KAYAKOY

1. Yeri

Ödemis'in batisinda, Bozdaglar silsilesi eteklerinde, üç tarafi daglarla çevreli sirin bir beldedir. Kuzeyinde Yusufdere ve onun Tekbicaklar mahallesi, dogusunda Alabas mahallesi, güneyinde Doyranli, Ilkkursun, batisinda Derebasi köyleriyle komsudur. Kuzeydogu yönünde de Sekiköy bulunmaktadir. Kayaköy Ödemis'e 18km. Ödemis - Izmir kara ve demiryollarma ise 6km uzaklikta yer almaktadir.

1.1. Iklimi

Yazlari sicak ve kurak, kislar ilik ve yagisli yani tipik bir Akdeniz iklimi görülür. Etrafinin yüksek tepelerle çevrili olmasi da kislarin soguk geçmesini engellemektedir. Kis mevsiminde 3-10°C, yazin ise 28-35°C arasi sicaklik görülmektedir.

1.2. Bitki Örtüsü

Kayaköy'e ve çevresine çiplak bir gözle bakarak olursak, ilk göze çarpan bodur dikenli çalilar ile zeytin agaçlaridir. Bunlarin yaninda kavak, çinar, mese, sögüt ve birçok çesitli meyve agaçlari bulunmaktadir. Kisaca Akdeniz bitki örtüsü MAKI Kayaköy'ün de tipik bitki örtüsü durumundadir.

1.3. Tarim

Kayaköy'de hem sulu, hem de kuru tarim yapilmaktadir. Özellikle son yillarda sulu tarim daha da artmistir. Fakat iyice derinlesen yeralti sulari konusunda çesitli sikintilar yasanmaktadir. 50-60m'den fazla bir derinlige çakilan dalgiç pompalarla sulu tarim yapilabilmektedir. Kayaköy'ün çikisindan itibaren, Alabas ve Malas gibi mevkilerinde sulu tarima dayali ziraat ürünleri yetistirilmektedir. Bunlarin basinda: patates, karpuz, salçalik kirmizi biber, pamuk, salatalik gibi ürünler geliyor. Cok eskilerden en önemli gelir kaynagi olan tütün eski özelligini her geçen yil biraz daha yitirmektedir.

Tarimla ugrasanlarin birçogunun kendine ait arazileri vardir. Olmayanlarda kiralama yoluna giderler. Suyun ulasmadigi yerlerde genellikle bugdaygiller yetistirilir. Kendilerine ait arazileri bulunan ailelerin, bu arazilerinde artezyerleri ve traktörleri bulunmaktadir. 1925'ten sonra baslayan tütün ekimi, bir de devletin kota uygulamasiyla 1990'dan sonra her geçen yil azalmaya devam etmektedir. 1965'ten sonra baslayan pamuk ekimi ise hem çok masrafli, hem de çok su ihtiyaci oldugundan onun da eskisi kadar ekildigi söylenemez.

Çok önceleri yaygin olan kendir ekimi, artik hiç yapilmiyor. 1960'tan sonra at, öküz ve karasaban terkedilerek, tarimda makinelesmeye geçilmeye baslanmistir. Artik günümüzde modern tarim araçlari kullanilmaktadir. Kendi arazileri olmayan aileler ise yevmiye usulü, Küçük Menderes Ovasindaki çiftliklere çalismaya gitmektedir. Bu durum 1950'lerden sonra baslamistir. Oldukca verimli olan Kayaköy'ün arazilerinde yilda iki ürün alinabilmektedir. Bir de son yillarda hayvan yemi olarak kullanilmak için misir ekimi de yayginlasmaya baslamistir. Meyvecilik tam olarak yaygin degildir. Herkes kendi yiyecegi olarak birkaç meyve agaci dikmektedir. Incir, üzüm bahçeleri de epeyce vardir. Yakin tepelerinde ise bol miktarda ve degisik yaslarda zeytin bulunmaktadir.

