Gözlerini uykusuzluktan zar zor açtığında üniformasının üzerinde olduğunu gördü. Öğrenci yerleştirme saatini beklerken yattığını hatırladı ve uyuyakalmıştı, saate bakar bakmaz hızla yataktan fırladı. Sevgilisinin ona hediye ettiği Hufflepuff atkısını öylece ortada bıraktığını fark etti ve hemen alıp yastığının altına gizledi. Bir Syltherin öğrencisi asla başka binadan biri ile sevgili olamazdı. Atkıyı gördüğünde aklına sevgilisinin okuduğu şiirden iki dize geldi;
“…
Sarıl bu koskoca dünyaya
Niye diye sorma sakın*
…”
Telaşla merdivenlerden inerken cübbesini giymeye çalışıyordu ve içinden geçirdiği şey çok fazla öğrenci yerleştirilmeden ortak salona yetişmekti. Bir ihtimalle seçmen şapka şarkısını uzatmış ve hiç yerleştirilmiş öğrenci olmadan da salona yetişebilirdi. Odasından Syltherin ortak salolunan hızla indi ve koşarak kapıdan çıkarken duvara yeni asılmış bir tablo dikkatini çekti. Rüyasının ona hissettirdikleri yeni asılan tablonun hissettirdikleri ile o kadar uyuşuyordu ki sanki biri rüyasını izleyerek o tabloyu çizmiş gibiydi. Cübbesini düzelterek ortak salonun kapısından girerken Slytherin masasının alkışlarına denk geldi ve alkışlamaya katılarak masaya oturdu. Yeni birisinin kafasına seçmen şapka konulduğunda “Çok mu geç kaldım?” diye sordu yanındakine ve sorusuna cevap alamadan salonda Hufflepuff masası alkışlarla salonu doldurdu. “Sen gelmeden önce iki Ravenclaw öğrencisi yerleştirildi o kadar.” cümlesi ile rahatladı ve sol tarafındaki boş koltuğa oturacak öğrenci için heyecanlanmaya başladı. Bölüm başkalığının ilk öğrenci yerleştirmesiydi ve kendisine yapılan yeni öğrenci şakasını kime yapacağını merak ediyordu. Aklında bazı profesörleri yanlış tanıtıp derslerini zor duruma sokmak vardı ama yerleştirmeleri beklerken uyuya kaldığında rüyasında babasının bir Muggle olduğunu ve babasını sevmemesi ile başlayan Muggle düşmanlığının tüm Muggle’lara hükmetme ile sonuçlandığını gördü.
Merdivenlerden inerken rüyasının garipliği onu bir an durgunlaştırmıştı ama şimdi bu rüyayı bir şakaya çevirebileceği aklına gelince yüzünde güzel bir gülümseme oluştu. Profesör “Tom Marvolo Riddle” diye seslendi ve seçmen şapka kafasına değdirilmeden “Slytherin” haykırışı salonu kapladı. Gaita hayalinin dalgınlığından masanın alkış sesleri ile kendine geldi ve alkışların sonuna katıldığında yanına doğru birinin geldiğini gördü. “Bu masada oturabilmek bir şereftir” dedi Gaita “Ama bu masada sevilen biri olarak kalmak zordur, bunu başaramazsan keşke yerim salonun diğer masası olsaydı diye isyan edersin”. Gaita yanındaki öğrenciye kafasını çevirip gülmemek için kendini biraz sıkarak yeniden öğrencinin gözlerine bakmaya başladı. Riddle gözlerine tedirginliğini yansıtmadan bakmaya çalışıyordu. Bu sırada yeniden konuşmaya başladı Gaita “Yardıma muhtaç bir Gryffindor görsen ne yaparsın?”, Riddle düşünmeden “Yardım ederim diye cevap verdi”. Gaita aşağılayıcı bir gülümseme ile “Acımasız olmayanın benim başkanlığım altında yeri yok!” diye yüksek sesle konuşup kafasını seçmen şapkaya doğru çevirdi. Riddle sessizdi ve Gaita aklına rüyası gelince yeniden dönüp “Nefret et Riddle” dedi, “Muggle’lardan nefret et”. Riddle biraz şaşırmıştı ve “Neden?” diye sormaktan kendini alıkoyamadı. “Bir Muggle hayatımı