Medyada Gümüşkepçe
www.gumuskepce.com.ile.biz

 

-----

KAMPÜSTEN

 
Gümüşkepçe Açılış Şenliği

23 Ekim 2008 tarihinde "Gümüşkepçe Açılış Şenliği"nde sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyacağız.
Haberi Paylaş : Facebook Profiline EkleGoogle'da PaylaşYahoo' da PaylaşMSN Live'de PaylaşTechnorati'de PaylaşDigg'de PaylaşDel.icio.us'ta PaylaşFurl'de PaylaşSpurl'de PaylaşReddit'te PaylaşStumbleUpOn'da PaylaşArkadaşına Gönder

Program (12.00-16.00):
• Dekanımızın Açılış Konuşması ve şenliği başlatması
• Canlı müzik
• Makarna Yeme Yarışması
• Dj müzik
• Çeşitli ürünlerin ve yiyeceklerin satışı
• Yarışmalar
• Fotoğraf çekimleri


T.C. Selçuk Üniversitesi
Gümüşkepçe Topluluğu
505 905 49 75
544 663 95 02
gumuskepce@gmail.com
http://www.gumuskepce.com.ile.biz/

http://www.akampus.com/kampus_online/haber_detay.asp?news=1115

-----

 
Selçuk Üniversitesi 22 Ekim Çarşamba günü ''Hoş Geldin'' şenliği düzenlenecek.
16 Ekim 2008 / 16:00

SÜ Gümüşkepçe Topluluğu organizasyonuyla Mesleki Eğitim Fakültesi önünde saat 12.00'de başlayacak şenlikte canlı müzik, şarkı söyleme, dans ve yemek yeme yarışmaları yapılacak.

http://www.memleket.com.tr/news_detail.php?id=34026&uniq_id=1224768800

 -----

Mengen'de "Selçuk-Gümüşkepçe" Tanıtımı

 
Uluslararası davetlilerin buluştuğu, Mengen Aşçılar Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, 3. Kepçe Devir Teslim Töreni ve Mezunlar Günü'nde Selçuk Üniversitesi ve Gümüşkepçe Topluluğu tanıtımı yapılacak.

Aşçılığın merkezi, yuvası Bolu-Mengen'de Uluslararası davetlilerin buluştuğu, Mengen Aşçılar Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, 3. Kepçe Devir Teslim Töreni ve Mezunlar Günü'nde Selçuk Üniversitesi ve Gümüşkepçe Topluluğu tanıtımı amaçlı stand açılıp, etkileşim sağlanacak.

5000'den fazla davetlinin ve büyük sponsorların bulunduğu bu ortamda Gümüşkepçe Topluluğu'da bir parça olacak.

http://www.uniaktivite.net/aktiviteler/7414/mengende_selcuk_gumuskepce_tanitimi

-----

Mevlevilikte dervişliğe giden yolda ilk adım mutfaktan geçer
04 Mart 2008 Salı 11:00
Türk Mutfağı uzmanı Dr. Nevin Halıcı, Mevlevilikte mutfağın yerinin çok ayrı olduğunu ve dervişliğe giden yolda ilk adımın mutfaktan geçtiğini söyledi.

KONYA- Türk Mutfağı uzmanı Dr. Nevin Halıcı, Mevlevilikte mutfağın yerinin çok ayrı olduğunu ve dervişliğe giden yolda ilk adımın mutfaktan geçtiğini söyledi. < xml="true" ns="urn:schemas-microsoft-com:office:office" prefix="o" namespace="">

Türk Mutfağı uzmanı Dr. Nevin Halıcı, Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe ve Turizm İşletme Grupları`nın davetlisi olarak geldiği Konya`da bir seminer verdi. "Mevlevi Mutfağı" konulu seminerde Mevlevilerin mutfak ve yemek kültürü konularında bilgiler veren Dr. Nevin Halıcı, Mevlevilikte mutfağın çok ayrı bir yeri ve önemi olduğunu belirterek, "Mevlevilikte mutfak dervişliğe giden yolda ilk adımdır. Dergaha gelerek derviş olmak isteyen kişiler ilk olarak mutfakta çalıştırılırdı. Bir postun

üzerinde 3 gün mutfakta çalışanları izleyen kişi, daha sonra ayakçı olarak mutfak işlerine yardımcı olurdu. Bu hizmete dayanabilen ve dervişler tarafından beğenilenler bin 1 gün süren çileye yatabilirlerdi" dedi.