1.4. Hayvancilik

Kayaköy'de hayvancilik çok eskilerden bu yana süregelmektedir. Zaten yörük asireti olmasi nedeniyle günümüze kadar hayvanlarla hep iç içe olunmustur. Tam olarak modern sartlarda yapilmasi da, her geçen gün daha iyiye gittigi de bir gerçektir. Halen Kayaköy halkinin %70'inde sigir mevcutdur. Yetistirilen inekler çogunlukla süt için beslenmekte olup, sütün büyük bir bölümü gelen süt sirketlerine litre hesabi satiliyor. Nadiren eve kalan süt ile de peynir ve yogurt yapilmaktadir. Küçükbas hayvancilik da yaygindir. Evlerin bir çogunda keçi, koyun beslenir. Bunu sürü halinde yapan 7-8 aile bulunmaktadir. Evlerin yine bir çogunda kümes hayvanciligi geleneksel bir halde sürmektedir. Aricilik ise tam olarak bilinçli bir sekilde gelismemistir. Bununla ugrasan 3-5 hane vardir. Ayrica at ve esek gibi hayvan besleyenler de bunlarin gücünden yararlanmaktadir. Evlerde kedi, köpek, güvercin, muhabbet kusu, kanarya gibi hayvan besleyenler de vardir. Hayvanciligin istenilen seviyeye gelmeme nedeni, tarim alanlarinin genisligidir. Fakat özellikle son yillarda tarimdan istenilen gelirim elde edilememesi, halki hayvanciliga yöneltmektedir. Misir ekim alanlarinin artmasi bunun en belirgin kanitidir. Silaj haline getirilen misir "tursu" adi altinda hayvanlara verilmektedir.

2. Tarihi

Kayaköy, Türkler'in Anadolu'ya gelisi ve ardindan Türkmen asiretlerinin göçleri sonucunda kültürel ve toplumsal yönlerden büyük bir degisiklige ugramistir. Buradaki yerli halk ile Orta Asya'dan gelen Türkler zamanla birbirlerini etkilemislerdir. Bunun sonucunda da dil-kültür birligi olusmustur. Kayaköy'ün çevresinde bulunan kalintilar oldukça dayanir. Bunlar Lidya, Roma, Hellenistik ve Bizans dönemlerini kapsamaktadir. 1308'den sonra Aydinogullari egemenligine geçer. 1800 yillarina gelinceye kadar merkezde önemli bir yapi görülmez. Osmanlilar döneminde Ali Pasa timarinin içinde yer almistir. Bugün Kayaköy'ün yazligi ve mahallesi durumundaki ALABAS denilen yer, adini bu timar sahibinden almistir. Kayaköy'ün göçebe türkmenlerce kurulusu 1810-1830 yillari arasinda olmustur. Osmanli Imperatorlugun'da padisah II. Mahmut döneminde rastlayan bu yillarda Orta Anadolu ve Toros Daglarin'dan üç yörük asireti buraya yerlesir. "ZEAMET YÖRÜGÜ" adi verilen AKKASLILAR, APLAKLILAR ve HACI HASANLILAR önceleri kislak olarak kullandiklari Kayaköy'e sirayla yerlesirler. Yazlari kullandiklari Kütahya yöresindeki AKKAS YAYLASI'na göç etmekten ilk vazgeçen: Haci Akkas Ismail olur. Rivayete göre hayvan sürüsü az olan Haci Akkas Ismail yoksul oldugu için yaylaya gitmemis. Köy ve çevresinin birçogunu yerli Rumlar'dan satin alir. Dolayisiyla ilk yerlesim girisimi böylece olusur. Bir çesit misir olan kum darisi ekerek Ödemis'e satmaya gidermis. Bu üç kabileden önce kaymakcilik yapan ve ayni zamanda demirci de olan Ahmet Kavas ile Sarialioglu adli iki ailenin yerlesim konusunda etkin oldugu söylenemez. Göçebeligin gittikce zorlasmasi, hayvanlarin susuz kalmasi, 1850'ler de mülkiyet edinme hakkinin dogmasi, eskiyalik olaylarinin artmasi, hayvanciligin yetersiz kalmasi burasinin yerlesim yeri olarak seçilmesinin önemli nedenlerindendir.

