ASALET SENDROMU İLE “MALÜL” YAZAR: 

SAUL BELLOW 


Sezai ARLI

 

 “Augie March’ın Maceraları” yazarı Saul Bellow, 5 Nisan 2005 Salı günü akşamı Massachusets, Brookline’deki evinde öldü. 89 yaşındaydı.

 

Yakın arkadaşı ve avukatı Walter Pozen’in basına yaptığı açıklamaya göre, yazarın sağlığı bir süredir kötüye gidiyordu. Ancak bilinci son ana kadar açıktı. (1)

 

Günümüz Amerikan edebiyatının önde gelenlerinden Philiph Roth’a göre; “Bellow, William Faulkner’la birlikte Yirminci Yüzyıl Amerikan edebiyatının belkemiğini oluşturur. Bu iki yazar Yirminci Yüzyılın Melville, Hawthorn ve Twain’idirler.” (2)

 

 

“Asalet sorunu” olan adam

 

Saul Bellow, 1915 yılında Kanada’nın Quebec eyaletinin Lachine kenti varoşlarında Rusya göçmeni bir Yahudi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasının iflası üzerine, 1924’te Chicago’ya taşındılar.

 

Annesi Lescha (Liza) oldukça dindar ve güçlü kişiliği olan bir kadındı. Bellow da genç yaşta Ibranice ve Yiddish (Rusya ve Doğu Avrupa yahudilerinin konuştuğu dil) öğrendi. 17 yaşında annesini kaybetmesi onun için derin bir duygusal şoktu. “Annemin ölümünden sonra yaşamım artık hiç bir zaman eskisi gibi olmadı” demişti bir röportajında. 1933’te Chicago Üniversitesine girdi, ancak Northwestern’a transfer olup, burada sosyoloji ve antropoloji okudu. 1937’de mezun oldu. Ingiliz dili ve edebiyatı konusunda yüksek lisans öğrenimini sürdürmek istiyordu; ama bölüm başkanının ona “dostça” tavsiyesi “bunu unutması” idi. “Cünkü hiç bir Yahudi, İngiliz edebiyat geleneğini gerçek anlamda kavrayamazdı.(3)

 

Daha sonra kendisi ile yapilan röportajlarda Bellow, Yahudi geçmişinin kendisi için “bir parça yetenek ve bir parça şans” olduğunu, bundan rahatsızlık duymadığını, ancak bir Yahudi yazar olarak değil, bir yazar, bir Amerikalı yazar olarak bilinmek istediğini söylemiştir. (4)

 

Bellow, aynı yılın (1937) Noel tatilinde aşık olup evlendi ve üniversiteyi bırakıp yazar olmaya karar verdi. Ancak ilk kitabı “Dangling Man” (Sallanan Adam), altı yıl sonra (1944’te) yayınlandı. “Dangling Man” askere alınmayı bekleyen bir gencin ruhsal ve entelektüel gel-gitlerini ele alır. Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar” kitabının etkilerini taşır. Ikinci romanı “The Victim” (Kurban) 1947’de yayınlanmıştır. Kurban, New York’un gerçekçi arka planına karşı bir hayaletin paranoid öyküsüdür.

 

Bellow’un en önemli eserleri arasında sayılan “Augie March’ın Maceraları” başlıklı üçüncü romanı 1953’te yayınlanmıştır. Romanın baş kahramanı Augie March, büyük depresyon öncesinin Chicago’sunda bir Yahudi göçmen ailenin ikinci çocuğudur. Neredeyse kör olan annesi yoksul bir kadındır. Kardeşi George spastiktir. Ağabeyi Simon ise yakışıklı, hırslı, en kısa zamanda zengin olmak isteyen biridir. Odessa’daki eski şaşaalı günlerin özlemi içindeki yaşlı, gururlu, despotik anneanne, bir süre sonra bir yaşlılar yurduna yerleştirilir ve orada ölür. Ondan önce, ergenlik yaşına gelen George da bir özürlü çocuklar yurduna verilmiştir.

 

Augie March bir çok iş değiştirir ve çeşitli maceralar yaşar. İşverenleri arasında Einhorn adlı ilginç bir emlakçı, pahalı bir erkek giyim mağazası sahibi Bayan Renling, filozofik arayışlar içinde olan mirasyedi bir öğretim üyesi de vardır. Romandaki diğer karakterler de renkli ve enerjik kişilerdir. Maceradan maceraya, ilişkiden ilişkiye koşan Augie “gücün teorisi ve anlamını” çözmeye çalışırken hep yalanlarla karsılaşır ve niçin hep “teorisyenler” arasına düstüğünü sorgular. Roman, kent yaşamına bir ağıttır; ama duygusallığa düşmez ve Augie’nin sağlıklı gülüşü ile sona erer.

