Ay / Moon / İNTERNETDENİZİNE HOŞGELDİNİZ / WELCOME TO INTERNETDENIZI


|Anasayfa | YouTube | Gmail | Hotmail | Yahoo | Mynet | E-Kolay | TC Kimlik | Vergi No | SSK |
|
Gazeteler | Seriilanlar | Forumlar | Download | İK | Ciddi-Komik | Oyun | İnşaat | ÖdevDepo |
|
Kişisel Gelişim || Bilgisayar&Teknoloji | Video | Resim | Linkler | Tv-Radio |Tatil-Gezi |
ikinciel |
Google | Googlepages |GoogleAdsense | Google Earth | Google Maps | AutoCAD | Yazarkafe

| sahibinden | gittigidiyor | hemalhemsat |nevaria | arakibulaki | intoko |

Designed by izmirsat | Copyright © 2007 internetdenizi | Tüm Hakları saklıdır.| internetdenizi@gmail.com

Ulusal Gazeteler

  • Avea (Eski Aycell ve Aria)
    Turkcell
    Vodafone (Eski Telsim)
  • Valilikler

  • Ay'a seyahat yalan mı?  
      Amerikalı astronot Neil Armstrong'un 37 yıl önce aya ayak bastığını gösteren orijinal görüntülerin, NASA'nın Maryland'deki üssünde kaybolduğu ortaya çıktı. 
    ABD, 13 Ağustos 2006 00:52  


      Neil Armstrong 37 yıl önce aya ayak bastığında, "kendisi için küçük, insanlık için de büyük bir adım" atmıştı. 20 Temmuz 1969'daki bu tarihi an yıllar sonra komplo teorisyenlerinin en önemli konusu haline geldi. Bu komplo teorisyenlerine göre, Amerika, 1957 yılında önce uzaya ilk uyduyu, ardından ilk insanı gönderen Rusya'ya karşı önemli bir başarı kazanması gerekiyordu. Bu nedenle, "aya ilk inen insanlar Amerikalılar oldu". Ancak bir senaryo gereği...
    Temsili aya iniş gorüntüleri, geniş bir alana kurulu San Benardino yakınlarındaki Norton Hava Üssü'nde gerçekleştirildi.
    Komplo teorisyenleri, buna kanıt olarak, dünyaya dağıtılan aya iniş görüntülerini gösteriyor.
    Görüntülerde astronotların gölgelerinin farklı büyüklükte olması, 70 kilo ağırlığındaki Neil Armstrong'un ayak izinin çok net olmasına karşın, tonlarca ağırlığındaki modülün altında iz bulunmaması, atmosfer dolayısıyla rüzgarın bulunmadığı ayda Amerikan bayraığının dalgalanması, gürüntülerdeki ışığın konumu komplo teorisyenlerinin en önemli kanıtları.
    Ayrıca, ay yüzeyindeki gündüz 260-280 Fahrenaytı bulan sıcaklıkta, dünyada kullanılan fotoğraf makinesi ya da kameranın "erimeden" kullanılabilmesi de çok olası görülmüyor.
    Bu söylenenlere bugüne kadar pek kulak asılmadı. Ancak Avustralyalı bir bilim adamı uzaya iniş görüntülerini incelemek için NASA'dan talep edince şok yanıt aldı; "Görüntüleri bulamıyoruz!" Yanlış okumadınız orjinal görüntüler Maryland'deki üste kaybolmuştu. NASA'nın bu yanıtı kompo teorisyenlerini hemen yeniden harekete geçirdi. Teorisyenler yüksek sesle, NASA'nın " bu en önemli sırrını" örtbas etmek için kasetleri ortadan kaldırdığını dile getirmeye başladı. Şimdi gözler ve kulaklar NASA'da... Orijinal görüntüler, manyetik bantlara kaydedildiği için bozulma riskleri çok yüksek ve bir an önce bulunup dijital disklere kaydedilmeleri gerekiyor. Yoksa, gelecek nesiller, insanlık için büyük adımları sadece bozuk televizyon görüntülerinden izleyebilecek.
     
    Gerçekten Aya Gidildi mi ? Yoksa Yalan mı ?

    * Hesaplamalara göre Ay yüzeyindeki gündüz sıcaklığı 260 ile 280 Fahrenayt arasında değişiklik gösteriyor. Bu derecedeki sıcaklıkta filmler erir ve insanlar muhtemelen rahatsız olur. Hatta muhtemelen ölür ! Peki ama astronotlar neden bu kadar rahat görünüyor ?

