GAZETEDE ÇIKAN YAZILAR
GAZETE LİNK VE İÇERİKLERİ

ANA SAYFA

VIZYONUMUZ &  AMACLARIMIZ

CALISMA GRUPLARINA KATILIN

RESIMLER

OKUL MARSIMIZ

SORUYORUZ & SORGULUYORUZ

GAZETEDE CIKAN YAZILAR

BIZE ULASIN : GOPekibi@gmail.com 

1.http://yelizinnotlari.blogspot.com/2009/05/ekonomi-haberciligi-vize-oncesi.html Naime Sultan Yalısı'nı benzinle kundaklamışlar
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2003/01/25/239777.asp

2. Naime Sultan Yalısı kim ‘yaktıya' gitti
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?viewid=369106
3. Yalının yerine otel kararı çoktan verilmiş.
http://www.tumgazeteler.com/?a=1613316
4. Yanan okula 10 trilyon bağış
http://www.tumgazeteler.com/?a=243695
5. Devletin otopark direnişi
http://www.tumgazeteler.com/?a=1099017
6. Sabancı Farkı
http://www.tumgazeteler.com/?a=244458
7. Naime Sultan hakkında ulusal basında çıkan tüm haberler
http://www.tumgazeteler.com/haberleri/naime-sultan/
8. TARİHİ OKUL KÜL OLDU
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=37839
9. ‘Tanınmış’ mirasçı : Şenay Çoruh ve Mümtaz Çoruh isimleri
http://www.evrensel.net/03/02/21/toplum.html
10. Yanan okula 10 trilyon bağış
http://www.milliyet.com/2004/04/11/ekonomi/eko06.html
11. Naime Sultan (fotograf)
http://www.flickr.com/photos/28056984@N00/1168323987
12. Yanan tarihi okul için kampanya
http://www.ntvmsnbc.com/news/166285.asp
13. Yalılar yanarken itfaiye telefon hatları bozukmuş  13.02.2003
 http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2003/02/13/248202.asp
14 Ortaköy yangını
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=cts&haberno=1734
15 TARİHİ OTOPARK!
http://www.tayproject.org/haberarsiv20065.html
16. Fehime Sultan / Gazi Osman Paşa Yalısı, Koruma No: 170
http://www.denizce.com/fehimesultan.asp
17. Tarihi okulda şüpheli yangın... Gözler otopark mafyasında- 
http://www.milliyet.com.tr/2002/07/14/yasam/ayas.html

*********************************************************************

1. Naime Sultan Yalısı'nı benzinle kundaklamışlar

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2003/01/25/239777.asp
Ali AKSOYER/İSTANBUL
Ortaköy'de esrarengiz şekilde yanan tarihi Naime Sultan Yalısı'nın kasıtlı olarak kundaklandığı ortaya çıktı. Yalının yanan tahtalarında benzin izine rastlayan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı, elektrik kontağı raporu veren bilirkişinin aksine ‘‘Yangında kasıt var’’ dedi.

İstanbul'un tarihi ve turistik mekanı Ortaköy'de Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'nun faaliyet gösterdiği 110 yıllık tarihi Naime Sultan Yalısı'nın 13 Temmuz 2002 günü 3 saatte yanıp kullanılmaz hale gelmesine neden olan yangınla ilgili olarak Polis Kriminal Laboratuvarı tarafından hazırlanan rapor, bir süredir rafa kaldırılan dosyanın yeniden açılmasına neden oldu.

ELEKTRİK KONTAĞI

Yangından 2 gün sonra, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı İsmail Onaran ile birlikte olay yerinde keşif yapan bilirkişi İnşaat Mühendisi Mümtaz Çoruh, hazırladığı 5 sayfalık raporda ahşap binadaki yangının ‘‘Su makinesinin ahşap kaplama arasındaki elektrik kablolarını aşırı ısıtması sonucu’’ meydana geldiğini belirlemişti. Raporda şöyle denilmişti:

‘‘Yangının nedeni olarak orta kat koridorunda bulunan ve duvardaki elektrik tablosundan alınan akım kablolarının, gürgen tahtalardan yapılı (lambri) basemento içinden geçirilerek koridor boyunca yürütülmesi sonucunda gevşek temas ve kablo ısınmalarının tahtalar arasında hapis kalıp tahtayı yakması şeklinde bir yangın başlangıcı görülmüştür. Basemento içindeki kabloların cam damacana ile alınan içme suyunu, otomatik sigorta butonu misali buzdolabı gibi kendiliğinden çalışıp durabilen sistemi besledikleri anlaşılmıştır. Başkaca bir sıcaklık kaynağı ve yangın yapabilecek neden bulunamamıştır.’’

KASIT VAR RAPORU

Bu rapordan 6 ay sonra bu kez İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı tarafından düzenlenen ikinci raporda ‘‘kasıt unsuru’’ öne çıktı. Uzman polis tarafından alınan yanmış tahta parçaları üzerinde uygulanan kimyasal testlerden şok edici bir sonuç çıktı. Binanın ‘‘benzinle tutuşturulduğu’’ tespiti yapıldı.

Yangının ‘‘kundaklama’’ sonucu çıktığına ilişkin iddiaları yeniden göndeme getiren bu rapordan sonra polis yeniden sorumluların peşine düşerken, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı'nın yangında ihmali görülen okul yönetici ve sorumluları hakkında ‘‘lüzumu muhakeme’’ için dosyayı İstanbul Valiliği'ne gönderdiği bildirildi.

Mutsuz aşıklar yalısı

Naime Sultan Yalısı, II. Abdülhamit'in kızlarından Naime Sultan için 1876 yılında inşa ettirilmişti. Gazi Osman Paşa'nın oğlu Kemalettin Paşa ile evli olan Naime Sultan'ın 1924 yılında Osmanlı Hanedanı ile birlikte sürgüne gönderilmesinden sonra yalı boş kaldı. Naime Sultan'ın 1944 yılında Arnavutluk'ta ölümünün ardından devletleştirildi ve hazineye intikal etti. Bir zamanlar ihtişamlı bir yaşamın sürdüğü yalı, yıllar sonra eğitimin hizmetine verildi. Hürriyet yazarı Murat Bardakçı'nın ‘‘mutsuz aşıklar yalısı’’ dediği yalıda gerçekten de dramatik olaylar yaşandı. Yan yalıda oturan devrik Sultan beşinci Murad'ın kızı Hadice Sultan, Naime Sultan'ın eşi Kemalettin Paşa'ya aşıktı. İki aşık arasındaki aşk mektupları, bir gün Abdülhamid'in eline geçti. Abdülhamid, hemen kızı Naime Sultan'ı Kemalettin Paşa'dan boşattı ve paşayı Bursa'ya sürgüne yolladı. Daha sonra İstanbul'a döndü, ama nerde, nasıl yaşayıp öldüğü bilinemedi. Hadice Sultan da 1924'te tüm hanedan mensupları gibi sürgüne yollandı. Mutsuz yaşamı, 1938'de Lübnan'da yoksulluk içinde son buldu.

Bahçesini otopark yapmışlardı

Okul bahçesinin sosyete mekanı Reina Bar'a kaçak olarak kiralandığı ve otopark olarak çalıştırıldığı, okul müdürüyle bar sahibinin bu yüzden mahkemelik olduğu iddiaları, yangında ‘‘kasıt var’’ tartışmalarına yol açmıştı. Bir vatandaş okul bahçesinin Reina Bar'a usulsüz kiralandığını, gelirin okul idarecileri tarafından suiistimal edildiğini ihbar etti. İhbar üzerine harekete geçen polis, okul bahçesindeki 250 araç kapasiteli otoparkın saat 22.00-03.00'e arasında adı geçen bar tarafından çalıştırıldığını, araç sahiplerinin otopark ücretlerini okul görevlisine değil, eğlence yeri çalışanlarına ödediğini tespit etti. Araç sahiplerine hiç bir belge verilmediği, her gün okul idarecilerine kayıtsız bir kira ödemesi yapıldığı öne sürüldü.

-----------------------------------------------------------------------------------

2. Naime Sultan Yalısı kim ‘yaktıya' gitti

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?viewid=369106
Aslıhan KOÇ/İSTANBUL

Ortaköy'de Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'na ev sahipliği yapan tarihi Naime Sultan Yalısı'nı küle çeviren yangın ‘‘faili meçhul'' kaldı.


