Rehberlik


REHBERLİK

LİNK MENÜ

Anasayfa
Okulumuz
İdare
Kadromuz
Sınıflarımız
Başarılarımız
Etkinliklerimiz
Okul-Aile Birliği
Mezunlarımız
Link Bankası
Atatürk
Milli Eğitim Bakanlığı
İlköğretim Genel Müd.
Kayseri Milli Eğitim
Yahyalı Milli Eğitim

 

Kayseri RAM

Çocuk Yetiştirmede Önemli Konular
< xml="true" ns="urn:schemas-microsoft-com:vml" prefix="v" namespace="">< xml="true" ns="urn:schemas-microsoft-com:office:office" prefix="o" namespace="">
ALTI - DOKUZ YAŞ ARASI ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Bu yaşta çocuklar genel olarak bedeni , zihni ve duygusal gelişimleri yönünden okul olgunluğuna erişmiş sayılırlar. Geç olgunlaşan çocukların eğitim problemleri vardır. Bu yaş çocukların eğitiminde dikkat edeceğimiz hususları gözden geçirelim:

Birçok çocuk, ev hayatında karşılaşmadıkları, ancak okul hayatında önem verilen ya- zılı semboller karşısında uyumsuzluk gösterir. Bu durumda öğretmenlerin anlayışlı ve sabırlı olmaları , aileleri ile işbirliğine gitmeleri gerekir. Ruh sağlığının olumlu gelişiminde başarının önemi büyüktür. Bu dönemde çocukların yetenekleri, ilgileri yönünde başarı göstermeleri için imkanlar hazırlanmalıdır. Çocuklara verilen ödevler , onların çalışma ve öğrenme güçlerine uygun olmalıdır. Çok zaman alan ve yeteneklerinin üstündeki ödevler öğrencilerin ruh sağlı- nı bozar. Öğretmen bu dönemde çocukların her biri ile ayrı ayrı ilgilenmeli , onlara değer ver- diğini hissetmelidir. Kusur işleyen , yaramazlık yapan çocuklara ''haylaz , beceriksiz ,aptal '' gibi küçük düşürücü sözler söylenmemelidir. Bundan dolayı öğrencilere sınıfta ayakta beklet- me , arkadaşlarıyla ilişkilerini kesme gibi cezalar verme yoluna gidilmemelidir.Grup dışı bıra- kılan , yalnız kalan çocuklarla ilgilenilmeli , onlara roller vererek , arkadaşlarının yanında iti-bar kazanmaları sağlanmalıdır. Çocuğa her fırsatta yakınlık göstermek , kişisel problemleriyle ilgilenmek gerekir . Onlara sabahları '' günaydın '' demek , gözler karşılaştığı zaman gülümsemek , dersten sonra onunla konuşmak , teneffüste yanına gitmek gibi davranışlar öğ- retmen - öğrenci arasında olumlu bağları kuvvetlendirir.

DOKUZ - ONBİR YAŞ ARASI ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE

DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Bu yaşlar çocukluğun son yılları olup , ilkokulun ikinci devresini yani dördüncü ve beşinci sınıfları kapsarlar. Dokuz-on bir yaşındaki çocuklar , daha önceki ve sonraki dönemle- re daha dengeli ve istikrarlı bir durumdadırlar. Bunları gözden geçirelim. Bu dönem çocuğu okul hayatına uyum sağlamış olup , onda erinlik buhranları belirmemiştir. Bu yaşlar eğitimin kolay devresidir.Bu devrede, arkadaşları ile işbirliği yapma ve sosyal yönden olumlu davranış geliştirmeyi öğrenirler. Bu devrede çocuklara ilgi ve seviyelerine uygun bol okuma materyali, okuma yeri ve zamanı sağlanmalıdır. Süratli ve anlayarak okuma alışkanlığı buna bağlıdır. İyi okuma öğrenmeyen çocuklar , bu eksiklik yüzünden kişiliklerinde olumsuz etkiler meydana getirir. Çocuk bu yaşlarda , kendini yönetmeli , sorumluluk almalı , fikir üretmelidir. Evde , o- kulda bir çocuk gibi değil , sorumlu bir kişi gibi davranılarak büyüdüğü hissettirilmelidir. Ço- cuklar bu devrede bağımsız tavır göstermek istemektedirler. Bunun için eve arkadaş getirme- lerine , arkadaşlarını ziyarete gitmelerine izin verilmelidir . Böylelikle kişiliklerinin gelişimi fırsatı kazanırlar. Yetişkinler çocuklarının bazı itaatsizlik ve dik başlılıkları karşısında soğuk davranmamalı , nedenlerini anlayışlı ve hoşgörülü şekilde araştırmalıdırlar. Bu devrede başa- rısızlığın etkisi çocuklar üzerinde , öteki çağlara göre daha olumsuzdur. Her çocuğun yetenek- li olduğu bir alan vardır. Öğretmen , o çocuğu tanımalı , bir alanda başarılı yaparak çocuğun kendine güvenini geliştirmelidir.Bu çağ çocukları hayvan beslemeyi, koleksiyon yapmayı çok severler. Buradan yola çıkarak ilgileri ve seviyeleri doğrultusunda eğitim daha sağlıklı verile- bilir.