Buraya ilk yerlesenler hayvanciligi sürdürürlerken, ovanin tarimin'dan da yararlanmislardir. Üç kabile arasinda köy beyligi çesme ve cami yapimi gibi konularda yaris içinde olduklari biliniyor. Hatta Kayaköy'ün tam merkezinde bulunan çesmeye Aplak Çesmesi denilmektedir. Iki oluklu diye bilinen çesmeyi de Haci Akkas yaptirmistir. Haci Akkasoglu Ali Bey, beylik sirasi gelen Haci Hasanoglu Mehmet'ten beyligi haksiz olarak alinca, bu iki kabile arasinda rekabet baslar. Bu duruma kizan Haci Hasanlilarin bir kismi Kula-Alasehir yöresine göç ederler. Zaman içinde küçüklü-büyüklü çekisme ve anlasmazliklar daha sonraki dönemlerde de süregelmistir. Akkaslilar daha çok ovada mülk edinirlerken, Aplaklilar dag taraflarinda mal sahibi olmuslardir. Kiz alip-vermeklerde bile büyük sorunlar çikmistir.

Daha sonraki dönemlerde baska göçebe yörüklerin köye yerlestikleri görülür. 1900'lerde ilk yerlesenlerin torunlari gençliklerini yasarlarken, nüfus 200 civarindadir. Hala da kabile yasamlarini sürdürmektedirler. II. Mesrutiyet ile birlikte muhtarlik kurulmustur. Kayaköy'ün ilk muhtari Hasan Çavus'tur. Daha sonra da Kir Ibrahim uzun süre muhtarlik yapmistir. O dönemde seçim diye bir olay sözkonusu olmadigi için, köyün ileri gelenlerinin ön-ayak olmasiyla dürüst, güvenilir ve becerikli kisiler bu görevi yaparlarmis. II. Abdülhamit döneminde tüm Osmanli'da oldugu gibi Kayaköy'de de asayis ve güven ortami yoktur. Türeyen eskiyalar halki haraca baglar. "Kirseri" denilen devlet kuvvetleri de, eskiya takibi bahanesiyle köylüye büyük sikintilar çektirmislerdir. Bu dönemde iki ünlü eskiya Çakircali Mehmet Efe ile bas kizani Haci Mustafa, Kayaköy'den evlenirler. Köyü öteki eskiya ve kirserilerden kendilerince korumaya çalisirlar. (Ileride ayrintili olarak anlatilacaktir.)

Kayaköy, Kurtulus Savasi sirasinda da yine aci ve sikintilar içindedir. Yunan öncü kuvvetleri, Köyün batisindaki Kocatas mevkiinden köyü, mitralyöz atesine tutarlar. Yunanlilarin isgal sirasindaki Kayaköy'de yaptiklari ilk eylemleri budur. O dönemdeki köyün yetiskin erkeklerinin büyük bir kismi savaslarda öldüklerinden Yunanlilara karsi ayrica bir direnis olmamistir. Denizli'den gelen misafir bir gençle birkaç köylü Zeytintepe sirtlarinda Yunanlilarla çatismaya girerler. Bu çatisma sirasinda genç misafir sehit düser. Tarih 1 Haziran 1919'u gösterdiginde bir pazar günü Kayaköy fiilen isgal edilir. Kadinlar ve çocuklar komsu Sekiköy'ün arkasinda bulunan Kirse Tepe'sine dogru kaçarak köyü bosaltirlar. Bir süre sonra da geri dönerler. Yunan kuvvetleri köye bir jandarma karakolu kurarlar. Sik sik köylüyü bugünkü büyük caminin oldugu yerdeki mecide toplayarak, sorguya çekerler. O dönemin köylüsü gündüz Yunanlilardan, gece ise çetelerden oldukca çekmistir. Dönemin muhtari Mestan Aga, Kayaköy için büyük fedakarliklar yapmistir. Cumhuriyet döneminde de sorunlar bitmemistir. Cahillik, yokluk, hatir ve adam kayirma ile çesitli hastaliklar köylünün birlik-bütünlügünü sarsmistir. Bu dönemde köye disaridan göçler sonucu (Rumeli'den Emin Dayigil ve Hasimgil) nüfus artmistir. II. Dünya Savasi sonrasi bütün Türkiye'de gözlenen bolluk ve refah artisi, köye de yansimistir. Kredilerin yükselmesi, sose yolu vergisinin kaldirilmasi, yeri yol yapimi köylüyü biraz olsun raharlatmistir.