110 yıllık tarihi binada çıkan yangından bir yıl sonra haklarında görevi suiistimal ve görevi ihmal suçlarından dava açılan Beşiktaş İlçe Milli Eğitim Müdürü, okul müdürü ve yardımcısı hakkında 6 ay süren yargılamanın ardından beraat kararı verildi. İstanbul 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen yargılamada sanıklardan okul müdürü Vedat Balcı ve yardımcısı Mehmet Karakaş'ın binanın elektrik tesisatının yenilenmesi ve onarımı için defalarca Beşiktaş Kaymakamlığı ve Vilayet'e başvurdukları, yangın yönetmeliğine uygun araç-gereç bulundurdukları için kusurları bulunmadığı kaydedilen kararda, okul bahçesinin Valilik izniyle park olarak kullanıma açıldığı hatırlatıldı.

-----------------------------------------------------------------------------------

3. Yalının yerine otel kararı çoktan verilmiş.

http://www.tumgazeteler.com/?a=1613316

 

 

 

 

Yüzme İhtisas Kulübü`nün tahliye edildiği Hatice Sultan ile yanan Naime Sultan yalılarının imar planlarında butik otel olarak göründüğü ortaya çıktı. Arsalara ilişkin kararı Valiliğe bağlı İl Genel Meclisi verecek. Planın değişmesi durumunda yalıların kaderini Başbakan ve 7 bakan belirleyecek

İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü `nün (YİK ) 63 yıldır faaliyet gösterdiği binasından tahliye edilmesi ve yerine butik otel yapılacağı iddiaları üzerine gözler kulübün bulunduğu alanın imar planlarına çevrildi. 23 yıl önce yapılan imar planlarına göre hem YİK `in hem de daha önce yanan Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulları`nın bulunduğu alanda butik otel yapılacağı yer alıyor.

Boğaziçi Öngörünüm ve Sahil Şeridi Bölgesi 1/1000`lik ölçekli imar uygulama planında otel olarak yeralan planlar, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından onaylı. Hem GOP İlköğretim Okulu `nun hem de YİK `in 3 bin 550 metrakarelik alanı İstanbul Valiliği İl Özel İdaresi `ne ait. 225 KİŞİNİN KARARINA KALDI

GOP İlköğretim ve YİK `in bulunduğu alanlarla ilgili kararın tatilin ardından eylül ayında toplanacak İl Genel Meclisi `nde verilmesi bekleniyor.159`u AKP , 64`ü CHP , biri ANAVATAN biri de Saadet Partisi olmak üzere 225 üyesi bulunan Meclisin kararı İl Encümeni ve İstanbul Valisi tarafından uygulanacak. Ancak imar uygulama planında otel olarak görülen arsa ile ilgili plan değişikliği olursa, bu durum Başbakan`ın başkanlığındaki İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu `nun önüne gelecek. Öte yandan YİK `in tahliye edildiği Hatice Sultan Yalısı `nı korumak üzere 4 güvenlik elemanı görevlendirildi. Valilik sözünü tutmadı

BU arada yüzlerce sporcu yetiştiren Yüzme İhtisas Kulübü `nün Başkanı Nejat Duran da, kurumlar tarafından kendilerine hiçbir yer gösterilmediğini, şu an sokakta kaldıklarını belirterek, şunları söyledi: `Vali Bey 1.5 ay önce yeni bir yer bulana kadar 4 ay uzatmanın ardından 3 ay uzatmalarla kalabilirsiniz demişti. Sporcularımızı eğitme sözü vermişti. Ancak olmadı. Şimdi sokaktayız. Bölgedeki 8 sultan yalısından ayakta kalan bir tek bizim faaliyet gösterdiğimiz Hatice Sultan Yalısı . Hakkımızı hukuki yollardan sonuna kadar arayacağız.` Ancak Duran`ın `sokaktayız` açıklamasına karşın İl Özel İdaresi yetkilileri, sporcuların antrenmanlarını yaptıklarını iddia etti.

Ankara `ya gidebilir

BOĞAZİÇİ Öngörünüm ve Sahil Şeridi Bölgesi 1983 yılı onaylı imar planında otel olarak açıkça görülüyor. Ancak planda değişiklik olursa karar veren merciler de değişiyor. Buna göre karar İstanbul Büyükşehir Meclisi , Belediye Başkanı`nın onayı ve Başbakan`ın başkanlığındaki 7 bakandan oluşan İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu `nun onayıyla alınıyor . Yine sahil şeridi SİT alanı olduğu için 3 No `lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu alanında.

Hatice Sultan `ın acı kaderi PADİŞAHLARIN kızlarına hediye ettiği bölgedeki 8 hanım sultan yalısından bugün sadece Hatice Sultan ayakta. Bu yalı 93 gün padişahlık yaptıktan sonra deliren V. Murat `ın kızı Hatice Sultanı `ndı . V. Murat daha sonra Çırağan Sarayı `na kapatıldı. II . Abdülhamid`den izin çıkmayınca 31 yaşına dek evlenemeyen Hatice Sultan sonunda çirkin bir adam olan Vasıf Bey `le evlendirildi. Hatice Sultan II . Abdülhamid`e olan kızgınlığı nedeniyle onun kızı Zekiye Sultan `ın kocası Nurettin Paşa `yla gönül ilişkisine girdi. Gönül maceraları daha sonra da devam eden sultan, Cumhuriyet `ten sonra gittiği Beyrut `ta sefalet içinde öldü.

Nebahat KOÇ /İSTANBUL

2006-07-26 03:36:09 Akşam

----------------------------------------------------------

 4. Yanan okula 10 trilyon bağış

http://www.tumgazeteler.com/?a=243695

Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu`na 10 trilyon ayıran Sabancı, ziyaretine gelen Başbakan`dan da okula sahip çıkmasını istedi

ŞÜKRAN PAKKAN İstanbul

Sakıp Sabancı hasta yatağındayken, yangın sonrası kaderine terkedilen tarihi Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu `na da sahip çıktı. Yanan okulun kültür sarayına dönüştürülmesi için kendisine ait özel fondan 10 trilyon lira ayırdı. Sabancı , geçen hafta da Kandilli Kız Lisesi `nin tarihi binası için 3 trilyon lira bağışlamıştı.

Sabancı `nın, ölümünden iki gün önce kendisini ziyaret eden Başbakan Erdoğan `a `Okula sahip çıkın` ricasında bulunduğu ve restorasyona ait tüm masrafları karşılamayı taahhüt ettiği öğrenildi. Erdoğan da hastaneden ayrılırken, `Tavsiyelerini aldık` demişti.

Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu binası, aslında tarihi Naime Sultan Yalısı olarak biliniyor. Yanan alanın otopark olarak kullanılması tartışılmış, satılması gündeme gelmişti. Sabancı , okulla ilgili işlemlerde kendisini Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan `ın temsil etmesini istediği de öğrenildi.

Kültür merkezi olacak

Saylan, Sabancı `nın toplam bağışının 6.5 trilyon lirayı bulduğu Kandilli Kız Lisesi `nin, `Sakıp Sabancı Kültür ve Eğitim Merkezi `ne dönüştürüleceğini açıkladı.

2004-04-10 21:00:00 Milliyet

-----------------------------------------------------------------------------------

5. Devletin otopark direnişi

http://www.tumgazeteler.com/?a=1099017 

Ortaköy`deki Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu`nun otopark olarak kullanılmayacağına dair şimdiye dek üç kez karar alınmasına rağmen, İstanbul Trafik Vakfı bu kararlara uymadı

 

 

 

 

 

Burcum Devrez - İstanbul

Ortaköy `de 3 yıl önce üst katları yanan Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu `na bir çivi bile çakılmadı. 3 No `lu Koruma Kurulu , `otopark olarak kullanılmayacağına` dair sonuncusu 3 hafta önce olmak üzere 2 kez karar aldı, ancak sonuç değişmedi. Okulun bahçesi otopark olarak kullanılmaya devam ediyor. Hem de başkanlığını İstanbul Valisi Muammer Güler `in yaptığı İstanbul Trafik Vakfı tarafından... Kurul kararı var

Ortaköy sahilinde 93 yıldır okul olarak hizmet veren 119 yıllık Naime Sultan Yalısı , 13 Temmuz 2002`de çıkan yangında harabeye döndü. Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu `nun öğrencileri, Zafer İlköğretim Okulu `nun eski binasında eğitime devam ederken, okulun yenileceği sözleri verildi. Hatta okulun tadilatı için 10 milyon YTL ayıran işadamı Sakıp Sabancı , ölümünden 2 gün önce kendisini ziyaret eden Başbakan Erdoğan `a, `Okula sahip çıkın` ricasında bulundu.