    * Ay ’ ın görünmeyen karanlık yüzündeki hava sıcaklığının eksi 41 dereceye kadar düştüğü biliniyor. Eksi 40 dereceden itibarense cisimlerin kırılganlık derecesinin arttığı biliniyor. Bu sıcaklıkta elektrikli cihazlar çalışmaz Araba akülerini çalıştırmak da zordur. Sıcaktan soğuğa geçerken yaşanan bu ani ısı değişikliği, cisimlerde esnemelere ve kırılmalara sebep olur. Peki ekipmanlar ve astronotlar nasıl bu kadar rahat çalışabiliyor ?

    * Niye 1/6 ’ lık bir yerçekimi oranında astronotlar yürüme ile zıplama arasında gidip gelen hareketler yapıyorlar ? Televizyon çekimlerinin birinde, astoronotun zıplamak için dizlerini büktüğü ama sonuçta bir kaç adımdan öteye gidemediği gözleniyor. Astonotlar, yerçekiminin 6 kat daha az olduğu bir ortamda, niçin normal bir insanın yeryüzünde zıplayabiliceği kadar bir mesafeye zıplayabiliyorlar ?

    * Bunun yanısıra, çekilen görüntülerde astronotların sert bir şekilde dizlerinin üstüne düştükleri birkaç sahne görüyoruz. Peki böylelikle kendilerini büyük bir riske atmış olmuyorlar mıydı ? Ya basınca dayanıklı elbiseleri yırtılsaydı ?

    * Bilindiği gibi yeryüzünden 250 ve 750 mil yükseklikteki mesafeler arasında kalan bölgeye Van Allen Kuşağı ismi veriliyor. Bu kuşak, güneşten gelen radyoaktivite yüklü ışınların dünyaya gelmesini engelliyor. Astronotların, Ay ’ a gidebilmesi için bu kuşak içinden geçmeleri gerekiyor. Bir insanın buradan geçebilmesi içinse, 4 metre kalınlığında bir kurşun tabakasıyla kaplanmış olması gerekiyor!

    Modül ’ ün Altında Niye İz Yok ?

    NASA ’ ya göre Ay modülü Ay ’ a indiğinde motorlarından 3000 Ibs ’ lik (yaklaşık 1,5 ton) basınç çıkıyordu. Bize anlatıldığı ve görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla, Ay yüzeyi tozlu ve yumuşak. Peki iniş esnasında, modülün altına denk gelen (yandaki resimde H ile işaretlenmiş) kısımda niçin herhangi bir yıpranma, dağılmış yumuşak doku ya da itmeden oluşan bir çukur görmüyoruz ? Aynı şekilde niçin Ay modülünün ayaklarında tozlanma göze çarpmıyor ? Yandaki resimde bir başka ilginç nokta da (G) ile işaretlenen yerde, bir ayak izinin bulunması. Peki, tam olarak modülün altına denk gelen bölgeye bu ayak izi nasıl geldi ? Astronotlar bilindiği kadarı ile modülün altına girmediğine göre, acaba set işçileri, daha önce senaryo çalışması yapan astronotlardan birinin ayak izlerini silmeyi mi unuttular ? Ya da modül eski yerinden kaldırılıp şu an bulunduğu yere mi taşındı ?

    Ay ’ da Atmosfer Yoksa, Nasıl Oluyor da ...?

    Yine yukarıdaki resimde astonotları Ay yüzeyine indiren Ay modülünü görüyoruz. B ile işretlenen yere baktığımızda gökyüzünde hiçbir yıldızın görünmediğini fark ediyoruz. Madem ki atmosfer yok, niye arka planda parlak yıldızlar gözümüze çarpmıyor ? NASA uzmanları bunu, basit fotoğrafçılık mantığı ile açıklıyor : "Eğer yakın plandaki nesneleri ( astronot, ay modülü gibi ) odaklarsanız, arka plandaki parlak nesneleri ( yıldızlar ) gibi aynı poz içinde yakalayamazsınız" (A) ile işaretlenen noktaya baktığınızda ise, ay modülünün karanlık tarafında kalan Amerikan bayrağını net olarak görüyorsunuz. Komploculara göre, bu fotoğraf Ay ’ da çekilmiş olamaz. Zira, eğer bir cisim Ay yüzeyinde gölgede kaıyorsa, onu görmek imkansızdır. Çünkü Ay yüzeyinde atmosfer yoktur. Atmosfer içindeki hava molekülleri ışığı süzerek yansıtırlar ve yeryüzünde gölgede kalan noktalar bu şekilde görülebilir. Ay ’ da atmosfer olmadığı için, gölgede kalan bir nesnenin kesinlikle görünmemesi gerekir. Peki, resimdeki bayrak nasıl görünüyor ?

