GİBİ YAPANLAR yazıyor!


  

Nurdan SARISAKAL
 
 

OYUNCAKLARIN ÇOCUK GELİŞİMİNE ETKİSİ

  

        Günümüzde çocuklarımızın oynadığı oyunların ve oyuncakların niteliklerine dikkat etmişsinizdir mutlaka. Çoğu çocuğumuz zamanını artık ya bilgisayar başında sanal oyunlar oynayarak ya da yaratıcılığı geliştirmeyen hatta şiddet içeren oyuncaklarla oynayarak geçiriyor. Oynadıkları oyunlar gelecek konusunda beni biraz endişelendirdiği için bu yazıyı yazma gereği duydum.

 

        Oyun; çocuğun doğal olarak güdülendiği ve belirli bir amacı olmayan, yetişkinler tarafından değil, çocuğun koyduğu kurallara bağlı olarak kendiliğin gelişen ve zevk unsuru taşıyan, davranışlardan oluşan bir etkinliktir. Oyun etkinliği içinde çocuğun; ait olma, güç, özgürlük ve eğlence ile ilgili psikolojik ihtiyaçları karşılanırken, yaratıcılık ile sosyal becerilerinin gelişmesi, gerilim ve kaygının azalması ve organlarının harekete geçmesini sağlanmış olur(Karayılan, 2007).

 

        Çocuk, kendini ve çevresini oyun yolu ile tanır. Oynarken oyuncaklarıyla olsun, çevresindeki kişilerle olsun etkileşim halinde olduğu için hem bilişsel becerileri (zekası, hafızası, kelime bilgisi, duyguları…) hem de motor becerileri gelişmektedir.

 

        Teknolojinin hızla ilerlemesiyle elektronik oyuncaklarda da artış görülmektedir. Bu tür oyuncakların, çocukları, hem psikolojik hem de fiziksel açıdan geliştirmediği kanısındayım. Örneğin; son dönemlerde çocuklarımız bilgisayar başından kalkamamaktadır. Böyle olunca da iletişim halinde olduğu tek varlık hiçbir duygu alışverişinde bulunmadığı bilgisayar ekranı olmaktadır. Hem kasları çalışmamakta, hem de ekranla sevgi sadakat gibi güzel duyguları paylaşamamaktadırlar. Oyun alanı daraldığı gibi yaratıcılıkları da kısıtlanmaktadır. Üstelik oynadıkları oyunlar da genellikle savaş oyunları; yani, adam öldürmenin bir oyun(!) olduğu, elinde silahı olanın güçlü olduğu mesajını veren oyunlardır. Bu tür oyunlar özellikle internet kafelerde ticari amaç güdüldüğü için bilgisayarlara yükleniyor. Bu konuda internet kafe işleten kişilerin eğitilmesi ya da bu tür yerlerin denetlenmesi gerekmektedir.

 

        Gazi Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Okul Öncesi Eğitim Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neslihan Avcı (2006); elektronik oyuncakların ve bilgisayar oyunlarının çocukları tüketici birey olarak alıştırdığını, evdeki eşyalarla veya doğada bulunan malzemelerle yapılan oyuncakların çocukları doğaya ve çevresine saygılı kişiler haline getirmede yararı olacağını belirtmiştir.

 

        Çocukların oynadığı oyuncak silahlar da aynı mesajı verdiğini ve bu tür oyuncakların çocukları şiddete yönlendirdiğini düşünüyorum. Nöro Eğitim Ve Danışmanlık Merkezi’nden Ethem Kocabaş ( 2007) bir yazısında şunları söylemiştir:

      “Oyuncak silahlarda, silahın çocuklara verdiği mesaj önemlidir. Silah kullanım şekli ve amacı itibariyle bir canlıyı etkisiz hale getirmek veya cansız bir yapıyı imha etmek için kullanılmaktadır. Her iki durumda da güç söz konusudur. Oyuncak silahlar çocuklarda başarı ve sevgi odaklı karakter profili yerine, güç odaklı karakter profilini modellemektedir. Bu modelleme ileride çocuğun ikili ilişkilerinde kazan- kaybet şeklinde bir birey olmasına neden olmaktadır. Silahın güçsüzün yanında yer alması ve onu korumasına yönelik var oluş nedenine ise günümüz dünyasında pek rastlanan bir davranış biçimi olarak görülmemektedir. Zira kimin güçlü ve güçsüz olduğu bir düşünce biçimi olup, değişken bir kavramdır. Bu nedenle anne ve babalar çocukların oyuncak silahlarla etkileşimini tercih etmemelidirler.”

 

        Çocuklar; kendilerini ve çevresini daha iyi tanıyabileceği, iletişim becerilerini ve yaratıcılıklarını arttıracağı, bilişsel- duyuşsal- sosyal ve psikolojik yönden olumlu katkılar sağlayacağı oyuncaklarla oynamalı ve mümkün olduğunca çocuklara kendi oyuncaklarını kendileri yapmalarına olanak sağlanmalıdır. Bunun için oyun hamuru, kil, çamur, toprak, kağıt, meyve ve kurutulmuş yiyecekler, boyalar yeterli olabilir.

 

        Çocuklarımıza şiddet yerine iyiyi, doğruyu ve güzeli aşılamalıyız ki kendine güvenen, kendini bilen, erdemli kişiler olsunlar.

 

                                                                                        

KAYNAKLAR

 

1- Çavuşoğlu, H.; “Çocuk Sağlığı Hemşireliği”, Ankara, 2004

2- Conk Z. (ed); “Çocuk Sağlığı Ve Hastalığı Hemşireliği El Kitabı”, Vehbi Koç

    Yayınları, No: 12, İstanbul, 1997

3- Poyraz, Hatice; “Oyun ve Oyuncak”, Anı Yayıncılık, Ankara, 1999

4- www.milliyet.com/cocuk

5- www.egitimatolyesi.net/yazi

6- www.sirince.net/modules

 

NURDAN SARISAKAL

26.08.2007

NOT BIRAKIN

Anasayfa

ziyaretçi sayacı