3 No `lu Koruma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Can Binan, okulun otopark olarak kullanılamayacağına dikkat çekti. Binan şöyle devam etti: `Burayı biri otopark yaparsa 2863 sayılı yasa kapsamında soruşturma açılacağını belirttik. İlke kararlarından birinde, `Kültür varlıkları yansalar, yıkılsalar dahi bulundukları parseller otopark olarak kullanılamaz` diye çok açık bir şekilde yazıyor.` Bina restore edilinceye kadar değerlendirilecekse de çay bahçesi yapılmasını öneren Mimarlar Odası Genel Başkanı Oktay Ekinci , şunları söyledi:

`Koruma Kurulu `nun kararına yasa gereğince devletin bütün kurumlarının uyma zorunluluğu var. Yasa yaptırımlar açısından yetersiz. Bir gün okulun arsası bir turizm yatırımcısına kiraya verilebilir. Siyasi yönetim fırsat bekliyor. Gecikmenin nedeni başka türlü anlatılamaz. MEB 3 yıl içinde büyük bir okul kampanyası gerçekleştirmiş olmakla övünüyor. Neden restore etmiyorlar ?`

`Şu an atıl durumda`

İstanbul Trafik Vakfı Genel Müdürü Ali İzzet Pulur ise, `Okul yapıldığında çıkacağız. Atıl durumda olduğu için bahçeyi otopark olarak kullanıyoruz. Orada bulunmamız, otopark mafyasına karşı korumak ve kollamak amaçlı` dedi.

İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey de, okulun bahçesi atıl durumda olduğu için İl Özel İdare tarafından korunmak amaçlı İstanbul Trafik Vakfı `na verildiğini doğruladı. Balıbey, `Burada uçucu madde bağımlıları bulunuyordu. Okulun ne zaman biteceğini bilmiyoruz` diye konuştu.

2005-11-30 08:37:29 Milliyet

----------------------------------------------------------------------------------- 6. Sabancı Farkı

http://www.tumgazeteler.com/?a=244458

 

 

 

SIRRI YÜKSEL CEBECİ       

SAKIP Sabancı , 3.2 milyar doları aşan kişisel servetiyle Türkiye `nin en zengin adamıydı. Fakat O`nun gönlünün zenginliği yanında 3.2 milyar doların lafı bile olmazdı. Hayat felsefesinin esasını, `bu toprağın verdiklerini bu toprağın insanına geri vermek` oluşturuyordu. Hiç kimse kusura bakmasın; Kadir Has dışındaki işadamlarının hiçbiri Sabancı `nın tırnağı bile olamaz. Önce adam olmak gerekir. Adam gibi adam... Tıpkı Sakıp Ağa gibi... 1974 yılında kurup Mütevelli Heyeti Başkanlığı `nı yürüttüğü Hacı Ömer Sabancı Vakfı `nı Türkiye `nin en büyük aile vakfı haline getirmeyi başarmıştı. Türkiye `nin 55 yerleşim yerinde 118 kalıcı eser... 10 sağlık tesisi, 5 okul öncesi eğitim kurumu, 5 spor tesisi, 11 sosyal tesis, 1 polis evi, 17 öğretmen evi, 36 eğitim kurumu, 13 kültür tesisi, 16 öğrenci yurdu ve 4 kütüphane... Yaklaşık Sabancı kadar servete sahip olup da, Sabancı `nın ellide biri kadar bile hayır işi yapmayan onca işadamı var Türkiye `de... Sonradan görme haramzade zenginler, ya rızalarıyla ya da tehdit ve şantajlara boyun eğerek, bölücü terör örgütüne el altından haraç öderlerken, Sakıp Sabancı , hiçbir tehdide ve şantaja papuç bırakmadan, `bu toprağın kendisine verdiklerini bu toprağın insanına geri vermeye` devam ediyordu. Ölüm döşeğinde bile 21 iş kolunda faaliyet gösteren 74 şirket... Akbank , Brisa , Kordsa , Bossa , Beksa , Akçansa , Yünsa , Pilsa , Carrefoursa ... 39 bini aşkın çalışan... 2003 yılında 11.6 milyar dolar ciro... Bridgestone , Du Pont , Philip Morris , Kraft Foods International , Bekaert , Heidelberg Cement gibi yabancı devlerle de ortaklık... Sakıp Ağa için bunlar da önemliydi elbette... Çünkü 39 bin çalışanı, dolayısıyla yaklaşık 150 bin kişi O`nun sayesinde ekmek yiyordu. Üstelik Sakıp Ağa , işçilerine iyi ücret ödeyen, kimsenin hakkını yemeyen bir işverendi. Devlete de her yıl rekor miktarlarda vergi ödüyordu. Ama O`nun için asıl önemli ve değerli olanı, karşılık beklemeden cömertçe yaptığı hayır işleriydi. Sağlığa, eğitime, kültür ve sanata, spora yaptığı hizmetlerdi. Tarihi Naime Sultan Yalısı `nda faaliyet gösteren fakat yanan Gaziosmanpaşa İlköğretimokulu için kendisine ait özel fondan 10 trilyon lira ayırmış, okulla ilgili işlemlerde kendisini Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan `ın temsil etmesini istemişti. Ayrıca Sabancı , Kandilli Kız Lisesi `nin tarihi binası için de 3 trilyon lira bağışlamış, böylece kız lisesine yaptığı bağış miktarı 6.5 trilyon lirayı bulmuştu. Hakkı ile zengindi O`NUN arkasından hiç kimse sahte gözyaşı dökmesin. Vergi rekortmenleri listesinde adlarına bile rastlanmayan anlı şanlı işadamları, O`nun arkasından, `Çok büyük insandı` nutukları atmasın. Hayatta iken mahcubiyetten yüzüne bakamayan işadamları, bugün O`nun naaşının arkasından ne yüzle ve cesaretle yürüyecekler? İstanbul Ticaret Odası Başkanı, `O, zenginliğin ayıp olmadığını gösterdi` diyor. Evet, ama zenginlik, sadece Sakıp Ağa ve O`nun gibiler için ayıp değil. Birçokları için ise hala ayıp, hem de çok ayıp! Helal alınterinden kaynaklanmayan zenginlik, ayıp değil mi? Vergisi ve zekatı ödenmeyen zenginlik, ayıp değil mi? O`nun farkı, asıl burada yatıyor işte...2004-04-11 21:00:00 HO Tercüman

-----------------------------------------------------------

7. Naime Sultan hakkında ulusal basında çıkan tüm haberler

http://www.tumgazeteler.com/haberleri/naime-sultan/

-----------------------------------------------------------

8. TARİHİ OKUL KÜL OLDU

http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=37839

Ortaköy'de bulunan Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'nun tarihi binasında önceki gün çıkan ve yapıyı tamamen kullanılamaz hale getiren yangına ilişkin başlatılan soruşturma ile incelemeler sürüyor.

Tarihte Gazi Osman Paşa, Naime Sultan veya Fehime Sultan Yalısı olarak da bilinen Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'nun 2 gün önce çıkan yangında kullanılamaz hale gelen binasında, İstanbul Cumhuriyet Savcısı İsmail Onaran, bilirkişi olarak tayin edilen yüksek mühendis ve yangın uzmanı Mümtaz Çoruh, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanı Sabri Yalın ve itfaiyeye bağlı teknik elemanlarca incelemeler yapıldı.

Cumhuriyet Savcısı Onaran, basın mensuplarının yangının çıkış nedenine ilişkin soruları üzerine, 'Kesin bilgilere varmış değiliz.

Soruşturma gizlidir. İncelemelerimiz devam ediyor. Bilirkişiler raporlarını vermedi. Şu aşamada haksız yere hiç kimseyi sanık durumuna düşüremeyiz. Bilirkişilerin incelemesinden sonra her şey ortaya çıkacak' dedi.

Teknik elemanların, yangının nerede ve nasıl çıktığına ilişkin incelemeler yaptıklarını belirten İtfaiye Daire Başkanı Yalın da, şu ana kadar ciddi bulgulara ulaşamadıklarını söyledi.

