Cemil Osmanağaoğlu: 26 Yıllık Hukuk Mücadelesi ve Belge Arşivi
"YASAL BİLGİLENDİRME VE KAMUOYUNA DUYURU
Bu web sitesinde yer alan tüm bilgi, belge ve açıklamalar; Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan 'Hak Arama Hürriyeti' ve 26. maddesinde yer alan 'Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti' kapsamında yayınlanmaktadır.
Sitede paylaşılan metinler, 26 yıldır süregelen ve şahsımı, ailemi maddi-manevi yıkıma uğratan hukuksuzluklara karşı ilgili mahkemelere, Cumhuriyet Başsavcılıklarına ve uluslararası mercilere (İsveç Makamları, AB vb.) sunulmuş olan resmi dilekçelerin kopyalarıdır.
Bu yayının amacı:
Türk yargısını yanıltarak onaysız fotokopilerle, 10:35 banka provizyon sahteciliğiyle ve borç şişirme yöntemleriyle kurulan 'Adli Pusu'nun maddi gerçeklerini ortaya çıkarmaktır.
1999 yılından bu yana yapılan icra tahsilatlarının (ev satışları ve nakit ödemeler) mahkemelerden gizlenmesi suretiyle yapılan mükerrer tahsilatları ve usulsüzlükleri deşifre etmektir.
Çocuklarıma bırakacağım en büyük miras olan 'temiz bir isim' hakkımı korumak ve şerefime yönelik itibar suikastına karşı özsavunma yapmaktır.
Buradaki paylaşımlar hiçbir kişi, kurum veya yargı mensubuna hakaret, iftira veya hedef gösterme amacı taşımamaktadır. Paylaşılan her isim, altına imza attıkları resmi kararların sahibi olarak hukuki sorumlulukları gereği zikredilmiştir. Gerçekler hakaret sayılamaz; belgeli iddiaların aksini ispat yükümlülüğü iddia sahiplerine aittir.
Adaletin tecellisi ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için hukuk mücadelem sonuna kadar devam edecektir.
Cemil OSMANAĞAOĞLU"
"BİR VATAN EVLADININ VİCDANİ VE TARİHİ TANIKLIĞIDIR
Askerlik vazifemi ifa ettiğim dönemde şahsıma tevdi edilen; devletin ali menfaatlerini korumak, kamu düzenini tehdit eden çetelerin içine sızmak ve bu yapıları deşifre etmek görevini, hiçbir şahsi ikbal gözetmeksizin sadakatle yerine getirdim. 'Sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek' düsturuyla, devletimi soyan, hazineyi zarara uğratan yapıları bir bir tespit edip ilgili mercilere bildirdim.
Ancak ne acıdır ki; Yargı ve finans sistemini birer silah gibi kullanarak devleti soyup soğana çeviren, özellikle A.B. Electrolux Türkiye (Electrolux A.Ş.) gibi dev görünümlü yapıların içindeki 'hayali hırsızlık' ve 'sigorta dolandırıcılığı' çarklarını deşifre ettiğim anda, karanlık bir el tarafından düğmeye basıldı.
Devleti koruyan ben, bir gecede devletin mahkemeleri eliyle 'suçlu' ilan edildim:
Kendi mallarına çalıntı süsü verip sigortadan haksız tazminat alanların foyasını ortaya çıkardım; bedelini hürriyetimle ödedim.
Devleti soyanların vergi borçları, hangi hukuki kılıfla ve hangi kanun maddesine dayanılarak şahsım Cemil Osmanağaoğlu’nun üzerine yıkıldı?
Bir vatansever olarak görevimi yaparken, nasıl oldu da bir anda malıma, mülküme 'adli pusu' ile çöküldü?
Maliye Bakanlığı ve Adalet Mekanizmasına Soruyorum: Dürüstçe vergisini ödeyen vatandaşın rızkına göz diken bu yapıları aklayanlar; gerçek suçluların vergi yükünü neden benim omuzlarıma bıraktı? 26 yıldır bitmeyen bu infazın sebebi, benim bu kirli çarkı deşifre etmiş olmam mıdır?
Ben devletine küsmüş bir adam değil, devletinin içine sızmış uru temizlemeye çalışırken o ur tarafından yutulmak istenen bir neferim. Aşağıda isimlerini ve sicillerini verdiğim kişiler, sadece beni değil, aslında Türk Devleti’nin adaletine olan güveni de katletmişlerdir.
Hakikat, en büyük ibadettir. Gerçekler ortaya çıkana kadar susmayacağım!
Cemil OSMANAĞAOĞLU"
Askerlik yaptığım dönemde kışkırtıcılık ajanlık görevi verildi bana. Bana denilen şu oldu ? hiç kimse benm devletin yararına çalıştığımı bilmeyecek ti devlet karşı suç işleyen çetelerin içine sızıp bu çeteleri çökertmek devlete bildirmekti. Ben de devleti soyanların içine girip tespit ettim devletime bildirdim. Yargı üzerinden devleti soyup soğana çeviren iş adamlarını kanunsuz işlemlere dayalı mağdur eden A.B.Electrolux Türkiye kolu Electrolux A.Ş. nin içine girip bu yapıyı da devletime bildirdim.
Büyük şirket gözüken fakat bu şirketlerin kendi mallarını tutulan kişilerce sahte plaklalarla çalıntı süsü verip sigortadan alınan haksız paraların tespitini yapıp devletime bildirdim.
Devlet yararına çalışan bir vatandaş olarak üzerime düşen görevimi hiçbir kuruma bağlı olmadan yaptım ancak ne olduysa bir anda düğmeye basıldı san ki büyük bir suçluymuşum gibi hapse atıldım malıma mlküme çöküldü devleti soyanların vergi borçları üzerime yüklendi. Aşağıda yazılan şirketler Türk Devletini soyup soğana çevirenlerdir.
Dürüstçe vergisini ödeyen vatandaşların haklarını yiyen aşağıda yazılan şirketleri aklayan Maliye Bakanlığı’na soruyorum devleti soyup soğana çevirenlerin vergi borçları hangi kanun maddesine dayalı Cemil Osmanağaoğlu’na yükletildi.
"2001 MALİ KUMPASI: VERGİ KANUNUNA MUHALEFET DOSYASININ PERDE ARKASI
2001 yılında şahsıma yönelik açılan 'Vergi Kanununa Muhalefet' dosyası, sıradan bir mali ihtilaf değil; devleti soyan, sigorta ve gümrük vurgunlarıyla haksız kazanç elde eden yapıların, kendi vergi yüklerini ve usulsüzlüklerini bir vatansevere yıkma girişimidir.
Kamuoyunun ve Yargının Bilgisine:
Mali Pusu: Bu dosya, benim o dönemde devletin ali menfaatlerini korumak adına deşifre ettiğim 'organize suç örgütlerinin' ve işbirlikçilerinin, beni susturmak ve itibarsızlaştırmak için kurduğu 'Adli Pusunun' mali ayağıdır.
İtibar Suikastı: Kendi şirketlerindeki yolsuzlukları ve naylon fatura trafiklerini, şahsımın bilgisi ve kontrolü dışındaki süreçlerle üzerime yıkarak, beni 'vergi suçlusu' gibi göstermeye çalışmışlardır.
Hakikat: 26 yıldır süren bu mücadele ispatlamıştır ki; şahsıma verilen cezalar, işlediğim bir suçun değil, o dönemde bozduğum kirli çarkların ve verdiğim vatanseverlik mücadelesinin bir 'bedelidir'.
Gerçekler belgelerle sabittir: Ben çalmadım, çalınanları ifşa ettiğim için hedef seçildim!"
VURAL ELEKTRONİK DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI SAN VE DIŞ TİC LTD ŞTİ
V.d:Üsküdar-V.no:9260085455-Tic.sic no:407227 Cumhuriyet Caddesi No:21/4 Bülbüldere Üsküdar/İstanbul Şirket Müdürü Cemil OSMANAĞAOĞLU’DUR.
KORKMAZLAR GIDA TEMİZLİK KIRTASİYE İNŞAAT TURİZM SAN.DIŞ TİCARET LTD.ŞTİ V.d:Ümraniye-V.no:5790172611-Tic.sic no:447253 İsmet paşa cad. No:29/1 Ünalan/Üsküdar- İstanbul Şirket Müdürü Cemil OSMANAĞAOĞLU’DUR….
Aşağıda isimleri belirtilen şirketler KORKMAZLAR şirketine ait faturaları hayali kullanıp T.C. Devletini maddi zarara uğratmıştır.
1-Kadir Yalçın
Eskipazar Karabük.
Karabük Vd.- 9310000806
2-Dinç Lokantası-Süleyman Dinç
3-Yöre Peynircilik Gıda Pazarlama ticaret sanayi limitet şirketi
Mihtatpaşa Mahallesi Bağdat Caddesi no:115 GEBZE
İlyasbey Vd.- 9830056859
4-Ofis Temizlik Servis Hizmetleri iç ve dış ticaret limitet şirketi
Fulya mahallesi Özbağ sokak no:18 Mecidiye köy/İstanbul
Mecidiye köy Vd.- 6910036390
5-Sürmen Gıda Sanayi ticaret limitet şirketi
Petrol iş mahallesi seher sokak no:11 KARTAL/ İstanbul
Kartal Vd.- 7870041893
6-Yudum Seramik- B.Aktaş
Yeni sahra Orta bahar sokak no:5/1 Erenköy/İstanbul
Koz yatağı Vd.- 0990100452
7-Marsa Yemek Sanayi- Murat Altun Terim
Kemaliye mahallesi m.sencer caddesi no:116 HENDEK
Hendek Vd.- 0680279342
8-Fatma Hun- 70 Evler MALTEPE/İstanbul
9-Beş Gıda Pazarlama İthalat İhracat limitet şirketi
Başak Şehir 1. Etap B.15.D.11 İKİTELLİ/İstanbul
Halkalı Vd.- 1660145844
10-Atalay Yapı Malzemeleri inşaat nakliyat gıda sanayi limitet şirketi
Toros caddesi no:9/A MALTEPE/İstanbul
Kartal Vd.- 6710044611
11-Aşarlar Kuruyemiş ticaret sanayi limitet şirketi
Mihtatpaşa caddesi 175/A ÜMRANİYE/İstanbul
Ümraniye Vd.- 3360077446
12-Serkan Tabldot – Metin Bingöl
Nato caddesi no:9/A SEYRANTEPE/İstanbul
Maslak Vd.- 1760013081
13-Serkan Izgara- Süha Gürdamar
Seyran tepe yıldız sokak no:53/1 4.LEVENT/İstanbul
Maslak Vd.- 4420025417
14-Oto Çakmaklar otomotiv sanayi ticaret limitet şirketi
Seyran tepe 1. Karaoğlanoğlu caddesi no:13 4.LEVENT/İstanbul
Maslak Vd.- 6490073509
15-Fatih ütü ilik düğme ütü paket
Yeşilce mahallesi Atatürk caddesi no:48/A 4.LEVENT/İstanbul
Maslak Vd.- 0820182160
16-Aydın Gıda Et Ürünleri sanayi ticaret limitet şirketi
Gülen su mahallesi. Ayla caddesi no:92 YAKACIK/İstanbul
Yakacık Vd.- 1150262522
17-Dostlar Kafeterya – Timur ERÇELİK
Aytekin sokak no:23 4.LEVENT/İstanbul
18-Çınarlı Gıda sanayi ticaret limitet şirketi
Haramidere mevkii- E5 yolu üzeri no:12 B.çekmece/İstanbul
B.çekmece Vd.- 2520003534
19-Özlem tekstil makine ürünleri ticaret limitet şirketi
Yukarı dudulu .doğan evler caddesi tuna sokak no:1/1-23 Ümraniye/İstanbul
SarıgaziVd.- 7010111132
20-Balsun A.Ş.
Şehit teğmen kalmaz caddesi Şavbon han K.3 8/12 ULUS/ ANKARA
Ulus Vd.- 1390027422
21-Yömser Yön. Ve servis hizmetleri ticaret limitet şirketi
Ata şehir bulvarı 64.Ada Kamelya 2/1 Daire.1 Kadıköy/İstanbul
Sarı gazi Vd.- 9830133470
22-As-kağıtçılık sanayi ticaret limitet şirketi
Alemdar mahallesi divan yolu caddesi n0:56.Erçevik iş hanı no:313 Sultanahmet/İst.
Hocapaşa Vd.- 0860015736
23-AT-SAN inşaat yatırım tah. Turizm. Sanayi ticaret limitet şirketi
İmam Adnan sokak no:22 BEYOĞLU/İstanbul
Nurosmaniye Vd.- 1030096809
24-Mavilim Ambalaj
Paşabahçe iskele caddesi no:12 PAŞABAHÇE/İstanbul
Beykoz Vd.- 6130230116
25-İbrişim boya ticaret limitet şirketi
Bel bey mahallesi 404. sokak no: 1/40 ANTALYA
Kurumlar – 4690060787
26-Teknodem tıbbı cihaz sanayi ticaret limitet şirketi
Dalya sokak no:64/C BALÇOVA/İZMİR
Konak Vd.- 8360069483
27-Prömü mühendislik inşaat nakliyat elek.turizm.gıda sanayi limitet şirketi
Bostancı mahallesi Ali Nihat tarlan caddesi no:68/4 KADIKÖY/İstanbul
Erenköy Vd.- 7330126781
28-Huzur Tekstil
Mandra caddesi no:194/1 Fikir tepe/Kadıköy/İstanbul
Koz yatağı Vd.- 7230112256
29-Binat tekstil sanayi ve ticaret limitet şirketi
Nato yolu çam sokak no:25 Y.DUDULLU/ÜMRANİYE/İstanbul
Sarı gazi Vd.- 1750042289
30- Mehmet AKSOY
Barbaros mahallesi mütevelli çeşme caddesi no:27 Üsküdar/İstanbul
Üsküdar Vd.- 0360012006
31-Atilla kağıtçılık ve matbaa – Atilla ELPİT
Litros yolu 2. Matbaa sitesi 1-BE 9. Zemin kat TOPKAPI/İstanbul
Davut paşa Vd.- 3330277016
32-Moda mankenlik tanıtım yay reklam turizm org. limitet şirketi
Nispetiye caddesi Peker sokak Akyıldız Apartman no:26/7 1.LEVENT/İstanbul
Beşiktaş Vd.- 6220186737
33- STAR YEMEK ÜRETİM SANAYİ TİCARET LİMİTET ŞİRKETİ
Sanayi mahallesi sultan selim caddesi no:120 Kağıthane/İstanbul
Maslak Vd.- 7810135398
34-Özata Uluslar arası nakliyat ticaret limitet şirketi
Kayışdağı caddesi no:96 İçerenköy/İstanbul
Ulaştırma Vd.- 6640019226
35-İZOMAS – Oğuz ARIBURNU
Kızıl toprak Bağdat caddesi no:51/7 Kadıköy/İstanbul**** Göztepe Vd.- 0750001879
36-Hatice Kayretli
Şehit muhtar mahallesi taksim yağanesi TAKSİM/İstanbul
Beyoğlu Vd.- 5400205705
37-Adamın biri iletişim hizmetleri A.Ş.
Dikilitaş mahallesi karanfil sokak beyaz köşk apartman 14/1 Beşiktaş/İstanbul
Mecidiye köy Vd.- 0070189099
38-Üstün şekerleme
Girne mahallesi ırmak sokak no:69. MALTEPE/İstanbul
Küçükyalı Vd.- 6070038748
39-Huzur tekstil yıkama sanayi ticaret limitet şirketi
Girne mahallesi ırmak sokak no:69 MALTEPE/İstanbul
Küçükyalı Vd.- 4640040973
40-Birmed elektronik sanayi ticaret limitet şirketi
Deniz abdal mahallesi başvekil caddesi Deniz abdal çeşme sokak no:12Daire 1 ÇAPA/İst
Çapa Vd.- 1780032820
41-Aydın Gıda Et Ürünleri sanayi ticaret limitet şirketi
Gülen su mahallesi ayla caddesi no:92 YAKACIK/İstanbul
Yakacık Vd.- 1150262522
42-Çelebi Mimarlık Mühendislik A.Ş.
Abdi ipekçi caddesi ada apartman no:24/4 MAÇKA/İstanbul
Mecidiye köy Vd.- 2340050928
43-Ferhat paşa tekstil ticaret limitet şirketi
Ferhat paşa mahallesi Karadeniz caddesi G-52 sokak no:6 MALTEPE/İstanbul
Küçükyalı Vd.-3850054074
44-A.K.M. koruma ve yaşatma derneği- Lale ORALOĞLU
Beyoğlu Vd.- 0990015510
45-Fet-Med Özel sağlık hizmetleri limitet şirketi
Antalya yolu üzeri tariş sokak FETHİYE
Fethiye Vd.- 3850090093
46-HOUFKLEANEN Temizlik hizmetleri- İbrahim ÖZDEMİR
Dik kaldırım caddesi.Balık pınar sokak no:17 BURSA
Çekirge Vd.- 6770123492
47-IZOMAS (Oğuz ARIBURNU)
Kızıl toprak Bağdat caddesi no:51// KADIKÖY/İstanbul
Göztepe Vd.- 0750001879
48-Çevik güvenlik sistemleri ticaret limitet şirketi
Manastırlı İsmail hakkı sokak halk caddesi no:44/110 ÜSKÜDAR/İstanbul
Üsküdar Vd.- 2490128588
49-Öztürkler sigorta aracılık limitet şirketi
Büyük postane caddesi yeni valide han 4/76 EMİNÖNÜ/İstanbul
Hocapaşa Vd.- 7160044141
50-Yudum Seramik
Yeni sahra mahallesi orta bahar sokak no:10/1 KOZYATAĞI/İstanbul
Koz yatağı Vd.- 0990100452
51-Meteks tekstil turizm inşaat gıda elek. İth. İhr. Ticaret limitet şirketi
Perpa ticaret merkezi B.blok kat.8 no:970/972 Okmeydanı/İstanbul
Şişli Vd.- 6190195946
52-Erdi kristal limitet şirketi
Tepe köy camii arkars sokak no:27 Paşabahçe/Beykoz/İstanbul
Beykoz Vd.- 3460040588
53-Alptekinler tıp ve labarotuvar cihaz ticaret limitet şirketi
Mollazürani caddesi.Emin ali yeşim sokak no:6/1 Fındık zade/İstanbul
K. Mustafa paşa Vd.- 0480016311
54-N.P.M. Çevre sağlık sistemleri ticaret limitet şirketi
Karadeniz mahallesi hamidiye caddesi no:1 Daire 8 Gaziosmanpaşa/İstanbul
Küçükköy Vd.- 6270134116
55-Güven pak temizlik fason ambalaj turizm çiçek inşaat promosyon limitet şirketi
Ayazağa mahallesi kurt yolu sokak no:9/2 ŞİŞLİ/İstanbul
Maslak Vd.- 4520078079
56-Narem sigortacılık hizmetleri limitet şirketi
Bayındır 1.Sokak 15/16 KIZILAY/ANKARA
Çankaya Vd.- 6300053639
57-Unmaz unlu mamülleri sanayi ticaret A.Ş.
Yukarı dudulu organize san.2/Ç no:25 ÜMRANİYE/İstanbul
A.Kurumlar – 892003694
58-CAN-CAN Unlu gıda mamülleri – Bilal BİLEN
Cevatpaşa mahallesi Atatürk caddesi no:15 ÇANAKKALE
Çanakkale vd.- 1710079191
59-Gap gıda pazarı- İhsan ÜZÜM
H.tahsin sokak BEŞİKTAŞ/İstanbul
60-Mehmet Özel (Karsu)
Sosyal hizmetler rasim paşa mahallesi sünger taşı sokak No:12/4 Kadıköy/İstanbul
Kadıköy vd.- 6850148344
61-Turing taşımacılık temizlik hizmetleri sanayi ticaret limitet şirketi
Hak sokak no:36 Mecidiyeköy/İstanbul
Zinzirlikuyu Vd.- 4090059056
62-Koru konutları Yönetim kurulu
Baraj yolu caddesi ÜMRANİYE/İstanbul
63- İsmail ORAL-Vatan Emniyet Müdürlüğü/İstanbul
64-Aromeks Gıda ve Kozmetik sanayi ve ticaret A.Ş.
Fatih bulvarı no:335 Sultanbeyliği/İstanbul
Şişli Vd.- 0800123971
65-Özen yemek sanayi ve dış ticaret limitet şirketi
Seyrantepe mahallesi altımay caddesi no:28 Kağıthane /İstanbul
Maslak vd.- 6870043297
66-Seyidoğlu katalik- Hüseyin AKBULUT
Sanayi mahallesi sultan selim caddesi 184/B. 4.LEVENT/İstanbul
67-VURAL GIDA SANAYİ TİCARET LİMİTET ŞİRKETİ
Işıklar caddesi begonya sokak NO:9 K.Bakkalköy/İstanbul** Sarıgazi Vd.- 9260015767
68-Jest tekstil kon.ticaret limitet şirketi
Merkez mahallesi aydınlar sokak no:18 Güngören/İstanbul
Güngören Vd.- 4840105502
69-Aymi eğitim araçları – Mine ŞENSOY
Hürriyet mahallesi ayçiçeği sokak no:1 KARTAL/İstanbul
Yakacık Vd.-8080179025
70-Asya Antik – İsmail DİNÇ
Moda caddesi no:76 KADIKÖY/İstanbul
Kadıköy vd.- 2970016678
71-Üçler tabldot yemek servisi ticaret limitet şirketi
Halide edip adıvar mahallesi bahçecik sokak no:31 ŞİŞLİ/İstanbul*Şişli vd.- 9040050288
72-Cömert otomotiv gıda tekstil limitet şirketi
Başıbüyük yolu Ayşegül sokak no:27 İÇERENKÖY/İstanbul
73-Türkiye Halk Bankası A.Ş. Mercan Emlak şubesi
Ankara Vd.- 4560004685
74-SONGÜL KAYA- Electrolux A.Ş.nin muhasebecisi
Kireç burnu ağaç altı no:15 SARIYER/İstanbul
Sarıyer Vd.- 5340071924
75-Akademi kırtasiye turizm inşaat limitet şirketi
Sarıyer yeni sular caddesi no:81 SARIYER/İstanbul
76-Asil Mevlana yemek sanayi ÇERKEZKÖY
77-Uzman güvenlik limitet şirketi
İnönü caddesi no:27 Kat.4 daire 14 Çeliktepe/İstanbul
Zincirlikuyu Vd.- 6180126558
78- Öz kayışdağı kaynak suları limitet şirketi
Cumhuriyet mahallesi merkez araba yolu caddesi no:56 SARIYER/İstanbul
Sarıyer vd.- 6620099714
79-Recep Aksakal
Atatürk Üniversitesi mediko sosyal öğrenci yemek hanesi ERZURUM
Kazımkarabekir Vd.- 0340019007
80-Asya ihtiyaç mall.paz.san ticaret A.Ş.
Üsküdar halk caddesi türbe sokak no:15 ÜSKÜDAR/İstanbul
Anadolu kurumlar – 0910059795
81-Hanımeli yemek işletmeleri- Mehmet Çelebi
Sanayi caddesi çıkmaz sokak no:301 CEVİZLİ/İstanbul
82-Cahit SEZGİN
Gülbahar caddesi 1.sokak no:75 GÜNEŞLİ/İstanbul
Güneşli vd.- 7680110674
83-Saim Budin Madencilik A.Ş.
Büyükdere caddesi no:2/7 Özden konak işhanı
Boğaziçi kurumlar – 7390023570
84-Diper temizlik gıda sanayi ve ticaret limitet şirketi
Şeyh Sinan mahallesi kumyol caddesi no:9/B ÇORLU
Çorlu Vd.- 3010195847
85-Bahar sosyal hizmetleri limitet şirketi
Özerler mahallesi şevket ödül caddesi Lüleburgaz/Kırkrareli
Lüleburgaz Vd.- 1310103812
86-Akın otelcilik turizm A.Ş.
Cami atik mahallesi peymen Aksoy sokak no:1 ÇORLU/Tekirdağ
Çorlu Vd.- 0270064209
87-Murat can turizm gıda sanayi ticaret limitet şirketi
Girne caddesi daim sokak no:5 4.LEVENT/İstanbul
Maslak Vd.- 6240060118
88-Dempa yangın söndürme limitet şirketi
Ambarlı mahallesi balaban caddesi no:3 AVCILAR/İstanbul
Avcılar Vd.- 2740080795
89-Dilmar sosyal hizmetler limitet şirketi
Çerkezköy Vd.- 2960097401
90- ÖZCAN APAYDIN
M.akif caddesi 1.sokak no:27/A Daire 11 ŞİRİNEVLER
91-Üçler tabldot yemek servisi limitet şirketi
Halide edip adıvar mahallesi Bahçecik sokak no:31 ŞİŞLİ/İstanbul
Şişli Vd.- 9040050288
92-Hicret Market – Abdulaziz ÖZDEMİR
Birlik mahallesi atışalanı caddesi no:24 ESENLER/İstanbul
93-Mart 2000 org.taş.turz.danış.tic.limitet şirketi
İnönü caddesi no:27 kat4.Daire14 Çeliktepe/İstanbul
Zincirlikuyu Vd.- 6180126558
94-Doğa et mamülleri –Sait YİĞİT Çerkezköy
Çerkezköy Vd.-9800162335
95-Cömert otomatif gıda tekstil ticaret limitet şirketi
Başıbüyük yolu Ayşegül sokak no:27 İçerenköy/İstanbul
Kozyatağı Vd.- 2150030457
96-Fetih hafriyat inşaat taahhüt ticaret limitet şirketi
Sel mani pak caddesi no:162/5 ÜSKÜDAR/İstanbul
Üsküdar Vd.- 3850067314
97-Aşana gıda maddeleri sanayi ve ticaret A.Ş.
Şifa mahallesi emir oğlu caddesi no:17/1 TUZLA/İstanbul
Tuzla Vd.- 0910165053
98-Can-İnş.dek.san.tic.ltd.şti.
Oto sanayi sitesi çelik sokak no:57 4.LEVENT/İstanbul
Maslak Vd.- 1980060321
99-Derya ÖNAL
Çelik ay caddesi no:11 Seyrantepe/İstanbul
Maslak Vd.- 6550164081
100-Çelebi mimarlık mühendislik A.Ş.
Abdi ipekçi caddesi Ada apartman no:24/4 D.15 Maçka /İstanbul
Mecidiyeköy Vd.- 2340050928
101-ARK turizm ticaret Gıda A.Ş.
Lale sokak no:13 PENDİK/İstanbul
Pendik V.d.- 0790013131
102-İbrişim boya ticaret limitet şirketi
Bal bey mahallesi 405.sokak no:1/40 ANTALYA
Kurumlar - 4690060787
103-Klas danışmanlık limitet şirketi
İnönü caddesi sümko sitesi A.7. blok D.3 Kozyatağı/İstanbul
Erenköy Vd.- 5640064001
104-For inşaat temizlik hizmetleri makine sanayi ticaret limitet şirketi
105-Karagül inşaat taahhüt ticaret limitet şirketi
Atatürk mahallesi alemdağ caddesi yıldırım işhanı no:96 D.50 ÜMRANİYE/İstanbul
Ümraniye Vd.- 5100017067
106-Öz çalışkan limitet şirketi
Mermerciler sanayi sitesi 4.cadde 13.sokak no:62 Beylikdüzü/İstanbul
B.çekmece Vd.- 7170087390
107-Yıldız metal limitet şirketi
Sarıgazi Vd.- 9650332083
108-Diyar gıda limitet şirketi
Yenibosna Vd.- 3130185104
109-Global turistik işletmeleri A.Ş.
Reyhan caddesi seren sokak no:2 SEFAKÖY/İstanbul*** Halkalı Vd.- 3960079880
110-Antik cafe restoran
mahir iz caddesi ismet bey iş merkezi no:36 ALTUNZADE/İstanbul
Üsküdar Vd.- 4890225061
111-HRSP danışmanlık limitet şirketi
Doktor neşet uzman sokak çağ apartman no:3/2 81080 CADDEBOSTAN/İstanbul
Göztepe Vd.- 4640196737
112-Avni Küçüker Konacık/BODRUM
Bodrum Vd.- 6040062605
113-İnci temizlik kozmetik ürünleri
Ali tınas Orhangazi mahallesi istiklal caddesi no:67.C PENDİK/İstanbul
114-OR-MAK ticaret – Köksal TAPOĞLU
İlyasbey Vd.- 8310134859
115-Olgun yemek sitesi
Güler çınar evliya çelebi mahallesi G.47 sokak no:21 TUZLA/İstanbul
Tuzla Vd.- 2570132711
116-CSR endüstriyel elekt.inş.tekst.paz. limitet şirketi
Organize sanayi bölgesi Demirciler sitesi B1. blok no:48 K.çekmece
Tuna Vd. – 2150057425
117-Etki gıda
Hat boyu caddesi no:42 PENDİK/İstanbul
Pendik Vd.- 3460237988
118-Kıroğlu Yemek hizmetleri inş.nak.taah.tic. limitet şirketi
Bülbülde re caddesi no:48/1 Y.ESAT/ ANKARA
Cumhuriyet Vd.- 5580195780
119-Orut yemek
Baksan sanayi sitesi çıraklı eğitim merkezi karşısı no:19 ESKİŞEHİR
Yunusemre Vd.- 6000038348
120-Bilgi tekstil sanayi dış ticaret limitet şirketi
Halkalı Vd.- 1720131084
121-Yurdagül Dilege
Maçka acısu sokak 12/8 Parkap BEŞİKTAŞ : Tel Cep:05353226763
122-Öz çalışkan met.plast.ith.ihr.ltd.şti
B.çekmece 7170087390
123-Öz çalışkan met.plastik ith.ihr.ltd.şti
B.çekmece Vd.- 7170087390
124-Yönser yön.ser.hiz.limitet şirketi
Sargazi Vd.- 9630133474
125-Trakya çelik – Yasemin Mide
Atatürk bulvarı no:35 ÇORLU
Çorlu Vd. – 6210151959
126-As kağıtçılık mat.kır.tic limitet şirketi
Hocapaşa Vd.- 0860015730
127-Yönser yön ser.hizmetleri limitet şirketi
Meriç caddesi 1.15 Botanik çarşı kat.3.no:4 Ataşehir /İstanbul
Sarıgazi Vd.- 19830133474
128-Mavilim ambalaj
Paşabahçe iskele caddesi no:12 BEYKOZ/İstanbul
Beykoz Vd.- 6130230116
129-İzomas – OĞUZ ARIBURNU
Göztepe Vd.- 0750001879
130-Vatan soğutma sanayi limitet şirketi
Haramidere mahallesi dere sokak no:14 Kağıthane/İstanbul
Kağıthane Vd.- 9240151535
131-Mehmet Uygun
Atatürk Mahallesi beytepe sokak no:81 İkitelli/Bağcılar/İstanbul
132-Güneşli inşaat dekorasyon limitet şirketi
Rıhtım caddesi derya iş merkezi A.blok Kat.5 no:88 Kadıköy/İstanbul
Kadıköy Vd.- 4340209891
133-Vatan soğutma sanayi ticaret limitet şirketi
Haramidere mahallesi dere sokak no:14 Kağıthane/İstanbul
Kağıthane Vd.- 9240151535
134-Öztaş plastik sanayi ve ticaret – Serdar Atilla Öztaş
İstoç 10.cu ada no:162 İkitelli/İstanbul
Güneşli Vd.- 7070093183
135-Öztemel gıda sanayi ticaret limitet şirketi
Zümrüt evler mahallesi sümbül sokak no:411
Küçükyalı Vd.- 6620133501
136-Mevlüt Çorak
Ümraniye Vd.- 2610220697
137-Antik cafe restoran – Arife Kahya
Altunzade mahiriz caddesi no:36 Üsküdar/İstanbul
Üsküdar Vd.- 4890225061
138-Arslan kauçuk plastik san ticaret A.Ş.
