Gülşehir Yöresel Dil

Yöremize özgü kelimeler
 
MASİMİYON; beni iplemiyon,tınlamıyon.......
ELLAAM; anladıgım kadarıyla 
GOBEL; reşit yada olmaya yakın erkek cocugu
ÖTAAĞÜN; önceki gün
MEYİL VERMEK; gönül vermek anlamında kullanılmıstır
ZAHAR Kİ; tahminim kadarıyla
KUFUR KUFUR; püfür püfür
SIRACALI; verem, veba, sıtma, kuduz gibi cok hastalıgın genel adı
BILDIR; geçen sene
BEBAAM; bebeğim
ZO ZO GEZMEK; ne istedigini bilmeden avare avare gezmek
ECEBA; acaba
ÇAYIR GOZLUM; yesil gozlum
 
aba
anne
abari
hayret ifadesi, şaşma yada şaşıp kalmak
abidik gübüdük 
ne olduğu tam belli olmayan; ıvır zıvır işler
acep
acaba
acer
yeni
acışmak
yanmak
adam içi
topluluk
ağa
baba
ağpakla
kuru fasulye
ahizer etmek
bıktırmak
akınlamak
sevdalanmak
ala
pamuk ipliği ile dokunmuş kilim
alaca
az olgunlaşmış siyah üzüm
alamaç
hizli yanan alev
alaşa
çok konuşan, bir sözü hemen yayan
alayı
hepsi
âlengerli 
kolayca kırılıp dökülebilecek olan
ama
babanın kız kardeşi, hala
amet
ahmet
anadut
üç çatal ağaçtan yapılmış dirgen, ekin sapını taşımak için kullanılan bir alet
anşa
ayşe
apılamak
koşup zıplayarak gelmek
arınlamak
hedef almak
aşşık
gençlerin sokakta oynadığı zar yerine kullanılan kemik
asvap
giysi, elbise
adı batasıca
büyüklerin çocuklarına  kızdıkları zaman söyledikleri söz
avurt
yanak
ayakyolu
tuvalet
baale, bahale 
bak hele
badak
sakarlık yapan kişi
bannak
parmak
bastırak 
avlu kapylarının emniyet mandalı
bastırak 
kapının arkasına konulan değnek
bazar
pazar
bekmez
pekmez
bellemek 
öğrenmek 
bertelmek
sertleşmek
bibi
babanın kız kardeşi, hala
bıldır
geçen sene 
bilik
gözleme
bişirmek
yufka pişirmeye yarayan uzun değnek
biyaz
beyaz
boçça
küçük testi 
boduc
testinin küçüğü, toprak su kabı
bosdan
kavun, karpuz
boyak
bet, beniz
boydak
tek başina, yalnız başina
bükleç
viraj
büngüldemek 
kaynamak
bulamaç
pekmez ve un ile yapılan bir tatlı
çağla
ham, olmamış kayısı
çalı çırpı
küçük ağaç parçaları
çalkama
ayran
çalma
kibrit
çalpı
kkuru ağaçlarla kapalı alan
camadan
kolsuz yelek
çaput
bez parçası 
ciare: 
sigara
carı
hızlı, çabuk, suratlı
çarkıt
eski, eskimiş
çâsak
kırık dökük, bozuk
çatılmak
yoktan bela olmak
cavrak
konuşkan
çavuş üzümü
siyah üzüm
çebis: 
oğlaktan büyük olan keçi yavrusu,
çemkirmek 
karşilık vermek,
cenderme
jandarma
çerçi
seyyar satıcı 
ceran
geyik yavrusu
cere
turşu küpü
çetene
kenevir tohumu 
çetik
plastikten yapılmış ve yaz mevsiminde çocukların giydiği ayakkabı
cıbır
parası olmayan
cifit
güvenilmez, tutarsız,
çiğrimek
çiğsinmek, tiksinmek
cılga
patika yol
çılgısız
şımarık
çimmek
yıkanmak
cıncık
cam parçası
cingidaş
sert siyah taş
cingil
bakirdan yoğurt kabı
cingil
küçük üzüm salkımı,
cingil
bakir yoğurt kabı
cıngırdak
zil
cirindirik 
etin en üst kısmındaki köpüklü kısmı,
cişişlama
kaynama
çitlek
ayçiçeği
