DIMITRIE CANTEMIR KIMDI?


Sezai Arli – E. Tacu

 

“Imparator diger adamlarin hepsinden daha uzun boyluydu, ama sisman degildi, yuvarlak yuzluydu, gozleri acik renkti. Gordugum diger hukumdarlardan farkli olarak basit giysileri vardi. Bir keresinde Car, Moldavia Voyvodasini tek eliyle havaya kaldirarak seyredenleri etkilemisti.” (1)

 

Rus Car’i Buyuk Petro’nun tek eliyle havaya kaldirdigi bu adam kimdi?

 

“Ufak-tefek bir adam”

 

Petro’nun ordusundaki bir subay gunlugunde Cantemir’i soyle tarif ediyordu: “Ufak-tefek bir adam, narin bir yuzu var, ama sakali gur. Hayatimda bu kadar ciddi ve etkileyici bir adam gormedim.” (2)

 

Dimitrie Cantemir’le Rus Cari Buyuk Petro’yu bir araya getiren olay, Osmanli tarihinde “Prut Savasi” olarak bilinen ve “Baltaci Pasa ile Carice Caterina” oykusune konu olan 1711 Osmanli-Rus harbiydi. Bu savas, Cantemir’in yasam cizgisinde bir donum noktasi olmustu.

 

Petro, Cantemir ve Prut Savasi

 

 

 

 

Her sey o gunlerin Avrupa’sinda onemli bir askeri guc olan Isvec’in genc krali XII. Charles’in 1709 yilinda Poltava’da Ruslara yenilmesi ile basladi. Bu yenilgi uzerine, yayilmaci Rus Carliginin dogal dusmani Osmanli padisahi III. Ahmed, Rusya’ya savas ilan etti, ancak herhangi bir saldiri tesebbusunde bulunmadi. Ilk saldiriyi kendisi yaparsa kazancli cikacagini dusunen Car icin iki alternatif sozkonusuydu: Sultan’in ana muttefiki Kirim Hanina saldirmak, ya da Tuna nehrine dogru bir saldiri baslatmak.

 

Ocak 1711’de Petersburg’da toplanan savas konseyi, Tuna nehri alternatifinde karar kildi. Bu durumda, Dniester nehrini gecerek Osmanli Imparatorluguna bagli Moldavia ve Wallachia voyvodaliklarinin topraklarina girmek gerekiyordu. O gunlerde Moldavia (Bogdan) Voyvodasi Dimitrie Cantemir, Wallachia (Eflak) Voyvodasi ise Constantin Brancoveanu’ydu. Her ikisi de disardan bir saldiri durumunda Sultan’in emrine bir ordu vermek, onunla birlikte dusmanlarina karsi savasmak zorunda idiler. Aksi halde, Istanbul’a cagrilip baslarinin kesilecegine suphe yoktu.

 

Ruslarin Poltava zaferini izleyen gunlerde Brancoveanu Car’a bir elci gondererek kendisini kutlamis, Balkan hristiyanlarinin “Turklerin zulmunden kurtarilmasi” icin yardimini istemis ve bir savas durumunda Rusya tarafinda yer alacagini bildirmisti. Cantemir de benzeri isaretler vermisti. Birbirlerine guvenmeyen, hatta nefret eden bu iki rakip voyvoda, bir sure sonra ayni ata oynadiklarini fark ettiler. “Siyaset cambazi” Brancoveanu daha ileriye gitmeyi goze alamadi. Cantemir ise hirsliydi. Entelektuel kisiligi, kisisel deneyimi (II. Mustafa’nin 1697’de ciktigi ve yenilgi ile sonuclanan seferine katilmisti.)  ve ileri gorusu ile Osmanli Imparatorlugunun cokmekte oldugu gorusundeydi. (Cantemir, biraz asagida sozunu edecegimiz Osmanli Imparatorlugu tarihi ile ilgili kitabinda 1699 Karlofca Antlasmasinin Osmanli Imparatorlugunun cokusunun baslangici oldugunu one surmus, bu gorus daha sonra bilim dunyasinda genel bir kabul gormustur).

 

13 Nisan 1711 gunu Car’la Cantemir arasinda imzalanan gizli Luck Antlasmasi, Car’in Cantemir’e verdigi bir “diploma” seklinde duzenlenmisti. Uzerinde sadece Car’in imzasi ve muhuru olan belgeyi kaleme alan Cantemir’di. Bu belge ile Car, Moldavia’nin Rusya’nin korumasinda bagimsiz bir devlet olmasini kabul ediyordu. Voyvoda, boyarlar (asiller) tarafindan secilmeyecekti. Cantemir bagimsiz Moldavia’nin ilk voyvodasi olacak, voyvodalik babadan ogula gececekti.