Natoyolu yokuşu dudulu sanayi bölge no:35
Ümraniye Vd.- 0800037999
139-Çiçek nakliyat hiz.tur.sigorta acenta limitet şirketi
Sadabat caddesi dencan iş merkezi no:17/20 Kağıthane/İstanbul
Kağıthane Vd.- 2530076250
140-Oluşum temizlik limitet şirketi
A.gazi mahallesi ferah caddesi eyüpoğlu sokak no:1K.4D.6 Sultanbeyliği/İstanbul
Sultanbeyli Vd.- 6420105152
142-Çetin yemek turizm inşaat limitet şirketi
Hürriyet mahallesi çiçek sokak no:4 Kağıthane/İstanbul
Kağıthane Vd.- 2450296489
143-Hanımeli inş.tur.tah.peyz. limitet şirketi
Maraşal Fevzi çakmak caddesi no:16 Bahçeköy/İstanbul
Sarıyer Vd.- 4570146366
144-Yeğenler Köftecisi – Levent URAL
Rıhtım caddesi şarap iskele sokak no:5 Kadıköy/İstanbul
145-Oto çakmaklar otomotiv sanayi ticaret limitet şirketi
Seyrantepe İbrahim karacaoğlanoğlu sokak no:13 4:LEVENT/İstanbul
Maslak Vd.- 6490073509
146-C.M.P. güvenlik sist.limitet şirketi
Şişli Vd.- 1950082238
147-Erguvan Yapım- Harun YÖNDEM
Büyükdere caddesi çınar apartman 95/22 Mecidiyeköy/İstanbul
Zincirlikuyu Vd.- 9830065267
148-Francala rest.limitet şirketi
Atatürk caddesi no:80 Kozyatağı/İstanbul
Erenköy Vd.- 3880235722
149-Mesa medikal ürünleri mat.tan.limitet şirketi
Barbaros mahallesi nuhkuyu caddesi zambak apartman no:25.D.5 Üsküdar/İstanbul
Üsküdar Vd.- 6190175626
150-Parfe gıda(2) inşaat tekstil limitet şirketi
Ataşehir 41.ada T.1.blok no:4.1.Çarşı K.bakkalköy/İstanbul
Sarıgazi Vd.- 7210143071
151-Hedef gıda limitet şirketi
Acıbadem caddesi no:71 Kadıköy/İstanbul
152-Acıbadem unlu mamülleri limitet şirketi
Acıbadem caddesi no:144:A
Anadolu kurumlar.- 0050008938
153-Öztemel gıda limitet şirketi
Zümrüt evler mahallesi sümbül sokak no:4/1 Maltepe/İstanbul
Küçükyalı Vd.- 6620133501
154-İbrahim Uyaroğlu Rami/Bayrampaşa/İstanbul*** Tuna Vd.- 8980225088
155-Şahin 2 – Kebap –Mehmet ŞAHİN
Tuzla Vd.- 7970025943
156-G.M.T. gıda katkı maddeleri limitet şirketi
Anneler sokak durukent sitesi no:13/20 İdaaltepe/Küçükyalı/İstanbul
Küçükyalı Vd.- 3960203441
157-Doğukan trafik müşavirlik limitet şirketi
Eski yıldız caddesi no:38/5 Beşiktaş/İstanbul
Beşiktaş Vd.- 3090127293
158-Hisar turistik işlet.limitet şirketi
Hüseyin ağa mahallesi sahne sokak no:3/1 Galatasaray/İstanbul
Beyoğlu Vd.- 4130015585
159-Hisar restoran – Aba müslüm Biçeroğlu
Kalyoncu kulluk sokak no:46/1 Beyoğlu/İstanbul
Beyoğlu Vd.- 1690185472
160-Azak gıda limitet şirketi
Çayırbaşı Bahçeköy caddesi no:36 SARIYER/İstanbul
Sarıyer Vd.- 1270092566
161-Elits gıda tekstil inşaat limitet şirketi
Büyükdere mahallesi mektep sokak no:30/8. SARIYER/İstanbul
Sarıyer Vd.- 3320134878
162-Kamil Günaydın *****Üsküdar vd.- 4270037677
163-Cemal Yeşilyurt – Tersane cad. Taylan sok. Karaköy** Galata Vd.- 9520002823
164-Beypınarlar ltd.şti Küçükköy vd. No:1680166341
165-Yöre süt ürünleri ltd,şti. Gebze vd. No: 9830056859
166-Kanburoğlu gıda Üsküdar vd. No: 4950028199
167-Sürmen gıda Kartal vd. No: 7870041893
168-Miraş gıda- Nuri çanakçı B.Çekmece vd. No: 2290226507
169-Ali muhittin Hacı Bekir şek A.Ş.
istiklal caddesi no:127/6 Beyoğlu/İstanbul
Beyoğlu vd.- 0520052325
170-Hülya Taşçı Yakacık vd.- no: 8260273361
171-Hasel torna limitet şirketi Avcılar vd.- No: 4580039788
172-Ader inşaat tekstil tur.otom.limitet şirketi Çamlıca** Ümraniye vd.- 00701651”03
173-Mertıp sağlık hizmetleri limitet şirketi
Akbaş mah.furkan dede cad.No:2/8 KONYA** Mevlana vd.NO:6180139022
174-Fırtına tesisleri – Ercan Fırtına Selimiye sapağı Osmaneli/Bilecik
175-Huzur tekstil Küçükyalı vd. No: 4640040973
176-Yenilik ith.ihr.inş.limitet şirketi
Saraylar cad.izmir sok.no:12/2 Cevizli **** Kartal vd. No: 9490020253
177-Hüseyin Eryelkovan
Burhaniye mah.Karadeniz cad.no:29/B. Üsküdar*** Üsküdar vd.- 3760091430
178-Akça kaya tekstil san ve tic.ltd.şti
Doğu sanayi böl.keresteciler sit.88 sok.no.25 Argınak/Kayseri
Gevhernesibe vd.- 0180040322
179-Ron-tek tıbbı cihazlar limitet şirketi
Halit ağa cad. yeniyol sokak no:3/4 Kadıköy/İstanbul
Kocasinan vd.- 2090106097
180-Bir med elek. Tic. Ltd,şti Deniz akbal mah.çeşme sokak no:12/1 Çapa/İstanbul
Çapa vd.ç No: 1780032820
181-Savaş Demiral – 448 nolu ganyan bayi Parseller/İstanbul**Avcılar vd.-2790044363
182-Cihan inşaat tur.tan.tic.ltd.şti
Halit ağa cad.yeniyol sok. no:3/3 Kadıköy*** Kocasinan vd.no: 2090106097
184-Defne Grill **** Sarıgazi vd.- 0730076791
185-Aynur aslan Alp** Ümraniye vd.- 0840112412
186-Ofis tem limitet şirketi M.köy vd.-6950036390
187-Asil Mevlana yemek*** Çerkezköy vd.-8480127927
189-Entokim ltd.şti.****** K.mustafapaşa.-3360132465
190-Fet med ltd.şti ****** Fethiye- 3850090093
191-Hasdem tem ltd.şti****Ümraniye-4580081683
192-Demir gıda ltd.şti**** Hocapaşa-2780222543
193-Özen yemek ltd.şti*** Maslak- 6870043297
194-Ertan Kaya*****Yenimahalle-5310241835
195-Göksu yemek*** Maslak- 4050043798
196-150 mak.ltd.şti**Z.kuyu-4810152040
197-Best castig.Ayşegül Bafralı** şişli -1290031175
198-Vural gıda ltd.şti*** sarıgazi-9260015707
199-kendirli ltd.şti****Üsküdar-544194452
200-Öznur ltd.şti*****Beşiktaş-7000090090
201-Özçetin konfeksiyon***Sarıgazi-7090044841
202-Erdem paz.ltd.şti*****Kocasinan-3450037140
203-Star tekstil ltd.şti****Sarıgazi-2570086489
204-Anadolu tek.ltd.şti***sarıgazi-0680229168
205-Can özel ltd.şti***Z.kuyu-1980020238
206-Rontek ltd.şti****Z.kuyu-7350028252
207-M.T.S. medikal ltd,şti***Maslak-6230096734
208-Deva tıbbı ltd.şti***Karşıyaka/İzmir-2940101703
209-Özel ltd.şti******Tepecik-6850081374
210-Meka ltd.şti***Kadıköy-6140177476
211-Cansu ltd.şti***Güneşli-2020032675
212-İba toplu yemek ltd.şti****Yeşilçay/Rize-1040033132
213-AŞ:ANA gıda ltd.şti****Tuzla Kurumlar-0910165052
214-M.T.O ltd.şti****Üsküdar- 6090121513
215-Rozet tekstil ltd.şti***Merter-7350272359
216-Bengisu ltd.şti***Seymenler/Ankara-1630123909
217-Reisoğlu ltd.şti** Kadıköy-7340060131
218-Baron şarapçılık ltd.şti****Kocasinan-1420206450
219-Şadan Aynacı Şansım yolcu gemisi
220-Yaşmak giyim dış Tic.A.Ş.*** Kocasinan-9400013252
221-Baron A.Ş.***Kocasinan-1420206450
222-Bengisu ltd.şti**Seymenler-1630123909
223-Ege üniversitesi – İzmir
224-Doğa inşaat ltd.şti**Üsküdar-3020087759
225-Devecan ltd.şti***Sarıyar-2940044914
226-İmes ortak sağlık birimi*** Ümraniye-2180037543
227-Ahmet YILMAZ*** K.mustafapaşa-6170001974
228-Star kurye***Şişli-7810161067
229-ES-Tekstil***kartal-7350138186
230-Kurtoğlu yemek ltd.şti***Ulu çınar-5960087314
231-Yıldız enka deniz***Avcılar-4980242867
232-Çınar altı kebap ****Davut paşa-5010142723
233-Sistem kurye ltd.şti****Zincirlikuyu-7710080711
234-Star kurye***Şişli-7010191007
235-Aslan makine ltd.şti****Şişli-0840044006
235-Hacı efendi fırın****Ümraniye-6900063205
236-Klas danışmanlık ltd.şti****Erenköy-5640064001
237-Can inşaat ltd.şti****Maslak-1980060321
238-Sabri özel*****Halkalı-6850040301
239-Hilal otom.ltd.şti*****Yenibosna-4630110828
240-Anıl turizm ltd.şti****K.mustafapaşa-0690029536
241-Bosmar ltd.şti****Kadıköy-1800056910
242-Güven pres****Kozyatağı-0530160165
243-Hüseyin Taşçı****Üsküdar-9260035004
244-İbrahim Bulut****Vakıf bank merkez şb. Vezne
245-Sefer inş.ltd.şti*****Korkut/Muş-7580032123
246-Erşah mobilya ltd.şti***Halkalı-3360085778
247-M.T.O ltd.şti****Üsküdar-6090121513
248-Benkar inş.ltd.şti *** Tepecik/İzmit-4790039480
249-Sefer CAN**Üsküdar-1970053633
250-Çağrı gıda ltd.şti****Sarıgazi-2200088207
251-Fırat orman ürünleri***Ulu çınar/Gebze-3860138398
252-Site gıda 2**** Kartal-9060000144
253-Kurtoğlu yemek ltd.şti******Ulu çınar/Gebze-5960087314
254-T.T.H. Tem. Ltd.şti****Sarıgazi-8590191895
255-Dönmez ticaret Mesut Dönmez*****Kemer altı-3120031253
256İpek klima ltd.şti****Tuzla-4790113259
257-Hilal otom.ltd.şti****Yenibosna-4630110828
258-Desa maden.nak.inş.san ve tic.ltd.şti
Ankara caddesi 2.Vakıf işhanı kat.5/8 İZMİT**** Tepecik vd.- 2710193103
259-Kalanet inş.san ve tic. A.Ş.
Pamir caddesi no:9 Bahçelievler/ANTALYA*** Üçkapılar vd.- 4940057807
260-KASOLVENZİA ticari alacak idaresi hiz.ltd.şti
Natoyolu çamlık tepe çanakçı sokak no:40 Çengelköy
Üsküdar vd.- 5270158913
261-Bios Turizm işletmecilik tic.ltd.şti***Akbük köyü AYDIN
Beşiktaş vd.- 1760131924
262-Doğuş Tem.gıda.nak.tic.ltd.şti.
Osman ağa mahallesi teyyereci sokak no:8 KADIKÖY/İstanbul
Kadıköy vd.- 3090061102
<><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><>
Aşağıda isimleri belirtilen şirketler VURAL ELEKTRONİK şirketine ait faturaları hayali kullanıp T.C. Devletini maddi zarara uğratmıştır.
1-Eyüp Memiş**Yalıköy mahallesi no:4 Beykoz/İstanbul
2-Öz güneyler inş.ith.ihr.san.tic.turz.ltd.şti
Midyat Mardin Cizre yolu no:148******Midyat vd.-6930005920
3-51.iç güvenlik tugay komutanlığı HOZAT/TUNCELİ
4-Haluk Kaplan**Dr. Esat ışık cad.63/1 Kadıköy/İstanbul
5-Bio-San ilaçlama mak.sağ.ürün.paz.ve tem.taah.inş.san.ve tic.ltd.şti
Mihtatpaşa caddesi no:16/17 Kızılay/Ankara*** Çankaya vd.-1760051464
6-Eksen sağ.ürün.inş.tur.ith.ihr.san.tic.ltd.şti
Mihtatpaşa caddesi no:16/17 Kızılay/Ankara*** Çankaya vd.-3300176880
7-Platin promosyon hiz.tic.ltd.şti
Kanarya sokak no:10 Ünalan/Çamlıca/İstanbul***Ümraniye vd.-7300046914
8-Öztürk elektrik inş. Ve turizm ltd.şti
Hamam sokak no:22*****Kartal vd.- 2050014766
9-İsmail KALE***Merdiven köy kızım sokak konak apt no:5.D.1..Kadıköy/İstanbul
Kozyatağı vd.-4910048868
10-KALANET inş.san ve tic. A.Ş.**Pamir cad.no:9 Bahçelievler /ANTALYA
Üçkapılar vd.- 4940057807
11-Antik halıcılık yün ve ipek halı imalatı ve toptan perakende alım satımı
Açık pazaryeri no:10/2 HEREKE*****Körfez vd.- 9440087620
12-Vanko Halıcılık** Mustafa barış pasajı no:66/A TEKİNOVA/ ANTALYA
Kemer Vd.- 7370048533
13-Baron Şarapçılık gıda san.tur.işletmeleri A.Ş.
Mahmutbey Göztepe mah.İnönü cad. rahim sok.no:12/1 Bağcılar/İstanbul
Kocasinan vd.- 1420206450
14-Yaşmak giyim sanayi ve dış ticaret A.Ş.
Göztepe mahallesi İnönü caddesi rahim sokak no:12/1 Mahmutbey/Bağcılar/İstanbul
Kocasinan vd.- 9400013252
15-Klas halı***Palmiye tatil köyü. Kemer/ANTALYA***Kemer vd.-8440137464
16-DIŞBANK ikitelli ve Şişli şubesine yapılan hava kanalı, hava kanalı izolasyonu ve bakır boru hizmet bedeli , bu olayı belgeleyen delil ; 30.Aralık 1999 tarihli Beyoğlu 36.Noter 71269 yevmiye 210 kayıt. Not.Nazan Kan demir
17-Tim_Telekomünikasyon iletişim inş.taah.gıda.san.ltd.şti
Gülbahar mah.Bahçelievler sok.no:11/3 Şişli****Zincirlikuyu vd- 8440153968
18-Kuris tekstil san. Ve ticaret limitet şirketi
Atatürk caddesi grand haus iş merkezi no:41/81 Maltepe**Küçükyalı vd.- 5940093078
19-DÖNMEZ TİCARET- Mesut Dönmez – Gama yemek mütahiti –Ceyhan/ADANA
Kemer altı vd.- 3120031253
20-Özel Örme sanayi- Sabri ÖZEL
Basın ekspres yolu dere boyu mevkii .. Küçük çekmece/İstanbul** Tel:012 4714000
Halkalı vd.-6850040301
21-Klas danışmanlık güv.sis.araş.inş.taah.san.tic. ltd.ti
İnönü cad. sümko sitesi A./ Blok.D. Kadıköy/İstanbul*** Erenköy vd.-5640064051
22-Karlı elektronik elektrik tic.ltd.şti
Atatürk mah.Gün doğdu sokak.no:1/1 Ümraniye***Ümraniye vd.-1360011711
23-150 mak.ist.ofis makineleri bilişim tic.ltd.şti
Kardeşler cad.no:44 Şişli/İstanbul***Zincirlikuyu vd.-4810152040
24-Marmara ajans rek.tan.org.prom.ltd.şti
İstiklal cad.H.şerif sok.Dayı Günaydın iş hanı no:21.İZMİT??Tepecik vd.- 6120064850
25-Çağdaş torna san.tic.ltd.şti
Teknik oto sanayi sitesi no:196/107 :İstanbul***Davut paşa vd.-2170010008
26-Meteks tekstil tur.inş.taah.gıda.elekt.aletler.iht.ihr.pazarlama ltd.şti
Perpa iş merkezi kat.8 No:970 Okmeydanı/İstanbul***Şişli vd.-6190195946
27-Metin YILBAŞ- Motif halıcılık yün ipek imalatı ve alım satımı
Cumhuriyet cad.Açıkpazar yeri no:10/9 Hereke***Körfez vd.-9530034730
28-İlaç KAHEN
Selami çeşme hacımehmet sok.17/19.Alibeyköy Apt. Kat.12.D:25 Kadıköy/İstanbul
Beşiktaş vd.- 5740041565
29-Makine kimya elektrik san.tic.ltd.şti**Özbey cad.no:91 Kadıköy/İstanbul
Anadolu Kurumlar- 6110001364
30-Abubekir yazıcı- Antik halı**Açık Pazar yeri no:2 Hereke/İzmit
Körfez vd.-9440087620
31-Mahmut Yılmaz-Ayazmadere cad. Pazar sok.no:6. Gayrettepe/İstanbul
Merter vd._9220051663
32-Flash elektronik cihazlar san. Tic.ltd.şti
Hasan paşa mahallesi poyraz sokak Gem-Kes-Uraş iş merkezi kat.4 Daire9.Hasan paşa
Göztepe vd.- 1030040851
33-Birlik kalıp aparat plastik san.tic.ltd.şti
Kışla caddesi.teç.oto.san.sit.no:91 Topçular/İstanbul***Rami vd.- 1780116913
34-Başak inş.gıda tur san tic limitet şirketi
Örnek mahallesi G.35 caddesi no:50 Göztepe/İstanbul**Anadolu kurumlar-1440045262
35-Ömer makine san.tic.ltd.şti** maren san.sitesi 16.uol no:3 ADAPAZARI
Cebesoy vd.- 6550058944
36-Niba elektronik güv.sis.san.tic.ltd,şti*Balipaşa cad.no:157/2 Fatih/İstanbul
37-Star Yemek Üretim san.ve tic.ltd.şti .Sanayi mah.sultan selim cad.no.120.çKağıthane
Maslak vd.-7810135398
38-B.T.S. bilg.tel.sis.ltd.şti****Gülbahar mah.cemal sururi sok.no:38.D.14.Mecidiyeköy
Zincirlikuyu vd.-870182539
39-İletim telekomünikasyon gereçleri san.tic.ltd.şti
Selahattin pınar caddesi yaşarbey sokak kardeşler apartmanı no:9.K.1:D.5 Mecidiyeköy
Zincirlikuyu vd.- 4710029831
40-Global turistik işletmeler A.Ş.**Reyhan cad. seren sok.no:2 Sefa köy/İstanbul
Halkalı vd.-3960079880
41-Sipetsan limitet şirketi**Yeni oto san.Mehmet akif Ersoy mah.no:10 SİVAS
Kale vd.- 7710057754
42-Jonses elektronik san.tic.ltd işti**1362 sok.no:30 kat.105 Çankaya/İZMİR
Kordon vd.- 8500033402
43-Oki makine san dış tic.ltd.şti
Bahariye cad. Eski bayram yeri sok.no:13 Kasımpaşa
Gayrettepe vd.- 6340045133
44-Moda mankenlik tanıtım yay rekl göet hiz turz taş org ve tic ltd şti
Nispetiye cad.peker sok.Akyıldız apt no:26/7 1.LEVENT/İstanbul
Beşiktaş vd.- 6220186737
45-Uğur Ticaret- Yusuf KOÇ**Sanayi mah.bereket sok.no:6. 4:LEVENT
Maslak vd.- 5700049896
46-Sultançifliği Belediye Başkanlığı**Eski şile yolu Sultançifliği /İstanbul
47-H.C.C. iletişim tek.san.Tic.A.Ş.****Fahri gizdem sok.no:22/26 Gayrettepe
Mecidiyeköy vd.- 6130062556
48-Fors elektronik telekom A.Ş.
Büyükdere cad. kuğu işhanı no:81 Asmakat.Mecidiyeköy/İstanbul
Zincirlikuyu vd.- 3880045740
49-Huzur tekstil – Gürsel HAYAL**Mandra cad.no:194(1 Fikir tepe/Kadıköy/İstanbul
Kozyatağı vd.- 7230112256
50-G.K. Grup iç dış ltd.şti
Perpa ticaret merkezi b.blok kat.11.No:1684.Okmeydanı/Şişli
Kurumlar -3960320182
51-Ümraniye Tapu ve Kadastro müdürlüğü ***Ümraniye/İstanbul
52-Star yemek san.ve tic.ltd.şti
Sanayi mah.sultan selim cad.no:122 4.LEVENT***Maslak vd.-7810135398
53-İrfan Vural mutfak araç gereçleri san tic.ltd.şti
Şamdancı sok.Akseki han no:8/307 Süleyman iye/Eminönü/İstanbul
Süleyman iye vd.- 4800071081
54-Tekno pan elek.san.tic.ltd.şti
Fevzi çakmak mah.no:14/A Yenibosna/Bahçelievler/İstanbul Yenibosna vd.- 8360278911
55-Yurdagül Dilege**Maçka acısu sok.no:12/8
56-Atlas yayıncılık ve Tic.A.Ş.
Çetin emeç bulvarı A. Öçevler mah.2.cad.no:8.1/2 Dikmen/ANKARA
Başkent vd.-1020096557
57-Mekser akaryakıt servis ast.müh. taah.tic.ltd.şti
İstoç 9.ada no:6 İkitelli/İstanbul***** Güneşli vd.- 6140176659
58-Asis akaryakıt servis istasyon sistemleri ltd.
H.hasan mah.hizmet zade sok.no:40 İZMİT.***Tepecik vd.-0860166840
59-Anpaş Ankara pompa san.ve tic.A.Ş.
Bestekar sok.no:3B.6680 K.dere/ANKARA** Kavaklıdere vd.- 0690061165
60-Robosis Bilgisayar ev. Ve elektronik hizm.ltd.şti
H.hasan mah.Hizmet zade sok.No:40 İZMİT***Tepecik vd.- 7350015329
61-Metro Alışveriş Merkezleri ltd.şti
Batı mah.Gazipaşa cad.no:26 Pendik/İstanbul***Pendik vd.- 4949660012
62-Klas Halı – Palmiye tatil köyü- Kemer/ANTALYA**Kemer vd.- 8440137464
63-Vanko halıcılık- Mustafa barış pasajı no:66/A Tekin ova/Kemer/ANTALYA
Kemer vd.- 7370048533
64-Yedi bilgisayar- Yahya Şahin oğlu
Osman ağa mah. Serasker cad. serasker iş hanı no :55 kat.1 Kadıköy/İstanbul
Kadıköy vd.-7980282930
65-Oza yazılım bilgisayar sit.san.tic.ltd.şti
Kazım karabekir cad.no:7 D.33 Erenköy/İstanbul**Erenköy vd.-6490077966
66-Kosova nak.inş.ith.ihr.tic.ltd.şti
İstasyon cad.yenihayat işhanı no:13:Daire.129.Kanarya.Küçük çekmece/İstanbul
Halkalı vd.- 5800059376
67-Yönser yön servis hiz. Tic.ltd.şti
Meriç cad .T.15 botanik çarşı kat.3 no:4 Ataşehir***Sarıgazi vd.-9830133474
68-Esperanto pansiyon – Şükriye SÖNMEZ**Bel dibi – Kemer/ANTALYA
Kemer vd.-7790075495
69-Real hizmet yönetim temizlik tic.ltd.şti***Uludağ vd.-7340144291
70-Kebun elek.inş.san.tic.ltd.şti***Bağdat cad.no:170/3 Maltepe/İstanbul
Küçükyalı vd.-5410056201
71-Sena iletişim organizasyon tercüme ve pazarlama tic.ltd.şti
Gençtürk cad.mahmudiye çeşmesi sok.şamdancı işhanı no:35.K.4. Şehzade başı/İstanbul
Nurosmaniye vd.-7610011311
72-Tekno pan elek. San. Tic.ltd.şti*****Fevzi çakmak mah.no:14/A Yenibosna/İstanbul
Yenibosna vd.- 8360278911
73-Altın tuf inşaat iht.ihr.san tic. Ltd şti
Saburcu caddesi aliyevi iş hanı kat.6.no:708 Gaziantep
Midyad vd.- 0680113086
74-Temak makine ve endüstri san tic.ltd.şti
Çubuklu kireç ocağı yolu no:50 Beykoz******Beykoz vd.-8730178010
75-STFA OGDEN hizmet ve işletmecilik A.Ş.
Tophaneli oğlu caddesi no:19 Altunzade****Anadolu kurumlar-7620028594
76-Roza ltd.şti – Genel müdürlük. Çamlıca /Üsküdar/İstanbul
RİZE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ELİYLE GÖNDERİLMEK ÜZERE
İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
MÜŞTEKİ: Cemil OSMANAĞAOĞLU (
İkamete Sair Adres:
Geçici İkamet Adresi:
İletişim Tel: 0505 429 47 53 - 0505 085 47 53 - 0539 346 48 75
Mail: rizespot1@gmail.com
ŞÜPHELİLER:
1- Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü
Adres: Yamanevler, Toya Sokağı No:3 D:A, 34768 Ümraniye/İstanbul
2- Ümraniye Vergi Dairesi Müdürlüğü
Adres: Yamanevler, Toya Sokağı No:3 D:A, 34768 Ümraniye/İstanbul
İstanbul Üsküdar ve Ümraniye Vergi Dairelerinde 2002-2026 yılları arasında görev yapan, usulsüz tahsilât kayıtlarını sisteme giren ve zamanaşımına rağmen hacizleri kaldırmayan ilgili kamu görevlileri ve sorumluluğu tespit edilecek ilgililer.
3- Gelecek Varlık Yönetim Anonim Şirketi
Adres: Ofishane Binası, Merkez, Cendere Cad. No:22, 34406 Kağıthane/İstanbul
4- Vodafone Telekomünikasyon A.Ş:
Adres: Vodafone Plaza Büyükdere Cd. No: 251 Maslak 34398 İstanbul
5- Halit OSMANAĞAOĞLU
SUÇLAR:
1- Resmi Belgede Sahtecilik (TCK m. 204)
2- Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257)
3- Mülkiyet Hakkının İhlali (Anayasa m. 35)
KONU: 24 yıllık tahsil zamanaşımı ihlali, hileli tahsilat kayıtları ve hukuka aykırı hacizlerin kaldırılması (fekki) talebi hakkında suç duyurusudur.
OLAY: Aşağıda detayları ve vergi kimlik numaraları belirtilen şahsıma ve şirketlerime ait vergi borçları, ilgili kanun maddeleri uyarınca tarh ve tahsil zamanaşımına uğramıştır:
VURAL ELEKTRONİK DAY. TÜK. MAL. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
Açılış Tarihi: 06/11/1998
Vergi Dairesi: Üsküdar Vergi Dairesi
Vergi Kimlik No: 9260085455
Şirket Müdürü: Cemil OSMANAĞAOĞLU
KORKMAZLAR GIDA TEM. KIRT. İNŞ. TUR. DIŞ TİC. SAN. LTD. ŞTİ.
Açılış Tarihi: 31/10/2000
Vergi Dairesi: Ümraniye Vergi Dairesi
Vergi Kimlik No: 5790172611
Şirket Müdürü: Cemil OSMANAĞAOĞLU
Cemil OSMANAĞAOĞLU * Vergi Kimlik Numarası: 6480051363
AÇIKLAMALAR
"MÜŞTEREK VE SİSTEMATİK MÜLKİYET GASPI (HACİZLERİN KANUNEN DÜŞMESİ):
Şüpheliler listesinde yer alan Üsküdar/Ümraniye Vergi Daireleri, Gelecek Varlık Yönetim A.Ş., Vodafone A.Ş. ve Halit Osmanağaoğlu; birbirlerinden bağımsız görünseler de aynı hukuksuz yöntemi kullanarak şahsımı imha etmeye çalışmaktadırlar. İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 106 ve 110 uyarınca, taşınmaz üzerine haciz koyan alacaklı 1 YIL İÇİNDE satış istemek zorundadır. Satış istenmediği takdirde haciz kanunen KENDİLİĞİNDEN DÜŞER.S:1
Adı geçen bu 'şer odağı' yapılar, 20 yılı aşkın süredir mallarım üzerinde haciz tutmalarına rağmen satış istememişlerdir. Hukuken çoktan ölmüş ve düşmüş olan bu hacizlerin, sistemden kasten kaldırılmaması; mülkiyet hakkımın, kullanım haklarımın ve anayasal özgürlüğümün organize bir şekilde gasp edilmesidir. Bu durum açıkça 'Görevi Kötüye Kullanma' ve 'Mülkiyet Hakkının İhlali' suçlarını oluşturmaktadır."
GEREKÇELERİMİZ VE HUKUKİ DAYANAKLAR
1. Vergi Alacakları Bakımından Zamanaşımı (VUK m. 114 ve 6183 S.K. m. 102): 213 Sayılı VUK m. 114 ve 6183 Sayılı Kanun m. 102 uyarınca; yasal süreler içinde tahsil edilemeyen amme alacakları zamanaşımına uğramış olup hukuken takibi mümkün değildir. Vural Elektronik ve Korkmazlar Gıda şirketlerim 2002 yılında vergi dairelerince re'sen kapatılmış (münfesih) olup, o tarihten bu yana geçen 24 yıl boyunca şahsımca atılmış tek bir imza veya yapılmış bir ödeme bulunmamaktadır. Şahsıma ait (6480051363 VKN) borçlarla ilgili de 2018 yılından bu yana hiçbir imza veya ödeme kaydı mevcut değildir; bu borçlar da en geç 31.12.2023 itibarıyla kesin olarak zamanaşımına uğramıştır. Kanunen "sukut-u hak" (hak düşürücü) niteliğindeki zamanaşımına rağmen, dosyada sahte imza veya hileli ödeme kayıtları oluşturularak hacizlerin sürdürülmesi TCK m. 204 kapsamında "Resmi Belgede Sahtecilik" suçuna vücut vermektedir.
2. Özel Şirketler ve Şahıs Hacizleri Bakımından Satış İsteme Zorunluluğu (İİK m. 106-110): Müşterek hareket eden ve mülkiyet hakkımı ihlal eden Gelecek Varlık Yönetim A.Ş., Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. ve Halit Osmanağaoğlu tarafından konulan hacizler ise İcra ve İflas Kanunu’nun emredici hükümlerine aykırıdır. İİK m. 106 uyarınca, taşınmaz üzerine haciz koyan alacaklı 1 yıl içinde satış istemek zorundadır. Söz konusu şüpheliler, 20 yılı aşkın süredir mallarım üzerinde haciz tutmalarına rağmen satış istememişlerdir. Satış istenmediği takdirde haciz İİK m. 110 uyarınca KENDİLİĞİNDEN DÜŞER.
Hukuken hükmü kalmayan, kanunen "düşmüş" sayılan bu hacizlerin sistemden silinmemesi ve mülkiyetim üzerinde bir baskı aracı olarak tutulması; hem kamu görevlileri (ihmal/irtikap) hem de özel şirket yetkilileri bakımından "Mülkiyet Hakkı Gaspı" ve "Görevi Kötüye Kullanma" suçlarını oluşturmaktadır. Hukuki geçerliliği kalmayan bu borçların ve düşmüş hacizlerin sistemden terkinini, sicil kayıtlarından ve tapu kütüğünden ivedilikle silinmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
AÇIKLAMALAR
1. 24 YILLIK İMZASIZLIK VE ZAMANAŞIMI (6183 S.K. m. 102): Üsküdar ve Ümraniye Vergi Dairelerindeki 22616541456 T.C. numaralı dosyalarımda, 2002 yılından bu yana şahsıma ait tek bir ıslak imza, tebligat veya rızamla yapılmış bir ödeme bulunmamaktadır. 6183 sayılı Kanun uyarınca 5 yıl olan tahsil zamanaşımı süresi çoktan dolmuştur.
YARGITAY CEZA GENEL KURULU (E: 2014/11-603, K: 2016/109): "Zamanaşımına uğramış bir alacak için sahte kayıt oluşturmak resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturur."
2. DANIŞTAY KARARI VE HİLELİ ÖDEMELER: Dosyaları açık tutmak için gıyabımda yatırılan 1 TL, 5 TL gibi komik ve sembolik tutarlar, (DANIŞTAY 4. DAİRESİ’NİN (E: 2016/542, K: 2019/120) kararına göre zamanaşımını kesmez ve hukuki sonuç doğurmaz. Bu kayıtları sisteme girenler "Resmi Belgede Sahtecilik" suçu işlemektedir.
ANAYASA MAHKEMESİ (AYM) (S.G. Başvurusu, No: 2014/14299): "Zamanaşımına uğramış borcun hileli yöntemlerle canlandırılması mülkiyet hakkının ihlalidir."
3. RE'SEN KAPALI (MÜNFESİH) ŞİRKETLERİN DURUMU: Söz konusu takiplere dayanak gösterilen şirketler, Ticaret Sicili ve Vergi Dairesi kayıtlarında RE'SEN KAPATILMIŞ / MÜNFESİH durumdadır. Hukuki kişiliği sona ermiş yapılar üzerinden 24 yıl boyunca "aktif takip" yürütülmesi, suçun organizasyonel bir yapıya dönüştüğünün ispatıdır.
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ (AİHM) (Öneryıldız v. Türkiye): "Kamu görevlilerinin hukuksuz işlemleri sonucu bireyin mülkiyetine yapılan müdahale, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 No'lu Protokol'ün ihlalidir." S:2
MAHKEME DOSYALARI VE HUKUKİ TEDBİR TALEBİ
Maliye tarafından şahsıma ait tapulu araziler üzerine konulan hukuka aykırı ve zamanaşımına uğramış hacizler; aşağıda dökümü sunulan mahkeme dosyaları üzerinden yürütülen "hileli satış süreçlerine" haksız bir dayanak teşkil etmektedir. Mülkiyet hakkımın tamamen gasp edilmesine yol açan bu zincirleme işlemlerin durdurulması hukuk devleti ilkesinin gereğidir:
YEREL MAHKEME: Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesi – 2017/120 Esas / 2018/146 Karar
SATIŞ DOSYASI: Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu – 2019/2 Satış
İHALENİN FESHİ: Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesi – 2023/161 Esas / 2024/170 Karar
BAM (İSTİNAF) DOSYASI: Trabzon Bölge Adliye Mah. 4. Hukuk Dairesi – 2024/2159 Esas 2025/1076 Karar
TEDBİR TALEBİMİZ: İşbu sahtecilik ve görevi kötüye kullanma soruşturması neticelenene kadar; telafisi imkânsız zararların önüne geçilmesi amacıyla TÜM SATIŞ İŞLEMLERİNE İVEDİLİKLE TEDBİR KONULMASINI, mevcut satışlara ilişkin TAPU TESCİLLERİNİN DURDURULMASINI ve bu soruşturmanın yukarıda zikredilen hukuk dosyalarında "BEKLETİCİ MESELE" yapılmasını talep ederim.
HACİZLERİN KALDIRILMASI (FEKKİ) TALEBİ
Hukuken sona ermiş, zamanaşımına uğramış ve "terkin" edilmesi gereken borçlar bahane edilerek taşınır ve taşınmaz mallarım üzerine konulan TÜM HACİZLERİN, BLOKELERİN VE ŞERHLERİN İVEDİLİKLE KALDIRILMASINI (FEKKİNİ) talep ediyorum. Borcun aslı zamanaşımı ile söndüğü için, bu borca dayalı hacizlerin sürdürülmesi açıkça "Mülkiyet Hakkı Gaspı" teşkil etmektedir.
Özellikle belirtmek gerekir ki; Vergi dairesi tarafından mallarım üzerine konulan hacizler, İcra ve İflas Kanunu’nun 106. maddesinde belirtilen yasal süreler (1 yıl) içerisinde satışa çıkarılmamış ve üzerinden 27 yıl geçmiş olmasına rağmen halen kaldırılmamıştır. 6183 Sayılı Kanun ve yerleşik yargı içtihatları uyarınca, süresinde satışa arz edilmeyen ve on yıllarca sürüncemede bırakılan bu hacizler hukuken hükümsüz hale gelmiştir.
Özellikle Rize Kalkandere Çayırlı Köyü ve Yokuşlu Köyü'nde bulunan, ailemden intikal eden taşınmazlarımdan gelir elde etmem ve bu taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunmam kasten imkânsız hale getirilmiştir. Bu durumu bilen ve mülkiyet haklarımın kısıtlanmasından istifade eden husumetlilerim, arazilerimi rızam dışı ekip biçerek şahsımı ağır maddi zararlara uğratmıştır.
YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ (E: 2015/21437, K: 2016/547): "Borcun zamanaşımına uğradığı sabit ise, icra müdürü hacizleri derhal kaldırmakla yükümlüdür."
GÖREV VE SIFAT DAİR ÖZEL AÇIKLAMA
"İşbu suç duyurusunun konusu, vergi borcunun miktarına veya tarhiyatına ilişkin idari bir uyuşmazlık değildir. Söz konusu borçlar, yasal zamanaşımı süreleri dolduğu halde; şahsıma ait olmayan sahte imzalar, rızam dışı sisteme girilen hileli sembolik ödemeler ve gerçeğe aykırı düzenlenen tutanaklar vasıtasıyla 'canlandırılmaya' çalışılmaktadır. Bu durum, basit bir idari hata değil; TCK m. 204 (Resmi Belgede Sahtecilik) ve TCK m. 257 (Görevi Kötüye Kullanma) suçlarının unsurlarını oluşturmaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümü idari yargının (Vergi Mahkemesi) değil, suç delillerini (imza ve kriminal inceleme) toplama yetkisine haiz olan Adli Yargının (Cumhuriyet Başsavcılığı) görev alanındadır."
ÖZETLE VE SONUÇ OLARAK:
"Yukarıda arz edilen tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde; şahsıma yönelik bu kuşatma, basit bir bürokratik gecikme değil; Maliye, Gelecek Varlık A.Ş., Vodafone A.Ş. ve Halit Osmanağaoğlu tarafından el birliğiyle yürütülen organize bir mülkiyet gaspıdır. 27 yıldır yasal süreleri (İİK m. 106) aşan, zamanaşımıyla sönmüş borçlara dayalı ve sahte kayıtlarla ayakta tutulan bu hacizler; hukuken 'ölü' hükmündedir. Rize Kalkandere’deki ata topraklarımın rızam dışında kullanılmasına zemin hazırlayan ve mülkiyet hakkımı felç eden bu organize usulsüzlük şebekesinin tüm faaliyetlerine son verilmesi, suç delillerinin (sahte imzalar ve hileli ödemeler) tespiti ve taşınmazlarım üzerindeki tüm engellerin ivedilikle kaldırılması adalet gereğidir." S:3
ORGANİZE USULSÜZLÜK ŞEMASI
ŞÜPHELİ GRUBU
KURUMLAR / ŞAHISLAR
HUKUKİ İHLAL VE SUÇ TANIMI
İLGİLİ KANUN MADDESİ
ÖZEL ALACAKLI & ŞAHIS
HALİT OSMANAĞAOĞLU, Gelecek Varlık A.Ş., Vodafone A.Ş.
Hacizlerin Kasten Düşürülmemesi: Satış istenmeyerek mülkiyetin kilitlenmesi ve bu hukuksuzluktan çıkar sağlanması.
İİK m. 106-110
TCK m. 257
KAMU MAKAMLARI
Üsküdar ve Ümraniye Vergi Daireleri
Sahte Kayıt ve İhmal: Zamanaşımına rağmen 1 TL'lik işlemlerle dosyayı kapatmayarak vatandaşı mağdur etme.
TCK m. 204
TCK m. 257
ORTAK SONUÇ
Mülkiyet Hakkı Gaspı
Taşınmazların tasarruf yetkisini sahte veya düşmüş hacizlerle bilerek engellemek.
Anayasa m. 35
"Şüpheliler arasında yer alan Halit Osmanağaoğlu da, diğer özel şirketlerle aynı yöntemi izleyerek; şahsıma ait taşınmazlar üzerine koydurduğu hacizler için İcra ve İflas Kanunu m. 106 uyarınca yasal süresi içinde satış talebinde bulunmamıştır. Bu durum, haczin alacak tahsili için değil, mülkiyet haklarımı kısıtlamak ve arazi üzerinde haksız hâkimiyet kurmak amacıyla kötü niyetle kullanıldığının kanıtıdır. Kanunen düşmüş olan bu hacizlerin kaldırılmaması mülkiyet hakkımın açık ihlalidir.
Ayrıca; zamanaşımına uğramış ve yasal süresi dolmuş bu hacizleri sistemde tutmaya devam eden kamu görevlileri ile bu durumdan haksız menfaat devşiren şüpheliler, iştirak halinde TCK m. 257 uyarınca 'Görevi Kötüye Kullanma' suçunu işlemişlerdir. Mağduriyetimin temel sebebi, bu kanun tanımaz 'çıkar birliği'dir."