cıvgın
ağacın taze sürgünü
cıvınmak
ciddiyetten uzaklaşmak
çömçe
kepçe 
çonur
çalı dikeni 
çörten
damlardan suların akması için yapılan su akıtma borusu
çörten bacak
ince bacak
cücük
civciv
culluk 
hindi
daş
taş
davar
koyun sürüsü 
daylının dibi
elinin körü (öllüün körü)
değirmi
yuvarlak
delme
yelek
dene
tane
depik atmak
tekme atmak
deplek
darbuka
deşir
topla
deşirmek
dilenmek
desti
topraktan yapılma ağzı dar kulplu su kabı,
devrambel  
ayçiçeği
deze
teyze
dimi
şalvar
dımışgı 
düzgün, onat,
dinelmek
ayakta durmak
dınnak
tırnak
dırlanma
lüzumsuz konuşma, sus konuşma!
dişirici
dilenci
dişli
demir çatallı dirgen
ditmek
didelemek, tifsitmek
diydirmek
fışkırtmak
dizdiğinin dizdiği
akrabanın uzağına denir(dış kapının tokmağı)
dölek 
düz engebesiz arazi için kullanılan söz
dölek dur 
uslu dur, yaramazlık yapma
doluksama
ağlamaklı olmak
don
kilot
döşek
yatak
dü, düğür
ince bulgur
dünağan
dün
duluk
çene
dulun
saçın yüze doğru uzantısı
ediraf
cevre
eftiklenmek
sıkıntı basması, sıkıntılanmak
elcek
eldiven, tırpanın el ile tutulan yeri
elgördülük
göstermelik
ellaham
herhalde, sanirim
emi
tembih sözü
emmi
amca
enek
zerdali çiçeği
enik
köpek yavrusu
entere
entari
erinmek
üşenmek
ertişmek
bir işi çabucak yapmamak
essahtan
doğru, sahiden
esirekli
deli, ruh hastasi
eşşik
merdiven basamağı
firek
yeşil domates, domatesin kızarmamış hali
firengi
büyük anahtar
fistan
entari
fonguraf
gramofon
gabara
ayakkabıların altına eskimemesi için çakılan çivi
gada
dert, sıkıntı
garaltı
gölge, belli belirsiz 
garaşar
karacaşar kasabası 
gardak(li) 
pürüz(lü), genellikle halı yere serilip de düzgün olmadığında kullanılan bir tabir
gardaş
kardeş
garûuş
kerkeneze benzer bir kuş türü
gatık evi
mutfak yiyeceklerinin konulduğu kiler
gavurga
saç üzerinde kavrulmus buğday ve çetene
gayfelti
kahvaltı
gayısı
tatlı çekirdekli zerdali
gaynana
kaynana
gaynata
kayın baba
gayseri
kayseri
gede
cimri, kıyımsız
gedelenmek
çıkarı için ufak fırsatları bile kaçırmamak
gerikmek
şişmek, dolmak
get (lan)
bırak, boş ver!
kadına hitap sözü
gıdım 
az, biraz
gıllamak
saçmalamak
gırmızı
domates
gısga
kıska, sogan tohunu
göbel
babası belli olmayan çocuk, piç
göbelek
şapkalı mantar
göfer
güç, kuvvet
göğ  
açık mavi, gökyüzü
goğ pahla 
yeşil fasulye 
göğ suvan
yeşil soğan
göğde
vücut, govde
gök
olmamış, ham
gölermek
yerleşmek, kaygısız oturmak
gömbel
babası belli olmayan çocuk
gömük  
bataklık, pis çamur
gömüksü
bataklık kokusu
görgün
gür
goynek
gömlek
göynek 
fanila
gozel
güzel
gudük
kısa boylu
guduret
kudret
gücün
zorlukla
gülük
hindi
günaşi
güneşin ısıttığı duvar dibi
günülemek
kıskanmak
gürk
yumurta üzerinde yatan tavuğa verilen isim,
güvermek
yeşermek 
guşane
büyük tencere, saplı yayvan tencere
guvaa
güvey
guvencir, güvelcin
güvercin
guyrülü
akrep
habe, hebiye
