“Tefekkür ibadetin yarısı, az yemek ise ibadetin ta kendisidir.” Hadis-i Şerif “Az yemekten başka hiçbir şey yoktur ki tamamen faydalı olsun ve içinde zarar olmasın.” İmam Gazali.

Daha geniş bilgi için: Gerçek Tıp – Yitik Şifanın İzinde, Dr. Aidin Salih

Hastalıklar iki çeşittir; biri Allah‘tan, diğeri de insanların kendi hataları yüzünden, karışık, sistemsiz ve çok yemekten meydana gelir. Bu sebepten meydana gelen hastalıklardan insan kendisi sorumludur. Hasta olmak insanların ayıbıdır. Sıhhatli olmak o kadar kolaydır ki yürümek ne kadar kolay ise, sıhhatli olmak da o kadar kolay.

3. FAYDALI YİYECEKLER Meyveler yemekten önce veya ayrı zamanda, sebzeler yemekler ile yenilebilir. Sadece karpuz yemekten önce, sonra ve arasında yenilebilir. Bütün sebze ve meyveler tuz ve şekerle alerji yapabilir, sebze ve meyvelerin şifalı olması için karıştırmadan tek çeşit ve kesinlikle hiçbir şey eklemeden (şeker, kaymak) yenilmelidir. Meyveler aynı cinsten olsa rengi de benzese yenilebilir. Mesela portakal greyfurt ile greyfurt mandalina ile portakal limon ile veya vişne kiraz ile yenebilir. Fakat aynı cinsten olduğu halde rengi farklı olsa, mesela biri beyaz biri kırmızı o zaman beraber karıştırarak yenilmemelidir, şişkinlik ve gaz yapar. Limon: Limonun suyu suyla karıştırılıp aç karnına içilirse çok büyük şifadır. Kan asidini yok ediyor, bütün kireçleri eritiyor, taşları parçalayıp düşürüyor. Akciğerden balgamı çıkartıyor. Şeker veya tuzla yenilirse zehirdir. Kavun: Yemekten ayrı yalnız yenilirse şifadır. Yemekten önce de yenilebilir. Yemekten sonra yenilirse çok zararlıdır. Domates: Domates taze ve kabuklu yenilirse şifadır, ilaçsız ve tarladan yenildiğinde kansere karşı etkilidir. Piştikten sonra bekletilerek yenilirse vücutta taş yapar. Patates: Çiğken kabuğuyla suyu sıkılıp, biraz su ile karıştırılarak içilirse bağırsak ve mide kanserlerine karşı etkilidir. Kabuklu olarak haşlanır veya fırında pişirilirse faydalıdır. Kabukları soyulup kavrulursa zararlıdır. Kalıntıları toplar, damarlarda tıkanıklığa sebep olur, varis ve basur yapar. Anason: Böbrek, mesane, rahim, karaciğer ve dalak tıkanıklıklarını açar. Baş ağrısı için, safravi hastalıklar için çayı faydalıdır. Ezilmiş anason gül yağı ile birlikte kulak hastalıkları için iyidir. Hayzı söker, süt ve meniyi çoğaltıcı, zehrin zararını gidericidir. Hindistan Cevizi: Gözü, karaciğeri, dalak ve mideyi kuvvetlendirici, idrar getirici, toplardamarları temizleyicidir.

Tarçın: Göz perdelenmesi ve kararmasını giderici, nezleyi, öksürüğü def edicidir. Yüzdeki siğillere, titremelere, baş ağrılarına faydası çoktur. Karaciğer tıkanıklığına, rahim ve böbrek hastalıklarına faydalı, her bozukluğu düzeltici ve kalbi açıcıdır. Zencefil: Karaciğere, mideye, bağırsağa çok faydalıdır. Devamlı zencefil kullananlarda kanser olma riski azdır. Bağırsak hastalığı olanların hepsi zencefil kullanmalıdır. Keten Tohumu: Diş etlerindeki, yüzdeki, ses tellerindeki şişkinlikleri giderir, ses bozukluklarını anında yok eder. Böbrek ve mesane taşlarını düşürür. Meniyi çoğaltır, idrarı çoğaltır, doğumu kolaylaştırır (tesiri şehveti kamçılamaktır) Kimyon: İdrar zorluğunu giderir, gaz çıkmasına yardımcı olur, taşları düşürür ve yaraları yapıştırır. Kereviz: Karaciğere, böbreklere, dalağa, mesaneye faydalıdır. Kolesterolü (kanın yağını) düşürür. Badem: İdrarı tutar, öksürüğü giderir, karaciğer ve dalak tıkanmalarını açar. Kekik: İdrar yollarına çok faydalıdır. Mideyi, gözü kuvvetlendiricidir. Karanfil ve Reyhan: Kalbi kuvvetlendiricidir. Basuru giderir. Koklanırsa uyku getirir. Kepek: Yumuşatıcı ve temizleyicidir, bal ile beraber bağırsak problemlerini giderir. Dövülmüş badem ve bal ile boğaza ve öksürüğe çok faydalıdır. Sivilcelere ve saç dökülmelerine iyidir. Kırmız pancar, havuç, elma rende yapılıp kepekle karıştırılarak, zeytinyağı ve limon suyu eklenir. Bu salata kadınların güzelliği ve sıhhati için en güzel kahvaltıdır. Nar: Kan temizleyicidir. Yeşili çok idrar yapar. Ekşisi mideye, iltihaplı hastalıklara faydalı, diyabete ilaçtır. Tatlısı boğaz ve göğüs hastalıklarına iyidir. Ateşli hastalıklara ve her derde iyi gelir. Yemeklerin en güzelidir.

Buğday ve Arpa: Arpa suyu bal ile göğüs hastalıklarına, öksürüğe, yüz sivilcelerine, yaşlılara, ameliyat geçirenlere, kalp hastalarına ve bağırsağa çok iyidir. Çimlenmiş Buğday ve Arpa: Bir miktar dövülmemiş buğday veya arpa yıkanıp kırılmış olanlardan ayıklanır ve ıslatılır. 3 saat suyun içerisinde beklettikten sonra suyu süzülerek, üzerine ıslak bez kapatılır. Karanlık ve ılık yere koyulur. 24 saat sonra küçük filizleri çıkar, güzelce yıkanıp bal ile karıştırılarak 2-3 çorba kaşığı yenilir, kilo yaptığı için kilolu olanlara 1 çorba kaşığı yeterlidir. Yalnız olarak yemek yerine yenilmeli, yemekten önce de yenilebilir. Bütün ne hastalık olsa şifadır. Sinir sistemi hastalıklarına, bağırsağa, yaralara çok şifalıdır. (Filizleri daha büyük olana dek bekletilirse yemek zor olabilir.) 3 veya 5 gün bekletilerek filizleri uzatılmış buğdaylar eskimiş yaralar için mükemmel bir ilaçtır. Bu buğdaylar filizleri ile dövülüp beze sarılıp yara içine veya üzerine koyulur, günde 2-3 defa değiştirilmelidir. Buğdaylar ezilirken biraz ılık su ilave edilebilir. Buğdaylar kullanılmadan önce muhakkak yıkanmalıdır. En eski yaralar kısa zamanda kapanır. Sarımsak: Kan temizleyici ve bütün hastalıkları yok edicidir. Kurtları döker ve bitleri öldürür. Günde 1-3 yutulması şartıyla. İncir: Bütün meyvelerin faydaları içinde toplanmıştır. Kanı dondurucu, kan eritici, balgam sökücüdür. Yaraları iyileştirir, yemek borularını açar ve boşaltır, bütün hastalıklara şifadır. Elma sirkesi içerisinde sulandırılmış 3‘er incir (taze veya kuru) yiyen ateşli hastalıklardan kurtulur, safradan zarar görmez. Karaciğer, dalak, böbrek, mesane tıkanıklıklarını açar.

