SAVAŞ ÇELİK
Turkish composer, visual artist, disc jockey, and mechanical engineer (YTU daytime).
He was born on 14 July 1974 in Yenikoy, Sariyer, Istanbul.
He started earning his pocket money during holidays when he was 12.
Despite being by far the best student of his school (Emirgan OS), he lost interest in formal education when he was starting college (Tarabya KA).
He did not believe in any religion or god figure.
In 1988, he went into an existential shock and built an extensive music collection.
In 1990, he would work in the accounting department of a hotel in Antalya. The door of the room he stayed in was opposite the back door of the DJ booth. He soon found himself among turntables and hundreds of records.
As of 1992, he performed as a resident or one-night DJ in nearly 50 venues or organizations.
He liked listening to Bach, Handel, and David Bowie.
In 1994-1995, he reached the finals and ranked in the top 5 of a nationwide, three-stage DJ competition organized by Power FM, where only the best performance was selected.
He appeared and disappeared in literary magazines such as Yeni Bicem, Yine Hist, and YKY Kitaplik.
He did military service in Eastern Anatolia for 8 months.
He stayed away from politics, viewing it as a divisive factor rooted in the love of power. If he chose one, he would be a left-libertarian on the idealistic (global) plane and a Kemalist on the realistic (national) plane.
He never used drugs, alcohol, or cigarettes. He never married or wanted to have children.
For him, life is a nightmare in the guise of a miracle, nature a hell in the guise of paradise, and the earth a battlefield in the guise of a banquet.
Türk besteci, görsel sanatçı, diskjokey ve makine mühendisi (YTÜ gündüz).
14 Temmuz 1974’te Yeniköy, Sarıyer, İstanbul’da doğdu.
12 yaşından itibaren tatillerde harçlığını kazanmaya başladı.
Açık ara okul birincisi (Emirgân ÖS) olmasına rağmen liseye (Tarabya Özel KA) başlarken resmi eğitime ilgisini kaybetti.
Hiçbir din ya da tanrı figürüne inanmadı.
1988’de varoluşsal bir şoka girdi, geniş bir müzik koleksiyonu oluşturdu.
1990’da Antalya’da bir otelin muhasebe bölümünde çalışacaktı. Kaldığı odanın kapısı dj kabininin arka kapısı ile karşılıklıydı. Çok geçmeden kendisini pikaplar ve yüzlerce plağın arasında buldu.
1992’den itibaren 50’ye yakın mekân ya da organizasyonda düzenli ya da tek gecelik dj performansı sergiledi.
Bach, Handel ve David Bowie dinlemeyi severdi.
1994-1995’te Power FM'in ülke çapında düzenlediği, sadece en iyi performansın seçildiği üç aşamalı dj yarışmasında finale kalarak ilk 5'e girdi.
Yeni Biçem, Yine Hişt ve YKY Kitaplık gibi edebiyat dergilerinde görünüp kayboldu.
8 ay Doğu Anadolu’da askerlik yaptı.
Güç sevgisinden kaynaklanan bölücü bir etken olarak gördüğü için politikadan uzak durdu. Birini seçseydi; idealist (küresel) düzlemde bir sol-liberteryen, realist (ulusal) düzlemde ise bir Kemalist olurdu.
Hiç uyuşturucu, alkol, sigara kullanmadı. Hiç evlenmedi, çocuk sahibi olmak istemedi.
Onun için hayat mucize gibi görünen bir kâbus, doğa cennet gibi görünen bir cehennem, yeryüzü nimet sofrası gibi görünen bir savaş alanıdır.