DÜNYA AİLE GÜNÜ

Bu Gerçekten Kutlanmaya DEĞER!

Hani sevgi kurtaracak ya bu Dünya'yı...

Sevgi nereden gelecek? Nerede mayalanacak? Kim mayalayacak? Siyaset mi? Okullar mı? Hangi aygıtlar, hangi yapılar? Verilecek yanıtların tümünün içtenliğine inanıyorum. Ve tüm yanıtları bütünleyen bir kavrama odaklanmayı öneriyorum. Aile.

15 Mayıs Dünya Aile Günü. Öyle pazar-piyasa uydurması değil. Uluslararası kabulü olan Dünya Aile Günü. Elbet "bir gün mü her gün aile günüdür". Mesele bir gün kutlanmalı meselesi değil. "Farkındalık oluşturmak" için belirlenmiş ilan edilmiş bir gün.

Kutlanmaya gerçekten değer bir gün. Hediye almadan, dışarıda yemek ısmarlamadan. Sadece sarılarak ailenize kutlanabilecek bir gün bugün. Arayın diğer aileleri tebrik edin. Onlarla "Aile günü diye bir şey varmış. Ancak şirketler bu şahane gün onlara para kazandıracak bir şey gibi görünmediğinden işlemiyorlar." gibi bir şeyler de konuşabilirsiniz. Anneler, babalar, sevgililer günü. Tamam. Eyvallah. Öksüzler, yetimler, yalnızlar... O hediyeleşme günlerinde nasıl da üzülürler? Üzüntülerini "acımıyor ki" diyerek gizlemeye çalışırlar değil mi? Ama aile günü öyle mi? Herkesin "ailem" dediği, diyebileceği sevdikleri var. Kedisi, komşusu, akrabası, mahallesi, okulu, iş yeri, kardeşi, tribünü, ülkesi, çiçekleri, kuşları...

15 Mayıs Dünya Aile Gününüzü Kutlarım. Siz de kutlayın.

Verecek Emeğin, Sevecek Kalbin Varsa AİLEN DE VARDIR.

Köklerine bak. Şu kendi etrafında saatte 1.600 kilometre hızla dönen Dünya'da savrulup gitmiyorsan seni tutan işte bu kökler. Seni kucaklayan gökyüzüne bak. Evrenin Samanyolu'nda Yerküre 107.000 kilometre hızla yol alıyorken fırlayıp kaybolmuyorsan seni tutan işte bu atmosfer. Ya da sen buna yerin çekimi de. Benim için fark etmez. Çünkü 'yerçekimi' de benim aile olgusunu anlatmam için iyi bir metafor.

Hoca Nasrettin'e sormuş safın biri 'Dünya'nın ortası neresi?' Hoca eşeğinin bir ayağının durduğu yeri işaret etmiş 'işte tam burası.' 'Ama Hocam...' demeye kalmadan 'İnanmazsan ölç!'diye vermiş ya cevabı. Ben de diyorum ki hayatın merkezi 'Ailedir.' İnanmazsan yolun sonuna varınca dön bir bak.

Oradan çok net görülür. İnanmazsan çölde susuz, ayazda çıplak, savaşta esir kal da gör. Ancak bu dediklerim birlikteliğin, kardeşliğin, komşuluğun, akrabalığın, yoldaşlığın kıymetini kaybetmeden bilmeyenler için. Verecek emeğin, sevecek kalbin varsa emin ol ailem diyebileceğin insanlar var etrafında. Kanından canından ya da yanından civarından yollarının kesiştiği. Para etmiyor diye şarkısı, klibi çekilmiyor, kapitalizm henüz bunu istismar etmiyor diye sen de unutma...

Bugün ve her 15 Mayıs Dünya Aile Günü'dür. Kutlu olsun.

İnsanlığın Aile Günü Kutlu Olsun.

Herkesin bir ailesi vardır. Belki herkesin babası, annesi hayatta değil ama her insanın ailem diyebileceği birileri mutlaka vardır. Bu bazen komşu, bazen bir kedi de olabilir.