4. EŞSİZ İLAÇLAR İncir, sarımsak, tarçın, anason, zencefil, keten tohumu, elma sirkesi, zeytinyağı, limon, nar, patates suyu, çimlenmiş buğday, çörek otu, misvak, sinameki, kimyon bütün hastalıklar için eşsiz ilaçlardır. Her evde bulunmalıdır. Limon ve gliserinli ilaç: Orta boy 1 limon iyice yıkanıp yeni kaynatılmış sıcak suyun içerisine batırılarak 5 dakika bekletilir. Kabukları ile beraber, tahta çatalla veya robotta ezilir. Aynı miktar bal ile ve 100 gr gliserin ile karıştırılır (eczanede bulunur). Bebekler için 1 çay kaşığı 2–3 defa, küçük çocuklar için 1 tatlı kaşığı 2-3 defa, büyükler 1 çorba kaşığı, aç karnına öksürük bitene kadar yutulur. Çok güzel balgam sökücüdür. Elma sirkesi: Elmalar kabukları ile güzelce yıkandıktan sonra doğranır, sadece çekirdekleri alınır. Cam kavanozun yarısına kadar doldurulur üzerine 1-2 parmak geçecek kadar su doldurulur. Bir kaşık maya olarak elma sirkesi konulur. Daha keskin olması istenirse 1 litre sirkeye 1 yemek kaşığı bal konulur. Ağzı kapatılıp güneş ışığı görmeyecek loş bir yere koyulur (tezgâh altları olabilir), sadece haftada bir gün açılarak üzerinde mantar olmuşsa alınır. Sirke kokusu gelip olmaya başladığı zaman süzülür, yani elmaları çıkartılır, daha keskin istenirse biraz daha bal ilave edilir. Maya koyulan sirke 40 günde, maya koyulmadan yapılan 2 ayda olur. Elmaların tüm artıkları sirke için kullanılabilir. Ne kadar çok kabuk olursa sirke için iyidir. Uykusu kaçan sıkıntılı olanlar için: 24 tane limon suyu sıkılıp 350 gr sarımsak dövülür, cam kabın içine koyulup mutfak dolabında, üzeri bezle kapatılarak 1 hafta bekletilir. Sonra da buzdolabına koyularak sabah akşam 1 yemek kaşığı bitene kadar içilir (Çok yiyenler unutkan ve sıkıntılı olur). Herkes için faydalı sos: 100 gr kırmızı pul biber gerekli miktarda limon suyu, zeytinyağı, sarımsak dövülüp karıştırılır ve bütün yemeklerle yenilebilir. Kırmızıbiber bağırsakların iyi çalışmasına sebeptir.

Erkekler için faydalı sos: Tane kimyon öğütülüp tuz haline getirilir, tahinle karıştırılır, zeytinyağı, limon suyu, sarımsak koyularak karıştırılır. Bütün yemeklerin yanında ekmek üzerine sürülerek yenilir. Yanlış beslenme, bozuk yemekler ve ilaç kullanmalar sonunda sindirim sistemi bozulur. Sindirim yerine çürüme olur ve kabızlık başlar. Kabızlık bütün hastalıkların başı ve hastalıkları davet edicidir. Vücut için çok büyük zarardır. Onun için önce yemekleri düzeltmeli, sonra bağırsağı harekete geçirmelidir. Bağırsağı çalışmayanlar için her akşam yemekten 1.5 saat sonra bağırsak temizleyici olarak sinameki çayı veya İngiliz tuzu (Magnezyum sülfat, magnezyum oksit) kullanılmalıdır (Sabah kullanmak daha kolaydır). Bağırsaklar tam çalışmaya başlayana kadar devam edilmeli, bağırsaklar düzelince yine haftada 1 defa kullanmaya devam edilmelidir. Magnezyum sülfat (İngiliz tuzu) ilaç olarak kullanılıyor. Sinameki, miktarı azaltılarak bütün hayat içilebilir, sünnettir. Göz, saç, cildi parlatıcı ve kan temizleyicidir.

5. DİKKAT EDİLECEK YİYECEKLER Beyaz ekmek: Beyaz undan yapılan bütün ekmeklerin hazmı ağırdır, kanda asit yapar, toplardamarda tıkanıklığa sebep olur (varis). Mayalı ekmek kat kat ağır ve zarardır, sıcak yendiğindeyse tam zehirdir. Bütün hastalıkların meydana gelmesi için mayalı sıcak ekmek yeterlidir. Sağlıklı ve vücuda hayat veren ekmekler kepekli undan yapılan yufkalar veya natürel mayayla (Ömer otundan) yapılan ekmeklerdir. Bunlar yapılamazsa hamur turuşla da yapılabilir. Hamur turuş: Mayalanmış hamurdan bir parça ayrılıp bir daha hamur yapılıncaya kadar saklanır. Tekrar hamur yapılacağı zaman maya olarak bu parça kullanılır. Bu hamurdan da bir parça saklanıp tekrar hamur yapana kadar bekletilir. O zaman zararı tam kaybolmaz fakat azalır, hamur turuşla yapılan hamur biraz geç kabarır. Kızartılmış yağlar: Yağ gliserin ve organik asitten oluşur. Yağ kızartıldığı zaman asit ayrılarak serbest kalır ve zehir olur. Karaciğer hastalıkları ve bağırsak kanserine sebep olur. Bütün kızartılmış yağlar kanserojendir. Patates kabuğu ile birlikte, hiç kullanılmamış yağda kızartılıp hiç bekletmeden bazen yenilebilir. 1.5 saatten sonra zehir olur. Kızartma yağını 1 defadan fazla kullanmak mümkün değildir. Kavrulmuş kuru yemiş de zararlıdır çünkü kuru yemişlerin içinde bol yağ olduğu için kavrulduktan sonra kızartılıp bekletilmiş yağ gibi kanserojendir. Tuzlu olursa daha zararlıdır fakat taze tüketilen kuru yemiş vücut için hem çok faydalı hem şifalıdır. Kavrulmuş kahve de kuru yemişler gibi en şiddetli kireç yapıcıdır. Taze kahve kullanılabilir (yeşil) veya taze kahve kavrulup öğütülür ve hiç bekletmeden kaynatılırsa içilebilir. Kahve içmek isteyenler için, taze kahve bile olsa yemekten önce ve yemekten sonra içmek mümkün değildir, ayrı zamanda içilmelidir.