Yalın, şunları kaydetti:

'Yangın başladığında göçmeler olduğu için deliller altında kaldı. Buralara ulaştıktan sonra gerekli bilgilere varabiliriz. Ancak sonuca çabuk ulaşamayabiliriz. İncelemelerimiz uzun sürecek. Çünkü yangın komplike bir şeydir. Geniş bir alanda meydana gelmiştir. Bina, ahşap olduğu için çabucak yanmıştır.' Yalın, yangının başladığı yerle ilgili bir soru üzerine de, binanın denize bakan ön tarafının tamamen yandığını hatırlatarak, 'Ama bana göre yangının çıkış yeri kazan dairesi değildir. İncelemelerimiz sürüyor' dedi.

Bu arada okul önünde toplanan öğrenci ve velilerinden oluşan yaklaşık 30 kişilik grup, 'Okulumuzu geri istiyoruz' yazılı dövizler taşıyarak, aynı yönde sloganlar attı. Bazı öğrenci velileri, okul yerinin otopark yapılmak istendiğini savunarak, yangının kundaklama sonucu çıkartıldığını iddia ettiler.

POLİS KUNDAKLAMADAN ŞÜPHELENMİYOR

Yangından sonra hademe Selim Koç, eşi Makbule Koç, kardeşi Sefer Koç ve boyacı Turgut Topaloğlu'nu gözaltına alıp, sorguladıktan sonra serbest bırakan Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği yetkilileri ise, yangının kundaklama sonucu çıktığından şüphelenmediklerini bildirdiler.

Okulun ikametgah olarak kullanılan alt katında kalan hademe Selim Koç'un eşi Makbule Koç'un ifadesinde, bahçede çamaşır asarken okuldan duman yükseldiğini gördüğünü, bunun üzerine önce eşine, ardından polise haber verdiğini söylediğini anlatan yetkililer, okulda boya yapan Turgut Topaloğlu'nun da yoğun duman nedeniyle dışarı çıktığını kaydettiler.

Olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin, bir süre yangının kaynağını bulmakta güçlük çektiğini ve ardından maskelerle binaya girdiğini anlatan yetkililer, geçirilen bu zaman içinde ahşap olan binadaki yangının büyüdüğünü belirttiler.

Binanın dış duvarının yüksek olduğunu, ayrıca okulda bulunan 4 kişinin yabancı kimse görmediğini dile getiren yetkililer, yangının kundaklama sonucu değil, boyacının attığı bir sigara izmariti veya müdürün de ifade ettiği gibi eskiyen elektrik tesisatında oluşan bir kontak yüzünden çıkmış olabileceğini söylediler.

Polis yetkilileri, yangının çıkış nedeninin itfaiye ve bilirkişi raporlarının tamamlanmasıyla kesinleşeceğini sözlerine eklediler.

 -----------------------------------------------------------

9. ‘Tanınmış’ mirasçı : Şenay Çoruh ve Mümtaz Çoruh isimleri

http://www.evrensel.net/03/02/21/toplum.html

‘Tanınmış’ mirasçı
Paşa Çiftliği varislerinden Şenay Çoruh ise, kamulaşmanın kapsamı dışındaki kendi hissesine düşen 1600 dönümlük arazinin imara açılması için çabalıyor. Şenay Çoruh ve Mümtaz Çoruh isimleri, kamuoyunda İstanbul’da Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu olarak kullanılan, Naime Sultan Yalısı’nın yakılması ve sonrasında hazırlanan raporlarla gündeme gelmişti. Hazırlanan raporun gerçekleri yansıtmadığı, polisin hazırladığı raporlarda yalının elektrik kontağından değil de kasıtlı olarak benzinle yakıldığı tespit edilmişti. Bu olay hâlâ soru işaretleri taşıyor.

 -----------------------------------------------------------

10. Yanan okula 10 trilyon bağış

http://www.milliyet.com/2004/04/11/ekonomi/eko06.html
   

Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'na 10 trilyon ayıran Sabancı, ziyaretine gelen Başbakan'dan da okula sahip çıkmasını istedi

    ŞÜKRAN PAKKAN İstanbul
   
    Sakıp Sabancı hasta yatağındayken, yangın sonrası kaderine terkedilen tarihi Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'na da sahip çıktı. Yanan okulun kültür sarayına dönüştürülmesi için kendisine ait özel fondan 10 trilyon lira ayırdı. Sabancı, geçen hafta da Kandilli Kız Lisesi'nin tarihi binası için 3 trilyon lira bağışlamıştı.
    Sabancı'nın, ölümünden iki gün önce kendisini ziyaret eden Başbakan Erdoğan'a "Okula sahip çıkın" ricasında bulunduğu ve restorasyona ait tüm masrafları karşılamayı taahhüt ettiği öğrenildi. Erdoğan da hastaneden ayrılırken, "Tavsiyelerini aldık" demişti.
    Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu binası, aslında tarihi Naime Sultan Yalısı olarak biliniyor. Yanan alanın otopark olarak kullanılması tartışılmış, satılması gündeme gelmişti. Sabancı, okulla ilgili işlemlerde kendisini Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan'ın temsil etmesini istediği de öğrenildi.
   
    Kültür merkezi olacak
    Saylan, Sabancı'nın toplam bağışının 6.5 trilyon lirayı bulduğu Kandilli Kız Lisesi'nin, 'Sakıp Sabancı Kültür ve Eğitim Merkezi'ne dönüştürüleceğini açıkladı.

11. Naime Sultan (fotograf)

http://www.flickr.com/photos/28056984@N00/1168323987

----------------------------------

 12. Yanan tarihi okul için ampanya

http://www.ntvmsnbc.com/news/166285.asp

İstanbul Ortaköy'de Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu olarak hizmet veren Naime Sultan Yalısı, geçtiğimiz günlerde çıkan yangın sonucu büyük hasar görmüştü.
 
Yanan tarihi okul için kampanya 

Beşiktaş Belediyesi, geçtiğimiz haftlarda yanan Gaziosmanapaşa İlköğretim Okulu’nun restorasyonu için kampanya başlatıyor.

 27 Temmuz —  Belediye, başta okul mezunları olmak üzere tüm halktan destek bekliyor.   

Bir süre önce çıkan yangında kullanılamaz hale gelen Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu’nun bahçesi artık öğrencileri değil, yangını protesto edenleri ağırlıyor.
      
“TARİH ORTADAN KALDIRILIYOR”
Şehristanbul Derneği Başkanı Atilla Tuna, çok sayıda konağın yakılarak ya da onarılarak ortadan kaldırıldığını belirterek, “Bu tarihi eserlerin arsaları, bazı çıkar çevrelerince otopark ya da rant amaçlı kullanılmakta, yetkililer de bu çevrelere gerekli izinleri vermekte sakınca görmektedir.” diye konuştu.
      
MÜZE YA DA OKUL OLACAK
Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu’ndan 1961 yılında mezun olan Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu da, Naime Sultan Yalısı olarak da bilinen binanın, otopark olmasına izin vermeyeceklerini söyledi.
Mezun olduğu okulun restorasyonu için proje çalışmalarına başladıklarını ifade eden Namoğlu, “Müesseselerimizin değerli hocalarıyla diyalog kurduk, geçmişteki fotoğraflarıyla proje hayata geçecek. Bina, ya okul ya da müze olarak hizmet verecek” diye konuştu.
      
MEZUNLARDAN YARDIM İSTENDİ
Beşiktaş Belediye Başkanı Namoğlu, kampanyanın finansmanı için Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu mezunlarından da destek istedi. Mezunların ‘ellerini taşın altına sokmaları’ gerektiğini belirten Namoğlu, “Buradan mezun olanların, sivil toplum örgütleri ile birlikte bu sorunu çözeceğine inanıyorum.” dedi.
----------------------------------
13. Yalılar yanarken itfaiye telefon hatları bozukmuş  13.02.2003 
 http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2003/02/13/248202.asp


 


 

 

 

 

Esma ÇAKIR/İSTANBUL

Boğaziçi'nin şüpheli yangınlarda kül olan iki tarihi yalısının da itfaiyeye direkt bağlı olan ‘alarm hatlarının’ bozuk olduğu ortaya çıktı. Naime Sultan Yalısı ve Sait Halim Paşa Yalısı, faili meçhul yangınlara kurban giderken bu direkt hatlar da çalışmadı.

Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu olarak kullanılan Naime Sultan Yalısı'ndaki yangın 13 Temmuz 2002 Cumartesi günü meydana geldi. Tarihi bina, itfaiyenin denizden ve karadan müdahalesine rağmen, 3 saatte kullanılamaz hale geldi. Soruşturmayı yürüten Savcı ile birlikte olay yerini inceleyen inşaat mühendisi bilirkişi Mümtaz Çoruh, raporunda yangının elektrik kablolarının aşırı ısınması sonucu meydana geldiği sonucuna vardı. Bu rapordan 6 ay sonra, Kriminal Polis Laboratuvarı'ndan olayın kaza değil kasıt altında meydana geldiğine ilişkin bir rapor geldi. Binadan alınan yanmış tahta parçaları üzerinde yapılan incelemede, benzin numunesine rastlandı.

20 yıl önce ucuz atlatıldı

Bu raporların ardından yeni bir iddia da okulun 1980-82 dönemindeki müdürü Şevket Tulacı'dan geldi. 56 yaşındaki emekli matematik öğretmeni Tulacı, müdürlük döneminde yangına karşı birçok tedbir aldığını söyleyerek ‘‘Ben de sık sık elektrik tesisatlarını kontrol ettirdim. Yangın konusunda, çalışanlara ve öğrencilere özel ders verdirdim’’ dedi. Tulacı, bu konudaki en doğru çalışmasının, Beşiktaş İtfaiyesi ile okul arasında çektirdiği direkt telefon bağlantısı olduğunu, bundan 1 yıl sonra da bu hat sayesinde bir yangın tehlikesinden ucuz kurtulduklarını söyledi:

‘‘Bir gece depodaki kömürler tutuşmuş. Gece bekçisi, direkt telefonu kullanarak, hemen itfaiyeye ulaşmış. Birkaç dakika içinde yangın büyümeden söndürülmüş. Bu hattın ne kadar faydalı olduğunu o zaman anladık. Bu sistem hálá kullanılıyor olsaydı belki okulu kurtarabilirlerdi. İhmal kokuyor.’’

12 binada direkt hat var

İtfaiye Daire Başkanı Sabri Yalın ise direk telefon hattı fikrine karşı çıkarak İstanbul'da kamu binaları dahil, 1000'e yakın öncelikli bina olduğunu söyledi. Yalın, ‘‘Her yere hat çekemeyiz. Zaten itfaiye teşkilatının ‘‘110’’ numaralı telefonu var. Bütün hatları bu binalara tahsis edemeyiz’’ dedi. Şu anda İstanbul'da 12 binanın direk telefon bağlantısı olduğunu söyleyen Yalın şöyle dedi:

‘‘Ihlamur Kasrı, Resim Heykel Müzesi, Yıldız Sarayı, Şale Köşkü, Dolmabahçe Sarayı, Darphane, TRT, Yapı Kredi Plaza, Mimar Sinan Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Çırağan Oteli ve Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'nda Beşiktaş İtfaiyesi'ne bağlı telefon hattı var. Ancak yangından 4 yıl önce okulun hattı bozulmuştu.’’

Kaderleri aynıydı

12 Kasım 1995 tarihinde, başbakanlığa bağlı Yeniköy'deki Sait Halim Paşa Yalısı'nda çıkan yangın, itfaiyeyi alarma geçirmişti. Abbas Halim Paşa tarafından 1890 yılında yaptırılan ve içerisinde paha biçilmez tarihi eserlerin bulunduğu yalının, kim ya da kimler tarafından kundaklandığı halen bulunamadı. Bu facianın ardından da, yalının itfaiyeye bağlı olan telefonunun bozuk olduğu ortaya çıkmıştı.  
----------------------------------

14 Ortaköy yangını

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=cts&haberno=1734

 
İtfaiye ekipleri yangını söndürmek için çok uğraştı.
 
Sıcak bir yaz günü, İstanbul'da tarihi bir okul binası yandı. Alevler eski adı Naime Sultan yalısı olan 110 yıllık binayı üç saat içinde küle çevirdi. Yangından sonra binaya giren uzmanların görevi, yıkıntılar arasında ipucu aramaktı


04/01/2003 (99 defa okundu)


SEVİNÇ YAVUZ (Arşivi)

13Temmuz 2002... Yangın ihbarı İstanbul İtfaiyesi'nin komuta merkezine ulaştığında vakit öğleden sonraya ulaşmıştı. Yapılan ihbara göre, Ortaköy'deki Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu, alevler içindeydi. Kırmızı alarma geçen itfaiye ekipleri, olay yerine doğru hızla yola çıktı.
Ekip, Ortaköy'e ulaştığında alevler binayı sarmıştı. Zaman yitirmeden yangına müdahale edilmesi gerekiyordu. Ancak ekibin işi hiç de kolay olmayacaktı. Sonrasını İstanbul İtfaiye Daire Başkanı Sabri Yalın anlatıyor: "Binanın denize çok yakın olması karadan müdahaleyi zorlaştırıyordu. Yanma ısısı çok gelişmişti. Yangının yanına yaklaşmak çok zordu."
İtfaiye ekibi, bir yangına müdahale etmeden önce ilk iş olarak yangının başladığı noktayı yani onların tabiriyle gözünü tespit ediyor. Bunu yapabilmek için de ekip, yangına giderken yol boyunca yanan binanın özellikleri hakkında bilgi almaya devam ediyor.
Yangın merkezinin tespit edilmesi, söndürme işleminin hızlı ve doğru yapılabilmesi için hayati önem taşıyor. Çünkü müdahale tam merkeze yapılmazsa, yangını tam olarak söndürmek mümkün olmuyor. Ancak yangın merkezini tespit etmek her zaman kolay olmadığı için ayrı bir uzmanlık gerektiriyor...
Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'nda da böyle yapıldı. Ekip, dıştan yaptığı gözlem sonunda yangın merkezini tespit etti... Boğaziçi Bölge İtfaiye Müdürü Ali Karahan'a göre çıkış noktası okulun orta kısmı ve sahil tarafıydı.
Ekip birkaç saat sonra yangını söndürmeyi başardı. Ancak, yangının neden çıktığına dair ipuçlarına ulaşmak o kadar basit olmayacaktı. Nedenini Yalın açıklıyor:
"Kalorifer dairesinden çıkmış olabileceğini hesap ederek oraya baktık. Orada herhangi bir bulguya rastlayamadık. Aynı anda birçok yerde çıkmış olabileceğini düşünerek oralarda inceleme yaptık..."
Ancak bu noktalarda da yangının çıkma nedenine ilişkin bir bulguya rastlanmadı. Tarihi okul binasının doğal nedenlerle ya da elektrik kontağından yandığını gösterir bir ipucu yoktu.
Birkaç saat süren araştırma sonunda da itfaiye ekibi, somut bir delil elde edemeyince olayın daha detaylı bir şekilde araştırılmasına karar verdi. Yangının çıkış nedeni hakkında Sabri Yalın ve ekibinin kuşkuları vardı: "Ortaköy'deki okulun sabotaj olma ihtimaline karşı çok detaylı araştırma yaptık. Hatta binanın yıkılması dolayısıyla bazı yerlerde araştırmalarımızı yarıda bıraktık."

