Bilecik'in Söğüt ilçesinde kurulan Osmanlı Devleti, Osman Gazi tarafından 1299 yılında kurulmuştur. Osmanlı Devleti'nin bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkması yaygın kabule göre 1299 yılında olmuştur.
Bu yıllarda Osman Bey, yakın arkadaşları ile birlikte Bilecik, Yarhisar ve İnegöl'ü fethetti. 1301'de Yenişehir fethedildi. Osmanlı Beyliği, 1299'da resmen kuruldu.
1302'de Bizans İmparatorluğu kuvvetleri, Osman Bey'i durdurmak için yola çıktı. Osman Bey, Bizans İmparatorluğu ile yaptığı ilk savaş olarak kabul edilen Koyunhisar Muharebesi'nin kazananı oldu. Kimi tarihçilere göre bu tarih Osmanlı'nın resmi olarak kuruluş yılı olarak kabul edilir. Bunun sebebi olarak ise o dönemin en güçlü imparatorluğu olan Bizans İmparatorluğu'na karşı yapılan savaş tarih sahnesine Osmanlı'nın adını yazmıştır.
1326'da Osman Bey, Bursa'yı kuşattı. Fakat kendisinin rahatsızlanması üzerine kuşatmaya Orhan Bey devam etti. Aynı yıl Bursa fethedildi ve başkent yapıldı. Döneminde kendi adına para bastırarak beyliği devlet haline getirdi. 1329'da III. Andronikos'un başında bulunduğu Bizans ordusu ile yaptığı Pelekanon Muharebesi'ni kazandı. 1331'de İznik'i, 1337'de İzmit'i topraklarına kattı. Ayrıca kendisinin döneminde devletin sınırları, komşu Türk beyliklerinin toprakları yönünde de genişlemeye başladı. 1345'te Karesioğulları Beyliği Osmanlı egemenliği altına girdi. Böylece Osmanlı, hem beyliğin donanmasından yararlandı, hem de Rumeli'ye geçiş için alınması gereken önemli bazı noktalara sahip oldu. 1352'de, taht kavgaları ile mücadele eden Bizans yöneticilerinden Matheos Kantakuzinos'a isteği üzerine yardım kuvveti gönderen Orhan Bey, yardımın karşılığı olarak Gelibolu Yarımadası'nda bulunan Çimpe Kalesi'nin sahibi oldu. Çimpe Kalesi'nin ele geçirilmesi ile Osmanlı Devleti, ilk Rumeli toprağını kazandı.
Osman Gazi (1299 – 1326)
Orhan Gazi (1326 – 1362)
1.Murad (1362 – 1389)
1.Bayezid – Yıldırım Bayezid (1389 – 1402)
1.Mehmed – Çelebi Mehmed (1413 – 1421)
2.Murad ( 1421 – 1451)
Moğom saldırıları sonucu Kayı soyundan Kaya Alp'in oğlu Süleyman Şah, Horosan'dan 50.000 kişi ile Erzincna ve Ahlatyakınlarına 1224 yılında gelerek buraya yerleşmiştir. Yedi yıl sonrabu boy Fırah nehri yatağını izleyerek Halep üzerinden Horasan'a dönmek istedi; ancak Caber kalesi önlerinde Süleyman Şah atıyla suya düşerek öldü. Bu olay, onun emrindeki ailelerin dağılmasına yol açtı. Bazı aiӀeӀer Suriye'de kaldı, bazı aileler ise Anadolu içlerine ilerledi.
Süleyman Şah'ın dört oğlu vardı; Sungur Tekin, Gündoğdu, Dündar ve Ertuğrul . Bunlardan ilk ikisi Horasan'a döndü, diğer ikisi ise yanlarında yaklaşık 400 aile ile Erzurum civarına gitti ve Surmeli Çukur Ovası'na yerleşti. Bunlardan bir bölük ise Pasin Ovası'na yerleşti.