    Bununla birlikte, Ay yüzeyine düşen güneş ışığı kırılmadan ve süzülmeden geldiği için kör edici bir etkiye sahip. Bundan dolayı astronotlar, güneş ışınlarından korunmak için % 95 altın alaşımlı başlıklar takıyorlar. Öyle ise güneşin vurduğu noktaların daha parlak, gölgelerin ise tamamen karanlık olması gerekmiyor mu ? Ama NASA fotoğraflarındaki gölge tonlarının, yeryüzünde çekilmiş fotoğraflardan hiçbir farkı yok...

     Uzay fotoğraflarında resmi enlemesine kesen küçük artı (+) işaretleri sizin de dikkatinizi çekmiştir. Söz konusu artıcıklar, kameranın bir parçasından kaynaklanmakta ve film ile kamera vizörünün (siperliğinin) arasında bulunmaktadırlar. Bu husus, komplo teorisyenlerinin de dikkatini çekmiş olsa gerek, buradan da ilginç noktalar yakalamışlar. Mesela yandaki resimde © ile gösterilen kısımda, nasıl oluyor da resmin yarısı artının önünde, yarısı arkasında olabiliyor ? Yoksa bu artıcıklar, sadece saydam bir plastik üzerine işaretleniyor ve resimlerin üzerine mi yerleştiriliyordu ? Belki de bu resimde, dikkatsiz teknisyenlerden biri, plastik bandın kaydığını farketmemişti!

     Dalgalanan Bayrak...

    Apollo 11 astronotlarından biri ilk etapta Ay yüzeyine Amerikan bayrağı dikiyor. Bayrak açık vaziyette.Yandaki resimde ise bayrağı dalgalanırken görüyoruz. Atmosfersiz bir ortamda bu değişiklikler nasıl olabiliyor ve de en önemlisi bayrağı hangi rüzgar dalgalandırıyor ?

     

    Güneş..??

    (E) ile işaretlenen bölgedeki gölgenin, eğer Ay ’ da atmosfer yoksa ve tek ışık kaynağı Güneş ise, daha karanlık olması gerekiyor. (F) ile işaretlenen arka plan görüntüsünde de, ufka doğru yaklaştıkça karanlığın çöktüğü görünüyor. Bu, atmosferik coğrafyadan dolayı, sadece yeryüzünde olabilecek bir görüntü. Normalde Ay ’ daki ufuk çizgisinin daha keskin ve parlak görünmesi gerekiyor. (D) ile işaretlenen bölgede ise, gökyüzünde bağımsız bir cisim göz çarpıyor. Farklı resimlerde de göze çarpan bu cisimle ilgili bugüne kadar doyurucu bir açıklama yapılabilmiş değil. Burada devreye, UFO ’ cular giriyor. Onlarsa, Ay ’ a gerçekten gidildiğini ve resimde görünen garip cismin bir uçan daire olduğunu iddia ediyorlar.

    Son Kanıt

    Bir Bilim Adamının Bu Teorileri Çürütmek İçin Ay’a İlk Ayak Basıldığının En Büyük İspatı Olan Video Görüntülerini Tekrar İncelemek Ve ABD nin Aya Gitmedi Yalanını Çürütmek İçin Nasa’ya Yaptığı Başvuruya Aldığı Cevap...

    GÖRÜNTÜLERİ BULAMIYORUZ

    Ay’a gönderilen APOLLO uzay mekiğinden önce yüzlerce kez denemeler yapılmış ve bu denemeler hep başarız olmuş, yüzlerce astronot hayatını yitirmiş. Apollo dan iniş için düşünülen (adını bilmiyorum) yukarıdaki resimdeki modül gönderilmeden önce Ay’a çok yakın iken çekilmiş gerçek resimler mevcut. Fakat bu resimlerden başka hiçbir resim ve belge Ay üzerinde çekilememiştir.
    Hatta modülün mekikden çıktıktan sonra ne olduğunu dahi bilen yok...

    Yapılan incelemeler sonunda ;

    Bu resimlerin Apollo gönderilemeden önce yer yüzünde Ay daki hareketleri tam olarak sağlaya bilmek için yapılan simülatör olduğu ortaya çıkmıştır. Evet sonuçta oradaki resimler Dünya ’da çekilmiş , Ay’ın simulatörüdür. Havada kalma mevzusu ise ; içi su dolu büyük bir cam vanusda yerçekimine alışmak için yapılmış ve resmedilmiştir. Resmin Ay’da çekildiğini söyleseyenler camın yansımasını hesaba katmamışlardı.