heybe
habire 
urmadan, hep, sürekli
hacca
hatice
haft: 
kücük havuz
hala
teyze
haldir-huldur 
gelişigüzel giyinme- çok bol elbise,
hangirdama
yersiz gülme
harar
kıldan örme büyük çuval
havuş  
darmadağın olmak, parçalanmak
hayat:
evin avlusu
hedik
kaynamış buğday
helke
bakir kap, bakraç
helke
bakırdan yapılmış kulplu ve kapaklı özellikle yoğurt tutturmada kullanılan kap
hereni
büyük tencere
herif
erkek
heriflenmek
kabadayılaşmak
he
evet
hezaar
herhalde, belki
hezen
tavan örtmesi için kullanılan ağaçlar-tomruğun incesi,
hinaza
içten pazarlıklı
hinci
hemen şimdi 
hinci
şimdi
hömermek
dikleşmek, kafa tutmak, kavgaya hazırlanmak
honça
yuvarlak tahtadan yapılmış kısa boylu yemek masasi
hongumak
yakışıksız gülmek
honnuk
üstü kapalı su yolu
horanta
aile efradı,
horavlamak
yabancılamak
hoşalmak
hoşuna gidecek bir işten zevk almak
hotlamak
atlamak
hozan
işlenmemiş verimsiz toprak, ekilip dikilmeyen tarla
ibrih 
ibrikli topraktan yapılmış su kabı,
icık
biraz
idişmek
karşilıklı çekismek
iğranmak 
hafif hafif sallanarak yürümek
iğşalamak
sallamak
ilaan, ileğen
leğen
ilaarşı
ele karşı
ilahne 
lahana
ilâşi
ele gune karsi (ayip)
ilbiz
örümcek
ildırdamak
hafif hafif yanmak
ilenger 
yayvan bakır yemek kabı
ilımak
hoşa giden iş yada insan karşısında gevşemek
ilişmek
değmek, dokunmak
illik
sahur
inne
iğne
ipda
öncelikle,
irılmak
gitmek uzaklaşmak 
irişmiyesice 
büyümeden öl anlamında beddua
ışkın
ağacın tabanından fışkıran sürgün
işlik
mintan, atlet
issilmek
kaba bir şeyin oturulunca aşağı inmesi
itâ
üzerinde hamur çiğnenen, kilim yerine de kullanılabilen pamuklu dokuma
itaa
büyük sofra bezi
kakinc kakma
ofke, kizginlik
katık
ekmegin yaninda yenecek sey
kayış
kemer
kef 
köpük, tortu
kekeç
tat, kekeme
kekil
kakül
kelengi
kertenkele
kenger
sakız çıkarılan dikenli bir bitki
kepenek
kelebek
kepenek
eski dükkanlarda kapi kapamayı sağlayan tahta ya da saç kapaklar
kepir 
çorak toprak,
kercine
inadına
kertik
kertilmiş yer, gedik, çentik 
kertikli 
kenarları girintili çikintili bakır sahan, tabak
keşik  
sıra nöbet 
keşik 
sıra , nöbet
keten gömlek
bir cins beyaz üzüm
kınalı
renkli
kiri
eşek sıpasına verilen ad
kirmen
kirman yün eğirme aleti
kırmızı
domates
kısmık
cimri, kıyımsız
kofalgac
övüngen
köfdür
pekmez ve un karışımı kurutularak kışın özellikle yatsılık olarak yenen tatlı
koğşak
yumuşak
koğtür
köftür, üzüm şırasından ve undan yapılan tatlı yiyecek 
konak:
saçtaki kepek
kora
sürgü, tahta kilit
körsen
karanlık, izbe yer
kösengi
ateş karıştırılan demir 
kossü
köstebek,
kötelemek
atmak, fırlatmak
kötülemek
zayıflamak, incelip süzülmek
koygun
koyulaşmış
külle 
tandırın hava deliği
küllük
çöplük
külüstür 
eski
kümpür  
patates
küpecik 
çömlek ile küp arası büyüklükte küplere verilen ad
kürdü
içi dolgulu kalın üst giysisi