Dündar ve Ertuğrul, emrindeki ailelerle batıya ilerlerken iki ordunun savaşına rastladı. Bu iki ordudan güçsüz olarak gördüklerine yardım etmeye karar verdiler. Bu karar onların ileriki yaşamlarını çok etkiledi; çünkü güçsüz olup onların yardımıyla savaşı kazanan taraf Anadolu Selçuklu ordusu, düşman ise bir Moğol ordusuydu. Ertuğrul, bu yardımı sayesinde Selçuklu sultanı 1.Alaeddin Keykubat ile tanıştı ve onu koruyucu olarak tanıyıp elini öptü. Sultan da ona hediye olarak Domaniç ve Ermeni dağlarını yaylak, Söğüt yakınlarındaki ovayı da kışlak olarak verdi.
Ertuğrul'un ailesi oraya vardığında Kütahya'nın kuzeyindeki Karacahisar mevkiinde Rumlar yaşıyordu. Ertuğrul bu Rumlar tarafından rahatsız edilince Alaaddin'den sefer için izin istedi ve sefer yapıp bölgeyi aldı. Zafer haberini Eskişehir'de alan 1.Alaedddin Keykubat, Eskişehir'in adını "Sultanönü"ye çevirdi ve Ertuğrul Gazi'ye verdi.
Ertuğrul Gazi'nin ise üç oğlu vardı; Osman, Gündüz Bey ve Saru Batu Savcı Bey. Bunlardan en küçüğü olan Osman, 1258 yılında doğdu. Bizans tekfurlarına karşı seferlerde bulundu ve bir savaşçı olarak nam saldı
Fatih Sultan Mehmed dönemi (1451-1481)
II. Bayezid dönemi (1481-1512)
Yavuz Sultan Selim dönemi (1512-1520)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi (1520-1566)
II. Selim (1566-1574)
1453 ile 1579 yılları arasında gerçekleşen, Osmanlı Devleti yükseliş dönemi savaşları ve tarihleri şu şekildedir:
Boğdan Seferi (1454)
Sırbistan Seferi (1454 – 1457)
Mora Seferi (1460)
Eflak Seferi (1462)
1463 – 1479 Osmanlı Venedik Savaşları Not: Osmanlı Devleti 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet Han ın İstanbulu fethetmesiyle Orta çağı kapatıp yakın çağa geçmiştir Osmanlı İmparatorluğu Olmuştur
Bosna Seferleri (1463 – 1483)
Otlukbeli Savaşı (1474)
Kırım Seferi (1475)
1478 – 1479 Arnavutluk Seferi
Osmanlı – Memluk Savaşı (1485 – 1489)
1499 – 1503 Osmanlı Venedik Savaşı
Çaldıran Savaşı (1514)
Mercidabık Savaşı (1516)
Ridaniye Savaşı (1517)
Belgrad Seferi (1521)
Mohaç Meydan Muharebesi (1526)
Alman Seferi (1532 – 1533)
1548 – 1549 İran Seferi
Cerbe Deniz Muharebesi (1558)
2. Malta Seferi (1565)
Zigetvar Seferi (1566)
İnebahtı Deniz Muharebesi (1571)
Tunus Seferi (1573 – 1574)
3. Murad (1574 – 1595)
3. Mehmed (1595 – 1603)
1. Ahmed (1603 – 1617)
1. Mustafa (1617 – 1618)
2. Osman (1618 – 1622)
1. Mustafa (1622- 1623)
4. Murad (1623 – 1640)
Sultan İbrahim (1640 – 1648)
4. Mehmed (1648 – 1687)
2. Süleyman (1687 – 1691)
2. Ahmed (1691 – 1695)
2. Mustafa (1695 – 1703)
Osmanlı "Duraklama Dönemi" 1606 ile 1699 yılları arasına denk gelir. Bu dönem özellikle tımar sistemindeki bozulmalar, yeniçeri isyanları ve iç karışıklıklarla Osmanlı Devleti'nin duraklamasına neden olmuştur. Savaş gelirlerinin azalması ve saray masraflarının artması da bu dönemin etkili olaylarından sayılır.
