YAHYALI


BİR YERYÜZÜ CENNETİ YAHYALI

Ana Sayfa  
Türkiye Haberleri  
 Kayseri Haberleri
 Yahyalı Haberleri  
 İlyaslı Haberleri
 İlyaslı Resimleri
Yahyalı Resimleri 
Spor Haberleri
 Yahyalı
 İlyaslı Köyü
 Videolar
Evlenenler
Telefon Rehberi
Link Bankası

 

YAHYALI

21.jpg           

GİZLİ CENNET! YAHYALI

 

bb.jpg

Keşfedilmemiş BirYeryüzü Cenneti....


YAHYALI
Yahyalı, İç Anadolu Bölgesinde Kayseri'ye bağlı, güney Toroslar eteğinde Kayseri'ye 107 km. uzaklıkta olan, yer altı ve yerüstü zenginlikleriyle meşhurdur. 25.000 nüfusu sahip ilçe meyvecilikten hayvancılığa, maden yataklarından yerüstü zenginliklerinle kendini her alanda ispatlayan ve coğrafi konumu nedeniyle denizden yüksekliği 1210 m. olan ilçenin yüzölçümü 8.000 km. karedir... Yahyalı' nın Anadolu'nun Türkleşmesinde, Anadolu'ya gelen Türk göçlerinde ve onların önderliğini yapan Seydi Ali , Yahya Ali, Yahya Gazi ve Benli Ali tarafından kurulduğu bilinmektedir. 1913 yılında belediye statüsüyle Niğde'ye bağlı iken. Cumhuriyet döneminde Develiye, 1954 yılında da ilçe statüsüne geçerek Kayseri'ye bağlanmıştır.
Yahyalı, Anadolu Selçuklu dönemi mimari özelliklerini taşıyan tarih miraslarımızdan Ulucami, yanında bulunan Yahya Gazi türbesi, şimdiki devlet hastanesi bahçesi içerisinde yer alan Seydi Ali türbesi bunlardan biri olarak görülmeye değer tarihi miraslarımızdır. Yine ilçenin 7 km. güneyinde maden yolu üzerinde, millî mücadele döneminde ilçe savunmasında önemli fayda sağlayan kale de tarihi eserlerimiz arasında sayılabilir.
İlçede yetiştirilen başlıca meyveler: Kiraz, Armut, vişne, elma, kayısı, şeftali, ceviz, fındık ve çilek başlıca yetiştirilen meyvelerdendir. Son zamanlarda elma üretimi 100.000 ton rekolteye ulaşırken, son teknolojiyle donatılmış soğuk hava depolarında iç ve dış ticarete sunulmak üzere hazır hale getirilmiştir. Başlıca çeşitleri Amasya, Starkin ve Goldendir. Elma ile satışı ekonomiye küçümsenmeyecek derecede ekonomik fayda sağlanmaktadır.
Yahyalı ve köylerinde halı dokumacılığı son zamanlarda azalmış olsa, da yöre halkı için önemli geçim kaynakları arasında yer almaktadır. Tamamı yüzden hazırlanarak tabii boyalarla boyanıp, yaklaşık 7.500 tezgahta el emeği, göz nuru dökülerek halı dokunmaktadır. Yahyalı halısının en önemlisi özelliği ise, kullandıkça açılıp daha güzel bir görünüm sergilemesi ve kullanım ömrünün daha uzun olmasıdır. Burada dokunan halılarımız gerek yurt içi ve gerekse yurt dışında pazarlanarak, yöre halkına küçümsenmeyecek derecede ekonomik fayda sağlamaktadır.
Yahyalı, yerüstü zenginliklerinin yanı sıra yer altı zengin maden yataklarına sahiptir. Yörede bakır, krom, demir madenleri çıkarılmaktadır. Özellikle demir madeni yaklaşık 1200 nakliyecimize iş istihdamı sağlamakla birlikte, İskenderun Demir Çelik fabrikasının hamadde ihtiyacının % 80 ni de bu bölgemizden çıkarılan demir madenlerinden karşılanmaktadır. Yahyalı'ya önemli ekonomik girdisi olan madenlerimiz yöremiz için vazgeçilmez, bir yer altı hazinesidir.