kürtük
kar yığını
küssük
avlu kapılarının emniyeti için kullanılan kalın ağaç dayatma
kulle
tandır havalandırma deliği
kullük
çöplük
kulük
iki ucuda sivri kazma
kumasınmak
istememek
kupecik
küp
kuşane  
sapli yayvan tencere
kussük
ucu yassılmış yuvarlak demir parçası
lee
oyle degil mi
lemi
öylemi
lodun
ucu çivili değnek
maççalı  
hastalıklı
madünos
maydanoz
mahana, mahane
bahane
malamat olmak
rezil olmak
mal gormek
ahırdaki hayvanların bakım ve temizliğini yapmak
maplak  
ateş küreği
marimse  
meğerse
maşalla
tarlada sebze ekili alanın bir bölümü
masimek  
önemsemek
maşrafa
bakırdan yapılan evlerde ve çesmelerde su içmek için kullanılan su kabı
mayalı
 saçta  pişirilen yuvarlak ekmek
melefe  
yorgan yüzü 
meres  
miras 
metâmelli
aksi, sakar
metel
Masal, öykü
metlemek
atlamak
mezer
mezar
mıh
çivi
mintan
gömlek
mis
kolonya
mitirdemek
seke seke yürümek
möhkem
sağlam
motur
traktör
mudarasi olmayan
kimseye eyvallah demeyen
müstağmel  
kullanışlı yeni olmayan 
müzümsüz
luzumsuz, anlamsız söz söyleyen
müzümsüz
ne konuştuğunu bilmez
muhannet
el, yabanci
nalin
takunya,
navrak
surat
navraksiz
suratsız,
nedek
ne edelim, ne yapalım
neşaal
ne şekil
nirde
nerede
niriye gidiyon
nereye gidiyorsun
nöoruyon 
ne yapıyorsun, hal hatır sormak için kullanılır
nördün
ne yaptın
nörüyon
ne yapıyorsun
nuzul inmek  
felç olmak 
ocutmak
tahriş etmek
öfele
ufala
öğünsümek
bir işi zamanında yapmaya çalışmak
öğürleşmek
birine alışmak
okla, ohlaa
oklava
okuntu  
davetiye
omurca
üzüm kütüğü
ondüç, öndüç
ödünç
örk  
kazık 
örülmek
üstünü başını yolacak biçimde dövüşmek
örüzgar
rüzgar,
ötağan: 
gecen gün
ote git
ieri git, geri cekil
öte mahle
öteki mahalle
öz
dere, cay
özemek 
çarpmak
padediz
patates
pahır
bakır
palazımak 
koşup gelmek
parpulamak 
azarlamak
parsımak
ezilmek
patez
patates
pece
pencere
pehli
but
pelver 
pekmez ile kaynatılarak yapılan ayva marmelatı, pöörente de denir
pendir, pindir
peynir
peşkir
havlu
pindir, pendir
peynir
pirşembe
perşembe
pisik
kedi, kedi yavrusu
pısırık  
çekingen 
pöç : 
kuyruk sokumu kemiği
pörsümüş 
gevşeyip sarkmış
porusmek
burusmak
pülüs
polis
pürçüklü
havuç
püs
kevenden elde edilen yapışkan madde, bir çeşit zamk 
puhâre
baca
sabı
herhangi bir şeyin sahibi
sadir
ses
sahan
küçük tabak
sağmen
düğün alayı
sahû
ceket
şak
parça
şaklamak
parçalamak, ikiye ayirmak
sako 
ceket
şaldir-şuldur
gelişigüzel
salım
nezle
sanırtmak  
boş boş beklemek 
şarlağan  
şelale 
sayrı 
hasta
şerpere
cıvık
şibik
köşe,
sidalanma
insanların özellikle de çocuklarin hastalandıklarında sürekli nazlanmaları hali
siftinmek
oyalanmak
siittirmek
koşturmak
şiklet 
surat
şikletsiz 
suratsız
similik  
sinsi
şimşir  
parlak
since  
yüz surat 
sincesiz
suratsiz
sındı
makas
sinecen
icten pazarlikli
sini