Konya Dergahı`nda en önemli şahıslardan birisinin baş aşçı olan Ateşbaz-ı Veli olduğunu da dile getiren Nevin Halıcı, "Her Mevlevi dergahının mutfağında Ateşbaz-ı Veli`nin isminin yazılı olduğu bir levha bulunurdu. Dünyada da bir aşçı adına yapılan ilk türbe ona aittir. Kendisinin de ermiş bir kişi olduğu söylenir" şeklinde konuştu.

Mevleviler için yemeğin çok kutsal bir şey olduğunu ifade eden Halıcı, "Yemek yenileceği zaman bütün dervişler çağırılır ve sofraya oturulurdu. Dervişler yemeğe ellerine aldıkları tuzla başlar ve yine aynı şekilde bitirirdi. Eğer bir derviş su isteyecekse ayakta duran görevliye başıyla işaret eder, görevli su dolduğu bardağı öperek dervişe verir, derviş de öperek aldığı suyu içerek tekrar görevliye verirdi. Bu sırada herkes kaşığını bırakır, dervişin su içmesini bitirmesini beklerdi. Bunu, su içen dervişten bir lokma bile fazla yemek yememek için yapardı. Bu, insanların birbirine gösterdiği saygının bir örneğiydi. Baş derviş, dervişlerin doyduğunu anlayınca kaşığını bırakırdı. O kaşığı bırakınca herkes bırakmak zorundaydı. Son olarak şükür duası edilir ve sofradan kalkılırdı" diye konuştu. 

http://www.turkiyeturizm.com/news_detail.php?id=9399

-----

 
Konya'da Mevlevi Mutfağı semineri
Türk Mutfağı uzmanı Dr. Nevin Halıcı, Mevlevilikte mutfağın yerinin çok ayrı olduğunu ve dervişliğe giden yolda ilk adımın mutfaktan geçtiğini söyledi.
21 Şubat 2008 / 09:03

Türk Mutfağı uzmanı Dr. Nevin Halıcı, Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe ve Turizm İşletme Grupları'nın davetlisi olarak geldiği Konya'da bir seminer verdi. "Mevlevi Mutfağı" konulu seminerde Mevlevilerin mutfak ve yemek kültürü konularında bilgiler veren Dr. Nevin Halıcı, Mevlevilikte mutfağın çok ayrı bir yeri ve önemi olduğunu belirterek, "Mevlevilikte mutfak dervişliğe giden yolda ilk adımdır. Dergaha gelerek derviş olmak isteyen kişiler ilk olarak mutfakta çalıştırılırdı. Bir postun

üzerinde 3 gün mutfakta çalışanları izleyen kişi, daha sonra ayakçı olarak mutfak işlerine yardımcı olurdu. Bu hizmete dayanabilen ve dervişler tarafından beğenilenler bin 1 gün süren çileye yatabilirlerdi" dedi.

 

Konya Dergahı'nda en önemli şahıslardan birisinin baş aşçı olan Ateşbaz-ı Veli olduğunu da dile getiren Nevin Halıcı, "Her Mevlevi dergahının mutfağında Ateşbaz-ı Veli'nin isminin yazılı olduğu bir levha bulunurdu. Dünyada da bir aşçı adına yapılan ilk türbe ona aittir. Kendisinin de ermiş bir kişi olduğu söylenir" şeklinde konuştu.