    Sonuç olarak başarısızlığını Dünya’ya duyurmamak isteyen birisi, kendini ıspatlamak için elinden gelen her türlü gayreti sarf etmiştir.
    Ay’a basılan ayağın izi ortada yok

    Aya seyahatin orijinal görüntülerini incelemek isteyen bilim adamına NASA: "Görüntüleri bulamıyoruz!" dedi. "Zaten hepsi tezgahtı" diyen komplo teorisyenleri atağa geçti.

    Benim için küçük, insanlık için büyük bir adım..." Neil Armstrong’un 37 yıl önce dünya tarihine geçen bu sözünün artık hiçbir kanıtı yok. O anın orijinal görüntülerinin, NASA’nın Maryland’deki üssünde kaybolduğu ortaya çıktı. Avustralyalı bir bilim adamı tarafından ortaya çıkarılan olay, "ABD Ay’a gitmedi. Görüntüler stüdyoda tezgahlandı" tezini savunan binlerce komplo teorisyenini de sevindirdi. Teorisyenler, NASAnın sırrını örtbas etmek için kasetleri ortadan kaldırdığına inanıyorlar.

    Tarihi önemi çok büyük
    Ay’dan gelen görüntülerin tarihiyle ilgili bir araştırma yapan Avustralyalı bilim adamı John Sarkassian, NASA’ya başvurarak kasetleri izlemek istediğini söyledi. Ancak tüm aramalara rağmen kasetler bulunamadı. Hiç kimse kasetlerin yerini bilmiyordu. Bu olay bilim dünyasını ayağa kaldırdı. Bilim adamları şimdi büyük bir engelle karşı karşıya olduklarına inanıyorlar. Orijinal görüntüler, manyetik bantlara kaydedildiği için bozulma riskleri çok yüksek ve bir an önce bulunup dijital disklere kaydedilmeleri gerekiyor. Yoksa, gelecek nesiller, insanlık için büyük adımları sadece bozuk televizyon görüntülerinden izleyebilecek.

    Detaylar görülemiyor
    20 Temmuz 1969’da gerçekleşen seyahat, NASA’nın zamanın son teknolojisiyle üretilen kameraları tarafından canlı olarak yine NASA’nın Kaliforniya ve Avustralya’daki televizyon istasyonlarına gönderildi. O zamanlar bu görüntüleri işleyecek teknolojisi olmayan televizyon kanalları ise orijinal görüntülerin yansıtıldığı perdelerden çekim yaptılar. Bu nedenle detaylar, orijinallerindeki kadar net olarak görülemiyordu. Manyetik bantlı video kasetlere kaydedilen orijinal görüntüler ise 1970 yılında ABD Ulusal Arşivleri’ne kaldırıldı. Ancak görüntüler, 1984’de hiçbir neden belirtilmeden Maryland’deki Goddard Uzay Üssü’ne taşındı.

    Stüdyoya mı ayak basıldı?
    Komplo teorisyenlerine göre aya hiç gidilmedi, tüm görüntüler bir stüdyoda çekildi. ABD, SSCB ile bir uzay yarışına girişmiş, rakip uzaya insan göndererek öne geçmişti. NASA da buna karşılık, Ay’a gittik yalanını uydurdu. İşte komplo teorisyenlerinin iddiaları:

    70 kilo olan Neil Armstrong, yüzeyde derin izler bırakırken, 1 tonluk uzay aracı neden hiçbir iz bırakmıyor?

    Astronot gölgede kalmasına rağmen nasıl bu kadar net ve parlak görülüyor?

    Güneş gibi çok uzak bir ışık kaynağından bu kadar güçlü bir ışık gelip de taşların bu şekilde gölge yapmasına neden olamaz. Ama stüdyodaki spotlar yapabilir.

    Aldatıldıysak Niçin ?

    Komplo teorisyenlerine göre, insanoğlu hiçbir zaman Ay ’ a gitmedi ve bizler Amerikan hükümeti tarafından aldatıldık. Peki ama neden ? Doğrusu, bunun için öne sürülen sebepler, en az Ay ’ la ilgili olanlar kadar ilginç. Üç nokta üzerinde birleşiliyor : Para, dikkat dağıtmak ve uzay yarışını kazanmak. Komplo teorisyenlerine göre; Amerikan hükümeti, uzay çalışmaları için 30 milyar dolar harcamıştı. Olası bir başarısızlıkta vergi konusundaki hassas kamuoyu, bunun hesabını sandıkta soracaktı. Giden paraları taçlandırmak için böylesi parlak bir senaryo geliştirildi ve uygulandı. Gururlanan halk, artık parasının peşine düşmeyecekti.