I. Dünya Savasi'nda birçok Kayaköylü genç ölmüstür. Savasta kalanlarin listesi bugünkü belediye binasi önüne asilmis ve 50-60 kisinin bir daha dönmeyecegi anlasilmistir. Bunlarin birçogu Çanakkale ve Yemen'de kalmistir. O zamanki toplam köy nüfusu 300 civarindadir. Arastirmasi ve projesi Ayhan DAYAN tarafindan yapilan, Sehitler Aniti, görkemli bir törenle 1998 yilinin 18 Mart günü Ödemis Kaymakami Ünal Erdogan tarafindan açildi. Maliyetini Musa Yenilmez baskanligindaki Kayaköy Belediyesi karsiladi.

2.1. Belediye Olusu

Uzun yillar muhtarlik olarak bilinen Kayaköy, on yil önce 3 Haziran 1990 tarihinde yapilan yerel ara seçimlerinde belediye oldu. Ilk belediye baskani ANAP'tan Emin PEKER oldu. Daha sonraki dönemde DYP'den Musa YENILMEZ olurken, son dönemde de MHP'den Ahmet USLU belediye baskanligina hak kazandilar. Her gelen belediye baskani elinden geldigince beldesine yararli hizmetlerde bulunmaya çalismistir. Fakat en iyi hizmet ikinci dönemde belediye baskanligi yapan Musa YENILMEZ zamaninda olmustur. Beldenin genelinde birçok hizmet bu dönemde daha çok yapildi. Yeni belediye olmasi nedeniyle Kayaköy'ün sorunlari oldukca fazladir. Fakat belediye gelirlerinin azligi bu sorunlari asmada engel olusturmaktadir. Ayrica Cumhuriyet ve Hürriyet olmak üzere iki mahalleden ibaret olan Kayaköy, belde olusundan bu yana ayni muhtarlarca yönetilmektedir.

2.2. Kamu Kurum ve Kurluslari

Kayaköy'deki çesitli kamu kurum ve kuruluslari sunlardir:

  1. Kayaköy Belediyesi
  2. Kayaköy Ilkögretim Okulu
  3. Kayaköy Saglik Ocagi
  4. Tarim-Kredi Kooperatifi
  5. Kur'an Kursu
  6. Çiftçi Mallari Koruma Baskanligi
  7. PTT Subesi (2000 yili basinda kapatildi)

BELEDIYE BASKANLARI

Emin PEKER (1944) Musa YENILMEZ (1955) Ahmet USLU (1955)
1990-1994 1994-1999 1999-....

MAHALLE MUHTARLARI

Ali AKKASLI (1947) Ibrahim DÜNDAR (1939)
1993-.... 1991-....

3. Ulasim

Kayaköy Ödemis'e 18 km uzakliktadir. Bu yolun 12 km'si Ödemis - Izmir karayoluna aittir. Bundan sonra 6 km daha vardir. Ayrica Ödemis - Izmir karayolunun kuzey yönünde bulunan bir diger yol da ulasimda kullanilmaktadir. Ödemis - Kayaköy arasindaki uzaklik bu yoldan daha yakindir. Ayrica Kayaköy komsu köylere de asfalt ile baglidir. Trenyolu da Kayaköy'e 6 km mesafededir. Nadiren de olsa trenyolundan da yararlanilmaktadir. 1970'li yillardan sonra araçlarla tasimacilik yapilmasi ve bunun artmasi halkin ulasimini rahata kavusturmustur. Ödemis - Izmir karayolunun 12 km sinden sonra geriye kalan 6 km'lik bölüm 1979 yilinda asfaltlanmistir. Bu da Kayaköy için önemli bir adim olmustur. Belediyeye ait iki, sahislara ait bes-alti civarindaki tasima araçlari önemli bir yer tutar. Bunlar günün belirli saatlerinde Ödemis'e gidip-gelmektedir. Ayrica sahislara ait çok sayida otomobil de bulunmaktadir. Pazar günleri Izmir'e de seferler düzenlenmektedir. Kisaca ulasim Kayaköy için artik eskisi gibi büyük sorun olmaktan çikmistir.