6. HASTALIKLAR, RAHATSIZLIKLAR, TADAVİLER GAZ: Gaz olmaması için yemekleri düzeltmek, yemek aralarında uzun mesafe koymak (en az 6 saat) gerekir. Yine de gaz olursa onu tutmamak lazımdır, gaz kaybolmaz kana karışır. Gazı ve büyük abdesti tutmak kabızlığa sebep olur. Gaz tutmak yerine az yemek daha iyidir. Gazı rahat çıkarabilmek için su içmek ve çömelerek oturmak en güzeldir. Bu hareket kızlar ve kadınlar için çok faydalıdır, kolay doğum yapmaya sebep olur (eskiden kadınlar bütün işlerini çömelerek yaparlardı ve doğumda hiç problem olmazdı). Bu hareket büyük abdest için de yardımcıdır. Gaz toplanmasına karşı: 1 çorba kaşığı limfro (keten çekirdeği), 1 su bardağı kaynar su ile karıştırılıp, havluya sarılarak 4–5 saat bekletilip demletilir. Uykudan önce çekirdeklerle birlikte aç karnına 2 hafta içilir. Veya 2 çorba kaşığı buğday kepeği kaynar süt ve zencefil ile ıslatıp yarım saat bekletilir. Sabah kahvaltısı olarak veya akşam yemeği olarak yanında başka bir şey yenilmeden yalnız yenilir. BAĞIRSAK TEDAVİSİ: Mide, bağırsak hastalıkları ve kabızlık sorunu olanlar için. Akşamları bağırsak ağrısı için yapılan kepek veya keten çekirdeğini kullanıp, sabahları kabukları soyulmadan çiğ patatesin suyu sıkılır 4‘te 3‘ü patates suyu, 4‘de 1‘i su olacak şekilde suyla karıştırılıp (başka hiç bir şey yenilmeden) öğleye kadar 3 bardak içilir. Ne kadar eskimiş ve yıllardan beri sürüp gelen mide, bağırsak hastalıkları olsa 3 hafta içerisinde tedavi ediyor. Bu hastaların beslenmesi şu şekilde olmalıdır: Sabah: Patates suyu öğleye kadar içilir. Öğlen: Salata veya yoğurt ile 1 çeşit yemek yenilir, yemekten önce veya sonra 3 diş sarımsak su ile yutulur. Akşam: Bağırsak ağrısı için hazırlanan kepek yenilir veya keten çekirdekleri çayı içilir veya kaşıktan 3 kaşığa kadar çimlenmiş buğday yenilir. 3 hafta bu şekilde beslenmeye devam edilmeli ve 3 haftadan sonra karaciğer temizlenmelidir. 20 Herkesin kendi bağırsağının durumunu anlayabilmesi için 1 tane kırmızı pancar (100–150 gr) rende yapılıp, limon suyu, sarımsak, zeytinyağı ile istenirse başka sebzeler de eklenilerek salata yapılır. Ekmek ile birlikte yemek olarak yenilir. Bu yemekten 3 saat sonra idrar kontrol edilmeye başlanıp, 36 saate kadar kontrol etmeye devam edilir. Bağırsak sıhhatli olursa, kımızı pancarın rengini kana karıştırmaz ve idrara çıkarmaz. İdrar normal renkte olmalıdır. Hasta bağırsak pancarın rengini kana karıştırır, idrar da kırmızı olur. Pancar vücuttan tamamen çıkana kadar (24–36 saat) idrarın rengi kırmızı olabilir, o zaman bağırsak bozulmuş demektir. İdrar ne kadar kırmızı olursa bağırsak da o kadar bozulmuştur. Hafif kırmızı olursa normal sayılır, idrar bir kaç saat kırmızı olup, ara ara temiz olursa bağırsak kısım kısım bozulmuş demektir. Bağırsak bozulmuş ise bağırsak tedavisi muhakkak yapılmalı, bol sarımsak, limon, zeytinyağı ile pancar salatası kırmızılık geçene kadar devam edilmelidir. Muskat cevizi her gün kullanılmalıdır. 1 muskat cevizini parçalayarak 5–6 günde bitirmek gerekir. Yemekten önce, yemekler ile beraber veya baharat olarak kullanılabilir. Tereyağı su içinde kaynatılır. Yağın içinde ne kalıntı olsa dibine çöker, üzerinde kalan yağı alınıp ılık olarak aynı miktar zencefil ile karıştırılır. Birinci gün yarım çay kaşığı, ikinci gün 1 çay kaşığı, üçüncü gün 1,5 çay kaşığı alınarak 2,5 çay kaşığına kadar devam edilir. Sonra tekrar iki kaşık alınarak indirilmeye devam edilir ve on günde bitirilir. 1–2 kaşık yenileceği zaman ağır gelirse üçe bölünerek yenilebilir veya ekmeğe sürülebilir. Bu ilaçla muskat cevizi sırayla kullanılır. Bu ilaçlara bazen ara vererek yıllarca kullanılabilir.

KARACİĞER TEMİZLEMESİ: Ağır hastalar ve 40 yaşından sonrakiler karaciğer temizlemeden önce 3 hafta hazırlık olarak bağırsak tedavisi yapmalıdırlar. Gençler ve normal insanlar ise temizlemeye başlamadan önce 2 hafta aşağıdaki şekilde hazırlık yapmalıdırlar. Bu 2 haftada et, süt, yumurta, peynir, tuz, şeker yememeli, yemekleri düzeltip, karışık ve ters yememelidir. 21 Sabah: Öğleye kadar meyve veya meyve suları (en güzel limon, portakal veya greyfurt veya patates suyu). (Veya 2 gün sadece meyve suyu veya havuç suyuyla geçirmek.) Öğle: Salata veya yoğurtla bir çeşit yemek. Akşam: Sebze veya meyve veya kavun karpuz veya bal ile karıştırarak bitkisel yeşil çay ve sinameki çayı içmelidir. DİKKAT! 2 hafta siyah çay, kahve ve çikolata kesin olarak kullanılmamalı. Çok önemli: Temizlemeye başlamadan önce akşam magnezyum sülfat veya sinameki çayı içerek bağırsak temizlenmeli ve temizlemenin 1. sabahı 2–3 defa büyük abdest yapmak lazımdır. 1. gün: 40 yaşından büyükler greyfurt ve limon suyu, 40 yaşından küçükler elma suyu (en güzel yeşil elma), hamile ve çok zayıf olanlar portakal suyu da içebilir. Meyve suları taze sıkılmış olmalıdır ve bekletilmeden her defasında içileceği zaman sıkılarak, 1 bardağın 4‘te 3‘ü meyve suyu 4‘te biri su karıştırılıp içilir. En az 1,5 litre olmak şartıyla 3 litreye kadar içilir. 2. gün: Aynı birinci gün gibi devam edilir. Çalışan iş yerinde portakal ve greyfurt suyu içebilir veya elma yiyebilir. Meyve yiyenler muhakkak aksam magnezyum sülfat içmelidir (en güzeli portakal veya greyfurt suyu içmek ). 3. gün: Meyve yenilmez. Sadece meyve suyu içilmeli. Saat 5‘e kadar aynı şekilde meyve suyu içmeye devam edilir. Akşam 5‘ten 7‘ye kadar hiç bir şey yenilmez. Saat 7‘de sağ tarafına ılık torba koyularak yatılır. 50 gr zeytinyağı (rafine olmamış) 50 gr limon suyu karıştırılıp 15 dakika arayla içilir. Tamamı 250 gr zeytinyağı 250 gr limon suyu 500 gr olmalıdır, (yani ikisinin karışımı 5 çay bardağı içilmiş olacak.) Limon suyu her defasında içilirken sıkılmalıdır. Genç ve zayıf olanlar için 200 gr içmek yeterlidir. Zeytinyağı ve limon karışımını içmek 9‘a kadar muhakkak bitmelidir. 7‘den 11‘e kadar ılık torbanın üzerinde yatılmalı, büyük abdest dışında kalkılmamalıdır. Kalkarsa mide bulantısı olup kusabilir. Bu karışımı kusmuş olsa temizleme olmaz. Gece 11-12 arasında büyük abdest gelmesi lazım (2-3 defa) gelmezse saat 2‘ye kadar beklenilmeli 2‘de de gelmezse lavman yapılmalıdır 22 (lavman ve bağırsak boşaltıcı alet eczanede bulunur) lavman bulamazsa 3. gün 12‘de büyük abdest gelmesi için 5‘te magnezyum sülfat içilmeli. Sabah 7‘de muhakkak lavman yapmak lazımdır. Lavman olmazsa gece magnezyum sülfat içilir. Çıkan şeyleri görmek için lazımlık kullanılmalıdır. Bu temizleme ile karaciğer ve safra kesesindeki taşlar, kurtlar, pislikler çıkar. En son gelen büyük abdest yeşil veya yeşile dönük olmalıdır. Yeşil olmazsa temizleme tamamlanmamış demektir ve 3 haftadan sonra tekrarlamak lazım. Sonraki günde büyük abdest yeşil olup olmadığı kontrol edilmelidir. DİKKAT! Akşam 7‘de ılık torba koymak, sağ tarafa yatmak ve lavman yapmak çok önemlidir. Sıcak torba konulsa karaciğerdeki pislikleri hapis edebilir. Sabah ilk olarak yağsız ve tuzsuz pirinç lapası yenmelidir. Temizlenen karaciğeri kapatmak için bunu muhakkak yemelidir (3-5 kaşık yeterlidir). Temizlemeden sonra 3 gün karaciğeri muhafaza için, hafif yemekler yenmeli, ağırlıklı meyve suyu içmeli. Et, peynir, yumurta, siyah çay, kahve, şeker, tuz, konserveler kullanılmamalıdır. Karaciğer temizlendikten sonra, ağrı, sancı, bulantı olsa hâlâ taşlar düşüyor demektir, meyve suyu içmeye devam etmeli, ishal olsa endişe edilmemeli. 2 günden sonra geçmezse ishal tedavisine başlanmalı.