büyük tepsi, genellikle bakirdan olur ve uzerinde yemek yenir
sinsin
saklambaç
sıracalı  
hastalikli
sırçan
fare
şire
şıra
sırımak
yorgan, minder gibi kalın şeyleri dikmek
şirlez 
cıvık çamur
şişek
bir iki yaşında dişi koyun
sitil
fide
sıvışmak
gizlice gitmek
sofa
kayadan oyma oda
söğürme
pirzola
sohu
bulgur dövülen içi oyuk büyük taş
sövkenmek
yığılmak
soyha
kötü, ugursuz, kem; alçak, adi
söyretmek
alay etmek
sümdük
pisboğaz, yüzsüz
sümsük
beceriksiz
sumsalamak 
hirpalamak, yumrukla vurmak
tahtabı  
takunya
talaz
fırtına
tapiklamak
tpışlamak, çocugun arkasına hafif hafif vurarak uyutmaya çalismak, uyuklamak
tatavı  
eli ayağına karışan 
tavatır  
çok iyi güzel 
tehliz, teliz
kenevirden yapılmış çuval
tengellek 
yuvarlak 
tentene
dantel, oya
ters
hayvan gübresi
teşt
leğen
tingirdek
çabuk kızan
tirit
kızartılmış ekmeği et suyuyla haşlayarak yapılan yemek
tırman
tarlaları birbirinden ayıran sınır
tıskalı 
hastalıklı
tohdur
doktor
tokluca
kısa boyluca
toku
kısa boylu
tongallak
yuvarlak
tosbaa, tosgaba
kaplumbağa
tosuldak
kolay soluk alamayan
tuluk
içine pekmez, peynir, yağ konulan ya da yayık olarak kullanılan özel taş veya deri torba
tut
dut
tuturuk
aeş tutuşturucu, ot türünden yakacak
uçunmak
pişman olmak
üssûn
hüseyin
üzlük 
küçük çömlek
uğra
un
uğrun
gizli, saklı
uğrunmak
acidan kivranmak
urba
elbise, takım
urup
tahıl ölçme aracı
utlanmak 
utanmak
uylaşmak
bir işin üzerine çok düşmek
uylaşmak
uzerinde anlasmak
uyuntu 
gittiği yerden gelmeyen
vayra
balyoz
velesbit
bisiklet
virih
cıvık
virt-zirt (vih vih) 
lüzumsuz gereksiz konuşma
vıttırı-vızzık
ustunkoru
yadırgı
yabancı
yağlama
yağ şeker ve yumurta konularak yapılan özel pide,
yağlık  
mendil
yağnı, yağannı
sırt
yalamık
kaygan, tuz kristali, buzlu yer
yanaz 
aksi
yangılı
merhametli
yangılı
arayip soran, cana yakın
yarennik
şaka- latife
yaşlık 
küçük bebelerin salyalarının silinmesi için omuzlarına iğnelenen mendil
yatsilik
özellikle uzun kış gecelerinde yatsıdan sonra misafirlere ikram edilen kuru yiyeceklerin genel adı
yazıya gitmek
tarlada çalışmak
yel
ruzgar
yelmek  
koşmak 
yiğni 
hafif
yipelemek
aksayarak yürümek
yöna
yaramaz, yobaz, alçak
yüğrük
hızlı
yüksünmek 
isteksiz olmak
yuka
sığ, derin olmayan
yumak  
yıkamak 
yumuş
emir, istek
yunmak
yıkanmak, banyo yapmak, temizlenmek
zaar  
galiba
zabah
sabah
zabın
zayıf
zağar
küçük bir köpek
zahra
buğday
zârlamak
merkeplerin anırması için söylenen söz
zavar
hayvan yemi
zekaret
ağır hasta olma durumu
zemheri  
kara kış 
zerdeli, zelderi
zerdali, kayısı
zikke
zayvanları bağlamak için kullanılan demir parçası
zila
zeliha
zıllımak
oyunbozanlık etmek, mızıkçılık,
zınarmak
oyunu bozma
zinep
zeynep
zingir-zingir 
yerleri titreterek yürüme
zirt-virt
ikide bir
zöbel 
vurdumduymaz; ham yobaz
zongumak
dev adımla koşmak
zulha
zeliha