8w.jpg

KAPUZBAŞI ŞELALERİ

Dünyanın en yüksek ikinci şelalesi durumunda olan Kapuzbaşı şelalesi, görenleri adeta büyülemektedir. İrtifa akışı itibari ile Uganda'da bulunan Victoria çağlayanı (100 mt.) hariç, ABD'de bulunan Niagara'dan 55 m., Finlandiya'da bulunan İmatra'dan 25 m., Erzurum'daki Tortum'dan 50 m., Antalya'daki Düdenden 25 m. ve Manavgat'tan 5. m. daha büyük olan Kapuz başı şelalesinin aktığı yerin rakımı ise 700 m. dir. Aladağ'ın zirvesinde bulunan kar ve buzullardan beslenmekte ve yeşilköye 3 km. uzaklıkta olup, ziyaretçilerini yazın sıcaklığında buz gibi çağlayan sularının serinliği ile karşılamaktadır. Zamantı ırmağının iki yanında ve ırmağın üzerini kapatan tabii bir köprünün baş kısmında yer alan biri 20 m. diğeri 10 m., yükseklik de iki şelale vardır. Yine Kapuz Başı Köyü yakınında tepenin doğu ve güneyindeki derin vadi yamaçlarından irili ufaklı büyük bir gürültü ile akan ve görenleri hayrete düşüren vadinin yamacından, Voklüz ayna şeklinde çıkan sular büyük şelale halinde Suarisi deresine dökülerek oradan da Zamantı ırmağına karışmaktadır. Yörede 5 tanesi büyük, iki tanesi küçük olmak üzere yükseklikleri 40 ile 80 m'yi bulan ve her biri dereyi besleyecek güçte olan 7 şelale vardır.

derebagselalesicephe.jpg


Derebağ Şelalesi:

Yahyalı'ya 10 Km. mesafede olup Derebağ kasabası Çağlayan mahallesi sınırları içindedir. Yayvan akışlı kaynak çağlayanlardan olan Derebağ şelalesi 15 m. yüksekliğindedir. İki mağara içinden çıkan temiz ve berrak kaynak suları daha sonra dar bir vadiden akarak Yahyalı'ya ulaşır. Çevresi piknik alanı olaraak düzenlenmiştir.

kayseri-kapuzbasi4.jpg

Yeşilköy Şelaleleri:

Yeşilköy köyüne 3 Km. mesafedeki Ziyaret mevkiinde bulunan şelaleler, Zamantı ırmağının iki yakasından akmakta olup Antalya-Düden şelalesinin benzeri niteliğindedirler. Irmağın üstünü kapatan tabii bir köprünün baş kısmında yeralan şelalelerin büyüğü 20 m.küçüğü ise 10 m.yüksekliğindedir. Günün belirli saatlerinde dönüşümlü olarak çeçekilen ve geri gelen sularıyla halk arsında bir takım efsanelerin doğmasına yolaçan Yeşilköy şelaleleri, turistlerin olduğu kadar son günlerde bilim adamlarının da uğrak yeri haline gelmiştir.

zamanti_3.jpg

ZAMANTI IRMAĞI

Zamantı ırmağı, Pınarbaşı ilçesi sınırlarından doğarak 100 km. bir yol kat edip, Adana Seyhan nehrine dökülen küçümsenmeyecek derecede büyüklükte, izlediği güzergâh nedeniyle görenleri büyüleyen harikası görkemiyle çağlayarak akan ve ülkemizin sayılı rafting yerlerinden biridir.

7w.jpg

Yedigöller

Son yıllarda dağ turizmi ile adından sözettiren Yahyalı Yedigöller, Aladağ'ın ötesinde Niğde sınırında olup Yahyalı bölgesi konar-göçer aşiretlerinin de uzun süre konakladıkları sahalardandır. Güney Anadolu'nun en yüksek noktası olan Demirkazık (3796 m.) zirvesinin hemen kuzeyinde iki göl vardır. Birisi Dipsiz göl (Çağılın göl) diğeri ise Yıldız gölüdür.Bunlar hemen üstündeki buzul teknesinin eriyen, çakılar arasında kaybolarak gölde açığa çıkan sularıyla beslenirler. Yazın suyu azalan bu çok soğuk göllerde canlıdan eser yoktur.