KİREÇ TEMİZLİĞİ: Diş diplerinde kireçleme (diş taşı) olması vücudun kireçlenmesinin işaretidir. Vücudu çok kireçli olanların temizleyebilmesi için karaciğeri temizledikten 2 hafta sonra aksam veya sabah 1 çorba kaşığı magnezyum sülfat suyla karıştırılıp içilir, 100 gr limon suyu, 200 gr greyfurt suyu, 400 gr portakal suyu 1,5 litre su karıştırılıp akşama kadar bu karışım içilir, istendiği kadar içilebilir normali 3 litredir. 3 gün bu şekilde devam edilir. Sonra önce meyve ve sebzeden başlanılarak normale dönülür. (3 gün şiddetli ishal olması lazım çünkü bütün kireçler eriyip çıkar). 23 BÖBREK VE MESANE TAŞLARININ TEMİZLİĞİ: Kireç temizlemeden sonra havuç tohumları öğütülür. 1 gr sabah, öğle, akşam olmak üzere 3 defa suyla içilir. 3 gün temizleme boyunca meyve suları ile birlikte 3 defa içilir. 1 limon suyu yarım bardak ılık su ile karıştırılıp 3–4 defa içilir. Taşların büyüklüğüne ve hastalığın şiddetine göre 7 defaya kadar içilir. Havuç suyu, kırmızı pancar suyu, salatalık suyu ve su aynı miktarda hazırlanıp karıştırılır ve 3 defa içilir (3 su bardağı). 1 günde sırayla 1 defa limon suyu karışımı 1 defa diğer sebzelerin karışımı en az 7 defa, en çok 14 defa içilir. 3 gün bu şekilde devam edilir. Veya: Havuç tohumları yerine karpuz kabukları kurutulup öğütülür, sabah, öğle, akşam 1‘er çay kaşığı 3 defa suyla yutulur ve istediği kadar karpuz suyu içebilir veya çekirdekleri ile beraber 3 kilo karpuz yenilir. Buna da 3 gün devam edilir (suyu yerine kendisi yenilir). Bu 3 gün içerisinde çıkanları görmek için her gün idrarını bir kavanoza toplamalıdır. 3 gün içerisinde ne kadar taş olsa hepsi dökülür. 2 temizleme şekli de çok etkilidir. Bütün temizlemeler için en kolay ve güzel olanı Arabî (kameri) ayların 1. gününe denk getirilmesidir. Böbrek hastası olanların bütün hayatı boyunca böbreklerini koruması lazımdır. Korunmak için: Mısır püsküllerinden çay yapılıp içilir. Dereotu, tere, anason çayı: 1 çorba kaşığı anason 1 su bardağı su ile yavaş yavaş 10 dakika kaynatılır. 2 ye bölünüp yarım su bardağı sabah kahvaltıdan önce, yarısı akşam yemekten önce içilir. Akşam içilen tekrar ısıtılmaz, sıcak su ile karıştırılıp içilebilir veya anis çekirdekleri baharat olarak kullanılır. 3 ayda bir 2 hafta böyle yapılır. 24 Devamlı limon suyu, portakal, greyfurt suyu, maydanoz, kereviz ve yaprakları, kavun, karpuz, çilek, kabak, püskülü ve alt ince yaprakları ile kaynatılmış mısır yenilmelidir. Bu mısırın kaynatılan suyu da şifalıdır. (Bütün hayatı boyunca peynir, et, yumurta, tuz, şeker ve konserveleri yemesi yasaktır. Kurban eti hariç… Kurban eti 40 günde bir yenilebilir).

AKCİĞER TEMİZLEMESİ: Çok peynir ve süt sevenler, margarinli yemekler kullananlar, saçları mat ve seyrek olanlar, herhangi bir çeşit akciğer hastalığı olanlar akciğer temizlemesi yapmalıdırlar. Ilığa yakın sıcak su ile karıştırılmış limon suyu öğleye kadar içilmeli, limon suyu içemeyen greyfurt veya portakalla karıştırarak limon suyu içebilir. Günde 10 taneye kadar içebilir. Öğleden sona meyve veya sebze yenilebilir. Akşam bal ile bitkisel çay içilir. 2 hafta bu şekilde devam edilmelidir. 2 hafta sonra ballı gliserinli ilaç ve limon suyu yerine de elma sirkesi içmeye başlanır. Gliserinli ilaç 2 hafta kullanılır sonra ara verilir, bu şekilde balgam tamamen bitene kadar devam edilir. Fakat limon suyu ve elma sirkesine hiç ara verilmeden her gün içilir. Bu tedavi sırasında balgam çok çoğalıyor ve çıkıyor bundan endişe edilmemelidir, tedavi için bu çok güzeldir. Bu tedavi süresince 2 günde 1 defa 12 bardağa kadar omzuna bardakları kapatıp 14 gün devam edilir. Yani 7 defa bardak kapatılmış olacak, balgamın çıkmasını çok kolaylaştırıyor. KAN VE DAMARLARIN TEMİZLİĞİ: Yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, karaciğer hastalıkları, yüksek kolesterol olanların kan ve damarlarını temizlemeleri için; nar mevsiminde öğleye kadar çekirdekleri ile beraber nar yenilmeli veya suyu içilmeli ve haftada iki gün sadece narla geçirilmelidir. Veya: sabahtan öğleye kadar elma yenilmeli veya suyu içilmeli ve haftada 2 gün sadece elma ile geçirilmelidir, iki veya dört hafta bu şekilde devam edilir. Soğan rende yapılarak suyu sıkılır. 1 bardak soğan suyu 1 bardak bal ile karıştırılarak aç karnına günde 3 defa 1 çorba kaşığı içilir. 25 Kalp ve organlarda spazm olanlar, nefes darlığı çekenler için en güzel temizleyici: 1 bardak rafine olmamış zeytinyağı, 1 baş dövülmüş sarımsak ile karıştırılıp 1 gün buzdolabında bekletilir. Her gün bir kaşık bu ilaç, 1 kaşık taze sıkılmış limon suyu karıştırılıp 2–3 defa içilir (aç karnına) veya akşamları 30 gr bu ilaç 30 gr limon suyu karıştırılıp içilir. Beyin, kalp ve bütün damarları genişletir, nefes alıp vermeyi rahatlatır. Sarımsak, yeşil çay, ısırgan otu, maydanoz, kuşburnu kan ve damarları temizleyicidir.