 

Guya “gizli” anlasmanin icerigi hemen duyulmus, boyarlari ve Brancoveanu’yu rahatsiz ettigi icin de hemen Istanbul’a haber verilmis; boylece, Car-Cantemir ikilisinin planladigi “surpriz saldiri” isi suya dusmustur.

 

8 Temmuz 1711 gunu Car’in 50 bin kisilik ordusu ile Cantemir’in 2 bin kisilik gonullulerinden olusan birlesik ordu Pruth nehrinin sag kiyisindan ilerleyerek Stanilesti’ye vardiginda, onlardan once Tuna’yı gecen Baltaci Mehmet Pasa’nin 120 bin kisilik ordusu ve Kirim Hani Devlet Giray’in ordulari ile karsilastilar. Uc gunluk kanli bir savasin sonunda kusatmadan kurtulamayacigini anlayan Car, baris isteyerek 12 Temmuz’da yakinlardaki Husi koyunde Prut Antlasmasini imzalamak zorunda kaldi.

 

Vefali Petro

 

Baris gorusmeleri sirasinda Sadrazam, ihanet eden voyvoda Cantemir’in kendisine teslim edilmesinde israrci olmus, ancak Car buyuk bir vefa ornegi sergileyerek bu istegi kabul etmemistir. Bir tarihciye gore Cantemir "savas alanindan imparatoriçenin atli arabasinda onun eteginin altina saklanarak kacmistir.” (3) Cantemir’in baskomutani Neculce’ye gore ise Car, “bana guvenmis bir adami vermektense imparatorlugumun yarisini kaybetmeyi tercih ederim” diyerek Cantemir’i teslim etmemis, Carlik ordusu artakalanlari Pruth kiyilari boyunca geri cekilirken Cantemir kucuk bir muhafiz birligi ile suratle Yas’a donmus, ailesi ve esyalarini alarak 21 Temmuz 1711 gunu ulkesini terk etmistir. (4)

 

Car’la birlikte Rusya’ya giden Cantemir ve askerlerine guney Rusya’da arazi ve ayricaliklar verilmistir. Romen tarihci N. Iorga’ya gore Cantemir’e “prens” unvani verilmis, omur boyu aylik baglanmis, 50 koy ve 50 bin serf ile odullendirilmistir. (5)

 

Sonraki yillarda Cantemir, Car’la birlikte iki sefere katilmis, karisinin olumunden sonra 1719 yilinda Carin kizi prenses Anastasia Trubetkoya ile evlenmis, dort yil sonra da 51 yasinda hayata veda etmistir.

 

Ilginc bir yasam oykusu

 

Dimitrie Cantemir, 26 Ekim 1672 gunu Constantin Cantemir ve Anna’nin ikinci oglu olarak dunyaya gelmisti. Babasi zengin bir ciftci ailesinden, annesi ise asil bir aileden geliyordu. Annesinin voyvoda Duca’nin sarayinda yetismis, iyi egitimli, kulturlu ve rafine bir kadin oldugu biliniyor.

 

Baba Cantemir, 1678 yilinda o gunku Moldavia voyvodasinin elcisi olarak Istanbul’a tayin oluyor ve kendisinin voyvoda oldugu 1685 yilina kadar Istanbul’da kaliyor. Iste genc Cantemir’i “Dogu” ile, “Osmanli” ile karsilastiran kaderin baslangici...

 

Lale devri Istanbul’unda olaganustu yetenekli bir genc adam

 

Genc Cantemir, agabeyi ile birlikte, Imparatorluk baskenti Istanbul’da, o gunlerin onde gelen hocalarindan Jeremia Cacavelas’tan Yunanca, Latince ve Slav dillerini ogreniyor. Uc yil sonra 15 yasinda iken bu defa babasinin Sultan’a sadakatinin rehinesi olarak Istanbul’a tekrar gonderilince, bir yandan Ortodoks Patrikligi Akademisinde egitim goruyor, diger yandan Turkce, Arapca ve Farsca ogreniyor. Ayrica, Osmanli tarihi, folkloru ve muzigini arastirmaya basladigini goruyoruz. (Bazi kaynaklarda, Saray okulu Enderun’da egitim gordugu de belirtilmektedir).