 

Mevleviler için yemeğin çok kutsal bir şey olduğunu ifade eden Halıcı, "Yemek yenileceği zaman bütün dervişler çağırılır ve sofraya oturulurdu. Dervişler yemeğe ellerine aldıkları tuzla başlar ve yine aynı şekilde bitirirdi. Eğer bir derviş su isteyecekse ayakta duran görevliye başıyla işaret eder, görevli su dolduğu bardağı öperek dervişe verir, derviş de öperek aldığı suyu içerek tekrar görevliye verirdi. Bu sırada herkes kaşığını bırakır, dervişin su içmesini bitirmesini beklerdi. Bunu, su içen dervişten bir lokma bile fazla yemek yememek için yapardı. Bu, insanların birbirine gösterdiği saygının bir örneğiydi. Baş derviş, dervişlerin doyduğunu anlayınca kaşığını bırakırdı. O kaşığı bırakınca herkes bırakmak zorundaydı. Son olarak şükür duası edilir ve sofradan kalkılırdı" diye konuştu.

İHA 

http://www.memleket.com.tr/news_detail.php?id=23152

------ 

 

 

http://www.konhaber.com/?syf=ktgr&ktgr=18&hbr=YFuZxT95WI

-----

‘Mevlevilikte, ilk basamak mutfaktı’
Dünyaca ünlü Türk Mutfağı uzmanı Dr. Nevin Halıcı, Mevlevilikte mutfağın yerinin çok ayrı olduğunu ve dervişliğe giden yolda ilk adımın mutfaktan geçtiğini söyledi.

KONYA-Dünyaca ünlü Türk Mutfağı uzmanı Dr. Nevin Halıcı, Selçuk Üniversitesi (SÜ) Gümüşkepçe ve Turizm İşletme Grupları'nın davetlisi olarak geldiği Konya'da bir seminer verdi. "Mevlevi Mutfağı" konulu seminerde Mevlevilerin mutfak ve yemek kültürü konularında bilgiler veren Dr. Nevin Halıcı, Mevlevilikte mutfağın çok ayrı bir yeri ve önemi olduğunu belirterek, "Mevlevilikte mutfak dervişliğe giden yolda ilk adımdır. Dergaha gelerek derviş olmak isteyen kişiler ilk olarak mutfakta çalıştırılırdı. Bir postun

üzerinde 3 gün mutfakta çalışanları izleyen kişi, daha sonra ayakçı olarak mutfak işlerine yardımcı olurdu. Bu hizmete dayanabilen ve dervişler tarafından beğenilenler bin 1 gün süren çileye yatabilirlerdi" dedi.

Konya Dergahı'nda en önemli şahıslardan birisinin baş aşçı olan Ateşbaz-ı Veli olduğunu da dile getiren Nevin Halıcı, "Her Mevlevi dergahının mutfağında Ateşbaz-ı Veli'nin isminin yazılı olduğu bir levha bulunurdu. Dünyada da bir aşçı adına yapılan ilk türbe ona aittir. Kendisinin de ermiş bir kişi olduğu söylenir" şeklinde konuştu.

Mevleviler için yemeğin çok kutsal bir şey olduğunu ifade eden Halıcı, "Yemek yenileceği zaman bütün dervişler çağırılır ve sofraya oturulurdu. Dervişler yemeğe ellerine aldıkları tuzla başlar ve yine aynı şekilde bitirirdi. Eğer bir derviş su isteyecekse ayakta duran görevliye başıyla işaret eder, görevli su dolduğu bardağı öperek dervişe verir, derviş de öperek aldığı suyu içerek tekrar görevliye verirdi. Bu sırada herkes kaşığını bırakır, dervişin su içmesini bitirmesini beklerdi. Bunu, su içen

dervişten bir lokma bile fazla yemek yememek için yapardı. Bu, insanların birbirine gösterdiği saygının bir örneğiydi. Baş derviş, dervişlerin doyduğunu anlayınca kaşığını bırakırdı. O kaşığı bırakınca herkes bırakmak zorundaydı. Son olarak şükür duası edilir ve sofradan kalkılırdı" diye konuştu.



Bu haber 4 kez görüntülendi.