YÜKSEK TANSİYON: Fazla ve karışık yemek sonucunda yemekler hazım olmayıp çürüyor, bunlardan meydana gelen zehirler kana karışıyor. Kan çok koyu ve köpüklü bir hale gelerek ağırlaşıyor. Vücut bu kanın organlara ve hücrelere dağılmaması için damarları sıkıyor, zehirleri daha şiddetli çıkarabilmek için damarlara baskı yapıyor ve kan hareketini hızlandırıyor. İnsanlar bunun üzerine ilaç kullanmaya başlıyorlar. Kullanılan ilaçlar damarları genişletiyor ve zehirler vücutta kalarak depolanıyor, hastalığı daha çok ilerletiyor. Yüksek tansiyon olmaması için karışık ve fazla yememeli. Aksam yemekten 1,5 saat sonra sinameki çayı içilmeli. Yüksek tansiyon olanlar yemekleri düzeltse, tansiyon hemen düzeliyor. Az yemek yiyen ve her akşam sinameki içenlerde yüksek tansiyon olmaz. Tansiyon yükselse hemen lavman yapıp soğuk su ile gusül abdesti alınmalıdır ve limon suyu içilmelidir. Bu hastaların muhakkak karaciğer temizlemesi yapması gereklidir. Aç karnına bol bol limon veya greyfurt suyu suyla karıştırılarak içilmelidir ve biberiye çayı kullanılmalıdır. Biberiye olmazsa onun yerine her gün yarım çay kaşığı tarçın kullanılır (Bal ile karışık).

KALP HASTALIKLARI: Doğuştan olan kalp hastalıklarının dışındakiler yani sonradan olanların hepsi bozuk yemeklerden kaynaklanıyor. Karaciğer hastalanıp sertleştiği, kanı temizleyemez hale geldiği zaman kirli kan kalbe gelerek kalp damarlarını kirletir. O zaman tedavi için ilk yapılacak şey önce yemekleri düzeltmek, bağırsakları çalıştırmak ve karaciğeri temizlemektir. Daha sonra kalp için tavsiye edilen ilaçlar kullanılır. 26 Kalp için ilaçlar: Tarçın baharat olarak kullanılır veya günde 3 defa ağza karanfil alınıp çiğnenir. Kanı sulandırmak için, kalp damarlarını temizlemek ve açmak için limon suyu kullanılmalıdır. 10 tane limonun suyu ve tahta havanda dövülmüş 10 baş sarımsak, 1 litre bal ile karıştırılıp cam kavanoza koyulur. Ağzı 3 kat beyaz bezle kapatılıp, karanlık ve serin yerde 7 gün bekletilir. Sonra kapak kapatılıp buzdolabına koyulur. 1 çay kaşığı ağzına alınarak dolandıra dolandıra eritilir, bu şekilde 4 çay kaşığı yutulur. Her gün aynı saatte aç karnına bütün karışım bitene kadar yutulur. Bu ilaç senede bir defa kullanılmalıdır. Kalp ve beyin damarları için mükemmel bir ilaçtır. Bu ilaçtan sonra kan ve damar temizlemesinde yazılmış olan sarımsaklı zeytinyağına limon suyu ile devam etmelidir. Kalp krizi geçirenler bunları muhakkak yapmalı, bundan sonra da 1 günlük, sonra 3 günlük, sonra 10 günlük oruçları yapmalıdır. Sonra doktora gidip kalp kontrolü yaptırarak sonucu görebilir.

TÜMÖR VE KANSERLER: Kanserin başlama sebepleri çok çeşitlidir fakat en çok yemek bozukluklarından meydana geliyor. Burada yemek bozukluğundan olan kanserden bahsedeceğiz. Yetişkin insanlarda kanser ve tümör oluşması genelde vücuttaki kireçleme 20 kiloyu geçince başlar. Kireç 15 kiloyu geçince tümörler 20 kiloyu geçince kanser başlar. Çürümüş yemekler bağırsağa inerek bağırsağı zehirler ve kana karışır. Zehirden korunmak için bademcikler şişer. Bademcikler sık sık şişince yanlış bir uygulama olarak ameliyatla aldırılıyor. Bademcikler alınınca çürümüş yemekler bu sefer apandistin şişerek iltihaplanmasına sebep olur. Gene yanlış bir uygulama olarak ameliyatla apandisit aldırılıyor. Apandistin görevi bağırsak için gerekli mikropları üretmektir ki bu mikroplar tümör hücrelerini yok eder. Apandisit ameliyatından sonra tümör hücreleri kontrolsüz kaldığı için kanla birlikte bütün organlara gider ve tümörler oluşmaya başlar. 27 Rafine olunmuş yemekler: Beyaz un, şeker, rafine olmuş yağlar yenilince vücut çok enerji kazanır ve onu kullanamaz. Enerji ise vücutta hiç toplanamayan bir şeydir. Vücut onu muhakkak harcamak zorunda olduğu için, hücre ve çekirdeklerine gönderir. Hücre çekirdeklerini bozarak enerjisini kullanır ve tümörler oluşur. Kızartılmış ve bekletilmiş yağlar, kahve, kakao, bisküvi, kavrulmuş kuru yemişler de kanserojendir. Kanser için gereken tedavi: Yemekler düzeltilmeli, bağırsak temizlenip çalıştırılmalı. Karaciğer temizlenmeli sonra 3 günlük oruç 7 gün arayla 7 defa yapılmalı, sonra 10 günlük oruç 1 defa yapılmalıdır. Sonra 3 ay haftada 1 gün oruç tutmaya devam edilmeli, 3 ayın sonunda tekrar 10 günlük oruç yapılmalıdır. Sonra doktor kontrolü yapılabilir. Bu zaman içerisinde tümörler küçülebilir, aynı durumda kalabilir veya daha büyümüş olabilir hiç korkulmamalı çünkü oruçlar başladığı andan itibaren tümörün zararı durmuştur, zamanla geçer. Bazen 10 günlük oruç 3 ay ara ile 3 defa yapılmalıdır. Bu arada 1 günlük oruçlara devam edilmelidir. Tümör ve kanser olanlar için en güzel yemekler: Sabahtan ikindiye kadar hiç bir şey yenilmeden su ile karıştırılmış patates suyu içilir. İkindiden sonra herhangi bir sebze yiyebilir; en güzeli çiğ sebze ve salatadır. Akşam yalnız meyve yenir. Ağır kanser hastası olanlar pişmiş yemek değil, çiğ sebze ve meyve yemeli, bağırsak kanseri olanlar meyve dâhil hiç bir şey yemeden sadece meyve ve sebze suları içmelidir. Kırmızı pancar suyuna devam etmeli, 50 gr.dan başlayıp 400 gr.a kadar yükseltilir. 2 hafta patates suyu 2 hafta kırmızı pancar suyu sırayla devam edilir. Akşam yemeği olarak yalnız çimlenmiş buğday veya bal ile karıştırılmış yeşil çay veya çiğ ve kabuklu domates (tarladan ilaçsız olması en güzelidir) veya limon suyu, taze sarımsak ve soğan yenilmeli. Solfaser ve besbase de çok güzel. Bu yiyecekler aynı zamanda kansere karşı mükemmel ilaçlardır.