İLKOKUL ÇAĞI RUH SAĞLIĞI VE OKUL

Bireysel ayrılıklar yüzünden her öğrencinin her şeyi aynı sürede , aynı düzeyde öğrenemeyeceği nihayet kabul edilmiştir. Bu nedenle:

1. Öğretimde bireysel farklılıklar dikkate alınmalıdır.

2. Öğretime , yakın çevrenin problemleri ele alınarak başlanmalıdır.

3. Öğretim yoluyla edinilen bilgilerin değerlendirilmesi objektif ölçülerle yapıl- malıdır.

4. Eğitim rehberliği, bireysel ayrılıklar söz konusu olduğuna göre programlar bi- reyselleştirilmelidir.

5. Öğrenci bütün yönleri ile tanınmalıdır.

6. Öğrencilerin seviyelerine uygun düşecek programlar hazırlanarak uygulanmalıdır.

7. Okul öğrencilerine yeteneklerine göre seçebilecekleri meslek yolları göstermeli , klavuzluk yapılmalıdır.

8. Okul disiplini , uygunsuz davranışa düşecek cezanın kararlaştırılması du- rumundan kurtarılmalıdır. Bunun yerine bozuk davranışı araştıran bir yakla- şımı olmalı , disiplin problemi bir ceza mahkemesi uygulaması olmaktan çı- karak eğitici ve düzeltici tedbirler alma durumuna getirilmelidir.

İLKOKUL ÇAĞINDA SIK RASTLANAN RUHSAL PROBLEMLER

a. Davranış Bozuklukları :

Davranış bozuklukları, huzursuzluk, sinirlilik, geçimsizlik, saldırganlık, yalan söyle- me çalma ve okuldan kaçma gibi değişik şekillerde olabilir.

Yakınlarından birinin ölümü ya da önemli bir aile sorununda çocukta davranış bo- zukluğu ortaya çıkabilir . Ayrıca , ruhsal gelişme ve çevreyle ilişki sorunları olan çocuklarda daha ciddi ve sürekli bozukluklar da görülebilir. Örneğin : Çocuğun evde ya da okulda dayak- tan korkması veya evde ana-babasının da yalan söylemeleri sonucu çocuk yalan söylemeyi a- lışkanlık haline getirebilir. Öğrencinin sorununun evde sürüp sürmediğinin öğrenilmesi açı- sından ailesiyle de görüşülmesi , ondan sonra karara varılması gerekecektir . Ailenin çocuğa yaklaşımı ve ilgisi çok önemlidir.

Çocuğun ağır üzüntüler karşısındaki tepkileri , daha hoşgörülü bir ortamda daha rahat çözümlenebilir. Saldırgan çocuktaki güç ve enerjinin spor alanına , yararlı sosyal çalışmalara (tiyatro , izcilik v.b.) kaydırılması çok olumlu sonuçlar doğurur.