    Bir başka iddiaya göre, senaryo kauoyunun dikkatini dağıtmak için geliştirildi. " Wag The Dog " isimli filmi seyredenler hatırlar; ABD Başkanı ’ nın 12 yaşındaki bir kız çoçuğu ile ilişkisi vardır ve seçimlerden bir hafta önce medya bunu öğrenir. Kamuoyunun dikkatini dağıtmak isteyen Başkan, Arnavutluk ’ a savaş ilan eder. İşte Ay uçuşları da aynı amaca hizmet ediyor. Buna göre, Amerikan halkının kötü giden Vietnam Savaşı ’ na yönelik itirazlarını dindirmek isteyen hükümet, sahte Ay uçuşlarını gündeme soktu. Dikkatle bakıldığında, Vietnam Savaşı ’ nın bitimiyle, Ay uçuşlarının bitirilmesi aynı döneme rastlamaktadır!

    Son mantıklı açıklama ise, iddia edilen tezgahın, Sovyetler Birliği ile o dönemde yapılan kıyasıya Uzay Yarışı ’ nın kazanılmasına yönelik olduğu. Sovyetler karşısında daha fazla rekabet edemeyeceğine kanaat getiren ve aynı zamanda daha fazla para harcamak da istemeyen Amerikan hükümeti, bir taşla iki kuş vurdu. Hem yarışa son noktayı koydu, hem de rakibi karşısında yıllar boyu sürecek olan psikolojik bir üstünlük ele geçirdi. Bu, " Tamam biz bu işten çekiliyoruz " demekten daha kolaydı üstelik...

  • İkinciel REYONU
  • İkinciel REYONU
  • Gazeteler
  • Seri İlanlar
  • Forumlar
  • Download
  • insan kaynakları
  • Ciddi - Komik Herşey
  • Oyun / Game
  • Türk Telekom Telefon Borç Sorgulama
  • ADSL Kota Sorgulama
  • inş._yapı_deprem
  • Ödev Deposu / Bilgi Bankası
  • Kişisel Gelişim
  • Bilgisayar-Teknoloji Dünyası
  • Tv - Radio Online
  • Video Galerisi
  • Resim Galerisi
  • Linkler

  • This website is worth

    What is your website worth?

    ACİL TELEFONLAR
    ÖNEMLİ TELEFONLAR
    İL VE ÜLKE KODLARI
    HASTANELER
    HAVA YOLLARI
    DENİZ YOLLARI
    DENİZ OTOBÜSÜ
    HAVA LİMANLARI
    TCDD
    İETT
    OTOGARLAR
    BANKALAR

  • Arabalar

  • Havayolları

    Air France Fransa
    Alitalia İtalya
    Atlas Jet Türkiye
    British Airways İngiltere
    easyJet İngiltere
    Fly Air Türkiye 
    Iberia İspanya
    İz Air Türkiye
    Japan Airlines Japonya
    KLM Hollanda
    Lufthansa Almanya
    Northwest Airlines Amerika Birleşik Devletleri
    Onur Air Türkiye
    Pegasus Air Lines Türkiye
    Ryan Air İrlanda
    Sun Express Türkiye
    Türk Hava Yolları Türkiye
    US Airways Amerika Birleşik Devletleri

    Havaalanları

    Adnan Menderes Havaalanı (ADB) İzmir - Türkiye
    Antalya Havaalanı (AYT) Antalya - Türkiye
    Arlanda Havaalanı (ARN) Stockholm - İsveç
    Atatürk Havaalanı (IST) İstanbul - Türkiye
    Atina Havaalanı (ATH) Atina - Yunanistan
    Barcelona Havaalanı (BCN) Barcelona - İspanya
    Brüksel Havaalanı (BRU) Brüksel - Belçika
    Budapeşte Havaalanı (BUD) Budapeşte - Macaristan
    Dalaman Havaalanı (DLM) Muğla - Türkiye
    Domodedovo Havaalanı(DME) Moskova - Rusya
    Dublin Havaalanı (DUB) Dublin - İrlanda
    Frankfurt Havaalanı (FRA) Frankfurt - Almanya
    Havaalanları Türkiye
    Heathrow Havaalanı (LHR) Londra - İngiltere
    Oslo Havaalanı (OSL) Oslo - Norveç
    Portela Havaalanı (LIS) Lizbon - Portekiz
    Roma Havaalanı (CIA) Roma - İtalya
    Sabiha Gökçen Havaalanı (SAW) İstanbul - Türkiye
    Schiphol Havaalanı (AMS) Amsterdam - Hollanda
    Zürih Havaalanı (ZRH) Zürih - İsviçre