28 ŞEKER HASTALIĞI: Gerçek şeker hastalığı (diyabet) genç yaşlarda başlar. Bu pankreas bozukluklarına bağlıdır ve tedavi etmek çok zordur. Bu hastaların haftada iki gün (pazartesi, perşembe) devamlı oruç tutmaları lazımdır. Taze fasulyenin suyunu sıkıp 100 gram fasulye suyunu, 100 gram suyla karıştırarak fasulye mevsimi bitene kadar, aç karna içmeye devam etmelidir. Taze fasulye bulunmadığı zaman kurutulmuş fasulye kabukları küçük küçük kesilir bir çorba kaşığı kabuk bir su bardağı suyla 5–10 dakika kaynatılır. Bu su üçe bölünerek yemeklerden önce aç karnına içilir. Bu hastalar her gün en az bir limon suyu içmelidir. 3 taneye kadar içebilir. Nar mevsimi bitene kadar nar suyu içilmeli, yeşil elma yenilmeli veya suyu içilmeli. Hiç bir şey karıştırmadan 1 tabak çilek yemek olarak mevsimi boyunca yenmeli. Blâbasr mevsiminde onu yemeli, tyttefaaer ve Solfaser de çok şifalıdır. Taze soğan ve sarımsak da çok iyidir. Bir soğan ince ince doğranıp bir bardak suyla karıştırılarak 6–8 saat bekletilir. Sonra bir bardak ikiye veya üçe bölünerek aç karna içilir. İleri yaşlarda başlayan şeker hastalığı diyabet değil sadece şeker dengesizliğidir. Onlar yemekleri düzeltmeli, bağırsakları ve karaciğeri temizlemelidir. O zaman şeker yükselmez. Daha emniyetli ve çabuk geçmesi için diyabetliler için yazılanlar tatbik edilmelidir. PROSTAT: Önce karaciğer temizlenmeli, sonra 3 günlük oruç 7 defa, 7 gün arayla yapılmalıdır. İlkbaharda fındık yaprakları toplanıp kurutulur ve çay yapılarak içilir. Sonbaharda toplanan fındıkkabukları öğütülür. 1 çorba kaşığı öğütülmüş kabuk ve yaprak 1 bardak kaynar suyla demlenip, gün boyu aç karnına yudum yudum içilir. (Yani 3–4 defada bitirilir.) 1 çay kaşığı anason 1 bardak kaynar suyla demlenip günde 3 bardak içilir. 2 hafta fındık çayı, 2 hafta anason çayı sırayla içilir. 29 Çiğ soğan yemeklerle bol bol yenmelidir. Baharat olarak tarçın, kimyon, safran kullanılmalı. Genç erkekler karaciğer temizledikten sonra, hemen 10 günlük oruç tutmalı, bu çok emniyetlidir. Diri sperm sayısı düşük olanlarda 10 gün oruçtan sonra hemen normale çıkıyor. KADINLARDA YUMURTALIK VE RAHİM HASTALIKLARI: Aynen prostat tedavisi gibidir. Karaciğer temizlenmeli, oruçlar tutulmalı ve anason çayı içilmelidir. Anasonu devamlı kullanmak lazım. 3 günlük oruç 7 defa muhakkak yapılmalı veya hemen 10 günlük oruç tutulmalıdır. Yumurtalık hastalığı olanlar ve doğum yapamayanlar, yarım litre elma sirkesini 1 çorba kaşığı toz tarçınla karıştırıp sabah akşam 30 gram suyla içmelidir (Aç karna). GUATR: Guatr vücuttaki bütün bezlerin dengesizliğini gösterir. Bütün bezler bozuk olduğuna göre, sadece guatrı tedavi etmek faydasızdır. Bütün temizlemeler yapılmalı, çilek mevsiminde yemek olarak çilek yenilmeli ve haftada 2 gün sadece çilekle geçirilmelidir. Ceviz yeni çıkmaya başladığı zaman vişne çekirdeği büyüklüğündeki cevizler 3, 4, veya 5 tane yutulur. Fındık büyüklüğünde olursa 3 tane yutulur. Muskat gibi olursa parçalayarak 3 defada yutulur, iç kabukları sertleşene kadar yutulabilir. Bütün ceviz ağacı guatr için şifalıdır. Taze ceviz yaprakları kurutulup çay yapılır, günde 1 çay bardağı içilir. Cevizin içindeki kısımları oluşturan perdeler, çay rengi kıvamında kaynatılıp günde 1 çay bardağı içilir. Kabuklaşmamış taze ceviz bölünüp, dudaklara değdirmeden çocukların ve büyüklerin dişlerine masaj yapılırsa dişleri kuvvetlendirir.

ROMATİZMA: Romatizmanın sebebi de bütün hastalıklarda olduğu gibi çok, karışık ve bayat yemeklerdir. Tedavisinde ilk olarak bağırsak, karaciğer ve kireçler temizlenmeli. Sonra haftada 2 defa tuzlu suda banyo yapılmalıdır. Önce ılık küvete oturulup sonra su biraz sıcaklaştırılmalı sonra yavaş yavaş dayanılabildiği kadar sıcaklık fazlalaştırılmalıdır. Küvete oturulunca kalp dışarıda kalacak şekilde su göğüs hizasına kadar gelmelidir. Küvetin içine 1,5–2 kiloya kadar kaya 30 tuzu konulur. Kavak, meşe veya okaliptüs ağaçlarının dalları toplanıp süpürge şeklinde yapılır. Bu süpürge ile eklemlere kızarana kadar vurulmalıdır. Isırgan otu da taze veya kuru bir şekilde kullanılabilir. Bu hareket kan dolaşımını hızlandırır, kalıntıları eklemlerden çıkartır. En tesirli şekli kaplıcalarda kullanmaktır. Normal banyoda da bu süpürge kullanılabilir. Romatizma hastaları için en güzel yemekler yeşil sebzeler, lahana, pırasa, kereviz, dereotu, tere, maydanoz, yeşil soğan, soğan, sarımsak, bütün turp çeşitleri, çimlenmiş buğday, elma sirkesi ve nohuttur. Defneyaprağı yemeklerin içine konmalıdır. Bol meyve ve sebze yenilmelidir. Yasak olanlar: Siyah çay, kahve, beyaz ekmek, tatlı, süt, peynir kesinlikle kullanılmamalıdır. Et haftada bir defa mümkündür, 40 günde bir defa yense daha iyidir. “Et şüphesiz yemeklerin efendisidir. Efendi ile her gün görüşülmez.” Hadis-i Şerif DALAK: İnsan vücudu ve maneviyatı için çok önemlidir. Kandaki hastalıklar genelde dalak ile bağlıdır. Hangi dalak hastalığı olursa olsun tedavisi için yemekleri düzeltmeli, muhakkak karaciğer temizlenmelidir. Tedavisi: 1 litre elma sirkesine 3 çorba kaşığı tarçın koyulup 1 hafta bekletilir. Çocuklar için 1 tatlı kaşığı, büyükler için 30 gram sirke su ile karıştırılıp 1–2 veya 3 defa içilmelidir. Sirke olmazsa bal ile tarçın aynı miktarda karıştırılarak 1 veya 2 çay kaşığı yutulur. Veya aynı miktarda ısırgan otu ve bal karıştırılıp 1 veya 3 defa aç karına 1 çorba kaşığı yutulur. Isırgan otunu daima kullanmak lazımdır. GÖZ: Göz hastalıkları böbrek, ince bağırsak, karaciğer ile bağlantılıdır. Önce bu organların tedavisi yapılmalı o zaman göz tamamen iyileşmese de daha kötüye gitmez. Göz rahatsızlığı için 1 damladan 3 damlaya kadar limon damlatmak veya göz kapağının altına bal koymak güzeldir (Göz kanalları kireçlenmesi, göz perdesi iltihabı olanlar için iyidir). Ayağın orta parmağında sızlama olması da göz hastalığının işaretidir.