21.02.2008 11:02

http://www.hakimiyet.com/detail.php?id=25535

-----

Mevlevi mutfağı


Konya Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe Topluluğu, bu yıl ayrıntılandırdığı "Mutfak Sohbetleri"ne dünyaca ünlü yemek ve mutfak kültürü araştırmacı-yazarı Dr. Nevin HALICI ile "Mevlevi Mutfağı" konusuyla başlıyor.



 

14.02.2008 19:42:42

HABER MERKEZİ - Mevleviler ne yer, ne içerdi; hamdım, piştim, yandım temelli bir anlayışın mutfak kültürü nasıl şekillenmişti; adetler, adablar nasıl sürdürülüyordu; yeme-içme kuralları ve sofra ritüelleri nelerdi ve ne kadar önemliydi?..

Bunlar gibi birçok nadir bilginin dil bulacağı ve herkese açık olan bu leziz sohbette zamanın merakla ve ilgiyle süreceğine şüphe yok…

Tarih: 20 Şubat 2008 (Çarşamba)
Saat: 14:00
Yer: Malazgirt Salonu(Süleyman Demirel Kültür Merkezi), Selçuk Üniversitesi, Alaaddin Keykubat Kampüsü Konya

İletişim:

T.C. Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe Topluluğu
gumuskepce@gmail.com
www.gumuskepce.com.ile.biz/

http://www.turizmforumu.net/haber/2008/subat/14780.htm

-----

Dr. Nevin HALICI ile Mevlevi Mutfa??
 
Konya Sel?uk ?niversitesi, G?m??kep?e Toplulu?u bu y?l detayland?rmalar?n? yapt???; ?Mutfak Sohbetleri?ne d?nyaca ?nl? yemek ve mutfak k?lt?r? ara?t?rmac?-yazar? Dr. Nevin HALICI ile ?Mevlevi Mutfa??? konusuyla ba?l?yor? Mevleviler ne yerler, ne i?erlerdi. Hamd?m, pi?dim, yand?m; temelli bir anlay???n mutfak k?lt?r? nas?l ?ekillenmi?ti. Adetler, adablar nas?l s?rd?r?l?yordu. Yeme-i?me kurallar? ve sofra rit?elleri nelerdi ve ne kadar ?nemliydi?
 

Bunlar gibi bir?ok nadir bilginin dil bulaca?? ve herkese a??k olan bu leziz sohbette; zaman?n merakla ve ilgiyle s?rece?ine ??phe yok?

Tarih: 20 ?ubat 2008 (?ar?amba)
Saat: 14:00
Yer: Malazgirt Salonu(S?leyman Demirel K?lt?r Merkezi),
Sel?uk ?niversitesi, Alaaddin Keykubat Kamp?s?, Konya

http://www.foodinlife.com/phoe2.php?i=1360

-----

Mevlevilerde hamdım, piştim, yandım anlayışının şekillenmesi
15 Şubat 2008 Cuma 12:00
Mevlevilerde hamdım, piştim, yandım anlayışının şekillenmesi Mevleviler ne yer, ne içerdi, mutfak kültürü nasıl gelişti?

KONYA-Konya Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe Topluluğu, bu yıl ayrıntılandırdığı "Mutfak Sohbetleri"ne yemek ve mutfak kültürü araştırmacı-yazarı Dr. Nevin Halıcı ile "Mevlevi Mutfağı" konusuyla başlıyor. < xml="true" ns="urn:schemas-microsoft-com:office:office" prefix="o" namespace="">

Mevleviler ne yer, ne içerdi; hamdım, piştim, yandım temelli bir anlayışın mutfak kültürü nasıl şekillenmişti; adetler, adablar nasıl sürdürülüyordu; yeme-içme kuralları ve sofra ritüelleri nelerdi ve ne kadar önemliydi?..