Bazı çocuklar zeka düzeylerin normal olmasına karşılık , öğrenme güçlüğü ve aşırı hareketlilik , yerinde duramama , ödevlerini geçiştirme , düzensiz ve bozuk yazı yazma gibi davranış bozuklukları gösterirler. Derste durmadan yanındakiyle konuşur , dikkat azlığı nede- niyle başarısız olurlar. Öğretmen uyardığı , susturduğu hatta ceza verdiği zaman bile biraz sonra tekrar elinde olmadan çocuk eski kıpranışına başlar. Bunlar '' aşırı hareketli '' çocuklar- dır. Tedavi edilmesi gereken bir davranış bozukluğu olup , hekime baş vurulması gerekir.Bun- ların yanı sıra öğretmen sürekli yalan söyleyen , başkasının eşyasını alan ve bunu alışkanlık haline getiren çocukların ailelerini ikna ederek bir ruh sağlığı uzmanına gidilmesini sağlamalı- dır.

b. Duygusal Bozukluklar :

Bu gruptaki sorunlar daha çok öğrenciyi tedirgin eden belirtilerdir. Kekemelik , tik , okul korkusu , gece işemesi , tırnak yeme , parmak emme , korkular , bunaltı , uyku ve yeme bozuklukları bu grupta sayılabilir.

1. Kekemelik:

Çoğunlukla 2-7 yaş grubu çocuklarda , konuşmanın en hızlı geliştiği dönemde görülen bir konuşma bozukluğudur. Normal konuşan çocuk , yaşadığı aile içi kavga , hayvandan korkma , dövülme , trafik kazası gibi herhangi bir korku sonucu zamanla ve ya aniden kekelemeye başlayabilir. Toplulukta kekemelik artar. Öğrencide zamanla çekingenlik , güvensizlik , başarısında düşüklük , arkadaşları ile geçimsizlik görülür. Ağır konuşma bozuklukları sınıf içi destekle çözümlenemiyorsa , öğrenci ve ailesi ruh sağlığı uzmanı bir hekime başvurmaya ikna edilmelidir.

2. Tikler :

Tikler ani bir korku ve gerilimle ortaya çıkan göz kırpma , kaş kaldırma , burun oynatma gibi belirtilerdendir. Daha çok 6 yaşından sonra görülür. Çok önemli bir belirti olmamasına karşın , çocuk ve gençlerin bu belirtiye verdikleri önem , onların ruh sağlığını etkiler. Öğretmen , tiki olan çocukların sorunlarıyla ilgilenmeli , ancak , sınıfta veya başka bir zaman öğrenciyi bu belirtiyi düzeltmesi için uyarmamalıdır.

3.Okul Korkusu :

Çoğunlukla ilkokulun ilk sınıflarında ortaya çıkar. Ailenin yakınmasına , hatta öğretmeni suçlamasına sebep olabilecek ölçülere varır. Büyük ölçüde okula gitmek istememe, karın ağrıları, bulantılar gibi belirtiler okul saatlerinde görülür. Çocuk okula gitmeye zorlanırsa huysuzlaşır, ağlar, tehditlerde bulunur. Okula gitmeyince bu şikayetler kaybolur.

Böyle bir durumda öğrencinin okula ait bir sorunu olup olmadığını öğretmenin araştırması doğru olur. Bazen dikkat çeken bir olay öğrenciyi korkutabilir , arkadaşlarına yaklaşmaktan kaçınmasına neden olabilir. Böyle bir sorunun çözümlenmesi öğrenciyi yeniden okula döndürür. Anne ve baba çocuğa soğukkanlı davranmalı , korkutmadan ve cezadan uzak durmalıdır.

4.Gece İşemesi :

Gece işemelerinin %5 k

adarı bedensel hastalıklar sonucunda ortaya çıkar. Bağırsak paraziti , idrar yolu iltihapları , omurganın doğumdan kaynaklanan bozuklukları gibi. Geri kalan nedenler arasında akrabalarda da aynı sorunun görülmüş olması , yani kalıtım etkeni önemli yer tutar. Erken ve baskılı tuvalet eğitimi , kardeş doğumu , kardeş kıskançlığı , anne ile çocuğun ilişki bozukluğu , sert cezalar , korku ve ayrılıklar belli başlı ruhsal etkenlerdir. Altını ıslatan çocuklarda %60 uyku derinliği görülür.