 

1693 yilinda babasinin olumu uzerine Dimitrie, Moldavia Voyvodasi olarak tayin ediliyor, ancak bu makamda sadece uc hafta kalabiliyor. Rakibi Wallachia voyvodasinin tertip ve rusvetleri sonucunda gorevden alininca, tekrar Istanbul’a donuyor.  1695’te bu defa agabeyi Antioch voyvoda olunca Dimitrie de onun elcisi olarak Istanbul’da kalmaya devam ediyor.

 

Ilk kitap

 

1698 yilinda Dimitri Cantemir ilk kitabi olan “Divan ya da Akilli Adamin Dunya ile Mucadelesi ya da Bedenle Ruhun Savasi”ni (Orijinal adi: “Divanul sau Galceva Inteleptului cu Lumea sau Giudetul Sufletului cu Trupul”) yaziyor. Bu kitabin Turkce, Arapca ve Farsca tercumeleri,  yillarca Dogu’da buyuk ilgi goruyor.

 

1700’de agabeyi voyvodalik gorevinden azledilince iki kardes Dimitrie’nin Istanbul’daki evinde yasamaya basliyorlar. (Gunumuzde muzeye donusturulmus olan bu evin, bizzat Dimitri Cantemir tarafindan tasarlanip yaptirildigi biliniyor). Sonraki bes yilda Cantemir’in  “Soyut Ilahi Ilmin Gorunumu” (Sacrosanctae Scientiae Indepingibilis Imago), “Genel Mantik Sisteminin Hulasasi” (Compendi Olum Universae Logices Instutionis), “Van Helmont’un Genel Fizik Doktrini” (Ioannis Baptistae Van Helmont, Physices Universalis Doctrina), “Muzik Ilminin Kisa Tarifi” (Tarifu Ilmi Musiki Ala Vegni Maksus), “Hiyeroglifik Tarih” (Istoria Ieroglifica) adli kitaplari yayinlaniyor.

 

“Tarifu Ilmi Musiki ..”

 

Bu kitaplardan “Tarifu Ilmi Musiki ..” de Cantemir, Arap alfabesi harfleri ve sayilardan olusan bir nota sistemi gelistirerek, o yillarda bilinen belli basli tum pesrev ve semaileri kendi icadi olan bu nota sistemine dokmustur. Turkiye’de, biraz sonra sozunu edecegimiz Osmanli Tarihi ile ilgili kitabindan cok Turk muzigine katkilari ile taninan Cantemir, Itri’nin cagdasi olarak yasadigi devirde muzik teorisyeni, besteci, tambur ve ney icracisi olarak one cikmis; gelistirdigi nota sistemi ile Turk muzigi eserlerini notaya dokerek gunumuze ulasmalarini saglamis ve makamlari yeni bir sistemle tasnif etmistir. Bazi kaynaklarda adi “Kitabu Ilmi-l Musiki al vechi’l Hurufat” (Musikiyi Harflerle Tespit ve Icra Ilminin Kitabi) seklinde gecen bu kitap gunumuz Turkcesine cevrilerek, iki cilt olarak Turkiye’de de yayinlanmistir. (6)

 

“Hiyeroglifik Tarih” ise, o gunun tarihsel olaylarinin, eski Misir tarihi ve kahramanlari ile canlandirildigi bir elestirel romandir.

 

Surgun yillari

 

1710 yilinda Dimitri Cantemir’in kendisi Moldavia voyvodaligina ataniyor. Bir yil sonra Cantemir’i, Rus Cari Buyuk Petro ile gizli Luck Antlasmasini imzalarken goruyoruz. Osmanli Imparatorlugunun cokmekte oldugu gorusunde olan Cantemir’in amaci, Ruslarla birlikte Osmanliya karsi savasarak Moldavia’nin bagimsizligini saglamaktir. (Osmanlinin cokmekte oldugu dogruydu, ancak Moldavia’nin bagimsizligi icin daha bir iki yuzyilin gecmesi gerekiyordu. Moldavia bagimsizligina 1877-1878 Osmanli-Rus harbi sonucunda kavusmustur).

 

Cantemir’in Prut savasi yenilgisini izleyen surgun yillari, en onemli kitaplarini yazdigi donemdir. Bunlar, “Monarsilerin Fiziksel Muayenesi” (Monarchiarum Physica Examinato), “Moldavia’nin Tanimi” (Descriptio Moldaviae), “Osmanli Imparatorlugunun Yukselisi ve Cokusu” (Incrementa Atque Decrementa Auale Othomanicae), “Constantin Cantemir’in Yasami” (Vita Constantinii Cantemiryii), “Muhammed Dininin Sistemi” (Sistema Religiei Mahomedane) baslikli eserleridir.