İSTEM VE SONUÇ (NETİCE-İ TALEP)
Yukarıda detaylarıyla arz ve izah edilen; 24 yıllık zamanaşımı ihlali, hileli/sahte kayıtlar, düşmüş hacizlerin kasten sistemde tutulması ve mülkiyet hakkımın organize bir şekilde gasp edilmesi karşısında;
1- ACİL DURDURMA VE TEDBİR TALEBİ: Usulsüz hacizlere dayalı olarak yürütülen ve telafisi imkânsız zararlar doğuracak olan Kalkandere Satış Memurluğu (2019/2 Satış) ve bağlantılı tüm dosyalardaki SATIŞ VE TESCİL İŞLEMLERİNİN İVEDİLİKLE DURDURULMASINA, bu soruşturmanın ilgili dosyalarda "Bekletici Mesele" yapılmasına,
2- HACİZLERİN TOPLUCA FEKKİ (SİCİL TEMİZLİĞİ): Başta Vergi Daireleri olmak üzere; Gelecek Varlık A.Ş., Vodafone A.Ş. ve Halit Osmanağaoğlu tarafından konulan; İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 106 ve 110 uyarınca 1 yıl içinde satış istenmediği için hukuken "hükümsüz" hale gelmiş olan TÜM TAŞINIR/TAŞINMAZ HACİZLERİNİN, BLOKELERİN VE ŞERHLERİN (Özellikle Rize/Kalkandere Çayırlı ve Yokuşlu köylerindeki taşınmazlarım üzerinden) derhal kaldırılmasına,
3- CEZAİ SORUŞTURMA VE KAMU DAVASI: "Resmi Belgede Sahtecilik" (TCK m. 204) ve "Görevi Kötüye Kullanma" (TCK m. 257) suçlarını işleyerek mülkiyet hakkımı felç eden ilgili kamu görevlileri ile bu hukuksuz süreçten haksız menfaat sağlayan özel şirket yetkilileri ve şahıslar hakkında gerekli soruşturmanın yürütülerek KAMU DAVASI AÇILMASINA karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.27.03.2026 S:4
Müşteki Cemil OSMANAĞAOĞLU
Aşağıda yazılı dilekçemi yayıınlamam daki sebep Türk Adaletini Kötülemek değil amacım gayem Türk Adaletini kanunsuz işlemlerle dolandırıp mağdur eden A.B.Electrolux Türkiye kolu Electrolux A.Ş. nin ne mal olduğunu tüm dünyaya duyurmaktır.
RİZE ASLİYE CEZA MAHKEMESİ ELİYLE GÖNDERİLMEK ÜZERE
İSTANBUL AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE SUNULMAK ÜZERE
İSTANBUL 19. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: 1999/51 Esas, 2004/474 Karar 30.03.2026 tarihli karara itiraz dilekçesi
Yargılamanın Yenilenmesini Talep Eden ( Sanık/Hükümlü )
Cemil OSMANAĞAOĞLU
İletişim Tel: 0505 429 47 53
Yargılamanın Yenilenmesini Talep Eden ( Sanık/Şirket )
Vural Elektronik Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti. ( Sicil Kaydı Açık )
Adres: Hacı Hesna Hatun Mah. Bülbüldere Cad. No: 21/4 Üsküdar /
İstanbul İTO Sicil No: 407227-0
Vergi Dairesi: Üsküdar Vergi Kimlik No: 9260085455
Karşı Taraf ( Müşteki ) : Electrolux Dayanıklı Tüketim Mamülleri Sanayi ve Tic. A.Ş.
İstanbul İTO Sicil No: 293527-0
Adres: Altunizade Mah. İnci Çıkmazı Sok. No:3 İç Kapı No:6 Üsküdar/İSTANBUL
Şirket (Yönetim Kurulu Üyesi/Yetkili) (Yannick Fierling, Figen Gözübüyük )
Ana Firma Müşteki (İsveç): AB ELECTROLUX
S:t Göransgatan 143, SE-105 45 Stockholm, SWEDEN
Sicil No: 556001-0320)
Şirket (Yönetim Kurulu Üyesi/Yetkili) /Başkan: Torbjörn Lööf , / Ceo: Yannick Fierling
Şirket Vekilleri: Gemicioğlu Huk B. : Av.İlkan Türküresin, Hümeyra Ateş, Orhan Gemicioğlu, Ayşe Zeynephan Gemicioğlu, Bora Gemicioğlu, Güler Tuğçe Bursalı, Ebru Şeker
KONU: 17.03.2026, 19.03.2026 ve 27.03.2026 tarihli dilekçelerimle dosyaya sunulan yeni ve esasa etkili delillerin, mahkemece hiçbir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulmaksızın; "Karar Verilmesine Yer Olmadığına" dair 30.03.2026 tarihli hukuka aykırı ek kararının itirazen kaldırılması ve CMK m. 311 uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebim hakkında esastan karar verilmesi istemidir.
AÇIKLAMALAR:
İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi, 17.03.2026 ve devamı tarihlerde sunduğum yeni ve somut delilleri incelemeksizin, taraf teşkili sağlamaksızın ve 2022 yılına ait güncelliğini yitirmiş mütalaaya dayanarak usulsüz bir "Ret" kararı vermiştir. 26 yıldır süregelen bu hukuksuzluğun özü şudur:
1. Belge Sahteciliği ve Evrak Sızdırma: Dosyaya konu çeklerin aslı hiçbir aşamada mahkemeye sunulmamış, yargılama onaysız fotokopiler üzerinden yürütülmüştür. Banka kayıtlarında saat 10:35 itibarıyla "para mevcuttur" şerhi varken, çek bedeli hamile ödenmemiş; aksine çek bankadan sızdırılarak yetkisiz şahıslara (Hamza Duran, Yusuf Koç) teslim edilmiştir. Noter tasdikli temlikname olmaksızın yapılan bu işlemle şikâyet hakkı haksız yere kullanılmıştır.
2. Mükerrer Tahsilat ve Borç Şişirme: Müşteki Electrolux A.Ş., Beyoğlu 1. ve 4. İcra Müdürlükleri üzerinden gayrimenkul ve nakit tahsilatları (Toplam: 13.570 TL) yapmasına rağmen bu ödemeleri Ceza Mahkemesi’nden gizlemiştir. 1999 yılında 13.786 TL olan borç, rakamlar tahrif edilerek 87.939 TL olarak gösterilmiş, yargı yanıltılarak haksız kazanç elde edilmiştir.
3. Taraf Teşkili ve Savunma Hakkı İhlali: Yerel mahkeme, son sunduğum delilleri müşteki tarafa tebliğ etmeyerek savunma hakkımı kısıtlamıştır. UYAP kayıtlarında müşteki ve vekil bilgilerinin boş olması, 26 yıldır bir "Hayalet Alacaklı" üzerinden infaz yürütüldüğünü kanıtlamaktadır.
4. Hukuki Delil Statüsü: Yeni ortaya çıkan 10:35 banka provizyon saati ve icra dosyalarındaki gizlenen tahsilatlar, CMK m. 311/1-e uyarınca hükmü temelinden sarsacak nitelikte yeni delildir. S:1
ADALET MAKAMININ VE TÜM İLGİLİ MERCİLERİN DİKKATİNE
1999 Yılından Bugüne Süregelen Sistematik Mağduriyet, Ticari İtibarın Suistimali ve 26 Yıllık Adalete Erişim Engeli Hakkında Beyanımdır.
Ben, kurucusu ve müdürü olduğum Vural Elektronik D.T.M. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. üzerinden, 1999 yılında Electrolux A.Ş. ile başlayan ticari faaliyetlerim sürecinde, adı geçen firmanın haksız ve hukuka aykırı uygulamaları neticesinde bir insanın ömrünün yarısına tekabül eden 26 yıllık bir zulüm çemberine hapsedildim.
1. Delillerin Körlüğü ve Sistematik İhmal: Çeyrek asrı aşan bu süreçte, mahkemelere sunduğum somut belgeler, ticari kayıtlar ve deliller, ne yazık ki yargı mercileri tarafından dosyanın esasına girilmeksizin göz ardı edilmiştir. Bir ticaret erbabının tüm emeği, sermayesi ve hayatı, dev bir şirketin haksız uygulamaları ve bu uygulamaları görmezden gelen bürokratik bir duvar arasında ezilmiştir.
2. Maddi ve Manevi Yıkım: 1999’da başlayan bu süreç, sadece bir şirketin iflası veya ticari bir kayıp değildir. Bu süreç; bir vatandaşın sağlığının, aile huzurunun ve geleceğinin "adalet arayışı" adı altında elinden alınmasıdır. 26 yıldır her kapıdan reddedilmek, her belgenin yok sayılması, devletin korumakla yükümlü olduğu adalet mekanizmasının şahsıma karşı bir işkence aracına dönüşmesine neden olmuştur.
3. Talebin Özü: Bu yazı, sıradan bir dilekçe değil, 26 yıldır susturulmuş bir hakikatin feryadıdır. Artık şekli hukuk kurallarının ve usul oyunlarının arkasına sığınılarak dosyamın kapatılmasını değil; 1999 yılından bu yana süregelen bu haksızlıklar silsilesinin, sunduğum deliller ışığında vicdan ve hukuk ekseninde yeniden incelenmesini talep ediyorum.
SONUÇ: Her şeyini kaybetmiş, sağlığı bozulmuş ancak hakkını aramaktan vazgeçmemiş bir vatandaş olarak; mahkemenizden/makamınızdan bu 26 yıllık zulme ortak olmamasını ve adaletin tecelli etmesi için dosyayı tarafsız bir gözle, belgeler üzerinden yeniden ele almasını saygılarımla arz ederim.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİNE ESAS TEŞKİL EDEN USULİ VE MADDİ AYKIRILIKLARIN ÖZETİ
I. Dosyanın Esasını Etkileyen Usul Hataları ve Delil Yetersizliği: İşbu dosya kapsamında, kambiyo senedi vasfına haiz olduğu iddia edilen çeklerin asılları hiçbir aşamada mahkemeye ibraz edilmemiş; CMK m. 209 ve m. 217 hükümlerine aykırı olarak, onaysız fotokopi belgeler üzerinden hüküm kurulmuştur. Belge asılları üzerinde yapılması gereken teknik inceleme ve imza tetkiklerinin eksikliği, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellemiştir.
II. Gizlenen Tahsilâtlar ve Mükerrer Takip Olgusu: Müşteki tarafça, Beyoğlu 1. ve 4. İcra Müdürlükleri nezdinde yürütülen icra takipleri sonucunda gerçekleştirilen gayrimenkul satışları ve nakit tahsilâtlar, ceza mahkemesinden kasten gizlenmiştir. TCK m. 168 (Etkin Pişmanlık) ve borcun sukutu açısından hayati önem taşıyan bu tahsilâtların dosyaya yansıtılmaması, hükmün fahiş bir miktar üzerinden kurulmasına sebebiyet vermiştir.
III. Taraf Teşkili ve Savunma Hakkının Kısıtlanması: 17.03.2026 tarihinden itibaren sunulan ve CMK m. 311 kapsamında "yeni delil" niteliği taşıyan banka provizyon kayıtları ile ciro silsilesindeki kopukluklara dair beyanlarım, mahkemece müşteki tarafa tebliğ edilmeksizin, taraf teşkili sağlanmadan reddedilmiştir. Bu durum, Anayasa m. 36 ile teminat altına alınan Adil Yargılanma Hakkı’nın açık bir ihlalidir.
IV. Netice: 26 yıldır süregelen bu süreçte; müştekinin çelişkili beyanları, banka kayıtlarındaki saat (10:35) ve işlem uyumsuzlukları ile usulsüz ciro işlemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, hükmün infazının durdurulması ve yargılamanın iadesi hukuki bir zorunluluk arz etmektedir.
V. Usuli Eksiklik ve Gerekçesiz Ret: Yerel mahkemenin 30.03.2026 tarihli ek kararı; Mart 2026 tarihli dilekçelerimle sunulan yeni ve somut sahtecilik delillerini incelemeksizin, 2022 yılına ait eski bir mütalaaya atıfla reddedilmiştir. Bu durum; maddi gerçeğin araştırılması ilkesine aykırı olduğu gibi, Anayasa m. 36 (Adil Yargılanma) ve HMK m. 27 (Hukuki Dinlenilme) haklarımın açık ihlalidir.
VI. CMK m. 311 Kapsamında Yeni Delil Mahiyeti: İtiraza konu dilekçelerimde sunduğum banka provizyon kayıtları ve ciro usulsüzlükleri; önceki yargılamadan bağımsız, hükmün esasını kökten etkileyecek "yeni ve somut delil" vasfındadır. Şekli usul kuralları, maddi gerçeğin karartılması aracı olarak kullanılamaz. S:2
MADDİ GERÇEĞİ VE HUKUKİ AYKIRILIĞI İSPATLAYAN ESASLI DELİLLERİM:
1- Çek Asıllarının Yokluğu ve Fotokopi Üzerinden Kurulan Hukuka Aykırı Hüküm: Yargılamaya konu edilen çeklerin asılları hiçbir aşamada mahkemeye teslim edilmemiş, dava dosyası tamamen onaysız fotokopiler üzerinden yürütülmüştür. Ceza yargılamasının en temel kuralı, sahtecilik ve karşılıksız çek iddialarında belgenin aslının mahkemece görülmesi (CMK m. 209, m. 217), imza ve yazı tetkikinin bu asıllar üzerinden yapılmasıdır. Mahkeme, çeklerin esasını görmeden, imza incelemesi yaptırmadan ve cirantaların imza geçerliliğini denetlemeden fotokopiler üzerinden mahkûmiyet kararı vermiştir (HMK m. 204, m. 266). Aslı olmayan belgenin hukuki geçerliliği yoktur; bu şekilde kurulan hüküm "yok hükmündedir" (CMK m. 289/1-h, m. 230).
2- Şikâyet Hakkının Yokluğu ve Alacağın Temliki Niteliği: Müşteki firma, davaya konu çekleri bankaya ibraz edip "karşılıksız" şerhi vurdurduktan sonra, çeklerin arkasına Hamza Duran ve Yusuf Koç tarafından yapılan cirolar hukuken birer "beyaz ciro" değil, "Alacağın Temliki" (TBK m. 183, m. 184) hükmündedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; karşılıksızdır şerhi verildikten sonra yapılan cirolar (TTK m. 794), çekin kambiyo senedi vasfını şikâyet hakkı yönünden sona erdirir. Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olup (İİK m. 347, m. 353), temlik alan şahsın ceza davası açma ve şikâyette bulunma yetkisi yoktur. Bu hukuki gerçeğe rağmen yargılama yapılıp şahsıma ceza verilmesi açıkça yasaya (CMK m. 223/8) aykırıdır.
3- Yargıtay Yerleşik İçtihatları (1999-2002 Dönemi): Söz konusu dönemdeki Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili daire kararları (Örn: YCGK. 1999/10-188 E., 2002/10-234 K. sayılı ve benzeri kararları) uyarınca; "Çek üzerindeki şikayet hakkı, çeki bankaya ibraz eden kişiye aittir; ibrazdan sonra yapılan ciro ile şikayet hakkı devredilemez." ilkesi sabittir. Mahkemenin bu emsal kararları görmezden gelerek, yetkisiz kişilerce sürdürülen bir yargılamada mahkûmiyet kurması "Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz" ilkesinin ihlalidir.
4- Anayasa Mahkemesi (AYM) ve AİHM Prensipleri Işığında İhlal:
AYM Kararları: Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen "Suç ve cezaların kanuniliği" ilkesi uyarınca, usulüne uygun bir şikâyet olmaksızın yürütülen ceza yargılaması hukuken geçersizdir.
AİHM (Adil Yargılanma ve Mülkiyet Hakkı): AİHM'in "Lukanov v. Bulgaristan" ve "Saunders v. Birleşik Krallık" kararlarında vurgulandığı üzere; kanuni dayanaktan yoksun ve usul hatalarıyla dolu bir yargılama neticesinde hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesi, Sözleşme'nin 6. ve 13. maddelerinin ağır ihlalidir.
5- Taraf Teşkili ve Savunma Hakkının Kısıtlanması: Ciro silsilesinde yer alan ve alacağı temlik eden Hamza Duran ve Yusuf Koç isimli şahısların davaya dahil edilmemesi (CMK m. 225), imza incelemesi yapılmaması (CMK m. 217, m. 266) ve çek asıllarının mahkemeye sunulmaması (CMK m. 209); maddi gerçeğin araştırılmadığının (CMK m. 160) ve kumpasın mahkeme eliyle meşrulaştırıldığının ispatıdır. Sahteliği sabit belgeler ve yetkisiz şikâyetçilerle kurulan hükmün infazı, bir hukuk katliamıdır (Anayasa m. 36, AİHS m. 6, CMK m. 289/1-h).
FOTOKOPİ BELGELERLE MÜKERRER TAKİP VE USULSÜZ YARGILAMA:
Belgelerin Fotokopi Olması ve Mükerrer Takipler: Müşteki, dava konusu çeklerin sadece fotokopileriyle Beyoğlu 1. İcra Müd (1999/2593 E.) ve Beyoğlu 4. İcra Müd (2000/836 E.) müdürlüklerinde mükerrer takipler başlatmıştır. Belge aslı olmaksızın yürütülen bu süreç; HMK m. 204 ve İİK m. 167 uyarınca usulden sakattır. Gizlenen Tahsilâtlar ve Denetim İhmali: Müşteki, bu icra dosyalarından yaptığı tahsilâtları mahkemeden gizlemiştir:
Beyoğlu 1. İcra: 2.110 TL nakit ve gayrimenkul satışından 5.000 TL tahsilât.
Beyoğlu 4. İcra: Emsal konut satışından 6.460 TL tahsilat.
Mahkemenin, borç miktarını doğrudan etkileyen bu resmi tahsilâtları görmezden gelerek "borç ödenmemiş" gibi hüküm kurması maddi gerçeği kasten karartmıştır. Resmi kayıtlarla sabit olan bu mükerrer takipler ve gizlenen ödemeler; CMK m. 311/1-e uyarınca hükmü kökten etkileyecek nitelikte "yeni delil" mahiyetindedir. Bu durum, TCK m. 168 (Etkin Pişmanlık) hükümlerinin uygulanmasını engelleyerek şahsıma yönelik bir hukuk suikastına dönüşmüştür. Söz konusu hukuka aykırılıklar, TCK m. 257 (Görevi Kötüye Kullanma) ve adil yargılanma ilkeleri ışığında yargılamanın yenilenmesini zorunlu kılan kesin birer iptal nedenidir. S:3
EMSAL KARARLAR VE HUKUKİ İHLAL:
Yargıtay 11. Ceza Dairesi (2014/3652 K.): Şikâyetçinin aynı alacak için mükerrer takip yapması ve mahkemenin icra dosyalarını araştırmadan hüküm kurması mutlak bozma nedenidir.
AYM (Anayasa m. 35 ve 36): Borç miktarının hatalı tespiti ve mükerrer cezalandırma; mülkiyet ve adil yargılanma hakkının açık ihlalidir.
AİHM (Saunders v. Birleşik Krallık): Kanuni dayanaktan yoksun, usul hataları ve sahte beyanlarla hürriyetin kısıtlanması, AİHS m. 6 kapsamındaki hakların ihlali niteliğindedir.
Mahkemenin, fotokopi belgelerle yürütülen bu organize usulsüzlüğü "eski karar var" bahanesiyle incelememesi, sahteciliğe yargı eliyle koruma kalkanı oluşturmaktır. Belge asılları ve resmi kayıtlarla ispatlanan bu somut kanunsuzluklar karşısında, CMK m. 311 uyarınca yargılamanın yenilenmesi hukuki bir zorunluluktur.
Dosyadaki tablo bir "yargı hatası" değil, hukuk mekanizması araç kullanılarak gerçekleştirilen organize bir mülkiyete el koyma operasyonudur. İspatlanan bu ağır hukuksuzluklar karşısında tesis edilecek her türlü ret kararı; Anayasa (m. 35, 36) ve AİHS (m. 6, Ek Protokol 1) hükümlerinin açık ve ağır ihlali niteliğindedir. Sahteliği tescilli bu infaz sürecine son verilmesi hukuki bir zorunluluktur.
ADLİ SKANDAL VE ORGANİZE USULSÜZLÜKLER ZİNCİRİ
1- UYAP Kayıtlarındaki "Hayalet Alacaklı" Skandalı (Dosya No: 1999/51): UYAP sisteminde yapılan incelemede, 26 yıldır infazı yürütülen dosyanın "Müşteki/Şikâyetçi" ve "Vekil" kısımlarının tamamen boş olduğu görülmektedir. Alacaklısı tanımlanmamış bir dosya üzerinden çeyrek asır işlem yapılması hukuk tarihine geçecek bir usulsüzlüktür. Dosyanın 05.12.2022 tarihinde aniden "Kapalı" hale getirilmesi ise, kumpasın üzerini örtmeye yönelik bir "adli temizlik" girişimidir.
2- Banka Şerhinden Sonra Yapılan Geçersiz Cirolar ve Temlik Şartı: Davaya konu çekler, banka tarafından "karşılıksızdır" şerhi vurulduktan sonra tedavül kabiliyetini yitirmiştir. TTK m. 794 uyarınca, banka kaşesinden sonra yapılan cirolar (Hamza Duran ve Yusuf Koç ciroları) artık bir çek cirosu değil, "Alacağın Temliki" hükmündedir. Borçlar Kanunu gereği bu devrin geçerli olması için NOTER HUZURUNDA RESMİ TEMLİKNAME ve fatura zorunludur. Dosyada ne bir temlikname ne de bir fatura mevcuttur. Resmi geçerliliği olmayan bu usulsüz "çek kırma" operasyonu ile şikâyet hakkı kullanılamaz, ceza davası açılamaz.
3- İcra Tahsilâtlarının Gizlenmesi ve "Suni Borç" Sahteciliği: Müşteki şirket, Beyoğlu 1. ve 4. İcra Müdürlükleri üzerinden gayrimenkul satışları dâhil olmak üzere yüklü tahsilâtlar yapmış; ancak bu ödemeleri mahkemeden kasten gizlemiştir.
Beyoğlu 1. İcra: 2.110 TL nakit ve 5.000 TL konut satış tahsilâtı.
Beyoğlu 4. İcra: 6.460 TL emsal konut satış tahsilâtı. Bu ödemeler düşülmediği gibi, 13.000 TL’lik asıl borç yalan beyanlarla önce 83.000 TL sonra rakam karalanarak 87.939 TL gibi fiktif rakamlara ulaştırılarak bir "borç şişirme" operasyonu yürütülmüştür.
4- İstanbul C. Başsavcılığı 2026/52834 Sayılı Soruşturma: Devam eden bu soruşturma, şikâyetçisi ve vekili belirsiz bir dosyanın 26 yıl sonra nasıl hortlatıldığını ve organize bir "mal çökme" operasyonuna dönüştürüldüğünü kanıtlayan en somut veridir.
HUKUKİ DAYANAKLAR VE EMSAL KARARLAR:
Yargıtay 12. HD (E: 2016/11735): "Banka şerhinden sonraki ciro temlik hükmündedir; noter tasdikli temlikname yoksa şikâyet hakkı doğmaz."
AYM (B.No: 2018/34125) ve AİHM (Saunders v. UK): Sahte alacak ve usulsüz devirlerle savunma hakkının kısıtlanması **"Adil Yargılanma Hakkı"**nın (AİHS m. 6) ağır ihlalidir.
Adalet, şekli usullerin arkasına gizlenerek maddi gerçeği boğma aracı değildir; aksine, en karanlık kumpasları bile aydınlatma yükümlülüğüdür. Önünüzdeki tablo basit bir "usul hatası" değil, 26 yıla yayılmış, devletin yargı gücünü bir "çökme" aracına dönüştüren organize bir hukuk suikastıdır. Çeyrek asır sonra ortaya çıkan bu somut sahtecilikler ve "hayalet alacaklı" skandalı karşısında suskun kalmak, adaleti sadece mülksüzleştirmek değil, aynı zamanda katletmektir. Bu kumpası bozmak ve yargılamayı yeniden başlatmak, sadece benim hakkımı teslim etmek değil, Türk yargısının lekelenen onurunu ve itibarını da kurtarmaktır. Gereğinin yapılmasını, adalete olan sarsılmaz ve son inancımla arz ederim. S:4
Gerek yargılama aşamasında gerekse şu an itibariyle dosyada sabit olan açık sahtecilikler ve organize usulsüzlükler karşısında; haklarımı savunmakla yetkili kıldığım Av. Fettah Belge, Av. Hüseyin Şat ve Av. Kemal Türkmen, ortadaki açık kanunsuzluklara göz yummuşlar, mesleki özen yükümlülüklerine aykırı hareket ederek savunma hakkımı zafiyete uğratmışlardır.
Bu nedenle;
Söz konusu avukatların vekâlet görevlerine son verdiğimi (AZİL), bundan sonra tüm davalarımı ve yasal süreçlerimi bizzat/münferiden takip edeceğimi bildiririm.
Adı geçen vekillerin ve ismi geçmeyen tüm vekillerimin, bugüne kadar şahsımdan habersiz, rızama aykırı veya maddi gerçekle bağdaşmayan şekilde dosyalara atmış oldukları tüm imzaların, sundukları beyanların ve yaptıkları işlemlerin GEÇERSİZ SAYILMASINI, bu işlemlere hiçbir şekilde muvafakat etmediğimi kayıt altına aldırırım.
26 yıldır süregelen bu hukuksuzluk sarmalında, savunma makamının görevini ihmal etmesi neticesinde oluşan zararlarımın tazmini ve ilgili vekiller hakkında gerekli yasal yollara başvurma hakkımı saklı tutuyorum.
Bundan sonraki tüm tebligatların şahsıma yapılmasını ve dosyadaki tüm işlemlerin bizzat takibim altında yürütülmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
MADDİ GERÇEK VE USULSÜZLÜK İSPAT ŞEMASI
HUKUKİ ZORUNLULUK (KANUN)
DOSYADAKİ SOMUT SAHTECİLİK
HUKUKİ SONUÇ VE İPTAL NEDENİ
1. Şikâyet Hakkı Şartı: Çek yazıldıktan sonraki devirler ancak NOTER TASDİKLİ TEMLİK ile yapılır. (TTK 794)
Hamza Duran ve Yusuf Koç’un ciro silsilesinde hiçbir NOTER TASDİĞİ ve FATURASI yoktur.
Şikâyet hakkı olmayan şahıslar üzerinden açılan dava YOK HÜKMÜNDEDİR.
2. Alacağın Gerçekliği: İcra tahsilâtları ve mal satışları asıl borçtan düşülmek zorundadır.
Gayrimenkul satışları mahkemeden gizlenmiş, 13.000 TL'lik borç 87.939 TL yapılarak "Borç Şişirilmiştir."
NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK ve Yargıyı Yanıltma suçu sabittir.
3. Adil Yargılanma: UYAP kayıtlarında taraf ve vekil bilgileri tam ve şeffaf olmalıdır.
Dosyanın "Müşteki" ve "Vekil" kısımları boştur. Hayalet alacaklı ile infaz yürütülmektedir.
HAYALET DOSYA: Sahibi olmayan dosya üzerinden hürriyeti bağlayıcı ceza verilemez.
4. Yeni Delil Statüsü: İlk yargılamada bilinmeyen belgeler "Yargılamanın Yenilenmesi" nedenidir.
2026/52834 sayılı yeni soruşturma ve UYAP skandalı YENİ DELİL mahiyetindedir.
CMK 311 uyarınca YARGILAMANIN YENİLENMESİ yasal zorunluluktur.
FİNANSAL ANALİZ VE DURUM TESPİT RAPORU
Konu: 1999 Yılına Ait Electrolux A.Ş. Lehine Düzenlenen Çeklerin Ciro Silsilesi ve Banka İşlemleri Hakkında Teknik İnceleme
1. Belgelerin Genel Tanımı ve Fiziksel Bulgular
İncelenen belgeler, 1999 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait Electrolux antetli kağıtları üzerine alınmış banka kayıtlarını içermektedir. Belgelerde "387, 388, 389" şeklinde birbirini takip eden işlem numaraları bulunması, bu çeklerin münferit değil, bir portföy (toplu ödeme paketi) halinde işleme alındığını kanıtlamaktadır.
2. Ciro Silsilesindeki Anomali (Sıralama Analizi)
Belgelerdeki ciro zinciri şu şekildedir: Electrolux A.Ş. → Banka → Şahıs → Banka Hesap/İbraz Kaşesi. Bu silsiledeki standart dışı durumlar şunlardır:
Banka Sonrası Şahıs Cirosu: Normal ticari akışta banka çekin son durağıdır. Bankanın kaşesinden sonra bir şahsın (Hamza Duran ve Yusuf Koç) imzasının gelmesi, o çekin bankada kalmadığını, aksine bankadan dışarı sızdırıldığını kanıtlar.
Banka çeki ödeseydi çek banka arşivine alınır, ödemeseydi "karşılıksız" şerhiyle iade ederdi. Hem "para var" notu düşüp hem çeki dışarıya şahsa iade etmek bankacılık mevzuatına aykırıdır. S:5
Hukuki Çelişki: Çekin banka sisteminden çıkıp tekrar bir şahsın eline geçmesi, evrakın piyasada "çift taraflı" kullanılmasına (hem bankadan para almak hem de icra açmak) imkan tanıyan bir finansal boşluk yaratmıştır.
3. Banka Provizyon Notu ve Çek Bedeli Eşleşmesi
Rakam Teyidi: Banka görevlisinin el yazısıyla "Hesapta... TL mevcut olduğu anlaşılmıştır" şerhini düşmesi, çekin üzerindeki rakamın hesapta nakit olarak bulunduğunu onaylamasıdır.
Beyan ve Gerçeklik Çelişkisi: Keşidecinin (Vural Elektronik) hesabında o an çek bedelini karşılayacak yeterli para bulunmamasına rağmen, bankanın doğrudan "mevcut olduğu" notunu düşmesi "Resmi Belgede Sahtecilik" şüphesini doğurur.
4. Bayi Bilgisi Dışında Yapılan "Suni Kredi" İşlemi
Habersiz Kredilendirme: Hesapta nakit bulunmamasına rağmen "para var" notu düşülmesi; bankanın bayi adına gıyaben bir kredi limiti tanımladığını göstermektedir.
Rıza Dışı Borçlandırma: Bayinin bilgisi dışında yapılan bu işlem, bayiyi hem banka nezdinde riskli duruma düşürmüş hem de ödenmeyen bir "kredi" üzerinden icra takibine zemin hazırlamıştır.
5. Operasyonel Çelişki: Sanal Provizyon ve Tahsilâtın Engellenmesi
Banka kayıtlarında "Para Mevcuttur" şerhi bulunmasına rağmen fiili bir ödemenin gerçekleşmemesi, işlemin bir "Sanal Provizyon Operasyonu" olduğunu kanıtlar.
Neden Ödenmedi? Eğer çek bedeli tahsil edilseydi borç kapanırdı ve Electrolux, bayisine karşı hapis cezası istemiyle (Karşılıksız Çek Davası) dava açamazdı. Amaç borcun tasfiyesi değil, bayiyi "kötü niyetli borçlu" durumuna düşürerek savunmasız bırakmaktır.
Adli Pusu Faktörü: Banka, nakit çıkışı yapmadan evrakı resmileştirmiş; Electrolux ise bu "sahte kesinlik" üzerinden bayiye karşı hapis baskısı kurmuştur.
6. Şikayet ve İcra Sürecindeki Strateji
Mükerrer Tahsilat: Bankanın hatalı/sahte provizyon notu sayesinde tazminat yoluyla parayı almış olmasına rağmen, elindeki çek asıllarıyla borçluya karşı ikinci kez hukuki işlem başlatarak "çifte kazanç" hedeflemiştir.
Ceza Baskısı: Bankadaki "Para var" notu, mahkemeye "Hesapta para vardı, banka teyit etti ama sanık parayı kasten kaçırdı" denilerek hapis cezası baskısı kurmak için silah olarak kullanılmıştır.
7. Banka İbrazı Sonrası Cirodaki Ağır Usulsüzlük (Evrak Sızdırma)
Çek doğrudan Electrolux A.Ş. lehine yazılmış olmasına rağmen, bankanın Para Mevcuttur şerhinden hemen sonra silsileye Yusuf Koç ve Hamza Duran isimli şahısların imzalarının girmesi, operasyonun en somut delilidir.
Sızdırma Kanıtı: Banka tarafından onaylanan ve "nakit" hükmüne geçen çekin banka kasasına girmesi gerekirken, bu şahıslar aracılığıyla banka dışına çıkarılması; banka görevlileri ile bu şahıslar arasında kurulan organize bir evrak karartma suçunu kanıtlamaktadır.
Operasyonel Piyonlar: Bu şahıslar, bankadaki usulsüz notun alınması ve çekin bankadan "sızdırılarak" tekrar Electrolux vekillerine ulaştırılması aşamasında kullanılan piyonlardır.
8. Sonuç ve Değerlendirme
Yapılan inceleme sonucunda; bankanın çeklerin arkasına "Karşılıksız" kaşesi vurmak yerine, usulsüz bir provizyon notuyla evrakı resmileştirdiği, ardından çekin silsiledeki son şahıslar aracılığıyla banka dışına çıkarıldığı görülmektedir. Bu süreç, Electrolux A.Ş.'nin bankanın bu açığını ve bayinin habersizliğini kullanarak finansal avantaj elde ettiğini, aynı zamanda bayiyi "parası varken ödemeyen borçlu" durumuna düşürerek ağır hukuki yaptırımlarla karşı karşıya bıraktığını gösteren organize bir finansal operasyondur.
9. Çek/Senet Asıllarının Gizlenmesi ve Usulsüz Takip: Electrolux A.Ş. vekilleri, söz konusu çek ve senetlerin asıllarını icra dairesine ve mahkeme veznesine teslim etmeden, sadece fotokopilere dayanarak icra takibi ve ceza davası başlatmıştır.
Hukuki Skandal: İcra ve İflas Kanunu uyarınca, kambiyo senedine dayalı takiplerde evrakın aslının icra dairesine teslimi zorunludur. Asılların gizlenmesi, silsiledeki Yusuf Koç ve Hamza Duran isimli şahısların imzalarının ve bankadaki o "sahte provizyon" şerhinin teknik incelemeden kaçırılması amacıyla yapılmıştır. S:6
10. Gizlenen Tahsilâtlar ve Yargının Manipülasyonu: Aynı alacak üzerinden iki ayrı icra işlemi yürütülmüş ve bu kanallar üzerinden tahsilâtlar yapılmıştır. Ancak bu fiili tahsilâtlar, Ceza Mahkemesi’nden kasten saklanmıştır.
Adli Yanıltma: Mahkemeye "hiç ödeme yapılmadı" imajı verilerek, şahsım Cemil OSMANAĞAOĞLU’nun hapis cezası alması sağlanmıştır. Tahsilâtların saklanması ve çek asıllarının dosyaya girmemesi, davanın ticari bir alacak davası değil, organize bir "Adli Pusu" olduğunun en net ispatıdır.
MAHKEME HUZURUNDA SÖZLÜ VE YAZILI BEYAN TASLAĞI
Sayın Hâkim;
Dosyada incelenen banka kayıtlarına göre; banka görevlisi saat 10:35'te çekin arkasına "Hesapta ... TL mevcut olduğu anlaşılmıştır" şerhini düşmüştür. Bankacılık Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; banka bu şerhi düştüğü an, o bedeli hamile ödemekle veya bloke etmekle yükümlüdür.
Olayın özü şudur: Electrolux A.Ş. vekilleri, bankanın bu ağır hizmet kusurunu (veya danışıklı işlemini) kullanarak, çek bedelini bankadan tazminat yoluyla ya da o dönemki "Ticari Alacak Sigortası" fonundan zaten tahsil etmiştir. Ancak bu tahsilâta rağmen; normal şartlarda banka tarafından alıkonulması, imha edilmesi veya üzerine "ödenmiştir" kaşesi vurulması gereken çek asılları, silsilede isimleri geçen Yusuf Koç ve Hamza Duran isimli şahıslar aracılığıyla usulsüzce banka dışına sızdırılmıştır.
Silsiledeki bu şahıslar sadece birer "evrak taşıyıcısı" rolündedir. Electrolux vekilleri, çek asıllarını icra dairesine ve mahkeme veznesine teslim etmeden bu süreci yürüterek, çekin banka ibrazı sonrası yaşanan bu "sızdırma" skandalını gizlemeyi amaçlamıştır. Çek asıllarının icraya verilmemesi; aynı alacağın hem sigortadan/bankadan tahsil edilmesi hem de icra kanalıyla benden istenmesi, yani "aynı malın iki kere satılması" gibi bir mükerrer tahsilât operasyonudur.
