Araştırmalar

                                                                                                                                                           ANA SAYFA

Şiddet ve taciz ilk sırada

Toplumun kadına bakışını tespit etmek amacıyla İstanbul ve Kültür üniversitelerince yapılan bir araştırma, kadınların yaşadığı sorunlar arasında ''maddiyat'', ''şiddet'' ve ''taciz''in ilk sıralarda geldiğini bir kez daha ortaya koydu.

İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nükhet Güz ile İstanbul Üniversitesi (İÜ) İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Seher Er tarafından toplumun kadına bakışını saptamak amacıyla ''Kadın Denince...'' adlı bir araştırma yapıldı.

İstanbul 
genelindeki çeşitli bölgelerde yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirilen araştırmanın ''Kadın denince akla gelen en önemli sözcük'' bölümünde, ''anne'', ''güzellik'', ''sevgi'', ''aşk'', ''zarafet'', ''çiçek'' ve ''olağanüstü varlık'' gibi yanıtlar alındı.

Araştırmaya katılanların yüzde 12'si, ''8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün neyi çağrıştırdığı''na ilişkin soruya ''gereksiz'', yüzde 5'i ''çiçek'' ve yüzde 4'ü de ''kadın hakları'' yanıtını verdi.

En çok değer verdikleri kadının kim olduğuna ilişkin soruya verilen cevaplar arasında ''annem'' diyenlerin oranı yüzde 73, ''eşim'' diyenlerin oranı yüzde 9 ve ''kızım'' diyenlerin oranı yüzde 6 civarında çıktı.

Kadınların yaşadığı sorunlarla ilgili bölümde ilk 3 sırayı, ''maddiyat'' (yüzde 14), ''şiddet'' (yüzde 14) ve ''taciz'' (yüzde 6) aldı. Verilen diğer yanıtlar arasında ''eğitimsizlik'', ''eşitsizlik'', ''eşlerin anlayışsızlığı'', ''aldatılmak'' ve ''işsizlik'' de bulundu.

EN BAŞARILI OLDUKLARI ALAN

Araştırma sonuçlarına göre, ''Kadınların en başarılı oldukları alan'', yüzde 9'luk oran ile ''ev kadınlığı'' oldu. Bu bölümde yine ''ev işi'', ''her alanda'', ''sanat'', ''öğretmenlik'' ve ''annelik'' gibi yanıtlar da verildi.

''Kadınların en başarısız olduğu alanlar'' arasında ise yüzde 13 ile ''araba kullanma-trafik'' ilk sırayı aldı. ''Cinsellik'' (yüzde 10), ''iş'' (yüzde 7) ve ''politika-siyaset'' (yüzde 4) de diğer başarısız alanlar olarak sıralandı.

EŞ VE ANNE OLARAK KADIN

Araştırmada, ''eş ve anne olarak kadın denince akla ilk gelenler'' arasında ilk 3 sırayı, ''sevgi'', ''sadakat'' ve ''fedakarlık'' aldı. ''Kadını simgeleyen en önemli özellik'' olarak da ''güzellik'' ve ''annelik duygusu'' gösterildi.

''Yeniden dünyaya gelseydiniz hangi cinsiyeti tercih ederdiniz?'' sorusuna karşılık kadınların yüzde 90'a yakını yine kadın olmayı tercih etti. ''Kadın olarak doğmak isteyen'' erkeklerin oranı ise yüzde 10 olarak belirlendi.

EVİN REİSİ KİM OLMALI?

''Evin reisinin kim olması gerektiği'' yönündeki soruya da araştırmaya katılanların yüzde 80'den fazlası ''erkekler''in, yüzde 19'u da ''kadınlar''ın lehine görüş bildirdi. ''Evin reisi kadın olmalı'' diyenlerin yüzde 58'i kadın, yüzde 41'i de erkeklerden oluştu.

Araştırmaya katılanların yüzde 54'ü, ''Erkekler matematiksel akıl yürütmede kadınlardan daha üstündür'' görüşüne katıldığını, yüzde 45'i de katılmadığını belirtti.