5. Tırnak Yeme :

Tırnak yeme ve parmak emme genellikle 5-6 yaşlarında başlayan bir güvensizlik işaretidir. Ailede yetersiz ilgi ve sevgi gören çocukta , okulda baskılı eğitim alan öğrencide , sıkıntı - gerilim ve saldırganlık duygusunun açığa vurulmadığı hallerde , huzursuz çocuklarda sıkça görülmektedir.

6. Öğrenme Güçlüğü :

Okul başarısı birçok uygun faktörün bir arada bulunmasına bağlıdır. Her şeyden önce çocukta zeka gelişmesi çocuğun yaşına uygunluk göstermelidir. Bunun yanında başka etkenler de vardır. Örneğin: Çocuğun duyu organlarında görme bozukluğu ,işitme azlığı gibi bir bozukluk olmamalıdır. Öğrenme uygun ortamda gerçekleşebilir. Evdeki uyarı ve ilgi okuldaki öğretime temeldir. Yoksul çocuklar , öksüz yuva çocukları arasında bedensel gelişim geriliği , zeka geriliği gösterenlere de sık rastlanmalıdır.

Yetenekler ancak , uygun ortamda ve sevgiyle gelişirler. Çocuğun ruhsal dengesinin yerinde olup olmadığı da başarısızlığında bir neden olarak ele alınmalıdır. Aile içindeki geçimsizlikler , yoksulluk , ağır hastalıklar, ayrılıklar , çocuğun içine dönük , sıkılgan olması gibi durumlar da öğrenmeyi etkiler. Bu durumdaki çocuklar yetenekleri ölçüsünde başarı gösteremezler.

SAYIN VELİ;

     Çocuğunuzun derslerdeki başarısı için aşağıdaki hususlara önem veriniz.