Önemli olan sevmektir. Önemli olan emek vermektir. Ve emek vermek de saygı duyarak, hoş görü göstererek, paylaşarak olur. Bunlar insanları bir arada tutar. Ne kadar çok paylaşım ve emek varsa o kadar güçlü bağ oluşur.

En güçlü bağ da ailedir. İnsan ailem dediği diğer insanlar sayesinde bu sınırları belirsiz hayatta savrulmaktan kurtulur. Yine insan bu güçlü bağa tutunarak, sınırlarını zorlar, daha önce gitmediği yerlere gitmek için cesaret bulur.

Bir de aile bir eve sığmaz. Sadece bir evde yaşamaz. İnsanlar başka başka kıtalarda olsalar bile, gönülleri birlikte atıyorsa bu yeterlidir.Biliyor musun? Biraz düşününce hepimiz ‘insanoğluyuz’. Hepimiz ‘insanlık’ denen büyük ailenin bir üyesiyiz. Ancak dünyanın büyük çoğunluğu bunu fark etmediği için savaşlar ve yoksulluk var. Belki de bir gün gelecek ve Dünya’ya, bu gerçeği anlatabileceğiz.

Akan Suları Durduracak Bir Şey Diyeceğim: Aile

Kızılderili Şef Seattle demiş ya 'Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.' Bunu söylediğinde 1860'lı yıllarmış. Yüzbinlerce yıllık insanlığın bilgeleri Sokrates'ten Farabi'ye Peygamberlerden Aşık Veysel'e asıl değerli şeylerin neler olduğuna dair öğütler vermiş. Kutsal metinler Mesaj'lar vermiş. Anlayana.

3 yaşındaki çocukla ailesine hiçbir katma değeri olmayan diziler seyrediyor. Çocuğunu kucağına alıp kitap okuyacağına, onunla çamaşır mandallarından oyunlar icat edeceğine, eşine temizlikte yardım edeceğine, 'Bugün seni en çok güldüren neydi?' diye sohbet açacağına,annesini babasını arayıp torunuyla görüştüreceğine, ona tarihin oğullarını ve kızlarını öyküleştirip anlatacağına...

İnsanlık paranın, konforun, tüketmenin, ekrana bakmanın mutluluk vermeyeceğini anlayacak. Bunu bütün insanlığın anlamasını ümit etmekten vazgeçmeyelim (çünkü ümit yaşatır bizi) bazı insanların bunu anlayacağını bilelim. Yıllar değil yüzyıllar geçiyor.

Biliyor musunuz Türkiye'nin en büyük zincir marketiyle, Türkiye'nin ve Dünyanın en büyük giyim markasıyla (pazarlama, sosyal sorumluluk, AR-GE) yöneticilerine sunumlar yaptım. Konu tabii ki Dünya Aile Günü'ydü. Ve sonuç... Bakın yeni yıl, ardından sevgililer günü gelecek. Aylarca bunun PR çalışmalarına hazırlanan, büyük bütçeler ayıran bu kurumlar, yöneticilerine 'Sizin için en değerli şey nedir?' diye sorduğumda 'AİLE' yanıtını vermelerine rağmen 15 Mayıs'ı teğet bile değil es geçtiler.

Acı ama gerçek. Aile kavramı para etmiyor. Gerçekten neyin değerli olduğunu düşünen insanlar tüketmiyor ya. Acaba bu yüzden mi kutlanılacak bir şey yok diyorlar. Oysa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bununla ilgili çalışıyor. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıyken 15 Mayıs Dünya Aile Günü ile ilgili bir mesaj bile yayınlamış.

Sevgili dostlar,

'Bir rüyam var.' Gün gelecek herkes ailenin, 'ailem' dediği insanların bu hayatta en değerli şeylerden biri olduğuna inanacak, kutlamaya ikna olacak.