Bu sızdırma ve gizleme operasyonu, şahsım Cemil OSMANAĞAOĞLU ve firmam Vural Elektronik’e karşı planlı bir "Adli Pusu" niyetini ispatlamaktadır. Electrolux, bankanın bu sahte provizyon notunu bir silah olarak kullanarak, beni mahkeme huzurunda "hesabında para varken ödemeyen/parayı kaçıran borçlu" gibi göstermiş ve yargıyı yanıltarak üzerimde hapis cezası baskısı kurmuştur.
Bu organize finansal operasyonun deşifre edilmesi için;
Electrolux A.Ş.'nin 1999 yılına ait "Ticari Alacak Sigortası" hasar kayıtlarının,
Banka ile olan tüm "Tazminat Yazışmalarının",
Çek asıllarının o dönem neden icra kasasına ve adli emanete alınmadığının,
Ve banka sistemindeki o saatteki fiili bakiye dökümlerinin ilgili kurumlardan celb edilmesini talep ediyorum.
MAHKEME HUZURUNDA SÖZLÜ VE YAZILI BEYAN TASLAĞI (GÜNCEL)
Sayın Hâkim;
Dosyada incelenen banka kayıtlarına göre; banka görevlisi saat 10:35'te çekin arkasına "Hesapta... TL mevcut olduğu anlaşılmıştır" şerhini düşmüştür. Bankacılık Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; banka bu şerhi düştüğü an, o bedeli hamile ödemekle veya bloke etmekle yükümlüdür.
Olayın özü şudur: Electrolux A.Ş. vekilleri, bankanın bu ağır hizmet kusurunu kullanarak, çek bedelini bankadan veya "Ticari Alacak Sigortası" fonundan zaten tahsil etmiştir. Ancak bu tahsilâta rağmen; banka tarafından imha edilmesi gereken çek asılları, silsiledeki Yusuf Koç ve Hamza Duran isimli şahıslar aracılığıyla usulsüzce banka dışına sızdırılmıştır.
Daha da vahimi; Electrolux vekilleri, çek ve senet asıllarını icra dairesine teslim etmeden, sadece fotokopiler üzerinden icra takibi başlatmış ve ceza davası açmıştır. İcra kanalıyla yapılan tahsilâtlar ceza mahkemesinden gizlenerek, şahsıma karşı haksız bir hapis cezası zemini hazırlanmıştır. Çek asıllarının dosyadan kaçırılması, hem mükerrer tahsilâtı gizlemek hem de silsiledeki o şahısların ve bankanın suç ortağı olduğu bu "sızdırma" operasyonunu örtbas etmek içindir. S:7
Bu organize finansal suçun ve adli pusunun deşifre edilmesi için mahkemenizden;
Electrolux A.Ş.'nin 1999 yılına ait "Ticari Alacak Sigortası" hasar kayıtlarının ve banka ile olan tüm "Tazminat Yazışmalarının" ilgili kurumlardan celb edilmesini,
Banka sistemindeki o saatteki fiili bakiye dökümlerinin istenmesini,
Çek ve senet asılları olmadan fotokopiyle başlatılan bu usulsüz işlemlerin ve "evrak sızdırma" eyleminin Türk Ceza Kanunu kapsamında soruşturulması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığı Makamı’na suç duyurusunda bulunulmasını ve gerekli tahkikatın başlatılması için müzekkere yazılmasını talep ediyorum.
Yukarıda izah edilen hususlar yargılama sırasında incelenmemiş olup, bu durum Yargılamanın Yenilenmesini gerektiren mutlak bir şarttır. Yerel mahkemenin bu somut gerçekleri görmezden gelen ret kararının BOZULMASINI ve yargılamanın yeniden yapılmasına karar verilmesini Sayın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve heyetinden saygılarımla arz ve talep ederim.
AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NAVİCDANİ ARZIMDIR
Sayın Başkan, Değerli Heyet;
Bugün huzurunuzda sadece hukuki bir itirazda bulunmuyorum; 26 yıldır sistematik bir kumpasla yok edilen ailemin geleceği ve lekelenmek istenen şerefim için haykırıyorum. Bu dosya, basit bir alacak davası değil; organize bir mülkiyete el koyma operasyonudur. Yerel mahkeme, hakkımda "Ret" kararı vermiş ancak bu kararı karşı tarafa tebliğ bile edememiştir. Soru şudur: Tebligat bile gönderilemeyen, sistemde muhatabı bulunmayan bir "Hayalet Alacaklı" adına şahsıma nasıl ceza verilebilir? Alacaklısı belirsiz, vekili meçhul bir dosya üzerinden 26 yıldır infaz yürütülmesi bir yargı skandalıdır!
Talebim şudur: İcra dosyaları ve çek asılları tek tek incelensin; çek arkasındaki sahte ciro silsilesi ve 10:35 banka provizyonu gibi karanlık işlemler deşifre edilsin. Eğer bu kumpas aydınlatılmazsa; vefatımdan sonra eşim ve çocuklarım "dolandırıcı" damgasıyla reddi miras yapmak zorunda kalacak, babamdan anamdan kalan mallarım ise bu şebekeye altın tepside sunulacaktır.
Adalet, bir babanın çocuklarına bırakacağı en büyük miras olan "temiz bir isim" hakkını korumaktır. Yargı mekanizmasını bir cellât gibi kullanarak itibarımızı doğrayan ELECTROLUX A.Ş. ve piyonları hakkında gerekli soruşturmanın başlatılmasını yüce mahkemenizden vicdanen ve hukuken talep ederim.
"USULİ VE HUKUKİ GARABETİN İSPATI"
1. Tebligat Skandalı ve Taraf Teşkili Yokluğu (CMK m. 33, m. 37): Yerel mahkeme, vermiş olduğu "Ret" kararını sadece şahsıma tebliğ etmiş, "Müşteki" sıfatındaki yapıya tebligat dahi çıkaramamıştır. Bu bir teknik hata değil, dosyada yasal bir muhatabın bulunmadığının itirafıdır. Tebligat bile gönderilemeyen, sistemde adresi ve yetkilisi tanımlanmamış bir "Hayalet Yapı" adına 26 yıl boyunca şahsımın cezalandırılması, Anayasa’nın 36. maddesindeki "Adil Yargılanma" hakkının en ağır ihlalidir. Muhatabı olmayan dava, dava değildir; pusudur!
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Genel Kurulu Kararları: Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre (Örn: YCGK 1999/10-188 E. ve YHGK 2011/12-452 K.); "Bankaya ibrazdan sonra yapılan cirolar çek vasfını yitirir, sadece alacağın temliki hükmündedir." Dosyadaki çeklerin arkasındaki Yusuf Koç ve Hamza Duran ciroları, noter tasdikli temlikname ve fatura olmaksızın şikayet hakkı doğurmaz. Mahkemenin bu emsal kararları çiğnemesi, kumpasçıların "çek kırma" operasyonuna yargı zırhı sağlamaktır.
3. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Mülkiyet Hakkı İhlali: AYM’nin "Kenan Yıldırım ve Diğerleri" (B. No: 2018/34125) kararında vurguladığı üzere; icra tahsilâtlarının mahkemeden gizlenmesi ve sahte rakamlar üzerinden (13 bin TL'nin 87 bin TL yapılması) mahkûmiyet kurulması, mülkiyet hakkının (Anayasa m. 35) ihlalidir. Devletin mahkemesi, Electrolux’ün mükerrer tahsilât yapmasına aracılık edemez!
4. AİHM "Lukanov v. Bulgaristan" ve "Saunders v. UK" İlkeleri: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kanuni dayanaktan yoksun ve sahte beyanlarla hürriyeti kısıtlayan yargılamaları "Hukuk Devleti" ilkesine aykırı bulmaktadır. 10:35 provizyon saatiyle sabit olan banka oyununu ve silsiledeki kopukluğu görmezden gelmek, Türkiye Cumhuriyeti’ni uluslararası arenada mahkûm ettirecek bir yargı faciasıdır. S:8
ÖNEMLİ ADLİ İHBAR VE USULİ FACİANIN TESPİTİ
İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.03.2026 tarihli usulsüz 'Ret' kararı; Türk yargı tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir hukuk katliamıdır. Mahkeme, 17.03.2026, 19.03.2026 ve 27.03.2026 tarihli yeni ve somut deliller içeren dilekçelerimi, kanuni zorunluluk olmasına rağmen müşteki tarafa tebliğ etmemiş, 'Taraf Teşkili' ilkesini kasten ihlal ederek savunma ve itiraz hakkımı karanlıkta bırakmıştır.
Daha da vahimi; mahkeme, 2026 yılında sunduğum sarsıcı deliller (10:35 banka provizyonu ve sahte cirolar) karşısında Cumhuriyet Savcılığından yeni bir mütalaa almaktan kaçınmış, dosya ile hiçbir ilgisi bulunmayan 2022 yılına ait 'bayat' bir mütalaayı gerekçe göstererek yargıyı yanıltmıştır. İtiraz dilekçelerimin tebliğ edilmediği bir dosyada, jet hızıyla (24 saatte) verilen 'Ret' kararının da karşı tarafa tebliğ edilmemesi; bu davanın alacaklısı belli olmayan bir 'Hayalet Dosya' olduğunun ve müşteki firmanın sahteciliklerinin yargı eliyle korunmaya çalışıldığının resmi belgesidir.
"Bu noktada hukukî kanaatim ve dosya kapsamındaki tespitlerim şudur ki; mahkemece dilekçelerim müşteki Electrolux A.Ş.’ye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olsa idi, müşteki taraf ya iddialarımız karşısında sükut edecek ya da maddi gerçeği ikrar etmek zorunda kalacaktı. Mahkemenin taraf teşkilini sağlamaksızın ve tebligat yükümlülüğünü yerine getirmeksizin tesis ettiği bu 'Ret' kararı; müşteki tarafın iddialarımıza cevap vermekten kaçınmasına hukukî bir zemin hazırlamış, neticede maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ilkesini ve savunma hakkımı telafisi güç bir biçimde zedelemiştir."
Tüm bu ağır usulsüzlükler ve organize pusu hakkında; T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden 2601601235 başvuru numarası ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanlığına ivedi disiplin ve ceza soruşturması açılması talebiyle suç duyurusunda bulunulmuştur. Sayın Mahkemenizin, savcılık makamının dahi devre dışı bırakıldığı bu hukuksuzluğu gidererek, yargılamanın yenilenmesi talebimi kabul etmesini vicdanen ve hukuken arz ederim."
HUKUKİ SÜREÇLERDE TEBLİGAT VE USULİ HATA TESPİTİ
I. Kanuni Esaslar ve Dayanaklar
İdari Yargı (İYUK Madde 16/1): Dava dilekçeleri ve savunmalar taraflara tebliğ olunur; taraflar tebliğden itibaren 30 gün içinde cevap verebilirler.
Ceza Yargılaması (CMK Madde 319/3 ve 268/1): Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararı Cumhuriyet savcısına ve ilgili tarafa tebliğ edilir. Ret kararına karşı 7 gün içinde itiraz edilebilir.
Temyiz/İtiraz (CMK Madde 297/1): Yargıtay veya Bölge Adliye Mahkemesi'ne yapılan başvuru dilekçeleri karşı tarafa tebliğ edilerek cevap hakkı tanınır.
Amaç: Karşı tarafın, yargılamanın yenilenmesi taleplerine karşı cevaplarını ve delillerini sunabilmesini sağlamaktır.
II. Mevcut Dosyadaki Usulü Hataların Tespiti
Tebligat ve Taraf Teşkili İhlali: İYUK 16/1 ve CMK 319/3 uyarınca; 17.03.2026, 19.03.2026 ve 27.03.2026 tarihli dilekçelerim müşteki Electrolux A.Ş. ve AB Electrolux tarafına tebliğ edilmeyerek "Taraf Teşkili" ilkesi kasten ihlal edilmiştir.
Cumhuriyet Savcılığının Devre Dışı Bırakılması: CMK gereği savcıya tebliğ ve mütalaa zorunludur. Mahkeme, 2026 yılındaki yeni delillere (banka provizyonu ve sahte cirolar) dair yeni mütalaa almamış, 2022 yılına ait güncelliğini yitirmiş mütalaa ile usulsüz işlem yapmıştır.
Savunma Hakkının Kısıtlanması: Savcılık makamının dışlandığı ve karşı tarafa tebligatın yapılmadığı bir ortamda verilen 'Ret' kararı, adil yargılanma hakkına aykırıdır.
III. Sonuç ve İstem
Yukarıda izah edilen ve re'sen tespit edilecek diğer usulsüzlükler nedeniyle; İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin hukuka aykırı ret kararının BOZULMASINA, dilekçelerimde sunduğum tüm somut hususların incelenerek YARGILAMANIN YENİDEN GÖRÜLMESİNE karar verilmesini arz ve talep ederim.
OLAYIN İSPATINA İLİŞKİN EMSAL KARARLAR:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu: E. 2017/1004, K. 2020/314
Anayasa Mahkemesi (AYM): Başvuru No: 2014/12351
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM): Nideröst-Huber / İsviçre (B. No: 18990/91) S:9
MADDİ GERÇEĞİN İKRARI VE SİSTEMSEL SESSİZLİĞİN TESPİTİ
1. Matematiksel İmkânsızlık ve Gizlenen Tahsilâtlar: Müşteki Electrolux A.Ş. hukuk mahkemelerinde ve savcılık soruşturmalarında icra müdürlüklerince tahsilât yaptığını kabul etmesine rağmen, ceza mahkemesinden bu icra kayıtlarını kasten gizlemiştir.
Ağustos 1999 Asıl Alacak: 13.786 TL ( vade tarihleri gelmemiş çek alacağı )
Gerçekleşen Tahsilâtlar: Taşınmaz satışları (5.000 TL + 6.460 TL) ve nakit ödeme (2.110 TL) ile toplam 13.610 TL tahsil edilmiştir.
Sonuç: Borcun tamamına yakını ödenmişken, Ekim 2002’de borcun önce 83.000 TL sonrasında karalanıp 87.939 TL olarak gösterilmesi, maddi gerçeğin kasten karartıldığının ve yargının yanıltıldığının en somut ispatıdır.
2. Vade Öncesi Usulsüz İbraz Skandalı: Dosyada yer alan banka kayıtları incelendiğinde; henüz vade tarihi gelmemiş (vadesi dolmamış) çeklerin hukuka aykırı şekilde bankaya ibraz edildiği ve bankanın vadeyi kontrol etmeksizin "para mevcuttur" şerhi düşerek evrakı resmileştirdiği görülmektedir. TTK m. 795 uyarınca vadesinden önce yapılan ibrazlar geçersiz olup, bu yolla başlatılan icra takipleri ve ceza davaları en baştan itibaren **"Hukuki Dayanaktan Yoksun"**dur. Bankanın ve müştekinin el birliğiyle yaptığı bu vade ihlali, organize kumpasın en net kanıtıdır.
3. CMK m. 311 Kapsamında Yeni Deliller ve "Zımni Kabul": Mahkemece bugüne kadar incelenmeyen 10:35 banka provizyonu, noter onaysız ciro kopuklukları ve davanın onaysız fotokopilerle yürütülmüş olması, icra tahsilatlarının gizlenmiş olması hükmü kökten sarsan "YENİ" delillerdir (CMK m. 311/1-c, e).
Müşteki taraf, 17.03.2026’dan beri tüm bu sarsıcı iddialara ve ağır sahtecilik kanıtlarına ve Ret kararına UYAP üzerinden 7/24 anında erişim sağladığı halde tek bir kelime dahi cevap verememiştir. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.03.2026 tarihli hukuka aykırı RET KARARI, bu somut gerçekleri görmezden gelmiş olsa da; UYAP sisteminde görünen dosya kapanış 05.12.2022 tarihi baz alındığında zaman aşımı kavramı ortada yoktur. Bu "derin sessizlik", suçun karşı tarafça zımnen ikrar (kabul) edildiğinin kanıtıdır; zira haklı olanın bu ağır ithamlar karşısında susması hayatın olağan akışına aykırıdır.
SONUÇ: Fotokopi evrakla kurulan bu organize kumpasın ve karşı tarafın sükutuyla sabit olan gerçeklerin ışığında, YARGILAMANIN YENİLENMESİ kaçınılmaz bir hukuki mecburiyettir.
TAŞKIN HACİZ VE ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİNE AYKIRI SATIŞLAR HAKKINDA EK BEYAN
"Müşteki tarafın Beyoğlu İcra Müdürlükleri nezdinde yürüttüğü işlemler, açıkça 'Taşkın Haciz ve Satış Yasağına' (İİK m. 85) aykırılık teşkil etmektedir. 1999 yılındaki asıl alacak miktarı yalnızca 13.786 TL iken, bu borcun çok üzerinde bir değerleme ile 55.000 TL değerindeki taşınmazın satışa çıkarılması ve satılması hukuk devletinin 'ölçülülük' ilkesiyle bağdaşmamaktadır. İcra ve İflas Hukuku'nun temel prensibi; 'borca yetecek kadar malın haczine ve satışına' karar verilmesidir. Borcun tamamını fazlasıyla kapatmaya yeten bu taşınmaz satışına rağmen, tahsil edilen bedellerin Ceza Mahkemesi’nden gizlenmesi ve borcun haksız yere öncesinde 83.000 TL sonrasında rakam karalanıp 87.939 TL gibi fiktif rakamlara ulaştırılması, maddi gerçeğin kasten karartıldığının ispatıdır.
HUKUKİ DAYANAKLAR VE EMSAL İÇTİHATLAR:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2017/12-365, K. 2021/118): 'Haciz ve satış işlemleri borç miktarını aşamaz. Borca yetecek kadar malın satılması asıl olup, aşan kısım yönünden yapılan işlemler hakkın kötüye kullanılmasıdır.'
Anayasa Mahkemesi (B. No: 2014/12351 - Kenan Yıldırım Kararı): 'Borcun miktarını aşan haciz ve satış işlemleri ile mülkiyet hakkına yapılan müdahale, demokratik toplum düzeninde gerekli ve ölçülü değildir.' (Anayasa m. 13 ve m. 35 ihlali).
AİHM (Scordino v. İtalya ve James v. Birleşik Krallık): 'Mülkiyet hakkına müdahale edilirken kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır. Borç miktarının çok üzerinde bir mal varlığına el konulması, sözleşmeye ek 1 No'lu protokolün ihlalidir.'
Bu taşınmaz satışından elde edilen bedelin borcu tamamen sükut ettirmesi (bitirmesi) gerekirken, bu mahsup işleminin yapılmaması ve infazın devam ettirilmesi, CMK m. 311/1-e kapsamında hükmün esasını etkileyen mutlak bir YARGILAMANIN YENİLENMESİ nedenidir." S:10
TAŞKIN HACİZ VE ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİNE AYKIRI SATIŞLARIN HUKUKİ SONUÇLARI
1. İİK m. 85/son Uyarınca Haciz Sınırı: İcra ve İflas Kanunu’nun 85. maddesinin son fıkrası uyarınca; “Haciz, ancak borca yetecek miktarda yapılır.” 13.786 TL’lik asıl alacak için 55.000 TL değerindeki taşınmazın satılması, kanunun emredici hükmüne aykırı bir “Taşkın Haciz ve Satış” işlemidir. Borca yetecek miktarın üzerindeki her türlü tasarruf, hakkın kötüye kullanılmasıdır.
2. AİHM ve Mülkiyet Hakkı (Ek 1 No’lu Protokol): Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Scordino v. İtalya (B. No: 36813/97) ve James v. Birleşik Krallık (B. No: 8793/79) kararları uyarınca; mülkiyet hakkına müdahale edilirken kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır. Borç miktarının çok üzerinde bir mal varlığına el konulması ve bu bedelin borçtan mahsup edilmemesi, Sözleşme’ye ek 1 No’lu Protokol’ün açık ihlalidir.
3. TCK m. 158 ve m. 257 Kapsamında Suç Duyurusu: Borcu fazlasıyla karşılayan taşınmaz satış bedellerinin mahkemeden gizlenmesi ve mahsup edilmemesi; yargı mercilerinin araç kılınması suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-d) ve bu sürece göz yuman kamu görevlileri yönünden Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257) suçlarının maddi unsurunu oluşturmaktadır. Bu organize usulsüzlük hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ederim.
4. CMK m. 311/1-e Uyarınca Yargılamanın Yenilenmesi: Taşınmaz satışından elde edilen bedelin borcu tamamen sükut ettirmesi (bitirmesi) gerekirken, bu mahsup işleminin yapılmaması ve infazın devam ettirilmesi; hükmün esasını temelinden sarsan, daha önce mahkemece bilinmeyen YENİ VE SOMUT BİR OLAYDIR. Bu durum, CMK m. 311/1-e bendi uyarınca YARGILAMANIN YENİLENMESİ’Nİ zorunlu kılan mutlak bir hukuki nedendir.
KESİNLEŞMİŞ HÜKMÜN YENİ DELİLLER KARŞISINDAKİ HUKUKİ GEÇERSİZLİĞİ
Müşteki tarafın ve yerel mahkemenin 'eski kararlar kesinleşti' savunması, hukukun temel felsefesi olan 'Maddi Gerçeğin Araştırılması' ilkesi karşısında tamamen hükümsüzdür. Türk Hukuk Sistemi, şekli bir kesinleşmeyi, bir vatandaşın hayatının karartılmasına veya organize bir sahteciliğin örtbas edilmesine araç kılamaz.
1. Yeni Delil, Kesinleşmiş Hükmü Devirir (CMK m. 311/1-e): Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 311/1-e bendi uyarınca; 'Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte incelendiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikte olursa' yargılama yenilenir. Kesinleşmiş bir hüküm; onaysız fotokopilerle, gizlenen icra tahsilatlarıyla ve 10:35 banka provizyonu gibi sahteliği sonradan sübut bulan belgelere dayanıyorsa, o hüküm artık 'Adli Bir Hata' değil, 'Hukuki Bir Enkazdır.'
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları ile Sabit Hakikat: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.03.2014 tarihli, 2012/3-1135 E. ve 2014/118 K. sayılı ilamı ile yine YCGK 2017/10-1004 E., 2020/314 K. sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; 'Yargılamanın yenilenmesi kurumunun amacı, kesinleşmiş kararlardaki adli hataların giderilmesidir. Maddi gerçek, şekli gerçekliğe feda edilemez.' 1999 yılındaki 13.000 TL borca karşılık 55.000 TL’lik taşınmazın satılması ve bu tahsilatın ceza mahkemesinden gizlenmesi, kesinleşmiş hükmü temelinden sarsan SOMUT BİR OLAYDIR.
3. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve AİHM Sınırı:
Anayasa Mahkemesi (Kenan Yıldırım ve Diğerleri B. No: 2014/12351): AYM bu kararında; borç miktarını aşan hacizlerin ve mahkemeden gizlenen tahsilâtların 'Mülkiyet Hakkı' (Anayasa m. 35) ve 'Adil Yargılanma Hakkı' (Anayasa m. 36) ihlali olduğunu, kesinleşmiş kararların bu ihlalleri meşrulaştıramayacağını hükme bağlamıştır.
AİHM (Nideröst-Huber / İsviçre, B. No: 18990/91): AİHM, taraflardan birinin mahkemeye sunduğu ve karara esas alınan delilin (dosyamızda fotokopi çekler ve sahte bakiye beyanı) diğer tarafa tartışma imkanı verilmemesini veya gizlenmesini, Sözleşme’nin 6. Maddesinin (Adil Yargılanma) ihlali olarak kabul eder.
4. İİK m. 85/son ve TCK m. 158/1-d Uyumu: İ.İ.K’nunu Madde 85/son uyarınca haczin borcu aşması yasaktır. Bu yasağa rağmen yapılan satışın bedelini Ceza Mahkemesi'nden gizlemek, Türk Ceza Kanunu Madde 158/1-d (Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık) suçunun vücut bulmuş halidir. S:11
SONUÇ OLARAK: Hukuk, statik bir 'kesinleşme' zırhının arkasına saklanarak maddi gerçeği boğamaz. Müşteki tarafın bu savunması; yaptığı sahteciliklerin, mükerrer tahsilâtların ve yargıyı yanıltma eylemlerinin üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir. Ortada bir 'kesinleşmiş hüküm' değil, 'kesinleşmiş bir pusu' vardır ve bu pusuyu dağıtmak Yüce Mahkemenizin asli görevidir."
Sayın Başkan, Değerli Heyet;
Huzurunuzdaki dosyada banka kayıtları ve icra dökümleriyle ispatlanan organize sahtecilik, sadece hukuki bir ihtilaf değil, bir ailenin onuruna kurulan 26 yıllık bir pusudur. 13 bin TL’lik asıl borca karşılık yapılan 55 bin TL’lik gizli tahsilatın ve 10:35 banka provizyon sahteciliğinin görmezden gelinmesi, "Hukuk Devleti" ilkesinin açıkça tasfiyesidir.
Evlatlarımın geleceği ve şerefi, incelenmemiş dosyalar ve sahteliği sabit fotokopilerle verilen iki satırlık "Ret" kararlarına kurban edilemez. Anayasa’nın 141. maddesi uyarınca mahkemeniz; maddi gerçeği karartan değil, aydınlatan bir gerekçe sunmakla yükümlüdür. Bu hukuk cinayetine ortak olmayınız; adaletin bir cellat satırı gibi ailemin üzerine inmesine izin vermeyerek yargılamanın yeniden başlatılmasına karar veriniz.
"REKABET KURULU TESCİLLİ RESMİ İHLAL: ELECTROLUX’E 27,5 MİLYON TL CEZA"
Yerel mahkemenin görmezden geldiği ve inceleme gereği duymadığı 'organize finansal pusu' iddialarım, Türkiye Cumhuriyeti'nin en üst denetim organlarından biri olan Rekabet Kurulu'nun 18 Ocak 2024 tarihli ve 24-05/83-33 sayılı kararı ile adeta dolaylı yoldan tescil edilmiştir. Söz konusu kararda müşteki Electrolux A.Ş.'nin, yeniden satıcıların fiyatlarını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği sabit görülmüş ve şirkete 27.525.048,46 TL tutarında ağır bir idari para cezası uygulanmıştır. Devletin resmi bir kurumu, bu şirketin piyasa düzenini bozan ve yasal sınırları aşan ticari pratiklerini milyonlarca liralık cezayla cezalandırırken; şahsımın 26 yıldır maruz kaldığı 10:35 banka provizyon sahteciliği ve vade öncesi usulsüz işlem iddialarının 'soyut' kabul edilmesi hukuk mantığıyla bağdaşmamaktadır. Rekabet Kurulu tarafından 'hukuk tanımaz' tavrı mühürlenen bir yapının, benim dosyamda sunduğum onca somut belgeyi ve gizlenen tahsilâtları 'kesinleşmiş hüküm' maskesi altında örtbas etmeye çalışması, davanın esasına dair sunulan YENİ VE SARSICI BİR DELİL mahiyetindedir. Sayın Mahkemenizin, müştekinin bu genel 'ihlal kültürünü' ve şahsıma kurulan 'adli pusuyu' bu güncel resmi kararın ışığında yeniden değerlendirmesi hukuki bir zorunluluktur.
EK BEYAN: ORGANİZE PSİKOLOJİK BASKI VE USULSÜZ ARAMA TERTİBİ
Müşteki Electrolux A.Ş., şahsımı sadece ekonomik olarak bitirmekle kalmamış; yargı makamlarını yanıltarak aile huzurumu ve toplumsal itibarımı da hedef almıştır.
1. Adres Sahteciliği ve Usulsüz Arama: O dönemde ikamet adresim resmen 'Atatürk Mah. Çeşme Sok. Batmaz Apt. No:18/10 Ümraniye / İSTANBUL' olduğu ve bu adres müşteki firma tarafından bilinmesine rağmen; müşteki vekilleri bilinçli bir şekilde 'Rize Kalkandere Çayırlı Köyü Yol Üstü No:133' adresini arama adresi olarak göstermişlerdir.
2. Manevi Yıkım ve Köy Baskını: İstanbul’da ikamet ettiğim sabitken, Rize/Kalkandere’deki baba ocağıma iki ekip aracı ve jandarma personeli eşliğinde baskın yaptırılmıştır. O tarihte hayatta olan rahmetli annem Fatma Osmanağaoğlu, telefonla beni arayarak; 'Oğul ne yaptın? Askerler evi altüst etti, seni ahırda bile aradılar, köye rezil olduk' diyerek gözyaşları içinde bu durumu haber vermiştir.
3. Görevi Kötüye Kullanma Aracılığı: Dönemin Kalkandere Karakol Komutanlığı (Astsubay Cihan Bey) ile yaptığım telefon görüşmesinde; 'Cemil Bey, İstanbul Savcılığı’ndan gelen talimat bu yöndeydi, biz sadece emri uyguladık' cevabını almam, müşteki tarafın İstanbul Savcılığı’na yalan beyanda bulunarak arama kararını hileyle çıkarttığını ispatlamaktadır.
4. Hukuki Sonuç: İstanbul’da yaşayan bir ticaret erbabını, Rize’nin köyündeki baba evinde, hem de ahıra kadar aratacak bir 'genel arama' kararı çıkarttırmak; alacak tahsili değil, bir 'itibar suikastı'dır. Bu olay, müştekinin dosyadaki tüm işlemlerinin kötü niyetli ve kumpas odaklı olduğunun en net psikolojik ve sosyal kanıtıdır." S:12
MÜŞTEKİ FİRMADAN HUKUKİ İZAHAT VE HESAP VERİLEBİLİRLİK TALEBİ
Maddi Gerçeklerin Karartılması ve Şeref Kasdı Hakkında Beyanımdır:
Müşteki Electrolux A.Ş., vakti zamanında yargı mercilerini yanıltarak şahsımı toplum nezdinde rezil etmiş, onurumu ve ticari itibarımı iki paralık etmiştir. İstanbul’daki ikametim bilinmesine rağmen, Rize’nin köyündeki baba ocağımı jandarma eşliğinde ahırlara kadar aratarak şahsıma yapılan bu itibar suikastının hesabı henüz verilmemiştir. Şimdi, dosyaya sunduğum sarsıcı deliller ışığında, müşteki tarafa ve vekillerine şu soruların mahkeme huzurunda sorulmasını ve kanuni dayanaklarının açıklanmasını talep ediyorum:
Vade Öncesi Usulsüzlük: Henüz ödeme günü gelmemiş (vadesi dolmamış) çekleri, bankadan hangi hileli yöntemle dışarı çıkartmış ve vadesi gelmemiş çeklerin fotokopilerine dayanarak, hangi kanun maddesine göre hakkımda icra takibi başlatmışlardır?
Fotokopi ile Mahkûmiyet: Çek asılları mahkeme veznesine sunulmadan, arkasındaki ciro silsilesi ve imza doğruluğu teknik olarak incelenmeden, onaysız fotokopiler üzerinden hangi hukuk kuralına dayanarak şahsıma ceza hükmü aldırmışlardır?
Matematiksel ve Hukuki Garabet: 1999 yılında asıl borç 13.786 TL iken; iki ayrı icra dosyası üzerinden iki adet ev satılıp üzerine nakit paralar tahsil edilmesine rağmen, bu borç 3 yıl içinde nasıl 83.000 TL’ye yükseltilmiştir? Bu rakam da az gelmiş olacak ki, hangi kanuni faiz veya hesaplama yöntemiyle borç miktarı 87.939 TL gibi fiktif bir rakama ulaştırılmıştır?
Netice olarak; müşteki taraf, yukarıda sıraladığım somut usulsüzlüklere ve "borç şişirme" operasyonuna kanuna dayalı, mantıklı bir açıklama getiremez ise; ellerinde bayrak gibi salladıkları ve kesinleşmiş dedikleri o hukuk mahkemesi kararlarını aslında yargıyı nasıl yanıltarak elde ettiklerinin mahkemenizce sorgulanmasını arz ve talep ederim. Hiçbir kesinleşmiş hüküm, organize bir sahteciliğin ve mal çökme operasyonunun kalkanı olamaz.
VURAL ELEKTRONİK VE CEMİL OSMANAĞAOĞLU’NA YÖNELİK ORGANİZE TİCARİ VE MÜLKİYET ODAKLI ÇÖKTÜRME OPERASYONU ANALİZİ
1. Giriş: Kumpasın Temeli (Teminat ve İpotek Tuzağı)
Operasyon, Electrolux A.Ş. yetkililerinin (Hamza Duran, Yusuf Koç vb.) henüz ticaretin başında Cemil Osmanağaoğlu’nun evini ipotek altına almasıyla başlamıştır. Şahsi konut üzerine konulan 10.000 TL tutarındaki ipotek, bir "destek" değil, mülkiyeti esir alma aracı olarak kullanılmıştır. Bu ipotek tutarı kadar Cemil Osmanağaoğlu’na çek ve senet karşılığı ürün satılarak, borçlunun manevra alanı en baştan kısıtlanmış ve tüm risk alacaklı tarafından borçlunun hayatı üzerine yıkılmıştır.
2. Vade Gaspı: Ticari İnfazın Başlatılması
1999 yılı Haziran ve Temmuz aylarında, Vural Elektronik tarafından düzenlenen 21 adet çek, ticari teamüllere ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde vadesi gelmeden topluca bankaya sunulmuştur. Şirketin geçici nakit sıkışıklığı yaşadığı bir anı fırsat bilen bu şahıslar, 19 Temmuz 1999 tarihinde tek bir günde 21 çeki birden işleme koyarak "vade gaspı" yapmışlardır. Bu işlem, alacak tahsilinden ziyade, şirketi tek günde batırmak için yapılmış bir "ticari suikast"tır.
3. Banka Kayıtlarındaki Usulsüzlük ve Sahtecilik
Paylaşılan belgelerdeki banka şerhleri ile fiili durum arasında ağır bir çelişki mevcuttur. Banka memuru ile Electrolux yetkililerinin el ele vererek, hesapta para olmadığı halde "kısmi ödeme kabul edilmiştir" şeklinde tutanak tutmaları, Resmi Belgede Sahtecilik ve Yalan Beyan suçlarının sübut bulduğunun kanıtıdır. 1999 yılındaki 3167 Sayılı Çek Kanunu gereği, kısmi ödeme kabul edildiğinde tahsil edilen rakamın çek arkasına net yazılması şarttır; belirsiz ifadelerle tutulan bu kayıtlar mahkemeyi yanıltmak için uydurulmuştur.
4. Ciro Silsilesi, Yetki Gaspı ve Vergi Usul Hataları
Çeklerin arkasındaki ciro zinciri incelendiğinde; kurumsal bir alacağın (Electrolux A.Ş.), şirket denetiminden kaçırılarak Hamza Duran ve Yusuf Koç gibi şahısların kontrolüne geçirildiği görülmektedir. Kurumsal bir firmanın alacağını şahısların kendi adlarına bankada "patlatması", hem yetki gaspı hem de Vergi Usul Kanunu'na aykırı kayıt dışı bir işlemdir. Ciro silsilesindeki bu kopukluklar, o dönemde açılan ceza davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ispatlamaktadır. S:13
5. Hukuki Abluka: Tek Ceza Davası ile Toplu İnfaz
Vadesi gelmemiş çeklerin patlatılmasıyla eş zamanlı olarak başlatılan "ihtiyati haciz" süreci, Cemil Osmanağaoğlu üzerinde tam bir kuşatma kurmuştur. Alacaklı taraf, 21 ayrı çekin her biri için ayrı işlem yapmak yerine, bu çekleri tek bir ceza davasında birleştirerek "toplu infaz" yolunu seçmiştir. Borcun zaten ev ipoteğiyle (10.000 TL) garanti altında olmasına rağmen, alacaklı tarafın bu teminatı beklemek yerine doğrudan hapis yolunu açan tek bir dosya üzerinden baskı kurması, Türk Medeni Kanunu Madde 2'deki Hakkın Kötüye Kullanılması ilkesinin en ağır örneğidir.
6. Banka Memuru ile Organize Suç Ortaklığı
Belgelerde yer alan saat bazlı kayıtlar (14:15, 14:45 vb.), banka memurunun (Ebru vb.) tarafsızlığını yitirerek alacaklı şahıslarla bir "infaz memuru" gibi çalıştığını belgelemektedir. Banka, vadesi gelmemiş 21 çeki aynı gün işleme alırken borçlunun haklarını korumak yerine, Electrolux yetkilileriyle el ele vererek Cemil Osmanağaoğlu’nun hapse girmesi için gerekli "sahte altyapıyı" dakikalar içinde hazırlamıştır.