mahvetti” diye söze başladı Gaita, “Babam bir Muggle idi ve önce annemin sonra da benim hayatımı mahvetti, bu yüzden karanlık büyüler üretmeye ve bu büyülerle Muggle’ları diz çöktürmeye adadım hayatımı. Benimle birlikte yolda yürüyecek birine ihtiyacım var Riddle, benim sonum bir kehanetle belli ve benim yerime bu işi tamamlayacak birine ihtiyacım var. Kehanet, ona karşı gelemem ama kehanetin önüne geçecek bir plan kurabilirim. Bana yardımcı olacak mısın?” Gaita susup gözlerine bakmayı sürdürdü ama bir cevap alamadı. “Okulun kütüphanesinin yasaklı bir bölümü var ve oradaki kitabın içindeki bir büyüyü gerçekleştirdiğimde hayat tamamen değişecek ama olur da ben yakın zamanda okuldan ayrılırsam bu büyüyü sen yap istiyorum.” Riddle ilgi bir ses tonuyla “Büyünün adı nedir?”, diye sordu. Gaita bu soruyu sorması ihtimalini düşünmemişti ve hemen bir büyü uydurmak için bütün bildiği kelimeleri taramaya başladı, “Bu büyüyü kendin bulmalısın ya da boş ver zaten sen bu işi yapacak kadar cesur değilsin galiba. Ama eğer yanılıyorsam ve sen bu işi yapacak biriysen yasaklı bölüme gidip üzerinde Hogwarts logosu olmayan tek kitabı bul büyü o kitabın içinde.” Büyünün adını Riddle’ın isminden oluşturmuştu Gaita ve bu buluşu ona feci bir mutluluk vermişti. “Büyünün adı voldemort” dedi Gaita ve Riddle’ın gözlerinin ne kadar parladığını görünce şaşırdı. Onu bu kadar etkileyebileceğini düşünmemişti. “Kehanet?” dedi Riddle, bir şeyler daha diyecek gibiydi ama Gaita konuşmasına izin vermeden, “Gryffindor’dan biri, adı da Harry” Gaita kuzenini hiç sevmezdi ve adını anmaya bile tahammülü yoktu ama hikayesinde nefret edilmesi gereken ismi hak eden tek insan oydu. “Bu ismi unutma ve bir gün ben yok olup gittiğimde arayacağın kişiyi bil. Büyünün adını da unutma ve bilmen gereken bir şey daha var” Dumbledore kürsüde konuşmaya başlamış ve Gaitanın sözünü kesmişti. “Ziyafet başlasın” sözleri ile Dumbledore konuşmasını bitirdiğinde Gaita en son ne dediğini unutmuş bir şekilde “İşte” dedi, “İşte benim düşmanım olacak kişinin en büyük yardımcısı ve aynı zamanda Slytherin binasının yok olmasını en çok isteyen insan. Ondan asla iyilik görmezsin Riddle, dili tatlıdır ve seni kandırmak için her türlü iyi vaadi sunar ama sakın ona inanıp kendini ölüme sürükleme ondan her zaman uzak dur ve onun güzel vaatlerinin bir Slytherin öğrencisi için geçerli olmadığını bil. Okulda diğer binalardan hiçbir öğrenci senin dostun değildir, kimse senin iyiliğin için bir şey yapmaz, kimseye kanma ve her zaman Salazar’ın adını yüceltmek için çabala.” Gaita yemeğini yemek için konuşmasına ara vermiş ve içinde iyi bir şaka yapmış olmanın mutluluğunu hissetmekteydi. Acaba yasaklı bölüme gitmeye çalışacak mıydı ya da Dumbledore’dan nefret edecek miydi merak ediyordu ve en çok merak ettiği şey hayatının bir anından Harry isimli bir ile karşılaşacak mıydı, hem de bir Gryffindor. “Bilmen gereken bir şey daha var demiştin” diye sordu Riddle. Gaita neden bahsettiğini hatırlamakta biraz zorlandı ve ağzındaki lokmasını yutup “Yılan” dedi. “Yılan en çok korktuğu şey, onu korkutup tuzağa düşürmenin en kolay yolu bir yılan kullanmak.
Copyright © 2022 Tüm Hakları Saklıdır. Tanıtım için kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.
© 2022, Sanrı Yapım