 

 

 Yöresel agizla söylenmis bir sarki
 

Gız nörüyon?

 
 
Her horoz kendi kullugunde oter
Kursak gavurgasini ister.
 
YERLEŞİM YERLERİNİN ESKİ İSİMLERİ

1-Avanos :Venassa -Nen assa (Asurlular dönemi )

Zum-Vinessa (Hititler dönemi )

Enes-Even,Uvenez ( Selçuklu ve Osmanlı dönemi)

2-Derinkuyu :Melengübü, Makaouba (Arapça)

3-Göreme : Matiene, Maçan (Helenler dönemi)

Avcılar (Selçuklu ve Osmanlı dönemi)

4-Kaymaklı :Enogobi (Bizans dönemi)

5-Kozaklı :Hamamorta (Osmanlı dönemi)

6-Gülşehir :Zarapasos (Bizans dönemi)

Arapsun (Selçuklu-Osmanlı dönemi)

7-Nevşehir :Nissa (Hititler dönemi)

Soandos (Bizans Dönemi)

Muşkara ( Osmanlı dönemi )

8- Ovaören :Göstesin (Osmanlı dönemi)

9-Özkonak :Genezin ( Selçuklu dönemi )

10-Ürgüp :Assiana-Osiana,Hagios prokopios (Helenler dönemi)

Başhisar (Selçuklular dönemi)

11-Kızılırmak :Haly (Antik dönem)

12-Avla Dağı : Tomisson (Antik dönem)

13-Mustafapaşa :Sinasos (Bizans ve Osmanlı dönemi)

14-Mazı Köyü : Mataza (Antik dönem )
 
 
Dil-Anlatım
 
(Ana Kaynak: Kültür Bakanligi)
İç Anadolu Bölgesinin kültür kapsamında bulunan Nevşehir bölgesi Dil ve Anlatım özellikleri bakımından da İç Anadolu karakteristiğini gösterir. Nevşehir halkının kullandığı dil; Kurallı Anadolu Türkçe’sinden en alt düzeyde bölgesel ağız olarak farklılaşır.

Ses bilgisi (Fonetik) bakımdan, halkın kullandığı dilde temel ünlü (Vokal), Ünsüz (Konsonas) seslerin , farklı vurgu ve tonlamadan kaynaklanan çeşitleri bulunmaktadır. Bu bağlamda geleneksel halk dilinde 20 adet ünlü, 43 adet ünsüz ses tesbit edilmiştir. Yöresel sesleri tanımlayabilmek için; aşağıdaki çevriyazı (transcription) alfabesi kullanılmaktadır.

a. Kapalı a.
a. Bulanık a.
a. İnce a.
a. Uzun ince a.

e. Kapalı e.
e. a’ya yakın kalın açık e.
e. Uzun e.
e. Yuvarlak e.

i. Yuvarlak i.
I. İnce ı yahut kalın i.
I. Uzun ı.

o. Kapalı o.
o. O’dan kalınlaşmış ö ve o arası bir ünlü
o. Bulanık o.

U. Ü’den kalınlaşmış ü ile u arası ünlü
U. Bulanık ü.

g. Art damak g’si
f. Patlayıcı gırtlak g’si
G. Özel adların yazılışında büyük harfle gösterilen g.
k. Art damak k’si
K. Gırtlak k’si
n. Genzel ön ve art damak n’si
Nevşehir halk dili içerisinde oluşan kelime haznesi Türkçe’nin genel kurallarıyla paralellik gösterir. Aynı zamanda bölgesel kültür ortamının sınırlarının bir göstergesidir.

Nevşehir kültür ortamındaki Türk’çe kelimeler, diğer dillerden giren kelimelere oranla sayısal bir üstünlük gösterir. Yeniden kültürleşme sürecinde dıştan gelen etkiler anonim yapıdaki kelime üreticiliğini kısırlaştırmıştır. Birçok detay kelimeler genellemeye yönelik yaklaşımlar dolayısıyla yok olmuştur.
 
Örnek: Önceden mutfakta kazan grubu içerisindeki eşyaların boyutuna göre “Kazan – hereni- helki-bakraç” olarak isimleri var iken, yeni oluşumla birlikte detay isimleri unutulmuştur. Genel bir adla kazan denilmeye başlanmıştır.

Nevşehir ve çevresinde geleneksel hayat tarzı içerisinde dil haricinde farklı iletişim kurma yolları da mevcuttur. Bunlar:

Jest –Mimikler İle İletişim: Karşısındakine kırgın, sevinçli düşünceli olduğunu aktarmakta kullanılır.

Bedeni Hareketlerle İletişim: Kafayı sağa, sola çevirerek, el işareti yaparak, bacak hareketi yaparak çeşitli düşünceler ifade edilmektedir.

Islıkla İletişim: Uzaktaki birisine haber vermek ve çeşitli ezgileri çıkartmak için ıslık kullanılmaktadır.
 

Kalıplaşmış Sözler

Bu grupta ele alınan halk edebiyatı ürünleri, İnsanları olaylar karşısında oluşturmuş oldukları düşüncelerini, çeşitli biçimlerde ifade ederken kullandıkları anonim söz kalıplarıdır.