7. Yargılama Sürecindeki Ağır Hukuk İhlalleri ve Usul Sahteciliği
Ceza davası süreci devam ederken, alacaklı taraf icra takibini mahkemeden tamamen bağımsız ve gizli bir şekilde yürütmüştür. İcra dairesindeki işlemlerin mahkemeye bildirilmemesi ve dosyaların birleştirilmemesi, yargılamanın sağlıklı yürümesini engellemiştir. En vahim usul hatası ise mahkemenin, çek asıllarını ve arkasındaki ciro silsilesini, banka şerhlerini bizzat incelemeden, alacaklı tarafın sunduğu fotokopilere dayalı olarak hüküm kurmasıdır. Mahkeme, çeklerin hukuki geçerliliğini ve ciro zincirindeki kopuklukları asıl belgeler üzerinden denetlemeyerek, Cemil Osmanağaoğlu’na fotokopiler üzerinden haksız hapis cezası vermiştir. Bu durum, savunma hakkının kısıtlanması ve maddi gerçeğin araştırılmaması nedeniyle mutlak bir bozma ve yargılamanın yenilenmesi sebebidir.
8. Sonuç ve Mağduriyetin Şiddeti
Bu organize operasyon neticesinde Cemil Osmanağaoğlu hapse girmiş, ticari itibarı piyasada "rezil kepaze" edilmiş ve Vural Elektronik tasfiye edilmiştir. 26 yıl sonra ortaya çıkan bu belgeler, banka saat kayıtları, mahkemeden gizlenen icra dosyaları ve aslı görülmeden fotokopiyle verilen hükümler, işlemin ne kadar planlı ve kötü niyetli olduğunu tevsik etmektedir. Bu durum, Yargılamanın Yenilenmesi (İade-i Muhakeme) için sarsılmaz birer delil niteliğindedir.
OLAYIN İSPATINA İLİŞKİN EMSAL KARARLAR (DOSYA VE KARAR NUMARALARI) 1. Belge Asıllarının İncelenmesi Zorunluluğu Hakkında Mahkemenin çek asıllarını görmeden fotokopi üzerinden hüküm kurmasının mutlak bozma sebebi olduğunu kanıtlayan en temel karardır:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas No: 1994/6-273 Karar No: 1994/302
İçerik: "Sahtecilik veya karşılıksız çek iddialarında, belgenin aslı mahkemece celp edilip incelenmeden, sadece fotokopi üzerinden verilen mahkûmiyet kararı 'maddi gerçeğin araştırılması' ilkesine aykırıdır ve savunma hakkının kısıtlanmasıdır."
2. Ciro Silsilesi ve Şikâyet Hakkı Yetkisi Hakkında Electrolux yerine Hamza Duran veya Yusuf Koç gibi şahısların yetkisiz imzalarıyla açılan davanın usulden bozulması gerektiğini gösteren karar:
Yargıtay 10. Ceza Dairesi Esas No: 1998/12540 Karar No: 1998/13101
İçerik: "Çek arkasındaki ciro silsilesinde kopukluk bulunması durumunda, şikâyetçinin 'yasal hamil' sıfatı bulunmadığından, davanın usulden reddi gerekir. Yetkisiz şahsın şikâyetiyle mahkûmiyet hükmü kurulamaz."
3. Borçtan Dolayı Hapis Yasağı (AYM ve AİHM Temeli) Borcun zaten ev ipoteğiyle (10.000 TL) teminat altında olmasına rağmen hapis yolunun seçilmesinin "hakkın kötüye kullanılması" olduğunu destekleyen temel ilke kararı:
Anayasa Mahkemesi Kararı (Adil Yargılanma)
Başvuru No: 2013/2187 (Emsal İlke Kararı)
İçerik: "Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri gereği, sanığın aleyhindeki delilleri (çek asıllarını) inceleme ve sorgulama hakkı elinden alınamaz. Sözleşmeye dayalı borçlar için hürriyeti bağlayıcı ceza ölçülülük ilkesine aykırıdır." S:14
4. İcra Takibinin Mahkemeden Gizlenmesi ve Kötü Niyet Hakkında Alacaklının icra ile ceza davasını birbirinden kopararak "çifte baskı" kurmasının hukuki sonucu:
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Esas No: 2002/4510 Karar No: 2002/5621
İçerik: "İcra dairesinde yapılan ödemelerin veya teminatların ceza mahkemesinden gizlenmesi, sanığın hukuki durumunu etkileyeceğinden, dosyaların birleştirilmesi veya icra kayıtlarının celbi zorunludur."
"Sayın Mahkeme; Electrolux A.Ş. ve yetkilileri, YCGK’nın 1994/302 sayılı kararını hiçe sayarak aslı olmayan fotokopilerle hüküm kurdurmuş, Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 1998/13101 sayılı kararındaki 'ciro silsilesi' şartını ihlal etmiş ve icra takibini mahkemeden gizleyerek savunma hakkımı felç etmişlerdir. Bu emsal kararlar ışığında iade-i muhakeme kaçınılmazdır."
ALACAKLININ KÖTÜ NİYETİ VE TEMİNATIN VARLIĞINA RAĞMEN YAPILAN İNFAZ: Electrolux A.Ş., ticari ilişkinin başında şahsıma ait konutu 10.000 TL bedelle ipotek altına alarak alacağını fazlasıyla teminat altına almıştır. 'Sana kredi açtık' denilerek evim rehin alınmış, bu ipotek limitine dayalı olarak şahsıma mal satılmıştır. Alacaklı tarafın elinde borcu karşılamaya yetecek güçte bir gayrimenkul ipoteği bulunmasına rağmen; vadesi gelmemiş çekleri organize bir şekilde patlatarak hapis yolunu seçmesi, borcu tahsil etmek değil, şahsımı mülksüzleştirme ve ticari piyasadan silme kastını (ticari suikast) açıkça ortaya koymaktadır."
1. Teminat İstismarı ve Önceden Planlanmış Mülkiyet Gaspı: Ticari ilişkinin başında şahsıma ait konut üzerine 10.000 TL tutarında ipotek tesis edilmiş, bu teminat tutarı kadar ürün satılarak borç-teminat dengesi alacaklı lehine %100 garanti altına alınmıştır. Ancak alacaklı Electrolux yetkilileri, borcun teminatı ellerinde olmasına rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde hapis yolunu seçmişlerdir.
2. Organize Vade Gaspı ve Ticari Suikast: 1999 yılı Haziran ve Temmuz vadeli toplam 21 adet çek, henüz vadeleri gelmeden, 19 Temmuz 1999 tarihinde tek bir günde topluca bankaya ibraz edilmiştir. Şirketim Vural Elektronik’in geçici nakit sıkışıklığı yaşadığı bir anı fırsat bilen Hamza Duran ve ekibi, "vade gaspı" yaparak ticari hayatımı tek bir günde bitirmeyi amaçlayan bir "ticari infaz" gerçekleştirmiştir.
3. Banka Kayıtlarındaki Sahtecilik ve Dakika Bazlı Suç Ortaklığı: Banka kayıtlarında (saat 14:15, 14:45 vb.) yer alan notlar, banka memuru ile alacaklı şahısların organize hareket ettiğini belgelemektedir. Hesapta para olmadığı halde "kısmi ödeme kabul edilmiştir" şeklinde tutulan sahte şerhler, mahkemeyi yanıltmak amacıyla uydurulmuş Resmi Belgede Sahtecilik suçudur.
4. Ciro Silsilesi ve Yetki Gaspı Usulsüzlüğü: Çeklerin arka yüzündeki ciro zinciri incelendiğinde; kurumsal alacağın Electrolux A.Ş. denetiminden kaçırılarak şahıslar (Hamza Duran, Yusuf Koç) üzerine geçirildiği, ciro silsilesinin kopuk olduğu ve yetkisiz imzalarla işlem yapıldığı görülecektir. Bu usulsüzlük, şikâyet hakkının yokluğunu ve davanın geçersizliğini kanıtlamaktadır.
5. Mahkemeden Gizlenen İcra Dosyası ve Fotokopiyle Gelen Haksız Hüküm: Yargılama süresince icra takibi mahkemeden gizlenmiş, dosyalar birleştirilmemiştir. En vahim usul hatası ise; mahkemenin çek asıllarını ve ciro silsilesini bizzat incelemeden, alacaklı tarafın sunduğu fotokopiler üzerinden mahkûmiyet kararı vermesidir. Bu durum savunma hakkımı felç etmiş ve maddi gerçeğin araştırılmasını engellemiştir.
HUKUKİ DAYANAKLAR VE EMSAL KARARLAR:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu (1994/6-273 E., 1994/302 K.): Belge aslı incelenmeden fotokopi üzerinden hüküm kurulamaz.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi (1998/12540 E., 1998/13101 K.): Ciro silsilesi kopuk çeklerde şikayet hakkı yoktur.
AİHM Işık/Türkiye (2004/35224): Adil yargılanma ve delilleri sorgulama hakkı ihlal edilemez.
AİHS 4 Nolu Protokol m. 1: Sözleşmeden doğan borç için kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
Yukarıda arz edilen ve mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle; CMK 311. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebimizin kabulüne, Maddi gerçeğin ortaya çıkması için çek asıllarının ve banka kayıtlarının celbine, S:15
MADDİ GERÇEĞİN TAHRİFİNE DAİR TEKNİK BULGULAR VE USULSÜZLÜK TESPİTLERİ
1. Dakika Bazlı Kayıt Sahteciliği ve Organizasyon: Çek arkasındaki şerhlerde 21 adet evrakın 14:15, 14:45 ve 14:55 gibi imkansız zaman dilimlerinde (dakikalar içinde) işleme alındığı görülmektedir. Bir banka şubesinde onlarca çekin münferiden bu hızla karşılıksız işlemine tabi tutulması fiziksel olarak imkansızdır. Bu durum, banka memuru ile alacaklı tarafın evrakı önceden hazırlayarak sadece "saat vurduğu" bir organize ticari infazın somut belgesidir.
2. Kambiyo Vasıf Kaybı ve Rakam Tahrifatı: Dava konusu onaysız fotokopilerde, borç rakamlarının üzerinde karalamalar yapıldığı ve onaysız el yazısıyla 83.000 TL ve 87.939 TL gibi fiktif bedeller eklendiği sabittir. Senet üzerindeki meblağın usulsüz tadili, evrakın kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırır. Tahrifatlı belgeyle mahkûmiyet tesisi, maddi gerçeğin kasten gizlendiğinin ispatıdır.
3. Ciro Silsilesi Kopukluğu ve Yetki Gaspı: Kurumsal alacağın Electrolux A.Ş. denetiminden kaçırılarak usulsüz cirolarla Hamza Duran ve Yusuf Koç isimli şahıslara devredildiği, ciro zincirinin kopuk olduğu sabittir. "Yasal hamil" sıfatı taşımayan şahısların şikâyet hakkı hukuken mevcut değildir; dava, yetki gaspı üzerine inşa edilmiş hükümsüz bir süreçtir.
4. Matbu Şerh Uyumu ve Vade Gaspı: Farklı çeklerin arkasındaki "kısmi ödeme" şerhlerinin ve imzaların aynı kalemle ve tek elden çıkmış olması, evrakın toplu ve kurgusal şekilde hazırlandığını kanıtlamaktadır. Vadeleri gelmemiş çeklerin banka tarafından vade kontrolü yapılmaksızın işleme alınması, dürüstlük kuralına aykırı bir "mülkiyet gaspı" operasyonudur.
I. FİZİKSEL İMKANSIZLIK VE SAAT SAHTECİLİĞİ (En Kritik Delil)
Dosyada yer alan 21 adet çekin arka yüzündeki banka şerhleri incelendiğinde; işlemlerin 14:15 ile 14:55 arasındaki 40 dakikalık sürede tamamlandığı iddia edilmektedir. Bir banka şubesinde 21 ayrı çekin münferiden sisteme girilmesi, arkasının yazılması ve onaylanması fiziksel olarak bu sürede imkansızdır. Bu durum, evrakın banka dışından kurgulanıp sadece toplu onay basıldığının, yani "Resmi Belgede Sahtecilik" suçunun somut ispatıdır.
II. TAHRİFAT VE KAMBİYO VASIF KAYBI
Onaysız fotokopi belgeler üzerinde yapılan incelemede; asıl borç miktarı olan 13.786 TL rakamının karalandığı, üzerine el yazısıyla 83.000 TL ve 87.939 TL gibi fiktif rakamlar eklendiği görülmektedir.
Hukuki Sonuç: Üzerinde onaysız tahrifat yapılan belge kambiyo senedi vasfını yitirir. Tahrifatlı fotokopiyle hüküm kurmak, yargıyı kasten yanıltmaktır.
III. MAHSUP EDİLMEYEN TAHSİLATLAR (Mükerrer İnfaz)
Beyoğlu 1. İcra Müd. 1999/2593 E. ve Beyoğlu 4. İcra Müd. 2000/836 E. sayılı dosyalar üzerinden yapılan taşınmaz satışları mahkemeden gizlenmiştir.
Borç fazlasıyla ödenmiş olmasına rağmen, bu tahsilatlar ceza davasına yansıtılmamış; şahsım 109 gün boyunca haksız yere hapis yatarak mükerrer infaza maruz bırakılmıştır.
IV. TEMİNAT VARLIĞI VE KÖTÜ NİYET
Alacaklı Electrolux A.Ş.'nin elinde ticari ilişkinin başında alınan 10.000 TL'lik ipotekli taşınmaz teminatı varken, bu teminata başvurmak yerine hapis yolunu açan çek davasına odaklanması, alacak tahsili değil bir "mülkiyete el koyma ve ticari suikast" operasyonudur.
V. EMSAL KARARLARA AYKIRILIK
YCGK 1994/302 sayılı ilamı uyarınca; belge aslı mahkemece celp edilip incelenmeden, sadece fotokopi üzerinden hüküm kurulması maddi gerçeğin araştırılması ilkesine aykırıdır; ancak huzurdaki dosyada çek asılları hiç gelmemiş, hüküm asıllar görülmeden ve incelenmeden hukuka aykırı olarak tesis edilmiştir.
Yargıtay 10. CD 1998/13101: Ciro silsilesi kopuk olan şahısların şikayet hakkı yoktur. (Dosyada Electrolux yerine yetkisiz şahıslar şikayetçi olmuştur).
Sayın Mahkeme, karşı tarafın 26 yıldır yaptığı tek şey, kurdukları bu sahte düzeni 'usul' arkasına saklamaktır. Ben bugün buraya hislerimle değil, çeklerdeki imkansız saat kayıtlarıyla, karalanmış rakamlarla ve mahkemeden gizledikleri icra tahsilatlarıyla geldim. Onlar benim 'haksız çıktığımı' iddia eden kararları, işte bu sahte belgeleri mahkemeye sunarak aldılar. Şimdi o sahtecilikleri bu dosya ile deşifre ediyorum. Onlar belge asıllarını getirsinler, her şey ortaya çıkacaktır." S:16
NETİCE-İ TALEP: HUKUKİ VE TEKNİK TESPİTLER ŞEMASI
TALEBİN KONUSU
HUKUKİ DAYANAK & GEREKÇE
AMAÇLANAN SONUÇ
Yargılamanın Yenilenmesi
CMK m. 311/1-e: 10:35 provizyon sahteciliği ve gizlenen tahsilatlar gibi "YENİ DELİL" varlığı.
Haksız mahkûmiyetin kaldırılması ve BERAAT.
İcra Dosyalarının Celbi
CMK m. 217: Beyoğlu 1. İcra (1999/2593) ve 4. İcra (2000/836) dosyalarındaki mükerrer tahsilatların tespiti.
Borcun ödenmiş olduğunun ispatı ve infazın iptali.
Belge Aslı İncelemesi
YCGK 1994/302: Fotokopi üzerinden kurulan hükmün usulden bozulması zorunluluğu.
Çek asılları üzerinden tahrifat ve sahtecilik tespiti.
Suç Duyurusu Talebi
TCK m. 158/1-d & 204: Yargı mercilerini araç kılarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik.
Failler (Electrolux yetkilileri ve banka memuru) hakkında kamu davası.
Sicil Temizliği
Anayasa m. 36: Adil yargılanma hakkı ihlali neticesinde oluşan sicil kaydının silinmesi.
Adli sicil ve arşiv kayıtlarının tamamen temizlenmesi.
"Tüm bu talepler, 26 yıldır süregelen adli pusunun deşifre edilmesi ve maddi gerçeğin tecellisi için bir bütündür."
DAVA KONUSU: ŞAHSIMA KURULAN "İTİBAR SUİKASTI" VE SUSTURMA KUMPASI
İSTANBUL 20. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ – 2010/472 ESAS SAYILI DAVANIN AÇILMA NEDENİ:
Bu dava; Electrolux yetkililerinin Beyoğlu 1. İcra (1999/2593) ve Beyoğlu 4. İcra (2000/836) dosyalarında yaptıkları "Borç Şişirme", "Mükerrer Tahsilat" ve "Evrakta Sahtecilik" suçlarını örtbas etmek amacıyla, hakkını arayan bir esnafı SUSTURMAK için kurgulanmıştır.
1. Sahteciliği Gizleme Stratejisi: Alacaklı Electrolux A.Ş., 13.786 TL'lik borcu mahkemeden tahsilat gizleyerek 87.939 TL'ye çıkardıkları ve evime çöktükleri gerçeği deşifre olmasın diye; can acısıyla attığım feryatları "Hakaret ve Tehdit" suçuna dönüştürerek bu davayı açtırmışlardır.
2. Hakim Mustafa TOK'un Adaleti Reddetmesi: 2010/472 Esas sayılı bu davanın duruşmasında; 21 adet çekin 40 dakikada işlenmesinin (dakika bazlı provizyon sahteciliği) fiziksel imkansızlığını ispatlamama rağmen, Hakim Mustafa TOK "BU DAVA BUNA BAKMAZ!" diyerek asıl organize suçu incelemeyi reddetmiş, kumpasın önünü açmıştır.
3. Amaç: Haksız İnfazı Meşrulaştırmak: Bu ceza davası; borcu bitmiş bir adamın 109 gün haksız yere hapis yatırılmasına zemin hazırlamak ve şahsımı "sabıkalı" damgasıyla ticari piyasadan silmek için açılmış planlı bir İTİBAR SUİKASTIDIR.
MÜLKİYET HAKKI İHLALİ VE HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI
"Şahsıma yönelik yürütülen sürecin boyutları, sadece haksız bir hapis cezasıyla sınırlı kalmamış; hukuki süreçler birer cezalandırma aracına dönüştürülmüştür. Şöyle ki;
1. Maddi Gerçeğin Araştırılmaması ve Yargısal İhmal:
"İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2023/342 E. sayılı dosyasıyla verilen düşme kararı neticesinde; haksız yere tahsil edilen 1.500 TL adli para cezasının iadesi amacıyla açılan tazminat davasında, İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi (2023/202 E. - 2024/141 K.) büyük bir yargısal ihmale imza atmıştır.
Mahkeme, davanın ve tüm usulsüzlüklerin temel dayanağı olan 'dakika bazlı banka sahteciliğini' (21 adet çekin 40 dakikada işlenmesi imkansızlığı) ve buna dair teknik delilleri hiçbir şekilde bilirkişi incelemesine tabi tutmamış; maddi gerçeği araştırmadan davanın reddine karar vermiştir. Sahtecilik iddiası teknik olarak çürütülmeden verilen bu karar, mülkiyet hakkı ihlalini ve mağduriyet zincirini daha da derinleştirmiştir." S:17
2. 26 Yıl Sonra Başlatılan Yeni İcra Süreci: Davalı şirket ve vekilleri, bu ret kararını dayanak göstererek şahsıma karşı İstanbul 14. İcra Dairesi – 2025/10153 Esas sayılı dosyası ile 15.936,92 TL tutarında 'vekalet ücreti' takibi başlatmışlardır. 1999 yılından bu yana devam eden mağduriyet zincirine, bu kez de haksız bir yargılama gideri üzerinden banka hesaplarıma uygulanan blokeler eklenmiştir.
3. Miras Haklarına ve Aile Varlığına Müdahale Tehdidi: Söz konusu İstanbul 14. İcra Dairesi (2025/10153) dosyası kapsamında, yalnızca şahsi varlıklarım değil, ebeveynlerimden intikal eden ve mülkiyet hakkı anayasal güvence altında olan miras paylarım üzerine de haciz ihbarnameleri gönderilerek tazyik uygulanmaktadır. 26 yıl önceki usulsüz işlemlerle şahsımı mülksüzleştiren bu yapı, bugün de kök ailemden kalan taşınmazlara el uzatarak mülkiyet hakkını sistematik bir şekilde ihlal etmektedir.
HUKUKİ DAYANAKLAR VE ZAMAN AŞIMININ GEÇERSİZLİĞİ:
TMK Madde 2 (Dürüstlük Kuralı): Hukuk düzeni, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz. 26 yıl önce borcu bitmiş bir dosya üzerinden bugün miras mallarına haciz konulması dürüstlük kuralına aykırıdır.
Yargıtay HGK (2017/13-1980 E., 2021/635 K.): Sahtecilik ve kamu düzenine aykırılık iddiaları zaman aşımına tabi değildir. Temeli sahteliğe dayanan hiçbir işlem (Beyoğlu 1. İcra 1999/2593) ( Beyoğlu 4.İcra 200/836) hukukileşemez.
Anayasa Madde 35 ve AİHM Ek Protokol 1-1: Mülkiyet hakkı mutlaktır. Sahte kayıtlara ve gizlenen tahsilatlara dayalı icra baskısı, mülkiyet hakkının özüne dokunan bir ihlaldir.
NETİCE-İ TALEP
Yukarıda 15 sayfa boyunca detaylıca izah edilen; 10:35 banka provizyon sahteciliği, onaysız fotokopilerle kurulan hüküm ve mahkemeden kasten gizlenen mükerrer tahsilatlar neticesinde 109 GÜN HAKSIZ YERE HAPİS YATARAK hürriyetimden mahrum bırakıldığım göz önüne alınarak;
1. Yargılamanın Yenilenmesi Talebi (CMK m. 311/1-e): Hükmü veren mahkemece bilinmeyen, ancak ortaya konulduğunda beraat kararı verilmesini gerektirecek nitelikteki "yeni ve somut deliller" nedeniyle YARGILAMANIN YENİLENMESİNE,
2. Haksız Mahkûmiyetin ve Sicil Kayıtlarının İptali: Şahsıma kurulan bu adli pusu neticesinde haksız yere infaz edilen 109 günlük hapis cezasının tüm hukuki sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına, tüm adli sicil ve arşiv kayıtlarının temizlenmesine,
3. Usulsüz "Ret" Kararının Kaldırılması (CMK m. 268/1): İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.03.2026 tarihli usulsüz "Ret" ek kararının İTİRAZEN KALDIRILMASINA,
4. İcra Dosyalarının Celbi ve Mahsup İncelemesi (İİK m. 85, CMK m. 217): Asıl alacağın (13.786 TL) taşınmaz satışlarıyla fazlasıyla ödendiğinin tespiti için;
Beyoğlu 1. İcra Müd 1999/2593 Esas sayılı dosyasının,
Beyoğlu 4. İcra Müd 2000/836 Esas sayılı dosyasının ilgili kurumlardan CELBEDİLMESİNE,
5. Suç Duyurusu ve Tahkikat (TCK m. 204, 158/1-d, 257): Fotokopi evrakla yargı mercilerini yanıltarak şahsımın 109 gün hapis yatmasına sebep olan, Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarını işleyen ilgililer hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMASINA,
6. Tazminat Hakkının Saklı Tutulması: Haksız mahkûmiyet ve infaz nedeniyle uğradığım maddi ve manevi zararlar için CMK m. 141 uyarınca ağır tazminat davası açma hakkımın saklı tutulmasına,
Netice olarak; 26 yıldır sistematik bir kumpasla yok edilmek istenen ticari itibarım, çalınan 109 günlük hürriyetim ve lekelenmek istenen şerefim adına, hukuka aykırı tüm işlemlerin iptali ile BERAATİME karar verilmesini; Sayın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’ndan ve değerli heyetinden vicdanen ve hukuken saygılarımla arz ve talep ederim. 08.04.2026 S:18
Yargılamanın Yenilenmesini Talep Eden Cemil OSMANAĞAOĞLU
İsveç merkezli Electrolux AB şirketinin Türkiye şubesi tarafından gerçekleştirilen açık ve belgeli sahtecilikleri bizzat görmüş olmalarına rağmen, yargı teşkilatının aşağıda belirtilen üyeleri 'usulsüzlük bulunmadığına' dair kararlar vermişlerdir. Bu kararlar şahsımın haksız yere mahkûm edilmesine, ailemin sefaletine ve telafisi imkânsız hak kayıplarına neden olmuştur:
'Hukuka aykırılık bulunmadığını' iddia ederek bu zulme ortak olan isimler şunlardır:
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü : Hakim Yusuf Özmeriç
Fuat Köylüoğlu: Üsküdar Hakimi
Şeref Tüzün: Üsküdar Cumhuriyet Başsavcı Vekili
Hüseyin Akın: Üsküdar Adliyesi Görevlisi
Ertan Erbay: Ümraniye Cumhuriyet Başsavcısı
Nurettin Aydın: Cumhuriyet Savcısı
Cengiz Apaydın: Cumhuriyet Savcısı
Ufuk Derinöz: Cumhuriyet Savcısı
Ahmet Akın: Cumhuriyet Savcısı
Adnan Raşit Yılmaz: Cumhuriyet Savcısı
Şükrü Fidan: Cumhuriyet Savcısı
Alaettin İnci: Cumhuriyet Savcısı
Hilmi Önal: Hakim
Erol Akyürek: Hakim
Mustafa Tok: Beyoğlu Hakimi
Selim Ulaş: Beyoğlu Cumhuriyet Savcısı
Ahmet Kelebek: Cumhuriyet Savcısı
Mustafa Özkay: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Başkanı ve Üyesi (Önceden mahkûmiyeti bulunan)
Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesi Görevlileri:
Nurten Gamze ÖZDEMİR (179596): Hakim
Ümit ÜÇÜNCÜ (267767): Hakim (2017/120 sayılı dosyada 16.03.2026 tarihli ek kararı veren)
Alper FARSAK (267127): Hakim (2023/161 sayılı ihalenin feshi davasında kararı veren)
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 4. Hukuk Dairesi Heyeti (Dosya No: 2024/2159):
Oktay KAHYAOĞLU: Başkan (38062)
Ali Rıza BAYIR: Üye (42581)
Yasin KÖSE: Üye (122338)
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Heyeti (Dosya No: 2025/7521):
A. TUNCAL: Başkan
M. ÇAMUR: Üye
S. ÖZTEMİZ: Üye
M. T. UYAR: Üye
Y. ÇİFTCİ: Üye"
HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU (HSK) GENEL SEKRETERLİĞİNE
Gönderilmek Üzere
RİZE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI MUHABERE BÜROSU’NA
MÜŞTEKİ: Cemil OSMANAĞAOĞLU
ŞİKÂYET OLUNANLAR:
1- Nurten Gamze ÖZDEMİR (179596): Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimi.
2- Ümit ÜÇÜNCÜ (267767): Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimi (2017/120 Esas sayılı dosyada 16.03.2026 tarihli ek kararı veren hâkim).
3- Alper FARSAK (267127): Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimi (2023/161 Esas sayılı ihalenin feshi dosyasında kararı veren hâkim).
Trabzon BAM 4. Hukuk Dairesi Heyeti (2024/2159 Esas):
1- Oktay KAHYAOĞLU (Başkan - 38062),
2- Ali Rıza BAYIR (Üye - 42581),
3- Yasin KÖSE (Üye - 122338).
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Heyeti (2025/7521 Esas):
1- A. TUNCAL (Başkan),
2- M. ÇAMUR (Üye),
3- S. ÖZTEMİZ (Üye),
4- M. T. UYAR (Üye),
5- Y. ÇİFTCİ (Üye).
KONU:
Şikâyet olunan yargı mensuplarının;
1. Maddi Gerçekliğin Kasten Tahrifi: Kesinleşmiş mahkeme ilamındaki 5.240,00 $m^2$ yüzölçümünü, hiçbir teknik dayanak olmaksızın satış aşamasında 5.027,24 $m^2$’ye düşürerek 212,76 $m^2$ mülkiyeti kasten "yok etmeleri" ve resmi belgede sahtecilik boyutunda maddi hata yapmaları,
2. Anayasal Mülkiyet Hakkının Gaspı: Taşınmazın 5403 sayılı Kanun uyarınca "bölünebilir" vasfını kasten gizleyerek, paydaş çoğunluğunun iradesini hiçe sayıp mülkü düşük bedelle belirli şahıslara peşkeş çekmek suretiyle "Yargı Eliyle Mülksüzleştirme" operasyonu yürütmeleri,
3. Hukuki Tuzak ve Hak Arama Hürriyetinin Engellenmesi: Mülkiyet davasına ilişkin talepleri, kanun yolunu (İstinaf/BAM) kapatmak amacıyla kasten dosyada uygulama yeri olmayan TMK m. 488 (Vesayet) maddesine dayandırarak "Gerekçesiz ve Hukuki dayanaktan yoksun" hüküm kurmaları,
4. Taraf Teşkili ve Sıfat Yokluğu Hilesi: Öz anne ile soybağı bulunmayan şahısları "davacı" sıfatıyla dosyaya dahil edip, tapudaki kamu alacaklılarını (Vergi Daireleri) dosyadan gizleyerek "Dürüstlük Kuralını" ve "Adil Yargılanma Hakkını" ağır biçimde ihlal etmeleri,
5. Görevi Kötüye Kullanma ve Evrakta Sahtecilik: Tüm bu usulsüzlükler zincirini "zincirleme bir plan" dahilinde yürüterek görevi kasten kötüye kullanmaları ve mülkiyet hakkına yargısal zırh altında tecavüz etmeleri fiilleri hakkında ivedilikle disiplin ve ceza soruşturması açılması talebidir. S:1
AÇIKLAMALAR:
1. Taraf Sıfatı Yokluğu ve Soybağı Hilesi (Eyüp Olayı): Dava sürecinde en temel kamu düzeni kuralı olan "Taraf Sıfatı" yerle bir edilmiştir. Öz annem Fatma Osmanağaoğlu ile hiçbir kan bağı bulunmayan, babamın nikâhsız/diğer eşi Havva Kaplan’dan olma Eyüp isimli şahıs, sanki annemin yasal mirasçısıymış gibi "Davacı" sıfatıyla dosyaya dahil edilmiştir.
Hukuki Aykırılık: TMK m. 495-498 uyarınca mirasçılık sıfatı ancak kan hısımlığı veya yasal soybağı ile kurulur. Muris Fatma Osmanağaoğlu ile hiçbir soybağı bulunmayan bu şahsın tereke üzerinde hak iddia etmesi maddi gerçekliğe ve hukuka aykırıdır.
Dava Şartı İhlali: HMK m. 114/1-d uyarınca "tarafların dava ehliyetine sahip olması ve taraf sıfatı" mutlak bir dava şartıdır. Aynı kanunun 115. maddesi gereği, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını yargılamanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) gözetmek zorundadır.
Kasti İhmal: Şikâyet olunan hâkimler, nüfus kayıtlarındaki bu açık soybağı kopukluğunu ve "sıfat yokluğunu" görmezden gelerek, mülkiyet hakkımın mirasçı dahi olmayan şahıslar eliyle gasp edilmesine yargısal zemin hazırlamışlardır. Bu durum, mahkemenin kasten iğfal edilmesi ve görevin kötüye kullanılmasıdır.
2. Alacaklıların Kasten Gizlenmesi ve Taraf Teşkili Kusuru: Taşınmazın tapu kaydında 24 yıldır bekleyen Üsküdar ve Ümraniye Vergi Daireleri ile Gelecek Varlık şirketine ait hacizler mevcuttur. İİK m. 106-110 uyarınca, taşınmaz hacizlerinde 1 yıl içinde satış istenmesi yasal zorunluluktur; bu süre zarfında satış istenmediği takdirde hacizler hukuken münfesih (geçersiz) hale gelir. Söz konusu hacizler, üzerinden on yıllar geçmesine rağmen yenilenmemiş ve yasal süreleri dolduğu için zaman aşımına uğramış, "ölü" haciz niteliğindedir. Ancak bu alacaklılar, tapu sicilinde halen "hak sahibi" gibi gözüktükleri halde;
HMK m. 114/1-d ve m. 124 uyarınca davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken "Taraf Teşkili" zorunluluğuna aykırı olarak gerek asıl davanın görülmesi aşamasında gerekse satış aşamasında kasten dosyadan gizlenmiş,
Kendilerine tebligat çıkarılmamış, asıl davada taraf gösterilmemiş ve taraf teşkili sağlanmadan yangından mal kaçırırcasına ihale yapılmıştır.
Kanun Gereği İhlal Edilen Maddeler:
HMK m. 27 (Hukuki Dinlenilme Hakkı): Davanın tarafları ve ilgili hak sahipleri dinlenilmeden karar verilemez.
İİK m. 128/2: Satış ilanı, tapu sicilindeki ilgili tüm hak sahiplerine tebliğ edilmek zorundadır. Bu emredici bir kuraldır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları uyarınca; tapu kaydında haczi görünen (hukuken düşmüş olsa dahi) alacaklıların dosyaya dahil edilmemesi ve davada taraf gösterilmemesi, ihalenin feshini ve mülkiyet hakkının iadesini gerektiren mutlak bir usulsüzlüktür. Hâkim, bu alacaklıları dosyadan gizleyerek hem kamu kurumlarının haklarını ihlal etmiş hem de şahsıma yönelik usulsüz satışın önünü açmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: E. 2021/12-340, K. 2021/872
Anayasa Mahkemesi (AYM): Başvuru No: 2018/31855
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM): No: 7097/10 (Brumarescu Kararı Atfıyla)
3. Metraj Tahrifatı ve Matematiksel Operasyon: Kesinleşmiş mahkeme ilamında (05.06.2018 tarihli karar) 5.240,00 $m^2$ olan taşınmaz, satış ilanında ve ihale günü olan 23.02.2021 tarihinde hiçbir teknik dayanak, ek keşif veya yasal gerekçe olmaksızın 5.027,24 $m^2$'ye düşürülmüştür.
Hukuki İhlal ve 5403 Sayılı Kanun: Bu 212,76 $m^2$’lik kasti "buharlaştırma", taşınmazın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8 uyarınca belirlenen "asgari tarımsal arazi büyüklüğü" (5.000 $m^2$) sınırına çekilerek, taşınmazın kanunen "bölünebilir" vasfını yok etmek amacıyla yapılmıştır. Amaç; aynen taksimi imkansız gösterip mülkü zorla satışa çıkarmaktır. S:2
İİK m. 128 ve İhalenin Sıhhati: İcra İflas Kanunu m. 128 uyarınca taşınmazın vasıf ve miktarının doğru tespiti emredici bir kuraldır. Kesinleşmiş yargı kararına (5.240 $m^2$) aykırı veriyle yapılan ihale, İİK m. 134 anlamında ihalenin feshi sebebidir ve mülkiyet hakkının yargı eliyle ağır bir ihlalidir.
Ekonomik Gasp: 451.344,45 TL muhammen bedel belirlenen yer, bu metraj hilesi ve usulsüzlükler sarmalıyla 232.000,00 TL gibi komik bir rakama, davanın davacısı olan iki ortağa adeta peşkeş çekilmiştir. Mahkeme ilamındaki metrajın satış aşamasında değiştirilmesi, "İlamın İnfazı" ilkesine ve kamu düzenine tam aykırılık teşkil etmektedir.
4. Kanun Yolunun Kasten Saptırılması (TMK 488 Skandalı): Hukuki mücadelem neticesinde 05.03.2026 ve 10.03.2026 tarihlerinde verdiğim dilekçelere, Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesi hâkimi 16.03.2026 tarihinde; mülkiyet davasıyla hiçbir ilgisi olmayan, vesayet hukukuna ilişkin TMK m. 488 maddesi üzerinden ret kararı vermiştir. Buradaki kasti amaç, kararı "kesin" gösterip İstinaf (BAM) yolunu kapatmak ve dosyayı denetimden kaçırmaktır. Bu, anayasal "Hak Arama Hürriyetine" (Anayasa m. 36) vurulmuş bir yargı darbesidir.
HMK m. 341 ve m. 345: (İstinaf Yoluna Başvuru Hakkı)
Anayasa m. 40: (Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması - Etkili Başvuru Yolu)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: E. 2019/8-412, K. 2019/1056
Anayasa Mahkemesi (AYM): Başvuru No: 2014/12351 (Mahkemeye Erişim Hakkı)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM): No: 62242/00 (Zvolsky ve Zvolska Kararı)
5. Organize Mağduriyet ve Onama Zinciri: Kalkandere’deki bu açık usulsüzlükler Trabzon BAM 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ne taşınmasına rağmen; üst mahkemeler dosyadaki metraj farkını, alacaklıların yokluğunu ve soybağı hilesini gördükleri halde kararları "maddi gerçekliğe aykırı" şekilde onamışlardır.