Akşam Yemeğini Dünya'nın Merkezinde, Ailenle Ye.

Hadi kahvaltı sabah telaşında olmuyor. Öğlen ayrı yerlerdeyiz. Ya akşam? Akşam yemeğini beraber yesek diyorum. Her bir lokmanın, her bir yudumun ve sofra etrafındaki her anın hakkını vererek. Birbirimizi can-ı gönülden dinleyip, kalpten kalbe konuşarak. Bu videoyu izleyin. Sonra paylaşın. Aile kavramını sosyolojik ve ekonomik bir kavram olmaktan başka bizim var olduğumuz duygu, bağ, değer olarak yeniden tanımlanması için çaba gösterin.

Dünya Aile Günü diye bir şey var. Yıllardır dilimde biten tüylerden rahatsızlık duymadan bunu anlatıyorum. Her fırsatta gündeme getiriyorum. Çünkü herkesin bir ailesi var. Tutunduğumuz dal veya yetiştiğimiz toprak. Aile. Geniş olur, çekirdek olur. Bu bir arkadaş olur veya bir kedi olur. Ama bir ailemiz vardır. Boş verin sevgililer gününü, anneler gününü, babalar gününü. Öksüzler, yetimler, sevgilisi olmayanlar için bu acıtan günlerin kutlanacak bir yanı yok. Büyüklerimizin dediği gibi 'para tuzağı'. Ama aile günü öyle mi? Bu yüzden kutlanmıyor, hatırlanmıyor. Ama sen ve ben bunu yayacağız. Bu iş benim hayat amaçlarımdan biri. Ben bundan sorumluyum. Ancak bunu beraber kutlatacağız, kutlayacağız.

Böyle kabul ettim. Yaşasın 15 Mayıs Aile Günü, yaşasın ailemiz.

Bir Gün Gelecek, Bütün Türkiye Dünya Aile Günü'nü Kutlayacak.

Herkesin, hepimizin bir ailesi var.

Onun kıymetini bilmeli, ona emek vermeli, onu korumalı, onun sağlığı için kafa yormalı, onun için çalışmalı, konuşmalı, yazmalı, çizmeli, anlatmalı.

  • Çünkü akıllıca olan budur.
  • Çünkü ihtiyaç duyduğu budur.
  • Çevre politikasından Dünya siyasetine illede aile olmalı gündem.
  • Terör büyük bir sorun. Çözüm aile.
  • Çevre sorunlarının çözümü için aile.
  • Tasarruf için aile.
  • Yatırım için aile.
  • Girişimcilik için aile.
  • Sosyal güvenlik için aile.
  • Eğitim için aile.
  • Sağlık için aile.

Aklınıza güvenin, vicdanınızın sesini dinleyin.

Anneler gününe karşıyım. Babalar gününe de karşıyım. Sevgililer gününe de karşım. Muhalefet olsun diye değil. Herkesin yaptığını yapmayıp dikkat çekmek için de değil bu karşı duruşum.

Eğitimci olarak, sosyolog ve aile danışmanı ünvanıma dayanarak toplumsal sorumluluklarımın gayet farkında bir şekilde bu üç günün lağvedilmesini istiyor, öneriyor ve bu konuda ilgili resmi makamlarla, sivil toplum kuruluşlarını ve ülkemin aydınlarını göreve davet ediyorum. Bu isteğimi haklı kılacak nedenlerim senin de hep aklında olan hep bildiğin ama bir şekilde önemsizleştirdiğin GERÇEKLER!