Kalıplaşmış sözler, anlatılmak istenen durumun öze indirgeyerek ifadeyi kolaylaştırır.Toplumun ortak düşünce sisteminin süzgecinden geçerek oluşunu tamamlamış olması özelliğinden dolayı da karşılıklı iletişimde ifade gücünü ortaya çıkartır.

Kalıplaşmış sözler gurubu içerisinde yer alan türler:

-Atasözleri
-Deyimler
-Ölçülü Sözler
-Bilmeceler
-Dualar
-Beddualar
-Yeminler
-Selamlar
-Küfürler ( Argo Sözler)
-Okşamalar
-Nasihatlar
-Satıcı Sözler
-Hitaplar (Çağırmalar) dan oluşmaktadır. Bu türlere yönelik Nevşehir yöresinden tespitlerle ilgili açıklamalar aşağıda sunulmuştur.

Atasözleri

Kökleri geçmişte olan hayatın kurallarını öğretici nitelikteki özlü söz kalıplarıdır.

Nevşehir de halk arasında yaşatılan bazı Atasözleri şunlardır.

-Al zengin kızını döndersin anasını evine; al fakirin kızını döndersin anası evine.
-İyi kocan var gir oyna çık oyna; kötü kocan var gir ağla çık ağla.
-Tuzsuz koyun tuzlu koyunu yalaya yalaya bitirirmiş.
-Bitli baklanın kör alıcısı olur.
-Çavuşüzümü ama terbiyesi kıt.
-Ayağını yorganına göre uzat.
-Misafir umduğunu deyil bulduğunu yer.
-Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
-İtle çuvala gidilmez.
-İtle dalaşmaktan çalıyı dolanmak yeğdir.
-Dost acı söyler.
-Kapıda yetişen tosunun değeri olmaz
-Yattığı ahır sekisi çağırdığı İstanbul türküsü.
-Ağır taşı nel yel alır, ne sel alır.
-İte pastırma bekletilmez.
-Acele ile menzil alınmaz.
-Acıkan doymam, susayan kanmam sanırmış.
-Açık ağız aç kalmaz.
-Aş buldun düş, iş buldun sıvış.
-Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
-Fukaranın şaşkını beyaz giyer kış günü.
-İki kaynar bir coşar, Güzelin aşı tez bişer.
-Akıllı işini görür deli başını bekler.
-Tavuk deşindiğinden deli düşündüğünden belli olur.
-İstenmeden yenen aş, ya karın ağrıtır, ya baş.
-Kalabalıktan dilini, sofradan elini kısa tut.
-Büyük lokma yede büyük söz söyleme.
-Aç bırakma hırsız edersin; çok söyleme yüzsüz edersin.
-Kan toprağa akar.


Deyimler

Herhangi bir durumun, düşüncenin yerini alan birden fazla kelimelerin kendine özgü kurallarla birleşmesinden oluşan söz kalıplarıdır.

ÖRNEKLER :

-Horanta horağ eymek : Aileyi disipline etmek.
-Aşşığı kurşunlamak: Şansı yaver gitmek.
-İt izini kurt izine karıştırmak: İşin içinden çıkılmaz hal alması.
-Ayağı ağır olmak: Elinden iş çıkmamak.
-Alımını almak:Zor duruma düşmek, dersini almak.
-Asker bavulu gibi süzülmek: Derin düşüncelere dalmak.
-Ekmeğini taştan çıkarmak:Gayretli olmak.
-Sırrım sırım sırınmak: İnceden inceye hazırlanmak, yerine getirmek.
-Kulakasma: Boşverme, önemsememe.
-Şakkabak: Anlından saçları dökülmüş kimse.
-Ödü sıtmak : Çok korkmak.
-Sap yiyip saman sıçmak: Çelişkili tutarsız konuşmak

 
Bilmeceler
    • Bilmeceler

      Zihne dayalı fonksiyonları işletici, eğlendirici ve yarıştırıcı nitelikte olan simgelerden hareketle asıl öğenin bulunmasını isteyen söz kalıplarıdır.

    Daha çok çocuklar arasında soru-cevap biçiminde oyunlaştırılan bilmeceler çocukların çeşitli konularda bilgi sahibi olmalarını sağlayan fonksiyonunda yerine getirmektedir.