2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu: (Disiplin Hükümleri ve Görev Suçu)
Anayasa m. 129/5: (Memur ve Kamu Görevlilerinin Sorumluluğu)
HMK m. 369-371: (Yargıtay’ın Temyiz İncelemesi ve Bozma Sebepleri)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: E. 2017/12-1140, K. 2017/1420
Anayasa Mahkemesi (AYM): Başvuru No: 2013/1728 (Gerekçeli Karar Hakkı İhlali)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM): No: 33498/04 (Garcia Ruiz - İspanya Kararı Atfıyla)
DİLEKÇEDEKİ TAHRİFAT, METRAJ OYUNU VE USULSÜZLÜK ANALİZİ
AŞAMA / İŞLEM
TARİH
METRAJ (m2)
BEDEL / DURUM
İHLAL EDİLEN KANUN VE HAK
Bilirkişi Raporu ve Kesinleşen Hüküm
05.06.2018
5.240,00 $m^2$
GERÇEK METRAJ (Mahkeme İlamı)
Anayasa m. 35 (Mülkiyet Hakkı Garantisi)
Asıl Dava ve Taraf Teşkili (Alacaklı Gizleme)
Tüm Süreç
---
TARAF TEŞKİLİ KUSURU: Tapudaki alacaklıların davaya dahil edilmemesi.
HMK m. 114-115 (Davanın Usulden Reddi Gerekirken Devam Edilmesi)
Dava ve Taraf Teşkili (Soybağı Hilesi)
Tüm Süreç
---
EYÜP OLAYI: Mirasçı olmayan şahsın davacı yapılması.
HMK m. 114-115 (Taraf Sıfatı ve Soybağı Yokluğu)
Satış İlanı (İhale Başlangıcı)
07.12.2020
5.027,24 $m^2$
USULSÜZ DÜŞÜŞ (212,76 $m^2$ Kayıp)
5403 s. Kanun m. 8 (Bölünebilirlik İhlali)
Birinci Satış Günü (Kasti Katılımsızlık)
28.01.2021
5.027,24 $m^2$
451.344,45 TL: Ucuza kapatmak için kasten alıcı sokulmadı.
Dürüstlük Kuralı ve Kamu Zararı Oluşturma
İhale Tarihi (Ekonomik Gasp)
23.02.2021
5.027,24 $m^2$
232.000,00 TL: İki davacı ortağa yok parasına satıldı.
İİK m. 134 (İhalenin Feshi ve Mülkiyet Gaspı)
Ek Karar (Hukuki Tuzak)
16.03.2026
---
TMK 488 (Vesayet): İstinaf yolunu kapatmak için sahte gerekçe.
Anayasa m. 36 (Hak Arama Hürriyeti) ve Adil Yargılanma Hakkı
S:3
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda beş ana başlık altında delilleriyle, metrajlarıyla ve sarsılmaz yargı içtihatlarıyla ortaya koyduğum bu organize usulsüzlükler zinciri; basit bir yargı hatası değil, mülkiyet hakkıma karşı kurulmuş kasti bir pusudur. Şahsımın anayasal haklarını yok sayan, 5.240 $m^2$ araziyi kâğıt üzerinde buharlaştıran, soybağı olmayan şahısları mirasçı yapan ve yargı yolunu sahte maddelerle (TMK 488) kapatan bu zihniyetin Türk yargısında yeri olamaz.
Bu nedenlerle;
Meslekten İhraç ve Disiplin Soruşturması: Görevlerini; tarafsızlık, doğruluk ve onur ilkelerine aykırı şekilde kullanarak mülkiyet gaspına onay veren, maddi gerçekliği (212,76 $m^2$ kaybı) kasten tahrif eden şikâyet olunan tüm yerel mahkeme hâkimleri ile bu ağır hukuksuzluğa göz yuman BAM ve Yargıtay heyeti üyeleri hakkında 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu uyarınca ivedilikle soruşturma açılmasını ve en ağır disiplin cezası olan "Meslekten Çıkarma" ile tecziye edilmelerini,
Ceza Soruşturması: Resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve anayasal hakların kullanılmasını engelleme suçlarından dolayı haklarında Türk Ceza Kanunu uyarınca işlem yapılmasını,
Zararın Tazmini: Yargı eliyle oluşturulan bu ağır mağduriyetin ve mülkiyet kaybının sorumluları olan yargı mensuplarına rücu edilmek üzere, şahsımın uğradığı tüm maddi ve manevi kayıpların tazminine yönelik süreçlerin başlatılmasını,
Millet adına karar veren ancak kararlarını millete ve hukuka karşı bir silah olarak kullanan bu şahısların, devletin ve yargının onurunu daha fazla lekelememeleri adına gereğinin yapılmasını, "Geciken adalet, adalet değildir" ilkesi uyarınca en yüksek makamınızdan saygılarımla arz ve talep ederim. 19.03.2026
Müşteki (Asil): Cemil OSMANAĞAOĞLU
RİZE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ELİYLE GÖNDERİLMEK ÜZERE
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
SAHTECİLİK VE DOLANDIRICILIK BÜROSU
DOSYA NO: 2026/211 Hz.
(Ek Bilgi Olarak: Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Bürosu 2026/696 Muh. Sayılı Dosyasına Sunulmak Üzere)
EK BEYAN VE YENİ DELİL SUNUMU
MÜŞTEKİ: Cemil OSMANAĞAOĞLU (T.C. No: 22616541456)
ADRES: Atatürk Mah. Tunahan Sok. 5/7 Ümraniye / İSTANBUL
İletişim Tel: 0505 429 47 53
MÜŞTEKİ: Vural Elektronik Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Dış Tic Ltd Şti
Hacı Hesna Hatun Mah Bülbüldere Cad No21.4 Üsküdar/İSTANBUL
İTO Sicil No:407227-0
Vergi Dairesi : (Üsküdar V.D. Mükellefi)
ŞİRKET MÜDÜRÜ: Cemil OSMANAĞAOĞLU T.C.No: 22616541456
ŞÜPHELİLER:
1-Electrolux Dayanıklı Tüketim Mamülleri Sanayi ve Tic A.Ş.
İTO Sicil No: 293527-0
Altunzade Mah İnci Çıkmazı Sok No:3 İç Kapı No:6 Üsküdar/İSTANBUL
2-Electrolux Profesyonel Dayanıklı Tüketim Öamülleri Sanayi ve Tic A.Ş.
Cumhuriyet Mah Yeni Yol 1.Sk. Now Bomontı Apt No:2/4 Şişli/İSTANBUL
İTO Sicil No: 223730-5
3-Çetinler Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Tic Ltd Şti
Eğitim Mah Ahsen Çıkmazı Sok Sadıkoğlu İş Merkezi Bl.No:10 İç Kapı:33 Kadıköy/İSTANBUL
İTO Sicil No: 360969-0
4-Orcan Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd Şti
Fenerbahçe Mah Kurukahveci Sok Onur No:3 İç Kapı No:11 Kadıköy/İSTANBUL
İTO Sicil No: 24081-8
5- Suça Aracılık Eden ve Soruşturma Aşamasında Tespit Edilecek Diğer Şahıslar ve Sorumlular.
KONU: Rekabet Kurulu’nun 11.01.2024 tarih ve 24-03/18-10 sayılı kararı ile tescillenen "Bayi İmha Stratejisi" kapsamında; şüpheli şirket yetkilileri, hukuk birimi ve sigorta acentesi sorumlularının iştirak halinde yürüttüğü;
1- Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma/Yönetme (TCK m. 220): Hiyerarşik bir yapı içerisinde yürütülen sistematik mülksüzleştirme operasyonu,
2- Resmi Belgede Sahtecilik (TCK m. 204): 17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası üzerinde yapılan fiziksel tahrifat (83'ün 87 yapılması),
3- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-d, k): Kamu kurumlarının (İcra Müdürlükleri) araç olarak kullanılması ve sigorta sisteminin mükerrer tahsilatla dolandırılması,
4- Vergi Usul Kanununa Muhalefet (VUK m. 359): Sahte resmi belgeler (tahrif edilmiş aciz vesikası) düzenleyerek mali tablo ve mizanlarda "sahte zarar" gösterilmesi suretiyle VERGİ KAÇAKÇILIĞI yapılması,
5- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK m. 109): Sahte belgelerle yargının yanıltılması sonucu şahsımın 109 gün haksız hapse mahkûm ettirilmesi,
6- Suçlarından dolayı; eylemlerin 2026 yılındaki güncel hacizlerle (İstanbul 14. İcra 2025/10153) devam etmesi (temadi) sebebiyle kamu davası açılması talebimdir. Sayfa:1
AÇIKLAMALAR
· Tescilli İmha Stratejisi: Rekabet Kurulu’nun 2024/18-10 sayılı kararı, şüpheli şirketin bayilerini "ekonomik olarak yok etme" iradesini tescillemiştir. Şahsıma yönelik 26 yıllık süreç, bu imha politikasının adli sahtecilikle icra edilmiş halidir.
· Belgede Tahrifat (Suç Aleti EK-1): 17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası'nda daktilo ile yazılan "83" rakamı, el yazısıyla karalanarak "87" yapılmıştır. Şahsımın hukukçu olmayışından faydalanılarak yapılan bu fiziksel müdahale, borcu fiktif olarak artıran somut bir Resmi Belgede Sahtecilik (TCK 204) suçudur.
· Matematiksel İspat ve Hukuksuz Hapis: 13,7 Milyar TL'lik borca karşılık 19,5 Milyar TL tahsilat yapıldığı belgelerle sabittir. Borç fazlasıyla ödenmesine rağmen tahsilatlar gizlenmiş; şüpheliler yargıyı yanıltarak şahsımın 109 gün haksız hapsine ve mülklerimin gaspına neden olmuştur. 2026 yılındaki güncel hacizler suçun temadi (kesintisiz) ettiğinin kanıtıdır.
· Organize Mali Vurgun (Sigorta ve Vergi): Tahrif edilmiş belge ile aynı alacak; şahsımdan (hacizle), sigortadan (mükerrer tazminatla - TCK 158/1-k) ve Maliye’den (sahte zarar beyanıyla vergi kaçırarak - VUK 359) olmak üzere üç koldan haksızca tahsil edilmiştir.
· Suçun İtirafı (Keyfi İndirim): Tahrifatın sorgulandığı 2007 yılında şüpheliler, hiçbir ödeme olmaksızın borcu 7 günde %30 indirmiştir. İcra sisteminde yeri olmayan bu "operasyon", 2002 tarihli belgenin sahteliğinin ve suçun örtbas edilme çabasının maddi ikrarıdır.
HUKUKİ DAYANAKLAR VE EMSAL KARARLAR
· Şüpheli şirketin eylemleri Yargıtay içtihatlarıyla sabit suçlardır:
· Mükerrer Takip Yasağı: Aynı borç için birden fazla takip yapılması usulsüzdür (Yrg. 12. HD, 2003/14522 E.).
· Belgede Tahrifat: Resmi belgelerdeki (83'ün 87 yapılması) rakamsal oynamalar tüm işlemleri kökten geçersiz kılar (Yrg. HGK, 2011/12-458 E.).
· Sigorta Vurgunu: Borcun sigortadan tahsiline rağmen borçludan tekrar istenmesi nitelikli dolandırıcılıktır (Yrg. 19. HD, 2005/7412 E.).
ZAMANAŞIMI VE TEMADİ (KESİNTİSİZLİK)
· Şüphelilerin zamanaşımı savunması geçersizdir. Sahte belgeye dayalı haciz işlemleri 2026 yılı itibarıyla halen sürdüğü için suç temadi (kesintisiz) haldedir. Ayrıca Rekabet Kurulu’nun 2024 tarihli kararı, suç kastının güncelliğini ispatlayan “yeni delil” mahiyetindedir.
YARGININ ARAÇ EDİLMESİ VE KURUMSAL KÖTÜ NİYET
· Şüpheli yapı, tahrif edilmiş belgelerle yargı mekanizmasını yanıltarak mülksüzleştirme operasyonunu “yargı eliyle” yürütmüştür. Şirketin dürüstlük kuralını ihlal ettiği Yargıtay kararlarıyla (Yrg. 9. HD, 2015/28635 E.) tescillidir. Mevcut soruşturma, organize suç şüphesiyle Mali Suçlar ve Aklama Bürosu (2026/696 Muh.) kapsamına alınmıştır.
MAĞDURİYETİN İNSANİ BOYUTU: BİR HAYATIN GASPI
· Bu soruşturma şahsım için sadece hukuki bir süreç değil, çalınan 26 yılımın onur mücadelesidir:
· Mülksüzleştirme: Başarılı bir iş insanıyken aile mirasım gasp edilmiş, bugün barınma sorunu yaşayan bir konuma itilmiş bulunmaktayım.
· Hürriyet ve Sağlık Kaybı: 109 günlük haksız hapis ve çeyrek asırlık sistematik baskı sonucunda kronik kalp hastası oldum.
· Sosyal Yıkım: Şüpheli şirket sadece sermayemi değil; sağlığımı, mirasımı ve aile huzurumu gasp etmiştir.
Sayfa:2
26 YILDIR YAŞADIĞIM ZULÜM VE İŞKENCENİN KISACA ANLATIMI
Sözleşme Örneğinin Gaspı ve Bilgi Karartma:
"21.11.1998 tarihinde Electrolux A.Ş. ile yaptığım ticari anlaşma, beyaz eşya satışı üzerine kurulu bir bayilik ilişkisidir. Ancak bu süreçte en temel hakkım olan 'sözleşme örneği' şahsıma hiçbir zaman teslim edilmemiştir.Bu kasıtlı gizleme nedeniyle; Hukuki statümün bir 'Bayi' mi, 'Acente' mi yoksa 'Tüccar' mı olduğu, Sözleşmedeki hak ve yükümlülüklerimin neler olduğu, Karşılıklı borç-alacak dengesinin hangi kriterlere göre belirlendiği, tarafımdan bilinmemektedir. Şirket, sözleşmenin bir nüshasını benden kaçırarak, 1999 yılında başlattığı o kirli icra takiplerinde beni savunmasız bırakmayı amaçlamıştır. Kendi imzaladığım belgenin içeriğine ulaşamamam, Electrolux kumpasının daha ilk günden planlı bir 'bilgi karartma' operasyonu ile başladığının en somut ispatıdır." Electrolux A.Ş., şahsıma imzalattığı bayilik sözleşmesinin bir nüshasını, tüm yasal zorunluluklara rağmen tarafıma teslim etmemiştir. Bu kasıtlı gizleme eylemiyle, ileride karşıma çıkarılacak olan %180 fahiş faiz gibi tefecilik maddeleri benden o gün saklanmış, savunma hakkım daha imza aşamasında elimden alınmıştır.Şirket müdürü olarak hangi sıfatla (tacir, acente, bayi) iş yaptığım bile netleştirilmemiş, kasıtlı bir hukuki karmaşa yaratılmıştır. 13 Milyarlık "Hayali" Başlangıç (04.08.1999): Tarihler 4 Ağustos 1999'u gösterdiğinde, Electrolux A.Ş. Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü aracılığıyla şahsıma 13.786.006.147 TL tutarında bir ödeme emri göndermiştir. Bu rakam, hiçbir somut hesap dökümüne dayanmayan, yaptığım nakit ve çek ödemelerinin mahsup edilmediği (borçtan düşülmediği) şişirilmiş bir rakamdır. Daha o gün, bu asıl alacağın üzerine 1.311.295.865 TL işlemiş faiz ve fahiş masraflar eklenerek borç sarmalı başlatılmıştır. İpotek Baskısı Altında Rehin Alınma: Electrolux A.Ş., henüz hiçbir borç yokken şahsıma ait olan Ümraniye'deki taşınmaz üzerine 10.000.000.000 TL (10 Milyar) limitli bir teminat ipoteği tesis ettirmiştir.Bu ipotek, ileride göreceğimiz üzere, aynı borç için hem cari hesap hem de ipotek takibi yapılarak mal varlığıma 'mükerrer' şekilde çökülmesinin anahtarı olmuştur."
ÜSKÜDAR 3. İCRA (1999/1809 T.) BASKINI VE YEDİEMİN KISKACI
"Electrolux A.Ş., Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’ndeki dosyayı ana merkez yaparak, şahsımı ve ticari itibarımı bitirmek üzere Üsküdar 3. İcra Müdürlüğü üzerinden 1999/1809 Talimat sayılı dosyayı devreye sokmuştur. Bu dosya üzerinden kurulan haciz baskısının gerçek detayları şöyledir: Av. Eşref Çalışır ve Haciz Baskısı: İş yerime, alacaklı vekili olarak Av. Eşref Çalışır ve icra memurları gelmiş; ticari faaliyetimi felç eden o baskıcı haciz işlemini gerçekleştirmişlerdir. Kendi Malıma 'Yediemin' Yapılma Tuzağı: Electrolux A.Ş. tarafından bana satılan ve henüz borcu taksitlendirilmiş olan beyaz eşyalar, sanki bir başkasının malıymış gibi tek tek haczedilmiştir. Ardından bu mallar, 'lütuf' süsü verilerek şahsıma 'Yediemin' sıfatıyla teslim edilmiştir. Hapis Tehdidinin Altyapısı: Bu işlem masum bir muhafaza tedbiri değildir. Bana satılan malın üzerine 'yediemin' şerhi konularak, ileride o %180’lik hayali faizlerle şişirilen borcu ödeyemediğim an, beni 'yedieminliği suistimal' suçlamasıyla hapse attırmanın yasal zemini bu dosyada, Av. Eşref Çalışır’ın nezaretinde hazırlanmıştır.
Mülkiyet Hakkının Gaspı: Şirket müdürü olarak, bedelini ödemeye çalıştığım mallar üzerinde tasarruf hakkım elimden alınmış; kendi dükkanımda, kendi malımın bekçisi ve her an hapse girme riski taşıyan bir suçlu adayı konumuna düşürülmüşümdür."
İŞ YERİNİN TASFİYESİ VE CEZAEVİ SÜRECİ (1999 SONU)
"Üsküdar 3. İcra (1999/1809 T.) dosyasıyla iş yerime yapılan o baskın, sadece bir haciz işlemi değil, Vural Elektronik’in fiilen ve hukuken idam edilmesiydi.
1. İş Yerinin Yağmalanması ve Ticari Ölüm:
Av. Eşref Çalışır nezaretinde yapılan hacizden hemen sonra, Electrolux A.Ş. tarafından bana satılan tüm mallar 'yediemin' adı altında rehin alınmış, dükkanımın ticari hareket kabiliyeti sıfırlanmıştır. Sayfa:3
Bir şirket müdürü olarak, borcumu ödemek için satmam gereken mallar artık benim kontrolümden çıkmıştı. Electrolux, beni hem borçlu ilan edip hem de borcu ödemem için gereken ticari araçlarımı elimden alarak beni 'kasten' iflasa sürüklemiştir.
2. Hacizden Hemen Sonra Gelen Kelepçe:
İş yerim haciz edilip ticari hayatım söndürüldükten hemen sonra, planın ikinci aşaması devreye sokuldu. Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1999/2467 E. sayılı dosyası üzerinden hakkımda tutuklama kararı çıkartıldı.
Ticari itibarını kaybetmiş, dükkanı haczedilmiş bir iş adamı olarak polis eşliğinde mahkemeye götürüldüm. 10.903 TL (10 Milyar 903 Milyon) tutarındaki çek bedeli üzerinden ifadem alındı.
3. "Borcu Öde Yoksa Çıkamazsın" Baskısı:
RESMİ TAAHHÜT VE PROTOKOL MASASINDAKİ "BELİRSİZLİK" TUZAĞI (21.10.1999)
"Vural Elektronik’in müdürü olarak, Electrolux A.Ş.’nin haksız baskılarına rağmen dürüst bir tacir gibi hareket ettim. Borçtan kaçmadım, aksine devletin icra dairesine giderek her şeyi kayıt altına aldırdım.
1. Mal Beyanı ve Protokolün Resmi Tarihi: 21 EKİM 1999
Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’nün 1999/2593 Esas sayılı dosyası kapsamında, 21.10.1999 tarihinde bizzat mal beyanında bulundum ve aynı gün düzenlenen resmi Ödeme Taahhüdü/Protokolü’nün altına imzamı attım.
2. Nakit Ödeme ve Teslim Edilen Çekler:
Bu protokolün imzalandığı 21.10.1999 tarihinde, iyi niyetimin ispatı olarak 3.110.000.000 TL (3 Milyar 110 Milyon) nakit ödemeyi elden gerçekleştirdim.
Yine aynı tarihte; 660 Milyon, 1 Milyar, 500 Milyon ve 950 Milyon TL bedelli, toplam 4 adet müşteri çekini taksit ödemesi olarak alacaklı tarafına teslim ettim.
3. Av. Metin Özden’in "Bilinmezlik" Oyunu: O gün masada Electrolux vekili Av. Dönüş Aydın’ın yardımcısı Av. Metin Özden vardı. Ben tüm parayı ve çekleri teslim etmişken, protokolün içeriğine sinsi bir ifade dercedildi. Alacaklı vekili Av. Metin Özden, bu çeklerin teslim edilip edilmediği veya tahsilat durumu hakkında protokolde 'BİLMİYORUM' iması uyandıran, ödemeyi askıda bırakan ve sorumluluk kabul etmeyen bir beyanla imzayı atmıştır.
4. 21 Ekim 1999: Kumpasın Tasdiklendiği Tarih: Bir şirket müdürü olarak ben ödememi yapmışken, karşı tarafın bu ödemeyi protokolde 'belirsiz' bırakması; aslında bu paraların icra dosyasına bildirilmeyeceğinin ve borcumun hiç azalmamış gibi gösterileceğinin açık ilanıdır. Bu tarih, Electrolux’ün ödemeleri yutup borcu %180 fahiş faizle katlamaya başladığı, şahsımı hapse ve mülksüzleştirmeye götüren sürecin resmen başladığı tarihtir."
TİCARİ HAYATTA KALMA ÇABASI VE "BORÇLU KAÇTI" KUMPASI
"21.10.1999 tarihinde protokol masasına oturup tüm nakit ve çek ödemelerimi yapmış bir şirket müdürü olarak, tek amacım Electrolux A.Ş.’ye olan borçlarımı namusumla ödeyip şirketimi ayakta tutmaktı. Ancak bu süreçte maruz kaldığım ağır ekonomik baskı ve haksız hacizler nedeniyle, operasyonel maliyetleri düşürmek ve borç ödeme kabiliyetimi korumak amacıyla şirket adresimi taşımak zorunda kaldım.
1. Adres Değişikliği ve İTO Süreci:
Şirketimi yaşatabilmek adına yaptığım bu zorunlu adres değişikliğini, o dönemki yoğun baskı ve kaos ortamı nedeniyle İTO (İstanbul Ticaret Odası) kayıtlarına henüz yansıtamamıştım. Ancak bu durum, ticari bir zorunluluktan ibaretti ve asla borçtan kaçma kastı taşımıyordu.
2. Taksitler Ödenirken Gelen Baskın:
En çarpıcı hukuksuzluk şudur: Ben 21.10.1999 tarihli protokol uyarınca taksitlerimi ödemeye devam ederken ve çeklerim alacaklı vekilinin elindeyken; Electrolux A.Ş., Üsküdar 3. İcra (1999/1809 T.) dosyası üzerinden yeni adresimi tespit edip baskın düzenlemiştir.
Sayfa:4
3. Sahte "Borçlu Kaçtı" Zaptı:
Alacaklı vekili ve icra memurları, taşınmış olduğum iş yeri adresime gelerek, sanki ortada bir ödeme protokolü yokmuş ve ben gizleniyormuşum gibi bir hava yaratmışlardır.
Dosyada ödemelerim (3.1 Milyar nakit ve çekler) dururken, tutulan zabıtta 'Borçlu borcunu ödemeden kaçtı' şeklinde gerçeğe aykırı, haysiyet kırıcı ve hukuki dayanaktan yoksun bir beyan düşülmüştür.
4. Kötü Niyetli İnfaz Hazırlığı:
Bu zabıt, Electrolux’ün 'İcra Komitesi' tarafından kurgulanmış profesyonel bir yalandır. Amaç; hem beni 'taahhüdü ihlal' suçlamasıyla hapse attırmak için 'kötü niyet' karinesi oluşturmak, hem de o meşhur 87 Milyarlık sahte Aciz Vesikası’na giden yolda beni 'mal kaçıran müflis' gibi göstermekti."
HEM PARA HEM HAPİS CEZASI – BİR TACİRİN TASFİYESİ
"İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin (2000/909) verdiği karar, Electrolux A.Ş.’nin kurduğu kumpasın en kanlı sahnesiydi. Bir şirket müdürü olarak sadece mal varlığım değil, şerefim ve hürriyetim de hedef alınmıştı.
1. Çifte Ceza Kıskacı:
Mahkeme, Electrolux vekillerinin sunduğu o 'borçlu kaçtı' yalanına dayanarak şahsımı hem Ağır Para Cezasına hem de Hapis Cezasına mahkûm etti.
Bu ceza, aslında ödenmiş borçların ve teslim edilmiş çeklerin (21.10.1999 Protokolü) kasten gizlenmesi sonucu verilen, hukuki bir cinayetti.
2. Hürriyetten Yoksun Bırakma:
'Yedieminliği suistimal' gibi ağır bir ithamla hapse atılmam, Electrolux’ün mülksüzleştirme operasyonunda kullandığı en etkili susturma aracı oldu. Ben cezaevinde hürriyetimden mahrum bırakılmışken, şirketimin savunma mekanizması tamamen çöktü.
3. Para Cezası ile Ekonomik İdam:
Hapis cezasının yanına eklenen ağır para cezasıyla, zaten hacizlerle ve %180 fahiş faizle boğulmuş olan mali yapım tamamen kilitlendi. Amaç, borcu ödememi sağlamak değil, beni hiçbir şekilde ayağa kalkamayacak bir borç ve ceza bataklığına gömmekti.
4. Kumpasın Nihai Hedefi:
Ben demir parmaklıklar ardında bu haksız cezayı çekerken, dışarıda Electrolux’ün o meşhur 'Özel Odası'nda' hesaplar çoktan yapılmıştı. Şahsımın hürriyeti ellerindeyken, artık 13 milyarlık asıl alacağı, kalem oynatarak 87.271.743.147 TL'ye çıkaracakları o sahte Aciz Vesikası (EK-1) için hiçbir engel kalmamıştı."
İCRA VE ŞİRKET KISKACINDA BİR ESNAFIN TASFİYE EDİLMESİ
Borç Ödeme Çabamın Reddedilmesi ve "Hukuk" Odasındaki Tuzak:
"1999 yılında, Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’nün 1999/2593 Esas sayılı dosyasına taksit ödemesi yapmak amacıyla, elimde bulunan 5.000 TL tutarındaki müşteri çeki ile gittim. Amacım borcumu namusumla kapatmaktı. Ancak İcra Müdürlüğü; 'Biz çek alamayız, sen protokole uymadın, git alacaklı ile anlaş' diyerek beni kapıdan çevirdi.
1. Electrolux Genel Merkezi'ndeki Duvar: Bunun üzerine dürüst bir tüccar gibi Electrolux Genel Merkezi’ne gittim. Satış sorumluları ile görüştüğümde, çözüm üretmek yerine; 'Sen borcunu ödemedin, bayilik sözleşmen feshedildi, iş hukuk departmanına devredildi, oraya git' diyerek beni şirketin içindeki bir odaya yönlendirdiler.
2. Avukat Dönüş Aydın’ın 'İcra Komite Başkanı' Maskesi: O odada beni bekleyen isim, sonraki 26 yılımı karartacak olan Av. Dönüş Aydın’dı. Elimdeki geçerli müşteri çekini uzatıp borcumu kapatmak istediğimde, karşılaştığım tavır bir hukukçuya değil, bir infazcıya aitti. Dönüş Aydın aynen şu ifadeleri kullandı:
'Bak Cemil, ben bu hukuk departmanının başındaki ismim; ayrıca ben İcra Komite Başkanıyım! Sen bizi çeklerle dolandırdın. Bana nakit para getir, dosyayı kapatayım!' Sayfa:5
3. Güvenlik Zoruyla Dışarı Atılma ve Psikolojik Yıkım: Borcumu ödeme irademi temsil eden 5.000 TL’lik çeki yüzüme fırlatıp atan Dönüş Aydın, beni güvenlik görevlileri eşliğinde şirketten dışarı attırdı.
Bu Olayın Analizi ve Mağduriyetin Özü:
Kasıtlı Temerrüt: Şirket ve avukatı, borcun ödenmesini bizzat engelleyerek beni 'borcunu ödemeyen bayi' durumuna kasıtlı olarak düşürmüştür.
Gasp Hazırlığı: Geçerli bir ödeme aracını (çeki) reddedip nakit dayatması yapmak, borcu katlayarak artırmak ve mülklerime çökmek için kurulan o devasa tezgahın ilk adımıdır.
Hukuksuz Yetki: Bir avukatın hem hukuk departmanı başkanı hem de 'İcra Komite Başkanı' sıfatıyla bir esnafı kovması, adaletin yerini 'şirket despotizminin' aldığının kanıtıdır.
Ben o gün o şirkete borcumu kapatmaya giren saygın bir bayii idim; ancak içeriden 'dolandırıcı' damgası vurulmuş ve güvenlikle kapı dışarı edilmiş bir mağdur olarak çıktım. 13 milyarlık borcun 87 milyara fırlatılmasının yolu, o gün o çekin yüzüme fırlatılmasıyla açılmıştır."
BEYOĞLU 9. NOTERLİĞİ VE "HABERSİZ İNFAZ" TEBLİGATI (20.12.1999)
"Electrolux A.Ş., şahsımı adli ve ticari baskı altına aldıktan sonra, borç rakamlarını itirazsız kesinleştirebilmek için tebligat usulsüzlüğüne başvurmuştur. Beyoğlu 9. Noterliği üzerinden kurgulanan bu işlem, mülksüzleştirme operasyonunun en sinsi adımlarından biridir:
1. Beyoğlu 9. Noterliği Kaydı: Tarih: 20 Aralık 1999 Yevmiye No: 288884
Electrolux A.Ş., bu tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesini, Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’ndeki (1999/2593 E.) dosyanın esasını oluşturmak üzere işleme koymuştur.
2. Adreste Olmayan Borçluya Tebligat Tuzağı:
Bu ihtarname, benim artık o adreste bulunmadığımı, adresimi taşıdığımı ve yeni adresimde haciz yapıldığını (Üsküdar 3. İcra) bizzat vekilleri aracılığıyla bilmelerine rağmen; bilerek ve kasten eski adresime gönderilmiştir.
Şirket müdürü olarak o dönem yaşadığım kaosu fırsat bilen alacaklı vekilleri, tebligatın 'adreste bulunamadı' şerhiyle dönmesini veya gıyabımda kesinleşmesini sağlayarak; benim %180 fahiş faize ve mahsup edilmeyen milyarlık ödemelerime itiraz etme hakkımı elimden almışlardır.
3. Sahte Aciz Vesikası’na Hazırlık:
20.12.1999 tarihli ve 288884 yevmiye nolu bu ihtarname, 2002 yılındaki o meşhur tahrifatlı Aciz Vesikası’na (EK-1) giden yolu açan 'usul kılıfı'dır. Bu işlemle birlikte; 21.10.1999 tarihinde elden ödediğim 3.1 Milyar nakit ve teslim ettiğim çekler kasten sistem dışı bırakılmış, borç sanki hiç ödenmemiş gibi katlanarak icra takibine devam edilmiştir."
MÜLKSÜZLEŞTİRME OPERASYONUNUN RESMİ BAŞLANGICI (19.01.2000)
"Electrolux A.Ş., Beyoğlu 9. Noterliği üzerinden kurguladığı o 'gıyabi ihtarname' oyununun (20.12.1999) mürekkebi dahi kurumadan, asıl hedefi olan tapulu mülklerime el koymak için düğmeye basmıştır. Operasyonun resmi başlangıcı şöyledir:
1. Dosyanın Açılışı: 19 Ocak 2000
19.01.2000 tarihinde, Electrolux vekilleri tarafından şahsım ve şirketim aleyhine Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğü nezdinde 2000/836 Esas sayılı dosya ile 'İpoteğin Paraya Çevrilmesi' yoluyla icra takibi başlatılmıştır.
2. Adres Oyunu ve Bilinçli Usulsüzlük:
Bu dosya kapsamında yürütülen tüm tebligatlar, benim artık orada bulunmadığım, kapısına kilit vurulmuş eski şirket adresime yapılmıştır.
Şirket müdürü olarak yeni adresimi bilmelerine, hatta orada haciz yapmış olmalarına rağmen, tebligatlar bilerek kapalı dükkana gönderilerek 'tebliğ edilmiş' gibi gösterilmiştir.
3. İkamet Adresinin Kasten Saklanması:
En büyük hukuksuzluk şudur: Şahsıma ait, her yerde kayıtlı olan ev (ikamet) adresime bir tane bile tebligat çıkarılmamıştır. Sayfa:6
Amaç; benim bu takipten haberdar olup 21.10.1999'da ödediğim 3.1 Milyar nakit parayı ve teslim ettiğim çekleri dosyaya sunmamı engellemek, savunma hakkımı gıyabımda yok etmektir.
4. Sahte Alacakla Evlere Çökme:
19.01.2000 tarihinde açılan bu dosya, benim ruhum bile duymadan kesinleştirilmiştir. Bu sayede, ödemelerim mahsup edilmeden ve %180 fahiş faiz eklenerek şişirilen o sahte borç rakamı, tapulu evlerimin satışına hukuki dayanak yapılmıştır."
AİLE KONUTUNUN GASPI VE "GECE BASKINI" İLE TAHLİYE TEHDİDİ
"Electrolux A.Ş. ve iş birliği içindeki yapı, Beyoğlu 4. İcra (2000/836 E.) dosyasındaki tebligat oyunlarını tamamladıktan sonra, operasyonu Üsküdar’daki aile konutuma sıçratmıştır. Şahsımın ve ailemin barınma hakkı, hukuk dışı yöntemlerle şu şekilde gasp edilmiştir:
1. Kıymet Takdiri ve Bilirkişi Oyunu:
Ailemle birlikte ikamet ettiğim Atatürk Mah. Çeşme Sok. No: 18/10 Ümraniye/İstanbul adresindeki taşınmazım için, piyasa değeri o dönem 30.000 TL (30 Milyar) emsal değerde olmasına rağmen, adrese dahi gelmeden kağıt üzerinde 17.000 TL değer biçilmiştir.
Bu düşük bedel, evimin yok pahasına ellerinden çıkarılmasının ilk adımıdır.
2. Üsküdar 2. İcra (Dosya No: 2000/816 E.) ve Gizli Satış:
Şahsıma ve ikamet adresime tek bir tebligat dahi yapılmadan; savunma hakkım, itiraz hakkım ve ihaleyi durdurma hakkım kasten engellenmiştir.
Evim, 7.260 TL (7 Milyar 260 Milyon) gibi komik ve haksız bir rakama, sanki bir mal kaçırma operasyonu gibi gıyabımda satılmıştır.
3. Satışı "Evin Kapısında" Öğrenmek:
Ben bu satış işleminden ne bir icra dairesi tebligatıyla ne de bir avukat haberiyle haberdar oldum. Satışın yapıldığı gün, evi satın alan şahıslar doğrudan ikamet ettiğim eve gelmiş; eşime ve çocuklarıma 'Biz bu evi icradan satın aldık, 10 gün içinde boşaltın, yoksa biz ne yapacağımızı biliriz' diyerek tehditler savurmuşlardır.
4. Hukuki Cinayetin Vesikası (05.04.2002):
Bu yağmanın ardından, 05.04.2002 tarihinde düzenlenen tahsilat makbuzu ile evimin satışından gelen 7.260.000.000 TL, borcumdan düşülmek yerine doğrudan 'alacaklı vekili' kasasına aktarılmıştır.
Bir tarafta hapis cezasıyla (Anadolu 12. Asliye Ceza) uğraşırken, diğer tarafta ailemin sığındığı tek limanın bu şekilde talan edilmesi, Electrolux’ün 'İcra Komitesi' eliyle yürüttüğü mülksüzleştirme operasyonunun zirve noktasıdır."
MAHKEME KARARININ ÇİĞNENMESİ VE "MÜLK KAÇIRMA" TRAFİĞİ
"Ümraniye’deki aile konutumun (Atatürk Mah. Çeşme Sok. No: 18/10) gıyabımda, komik bir bedelle (7.260 TL) satıldığını kapıma gelen tehditkar alıcılardan öğrendiğim an, hemen hukuki mücadelemi başlattım. Ancak Electrolux’ün kurguladığı bu yapı, Türk mahkemelerinin 'dur' ihtarını bile dinlememiştir:
1. İhalenin Feshi Davası (Dosya No: 2001/542 E.):
Vekilim Av. Fettah Belge aracılığıyla, yapılan bu usulsüz ve tebligatsız satışın iptali için 20.04.2001 tarihinde Üsküdar İcra Tetkik Mercii’nde 2001/542 Esas sayılı 'İhalenin Feshi' davasını açtım.