1. Çocuğunuzun sağlık durumu ile yakından ilgileniniz. Hastalıklardan bir kısmı, çocuğun hayat enerjisini önemli ölçüde azaltarak onu dermansız bırakır. Bir kısmı ise; doğurdukları devamlı acı ve ağrılar yüzünden çocuğun ilgi ve dikkatini ders konuları üzerinde toplamasına engel olur. Sağlık durumu çocuğun okul başarısına etki ettiği gibi bazı rahatsızlıkların bilinmemesi veya tedavi ettirilmemesi birtakım uyumsuz davranışların da sebebi olacaktır.
2. Çocuğunuzu kahvaltı ettirmeden veya yemek yedirmeden kesinlikle okula göndermeyiniz. İlköğretimdeki çocuk hızlı bir büyüme ve gelişme dönemindedir. Bu konuda titiz olunuz. Yemeklerini zamanında yediriniz.
3. Çocuğunuzun kılık- kıyafetine özen gösteriniz. Kıyafetlerinin okul kurallarına uymasına ve temizliğine dikkat ediniz.
4. Çocuğunuzun derslerinin ve davranışlarının daha iyiye yönelmesi için, öğretmenlerle sıkı bir işbirliği kurunuz. Veli toplantılarına mutlaka katılınız.
5. Çocuğunuzun yaşamındaki en etkili çevre aile çevresidir. Çocuk yaşamında en çok etkili örnekleri ailesinden alır. Anne-baba olarak tüm davranışlarınızla çocuklarınıza örnek olunuz.
6. Çocuğunuzu iyi tanıyınız. Çocuklardan yapamayacağı şeyleri istemeyiniz. Onları yeteneklerinin ötesinde başarı göstermeye zorlamayınız.
7. Çocuğun tüm arzularının yerine getirilmesi ona her istediği şeyi yapabileceği, elde edilebileceği kanısının verilmesi veya tam tersi isteklerinin çok sınırlandırılması, hiç yerine getirilmemesi çeşitli uyumsuz davranışlar geliştirmelerine neden olacaktır. Bu konuda titiz olunuz.
8. Çocuğunuza yeteri kadar harçlık veriniz. Harçlığını mümkünse aylık veya haftalık olarak toptan veriniz. Böylelikle kendisini yönetmesini öğrenecek ve sorumluluk kazanacaktır.
9. Çocuklarınızı başka çocuklarla veya kardeşleri ile mukayese etmeyiniz. Her insanın sahip olduğu nitelikler farklıdır. Onları olduğu gibi kabul ediniz.
10. Çocuklarınızı korkutmayınız. Fazla baskılardan, bedeni cezalardan, olmayacak sınırlamalar koymaktan kaçınınız.
11. Çocuklarınızın belli davranışları için anne-baba olarak değişik davranış göstermeyiniz, aynı şekilde davranınız.
12. Çocuklarınızla iyi notların yanında zayıf not almasının da normal olduğunu ve çalışmakla durumunu düzeltebileceğini telkin ediniz.
13. Çocuğunuzun okul yaşantısı ile ilgileniniz. Anlattıklarını dinleyiniz.
14. Çocuğunuzun okul dışındaki arkadaşlarının kontrol ediniz.
15. Çocuğunuzun okul ve öğretmenler hakkında şikayetleri olursa onu dinledikten sonra okul yönetimi ve öğretmenler ile görüşünüz.
16. Öğretmenler öğrencisinden makul olan ders araç ve gereçlerini almasını istemişlerse, bunları zamanında ve yeterince temin ediniz.
17. Ders çalışırken, çocuğunuzu ev işi, çarşı, Pazar işi için kaldırmayınız.
18. Çocuğunuzun mümkün olduğu kadar sosyal yaşantılar içinde, sosyal olmasını sağlayınız. Okul ve çevresindeki sosyal faaliyetlere katılmasına izin veriniz.
19. Çocuğunuzu sık sık eleştirmeyiniz. Hele bunu başkalarının yanında asla yapmayınız. Onun aşağılık duygusuna kapılmasını önleyiniz.
20. Beğendiğiniz takdir ettiğiniz taraflarını söyleyiniz. Onun kendine güven duymasını sağlayınız. Çocuklarınız arasında ayrım yapmayınız. Çocukları kıskandırmayınız. Hepsine sevgi ve ilgi gösteriniz.
21. İçinde bulundukları yaşlarda arkadaş çocuğunuz için çok önemlidir. Arkadaşı olmasına, iyi arkadaş seçmesine yardımcı olunuz.
22.Tv izlemede çocuğunuza iyi alışkanlıklar kazandırınız. Sürekli TV izlemek çocuğunuzun başarısını olumsuz yönde etkiler. Ancak bunu zor kullanarak değil ikna ederek gerçekleştiriniz.
23. Çocuğunuzun okuluna ve eve zamanında gelişini sağlayınız, varsa geç kalma alışkanlığını önleyiniz.
24. Evde çocuğunuza rahat bir çalışma ortamı hazırlayınız. Çocuklarınızın zararlı alışkanlıklar edinmesine engel olunuz. Onları zararlı alışkanlıklara karşı duyarlı hale getiriniz.
25. Çocuklar önünde yapılan tartışmalar, kavgalar onları mutsuz, güvensiz ve endişeli olmalarına neden olur. Sorunlarınızın yanında konuşmayınız, münakaşa etmeyiniz.
26. Çocuğunuzun çeşitli sorunları için sınıf öğretmenine baş vurunuz.
27. Çocuğunuzun evde ders çalışmasını kontrol ediniz. Ancak sürekli şekilde “dersine çalış” ikazı olumsuz etki yapmaktadır. Ona güvendiğinizi belli ederek uyarınız.
28. Çocuğunuzun okula devam durumunu yakından izleyiniz.
29. Çocuğunuzun yanında ona uygulanan eğitimin tartışmasını yapmayınız. Okul ve öğretmenler ile ilgili görüşlerinizi çocuğun yanında açığa vurmayınız. Çocuğunuzun çalışma programı yapmasına, uygulamasına yardımcı olunuz. Planlı çalışma üzerinde durunuz.
30. Çocuklarınıza karşı sabırlı, soğuk kanlı ve anlayışlı olunuz. Doğal olarak onlar hata yapacaklardır. Kusurları ve kötü hareketleri olacaktır. Çocuklar düşündüğünüz, istediğiniz gibi tavır ve davranışlar göstermiş olsalardı ailede ve okulda eğitim denilen şeye gerek kalmazdı.