SİİR
 

ŞİİR

GÜLÜMSE,

gülümse bütün masumiyetinle
tabiat kadar doğal
ve kuslara inat özgürce
gülümse...

gülümse beyazımsı,
bulutlar yagmura düsmesin
bahar gülüsünde saklı
gülümse çiçekler üsümesin

gülümse,
gülümsedikçe daha GÜZELSİN

Bir türkü söylenir çok uzaklarda
duyarım
avuçlarda ıslık çalan rüzgar
Gün doğumlarında güne şenlik
batımlarında geceye
gidişler de gelişler gibi kutlanır
Bilirim ya
anlatamam
Ara sıra saçlarıma dolanır yeli
çocuk ıslıklarının
neye uğradığımı şaşırırım
elim ayağım durmaz
Dünya kapanır ıslık olur an
ıslanırım kimse görmez
Bu yaşamda ölmezden önce
görsem
dokunabilsem
Dağların altında uyuyan gerçek
Okyanuslar dibinde dinlenen zaman
mekanın şaş'rıp da yolun bana düşmez m'acep?
Ah o şarkılar içinde danseden bir dilber var
Topuklarının dibinde yakılası
yüzbin ateşden daha kordur içi
Elbisesi kalkerken ve inerken
uçları savrulup gözüme konar
Ben ancak onun mavisini bilirim
gerisi düşümün içinden akar
O kızıl alevin beslendiği ocak
dumanı binbir motifle göksemaya çıkarken
bir saniye yolun kaybedip de
benden geçmez m'acep?
Rivayetin büyüsü, gizemi, alı, pulu
bu dünyanın kuytularında gizli
Avuçlarım dolusu toplasam da zümrütü
bir tazenin nefesi eder mi
bu evrende
sinem üste gezinen
etmez
Anlatamam ya
bilirim
Vakti gelmeden gözlerim yumulmasın dilerim
Bu ucunu bucağını sattığımın dünyasında
Al bakışlı;
alkış kuşlu, alça kanatlı böğürtlenler takılmış saçlarına
ellerinde kırmızısı
yüzümün ateşine eş
bedende süründüğü yerde izleri bırakır
parmak parmak
damarım üste adın çağırarak atar kalbim
bir tek tik takları kalır bana
gerisi gözlerimden dökülür
O yarin parmak uçlarında gezinen tozlar
tane tane olup da
bir tane
düşüme düşmez m'acep?
Bu dünya bir gün kapanıp da
Düşler çiçek çiçek açmaz m'acep?
Sorma yatar mıyım kalır mıyım diye dik
Bir kıvrım beden olurum
aklıma düşünce kıvılcımlar
İsini silkelediğim bir kitaptan ışıyan güneş
dile getirir denizin çokluğunu
O çokluk içindeki tuz konuşup da
yeryüzü susunca
sesi dağları aşar
ona tek bir kuş eşlik eder
İnce ince bulutlara yiterken yeryüzünün buğusu
O kanattan bir tüycük kopverip de
Bir gün ortası anlım üste konmaz m'acep?
Bu dünya günü gelir kapanır da
Düşler çiçek çiçek açmaz m'acep?
Serin bir patikaydı yürüdüğüm
izlerimi sürüdüğüm
Serindi karar veremiyordum
üşüyüp üşümediğime
Serindi bu yüzden bilmiyordum
Ne içimi açabildim
ne soyunabildim
Bahanem patikaydı
serindi erteledim.
12 Nisan 1997
Günil

O
vardı
oda
vardı
Odada
o
da
vardı
Odada
herkes
vardı
o da odaydı
bu da odaydı
O
odada
herkes
onu
arıyordu
O
da
arıyordu
odada
olmayanı
O
arıyordu
da
ondan
yoktu
oda
Onun
aradığı
yoktu
odada
ondan
arıyordu
o
Onun
aradığında
yoktu
odada
o
arıyordu
onun
yokluğunda
O
onu
ararken
vardı
aradığını
biliyordu
ondan
vardı
oda
vardı
o
da
vardı
o
da
var