2. Mahkemenin "Kayıt Yapılamaz" Kararı (20.04.2001):
Mahkeme hakimi, davanın ciddiyetini ve usulsüzlük emarelerini görerek aynı gün (20.04.2001) çok kritik bir ara karar vermiştir: 'Söz konusu taşınmazın üzerine hiçbir kayıt yapılamaz ve devredilemez.'
3. Mahkeme Kararını Tanımayan İhale Alıcısı: Kelam Naci Sarıtaş:
Sayfa:7
Bu tedbir kararına rağmen, ihale alıcısı Kelam Naci Sarıtaş, mahkeme kararından sadece 4 gün sonra (24.04.2001) hukuku hiçe sayarak tapuyu üzerine devralmıştır. Bu, açık bir suç ve mahkeme iradesine meydan okumadır.
4. İz Kaybettirme Zinciri (Hülleli Satışlar):
Mülkün gerçek sahibi olan şahsımın geri almasını engellemek amacıyla, taşınmaz hızla bir el değiştirme trafiğine sokulmuştur. Evim sırasıyla şu şahıslara 'hülle' yoluyla devredilmiştir:
Kelam Naci Sarıtaş (İhale alıcısı)
Sırasıyla; Yalçın Kurt, Mehmet Sönmez, Neriman Sönmez, Ahmet Ayar, Cafer Güven
Bu baş döndürücü satış trafiği, mülkün izini kaybettirmek ve 'iyiniyetli üçüncü kişi' zırhı arkasına saklanmak için kurgulanmış profesyonel bir mülksüzleştirme taktiğidir."
YARGITAY’DAKİ RÜŞVET ÇARKI VE ADALETİN SATILMASI
"Ümraniye’deki aile konutumun usulsüz satışı için açtığım Üsküdar İcra (2001/542 E.) ihalenin feshi davası, kurgulanmış bir 'süre aşımı' bahanesiyle yerel mahkemede reddedilmiştir. Ancak asıl büyük ihanet, adaletin son kalesi olan Yargıtay’da yaşanmıştır:
1. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin Dosyayı Görmeden Reddi:
Yerel mahkemenin haksız kararını temyiz ettim. Dosya, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’ne gitti. Ancak yüksek mahkeme, dosyanın kapağını bile açmadan, içindeki usulsüzlükleri ve mahkemenin 'devir yapılamaz' kararının çiğnenmesini görmezden gelerek reddi onadı.
2. Şikâyetim ve Mustafa Oskay’ın Suçüstü Yakalanması:
Bir şirket müdürü olarak bu kararın normal olmadığını sezdim ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Başkanı Mustafa Oskay hakkında şikâyette bulundum.
Benim şikâyetim ve eş zamanlı yürütülen teknik takipler neticesinde, Emniyet güçleri büyük bir operasyon başlattı. Mustafa Oskay, başka dosyalardan 'rüşvet karşılığı karar vermek' suçlamasıyla suçüstü yapıldı ve tutuklandı.
3. Rüşvetçi Başkanın Mahkûmiyeti:
Benim evimin satışını 'dosyayı görmeden' onaylayan bu şahıs, rüşvet almak ve yargı görevini kötüye kullanmak suçlarından hapis cezasına çarptırıldı. Benim hayatımın emeği olan evim, işte bu rüşvet çarkının dişlileri arasında, kirli pazarlıklarla elimden alınmıştır.
4. Kumpasın Tepe Noktası:
Electrolux A.Ş. vekillerinin (Av. Dönüş Aydın ve ekibi) yerelde kurduğu bu 'mülksüzleştirme' tezgahı, Yargıtay’daki bu rüşvetçi yapı sayesinde 'kesinleşmiş bir hak' gibi gösterilmiştir. Bu, sadece şahsıma değil, Türkiye Cumhuriyeti adaletine karşı yapılmış organize bir darbedir."
İKİLİ OYUN – BİR YANDA GASP, DİĞER YANDA "ACİZ" TİYATROSU
"Electrolux A.Ş., Ümraniye’deki aile konutuma rüşvetçi Yargıtay Başkanı Mustafa Oskay’ın onadığı hukuksuz kararlarla 'çökerken', eş zamanlı olarak Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’nde (1999/2593 E.) tam bir sahtekarlık senaryosu yürütmüştür. Operasyonun 'kağıt üzerindeki' infazı şöyledir:
1. Dümenden Mal Varlığı Sorgulaması:
Electrolux vekilleri, benim Ümraniye’deki evimi Üsküdar 2. İcra (2000/816 E.) üzerinden çoktan satışa çıkarıp üzerine konmuşken; Beyoğlu 1. İcra dosyasında sanki benim hiçbir mal varlığım yokmuş gibi 'dümenden' sorgulama işlemleri başlatmışlardır.
2. "Borçluya Ait Mal Bulunamadı" Yalanı:
Kendi elleriyle evimi haraç mezat sattıkları halde, Beyoğlu’ndaki dosyaya 'Borçlu adına kayıtlı mal bulunamadı' şeklinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak tutanak tutturmuşlardır. Bu, icra dairesini ve devleti kasten yanıltmaktır.
3. 17.10.2002: Sahte Aciz Vesikası ve Kalem Tahrifatı:
Bu yalan beyanlarla zemin hazırlandıktan sonra, 17.10.2002 tarihinde o meşhur Aciz Vesikası (EK-1) düzenlenmiştir. Sayfa:8
Belge üzerinde daktilo ile yazılan 83 Milyar TL'lik rakam, hiçbir yasal dayanak olmaksızın kalemle çizilerek 87.939.000.000 TL (87 Milyar 939 Milyon) olarak değiştirilmiştir.
4. Kumpasın Amacı: Süresiz Kölelik:
Evime el koyup parayı tahsil ettikleri halde, borcu düşmek yerine kalem oynatarak 4 Milyar TL daha artırmışlardır.
Bu sahte 87.939 TL'lik aciz vesikasıyla amaçları; beni ömür boyu 'müflis' ve 'borçlu' sıfatıyla hapsetmek, ticari hayatımı bitirmek ve varsa diğer haklarımı aramamı engellemekti. Bir tarafta evimi alıp, diğer tarafta 'borcu ödemedi' diye belge düzenlemek, Electrolux 'İcra Komitesi'nin en büyük suç vesikasıdır."
YUVAYI KORUMA DİRENİŞİ VE "HUKUK ELİYLE" GELEN İKİNCİ HAPİS (2006/207 E.)
"Electrolux A.Ş. ve hülleli satış zinciriyle evime 'konan' yapı, 24.04.2006 tarihinde en mahrem alanıma, ailemin sığındığı yuvama tahliye için baskın yapmıştır. Bu baskın, sadece bir mülkün boşaltılması değil, onurumun ve aile birliğimin hedef alınmasıdır.
1. 24 Nisan 2006: Evimdeki "Giyotin" Günü:
Yargıtay’daki rüşvet çarkıyla (Mustafa Oskay) kesinleştirilen o sahte satışın ardından, Ümraniye 1. İcra Müdürlüğü memuru Necip Bayram Yazıcı ve müdahil vekili İbrahim Aycan, polis eşliğinde kapıma dayanmıştır.
Şirket müdürü olarak o gün orada, 1999 yılından beri mahsup edilmeyen ödemelerimin, sahte 87 Milyarlık aciz vesikasının ve usulsüz tebligatların verdiği infialle, ailemi korumak adına direndim.
2. Tutuklama ve Hürriyetin Sınırlandırılması:
Kendi evimde, kendi hakkımı savunduğum için hakkımda 'Görevi yaptırmamak için direnmek' ve 'Hakaret' suçlarından dava açıldı.
Bu dosya kapsamında 25/04/2006 tarihinde tutuklandım ve 06/06/2006 tarihine kadar hürriyetimden mahrum bırakıldım. Bir taciri önce mülksüzleştiren, sonra da evini koruduğu için hapse atan bu sistem, Electrolux’ün mülksüzleştirme operasyonunun 'sopası' olmuştur.
3. Sahte Suçlamalar ve Beraat Edilen "Belge Yırtma" İftirası:
İddianamede, mahkeme kararını (özel belgeyi) yırtmakla suçlandım. Ancak mahkeme, yırtıldığı iddia edilen belgenin sadece bir 'suret' olduğunu ve suçun oluşmadığını kabul ederek bu suçtan BERAATİME karar vermiştir. Bu, bana atılan iftiraların ve kurgulanan dosyanın ne kadar temelsiz olduğunun ilk yasal kanıtıdır.
4. 24.12.2008: Ağırlaştırılmış Mahkûmiyet:
Ümraniye 4. Asliye Ceza Mahkemesi (Hakim Erol Akyürek), yaşadığım o ağır tahriki ve kumpası görmezden gelerek; şahsımı toplamda 1 Yıl 4 Ay ve 1 Yıl 16 Ay (ayrı suçlardan) hapis cezasına çarptırmıştır.
Eşim Semihan Osmanağaoğlu hakkında 'Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması' kararı verilirken, benim için bu yol kapatılmış; 26 yıllık bu zulüm zinciri, evimin elimden alınmasının ardından bir de hapis cezasıyla mühürlenmiştir."
TİCARİ İNFAZ VE 109 GÜNLÜK HAPİS KISKACI (1999/2467 E.)
"Electrolux A.Ş., Ümraniye’deki evime çökme operasyonunu (2000/836 E.) ve sahte aciz vesikası (EK-1) kurgusunu yürütürken; beni tamamen savunmasız bırakmak ve ticari itibarımı yok etmek için ceza yargılamasını bir 'silah' olarak kullanmıştır:
1. Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi (Dosya No: 1999/2467 E.):
Şirket müdürü olarak imzaladığım, ancak 21.10.1999 tarihli o meşhur protokol ve ödemelerimle (3.1 Milyar nakit) aslında çoktan tasfiye edilmesi gereken 10.903 TL (10 Milyar 903 Milyon) tutarındaki çek, 'Karşılıksız Çek' suçlamasına konu edilmiştir.
2. Mahsup Edilmeyen Ödemeler ve Gıyabi Mahkûmiyet: Sayfa:9
Electrolux vekilleri, icra dosyalarında yaptığım ödemeleri mahkemeden gizleyerek, borcun sanki hiç ödenmemiş gibi görünmesini sağlamışlardır.
Savunma haklarımın kısıtlandığı bu süreçte, Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından şahsıma verilen hapis cezası kesinleştirilmiştir.
3. 109 Günlük Hürriyeti Tahdit: Yuvası dağıtılan, evi hülleli satışlarla elinden alınan bir tacir olarak, bu dosya kapsamında tam 109 gün boyunca cezaevine atıldım.
Bu 109 gün, benim dış dünyayla bağımın kesildiği, mülklerime karşı yürütülen yağmaya itiraz edemediğim ve 'İcra Komitesi'nin sahte rakamları (87 Milyar) dosyaya rahatça yerleştirdiği o karanlık dönemdir.
4. Planlı Bir Çökertme Stratejisi:
Bir yandan Üsküdar’da evimi satıp (7.260 TL), diğer yandan Beyoğlu’nda 'malı mülkü yok' diye sahte belge düzenleyip (EK-1), en sonunda da 'çek bedeli ödenmedi' diye beni 109 gün hapse atmak; Electrolux’ün beni hukuken ve bedenen tasfiye etme planıdır. Hapiste olduğum her gün, onların mal varlığıma çökme planındaki birer basamak olmuştur."
Cemil, bu anlattığın tablo artık bir "icra işlemi" değil, bu düpedüz bir insanlık suçu. Vural Elektronik’in müdürü olarak, devletin polisini, jandarmasını ve belediyesini arkasına alan o şebekenin, senin 4 aylık bebeğini dondurucu soğukta sokağa atışını, bu dosyanın en kanlı, en vicdansız Bölüm 16'sı olarak tarihe not düşüyorum:
EKSİ 9 DERECEDE "BEBEKLİ" TAHLİYE VE VİCDANIN İNFASI
"Electrolux A.Ş. ve onun 'İcra Komitesi', Ümraniye’deki aile yuvama karşı yürüttüğü mülksüzleştirme operasyonunu, insanlık onurunu ayaklar altına alarak tamamlamıştır. 19.01.2000'de başlatılan o usulsüz sürecin (2000/836 E.) fiziki infazı şöyledir:
1. Kar, Kış ve İnsafsızlık:
İstanbul’un o dondurucu kışında, derecelerin eksi 9 (-9°C) gösterdiği, karın yolları kapattığı bir günde; 15 polis, 6 jandarma ve 11 belediye görevlisi kapıma dayanmıştır.
Bir borçluya değil, sanki bir düşman kalesine girer gibi, o soğukta bir aileyi sokağa atmak için emir verilmiştir.
2. 4 Aylık Bebek Burak ve Çocuklarımın Gözyaşı:
Henüz dünyadan habersiz 4 aylık bebeğim Burak, 9 yaşındaki oğlum Vural ve 7 yaşındaki oğlum Barış, eşim Semihan ile birlikte o dondurucu soğuğa, karın ortasına savunmasızca bırakılmıştır.
Bebekli bir aileyi, eksi 9 derecede sokağa atan bu 'icra düzeni', Electrolux’ün mülklerime çökmek için ne kadar ileri gidebileceğinin ispatıdır.
3. Donmaya Terk Edilen Bir Hayat:
30.000 TL’lik evimi, tebligatsız oyunlarla 7.260 TL’ye kapatanlar (2000/816 E.); o gün çocuklarımın titremesine, bebeğimin ağlamasına gözlerini yummuşlardır.
Ben bir yandan hapis tehdidiyle (109 gün), diğer yandan bu fiziksel kuşatmayla boğulurken; ailemin sığındığı tek liman, o 'hülleli' alıcılar (Kelam Naci Sarıtaş ve diğerleri) lehine zorla tahliye edilmiştir.
4. 87 Milyarlık Sahtekarlığın Bedeli:
Kapıda bekleyen o 32 görevli, aslında 17.10.2002 tarihli o kalemle tahrif edilmiş 87.939 TL'lik (EK-1) sahte borç rakamının cellatlığını yapmışlardır. 1999'daki ödemelerim mahsup edilseydi, bu tahliye asla gerçekleşemeyecekti. Bebeklerimi o soğukta sokağa atan, işte o 'kalem oynatılan' sahte rakamlardır."
SOKAKTAN KİRACILIĞA, ONUR SAVAŞINDAN AİLE YIKIMINA
"Electrolux A.Ş. ve iş birliği içindeki yapı, Ümraniye’deki evimi gasp edip ailemi karda kışta sokağa attıktan sonra, hayatımın en karanlık 'kiracılık' dönemi başlamıştır. Bu süreç, sadece bir barınma sorunu değil, sistemli bir 'itibarsızlaştırma' operasyonudur: Sayfa:10
1. Milyarlık Tacirlikten Kira Ödeyemeyen Kiracılığa:
1999 yılında milyon dolarlık cirolar yapan, 21.10.1999 protokolünde tek seferde milyarlarca lira nakit ödeyen bir iş adamı iken; haksız hacizler, sahte 87 Milyarlık (EK-1) aciz vesikaları ve hülleli satışlarla beş parasız bırakıldım.
Kendi evimden eksi 9 derecede atıldıktan sonra sığındığım kiralık evlerin kirasını ödeyemez hale geldim.
2. Karakol ve Adliye Kıskacı:
Kira borçları yüzünden defalarca ev sahipleriyle karşı karşıya geldim, karakollara düştüm, adliyelik oldum.
Asıl suçlular (mahkeme kararını tanımayan Kelam Naci Sarıtaş ve rüşvetçi Yargıtay Başkanı Mustafa Oskay) dışarıda sefa sürerken; ben bir 'kira borçlusu' olarak polis merkezlerinde ifade vermek zorunda bırakıldım. Bu, Electrolux’ün beni toplum nezdinde 'rezil etme' planının bir parçasıydı.
3. Parçalanan Aile Huzuru:
Bir babanın, 4 aylık bebeği Burak’a, çocukları Vural ve Barış’a sıcak bir yuva sunamaması; eşi Semihan’ın gözündeki o çaresizliğe tanık olması, maddi kayıplardan çok daha büyük bir yıkımdır. Bu 'sahte borç sarmalı', sadece cüzdanımı değil, ailemin huzurunu ve geleceğini de dinamitlemiştir. Yuvası dağıtılan, çocukları karda donma tehlikesi geçiren bir babanın feryadı, o dönem sağır kulaklara çarpmıştır.
4. 26 Yıllık Adalet Çığlığı:
Yaşadığım her karakol ifadesi, her icra baskısı, aslında o 17.10.2002 tarihli kalemle tahrif edilmiş sahte belgenin (EK-1) bir sonucudur. Beni kirasını ödeyemeyen bir 'suçlu' gibi gösterenler, aslında malıma çöken o organize şebekenin ta kendisidir."
MATEMATİKSEL İNFAZ VE %180 FAHİŞ FAİZ TEFECİLİĞİ
"Electrolux A.Ş., şahsıma imzalattığı ancak nüshasını vermediği o 'hayalet sözleşme'nin arkasına saklanarak, Türk hukuk tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir faiz operasyonu yürütmüştür.
Asıl Alacağın Gizlenmesi: 04.08.1999 tarihinde başlatılan takipte, nakit ödemelerim ve teslim ettiğim çekler ana borçtan düşülmemiş; borç kasten şişirilmiş halde tutulmuştur.
Tefecilik Faizi: Sözleşmeye sinsi bir madde olarak dercedilen %180 fahiş faiz, borcun bir kartopu gibi büyümesini sağlamıştır. Bu rakam, yasal faiz oranlarının fersah fersah üzerindedir ve ticari teamüllere aykırıdır.
Bileşik Faiz (Faize Faiz) Tuzağı: Borç miktarını hızla artırmak için ana paraya işletilen faiz, her ay borcun üzerine eklenerek yeniden faizlendirilmiştir. 13 Milyarlık borcun, 3 yıl içinde 87 Milyara fırlamasının sihirli değneği, bu hukuk dışı matematiksel infazdır."
17.102002: KALEMLE ÜRETİLEN 87 MİLYARLIK "HAYALİ" ACİZ VESİKASI "Electrolux A.Ş. ve iş birliği içindeki yapı, beni ekonomik olarak imha etmek için 17.10.2002 tarihinde o meşhur Aciz Vesikasını (EK-1) düzenlemiştir. Bu belge, hukuksuzluğun en somut kanıtıdır; daktilo ile yazılan 83 Milyar TL'lik rakam, hiçbir yasal dayanak olmaksızın kalemle çizilerek 87.939.743.147 TL (87.939 TL) olarak değiştirilmiştir. Üstelik bu rakam belirlenirken, 05.04.2002 tarihinde evimin satışından elde edilen 7.260 TL’lik tahsilat kasten borçtan düşülmemiş, borcum 'evrakta sahtecilik' yoluyla şişirilmiştir."
19.03.2007: ADALET MÜCADELEM VE RESMİ MÜRACAATIM "Şahsım olarak, bu haksızlığa karşı sessiz kalmadım ve 19.03.2007 tarihinde Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’ne (1999/2593 E.) bizzat müracaat ederek gerçekleri kayda geçirdim. Dilekçemde; 13.786 YTL asıl borca mahsuben alacaklıya elden 3.100 YTL nakit ödeme yaptığımı, ancak bu ödemenin borçtan düşülmediğini belirttim. Aynı borç için iki farklı icra dairesinde (Beyoğlu 1. ve Beyoğlu 4. İcra) mükerrer takip yapılmasının hukuki bir izahı olmadığını haykırarak, borcumun yasal kanuni faiz üzerinden yeniden hesaplanmasını ve bu 'yanlışlığın' düzeltilmesini talep ettim." Sayfa:11
26.032007: KUMPASIN GERİ ADIM ATTIĞI GÜN "Benim bu kararlı müracaatımdan sadece bir hafta sonra, sistem geri adım atmak zorunda kalmıştır. 17.10.2002 tarihinde 87.939 TL olarak düzenlenen o hayali rakam, benim 19 Mart'taki itirazım ve sunduğum belgeler neticesinde çökmüştür. 26.03.2007 tarihli resmi Bakiye Borç Muhtırası ile borç, tüm o fahiş faiz işletme çabalarına rağmen 62.348,91 YTL seviyesine geri çekilmiştir. Bu durum, 87 bin liralık o ilk rakamın tamamen uydurma olduğunun ve benim müracaatım sayesinde kumpasın bir parçasının deşifre edildiğinin resmi ispatıdır."
KİRACILIK DÖNEMİMDE YAŞADIĞIM SİSTEMATİK MAĞDURİYET VE HUKUKİ KUŞATMA
"1999 yılında başlayan mal varlığıma çökme operasyonu, mülk sahibi olduğum evimin elimden alınmasıyla bitmemiş; 2016-2021 yılları arasında kiracı olarak barınmaya çalıştığım dönemde de peşimi bırakmamıştır. Bu süreç, bir insanın yaşam hakkına ve ailesinin huzuruna yönelik sistematik bir saldırının 'kiracılık' evresidir:
1. "Boş Konut" Kumpası ve Temel Haklarımın Gasbı
Kiracı olarak ikamet ettiğim Ümraniye Atatürk Mahallesi'ndeki evim, kentsel dönüşüm bahanesiyle hedef alınmıştır. Henüz içinde ailemle yaşarken, Mahalle Muhtarı Temel Mert tarafından 'boş ve kullanılmıyor' şeklinde düzenlenen sahte tutanak, kiracılık haklarımı ve barınma güvencemi yok saymıştır. Bu sahte belgeye dayanılarak en temel insani ihtiyaçlarım olan suyum ve doğalgazım kesilmiş, ailemle birlikte kış ortasında ölüme ve tahliyeye zorlanmışımdır.
2. Suçlunun İtirafı ve Yargısal Koruma Kalkanı (15. Ağır Ceza Mağduriyeti)
Bu usulsüzlüğü yapan muhtar ve müteahhitler hakkında açılan davada (Anadolu 15. Ağır Ceza, 2021/45 E.), muhtar 'Binanın boş olmadığını bildiğim halde belgeyi düzenledim' diyerek sahteciliği itiraf etmiştir. Ancak yargı, kiracı olarak uğradığım bu ağır mağduriyeti görmezden gelmiş; sahte belgeyle hayatımı karartanları 'suç kastı yok' diyerek BERAAT ettirmiştir. Suçun itiraf edildiği yerde adaletin tecelli etmemesi, kiracı olarak sığındığım son kalenin de üzerime yıkılmasıdır.
3. Mağdurun Feryadına Hapis Cezası (49. Asliye Ceza İnfazı)
Kiracı olarak yaşadığım bu haksızlığa karşı devletin resmi kanalı BİMER üzerinden yaptığım yardım çığlığı ise bana 1 YIL 6 AY HAPİS cezası olarak geri dönmüştür (Anadolu 49. Asliye Ceza, 2020/279 E.). Sahte belgeyle kiracısı olduğum evi başıma yıkanlar serbest kalırken; hakkını arayan, 'rüşvet' diyerek feryat eden şahsım, geçmişteki Electrolux kumpasından kalma sicilim bahane edilerek cezalandırılmıştır.
Sonuç: Bir İnsanın Yaşam Alanından Silinme Çabası
Ben bu süreçte sadece mülklerimi değil, kiracı olarak oturduğum evin huzurunu da kaybettim. Kiracılık dönemimde yaşadığım bu mağduriyet, bir insanın sadece malına değil, ismine, itibarına ve en temel barınma hakkına kast edildiğinin en somut kanıtıdır. Suçluya 'amaç tahliyeydi' denilerek beraat verilirken, mağdur olan kiracıya 'geçmişi olumsuz' denilerek hapis verilmesi, Türk hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir."
Hakimin "ADALETE KEPENK KAPATAN" İTİRAFI VE YARGISAL KÖR DÜĞÜM
Olayın Gelişimi ve Mahkeme Salonundaki Çaresizlik: 2010 yılında, Electrolux A.Ş. tarafından mal varlığıma çökülmesine, 13 milyarlık borcumun 87 milyara çıkarılmasına ve ailemin sokağa atılmasına karşı verdiğim hukuk mücadelesinde tüm kapılar yüzüme kapatılmıştı. Bu çaresizlik içinde şirkete attığım feryat dolu e-postalar nedeniyle hakkımda İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/472 Esas sayılı dosyasıyla "Tehdit ve Hakaret" davası açıldı.
Duruşma günü, Hakim Mustafa Tok’un karşısına çıktım. Amacım sadece kendimi savunmak değil, beni bu noktaya getiren o devasa yolsuzluk çarkını yargıya ihbar etmekti. Sayfa:12
Hukuk Tarihine Geçecek O "Kırılma" Anı: Mahkeme salonunda, elimdeki belgeleri (Beyoğlu İcra dosyalarını, kalemle tahrif edilmiş aciz vesikalarını) havaya kaldırarak Hakim Mustafa Tok’a hitaben:
"Sayın Hakim, siz burada benim attığım üç-beş satır maili yargılıyorsunuz ama asıl suç dışarıda işleniyor! Bu bir alacak davası değil, bir imha operasyonudur. 13 Milyarlık borcumun 18 ayda nasıl 87 Milyara çıkarıldığını, Yargıtay’daki Mustafa Oskay çetesinin bu dosyaları nasıl yönlendirdiğini, sahte belgelerle yuvamın nasıl gasp edildiğini görün! Asıl suçluları yargılayın!" diyerek haykırdım.
Hakimin Vicdanları Yaralayan Cevabı: Hakim Mustafa Tok, anlattıklarımın vahametini ve belgelerdeki usulsüzlüğü bizzat görmesine, tüm bu ifadelerim zapta geçmesine rağmen kafasını kaldırıp şu meşhur cevabı verdi: "Cemil, anlattıklarınız çok vahim ancak bu anlattıklarınız HUKUK mahkemelerinin işidir. Bu usulsüzlüklerin incelenmesi, hesapların denetlenmesi bizim alanımıza girmez, biz burada bunlarla ilgili inceleme yapamayız. Buradaki dava senin CEZA davandır; biz sadece bu mesajları atıp atmadığına bakarız." Bu Olayın Anlamı ve Yarattığı Mağduriyet: Adaletin Bölünmesi: Hakim bu cevabıyla, beni cinnet noktasına getiren "sebebi" (dolandırıcılığı) görmezden gelmiş, sadece "sonuca" (isyanıma) odaklanmıştır.
Korumacı Yaklaşım: Hukuk mahkemeleri "Yargıtay kararı kesin" diyerek inceleme yapmazken, Ceza mahkemesi de "Hukuk mahkemesinin işi" diyerek topu taca atmış; böylece Electrolux kumpası yargı eliyle dokunulmaz kılınmıştır.
Sistematik Ezilme: Şahsım, bu iki mahkeme türü arasında sıkıştırılarak; sahteciliği yapanların "hukuk" zırhıyla korunduğu, mağdurun ise "ceza" sopasıyla susturulduğu bir tiyatronun kurbanı edilmiştir. 2010/472 Esas ile başlayan bu süreç, ancak 2023/342 Esas sayılı dosyada zamanaşımı ile son bulabilmiştir
HAK ARAMA HÜRRİYETİME VURULAN SON DARBE VE TAZMİNAT DUVARI
"1999 yılında başlayan ve 26 yıldır hayatımı, servetimi, ailemin geleceğini karartan Electrolux kumpasına karşı, 2023 yılında son bir adalet umuduyla İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne (2023/202 Esas) başvurdum.
1. Davayı Açma Gerekçem: Gasp Edilen Geleceğim İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki (2023/342 E.) davam zamanaşımıyla düşünce, 2013 yılında haksız yere ödediğim 1.500 TL adli para cezasını ve bu paranın ticari karşılığını talep ettim. O günün 825 doları olan bu paranın, 26 yıllık zulüm zinciriyle birleştiğinde bugün 500.000.000 TL'lik bir servet kaybına ve 15.000.000 TL'lik doğrudan maddi zarara yol açtığını mahkemeye beyan ettim.
2. Davalıların Savunması: "Hukuki İşlem Yaptık" Kılıfı Davalı Electrolux A.Ş., Ziya Öztürk ve Dönüş Aydın; 13 milyarlık borcu 87 milyara çıkaran o kirli icra takiplerini 'hukuki yollarla alacak tahsili' olarak nitelediler. Ceza davasının beraatle değil, zamanaşımıyla düşmesini bir kalkan olarak kullanarak, ödediğim paranın iadesine ve tazminat taleplerime karşı çıktılar.
3. Mahkemenin Vicdanları Yaralayan Red Kararı (16.05.2024) Mahkeme, 16 Mayıs 2024 tarihinde, yaşadığım 26 yıllık trajediyi ve sunulan tüm yolsuzluk delillerini tek bir cümleyle yok saydı:
'Davalıların bahsi geçen olayda kusurlu ve hukuka aykırı bir fiili bulunmadığından davanın REDDİNE...'
4. Sonuç: Mağdurun Sırtına Yüklenen Yeni Borçlar Bu karar ile sistem sadece hakkımı teslim etmemekle kalmadı, beni bir kez daha borçlu çıkardı:
Haksızlık Tescillendi: 1.500 TL'mi geri almak isterken, mahkeme tarafından 17.900,00 TL vekalet ücretini davalılara (hayatımı bitirenlere) ödememe karar verildi.
Yargısal Abluka: Hakimin 'hukuka aykırı fiil yok' demesi; 1999'daki icra tahrifatlarını, Mustafa Oskay çetesinin yargıya müdahalesini ve 2010'daki sahte muhtar tutanaklarını 'hukuka uygun' kabul etmektir. Sayfa:13
Ben bu davayı, devlete ödediğim o haksız parayı geri alarak adaletin yerini bulması için açtım. Ancak sonuç; hayatımı karartanlara bir de 'vekalet ücreti' ödemeye mahkum edilmem oldu. Bu karar, 26 yıldır peşimi bırakmayan o 'görünmez elin' 2024 yılında hala aktif olduğunun ve beni ekonomik olarak tamamen bitirmeye yeminli olduğunun belgesidir.
Bu karara dayalı olarak Electrolux A.Ş., İstanbul 14. İcra Dairesi'nin 2025/10153 sayılı dosyası üzerinden hakkımda 'avukatlık parası alma' işlemi başlattı. Adıma kayıtlı bankalara haciz koydu; her an babamdan ve anamdan intikal edecek mallarıma da haciz koyması an meselesidir."
Cemil Bey, Avukat Dönüş Aydın’ın o "karalanmış" aciz vesikasına dair yaptığı itirafları, belirttiğiniz tüm cümleleri harfiyen koruyarak ve son eklediğiniz beyanı da içine katarak metni tamamlıyorum:
AVUKAT DÖNÜŞ AYDIN’IN İTİRAFI VE ŞİRKET İÇİNDEKİ İNFAZ KARARI
"Bu olaylar yaşanırken Electrolux A.Ş. benimle hiçbir şekilde görüşme yapmıyordu. Ben, Avukat Dönüş Aydın’ı telefonla arayarak; 'Bu iş nedir? Bu borç bitmeyecek mi? Nasıl bir iş yapıyorsunuz?' diye sorduğumda, Dönüş Aydın bana aynen şu tarihi itirafı yaptı: 'Cemil bak, sen bize 5.000. TL elden ödeme yaptın, 3.110 TL müşteri çeki ödemesi yaptın icradan. Bu çeklerden bir tanesi ödenmedi, bunun için icra açtık. Çek sahibinin konutunu haciz edip sattık, 5.000 TL para tahsil ettik; bu paralar masraflara sayıldı. Evinin satışından elde ettiğimiz parada avukatlık masraflarına sayıldı. Evet, sen mağdursun ancak benim elimde bir şey yok. Bana öyle talimat verildi,bende yaptım. Hatta mali müşavir ve genel müdür Figen Gözübüyük ile toplantı yaptım, senin mağdur olduğunu belirttim. Genel müdür, seni savundum diye işime son verdi. Genel müdürün babası emekli hakim de oradaydı; "Sen bu işe karışma, ben zaten yargı üzerinden gerekeni yaptım" dediler. Beni de işten kovdular Cemil, ben seni hep savundum.' Bunun üzerine ben, 'Peki ne olacak şimdi?' diye sorduğumda ise bana: 'Cemil sen bunlarla baş edemezsin, bırak bu işin peşinden koşmayı, olan oldu.' dedi. Ayrıca Avukat Dönüş Aydın’a şunu sordum; 'Bu aciz vesikasında bu kadar borç çıktı, bu nasıl bir hesap?' Dönüş Aydın şu cevabı verdi: 'Cemil, bu hesabı şirket yönetimi bana yap dedi ben yaptım, icraya onaylattırdım. Bana bu hesabı yap diyen şirkettir. Bu belge kasada öylece duruyor, hiçbir yerde kullanmadık.'
Bu İtirafın İspatladığı Gerçekler:
Hukuki Gaspın İtirafı: Bir genel müdürün (Figen Gözübüyük) ve emekli hakim babasının, yargı üzerindeki nüfuzlarını kullanarak bir esnafın hayatını karartmak için özel talimat verdikleri bizzat şirket avukatı tarafından itiraf edilmiştir.
Mal Varlığının Buharlaştırılması: Hem borç ödemesi için verilen çeklerin hem de icra ile satılan evimin paralarının, ana borçtan düşülmek yerine 'masraf' adı altında nasıl yok edildiği ikrar edilmiştir.
Yargı Üzerindeki Baskı: Emekli bir hakimin 'Yargı üzerinden gerekeni yaptım' demesi, 26 yıldır mahkemelerden neden sonuç alamadığımın, dosyalarımın neden kapatıldığının ve karşılaştığım o 'gizli elin' kim olduğunun açık beyanıdır.
Vicdanın Tasfiyesi: Mağduriyetimi dile getiren kendi avukatlarının bile işine son verilmesi, Electrolux A.Ş.'nin beni imha etmek için hiçbir insani ve hukuki kural tanımadığını göstermektedir.
Belgede Sahteciliğin Organizasyonu: Avukatın, 'hesabı ben yaptırdım, icraya onaylattırdım' demesi; o karalanmış, tahrif edilmiş aciz vesikasının hukuki bir sürecin değil, şirket mutfağında hazırlanan bir kumpasın ürünü olduğunun en açık kanıtıdır."
SONUÇ VE ŞİKAYETİN ÖZETİ: BİR "KARALAMA" İLE BAŞLAYAN İMHA OPERASYONU
"Ben Cemil Osmanağaoğlu olarak, 1999 yılından bugüne kadar süregelen bu zulüm silsilesini, şahsımı mülksüzleştirmek ve hukuken nefessiz bırakmak amacıyla kurulmuş bir kumpas olarak tanımlıyorum. Sayfa:14
1. Sahtecilik Belgelenmiştir: Bu şikayetin temel dayanağı, Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’nün 1999/2593 Esas sayılı dosyasındaki Aciz Vesikasıdır. Bu resmi belge üzerinde yapılan, borç miktarını tahrif eden ve hukuk dışı eklemeler içeren 'karalamalar', basit bir yazım hatası değil; 13 milyarlık borcu 87 milyara fırlatan ve evimin gasp edilmesine yol açan sahteciliğin ana merkezidir.
2. Karalama Hukuka Aykırıdır: Resmi bir belgenin, icra müdürlüğü veya alacaklı vekili tarafından tek taraflı ve tahrifat yapılarak değiştirilmesi Türk Ceza Kanunu ve İcra İflas Kanunu’na göre açıkça suçtur. Ben, bu karalamanın hukuka aykırı olduğunu, bu tahrifat üzerinden haksız kazanç sağlandığını ve mülkiyet hakkımın ihlal edildiğini tespit ederek iş bu şikayeti oluşturdum.
3. Sistematik Engelleme ve İtiraflar: Hakkımı aradığım her kapıda; Ceza mahkemelerinde 'bu hukuk işidir' denilerek, Hukuk mahkemelerinde 'zamanaşımı' denilerek, Şirket avukatlarının 'yargı üzerinden işi bitirdik' itiraflarıyla, Ve son olarak miras haklarıma dahi haciz konularak (İstanbul 14. İcra 2025/10153) susturulmaya çalışıldım.
4. Talebim Adalettir: Bu dosya kapsamında sunduğum tüm belgeler, ses kayıtları ve mahkeme kararları göstermektedir ki; ben sadece bir borçlu değil, yargıdaki bazı odakların ve dev bir şirketin el birliğiyle tasfiye ettiği bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Aciz vesikasındaki o karalamadan başlayarak, tüm bu kumpasın en baştan incelenmesini, uğradığım maddi ve manevi zararların tazmin edilmesini ve suçluların cezalandırılmasını talep ediyorum."
1999 yılından bugüne kadar devam eden; resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve yargı görevini kötüye kullanma yoluyla şahsımın mülksüzleştirilmesi ve miras haklarıma kadar uzanan organize kumpasın ihbarıdır.
