamına girer ve bu eyalette beyan vermesi gerekir.
Federal Income Tax açısından
Federal gelir vergisi (Federal Income Tax), şirketin yıllık toplam gelirine göre hesaplanır ve eyaletten bağımsız olarak federal hükümete ödenir. Bu vergi, şirketin Wyoming’de mi Georgia’da mı faaliyet gösterdiğine göre değil, elde edilen gelir tutarına göre belirlenir. Dolayısıyla federal gelir vergisi açısından “Georgia’ya göre” veya “Wyoming’e göre” ayrı bir hesaplama yapılmaz.
Wyoming’de kurulu bir şirketin New Jersey’de üçüncü taraf bir depo (3PL – third-party logistics) ile çalışması mümkündür. Ancak bu tür bir yapılanmanın New Jersey’de Foreign Qualification (yabancı eyalette iş yapma kaydı) gerektirip gerektirmediği, şirketin bu eyaletteki faaliyetlerinin niteliğine ve kapsamına göre değerlendirilir.
Şirketin New Jersey’de kendi deposunu işletmemesi, depo üzerinde doğrudan operasyonel kontrolünün bulunmaması, depo çalışanlarının şirket bordrosunda yer almaması ve 3PL’nin şirket adına sözleşme imzalama, satış yapma veya müşteriyle doğrudan muhatap olma yetkisinin olmaması hâlinde, yalnızca bağımsız bir 3PL aracılığıyla depolama ve ürün gönderimi yapılması çoğu durumda tek başına Foreign Qualification zorunluluğu doğurmaz. Bu senaryoda şirket, New Jersey’de “doing business” kapsamında değerlendirilmeyebilir.
Buna karşılık, New Jersey’de yürütülen faaliyetlerin süreklilik kazanması, depo faaliyetlerinin fiilen şirketin kendi operasyonu gibi yürütülmesi, stok ve lojistik süreçleri üzerinde yüksek düzeyde kontrol sağlanması veya şirketin New Jersey’de fiziksel bir iş varlığı oluşturduğunun kabul edilebileceği durumlarda, New Jersey eyaletinde Foreign Qualification yapılması gerekebilir. Böyle bir durumda şirketin New Jersey’de Certificate of Authority alması, Registered Agent ataması ve eyalet nezdinde resmi kaydını tamamlaması zorunlu hâle gelir.
Öte yandan, Foreign Qualification gerekip gerekmediğinden bağımsız olarak, New Jersey’de bir 3PL deposunda stok bulundurulması, eyalet açısından genellikle sales tax nexus oluşmasına yol açar. Bu da şirketin New Jersey’de sales tax kaydı yaptırmasını, ilgili satışlarda sales tax tahsil etmesini ve periyodik sales tax beyannameleri vermesini gerektirebilir. Dolayısıyla, 3PL ile çalışma senaryolarında yalnızca şirketler hukuku değil, dolaylı vergiler (sales tax) boyutunun da ayrıca ve dikkatle değerlendirilmesi önem taşır.
Sonuç olarak, Wyoming’de kurulu bir şirketin New Jersey’de 3PL ile çalışması mümkündür; ancak Foreign Qualification ve sales tax yükümlülükleri, şirketin New Jersey’deki fiili faaliyet düzeyine göre ayrı ayrı analiz edilmelidir.
Delaware eyaletinde Franchise Tax’in şirket sahibi dışında bir kişi veya kuruluş tarafından ödenmesini açıkça yasaklayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Delaware Limited Liability Company Act kapsamında yer alan §18-1107 “Taxation of limited liability companies and registered series” maddesi, LLC’ler için ödenmesi gereken 300 USD tutarındaki Franchise Tax’i ve bu verginin ödenmemesi hâlinde doğabilecek sonuçları düzenlemekte; ancak verginin kim tarafından ödeneceğine ilişkin açık bir kısıtlama içermemektedir.
Bu nedenle, uygulamada Delaware’de bir LLC’nin Franchise Tax ödemesinin üçüncü bir kişi tarafından yapılması mümkün kabul edilmektedir. Söz konusu ödeme; şirket ortağı, muhasebeci, danışmanlık firması veya şirket adına hareket eden başka bir kişi tarafından gerçekleştirilebilir.
Bununla birlikte, ödemenin üçüncü bir kişi tarafından yapılması, vergiye ilişkin hukuki sorumluluğun şirket üzerinde olduğu gerçeğini değiştirmez; verginin geç veya eksik ödenmesi hâlinde doğabilecek cezalar ve yaptırımlar yine şirketi bağlar.
