En son hatırladığı şeyler etrafında yükselen onlarca farklı sesti. O sesleri duymasına sebep olan şey araba kazasıydı ama o kaza nasıl olmuştu hatırlamıyordu. Gözlerini büyük bir acı çekerek açtı ve kendisini sargılar içinde görmek acılarını birden hissetmesine sebep oldu. Odasının önünde birilerinin konuştuğunu görebiliyordu ve onların doktor olduklarını anlayabiliyordu. Kafasındaki plana göre birazdan o doktorlar içeriye gireceklerdi ve doktorlara birden bağırarak kendisine neler olduğunu soracaktı ama doktorlar içeri girdiklerinde çoktan derin bir uykuya dalmış durumdaydı. Kendisine adının tekrar tekrar seslenilmesiyle saatler sonra gözünü tekrar açtı. Doktorların kurdukları cümlelerin sadece birkaç kelimesini anlayabiliyordu. Gözleri yarı açık halde kendisine yapılan iğneyi gördü ve uykuya tekrardan daldı. Gözünü tekrar açtığında vücudunda herhangi bir sargı yoktu. Kaç gün geçmişti bunu bilmiyordu ve kendisini hayatında hiç hissetmediği kadar yorgun hissediyordu. Kalkıp gidebilecek gibi hissediyordu ama yine de beklemek istedi. Yaklaşık kırk dakika kadar kimse odasına uğramadığı için bir hemşireye seslenmek istedi. Sesini duyurması biraz uzun sürdü ama çıkmasına izin verildi ve yapması gereken tek şey doktorun odasına gitmesi ve ondan ilaçlarının listesini almasıydı. Geçirdiği kazayı biraz biraz hatırlamaya başlamıştı ve anları hatırlamak acı çekmesine sebep oluyordu. Acaba ne kadar ilaç kullanacaktı ve ilaç kullanmak hiç de sevdiği bir şey değildi. Hastane her zaman sevmediği bir yer olmuştu. Çocukluğunda hastanede bir cinayete şahit olduğu zamandan beri gözleri hep etrafı tarardı. Hastanedeki insanların gerginlikleri, acımasızlıkları ve kendileri için başka insanları umursamayışları ona rahatsızlık veren şeylerdi. Doktorun kapısının önündeki sıraya aldırmadan içeri girmesi gerekiyordu ama bunu yapamadı. Oturup biraz bekledi. Daha fazla beklemeye dayanamayıp ayağa kalktı ve hızla çok düşünmeden doktorun odasına doğru hareket etti ve içeri girdi. O kadar içeri girmeye odaklanmıştı ki içeri girdiğinde ne yapacağını hatırlamıyordu. Neden buradaydı? Doktor adıyla seslendiğinde irkildi ve kendine geldi. İlaçlarını öğrenmek için buradaydı. Aç karnına kullanılacak, on iki saate bir alınacak, günde bir tane ve tok yutulacak. Herhalde hepsinden kullanmak zorunda kalacağım diye düşünüyordu. Ama hiç beklediği gibi bir konuşma gerçekleşmedi. Odadan çıktığında elinde ilaç listesinin bulunduğu bir kâğıt yoktu. Elinde bir kâğıt vardı ama o kâğıtta tüketmesi ölümüne sebep olacak şeyler yazılıydı. Kullanması için verilen bir liste değil de kullanmaması için verilen bir listeye sahipti. Doktorun konuşması kendisini o kadar etkilemişti ki. Dediklerinin doğruluğu hakkında en ufak bir şüpheye sahip değildi. Doktor belli yasaklar ortaya koymuştu ve artık bazı şeylerden uzak durması gerekiyordu. Doktorun yanına girmeden önce bu yasakları düşününce asla kabullenmezdi ama şu an durumu farklıydı. Bu yasakları uygulayabileceğine o kadar inanıyordu ki. Bu zor kuralları ona hayattan eksik yararlanmaktan ziyade hayatı daha iyi kullanmak gibi geliyordu. Hayatının ne kadar da baskısız olduğunu yeni fark ediyordu. Gittiği yerler için ya da yediği şeyler için herhangi bir sınıra sahip değilmiş şimdiye kadar ama artık belli kurallara göre yaşamak zorundaydı. İnsan böyle bir durumda iken özgürlüğünün kısıtlandığı düşüncesiyle ölümü tercih edebilir ama bunu yapmadığı sürece bu kurallara uymak dışında bir seçeneği yoktur. İntihar etmezse ama kurallara da uymazsa, bu yasaklar onu öldürene kadar onlarla yaşamaya devam etse o zaman ne olur? Bu yasaklar insanın sadece yaşamasını sağlamak için koyulan yasaklar değiller. Yaşama bir anlam da katıyorlar. Belli sınırlar sahip olmak insanı farklı bir seviyeye çıkartıyor.
Lokantadan hızlı adımlarla çıktı. Kaldırımdaki insanlara çarpa çarpa koşarak evinin önüne kadar geldi. Söz verdiği sahneler gözünün önünden hızla geçiyordu. Yaptığı hata vücudunu öyle bir ağrı veriyordu ki ayakta duramayıp kendini eve girer girmez yere bıraktı. Yerde geçirdiği birkaç saatin sonunda ağzına gelen o tat uyanmasına sebep oldu. Evde olmasını garipseyerek saatine baktı. İşe fazlasıyla geç kalmıştı. Eve neden geldiği yeni yeni aklına geliyordu. Yeniden zihninde bir acı hissetti. Telefonuna baktığında onlarca cevapsız arama gördü. İş arkadaşları aramışlar ve mesaj atmışlardı. Öğle yemeğinde onların yanından birden uzaklaşmıştı. Doktorunu arayıp olanları anlatması gerektiğini biliyordu ama ona verdiği o kadar sözden sonra yaptım demeye utanıyordu. Ama biliyordu ki bir sonraki kontrolde söylemese de yaptığı anlaşılacaktı. Yaptığı hatanın kendine verdiği zarar, doktorun sert tavrı ama en çok da doktorun sözlerine duyduğu inançla kendi verdiği sözleri tutamayışından doğan saygısızlık hissi onu yaralıyordu. Vücudundan akan terler, midesine giren sancı, başının ağırlığı ve bacaklarındaki titreme sıcak suyun altına girme isteğini ertelemesine sebep oldu.
Copyright © 2022 Tüm Hakları Saklıdır. Tanıtım için kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.
© 2022, Sanrı Yapım
Yorumlar
Yorum Ekleyebilirsiniz!
Okuyanın hafızasını ve sabırlarını zorlayacak bir anlatı olmuş. Okuyucu her merak ettiğinde aklına bu nesne veya eşyanın ne olduğunu tahmin etmekle geçecek.