31 SAÇ DÖKÜLMESİ: Saçların durumu, karaciğer,Saçların durumu, karaciğer, bağırsak, böbrek, akciğer ve yumurtalıklara bağlıdır. Karaciğer ve bağırsak sağlıklı olmazsa saçlarda çok dökülme oluyor. Böbrek zayıf olursa saçlar seyrek, ince ve zayıf olur. Akciğere bağlı olursa kuru ve cansız, yumurtalıklara bağlı olursa çatallaşma olur. Karışık, düzensiz ve bayat yemeklerden meydana gelen zehirli kan saç diplerine gelir, bu zehirli kan saç kökündeki soğancıkları yakar. Saçlar ve tırnaklar vücut için çöplük yerindedir. Vücut fazlalıklarını ve atıklarını saçlara ve tırnaklara gönderir. Soğancıklar tam kurursa saçlar tamamen dökülür. Kelliğin yeni başladığı kişilerde saçlar zayıf da olsa belki yeniden gelebilir. Fakat eski olan kellikte saçların çıkması imkânsızdır (Çünkü soğancıklar kurur ve hiç bir zaman çoğalmaz). Saç dökülmesinde klorlu temizleyiciler, deterjanlar ve ilaçların (kortizon, mantara karşı ilaçlar, doğum kontrol hapları v.s.) etkisi çok büyüktür. Kimyasal madde üreten fabrikalara yakın yaşamak, trafiğin sık olduğu yerlerde çok bulunmak, bilgisayarla çok çalışmak, eski bilgisayar ve mikro dalga fırın kullanmak, saç dökülmelerine sebep olur. Mikro dalgalı fırın kullanmak bütün vücut için tehlikelidir. Yemeği tekrar ısıtmak zaten mümkün değildir. Tedavisi: Yemekleri düzeltmeli, sıradan başlayarak bütün temizlemeler yapılmalıdır. Anason çayı, biberiye çayı, soğan, sarımsak, sinameki çayı, çimlenmiş buğday, patates suyu kullanılmalıdır. Her sabah veya haftada 3 defa saçlara masaj yaparak zeytinyağı sürülmelidir. Akşam da elma sirkesi, masaj yaparak saçlara sürülür. MANTAR: Kanın p.h. dengesi bozuk olursa ve kan asitli olursa mantara sebep olur. Tedavi için yemekler düzeltilmeli, karaciğer temizlenmeli ve bütün temizlemeler yapılmalıdır. Bol bol taze sıkılmış limon suyu içilmelidir. 3 limondan 7 limona kadar içilebilir. Taze soğan, sebze ve meyve yenilmeli, bütün turplara önem verilmelidir. Sarımsak hem yenilmeli hem mantara sürülmelidir. Ve haftada 1 defa 1 günlük oruca devam etmelidir. Hazır yiyecekler kesinlikle bırakılmalı, tatlı ve beyaz ekmek yıllar boyu kullanılmamalıdır. 32 Mantar vücutta sistemlerin bozukluğunun işaretidir hafife almamak lazımdır. Tatlı yiyenler mantardan kurtulamaz. KURT olanlarda çok farklı ağrılar olabilir buna teşhis koymak çok zordur. Her yerde kurt yumurtası bulunur. Bu yumurtalar nefes veya ağız yolu ile herkesin vücuduna girebilir. Vücut sıhhatli olursa zaten onları çıkartır, sıhhatli vücut kurtların yaşayabilmesi için müsait değildir. Vücut sıhhatsiz olup bağırsakta devamlı pislik olursa kurt yumurtaları orada yerleşir ve çoğalmaya devam eder. Veya kurt yumurtaları nefes yolu ile vücuda girip akciğere ve kalbe, kalpten de damarlar yolu ile bütün organlara yerleşebilirler. Tedavisi için kanın p.h. dengesi çok önemlidir. Hazır yiyecekler (konserve, bisküvi, salça, kavrulmuş hazır yiyecekler, hazır meyve suları, kola, çay, kahve, çikolata, şeker, beyaz ekmek) kanda asit yapar, asitli kanın temizlenmesi çok önemlidir. Çünkü kan asitli olmamış olsa kurt yaşayamaz. Bu asitlerin temizlenmesi için limon suyu veya portakal ve greyfurt suyu, elma sirkesi, bol bol içilmelidir. Yemekler düzeltilip bağırsak tedavisi yapılmalı karaciğer temizlenmelidir. Sonra sabah kahvaltısı olarak bal şurubu 1 saat sonra kavrulmamış yeşil kabukları ile 1 avuç (100 gram kadar) kabak çekirdeği, öğle yemeğinde kırmızı pancar ve turp ile yapılmış salata, istenirse salatadan sonra 1 çeşit hafif yemek yenilebilir. Akşam kabukları soyulmadan buharda pişirilmiş veya pilav içerisinde pişirilmiş 1 baş sarımsak yenilir. 1-2 hafta bu şekilde devam edilir. Ne kadar istenirse o kadar meyve suyu içilebilir. Küçük çocuklarda sadece yemekleri düzeltmek ve iç çamaşırını temiz tutmak yeterlidir. MİGREN: Migren ağrısı, safra kesesi ve kalın bağırsakla bağlıdır. Kabızlık olsa, kalın bağırsağın sonundaki kısım genişliyor. Makat etrafında yaklaşık 100 tane akupunktur noktaları vardır ve hepsi beyinle bağlantılıdır. Bu ceplerde toplanan pislik akupunktur noktalarına baskı yapıyor, migren ağrıları meydana geliyor. Migren ağrısı başlasa hemen lavman yapılmalı, gusül abdesti alınmalıdır. Mide bulantısı olursa ılık su içilmeli ve kusulmalıdır. 33 Tedavisi: Bağırsak boşaltılıp çalıştırılmalı, yemekler düzeltilmeli ve sonra da sırayla temizlemeler yapılmalıdır. Varis ve basur hastalıklarında da bağırsak çalıştırılıp, temizlemeler yapıldığında, görüntüleri tamamen düzelmese de, her hangi bir rahatsızlık vermez. Varis ve basur için günde 1,5 gram muskat rendesi yemeklerle veya ağza alınarak veya çayı yapılarak kullanılmalıdır.

İSTEKSİZLİK: Kadın ve erkeklerde birbirlerine karşı olan isteksizlikte en önemli sebeplerden biri, karışık ve bol yemek, yemeklerden sonra bir şeyler içmek, tatlı ve kanda asit yapan yemekleri yemektir. İnsan bu şekilde beslenince çok ağırlaşıyor ve tembelleşiyor ve böyle beslenenlerde kısırlaşma çok oluyor. Ne kadar genç yaşlarda bu hayat başlarsa o kadar tehlikelidir. İnsanın yemek hakkı sadece 2 defadır. Karaciğer temizlemeden sonra 3 günlük oruç 3 defa veya 7 defa yapılmalıdır.r. Açlıkta vücut çok gençleşiyor ve sıhhatli istekleri canlandırıyor. 3 gün aç kalmadan kadınlar kadınlığını erkekler de erkekliğini anlayamaz. Kadın ve erkek arasında, çocuklarla anne baba arasında, evde ne huzursuzluk olsa aşağıda yazılan sureleri 40 gün ara vermeden okumanın çok büyük faydası vardır. 1 Fatiha, 1 defa Bakara suresinin ilk 5 ayeti, 1 Ayet el Kürsî, 1 Amenerrasulü, 1 Yasini şerif, 1 Saffat suresi, 1 Rahman suresi, 1 Vakia suresi, 1 Felak suresi, 1 Nas suresi En güzeli hastanın kendi evinde ve kendisinin okumasıdır. Erkek çocuklara tatlı çok az verilmeli, çikolata hiç verilmemelidir.

TIRNAK BATMASI: Tırnak batması sadece fiziksel değil manevi sebeplerden meydana geliyor. Tırnak batması ayak başparmağında olur. Başparmağın iç tarafı karaciğer, dış tarafı dalak ile bağlantılıdır. Karaciğer ve dalak insanın maneviyatı için önemlidir. Zaten batmış tırnağa halk arasında şeytantırnağı deniliyor. Tırnak batması tırnağın tek tarafında veya 2 tarafında olabilir. Tırnak batması olduğu zaman sadece tırnak ile uğraşmak boşuna ve faydasızdır. Yemekleri ve fikirleri düzeltmek, karaciğeri temizlemek, dalağı tedavi etmek ve bol Kur‘an-ı Kerim okumak gerekir. Lokman suresi çok faydalıdır. 34 Her akşam ayağa pansuman yapılmalıdır. 1 litre sıcak suyun içerisine 100 grama kadar tuz veya demlenmiş papatya veya kaynatılmış incir yaprakları ve dalları veya adaçayı veya kaynatılmış çam yaprakları koyularak ayağa pansuman yapılır. Pansumandan sonra küçük bir pamuk tuzlu suya batırılıp suyu sıkılır tırnak biraz kaldırılarak bu pamuk batan tırnak ve parmak arasına koyulur. Bu tuzlu pamuk parmaktaki iltihapları çeker. Veya incir yapraklarını koparıp sapından çıkan süt pamuğa sürülerek bu pamuk koyulur ve taze incir ikiye bölünerek parmağa sarılır. Devamlı temiz çorap kullanılmalıdır. Çorabın ayağı sıkmaması geniş olması lazımdır.