Demirkazık tepesinin 4 Km. kadar güney-doğusunda, geniş bir buzul teknesinin dibini işgal eden, birbirine yakın Yedigöller de beş dönüm kadar genişlikte olup diğerleriyle aynı özelliklere sahiptirler. Bunların suları Pos ormanına doğru iner. Demirkazık zirvesinin kuş uçuşu 12 Km. kadar kuzeyinde Göktepe'nin dibinde Göğgöl, diğeri daha kuzeyde Dişdöken dağına yakın Alagöl olmak üzere birkaç dönüm genişliğinde başlıca iki göl vardır. Bu kuru dağlarda yazın hayvan sulamasında aşiretlerin yararlandığı Yedigöller'in, diğerleri ile aynı özelliklere sahip bir gölü de Yıldız gölünün hemen kuzeyindeki Sarımahmutlu gölüdür.

018.jpg

SULTAN SAZLIĞI MİLLİ KUŞ CENNETİ

Orta Anadolu'nun en yüksek dağı olan Erciyes' in (3916 m.) güney eteklerinde dünyaca ünlü bir kuş cennetidir. 17200 hektarlık bir alanı kaplayan büyüklüğüyle Develi, Yahyalı ve Yeşilhisar üçgeninde yer alan Sultan Sazlığı Kayseri'ye 70 km. Yahyalı'ya ise 27 km. uzaklıktadır. Su kuşlarının yoğun olduğu Sultan Sazlığı uluslararası Ramsar sözleşmesiyle A sınıfı suluk alanlar sınıfına alınmış, Marmara da ki Manyas Kuş cennetinden sonra 2. büyük kuş cenneti havzası olarak kabul edilmiştir. Göl alanı büyüklüğü itibariyle 3650 hektar bir alana ve yeşil saha alanı 8350 hektar ve sazlık alan olarak da 5200 hektarlık bir sahaya sahiptir. 1993 te Kültür ve Tabii Varlıkları koruma kurulunca, birinci dereceden doğal sit alanı ilan edilmiş olan sazlığın almış olduğu yıllık yağış miktarı ise 363 mm. dir. Göl kıyısında bulunan Ova Çiftliği sakinlerinin de önemli geçim kaynağını oluşturan, gölden kamış ve kındıradan turistik eşya yaparak iç ve dış pazarlarda satıp ekonomilerine önemli katkıda bulunmaktadırlar. Köyün çeşitli yerlerine kurulan gözetleme kulelerinden izleme olanağına da sahip olan gölün, görülmeye değer güzellikleri açıkça ortaya çıkmaktadır. Ayrıca göl içerisinde 50 ye yakın çiçek türü olduğu da tespit edilmiştir. Bunlardan bazıları ise şunlardır. Gelincik, Nilüfer, Düğünçiçeği, Bileşikgiller, İpekli tohumgiller, Sarmaşık, Çuhaçiçeği, Kızılkant, Arongil ve Küskütgiller burada bulunan bazı çiçek türlerindendir.
Dünyanın ve Türkiye'nin ender yerlerinden bir köşe olan Yahyalı görmek isteyenleri çok etkileyecek doğa harikası turistik bir bölgemizdir. Ayrıca ulaşımından konaklamasına, haberleşmesinden alışverişine kadar her türlü imkana sahip olan ilçe ve onun sıcak, güler yüzlü, misafirperver halkıyla, doğa harikası bu güzellikleri görmek isteyenleri her fırsatta beklemekte ve onları güler yüzlü insanlarıyla, gizemli dünyanın harika köşesinde ağırlamak için beklemektedir.

2hhh.jpg

YAHYALININ MİLLİ MÜCADELEDEKİ YERİ

Coğrafi konumu itibariyle Niğde, Akdeniz bölgesini Orta Anadolu''ya ve Sivas baş yaylasına dolayısıyla Doğu Anadolu''ya, Ereğli ve Ankara yolları ile de Batı ve Karadeniz bölgelerine bağlayan iki çok önemli boğazı kontrol altında tutmakta idi. Bunlardan birincisi Gülek Boğazı, ikincisi ise Zamantı-Yahyalı yolu idi.

Çukurova bölgesi işgale başlanır başlanmaz Niğde'de bulunan 41 nci Tümen'in mevcut askerleri ve Niğde, Bor ve Pozantı gönüllülerinin oluşturdukları Kuvayı Milliye, Pozantı'nın olası bir işgale karşı muhafazası için bölgeye yerleşti. Stratejik noktaları kontrol altına aldı ve buradan gelecek herhangi bir düşman saldırısını bertaraf etmeye hazır bir konuma geldi. Bu iyi tahkimat ve konuşlanma sayesinde bu bölgeden düşman girememiştir.