Bir
gün
odada
ara
mayı
boşlay
ıve
rdi
o
da
aram
ayıverdi
O
yoktu
odada
O
odada
yoktu
O
yoktu
Oda
yoktu
O
da
yoktu
Oda
da
yoktu

Uçsuz bucaksız
deniz parçacıklarının içerisinde
kocaman bir deniz
denizler hep farklıdır
derken
gökyüzünün rengi yağmura yansır
bu hep bilinir zaten
ama kimin umrunda
bilinir yerle göğün bir olduğu
bütünleşir bütün yoğunluğuyla
delicesine yer ile gök
birden ikisi de farkına varırlar
kendi güzelliklerinin


seninicin_1024x768.jpg

ŞİİR

YANDIM

Özledim seni düştüm yollara
Açtım gönlümü rüzgarına
Bir hayaldi sanki bir macera
Yıkıldım kelimeler paramparça...

Yandım Yandım
Yandım yandım ahhhh ki ne yandım
Bana yeniden şarkılar söyleten kadın
Baka baka doyamadım hem kokladım da
Sarhoşluğu geçmedi hala
İçimde sevdan...

Hala hoş bir havan var
Ne güzel adın
Bir çizik attın gönlüme kanattın..

Yandım Yandım
Yandım yandım ahhhh ki ne yandım
Bana yeniden şarkılar söyleten kadın
Baka baka doyamadım hem kokladım da
Sarhoşluğu geçmedi hala
İçimde sevdan...

Seni görebildiğim yer rüyalar artık
Deli diyorlar bana
Ah bu ayrılık...

Mazhar Alanson

Bir Varsın, İki Yoksun...

Yağmur, akşam ve sen
Gez göz ve yürek
kuşandım hüzünleri
Nisanı çarptım eylüle
Martı böldüm şubata
Hep kova burcunda
ay bulutta...

Bir varsın, iki yoksun
ellerin var, sen yoksun
Sen yoksun, yeryüzü yok
Ekmek, su yok - Ben
Ben yoktum...

Yüzünü güneşe dönen hayat
Rengini güneşten alan çiçek
Kanıma karışan cinnet
AŞK
İlkim
Sonum...

Bir varsın, iki yoksun
Gözlerin var, sen yoksun
Düşlerim var senli
Gece var, sen yoksun
Uçurumlarında ıslık çalan rüzgar
Rüzgarında saklı mayın
Kaç adımlık uzaklık sevda
Yola çıkmak
Sana gelmek
Ya vazgeçmek kendimden
Senin için
Ya kendim için - senden
Kıyım yani
Sana
Ya da
Cana
Ölüm kar beyazı
Kara gözlüm
Korsan şiirler zulamda
Eşkıya türküler...

Eskitir, eskimez zaman
Unutmaz, unutulur insan
Ateşimdin yanan
Hırsızın bendim
Sevdim
Bahara aldanıp
Esmer gölgeli gülüşünde
Mavi hüzünler yarattım
Bir serüvendi
Seni düşünmek
Geceyi boyarken kedere
İmgede yüzün
Dolardı odama

Öteyi beriye getirdim
Uzağı yakına
Seni bana
Sormadan sana
Sevdim
Henüz yazılmamış
Bir şiirdin...

Cumali Çorbacı



dagarcik10072.jpg

ŞİİR

DELİ OLDUĞUMU BİLMESİNLER
Kuşlar söyledi;
Deli diyormuş herkes bana
Güya,
Saksıdaki çiçeklere senin adını vermişim
Güya,
Komşunun bebeğini sana benzetirde severmişim
Herkes bahse girmiş;
Adından başka laf bilmezmişim
Kuşlar söyledi;
Deli diyormuş herkes bana
Güya
Sabah akşam adına şiirler yazarmışım
Gerçeklere yer yokmuş
Hayaller kurar bozarmışım
Biraz kıtmış aklım
Bir dediğim diğerini tutmaz
Bir güler bir ağlarmışım
Kuşlar söyledi;
Deli diyormuş herkes bana
Bırak! Deli sansın herkes beni
Ama asla bilmesinler!
AYŞE ÖREL


rparlar@hotmail.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın