Şükür - tevhid birleşmesi

      Fatiha suresinde ve başka surelerde şükür tevhidle birlikte zikredilir. Nitekim Fatiha suresinin baş tarafı şükürle, ortası da tevhidle ilgilidir.

(Cuma ve bayram gibi) şeriatın öngördüğü hutbelerde hamd ve tevhidin birlikte olması bir zorunluluktur. Bu ikisi bütün hitapların temel unsurlarıdır. Bunları yerine getirdikten sonradır ki, konuşmacı maksadını ifade etmeye, emir ve yasakları, teşvik ve uyarıları sıralamaya başlar.

“La ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu, lehu’l mülkü ve lehu’l hamdu: Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur, O, birdir. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur, Hamd da O’nadır.”  (Buhari, Ezan, 155; Tirmizi, Mevakıt, 108; Nesai, Sehv, 83; Ahmed, 2/14) sözü de tevhid ve hamdı (Allah’ı birlemeyi ve övmeyi) birlikte içeriyor.

Namazlardan sonra söylenen:

“Allah’tan başka ibadeye layık ilah yoktur. Yalnız O’na ibadet ederiz. Dini sırf O’na has kılarız, kâfirler istemeseler de.”  (Ahmed, 4/4-5) sözü de aynı unsurları içermektedir.

Yüce Allah hitaplarına hamd ile başlıyor, olguları, işleri hamd ile sonlandırıyor.
Adem’i ilk kez yarattığında, ona hamdı söyletmişti. Çünkü Adem hapşırmış, bunun üzerine yüce Allah ona: “elhamdulillah: Allah’a hamdolsun” dedirtmişti.Bunu söyleyince de ona:Allah sana rahmet etsin ey Adem! diye karşılık vermişti.Dolayısıyla Adem’in(a.s.)ilk söyledi
ği hamd,ilk işittiği de rahmetti.Yüce Allah, olguları, işleri de hamd ile sonlandırır. Buna aşağıdaki ayetleri örnek gösterebiliriz:“Aralarında adaletle hükmolunmuş” ve “alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.” denilmiştir.” (Zümer, 75)

“Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsusutur.”  (En’am, 45)

“Onların dualarının sonu şudur: Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” (Yunus, 10)

O’nu tenzih ederiz.

“Önünde de, sonunda da hamd onundur. Ve ancak O’na döndürüleceksiniz.” (Kasas, 70)

Alt sayfalar (1): Tevhid dinin başı ve sonudur
Comments