Sevgili, anne, baba günlerinin kutlanılmasından vazgeçilmesi için gerekçelerim:

1. Anneler Günü Kutlanmasın. Çünkü:

Her kadın anne olmuyor, olamıyor. Kalkıp her mayıs ayının ilk haftası 'sen anne değilsin' demenin, bunu hatırlatmanın ne gereği var. Kadınların 1/5'i gebelik dönemlerinde düşük yaşıyor. Arama motoruna 'anne olamayan kadınlar' diye yazın bakın ne öyküler çıkıyor karşınıza. Ya evlat acısı yaşayan anneler. Çocukları hayattan ayrılınca o annelik rolünden çıkma ızdırabı. Sağlık sorunlarından başka, ekonomik nedenlerden dolayı anne olmayı yıllardır erteleyen kadınlar. Hayırlı bir kısmet bulamadığı için yuva kuramayan, potansiyeli olduğu halde anne olamayan kadınların duyguları.Annesinden ayrı kalan çocukların duyguları. Toplum, 2-3 negatif tüp bebek deneyiminden sonra panik atak olmuş kadınları rehabilite edeceğine daha da kanırtıyor.Hı?.. Eminim sen de bir kaç neden ekleyebilirsin.

2.Babalar Günü Kutlamasın. Çünkü İlk akla gelen geçen sene bu zamanlarda 300'den fazla baba Soma'da öldü.Önümüzdeki ay haziranda da babalar günü var değil mi? Başka baba olamayan erkekler. Baba olamadığı için 'erkekliği' sorgulanan eşler. Babası uzakta çalışan ve onu çok özleyen çocuklar, babasını kaybetmiş çocuklar, babasız büyüyen çocuklar...

3.Sevgililer Günü Kutlanmasın. Çünkü Herkes gönlüne göre bir sevgili bulamıyor. Pek çok kadın ve erkek adı konmamış bir ayrımcılıktan dolayı, piyasa koşullarında yeteri kadar güzel yeteri kadar yakışıklı bulunmadığı için yalnız. Gençken veya yaşlıyken fark etmez elini tutacak bir sevgilinin yoksunluğunu zaten o insan yaşıyor. Ve bu yaşadığı duygunun mutsuzluğuyla pek çoğumuz baş edemiyoruz. Kalkıp bu günde neyin zulmünü ediyorsunuz?

Bu hatırlattıklarım AYRINTI mı? ÖNEMSİZ mi? ABARTI mı? Üstelik bir de hep beraber söylediğimiz ''Anneler / babalar / sevgililer günü bir gün mü olurmuş. Her gün kutlanılmalı değil mi ama!'' cümlesi var. Boş verin bunları anam babam. Bunun yerine size mis gibi, herkese hitap eden, herkesi mutlu eden, her keseye uygun, her birimizi içine alan, saran bir gün var onu kutlayalım.

15 MAYIS DÜNYA AİLE GÜNÜ. Ben demiyorum bak. Birleşmiş Milletler 1993'ten beri diyor. Duyan var mı? Çok az. Kutlayan var mı? Yok. Pek çok kurumla, şirketle bu konu ile ilgili görüştüm, yazıştım. Benim sayemde değil belki ama benim de naçizane katkımla bu sütü mayaladık. Bir kaç yıl sonra tüm Ülkemizde kutlanılacak bir gün olacak inşAllah. Maksat alış veriş yapılsın para harcansın, kazanılsın da değil. Amaç, aile sorunlarına dikkat çekmek, aileyi sağlıktan eğitime desteklemek, bilgilendirmek için kamuoyu oluşturup, farkındalık kazandırmak. Üstelik herkesin bir ailesi var. Mutlaka biri bizi merak eder, biri bizi öper, biri içimizi ısıtır, biri elimizi tutar. O biri veya birileri ailemizdir. Komşumuzdur, aarkadaaşımızdır, annemizdir, kardeşimizdir, babamızdır, ablamızdır, abimizdir, amcamızdır, dayımızdır, halamızdır, teyzemizdir, babannemizidr, anneannemizdir, dedemizidir... Yahu illa AİLEM diyebileceğimiz birileri vardır. Yani mağduru olmayan bir gündür 15 MAYIS DÜNYA AİLE GÜNÜ. Aklınıza güvenin, vicdanınızın sesini dinleyin o diğer günleri boş verin AİLE GÜNÜNÜ KUTLAYIN.