''Kadınlar sözlü becerilerde erkeklerden daha üstündür'' görüşüne katılanların oranı yüzde 76, katılmayanların oranı da 23 olarak belirlendi. ''Kadınlar korkularını daha fazla dile getirirler'' görüşü yüzde 83, ''kadınlar daha empatiktir'' yüzde 74, ''kadınlar başkalarının yardımına daha çok koşar'' yüzde 75, ''kadınlar zor anlarda daha çok destek olur'' yüzde 77 ve ''kadınlar değerlerine daha bağlıdır'' ifadeleri yüzde 80'lik oranla desteklendi.

''Değişime kimin daha çok taraftar olduğu'' yönündeki soruya da araştırmaya katılanların yüzde 73'ü ''kadınlar'', yüzde 25'i de ''erkekler'' yanıtını verdi.

KADINA YÖNELİK ŞİDDETTE İSTANBUL İLK SIRADA

Bu arada, İzmir Emniyet Müdürlüğü Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli psikolojik danışmanlık uzmanı komiser Zeynep Derse, istatistiki verilere göre Türkiye'de kadına yönelik şiddet olaylarında ilk 3 sırayı İstanbul, İzmir ve Antalya'nın aldığını bildirdi.

Polis Akademisi ve Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü mezunu Komiser Zeynep Derse, 1 yıldır kadına yönelik şiddetle konusunda araştırma yaptığını söyledi.

Dünyada her 3 kadından birinin fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, bunun da 1 milyar kadına karşılık geldiğini ifade eden Derse, ''Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye'de şiddet gören kadınların yüzde 37'si 26-35, yüzde 23'ü ise 46-55 yaşları arasında. Evde şiddet gören kadın sayısı açıklanan resmi rakamların çok üzerinde'' dedi.

''EĞİTİMLİ KADINLAR DA ŞİDDET GÖRÜYOR''

Türkiye'de kadına yönelik şiddetin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha yoğun yaşandığı inanışının doğru olmadığını savunan Derse, Türkiye'nin batısındaki gelişmiş kentlerde kadınların, kocalarından psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğünü söyledi.

Şiddet olaylarında ilk 3 sırayı İstanbul, İzmir ve Antalya'nın aldığını, bu illerin gelir ve eğitim düzeyi bakımından üst sıralarda bulunduğunu belirten Derse, şöyle konuştu:

EKONOMİK RAHATLIK ERKEKLERDEKİ ŞİDDET DUYGUSUNU GELİŞTİRİYOR

''Ekonomik rahatlık erkeklerdeki şiddet duygusunu geliştiriyor. Gelir düzeyi yüksek ailelerde kadına yönelik psikolojik şiddet daha yoğun yaşanabiliyor. Yüksek eğitimli ve üst sosyo-ekonomik düzeydeki kadınlar kocalarından daha çok şiddet görüyor. Ancak, maruz kaldıkları davranışı bulundukları konuma yakıştıramadıkları için sessiz kalıyorlar. Kocalarının sağladığı refah düzeyi yüksek yaşam şartlarını kaybetme korkusu da sessiz kalmalarının bir başka nedeni olabiliyor.

Ataerkil aileden gelen bu erkekler, yüksek miktarda para kazanmalarının da verdiği güçle eşine fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik şiddet de uygulayabiliyor.''

İzmir'de 2004 yılında 331 kadının, 2005'te 452 kadının şiddete maruz kaldığı için polise başvurduğunu bildiren Derse, şiddet görmesine rağmen karakola başvurmayan veya karakola başvurduktan sonra şikayetçi olmaktan vazgeçen kadınların sayısının çok fazla olduğunu söyledi.

"BARIŞTIRMAK ÇÖZÜM DEĞİL''

Türk insanının ''aile bağları'' konusunda çok duygusal olduğunu hatırlatan Derse, şöyle konuştu: ''Polisler de bu konuda oldukça hassas. Şiddet gördüğü için karakola gelerek kocasından şikayetçi olan kadını vazgeçmesi, evine dönmesi konusunda ikna etmek yanlış bir davranış. Amaç, eşleri boşanmaya teşvik etmek de olmamalı. Bizim görevimiz kadına hukuki yolları ve haklarını anlatmak. Kadının mahkemeye başvurması boşanacağı anlamına gelmez. 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun, şiddete başvuran aile fertlerine uzun süreli evden uzaklaştırma cezaları verebiliyor. Bu durumda, evinden, karısından, çocuklarından uzak kalan erkek, yaptığı yanlış davranışın farkına vararak, bundan sonra şiddete başvurmayabilir.''

(AA)