    Örnek Bilmeceler :

    Başını hotoz takar
    Saçını topuz yapar
    Hem yeraltında yaşar
    Hem yerüstünde yaşar
    Ne satanı ağlatır
    Ne alanı ağlatır
    Kesen kasabı ağlatır
    Yüreğini dağlatır. (SOĞAN)

    Topal hatun anası var
    Beli bükük babası var
    Allah delisi oğlu var
    Cihan güzeli kızı var (ÜZÜM)

    Sarısı safran gibi
    Karası kaftan gibi
    Boynu düdük gibi
    Biz onu yedik gibi (CİĞERLER)

    Aklaya yüzünde
    Kıvrım bakan yuvası
    Oniki yumurtası
    İki çıkar yavrusu ( DİNİ BAYRAM)

    Aldır arabası
    Yeşildir kabesi
    Bunu bilmeyen
    Eşek sıpası (DOMATES)

    İçi taş, dışı taş
    Ha dolaş, ha dolaş (MİNARE)

    Bir tabak nar
    Etrafı kar
    Buyursun hünkar (MANGAL)

    Fil Fillici
    Burnu eğrice ( NOHUT)

    Bir oğlum var etten
    Bacakları metten
    Şimdi gelir görürsün
    Güle güle ölürsün (KURBAĞA)

    İki çubuk bir makas
    Hokkabazmı hokkabaz (LEYLEK)

Canı gider
Cansız kovalar (ATARABASI)
 

 

Dualar

Herhangi bir olaya, kişiye ve topluma karşı duyulan iyilik hisleri neticesinde olumluya yönelik söylenmiş dilekçelerdir. Dualarda dini etkilenme oldukça fazladır. İyilik dileklerinde bulunurken, her şeyi vareden büyük yaratıcının yardımlarına müracaat edilir. Bu sebepledir ki duaların içerisinde “ ALLAH “ kavramı çokça yeralır.

Nevşehir halkından tespit olunan bazı dualar:

-Berhudar ol evladim

Allah ele etege dusurmesin

Allah birini bin etsin.
-Allah ne muradın varsa versin.
-Yine bu bayramlara erişesin.
-Allah gönendirsin.
-Allah başakadar etsin.
-Toprak diye tuttuğun altın olsun.
-Allah ağız tadıyla yedirsin.
-Allah binbir bereket versin.
-Düşmanın ömrü bu o kadar olsun.
-Allah geçim düzen versin.
-Allah korktuğundan korusun.
-Allah ne onlara düşürsün, ne yokluğunu göstersin.
-Allah geride kalanlara uzun ömür versin.
-Allah koruduğunu kurtarsın.
-Ellerine ayaklarına sağlık.
-Ellerin dert görmesin.
-Nur içinde yat.
-Makamın cennet olsun.
-Hızır yoldaşın olsun.
-Allah Kabeler kısmet etsin.
-Geçmişlerinin ağzında bulunsun.

  • Beddualar
  • Beddualar

    Yapılmış olan bir hareket ve olaya karşı hiddet duyulması durumunda, sebep olanların hakkında sarfedilen kötülük dilekleri içeren kalıp sözlerdir.

    Nevşehir’ de beddua karşılığı olarak “İNTİZAR” kelimesi kullanılmaktadır.Tespit edilen beddualar.

Başına taş düşsün..
Boyun bosun devrilsin.
Elin kolun kirilsin
Cigerine inmeler insin
Cigerine ingiler insin.
Ocagin kurusun
Boyu devrilesice
Dul evlere duvaksiz var insallah
Babanin pekmez canagi kirilsin
Siracali
- Evine baykuşlar dünesin.
-Kapına kara kilit asılsın.
-Sidiğin dursun.
-Ocağına itler kunnasın.
-Tepene yıldırım insin.
-Gözlerin kör olsun.
-Yoluna karaduman çöksünde gelemez ol.
-Kesenin ağzı bol, dibi delik olsun.
-Tefin dirilsin.
-Ekmeğin tavşan, sen tazı ol koş koş tutama.
-Yüzünü sıraca yesin.
-Dizin dizin sürün.
-Sabaha kadar şişe kal.
-İki yakan bir araya gelmesin.
-Allah şöyle pabucun ayağına, takkem başına olsun.
-Allah belanı versin.
Allah seni kahretsin
-Allah, döküle kal.
Allah’ ın gazabına uğra.
-Tutmazına uğra.
-Eline koluna inme insin.
-Boyun devrilsin.
--Gidişin olsunda, gelişin olmasın.
--Kanın altına ılgıt ılgıt aksın.
Comments