isarettaslari


İŞARET  TAŞLARI

Dr. Hayati Bice

 

* Doç. Dr. Hülya KÜÇÜK'ün Kitap Hakkındaki Yazısı

* Kitap Hakkında haber7 Sitesinin Haberi

Dr. Hayati Bice / İnsan Yayınları / 2006

          Mesafelerin küçüldüğü ve  başdöndürücü denebilecek bir hızla değişen günümüz dünyasında Türk yurtları arasındaki ilişkiler de yeni bir döneme girmiştir. Özellikle son onbeş yılda bir zamanlar Sovyet  Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği adını taşıyan ve dünyadaki Türkler'in hemen hemen  yarısının yaşadığı ülkelerde ortaya çıkan değişiklikler, Türk ve İslam dünyasının 21.yüzyıldaki kaderini etkileyecek bir hal  almış bulunmaktadır.

          Türkiye dışındaki kardeşleriyle ilgileri uzun yıllar  kesilen, her türlü iletişim kanalları tıkanan Türkiye'deki Türkler, bugün tam anlamıyla  çok uzun  yıllar  boyu ayrı kaldığı ve adeta varlığını bile unuttuğu kardeşine yıllar  sonra kavuşan insanların ruh halini yaşamaktadır. Bu ruh halinin en önemli kısmı sevinç, birazı şaşkınlık ve birazı da endişeden örülüdür.

Uzun süredir Türk dünyası ve Türk yurtlarındaki ‘İslami Tasavvuf Geleneği’ konusunda çalışan Dr. Hayati Bice’nin  hazırladığı bu özgün  kitabda her biri Türk ve İslam tarihinin birer zirvesi olan isimler etrafında Türk yurtları arasında yıkılmaz bir köprü teşkil eden gönül dokusu ele alınmaktadır. Burada ancak küçük bir kısmından söz edilen ve adeta el yordamıyla ulaşılan maneviyat ve tasavvuf ulularının eseri olan bezek ve nakışlar geçmişte Türk dünyasının ötesinde neredeyse tüm İslam alemini mana planında süslemiş ve dünya medeniyet  tarihinin en azından beş asrına mührünü vurmuştur. Tarih boyunca gönül zirvelerinin önderliğinde oluşan manevi doku, Doğu ve Batı Türklüğünü birleştirmiş ve Türk kültürü tarihinin kesintisiz olarak devamına da vasıta olmuştur.

            Kitabda bu önemli konu işlenirken Ahmed Yesevi, Necmüddin Kübra, Şah-ı Nakşbend, Ubeydullah Ahrar, Mevlana Celaleddin-i Rumi, İmam Şamil, Şerafeddin Dağıstanî gibi uzak-yakın tarihimizin tasavvuf ehli manevi mimarları, birer işaret taşı olarak değerlendirilmiştir ; Türk yurtlarında imanımızın yani İslam'ın  olanca güzelliği ile yaşandığının ve yaşatıldığının işaret taşları...

             Kaşgar'dan  Balkanlara  kadar   bütün  Türk yurtlarını süsleyen bu işaret taşlarından bir kısmı bu eserde hayatlarından kesitler yansıtılarak  belirtilmeye çalışılmıştır. Yazar Dr. Hayati Bice yılların birikimi olan bilgi dağarcığını Özbekistan ; Kırgızistan ve Kazakistan’da yerinde yaptığı gözlemler ile zenginleştirerek okuru, tarih içerisinde bir yolculuğa götürmektedir. Bu yolculuğun tarihi konak yerlerinden adeta tayy-i  zaman yapılarak konuyu bugüne getiren Dr. Hayati Bice’nin eserine dalan okur , kendisini de zaman zaman aynı halet-i ruhiye içerisinde bulacaktır.

Türk yurtlarına ruh veren tasavvuf önderlerinin dünkü Türk dünyasında ifa ettiği misyon bugün de sahiplerini aramaktadır. Bu misyonu üstlenebilecek  manevi  teçhizatı kuşanmış nasiblilerin öncülük etmesi halinde Türkiye ile diğer Türk yurtları arasındaki ilişkiler tarihi mecraına kavuşacak ve her alanda verimli vadilere yönelecektir. 

“Yol”unuz açık olsun !..

***