C-Corporation ve LLC şirketler için vergi beyan süreçleri, şirket türüne göre farklı formlar ve farklı son tarihler üzerinden yürütülmektedir. Vergi beyan süresinin kaçırılmış olması durumunda, ilgili son tarih henüz geçmediyse tax extension (süre uzatımı) talebinde bulunmak hâlen mümkündür; ancak tax extension yalnızca beyan süresini uzatır, vergi ödeme yükümlülüğünü ertelemez.
C Corporation’lar için vergi beyanı Form 1120 ile yapılır ve beyan ile tax extension başvurusu için son tarih 15 Nisan’dır. Tax extension başvurusu Form 7004 ile yapılır ve beyan süresi 15 Ekim’e kadar uzatılabilir. Extension talebi sırasında şirketin tahmini vergi borcunu hesaplaması, bu tutarı beyan etmesi ve mümkünse vergi borcunun tamamını veya bir kısmını ödemesi gerekir; aksi hâlde eksik ödeme nedeniyle faiz ve gecikme cezaları uygulanabilir.
LLC’ler açısından ise süreç, ortak sayısına göre değişmektedir. Single-member LLC’ler vergisel olarak bireysel mükellefiyet kapsamında değerlendirilir; Schedule C ve Form 1040 ile 15 Nisan’a kadar beyan yapılır, Form 4868 ile extension talep edilebilir ve beyan süresi 15 Ekim’e kadar uzatılabilir. Multi-member LLC’ler ise partnership olarak değerlendirilir; Form 1065 ile beyan yapılır, beyan ve extension için son tarih 15 Mart’tır ve Form 7004 ile yapılan extension sonrası beyan süresi 15 Eylül’e kadar uzatılabilir.
Tax extension talebinde bulunulmaması ve beyanın gecikmesi hâlinde IRS tarafından bildirimler gönderilir; beyan gecikme cezası, ödeme gecikme cezası ve faiz işlemeye başlar. Bu nedenle, süre kaçırılmış olsa dahi mümkün olan en kısa sürede aksiyon alınması önemlidir.
Amerika Birleşik Devletleri ile Birleşik Krallık arasında “UK–USA Double Taxation Convention” adı verilen bir Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (ÇVÖA) bulunmaktadır. Bu anlaşma kapsamında, ABD açısından federal gelir vergisi, İngiltere açısından ise gelir vergisi ve kurumlar vergisi yer almakta olup, aynı gelirin iki ülkede birden vergilendirilmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Ancak uygulamada, özellikle ABD’de kurulu LLC yapıları söz konusu olduğunda konu her zaman otomatik ve sorunsuz ilerlememektedir. Bu duruma ilişkin en bilinen örneklerden biri **2015 tarihli “Anson Case”**tir. Davada, İngiltere mukimi olan Anson isimli kişi, Delaware’de kurulu multi-member LLC üzerinden gelir elde etmiş ve bu gelir için ABD’de vergi ödemiştir. Geliri İngiltere’ye aktardığında, İngiliz vergi otoritesi HMRC, LLC’nin gelirinin ABD’de şirket seviyesinde vergilendirildiğini, İngiltere’de ise bu gelirin Anson’ın kişisel geliri sayılması gerektiğini ileri sürerek ek gelir vergisi talep etmiştir.
Konu Yüksek Mahkeme’ye taşınmış ve UK Supreme Court, Anson’ın ABD’de ödediği vergilerin dikkate alınması gerektiğine hükmederek ikinci kez vergi ödenmesini engellemiştir. Mahkeme kararında, LLC gelirinin ekonomik olarak ortağa ait olduğu ve çifte vergilendirme anlaşmasının uygulanabileceği kabul edilmiştir.
Güncel uygulamada ise HMRC, bu tür durumlarda otomatik bir muafiyet tanımamakta, her vakayı somut olay bazında değerlendirmektedir. Buna rağmen, çifte vergilendirme anlaşması kapsamında gerekli şartlar sağlanıyorsa, aynı gelir üzerinden İngiltere’de yeniden vergi ödenmemesi veya ödenen ABD vergisinin mahsup edilmesi mümkün olabilmektedir.
Bu nedenle, hem ABD hem İngiltere bağlantısı olan şirket yapılarında, şirket türü, gelir akışı, mukimlik durumu ve vergilerin nerede ödendiği büyük önem taşımakta; çoğu durumda profesyonel değerlendirme gerekmektedir.
Mükellef; işinizle ilgili tüm süreçlerin tek bir platformdan online olarak takip edilmesini sağlayarak şirket kurmayı, yönetmeyi ve büyütmeyi kolaylaştıracak uçtan uca çözümler sunar.