 

“Osmanli Imparatorlugun Yukselisi ve Cokusu”

 

Bunlardan orijinali Latince olan “Osmanli Imparatorlugun Yukselisi ve Cokusu” Bati’da buyuk ilgi gormus, bir cok dile cevrilmis, Avrupa’da Osmanli Tarihi ile ilgili olarak en cok okunan eserlerden biri olmustur. Cantemir, kitabini yazmaya Istanbul’da baslamis, 1717’de Rusya’da tamamlamistir. Kitapta, Osman Gazi’den baslayarak III. Ahmed doneminin ortalarina kadar gelinmis ve her padisah donemi ayrı bir bolum halinde anlatilmistir. Bu kitabin, Turkce dahil cesitli dillerdeki cevirileri gunumuzde de yayinlanmaktadir.(7)

 

Kitabin elyazmasi orijinali, 1984 yilinda Harvard Universitesi Houghton kutuphanesinde tesadufen bulunmus, dolayisiyla Latince orijinal tipkibasimlari ve Latince orijinalinden diger dillere ceviriler, ancak bu tarihten sonra yapilabilmistir.

 

 

Cantemir, “De Regimine Othomani Imperii” basligi altinda Osmanli Imparatorlugunun kurumlarini inceledigi bir kitap daha yazmissa da bu kitabi kaybolmus, dolayisiyla gunumuze ulasamamistir.

 

Cantemir’in son eseri, tamamlayamadigi “Hronicul Vechimei A Romano-Moldo-Vlahilor” (Romenler, Moldovalilar ve Vlahlarin Kadim Kronolijisi) isimli kitabidir.

 

Tarihsel bir kisilik

 

Ronesans donemi cagdaslari gibi bir cok yetenege bir arada sahip olan Cantemir, yurtsever, devlet adami, stratejist, muzikolog, ressam, mimar, kultur-dusunce ve bilim adami olarak sivrilmis; dusunce ve bilimadami yonu ile 1714 yilinda Berlin Akademisi uyeligine secilmistir.

 

Dimitrie Cantemir, 1723 yilinda surgunde yasadigi Rusya’nin (bugun Ukrayna) Kharkov kentinde yasama veda etmistir. Kalintilari, 1935 yilinda Romanya’ya geri gonderilmis ve “ulusal kahraman” olarak Yas’taki unlu “Trei Ierarhi” kilisesinde yeniden topraga verilmistir.

 

Cantemir’in dogumunun 330. yildonumu vesilesi ile iki yl once (Eylul 2003) Istanbul’da duzenlenen anma etkinlikleri cercevesinde Turk ve yabanci tarihci, muzikolog, din ve kultur adamlarinin katildigi cesitli toplantilar yapilmis,  Cantemir’in muzik eserleri seslendirilmis ve eserleri ile ilgili bir de sergi acilmistir.

 

Dimitrie Cantemir, yasami ve eserleri ile genel olarak Dogu ve Islam Dunyasi, ozel olarak Osmanli-Turk toplumu ile icice gecmis bir kisilik olarak sadece Romenler ve Bati bakimindan degil, bizim icin de onemli tarihsel bir kisiliktir.

 

 

(1)   “Dimitrie Cantemir”, Panaitescu, s.112

(2)   M. de Brassey, Memoires Politiques, Amsterdam, 1716, I, p.47’den aktaran Wim P. van Meurs, “Dimitrie Cantemir as Strategist”.

(3)   Ion Neculce’den aktaran Panaitescu, “Dimitrie Cantemir”, s.116

(4)   I. Neculce, “Letopisetul Tarii Moldovei”, Chisinau, 1990, s.389

(5)   N. Iorga, Historie des Relations Russo-Roumaines, Iasi, 1917, s.128

(6)   Eugenia Popescu-Judetz, Prens Dimitrie Cantemir: Turk Musikisi Bestekari ve Nazariyatcisi, Cev. Selcuk Alemdar, Pan Yayincilik, Istanbul, 2000.

(7)   Osmanli Imparatorlugunun Yukselis ve Cokus Tarihi, Dimitri Kantemir, Cumhuriyet Kitap Kulubu, Cilt 1-II, Istanbul, 1999.

 

 

(*) Ilk olarak 4 Temmuz 2004 tarihli Cumhuriyet Dergi’de yayinlanmistir.

 

 

BACK TO HOME PAGE