1883: Yangından 109 yıl önce
Naime Sultan Yalısı olarak anılan okul binası, Osmanlı padişahı İkinci Abdülhamid, tarafından Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa'ya hediye edildi... Üstelik Abdülhamid, bununla da yetinmeyerek yalıyla birlikte Paşa'nın oğullarına kızları Naime ve ve Zekiye Sultan'ı da vermişti. Padişahın kızı Naime Sultan, eşi Kemaleddin Paşa'yla birlikte buraya yerleşince, yalı Naime Sultan adıyla anılmaya başlandı.
Sakinlerinin fırtınalı ilişkileri yüzünden halk arasında "mutsuz aşklar yalısı" olarak da anılan yalı, 1909'da İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından okul olarak kullanılmaya başlandı... Cumhuriyet döneminde de bina okul olarak Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu adıyla hizmet verdi.
İtfaiyenin yangın nedenini belirleme çalışmaları sonuçsuz kalmıştı. Ortada yangının nedenini açıklayan bir ipucu yoktu. Bu durum itfaiye uzmanlarına göre kuşkuluydu. İtfaiyenin yangın raporu olaydan altı gün sonra savcılığa ulaştı. Uzmanlar, okul binasının adli makamlarca oluşturulacak bir heyet tarafından incelenmesini istiyordu.
Artık yangının soruşturmasını İstanbul Cumhuriyet savcısı İsmail Onaran yürütecekti. Onaran'ın görevlendirdikleri arasında itfaiyenin yangın uzmanları ve İstanbul Olay Yeri İnceleme ekibi vardı. Ancak büyük hasar gören binaya girilmesi mümkün değildi. Bu nedenle olay yeri inceleme uzmanları yangın merkezini kesin olarak tespit etmekte kullandıkları hidrokarbon dedektörünü kullanamadı.
Bir yangında ısının en yüksek olduğu yer, yangının başladığı nokta oluyor. Isıya duyarlı bu dedektör sayesinde yangın merkezi kolayca tespit edilebiliyor. Ancak bu olayda olay yeri inceleme ekibinin işi gerçekten de zordu. İtfaiye yangını söndürürken 3 bin ton su kullanmıştı ve ekibin ipuçlarını bu su ve çamur deryası içinde yakalaması gerekiyordu.
Yangın uzmanlarının önünde her yangından sonra cevaplanması gereken onlarca soru oluyor. Yangının nasıl, nereden çıktığı, kim tarafından hangi amaçla çıkarıldığı gibi...
Yangın uzmanlarının bu tip olaylarda en büyük yardımcıları ise, bilimsel teknik ve yöntemler. Bir yangında sabotaj ihtimali varsa çalışmalar daha titizlikle yürütülüyor. Dışarıdan bakıldığında alev yumağından başka bir şey görünmeyen yangınlarda uzmanların elindeki tek silah teknoloji.
Adli Tıp Kurumu uzmanı Ayşegül Caymaz'a göre her yangına uzmanların en az iki saat içinde ulaşması gerekiyor: "Kundaklama şüphesi var diyorsak dünyada kabul edilen en geç iki saat içinde olay yerine gidilmesi gerekir. Neden dersek kundaklama olaylarında daha çok benzin gazyağı gibi petrol kökenli maddeler hızlandırıcı olarak kundaklayanlar tarafından tercih ediliyor. Yanma dolayısıyla bu maddeler bazen tamamen tükeniyor ama örneğin tahta döşeme ve perde gibi materyallerde erimiş olarak kalabiliyor."
Yangın yerinin dört kısımda incelendiğini söyleyen Caymaz da yangının çıkış yerinin olayı çözmekteki önemine inananlardan. Caymaz'a göre yangın bölgesinde delil toplamak ayrı bir uzmanlık gerektiriyor.
"Katı örnekler alabiliyoruz şüphelendiğimiz bölgelerden. Ahşap, halı parçası gibi. Cam kavanozlara ya da temiz tenekelere ağızları sımsıkı kapalı bir şekilde alınacak, kapatılacak ve en kısa sürede laboratuvara incelemek üzere gönderilecek."
Yangın uzmanları için en büyük tehlike sabotajda kullanılan benzin, tiner, gazyağı gibi maddelerin geride iz bırakmayarak yok olması. Yani tamamen yanarak yok olması. Ancak uzmanların buna karşı geliştirdikleri yöntemler de var:
"Yangın modelinden yola çıkıyoruz. Nerede başladı nasıl ve nerelere yayıldı. Yanan maddeler neydi. Yanma ne kadar süre devam etti. Bir yangın 15 dakikada söndürülebiliyor. İddia büyük oluyor. Mesela şu kadar trilyonluk malım vardı deniyor. Süreye bakıyorsunuz yanan materyallere ve kimyasal özelliklerine bir de enkaza ize çok şey söylüyor. Yangının başlamasıyla birlikte radyasyon kondüksiyon ve konveksiyon yoluyla ısının yayılımını adım adım izlemeniz de mümkün bu da bize yol gösteriyor."
Uzmanlar, Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'nun incelemesini bitirdiğinde hepsinin ortak görüşü aynıydı. Onlara göre yangının sabotaj olma ihtimali çok yüksekti.
Bunu destekleyen en önemli ipucu olay yeri inceleme uzmanlarınca yangın bölgesinde bulunan beyaz bidon ve içinde az miktarda sıvı bulunan cam şişeydi. Ayrıca yine okulun yakın civarında iki adet sigara izmariti bulunmuştu. Bunlar poşetlenerek incelenmek üzere kriminal laboratuvarına gönderildi.


2 Temmuz 2002
Yangından 11 gün önce... İstanbul Mali Şube ekipleri aldıkları bir ihbarı değerlendirmek üzere Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu'na bir baskın düzenledi. Okulun bahçesi Milli Eğitim Vakfı'na bağlı olarak okul saatleri dışında otopark olarak kullanılıyordu. Ancak ihbara göre, izin belgesi vakıf adına olmasına rağmen milyarlarca liralık gelir okulun yakınında faaliyet gösteren bir gece kulübünün görevlilerince tahsil ediliyordu.
Mali Şube ekibi, baskından sonra okul yönetiminden birkaç kişiyi ve otopark görevlilerini gözaltına alındı. Ancak bu kişiler ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Bütün bu gelişmelerin yangından kısa bir süre önce olması emniyet birimlerinin kuşkularını pekiştiriyordu. Çünkü yangın gözaltındakilerin serbest kalmasından birkaç gün sonra çıkmıştı.
Ayrıca, yangını ihbar eden kişi, okul bekçisinin eşi Makbule Koç'tu. Koç'un cumhuriyet savcısına verdiği ifadeye göre yangın 15.00 sularında çıkmıştı. Yangını fark edince bahçeye fırlamış, hortumu uzatmayınca keserek içeri alıp alevlerin üzerine su sıkmış ama yangını söndürmeyi başaramamıştı. Okulun hizmetlisi Selim Koç ise, yangının başladığı sırada dışarıda olduğunu söylüyordu.
Bu arada medyanın okul yangınına ilgisi de büyüktü. Tarihi okulun yanmasındaki mafya bağlantısı olduğu iddiaları, okul arazisinin otopark yapılmak istendiği söylentileri her gün manşetlere taşınıyordu.
Cumhuriyet savcılığı ise, işin içinden çıkmak için bir yangın uzmanına, Mühendis Mümtaz Çoruh'a başvurmayı uygun gördü. Bilirkişi de otopark görevlilerinin olayda parmağı olabileceğini düşünüyordu. "Okulun bahçesinin otopark olarak kullanıldığı ve otoparkın okul aile birliği gibi kurumlara gelir temin ettiği hususları orada görüşüldü ve otomobilleri park eden kişilerle görüşüldü..."
Bütün bunlara rağmen Çoruh, incelemesini tamamladığında yangının çıkış nedenine ilişkin ilk farklı görüşü de ortaya koydu. Ona göre yangının sorumlusu elektrikti.
Bu rapordan sonra ilk açıklama o günlerde Milli Eğitim Bakanı'ndan geldi. Bakan Necati Tekin'e göre yangının nedeni elektrikti. Ama yine de bu kuşkulu yangını bir de Bakanlık müfettişleri inceleyecekti.
* * *

BUGÜN
Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu: Mutsuz aşklar yalısı uzunca bir dönem çocuk sesleriyle şenlense de şimdi boğazın en güzel yerinde kararmış rengiyle akıbetini bekliyor.
Milli Eğitim Bakanlığı: Bilirkişi raporuna rağmen yangının çıkış nedenini araştırmaya devam ediyor. Bakanlığın müfettişleri soruşturmayı yeniden açmak için kolları sıvadı.
Veliler: Okulun yerine otopark yapılmaması için uzun süre eylem yaptı ancak artık sesleri çıkmıyor.
Öğrenciler: Milli Eğitim Bakanlığı, okulun aslına uygun olarak tamir edileceğini açıkladı.

----------------------------------

15 TARİHİ OTOPARK!

http://www.tayproject.org/haberarsiv20065.html

Ortaköy'ün simgelerinden Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu, 13 Temmuz 2002 tarihinde çıkan bir yangınla kül oldu. Yangının otopark mafyası tarafından çıkartıldığı iddia edilirken, öğrenciler Burak Reis İlköğretim Okulu'nun ek binasına taşındı. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey'in Naime Sultan Yalısı olarak da anılan 1905 yapımı binanın onarılıp tekrar okul olarak kullanılacağını söylemesine karşın bina 4 yıldır çürümeye bırakıldı

Boğaziçi İmar Müdürlüğü, Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 1'inci grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen okul ve İl Özel İdaresi tarafından aylık 200 bin YTL bedelle Trafik Vakfı'na kiraya verilen bina, iki kurumun arasını açtı. Binanın korunması gereken kültür mirası olduğunu üç ay sonra hatırlayan İstanbul İl Özel İdaresi, Emniyet Müdürlüğü'ne 5 Ekim 2005'te yazı göndererek binayı 15 gün içinde tahliye etmelerini istedi. Halen otopark olarak kullanılan bina nedeniyle Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu Aile Birliği ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu isyan bayrağını çekti. Kurul binanın otopark olarak kullanılmasına izin verenler hakkında soruşturma açılmasını isterken, okul aile birliği yöneticileri binanın varislerini aramaya girişti.