CİNLER VE PERİLER: Cinler ve periler ibadetsiz veya ibadetini hatalı yapanlara musallat olurlar. Bu hastalıklarda karaciğerin sıhhatli olması çok önemlidir. Önce karaciğer temizlemesi yapılmalı sonra ılıktan başlayıp soğuğa geçmek şartıyla her gün gusül abdesti alınmalıdır. Duş yerine kovadan su kullanılması çok daha etkilidir. 1 günlük oruca devam edilmeli en güzeli 3 günlük oruçları yapmalıdır. Müminun suresi 97–98. ayetleri ile Saffat suresinin 7. ayetine devam etmelidir. Bunlar her gün 300 defa okunur. Bir de hatim suyu içilmelidir. “Kim Rahman‘ın zikrinden göz yumarsa biz ona şeytanı musallat ederiz artık o ona arkadaştır” Zuhurat suresi ayet 76. NOT. Buraya kadar yazılmış olan bütün tavsiyeler ve ilaçlar sadece hastalar için değildir. Herkes bu ilaçları kullanabilir; büyük küçük, kadın erkek, yaşlı genç. Kesinlikle zararsızdır, hepsi de vücudun sıhhati için çok faydalı ve son derece şifalıdır. ÖLÜM: İnsan rızkı (kalp ve nefes sayısı) bitmemiş olsa herhangi bir hastalığın ölüme sebep olması imkânsızdır. Fakat rızkı bittiği zaman da hiç bir tedavi ile hayatta kalmak mümkün değildir. Bunun idrakinde olan bir kimsenin kendi hastalığından, çocuklarının ve yakınlarının hastalığından korkmasına ve telaşa kapılmasına gerek yoktur. Hastalık başladığı zaman hemen lavman yapmalı (karnında çok şiddetli ağrı olursa o zaman sadece doktor tavsiyesi ile lavman yapılabilir) bağırsak ve mide boşaldıktan sonra gusül abdesti alınmalıdır. Bağırsak ve mide boşalıp bu hazırlık yapıldıktan sonra 35 vücut kendisini iç kazalara karşı (spazm, kriz, tıkanma, ateş) idare edebilir. Ve hastalık geçene kadar aç kalmalıdır. Sadece meyve suyu içebilir. O zaman ne hastalık olsa hafif geçer. Eğer bu ağrılar ve hastalık ölüm belirtisi ise bu şekilde hazırlık yapmak ölümü beklemek için de çok güzeldir. Zaten insan ölecekse hastaneye gitmek yerine evinde, yakınları arasında ve Kur‘an-ı Kerim ile ölüme hazırlanması en güzelidir. Büyük hastalıklar Allah‘ın büyük rahmetidir. Büyük hastalıklara sabredilebilir ve isyan edilmezse, bütün günahların temizlenmesine sebep olabilir. İnsan Allah‘a tevekkül edebilirse bütün hastalıkları geçebilir. İnsan hasta olunca ölebileceğini ve ebedi hayata kavuşabileceğini düşünmeli ve ona göre en güzel hareketleri yapmalıdır.

Dr. Aidin Salih’ten;

-Kuran okunan yere erzak koyun!

Suya şifa ayetleri okuyun,

Kuran okuyun

alın size doğal antibiyotik, canlı hücreli, anne nefesi değmiş gibi.

Çünkü kişi iman gücünü yükselttikce manevi mizacı tüm hücrelerine galip olmaya başlar.

Manevi haliniz güçlendikçe; geçmişiniz,sıkıntılarınız, bunalımlarınız siliniyor demektir.

Kaygılarımıza, vesveselerimize takılıp kaldıkça;

Ya da o niye öyle dedi, bu niye böyle yaptı diye düşündükçe biz farkında olmasak da önce Ruhumuz sonrasında bedenimiz ve beynimiz hasta oluyor.

Bu sebepledir ki biz davamızda yol alamıyoruz, bırakalım davayı ailemizde dahi huzuru bulamıyoruz.

Herkes şeker gibi antidepresan tüketir hale gelmiş, neden?

Mevlamız ile aramızı açtığımızdan, dua etmeyi unuttuğumuzdan, Mevlamıza dertlenmeyi bilmediğimizden, tevbemizi azalttığımızdan.

Sadece ama sadece bir Besmele’nin manevi gücünü yazsak sayfalar yeter mi?

Hangimiz avuçlarımızın içine dualar, Felak-Naslar okuyup bedenimizi mesh ediyoruz, çocuklarımıza bunu yapıyor muyuz?

Biz manevi huzurumuzu kaybettiğimiz an beden sağlığımızı da kaybetmeye başladık.

Bakın bunu misallendirmek istiyorum.

Yakub Aleyhisselam Yusuf’unu kaybettiğinde ne yaptı?

Kaygılandı, vesveselendi, buhranlara düçar oldu..

Streslendi, düşüne düşüne ağlaya ağlaya sonunda bu haller onu hasta etti..

Gözleri görmez oldu!

Ama ne zaman ki vazgeçti, manevi unsurunu kuvvetlendirdi, tamamen teslim oldu, işte o zaman Allah celle celaluhu Yusuf’unu ona geri verdi.

Kaygısı çok iken, evinin yakınındaki Kenan kuyusundaki Yusuf’unu görmüyor, hissetmiyordu.

Kaygılarını atınca 10 günlük mesafeden Yusuf’unun kokusunu almaya başladı.

SubhanAllah..

Biz de bu misalden çok nasihat çıkarmalıyız.

İçine düştüğümüz buhranlardan, sağlıklı düşünemiyor neticesinde sağlıklı kararlar alamıyor ve son olarak beden sağlığımızı da kaybediyoruz.

Sonrasında antidepresan ağına düşüyor kendi ellerimizle kendimizi delirtiyoruz, oysa Allah bize bir susam tanesini bile şifa olsun diye göndermedi mi?

Neden Yahudi’nin kortizon ilacına inandık da İslam’ın söz ettiği her derde deva çörekotunu şifadan saymadık?

Biz iyileşmek için şifayı temiz yollardan aramadık ki.

Keyfimize göre zarurettir zaruret dedik ve her türlü şeyi nefsimize helal saydık.

Gelin evvela manevi olarak İslam mizacımızı kuvvetlendirelim. Size en tatlı reçeteyi yazıyorum;

Vaktinde kılınan namaz,

Allah’a yalvarırcasına okunan bir cüz Kuran,

içine dua okunup içilen bir bardak su,

gözyaşlarıyla ıslanmış bir elbise; emin olun ki ruh ve beden sağlığınız için en şifalısıdır.

Hem de hiç yan etkisi ve komplikasyonu yoktur.

İktibas

--

3 aralık dünyada engelliler günü olarak anılıyor da memlekette öyle uygulamalar var ki 365 gün anılsa bir anlamı olmuyor.

Daha bu hafta sonu açık öğretim sınavları için telefon yasağı sıkıntısını yaşayan bir engelli birey olarak derim ki, idarecilerin kafası engizisyon zamanlarında takılı kalmış ilerleyememiş medeniyet telakkileri.

Telefon ile sınav yerine girmek yasakmış, bre medeniyetten nasipsizler, ben telefonsuz dışarı çıkamam durumum gereği ve madem sınav mahalline telefon ile almayacaksın, bir muhafaza istasyonu kursana oraya. Olmaz maksat güçleştirmek olunca.

Bunun gibi nice engellilere yönelik zulumler ile kutlu olsun engelliler gün