II. Mustafa (1695-1703)
III. Ahmet (1703-1730)
I. Mahmut (1730-1754)
III. Osman (1754-1757)
III. Mustafa (1757-1774)
I. Abdülhamit (1774-1789)
III. Selim (1789-1807)
IV. Mustafa (1807-1808)
16 yıl devam eden savaşlarda Osmanlı Ordusu yenilmiş, kutsal İttifak devletleriyle Osmanlı Devleti arasında Karlofça Antlaşması imzalanmıştır (1699). Karlofça Antlaşması'yla; Osmanlı Devleti batıda ilk kez toprak kaybetmiştir. Osmanlı Devleti Orta Avrupa'daki egemenliğini kaybetmiştir.
Osmanlı Devleti Sakarya Meydan Muharebesi'ne kadar savunma durumuna geçmiş, kaybettiği toprakları geri alma ve yeni toprak kaybetmeme siyaseti izlemeye başlamıştır.
III. Selim (1789-1807)
IV. Mustafa (1807-1808)
II. Mahmut (1808-1839)
Abdülmecit (1839-1861)
Abdülaziz (1861-1876)
V. Murat (1876)
II. Abdülhamid (1876-1909)
V. Mehmet Reşat (1909-1918)
VI. Mehmet Vahdettin (1918-1922)
On dokuzuncu yüzyılın sonlarında Arnavut aydınlar Arnavut edebiyat dilini standartlaştırma ve bu okullarda kullanılacak talepleri yapmaya başladı. 1879 yılında İstanbul'da toplum katılımı ile Arnavut yazarları ders kitaplarını düzenlemeye çalıştılar. O zamanda Bulgaristan, Mısır, İtalya, Romanya ve ABD'de Arnavut göçmenler toplumun çalışmalarına destek verdi. Osmanlıda Yunanlar Ortodoks Arnavutların eğitimi ile egemendi, Yunan ve Osmanlı özellikle Arnavutça dilinde eğitim bastırmak istediler. Sorun 1886 yılında Konstantinopolis'in ekümenik Patrik Arnavut yazma okuma ile ulaşanları dinden aforoz tehdit ettirmesi ile boyut değiştirdi. Rahipler duaları Arnavutça okununca Allah'ın anlamayacağını savunuyordu.
1909 yılına gelince; Tiran ve Elbassan Arnavutları anayasal harekete katılan ilk gruplar arasında yer aldı. Ancak, Balkanlar'da ulusal sınırları değişen nedeniyle, Arnavutlar marjinalize edilmiş oldular. Sonuç olarak, 1908 yılında Manastır'da toplantı Arnavut aydınlar standart komut olarak Latin alfabesini seçti. İkinci Meşrutiyet'in sonrasında, 1909, Sultan II. Abdülhamid talepleri kabul etti.
Yeni hükûmet, Arnavutların birliğini kırmak için İslami dayanışma çağrısında bulundu. Müslüman din adamları Arap alfabesini empoze etmeye çalıştılar. Arnavutlar bunu zorla "Osmanlılaştırma" olarak gördü ve bu kampanyaya teslim olmayı reddetti.
31 Mart Ayaklanması 1909
istanbul'da yönetime karşı yapılmış büyük bir ayaklanmadır. Ayaklanmanın bastırılmasından muhalefet hareketi önemli kayıplara uğradı. Bundan sonra Meclis-i Umumi Milli adı altında birlikte toplanan Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan'ın 27 Nisan'da II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesini, yerine V. Mehmed'in geçirilmesini kararlaştırdı.
20. yüzyılın başında Kuzey Afrika'da sadece Trablusgarp Osmanlı egemenliğinde kalmıştı. (Daha önce Cezayir'i ve Tunus'u ve Fas'ı Fransızlar işgal etmiş, Mısır'ı da İngilizler işgal etmişti).
İtalya'nın gelişen sanayisi için hammadde ve pazar araması, bunun için de Osmanlının elindeki Trablusgarp'a asker çıkarmalarıdır.
Trablusgarp'ı ele geçirmekte zorlanan İtalyanlar On İki Ada ve Rodos'u işgal ettiler. Bu sırada Balkan Savaşı patlak verince Osmanlı Devleti barış imzalamak zorunda kaldı. İtalyanlarla Usi (Ouchy) Antlaşması imzalandı (1911). Antlaşma neticesinde, Osmanlı'nın Kuzey Afrika'daki son toprağı olan Trablusgarp ve Bingazi İtalya'ya bırakıldı.