Birlik Başkanı Canan Sığınak, okulun varisçileri olan Osmanlı torunlarına ulaşılması halinde sorunun çözüleceğine inandığını belirterek, 'Okulun tadilatı yapılmadığı için buranın birilerinin eline tamamen geçmesinden endişe ediyoruz. Burası 1953 yılında İstanbul Kadastrosu ile birlikte Maliye Hazinesi olarak adı tescil ediliyor. 28 Aralık 1959 yılında 'Marif Vekaleti' adına tahsis ediliyor. Ancak Marif Vekaleti halen devam ediyor. Dolayısıyla burasının okul olarak kullanılması şartı var. Okulun dışında hiçbir şey burada yapılamaz' dedi.
Akşam, 22.05.2006

 ----------------------------------

16. Fehime Sultan / Gazi Osman Paşa Yalısı, Koruma No: 170

http://www.denizce.com/fehimesultan.asp

Kaynak  : Orhan Erdenen "Boğaziçi Sahilhaneleri"

1992

Muallim Naci Caddesi no: 104 (Ada 40/parsel 123).

İnşası:  XX. yüzyıl başı.

Mimarı: Balyan Usta (planı ve dekorasyonu Balyan ustaların karakteristiğidir.)

Üslubu: Açık bir üslubu yok, neo-barok denilebilir. Detaylar art-nouveau'dan mülhem.

Yüzölçümü:481 m2.

Bugün, Gaziosman Paşa Ortaokulu bulunan, ahşap üç katlı yalı Sultan V. Murat(1840-1904)ın kızlarından Fehime Sultan'a düğün hediyesi olarak, Sultan Abdülhamid(1876-1908) tarafından 1899-1901 yıllarında inşa ettirilmiştir. (Bu sırada inşa ettirilen yol üzerindeki köşkü, yakın zamanda yıktırılmıştır).

(Haluk Y. Şehsuvaroğlu, Cumhuriyet, 5 Eylül 1962)

Fehime Sultan'ın bu yalısı, Gaziosman Paşa(1832-1897) Plevne dönüşünde Mabeyn mareşali olarak tayin edildiğinde (1883), Sultan Abdülhamid II. tarafından kendisine hediye edilmiştir.

(Ahmed Ağın-Anıtlarımız. Sf.78)

Yalının planında da, her tarafı bol pencereli, koridorları dahi aydınlık (boşluk kısımları daha fazla) bir yapı olduğu görülür.


 
Bahçe/batı yönünden bir görünüş (1974)

 
Binanın zemin katı (köşkün zemin katı gibi) kagir yapılmıştır. Üst iki kat ahşaptır. Binanın ortası ile iki yan kısmı dışarı doğru taşmıştır. İçerde kalan kısımların ön kısmında, üç katta da balkonlar yer almıştır. Zemin ve ikinci kat balkonlarında sütunlar vardır. Katlar kırnişlerle birbirinden ayrılmıştır. İkinci kat ile üçüncü katı birbirinden ayıran kornişte ulama yatık S figürü görülmektedir. Orta kat pencere üstleri diğerlerine nazaran daha zengin tezyin edilmiştir.

Ortada istiridye kabuğu olup, yanlarında da kıvrık dallar yeralmıştır. Orta kısım çatısı binadan daha yüksek yapılmıştır. Deniz ve kara cephesinde üçgen alınlıklar yeralmıştır. Planın esası ise iki yan sofalıdır. Sofalar binanın iki ucunda yer almışlardır. Merdivenler sofaların iç kısımlarında olduğundan orta kısma aydınlık yapılmıştır. Odalar sofaları birbirine bağlayan koridorlar üzerine açılmıştır.

(Ülkan Kuyucu. İ.Ü. Ed. Fak. Tez).

Bu Gaziosmanpaşa Yalısında, Rumelihisarında (yıkılmış bulunan) Kadri Raşit Paşa Yalısı tertibinin daha büyük ölçüde tatbik edildiğini görüyoruz. Planın uzun olmasından dolayı, iki sofa birbirlerinden çok uzağa düşmüştür. Merdivenler sofaların iç taraflarında olduklarından evin ortasında ayrıca bir aydınlık avlusunun yapılmasını icap ettirmişlerdir. Büyük odalar, dört köşe odasıyla deniz yüzünün ortasındaki büyük orta salondan ibarettir. Deniz tarafındaki odalar, iki sofa birbirine bağlayan bir koridor üzerine açılır. Planın hususiyeti iç aydınlık olmasıdır.

(Sedat Hakkı Eldem-Eski Türk Evi Plan Tipleri. İTÜ. sf.183)

 


Bahçe/batı cephesi.

 XIX. yüzyılın deniz hamamlarının bulunduğu bu mevki, nasılsa önü doldurulmadığından, eski rıhtımıyla kalmıştır. Halen binanın ölçüsüne yakın arka ve yan bahçesi bulunmaktadır. Binanın bazı kısımlarıyla önemsiz duvar nakışları vardır. Damı kiremitli olup, altı adet yüksek bacası mevcuttur.

5.9.1974 günü tesbit ettiğimiz gezi notları:

Alt kat dış duvarı köfeki taşı. Kuzey yönünden, önce üç, sonra tavus kuyruğu tarzında yirmiiki mermer merdivenle binaya giriliyor.

Bu girişte bir camekan ile, altı yine mermer döşeli bir küçük sahanlık var. Merdivenin parmaklıkları dökme demirden.  Her katta 10 oda + bir sofa/salon + 2 hela + 2 uzun koridor + kuzey ve güneyde olmak üzere 2 merdiven + deniz yönünde de 2 balkonu var. Pencereler, çiftli, geniş, makaralı. Sofa sağda; solda üst kısmı camekanlı odalar, karşıda camekanlı bölme. Sonra merdiven boşluğu, çift, tek, çift olarak çıkan ahşap merdiven. Binaya kalorifer konmuş. Büyük tekne tavanda yaldız kabartmalar ve iki yağlı boya tablo. Bunlar kasır resimleri. Kenarlarda kıvrık dallar. Giriş ve merdiven kapısı ceviz. Yer balık sırtı parke. Tavanda kabartma güller. Duvarlar bağdadî. Sağdaki (bahçe üzeri) oda, tekne kubbeli; tavan yine fazla nakışlı ve süslü, yaldız kabartmalar. Soba borusu yeri.. Binada elektrik, terkos, Hamidiye suyu, havagazı var. Sağda aynı tertip bir oda, aynı nakışlar; tavanda yine iki yağlı boya tablo. Soldaki uzun koridorun ışık pencereleri; küçük müdür odası ahşap balkona çıkıyor. Tavan tekne, fakat daha zarif süslü. Binanın bütün kepenkleri ahşap. Yer parke, koridorun tavanı nakışlı. Solda ikinci oda, daha büyükçe; aynı tertip bir tavan. Fakat pencere üzerleri yarım daire. Solda üçüncü oda, küçük. Tavanı nakışlı, basit, balkonlu, soba kurulmuş.


Deniz cephesi. (1974)

Karşıda, diğer koridora bağlanan bir geçit, servis yeri. Koridorda son oda kare planında. Arka merdiven tek, çift, tek, çift olarak yükseliyor. Basamaklar kavallı. Yağlı boya tablolar var. Merdiven boşluğu bölünüp sınıf yapılmış. Nakışlı ve yaldızlı tavan göbeği. Diğer koridora dönüş. Köşe odası. Tekne tavan dayanakları var. Süslü tavan. Yer parke. Koridora devam, küçük bir oda (Depo). Arka kapı (kapısı çıkarılmış), bir küçük oda, iki parçalı giyotin pencere. Yalının hamamı yıkılmış. Soba, yan yana dört oda ve son olarak koridorun köşesindeki odaya geliyoruz.

