Discworld
 

 Herhangi bir yerde,

Düz yuvarlak bir dünya devasa bir kaplumbağanın sırtında dönen dört filin üzerinde dönüyordu. Kaplumbağa ise evreni bir uçtan diğerine arşınlamakla meşguldü. Büyü burada çalışırdı yani genellikle çalışırıdı! Hatta bazı zamanlar tanrılar ve kahramanlara bile rastlanırdı.

Ancak tanrıların neden böyle bir kurgu yaptığı her zaman en büyük sorulardan birisiydi. Fakat her zaman daha önemlileri de vardı. Mesela astrozoologlar -isimler hiçbir zaman önemli olmamıştır- evren üzerine çeşitli araştırmalarda bulunurlardı. Yaratılışa dair, sona dair. Bir çok sıradan diskdünya sakinin umursamadığı bir konu, kaplumbağanın nereye gittiğiydi. Bazı teoriler kaplumbağanın bir cinsiyetinin olduğunu ve doğal hayat sürecinin bir parçası olarak bu cinsiyetinin getirdiklerini kullanma arayışında olduğu söyler. Bazıları için bu kıyamete eşdeğerdir, bazıları ise kaplumbağayı çiftleştirme çabasındadır. Elbette kaplumbağanın yani büyük A'Tuin'in hareketleri mevsimleri oluştururdu. Ama bu konuda araştırmalar sürmeye devam etmekte.

Bununla birlikte disk dünyanın bir güneşinin olmadığını belirtmek gerekir, bazı araştırmacılar büyünün azalıp artması ile ışığın bir ilişkisinin olduğunu öne sürerken bazı batıl inançlı kendini bilmezler -rahipleri kimse anlamayamıştır- elerktik adı verilen bir şeyin olduğunu ve tanrıların düğmeleri açıp kapayarak gece ile gündüzü yarattığını söylemiştir.

 

 


Ankh-Morpork, diskdünyanın en büyük şehri. Burası hakkında bilmeniz gereken en önemli şey kokusudur. Birkez gelenin asla unutamadığı şehrin kokusudur, alışmış olanlar ise şehir dışına çıktığında bir süre için delirme noktasına gelir. İşe yaramayan, yarama ihtimali olmayan her şey üzerine araştırma yapılırken şehirde kanalizasyon denilen bir sistemin olmaması ironilerden bihaber yaşayan şehrin en büyük ironisidir. Uzun yıllar önce, başka bir şehirden gelen Ankh-Morpork'u ele geçirmek isteyen bir ordu, şehri çevreleyen nehri geçmeye çalışırken kaybolmuştur. Bu yüzdendir ki Ankh-Morpork Diskdünya'nın en güvenli şehridir!

 

 

Bu arada büyücüler Nerd'dir, gözleri çalışmaktan bozulmuştur ve aşırı derecede miyopturlar. Ancak büyüleri oldukça güçlüdür, hatta kazara görünmez olan! bir büyü okulları bile vardır. Farklı bir sayı sistemleri vardır "1,2,3,4,5,6,7, yasak sayı,9" ve yasak gerçekten yasaklanmıştır. Ancak bu yasak uzun zaman önce gerçekleştiği için yasak sayının söylenmesi durumunda neler olacağını kimse bilmemektedir. Merak edilmeyen bir diğer konu da budur. Büyü Diskdünyanın her yerindedir, çeşitli büyü metaforları oluşur, büyü fırtınaları her yerdedir ve büyü kesinlikle dengesizdir. "Aynı kadınlar gibi" demişti görünmez büyü okulunun görünür olduğu dönemdeki başbüyücü ve bu yüzden büyü okuluna kız öğrenciler alınmaz. Büyü babadan, oğla geçer tabi bazı durumlarda yine kazalar olabilir. Elbette büyücülerin nerdliğinin kaynaklarından birisi de budur, çünkü etraflarında etkilemeye değen, karizma yapılmasını gerektiren kimse yoktur. ve her zaman olduğu gibi cadılar çirkin değildir, bu sebepten büyücüler cadılardan hoşlanmazlar. Bir keresinde büyü okuluna kazara! cadılar arasında pek de güzel olmayan -ama normalden çok çok daha güzel olan- bir cadı -doğal olarak dişi bir bireydi- bütün görünmez büyü okulunu karıştırmıştı. 



Bildiğiniz herşeyi unutmadan bu dünyaya adım atmamanızı öneririm. Sonuçta ölüm, anlatılanlar gibi siyah cübbe giyip, elinde kocaman bir orak taşıyan bir iskelet değildir. Ölüm siyah cübbe giyip, elinde kocaman bir orak taşıyan ve elekro gitar çalabilen bir iskelettir! 

 

Korkarım ki gerçekçi olmak gerekiyor ve diskdünya diye bir yer yok...

 

 Meslekler