Bunlar gibi birçok nadir bilginin dil bulacağı ve herkese açık olan bu leziz sohbette zamanın merakla ve ilgiyle süreceğine şüphe yok…

Tarih: 20 Şubat 2008 (Çarşamba)

Saat: 14:00

Yer: Malazgirt Salonu(Süleyman Demirel Kültür Merkezi), Selçuk Üniversitesi, Alaaddin Keykubat Kampüsü Konya

 

İletişim:

T.C. Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe Topluluğu

gumuskepce@gmail.com

www.gumuskepce.com.ile.biz/

http://www.turkiyeturizm.com/news_detail.php?id=8990

-----

8 Ocak 2007 Yeni Meram/Kampus Gazetesi

-----

Çok yiyen fakat
eritemeyen topluluk…


SÜ Gümüşkepçe Topluluğu’nun ‘Beslenme ve Yaşam Kalitesi’ söyleşisine katılan Prof. Dr. Ayşe Baysal, günümüz dünyasında insanların yiyen fakat yediğini eritemeyen bir hale geldiğine işaret etti. İnsanların yediğini eritememesini çağın getirdiği yeniliklere bağlayan Baysal, özellikle araba ve asansör kullanımı nedeniyle insanların hareket edemez hale geldiğini, sonucunda da yediğini eritemediğinden dolayı kilo aldığını söyledi.

Obez topluma doğru

‘Beslenme ve Yaşam Kalitesi’ konferansında konuşan Prof. Dr. Ayşe Baysal, obez toplum tehlikesine dikkat çekti.

Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe Topluluğu’nun düzenlediği ‘Beslenme ve Yaşam Kalitesi’ konulu söyleşiye katılan Prof. Dr. Ayşe Baysal, günümüz dünyasında insanların yiyen fakat yediğini eritemeyen bir hale geldiğini açıkladı. Çağın getirdiği yenilikler nedeniyle insanların hareketsizleştiğini açıklayan Baysal, “Özellikle araba ve asansör kullanımının artması nedeniyle insanlar hareket edemez hale geldi. Eskiden arabalar olmadığı için insanlar yürür ve böylece yediklerini eritirdi. Fakat şimdi insanlar yedikleri yiyecekleri eritemiyorlar. Çünkü hareket etmiyorlar. İnsanlar artık hareketsizliğe mahkum edildi. İnsan Hareketsizlik nedeniyle gıdalar zaten eritilemezken birde tüketim artıyor. İnsanlara sunulan tüketim seçeneklerinin çeşitliliği nedeniyle tüketim de eskiye göre çok çok arttı. Bu durum bol bol gıda alan fakat aldığı gıdaları hareketsizlik nedeniyle eritilemiyor bu durum obeziteye neden oluyor” diye konuştu.
Baysal, vücutta eritilemeyen her türlü gıdanın insan sağlığına sürekli olarak zarar veren bir mikroorganizma haline geldiğine dikkat çekerek, “Vücutta fazla olan yağlar sağlığa zarar veren birer mikroorganizma haline gelerek insan sağlığını sürekli olarak tehdit ediyor. Bu yüzden fazla yeterli ve dengeli beslenmeyi artık yaşam biçimi haline getirmeliyiz” dedi.
İnsanların güneşten uzaklaşmasının da sağlığa olumsuz etkilerinin olduğunu belirten Baysal, güneşin insan vücudu için vazgeçilmez olan D vitaminine sahip olduğunu bu vitaminin balık yağı dışında başka hiçbir şeyde bulunmadığını kaydetti. Baysal, güneşten faydalanamayarak D vitamininden mahrum kalanların önemli hastalıklara yakalanabileceğini söyledi. D vitamini eksikliğinin başta şeker hastalığı olmak üzere birçok hastalığa neden olduğunun altını çizen Baysal, D vitamini eksikliğinin kansere ve vücuttaki zararlı kalsiyumun artmasına neden olabileceğini açıkladı.
Baysal, yeterli ve dengeli beslenme hakkında bilgiler vererek öğrencileri bilgilendirdi.

http://www.merhabagazetesi.com.tr/eski/arsiv/2006/12/19/g19.htm

-----