 

Bellow, Avrupa kökenli entelektüel aristokrasi ve seçkinliğe hayranlık duymuştur. Nitekim, Augie March’ın Maceraları’nın kahramanlarından biri Augie’ye şöyle der: “Sanırım sende asalet sendromu var. Gerçek duruma uyum sağlayamıyorsun. Bunu sende tepeden tırnağa görebiliyorum. Sen İnsan olsun istiyorsun. Büyük harf İ ile başlayan İnsan.” (5)

 

Ancak, Chicago gibi vahşi kapitalizmin simgesi bir şehrin sokaklarında büyüyen ve Yahudi kökeni itibariyle kendisini Avrupa aristokrasinin bir parçası olarak görmesi zor olan Bellow, “evrensel olarak kabul edilmiş bir asaletin” arayışı içerisinde olmuştur. (6)

 

Bellow’un 1964’te yayınlanan “Herzog” romanı, Moses E. Herzog adlı orta yaşlı bir Yahudi entelektüelin, intiharın eşiğinde iken Tanrı’ya, eski karısına, Nietzsche’ye, Heidegger’e, Adlai Stevenson’a yazdığı uzun mektuplardan oluşur. Augie March gibi Herzog da düşünce dünyasında içe dönük ve sorunludur. Ama en sonunda, yaşamından memnun olması için bir çok neden bulunduğunu anlar. Herzog’un bütün düşüncelerini mektuplara döktükten sonra Bellow, romanın son sözleri olarak şöyle der: “Şimdi artık hiç kimseye hiç bir mesajı yoktu. Hiç. Bir tek kelime bile.” (7)

 

1960-1962 yılları arasında “The Noble Savage” adlı edebiyat dergisinin editörlüğünü yapan Bellow, 1975’te İsrail’i ziyaret etti ve izlenimlerini aynı yıl yayınlanan “To Jerusalem And Back” adlı kitapta topladı.

 

1970 yılında yayınlanan “Mr. Sammler’s Planet” adlı romanında Bellow, Yahudi Soykırımından kurtulmus yaşlı bir Polonya Yahudisinin gözünden Amerikan toplumunun olumsuzluklarını (zenci yankesiciler, devrimcilik oynayan öğrenciler, sorumsuz yeni kuşak) anlatır.

 

1975’te yayınlanan “Humboldt’s Gift”in kahramanı Charlie Citrine ise, başarılı ve zengin bir yazardır. Ancak, yüreğinin derinliklerinde başarısız olduğunu bilir. Yetenekli ama genç yaşta ölen arkadaşı şair Von Humboldt Fleischer’a derin bir saygı duyar. Citrine de Herzog’tan Sammler’a kadar Bellow’un diğer kahramanları gibi yenik ama lider özellikleri taşıyan biridir. Bellow bu romanı ile Pulitzer ödülü kazanmış, bu ödül ona 1976’da aldıgı Nobel’in yolunu açmıstır.

 

Isvec Akademisi, “insanlık anlayışı ve çağdaş kültürü irdelemedeki seçkinliği” nedeniyle Bellow’u Nobel Edebiyat Ödülüne layık görürken, kahramanları ile ilgili olarak, “Bellow’un kahramanları anti-kahraman ve kaybedenlerdir. Onlara göz-kulak olan Bellow’un kendisidir. Anti-kahraman olmalarına karşın gerçekte kahraman; sürekli yenilmelerine karşın, gerçekte kazanandırlar. Çünkü, insanı insan yapan değerlerden asla vazgeçmezler.” değerlendirmesini yapar. (8) Yazar Cyinthia Ozick’e göre de; Eğer ruh en saf, en iyi, en temiz, en çalışkan, en bilgili zihin ise, Bellow’un rolü, Amerikan edebiyatına bu ruhu yeniden kazandırmak olmuştur.” (9)

 

 “Zulu’ların Tolstoy’u”

 

Bellow’un 2000 yılında çıkan son romanı “Ravelstein” AIDS’ten ölen Abe Ravelstein adlı homoseksüel bir profesörün öyküsüdür. Bu karakter Bellow’un Chicago Universitesinden arkadaşı Allan Bloom’un yaşamına dayanır. “The Closing of the American Mind”ın yazarı Bloom, 1992’de ölmüs, ölüm nedeni “karaciğer yetmezliği” olarak açıklanmıştı. Kahramanının cinsel eğilimi, romanda sadece küçük bir ayrıntı iken eleştirmenlerin daha çok bu konuya yoğunlaşmaları üzerine Bellow şöyle dedi: “Bu sorun, bu ülkede edebiyatçıların sürekli karşılaştıkları bir durum. İnsanlar basit düşünceli. ‘Acaba doğru mu? Doğru ise, anlatılanlar gerçeğe tam olarak uygun mu? Tam olarak uygun değilse, niçin değil?’ O zaman kendini eli-kolu bağlı hissediyorsun. Çünkü, roman yazmak biyografi yazmaya benzer ama ikisi aynı şey değildir. Roman kurgularla doludur.” (10)