Pozantı'da alınan bu tedbirlerin diğer bir geçiş yolu olan Zamantı-Yahyalı yolu üzerinde de alınması gerekiyordu. Fransızların Kozan'ı ele geçirdikten sonra yukarıdaki yol ile Aladağlar'ı aşıp Orta Anadolu'ya girecekleri anlaşılınca, hemen bu bölgede faaliyetler başladı. Aladağlar'ın gerek güneyi, gerekse kuzeyinde hızlı bir harekete girişildi.

1920 yılı Kasım ayı başlarında Yahyalı'da adı geçen yolu kontrol altında tutacak 50 kişilik bir birlik oluşturuldu. Bu birliğin komuta kademesi, askerinin bir kısmı ile silah ve mühimmatını Niğde 'den temin ediyordu.

Fransızların ilerleme ihtimalleri arttıkça bu yoldaki tahkimat ve alınan tedbirlerde artıyordu. Nitekim 20 nci Kolordu Komutanı A.Fuad Bey'in Çukurova Bölge Komutanı Kemal Bey'e verdiği emirde;

Niğde Bölgesinde tertip edilen müfrezeler, kararlaştırıldığı gibi Karaisalı bölgesine gideceklerdir. Yahyalı'da bir nizamiye bölüğü ile milli müfrezeler, Sis dolaylarına hareket edeceklerdir...Alınan bu tedbirlere rağmen, bazı Ermenilerin öncülük ettiği bir grup Fransız öncü birliği Ulupınar Köyü yakınlarındaki bir mağaraya kadar ulaşabildiler ve burayı karakol yaparak bir müddet burada kalmaya çalıştılar. Bunu haber alan 41 nci Tümen Komutanlığı, Şükrü Efendi komutasındaki bir taburu bölgeye gönderdi. Anılan birlik Yahyalı'ya ulaşınca Ulu Cami yanındaki medreseyi kendisine karargah yaptı, çevre köyler, aşiretler ve Yahyalı ahalisini teşkilatlandırarak bir strateji hazırlamaya başladı. 41 nci Tümen Komutan Yardımcısı Yarbay Mümtaz Bey'in bölgeye gelip komutayı ele almasından hemen sonra başlayan çatışma kısa sürede başarıya ulaştı, düşman askeri imha edilmişti. Fransızlara yardım eden Ermenilerin pek çoğu bu çatışmada Fransızlarla birlikte muamele gördüler, geriye kalanlar ise bölgeyi terk ettiler.

Stratejik olarak bu askeri tedbirleri başarıyla uygulayan Niğde teşkilatı aynı zamanda bölgede meydana gelebilecek anarşik eşkıya hareketlerine karşı da icabeden tedbirleri aldı. Bu suretle Niğde ve civarında Türkiye geneli itibariyle yüksek bir ortalamada bulunan gayr-i müslimlerin olası taşkınlıkları ve iç isyanlarına karşı da gereken tedbirler alınmıştı.

Bilindiği üzere bu dönemde cephede eksikliği hissedilen yeğane şey, mühimmat ve erzak idi. Bunların temini hususunda Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edilen Tekalif-i Milliye Kanunu herkesin malumudur. Bu büyük ihtiyaç, bütün yurt çapında hamiyet perver insanlarımız tarafından karşılanmaya çalışıldı. Bu hususta da Niğde üzerine düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirdi. Gıda maddeleri olarak özellikle buğday, arpa, baklagiller, soğan vs. gibi temel besin maddeleri ihtiyaç duyulan yerlere gönderildi. Niğde'den yapılan bu hayati destek Mustafa Kemal tarafından yollanan takdirnamelerle ödüllendirilmiştir.

Niğde'den yapılan lojistik destek sadece gıda maddeleriyle sınırlı kalmadı. Nakil Vasıtaları, araç-gereç ve giyecek maddeleriyle de devam etti. Niğde'nin yetiştirdiği emekli veya terhis olmuş subay, er vs. askerlerde gönüllü birlikler olarak Batı ve Adana cephelerinde vuruşmuşlardır. Niğde, gerek Heyet-i Temsili ye döneminde, gerekse Büyük Millet Meclisi döneminde Anadolu hareketini gönülden desteklemiş ve bu desteğini Sivas ve Ankara'ya gönderdiği delegelerle de ispatlamıştır.



87.jpg

85.jpg