Bu köşe odaları çift kapılı. Üst kata çıkış. Duvarın yarısı yağlıboya yapılmış, merdiven korkuluğu üstte birleşiyor. Yan duvarlarda pitoresk tablolar, tavan aynı tip. Dört köşesi yağlıboya tablo. Alt girişin üzerindeki hol halen kütüphane, merdivende bölme var. Sağ ve solda iki oda. Aşağı katın aynı. Tavan kubbe biçimi, dayanakları barok. Çok zengin görünüşlü bir tavan. Kaydedelim ki yalı çok aydınlık. Tavan üç parçalı. İki kenarda oval çerçeveli yağlıboya tablolar.. Küçüksu çeşmesi, Kızkulesi, dere kenarında bir kasır. Alt kat gibi üst katın da tavanları aynı. Duvarlar yağlı boya. (Aydınlık bölümü devam ediyor) Büyük oda tavanı aynı üslupta olmakla beraber daha değişik geometrik şekillerde.


Giriş holünde eklektik tavan dekorasyonu (1975)

Sağ koridor da aynı. Tavan geometrik şekilleri değişik, sağdan bir kapı ile çatıya çıkılıyor. Dar, ahşap eski bir merdiven. Çatı katında alçak odalar ve koridorlar. Beş basamaklı merdivenle kiremitlere çıkılıyor. Yapının iki koridorunda ve zeminde üç alaturka basit hela var. Bahçede kuyu yok. Okul müdürünün verdiği şifahî bilgiye göre: Beşiktaş'ta Et ve Balık Kurumu'nun bulunduğu Paşa Mahallesinde Gazi Osman Paşa'nın Yalısı varmış, yanmış. Oğlu eşinden ayrılınca Fehime Sultan'a hediye edilmiş. Cumhuriyetten sonra bina boş kalmış, bir ara Darüleytam, bir ara da tütün deposu olarak kullanılmış.

Notlarından zaman zaman parçalar aldığımız, tarihçi, yazar Haluk Şehsuvaroğlu annesi ile bu binada nedime olarak bulunurken yaşamış.

Fehime Sultan/Gazi Osman Paşa Yalısı'nın Beşiktaş Tapu Sicil Muhafızlığındaki kaydı:

Sahibi: Maliye

Kullanılışı: Okul

İfrazlı.

Yüzölçümü, arsası: 4572 metrekare.

"Yalı (köşk gibi) alt katı kagir, üst katları ahşaptır. Orta kısımları dışarı taşkın, balkonlu. Katlar kornişlerle birbirinden ayrılmıştır. İkinci kat ile üçüncü katı birbirinden ayıran kornişte ulema yatuk S figürü görülmektedir. Orta kat pencere üstleri diğerlerinden daha zengin tezyin edilmiştir. Ortada istiridye kabuğu olup, yanlarında da kıvrık dallar yer almıştır. Orta katın çıkmasında her üç katın pencereleri yuvarlak olarak yapılmıştır. Deniz ve kara cephelerinde üçgen alınlık yeralmıştır. Binanın planı ise iki yan sofa (koridor)lıdır. Sofalar binanın iki ucunda yeralmışlardır. Odalar sofaları birbirine bağlayan koridorlar üzerine açılırlar"

(Ülkan Kuyucu- İ.Ü. Sanal Tarihi. Tez, 1965).

 

 

Mimari Biçimi

"Fehime Sultan"/Gazi Osman Paşa Yalısı'nın kagir zemin kat üzerinde ahşap iki kat ve bir de çatı katı ile yüksekliğine oluşmuş, hacimli kitlesi göz alıcı durumdadır. Cepheleri XIX. yüzyıl Fransız mimarisinin bir adaptasyonu olmuştur. Plandaki değişiklik ise uzunlama bir düzenleme çizimiyle başlar, boydan boya uzanan iki koridor üzerinde mahallerin yerleştirilmesi ve bundan doğan orta mekanlarda ışıklık bulunması, deniz yönüne balkonlar yerleştirilmesi, servis merdiveni ilavesi gibi geleneksel yalı planına sokulmuş bu elemanlarla devam eder. Bununla beraber çıkmalı odaların köşeleme pencereleri ile yandan ve üçüzlü pencereleri ile önden denize açılmasındaki şeffaflık geleneksel Boğaz tipi yapı esprisini yaşatmaktadır. Öyle görülüyor ki Batısal mimari etkileşme Boğaziçi'nin Rumeli yakasında XIX. yüzyıl sonuna kadar devam edegelmiştir."

(Behçet Ünsal)

 Denizce
----------------------------------

17. Tarihi okulda şüpheli yangın... Gözler otopark mafyasında-  

http://www.milliyet.com.tr/2002/07/14/yasam/ayas.html

Bir tarihi eser daha kül oldu. Ortaköy’deki ünlü Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu, kuşkulu bir yangın sonucu kullanılamaz hale geldi

HALUK ATALAY İstanbul

     Ortaköy sahilindeki Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu’nun tarihi binası dün alev alev yandı. İtfaiyenin saatlerce süren çalışmasıyla kontrol altına alınan yangında, bina kullanılamaz hale geldi. II. Abdülhamit tarafından 1883’te yaptırılan yalıdaki yangın dün 14.45 sıralarında başladı. Yangın, iki ve üçüncü katlarının ahşap olması nedeniyle büyüdü. Alevlerin binanın içini sarması ve çatıya ulaşması nedeniyle yetersiz kalan itfaiye ekibine takviye geldi. Söndüren 1 gemisi de denizden müdahalede bulundu. Çökme tehlikesi nedeniyle binaya giremeyen itfaiye erleri, merdiven araçlarına çıkarak tazyikli su sıktı. Söndürme çalışmaları sırasında Deniz Şube Müdürlüğü’ne bağlı 1 bot, deniz tarafında güvenlik önlemi aldı.
     Çevre sakinlerini meraklı bakışlarla izlediği yangını haber alarak gelen okulun öğrencileri gözyaşlarını tutamadı. 
     
Üç saatte söndürülebildi
     Kazan dairesinin yanındaki elektrik panosundan çıktığı tahmin edilen yangın, üç saatlik çalışma sonucu söndürüldü. Yangın nedeniyle tarihi bina kullanılamaz hale geldi.
     Olay yerine gelerek incelemelerde bulunan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey, yangının kazan dairesinden çıktığını sandıklarını, ancak kesin bir bilginin henüz kendilerine ulaşmadığını söyledi. Eski okul müdürünün, bir süre önce Milli Eğitim Vakfı’na ait otoparkın işletmesinde yapıldığı iddia edilen usulsüzlükler nedeniyle açığa alındığını belirten Balıbey, olayda her türlü ihtimalin göz önünde bulundurulacağını söyledi.
     Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu da, bu okuldan mezun olduğunu kaydederek, "Burada anılarımız var. Böyle tarihi dokuların korunması gerekiyor, ancak maalesef koruyamıyoruz" dedi. 
     
Hademe ve eşi sorguda
     Yangın sırasında okul binasında bulunan hademe Selim Koç, eşi Makbule Koç ile kardeşi Sefer Koç ve okulda boyacılık yapan Turgut Topaloğlu, Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Bu kişiler, ifadelerine başvurulmak üzere Gayrettepe’deki Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldüler.

Okulun tarihçesi
     Beşiktaş Belediyesi’nin kayıtlarına göre; yapılış tarihi ve mimarı bilinmeyen binanın, Gazi Osman Paşa, Naime Sultan veya Fehime Sultan Yalısı olarak adının geçtiği ve II. Abdülhamid tarafından 1883’te Gazi Osman Paşa’ya hediye edildiği, 1909’ dan beri okul olarak kullanıldığı belirtiliyor.
     İstanbul Mali Şube ekipleri, 2 Temmuz 2002’de, okulun bahçesindeki 250 araç kapasiteli otoparkın, gece bazı eğlence mekânı görevlilerince çalıştırıldığı ve gelirin okul idarecilerince suiistimal edildiği iddiasıyla bir operasyon yaptı. Araç sahiplerinin 10 - 50 milyon lira ödediği, gecelik hasılatın 50 milyar lira dolayında olduğu, buna karşılık okulda araç başına 3 milyon liralık fiş kesildiği iddiaları üzerine başlatılan operasyonda, 7 otopark görevlisiyle okul müdürü Vedat Balcı’nın da aralarında bulunduğu zanlılar gözaltına alındı. Zanlılar savcılıkça serbest bırakılırken, otopark kapatıldı, Balcı görevden alındı.