 

Bellow’un siyahlara bakışı da tartışma yaratmıştır. Mart 1998’de The New Yorker’a verdiği mülakatta “Zulu’ların Tolstoy’u kim?” diye sormuş, “insanlığı ilgilendiren belli başlı sorunların açıkça tartışılmasının bir süredir tabu haline getirildiğini” söylemişti. (11)

 

Bellow, Amerikan edebiyatında II. Dunya Savası sonrası öne çıkan, aralarında Bernard Malamud, Philip Roth, Cynthia Ozick gibi tanınmış Yahudi yazarların bulunduğu kuşağın en önemli temsilcisidir. Amerikan edebiyatına “göçmen hırsını, kitapkurdu beynini, yüksek idealleri olan doğuştan romantiği kazandıran kişi” olarak tanımlanmıştır. (12)

 

ABD’deki en büyük edebiyat ödülü National Book Awards’ı üç kez kazanan ve ünlü Library of America yayınevinin yaşarken eserlerini bastığı ilk yazardır.

 

Bellow olumsuz eleştiriler de almıştır. Bir zamanlar yakın arkadaşı olan ünlü eleştirmen Alfred Kazin onu, “üniversite entelektüeli” ve “bayağı zevkli” olarak nitelemiş; yazar Norman Mailer de Augie March için “ürkek entelektüellerin seyyahı” demistir.

 

 “Çokça duygusal, hayli entelektüel”

 

Bellow’un kendi yasamı da oldukça renklidir. Beş kez evlenmiş; beşinci karısından 84 yaşında iken bir kızı olmuştur. Önceki eşlerinden üç yetişkin oğlu olan yazar, kızının doğumundan sonra; “bu kez kız olmasaydı bir daha deneyecektim” demiştir.

 

Bellow, insan yüzlerini tanımlamakta ustaydı. Kendi yüzü de kırlaşmıs saçları, aristokratik burnu ve ayrık ön dişleri ile özgün ve etkileyiciydi. Seçkin bir kişiliği vardı. “Huboldt’s Gift” romanında anlatıcının çocukluk dönemi sevgilisi onun için “iyi bir adam, ama ne yazıkki düzensiz bir yaşamı seçti.” der. Uzun süre yazarın temsilciliğini yapan Harriet Wasserman ise, onu “çokça duygusal, hayli entelektüel ve mantıklı” olarak tanımlamıştı. (13)

 

***

 Saul Bellow’un eserleri

 

·        Dangling Man (1944)

·        The Victim (1947)

·        The Adventures of Augie March (1953) (National Book Award)

·        Size The Day (1956)

·        Henderson The Rain King (1959)

·        Herzog (1964) (National Book Award)

·        Mosby’s Memoirs And Other Stories (1968)

·        Mr. Hammler’s Planet (1970) (National Book Award)

·        Humboldt’s Gift (1975) (Pulitzer Prize)

·        To Jerusalem And Back: A Personal Account (1976)

·        The Dean’s December (1982)

·        Him With His Foot In His Mouth And Other Stories (1984)

·        More Die Of Heartbreak (1986)

·        A Theft (1989)

·        The Bellarosa Connection (1989)

·        Something To Remember Me By: Three Tales (1991)

·        It All Adds Up: From The Dim Past To The Uncertain Future (1994)

·        The Actual (1997)

·        Ravelstein (2000)

 

 

(1)         The Associated Press, April 5, 2005

(2)         Philiph Roth’un bu açıklaması için bkz. http://msnbc.msn.com

(3)         http://kirjasto.sci.fi/bellow.htm

(4)         Aynı yerde

(5)         The Adventures of Augie March, Saul Bellow, Everyman’s Library, Alfred A. Knopf, New York, 1995, p. 500

(6)         Bellow’s Democratic Nobility of Intellect, David Brooks, The New York Times, April 10, 2005

(7)         Herzog, Saul Bellow, Penguin Books, 2003, p. 352

(8)         http://nobelprize.org

(9)         The Associated Press, April 5, 2005

(10)     Time, May 8, 2000

(11)     The New Yorker, March 7, 1988

(12)     The Associated Press, April 5, 2005

(13)     Handsome Is: Adventures With Saul Bellow, H. Wasserman, 1997

 

 

(*) Ilk olarak ‘Düşle Edebiyat ve Kültür Dergisi’nde yayınlanmıştır. Sayı: 50, Kasım 2005. (http://www.dusle.com).

 

 

BACK TO HOME PAGE