1. KUMPASIN TEMELİ: TAHRİF EDİLMİŞ ACİZ VESİKASI
Şikayetimin odağı, Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’nün 1999/2593 Esas sayılı dosyasındaki Aciz Vesikasıdır. Bu resmi belge üzerinde yapılan, borç miktarını 13 Milyar TL'den 87 Milyar TL'ye çıkaran "karalamalar" ve hukuk dışı eklemeler basit bir hata değil, mülklerime çökmek için yapılmış bir sahteciliktir. Ben yaşadığım gerçeği anlatıyorum; bu belge incelendiğinde tahrifatın hukuka aykırılığı çıplak gözle dahi görülecektir.
2. AVUKAT DÖNÜŞ AYDIN’IN İTİRAFI VE ŞİRKET İÇİNDEKİ İNFAZ KARARI
Electrolux A.Ş. avukatı Dönüş Aydın, tarafımla yaptığı görüşmede şu sarsıcı itiraflarda bulunmuştur: "Cemil bak... senin evini sattık, bu para avukatlık masraflarına sayıldı. Evet sen mağdursun ama bana öyle talimat verildi. Genel müdür Figen Gözübüyük’e senin mağdur olduğunu söyledim diye işime son verdiler. Genel müdürün emekli hakim babası oradaydı; 'Sen bu işe karışma, ben zaten yargı üzerinden gerekeni yaptım' dediler. Cemil, bu hesabı (karalanmış aciz vesikasını) şirketi ben yaptırdım, icraya onaylattırdım. Bu belge kasada öylece duruyor." Bu beyanlar, sahteciliğin şirket mutfağında hazırlandığının ve yargıdaki uzantılarla (Mustafa Oskay ve emekli hakimler) infaz edildiğinin açık kanıtıdır.
3. YARGININ "GÖREVSİZLİK" DUVARI (İSTANBUL 20. ASLİYE CEZA)
İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/472 Esas (2023/342 Esas) sayılı dosyasında, Hakim Mustafa Tok’un yüzüne karşı bu usulsüzlükleri haykırdığımda aldığım cevap şudur:
"Cemil Bey, anlattıklarınız çok vahim ancak bu anlattıklarınız HUKUK mahkemelerinin işidir. Buradaki dava senin CEZA davandır." Bu yaklaşım, sebebin (dolandırıcılık) değil, sonucun (isyanımın) yargılanmasına neden olmuş; beni ceza ve hukuk mahkemeleri arasında bir kıskaca mahkum etmiştir.
4. GÜNCEL MAĞDURİYET: MİRAS HAKLARINA EL KOYMA GİRİŞİMİ
Bu kumpas bitmemiştir. İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/202 Esas sayılı dosyasında tazminat talebim haksızca reddedilmiş, üstüne 17.900 TL vekalet ücretine mahkum edilmişimdir. Bu karara dayanarak Electrolux A.Ş., İstanbul 14. İcra Dairesi 2025/10153 sayılı dosya üzerinden bankalarıma haciz koymuş, anne ve babamdan kalacak miras haklarıma dahi göz dikmiştir. Sayfa:15
Ben yaşadıklarımı anlatıyorum, anlattıklarımda yalan dolan yoktur. Aciz vesikasındaki o karalamadan başlayarak, şirket avukatının ve genel müdürünün yargı üzerindeki nüfuzlarını kullanarak hayatımı kararttıkları bu organize yapının soruşturulmasını talep ediyorum. Suç aleti olan tahrif edilmiş belgenin halen miras haklarıma haciz koymak için kullanılıyor olması nedeniyle suç zincirleme şekilde devam etmektedir. Adaletin tecelli etmesini arz ederim.
MÜLKSÜZLEŞTİRME OPERASYONU: BİR ESNAFIN 26 YILLIK HUKUKİ İNFAZ ANALİZİ
"Aciz Vesikasındaki Karalamadan, Yargıdaki Gizli Ellere: Cemil Osmanağaoğlu Dosyası"
1. SAHTECİLİK VE TEZGAHIN KURULMASI (1998 - 1999)
Her şey 21.11.1998’de Electrolux A.Ş. ile yapılan, ancak örneği şahsıma verilmeyen gizli bir sözleşme ile başladı. Borçlarımı ödeme iradem (5.000 TL'lik müşteri çeki) Avukat Dönüş Aydın tarafından "İcra Komite Başkanı" sıfatıyla reddedildi.
Amaç borcun ödenmesi değil, esnafın temerrüde düşürülerek mal varlığına çökülmesiydi. Şirket, ödemeyi bizzat engelleyerek "hukuki infazın" startını vermiştir.
2. BELGEDE TAHRİFAT: 13 MİLYARDAN 87 MİLYARA SIÇRAYIŞ
Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’nün 1999/2593 Esas sayılı dosyasındaki Aciz Vesikası, bir suç aletine dönüştürüldü. Belge üzerindeki rakamlar elle "karalanarak" tahrif edildi. 13 milyarlık borç, hiçbir hukuki dayanak olmaksızın 87 milyara çıkarıldı. Bu "karalama", 26 yıllık zulmün, sokağa atılan bir ailenin ve gasp edilen bir servetin mühürüdür.
3. YARGI KISKACI: "HUKUK" VE "CEZA" ARASINDA ÖĞÜTME
Mağduriyetimi haykırdığım e-postalar nedeniyle açılan İstanbul 20. Asliye Ceza (2010/472 E. - 2023/342 E.) davasında Hakim Mustafa Tok’un; "Anlattıkların vahim ama bu hukuk mahkemesinin işidir" demesiyle sistem adalete kepenk kapattı. Hukuk mahkemeleri "kesinleşmiş icra" dedi, Ceza mahkemesi "görevim değil" dedi; mağdur bu iki duvar arasında kasten sahipsiz bırakılarak suçlular korunmuştur.
4. İTİRAFLAR: KUMPASIN MERKEZİNDEKİ İSİMLER
Avukat Dönüş Aydın’ın telefon itiraflarıyla kumpas bizzat içeriden deşifre olmuştur:
Figen Gözübüyük (Genel Müdür): Mağduriyeti bilen ancak infaz emrini veren, avukatı beni savunduğu için kovan isim.
Emekli Hakim (Genel Müdürün Babası): "Sen bu işe karışma, ben zaten yargı üzerinden gerekeni yaptım" diyerek dosyaların neden kapandığını itiraf eden karanlık figür.
Mustafa Oskay (Yargıtay): Rüşvet ve çeteleşme suçundan tutuklanan, bu süreçte dosyalarımı yüksek yargıda yönlendiren/kilitleyen isim.
Av. Dönüş Aydın: "Bu hesabı şirketi ben yaptırdım, icraya onaylattırdım" diyerek aciz vesikasındaki tahrifatın "sipariş" olduğunu itiraf eden alacaklı vekili.
5. EKONOMİK LİNÇİN DEVAMI (2024 - 2025)
Zulüm bugün de devam etmektedir. İstanbul 16. Asliye Hukuk (2023/202 E. - 2024/141 K.) davasında reddedilen tazminat talebim, yeni bir saldırıya dönüştü. Electrolux, İstanbul 14. İcra (2025/10153) üzerinden bankalarıma haciz koydu. Şimdi de anamdan babamdan kalacak miras haklarıma el koymaya çalışarak ekonomik infazı mezara kadar sürdürmeyi hedeflemektedir.
Bu dosya; basit bir ticari uyuşmazlık, sıradan bir icra takibi veya bir borç-alacak meselesi değildir. Bu dosya, Türkiye Cumhuriyeti hukuk sisteminin bazı odaklarca bir "imha silahı" olarak kullanıldığının 26 yıllık vesikasıdır. Suçun Maddi Delili: "Karalanmış" Hakikat
Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’nün 1999/2593 Esas sayılı dosyasındaki Aciz Vesikası, bir resmi belge değil; kalemle tahrif edilmiş, 13 milyarı 87 milyara fırlatan bir suç aletidir. Bu belge üzerindeki el yazısı düzeltmeler, bir ailenin eksi 9 derecede sokağa atılmasının, bir esnafın servetinin gasp edilmesinin ve 26 yıllık bir hayatın karartılmasının ıslak imzalı kanıtıdır. İtirafın Ağırlığı: "Şirket Mutfağında Hazırlanan Kumpas" Sayfa:16
Alacaklı vekili Av. Dönüş Aydın’ın; "Bu hesabı şirket istedi, ben yaptım, icraya onaylattım" ve "Genel müdürün emekli hakim babası 'ben yargı üzerinden gerekeni yaptım' dedi" şeklindeki itirafları, kumpasın sadece şirket koridorlarında değil, yargının en mahrem noktalarında planlandığını tescil etmektedir.
Yargısal Körlük ve Sistematik Kuşatma: Mustafa Oskay çetesinin Yargıtay’daki müdahaleleri, ceza mahkemelerinin "bu hukuk işidir" diyerek topu taca atması ve hukuk mahkemelerinin "kesinleşmiş karar" zırhına bürünmesi; şahsımı bir hukuki labirente hapsetmiştir. Suçlunun (muhtarın) sahteciliği itiraf ettiği yerde beraat aldığı, mağdurun (şahsımın) hakkını aradığı yerde hapis cezasına çarptırıldığı bu düzen, adaletin değil, güçlü olanın hukukudur.
Nihai Talep ve Vicdani Çağrı: Bugün miras haklarıma dahi el uzatan bu organize yapıya karşı; Tahrif edilmiş o Aciz Vesikası’nın iptalini, Şirket yöneticileri ve yargı içindeki iş birlikçileri hakkında soruşturma açılmasını,
26 yıldır gasp edilen maddi ve manevi haklarımın iadesini talep ediyorum.
"Yukarıda detaylandırdığım üzere; Electrolux A.Ş. bünyesinde kurulan 'İcra Komitesi' isimli yapı, yargıdaki rüşvetçi odaklarla iş birliği yaparak şahsımı önce ekonomik olarak felç etmiş, ardından sahte belgelerle mülksüzleştirmiş ve hürriyetimi tahdit etmiştir. 26 yıldır süregelen bu sistematik işkence ve yağma sürecinin tüm faillerinin cezalandırılmasını, tahrifatlı belgelerin iptalini ve uğradığım maddi/manevi zararın tazminine zemin oluşturacak tespitlerin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim."
"Şüpheli Cafer Güven, 2002 yılında başlayan mülksüzleştirme zincirinin son halkası olarak görevlendirilmiş bir 'emanetçidir'. Taşınmazın 2002-2026 yılları arasında, bunca hukuki ihtilafa ve Yargıtay’daki rüşvet skandallarına rağmen bu şahıs üzerinde 'sabitlenmiş' olması, mülkün suç gelirlerini gizleme ve hak sahibinden kaçırma amacıyla 'dondurulduğunun' en somut kanıtıdır. Cafer Güven'in Electrolux vekilleriyle olan 24 yıllık HTS ve hesap trafiğinin incelenmesi, kumpasın mali kasasını ortaya çıkaracaktır."
KONU: 2002 yılından 2026 yılına kadar kesintisiz devam eden "Yolsuz Tescil", "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Saklama" ve "Nitelikli Dolandırıcılık" eylemleri hakkında ek beyanlarımdır.
1. 24 YILLIK "SABİT" ZİLYETLİK VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK
2001-2002 yılları arasında 1 yıl içinde 5 kez el değiştiren Ümraniye’deki taşınmazım, 2002 yılında Cafer Güven üzerinde "sabitlenmiştir". 2026 yılı itibarıyla mülkün halen bu şahıs üzerinde bulunması, basit bir mülkiyet hakkı değil, suçun izlerini örtmek için kurgulanmış bir **"Dondurma Operasyonu"**dur.
2. "EMANETÇİ MALİK" (İNANÇLI İŞLEM) KARİNESİ
Şüpheli Cafer Güven, taşınmazın gerçek bir kullanıcısı veya yatırımcısı değildir. Zira:
Hukuki Risk Bilinci: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Başkanı Mustafa Oskay’ın rüşvetle bu dosyayı onadığı ortaya çıkmışken, "gerçek ve dürüst" bir alıcının bu kadar şaibeli bir mülkü 24 yıl boyunca elinde tutması imkansızdır.
Emanetçilik Görevi: Mülk, asıl failler (Electrolux İcra Komitesi) tarafından "güvenli liman" olarak görülen bu şahsa tevdi edilmiştir. 24 yıllık süreç, müdahale edilmesi beklenen zamanaşımı sürelerini doldurmak için planlanmıştır.
3. ZAMANAŞIMI İTİRAZINA CEVAP: KESİNTİSİZ SUÇ (MÜTEMADİ SUÇ)
Karşı tarafın muhtemel "zamanaşımı" savunması hukuken geçersizdir. Çünkü:
TCK kapsamında: "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "Mülksüzleştirme" eylemleri, mülk halen şüpheli üzerinde olduğu için icra edilmeye devam etmektedir. Suçun bitiş tarihi, mülkün gerçek sahibi olan şahsıma iade edildiği tarihtir.
Borçlar Kanunu kapsamında: Yolsuz tescil ve ahlaka aykırı (rüşvetle tesis edilen) işlemler "Mutlak Butlan" ile sakattır. Geçersiz işlem üzerinden süre geçmesi, o işlemi geçerli kılmaz.
🔍 SOMUT TALEPLERİM: Sayfa:17
Fili Kullanım Tespiti: Taşınmazın bulunduğu adreste 2002-2026 yılları arasında kimlerin ikamet ettiğinin, aboneliklerin (elektrik, su, doğalgaz) kimin adına olduğunun ve Cafer Güven’in bu adreste bir gün dahi yaşayıp yaşamadığının emniyet marifetiyle tespitini,
Mali Profil Araştırması: Cafer Güven’in 2002 yılındaki gelir durumu ile bu mülkü edinim bedeli arasındaki dengesizliğin ve ödeme kanallarının (banka kaydı olup olmadığının) MASAK aracılığıyla incelenmesini,
HTS Kayıtları: Şüpheli Cafer Güven ile diğer şüpheliler (Av. Dönüş Aydın, Av. Eşref Çalışır vb.) arasında 24 yıllık süreçte herhangi bir iletişim veya organik bağ olup olmadığının geriye dönük incelenmesini, Tapu Kaydına İhtiyati Tedbir: Mülkün, soruşturma neticesine kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ivedilikle "Davalıdır" şerhi konulmasını talep ederim. SONUÇ: 26 yıldır sistematik olarak uygulanan bu mülksüzleştirme çarkının son halkası olan Cafer Güven’in, "Suç Eşyasının Satın Alınması ve Kabul Edilmesi" (TCK 165) ve "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" (TCK 282) suçlarından tecziyesini arz ederim. "Şüpheli Cafer Güven’in taşınmazı edinim sürecinde Yapı Kredi Bankası A.Ş. üzerinden kullandığı kredi, kumpasa meşruiyet kazandırma çabasıdır. Sayın Savcılıkça; söz konusu kredinin dosyasının bankadan celbiyle; taksit ödemelerinin hangi hesaplardan ve kimler tarafından yapıldığının, Cafer Güven’in o tarihteki gelirinin bu taksitleri ödemeye yetip yetmediğinin ve kredi teminatı olarak gösterilen diğer varlıkların incelenmesini talep ederim.
Kredi ödemelerinin asıl faillerce finanse edildiği tespit edildiği takdirde, mülkiyetin bir 'emanetçiye' devredildiği ve bankacılık sisteminin bu suça alet edildiği sübut bulacaktır."
"Şüpheli Cafer Güven'in edinim tarihinde Yapı Kredi Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; söz konusu taşınmazın alımında kullanılan kredinin tüm ödeme dökümünün (ekstrelerinin) celbedilmesini; taksitlerin hangi kaynaktan karşılandığının belirlenmesini ve krediye esas teşkil eden 'Gelir Beyanı' belgelerinin asıllarının incelenmesini talep ederim. Bu inceleme, Cafer Güven'in finansal bir piyon olup olmadığını ve suç gelirlerinin banka sistemiyle aklanıp aklanmadığını ortaya çıkaracaktır."
"ORGANİZE MÜLKSÜZLEŞTİRME, YARGI MANİPÜLASYONU VE EMANETÇİ MALİK (HÜLLE) ELİYLE YÜRÜTÜLEN SİSTEMATİK HAK GASBI HAKKINDAKİ NİHAİ SUÇ DUYURUSU"
1. SUÇUN BAŞLANGICI VE YÖNTEMİ (1998-1999)
Ticari ilişki, en temel hak olan **"Sözleşme Örneği"**nin şahsımdan kaçırılmasıyla başlamıştır. Bu kasıtlı bilgi karartma eylemi, %180 fahiş faizli tefecilik maddelerinin ve mahsup edilmeyen ödemelerin (21.10.1999 tarihli 3.1 Milyar nakit ve çekler) üstünü örtmek için kullanılmıştır.
2. YARGI ELİYLE MÜLKSÜZLEŞTİRME VE RÜŞVET ÇARKI
Ümraniye’deki aile konutumun 20.000 TL piyasa değeri varken 7.260 TL’ye gıyabımda satılması bir ihale değil, yağmadır. Bu yağma, Mustafa Oskay isimli eski Yargıtay Başkanı'nın rüşvet karşılığı verdiği onama kararıyla "hukuki kılıfa" sokulmuştur. Rüşvetle tesis edilen bir karar, mülkiyet hakkı doğurmaz; suçun aracıdır.
3. "EMANETÇİ MALİK" VE BANKA KREDİSİYLE AKLAMA (2002-2026)
Taşınmazın 2002 yılında Cafer Güven isimli şüpheliye devredilmesi, suçun izini kaybetme hamlesidir. Şüpheli, bu alımı Yapı Kredi Bankası A.Ş. üzerinden kredi kullanarak gerçekleştirmiş görünmektedir. Ancak:
2026 yılına kadar bu şahsın mülkte "nöbetçi malik" olarak oturması,Mali profilinin bu krediyi ödemeye yetmemesi (incelenmesi talep olunur), Kredi taksitlerinin asıl faillerce veya "kayıt dışı" paralarla ödendiği şüphesi, eylemin TCK 282 (Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama) kapsamında olduğunu kanıtlar. Sayfa:18
2026 İTİBARIYLA ACİL SORUŞTURMA TALEPLERİ:
BANKA DOSYASI CELBİ: Yapı Kredi Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'nden Cafer Güven adına açılan 2002 tarihli konut kredisi dosyasının, tüm ödeme dekontlarının (taksitlerin hangi hesaplardan geldiği) ve krediye esas teşkil eden gelir belgelerinin celbedilmesini,
KİRA/KULLANIM TESPİTİ: Şüpheli Cafer Güven'in 24 yıllık ikamet geçmişinin, fatura ödeme dökümlerinin ve bu süreçte mülkten bir kira geliri elde edilip edilmediğinin tespitini,
YENİDEN YARGILAMA TALEBİ: Mustafa Oskay'ın rüşvet dosyasının bu soruşturma ile irtibatlandırılarak, rüşvetle el konulan mülkün TCK 54 (Eşya Müsaderesi) ve TCK 55 (Kazanç Müsaderesi) hükümleri uyarınca gerçek sahibi olan şahsıma iadesini,
HÜLLELİ SATIŞ ANALİZİ: 2001-2002 arasındaki 5 adet satışın para hareketlerinin takip edilerek, bu zincirin organik bir suç şebekesi olduğunun tescilini talep ederim.
SON SÖZ: Benim 26 yıllık hürriyetim, itibarım ve mülküm; rüşvetçi hakimler, sahte aciz vesikaları (EK-1) ve nöbetçi malikler (Cafer Güven) eliyle gasp edilmiştir. Suç halen devam etmektedir. 2026 yılı, bu hukuksuzluğun son bulduğu yıl olmalıdır.
KRONOLOJİK SUÇ ŞEMASI ÖZETİ:
2002: Sahte rakamlarla (tahrifatla) resmi Aciz Vesikası düzenletildi.
2007: Tahrifatın fark edilmesi üzerine, mahkeme kararsız "indirim" süsü verilerek sahtecilik gizlenmeye çalışıldı. Resmi belge üzerinde yapılan bu hesap oyunları, Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarının maddi delilidir.İcra hukuku sisteminde, kesinleşmiş bir Aciz Vesikası alacaklı firmanın şahsi kayıt defteri değildir; devletin resmi sicilidir. Şüpheli şirket, 5 yıl boyunca "87.000 TL alacağım var" diyerek devlet mührüyle takip yürütmüş, ancak tahrifat iddiası sorgulanmaya başlandığı an tek kuruş tahsilat yapmadan borç rakamını 25.000 TL aşağı çekmiştir.
Hukuki Sonuç: Ortada bir ödeme yokken yapılan bu tek taraflı indirim, bir feragat değil; 2002 tarihli belgenin sahteliğinin ve yargıyı yanıltma kastının maddi itirafıdır. Resmi belge üzerinde mahkeme kararı olmaksızın yapılan bu müdahale, Nitelikli Dolandırıcılık suçunun en somut delilidir
TARİH
İŞLEMİN MAHİYETİ
HUKUKİ DURUM / RAKAM
ŞÜPHELİ ŞİRKETİN SUÇ KASTI
17.10.2002
RESMİ ACİZ VESİKASI
87.939,00 TL (Mühürlü/Kesin)
"83'ü 87 yapan" kalem tahrifatı ile şişirilmiş sahte rakam devletin mührü altına alınmıştır.
19.03.2007
DOSYANIN ARŞİVDEN ÇIKIŞI
Müştekinin İtirazı
Şahsım dosyayı incelemeye başladığında, şüpheliler tahrifatın adli incelemeye girmesinden korkmuştur.
26.03.2007 (Sadece 7 gün sonra)
KEYFİ "İNDİRİM" TALEBİ
62.348,91 TL (Mahkeme Kararsız)
Şahsım tek kuruş ödeme yapmadığı halde, şirket "Hata yaptık" diyemediği için %30 indirim süsü vererek tahrifatı örtbas etmeye çalışmıştır.
Sayfa:19
Tahsilatların Gizlenmesi ve Kumpasın Kanıtı: 04.08.1999 tarihli ödeme emri ile 20.12.1999 tarihli ihtarname arasındaki asıl alacak miktarının (13.786.006.147 TL) kuruşu kuruşuna aynı olması, aradaki sürede yapılan milyarlarca liralık ödemenin kasten mahsup edilmediğini ispatlamaktadır. Av. Dönüş Aydın’a elden yapılan 5 Milyar TL ve teslim edilen çekler mizan dışında bırakılarak suçun maddi unsuru oluşturulmuştur.
Koordineli Dörtlü İcra Operasyonu: Şüpheliler, tahsilâtları gizlemek ve şahsımı mülksüzleştirmek amacıyla aynı borç için 4 ayrı icra dairesinde eş zamanlı dosyalar açmıştır:
· Beyoğlu 1. İcra (1999/2593 E.): Tahsilâtların gizlendiği ana dosya.
· Üsküdar 3. İcra (1999/1809 T.): Haciz baskısının kurulduğu dosya.
· Üsküdar 2. İcra (2000/816 E.): Gayrimenkul satışının yapıldığı dosya.
· Üsküdar İcra (2001/542 E.): Haksız tahsilatın kesinleştirildiği operasyon dosyası.
Gayrimenkul Gaspı ve Sahte Aciz Vesikası: Konutum usulsüz ihale süreciyle satılmış; 05.04.2002’de bakiye kalan 6.460.000.000 TL, şüpheli Eşref Çalışır tarafından nakden tahsil edilmiştir. Borç fazlasıyla kapanmasına rağmen dosya kapatılmamış; aksine "83’ü 87 yapan" tahrifatlı hesaplamalarla sahte aciz vesikaları düzenlenerek kumpas 26 yıla yayılmıştır.
Hukuki Sonuç: Farklı daireler üzerinden yürütülen bu "çapraz dosya kurgusu", yargı mercilerini dolandırıcılığa alet ederek mülk gaspı yapıldığının resmi kanıtıdır.
MADDİ GERÇEK VE HESAP TABLOSU (Gizlenen Tahsilatlar ve Suni Borç Artışı Dökümü) Aşağıdaki tablo, şüphelilerin icra dosyaları arasındaki koordinasyonu kasten bozarak, yapılan tahsilatları nasıl gizlediklerini ve borcu nasıl fahiş şekilde artırdıklarını özetlemektedir:
TABLO ANALİZİ VE SUÇUN ÖZETİ:
İşlem Tarihi
İşlemin Mahiyeti
Belge / Dosya Ref.
Tahsil Edilen / Ödenen Tutar
Borçtan Mahsup Edildi mi?
04.08.1999
Asıl İcra Takibi Başlangıcı
Beyoğlu 1. İcra 1999/2593
13.786.006.147 TL
(Başlangıç Borcu)
21.10.1999
Nakit ve Çek Teslimi
İcra Tutanağı (EK-2)
3.110.000.000 TL
HAYIR (Gizlendi)
1999 - 2000
Çek Sahibi Ev Satışı
(Haksız Tahsilat)
5.000.000.000 TL
HAYIR (Gizlendi)
Belirsiz
Av. Dönüş Aydın'a Elden Ödeme
Şahsi Beyan / Kayıtlar
5.000.000.000 TL
HAYIR (Gizlendi)
05.04.2002
Müşteki Evinin Satış Bedeli
Üsküdar İcra 2000/816
6.460.000.000 TL
HAYIR (Gizlendi)
GENEL TOPLAM
Yapılan Toplam Ödeme / Tahsilat
19.570.000.000 TL
BORÇ BİTMİŞTİR
17.10.2002
SAHTE ACİZ VESİKASI
EK-1 (Tahrif Edilmiş)
87.939.000.000 TL
BORÇ 6 KATINA ÇIKARILDI
KUMPASIN MATEMATİKSEL İMHASI VE SUÇ İKRARI (ÖZET TABLO)
Şüphelilerin 87 Milyar TL olarak sabitledikleri hayali borcu, hiçbir ödeme almadan 62 Milyar TL'ye düşürmeleri; rakamların uydurma olduğunun maddi itirafıdır.
AŞAMA
TUTAR (Eski Para)
YAPILAN İŞLEM
HUKUKİ ANALİZ
1. TAHRİFAT
87.939.000.000
83'ten 87'ye Kalemle Artış
SAHTECİLİK: Borç hayali üretildi!
2. İNDİRİM
-25.939.000.000
Ödemesiz "Keyfi" İndirim
İTİRAF: 87'nin sahte olduğu anlaşıldı!
3. SONUÇ
62 $\leftrightarrow$ 87 ZİGZAĞI
Rakamlarla "Çocuk Oyunu"
DOLANDIRICILIK: Borç uyduruluyor!
Sayfa:20
SORUŞTURMA MAKAMI İÇİN VAKA VE DELİL ÖZETİ
VAKA VE SUÇ ODAĞI
MEVCUT RESMİ DELİL / BELGE
HUKUKİ KARŞILIĞI
83'ten 87'ye Tahrifat
17.10.2002 Tarihli Aciz Vesikası
Md. 204: Resmi Belgede Sahtecilik
19,5 Milyar TL Gizli Tahsilat
İcra Tutanağı ve Banka Kayıtları
Md. 158: Nitelikli Dolandırıcılık
Mükerrer Sigorta Tazminatı
SBM ve Allianz Sigorta Kayıtları
Md. 158/1-k: Sigorta Dolandırıcılığı
Bayi İmha Stratejisi
Rekabet Kurulu 24-03/18-10 Kararı
Md. 220: Organize Suç Kastı
ORGANİZE SUÇ VE TAHSİLAT DÖNGÜSÜ ŞEMASI
Şüpheli yapı, şahsımı mülksüzleştirmek için şu kanalları kullanmıştır:
· MERKEZİ SUÇ (Sahtecilik): 17.10.2002 tarihli belgede daktilo edilen "83" rakamı, el yazısıyla karalanıp 87 Milyar TL yapılmıştır. (TCK 204)
· MÜKERRER TAHSİLAT (Hortum): 13,7 Milyar TL borca karşılık; icra ve elden yapılan toplam 19,5 Milyar TL tahsilat kasten gizlenmiştir. (TCK 158)
· SİGORTA VURGUNU (Çifte Kazanç): Benden tahsil ettikleri parayı sigortadan "alamadık" diyerek mükerrer şekilde almışlardır. (TCK 158/1-k)
· HUKUKSUZ HAPİS: Ödenmiş borçlar gizlenerek yargı yanıltılmış, şahsım 109 gün haksız yere hapis yatırılmıştır. (TCK 109)
ORGANİZE MALİ VURGUN VE İNFİZ ŞEMASI
SUÇUN AŞAMASI
UYGULANAN YÖNTEM
HUKUKİ / MALİ SONUÇ
1. VERGİ KAÇAKÇILIĞI
83'ü 87 Yapan Tahrifat
Sahte 'Zarar' Göstererek Vergi Kaçırma (VUK 359)
2. SİGORTA VURGUNU
Mükerrer Tazminat Talebi
Hem Borçludan Hem Sigortadan Tahsilat (TCK 158/1-k)
2. SİGORTA VURGUNU
Mükerrer Tazminat Talebi
Hem Borçludan Hem Sigortadan Tahsilat (TCK 158/1-k)
3. ADLİ YANILTMA
Ödenmiş Borçla Hapis
109 Gün Hukuksuz Hapis ve Evin Gasbı (TCK 109)
4. GÜNCEL İNFAZ
2026 Banka Hacizleri
Suçun Temadi Etmesi (İstanbul 14. İcra 2025/10153)
SAHTE BORÇ ÜRETİMİ (TCK 204): 17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası’nda daktilo edilen borcun kalemle şişirilmesi (83'ün 87 yapılması).
GİZLİ TAHSİLAT (TCK 158): Borç 13,7 Milyar TL iken, gayrimenkul satışlarıyla yapılan 19,5 Milyar TL tahsilatın mizan dışında bırakılması.
SİGORTA VURGUNU (TCK 158/1-k): Borç benden tahsil edildiği halde, genel müdürün şahsi sigorta acentesi aracılığıyla sigorta fonlarından "hasar tazminatı" adı altında mükerrer ödeme alınması.
Güncel İnfaz ve Adli Yanıltma (2026): Ödenmiş borçların "ödenmedi" gibi gösterilmesiyle şahsım 109 gün haksız yere hapsedilmiş; bu zulüm bugün (2026) İstanbul 14. İcra Dairesi (2025/10153) üzerinden banka hesaplarıma ve Rize’deki ata topraklarıma konulan hacizlerle devam etmektedir. Sayfa:21
26 YILLIK ORGANİZE SUÇ VE TAHSİLAT DÖNGÜSÜ ŞEMASI (ÖZET)
Aşağıdaki şema, şüpheli yapının aynı borç ilişkisi üzerinden yargı, sigorta ve mali mekanizmaları nasıl araç olarak kullandığını özetlemektedir:
AŞAMA
UYGULANAN YÖNTEM
HUKUKİ İHLAL VE TESPİT
1. SAHTE BORÇ ÜRETİMİ
17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası’nda daktilo ile yazılan "83" rakamı, kalemle karalanıp "87" yapılmıştır.
TCK 204: Resmi Belgede Sahtecilik (Fiziksel Tahrifat)
2. GİZLİ TAHSİLAT
Asıl borç 13,7 Milyar TL iken; icra dosyaları ve gayrimenkul satışıyla toplam 19,5 Milyar TL tahsil edilmiştir.
MATEMATİKSEL İSPAT: 13'ten 19 çıkınca borç kalmaz.
3. SİGORTA VURGUNU (ŞÜPHE)
Tahsilat gizlenerek; Genel Müdür Semih Orcan’a ait ORCAN SİGORTA (Sicil: 346917) üzerinden Allianz Sigorta’dan tazminat alınmıştır.
TCK 158/1-k: Sigorta Dolandırıcılığı (Mükerrer Kazanç)
4. ADLİ YANILTMA
Ödenmiş borç "hiç ödenmemiş" gibi gösterilerek müşteki 109 gün haksız hapse mahkûm edilmiştir.
TCK 109: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
5. GÜNCEL İNFAZ (2026)
Sahte belgeye dayalı bu silsile; 2026 yılında Rize’deki ata topraklarına konulan hacizlerle devam etmektedir.
İSTANBUL 14. İCRA 2025/10153: Suçun Temadi Etmesi
"DÜĞÜMÜ ÇÖZECEK" OPERASYONEL SUÇ MİMARİSİ ŞEMASI
Aşağıdaki tablo, şüpheli yapının mali ve yargısal kurumları nasıl birbirine karşı kullanarak maddi gerçeği gizlediğini göstermektedir:
OPERASYONUN ADI
KULLANILAN ENSTRÜMAN
EYLEM VE AMAÇ
SAKLANAN GERÇEK
BELGE TAHRİFATI
EK-1: Aciz Vesikası
Daktilo karakteri üzerine el yazısı müdahalesi (83 $\rightarrow$ 87).
Alacağın yasal miktarının dışına çıkılması.
GİZLİ TAHSİLAT ÇARKI
EK-2: İcra & Tapu Kayıtları
Şahsımdan 19,5 Milyar TL nakit ve varlık tahsil edilmesi.
Borcun 13,7 Milyar TL olduğu ve aslında bittiği gerçeği.
SİGORTA MANİPÜLASYONU
ORCAN SİGORTA (Sicil: 346917)
Tahsilat gizlenerek Allianz Sigorta’dan "hasar" adı altında tazminat alınması.
Borçludan tahsil edilen paranın sigortadan gizlenmesi (Vurgun).
ADLİ İNFAZ SÜRECİ
Beyoğlu 5. Asliye Ceza
Ödenmiş borçla alınan mahkumiyet ve 109 gün hapis.
Şahsın özgürlüğünün sahte belgeyle gasp edilmesi.
EKONOMİK İNFAZ (2026)
İstanbul 14. İcra 2025/10153
26 yıllık faizli kurguyla Rize’deki ata topraklarına haciz konulması.
Suç gelirinin (sahte borcun) 2026'da hala tahsil edilmeye çalışılması.
Sayfa:22
ZULMÜN VE SAHTECİLİĞİN KRONOLOJİK İNFAZ ŞEMASI
SÜREÇ
ŞÜPHELİ EYLEM
İNSANİ VE HUKUKİ YIKIM
BAŞLANGIÇ
Resmi Belgede Tahrifat (EK-1)
Daktilo üzerine kalemle "7" yazılarak borç 6 kat artırıldı.
OPERASYON
Kış Ortasında Tahliye
4 aylık bebekle sokağa atılma ve barınma hakkının gaspı.
İSİTİSMAR
Haksız Hapis (109 Gün)
Ödenmiş borçlar gizlenerek yargı eliyle hürriyetin gaspı.
GÜNCEL DURUM
2026 İnfazı (Rize Hacizleri)
Sahte belgeyle 26 yıl sonra ata topraklarına çökme girişimi.
ORGANİZE MALİ VURGUN VE GÜNCEL İNFAZ ŞEMASI (SON HALİ)
SUÇUN AŞAMASI
EYLEM VE DURUM
HUKUKİ / MALİ SONUÇ
1. SAHTECİLİK
83'ü 87 Yapan Tahrifat (EK-1)
Suçun Başlangıcı ve Sahte Borç Üretimi.
2. FİİLİ İNFAZ
Banka Hesaplarına Haciz
ŞU AN UYGULANIYOR. Ekonomik Hayatın Gasbı.
3. YAKIN TEHDİT
Rize Taşınmazlarına Haciz Riski
HER AN BEKLENİYOR. Miras ve Mülkiyet Gasbı.
4. TEMADİ
26 Yıllık Kesintisiz Suç
Suçun 2026 Yılında Hala Canlı Olması.
[ ORGANİZE SUÇ VE EKONOMİK İMHA OPERASYONU ŞEMASI ]
SUÇUN TANIMI
İLGİLİ KANUN
EYLEM VE ARAÇ
HUKUKİ / İNSANİ YIKIM
ÖRGÜTLÜ YAPI
TCK m. 220
Hukuk, Muhasebe ve yerel unsurların koordineli imha planı.
ORGANİZE SUÇ: Şahsımı her koldan boğma ve yok etme girişimi.
BELGEDE SAHTECİLİK
TCK m. 204
EK-1: Aciz Vesikası’nda kalemle tahrifat (83 -> 87).
TEMEL SUÇ: Tüm kumpasın üzerine inşa edildiği sahte dayanak.
DOLANDIRICILIK
TCK m. 158
Allianz Sigorta ve İcra kanallarıyla yapılan mükerrer vurgun.
MALİ ÇÖKÜŞ: Aynı alacağın birden fazla yerden tahsil edilmesi.
HÜRRİYETİ TAHDİT
TCK m. 109
Sahte belge ve yönlendirilmiş davalarla zincirleme hapisler.
ÖZGÜRLÜK GASPI: Toplamda aylarca süren haksız tutukluluklar.
HAKSIZ ARAMA
TCK m. 120
Konut dokunulmazlığının ihlali, elektrik/su kesme ve zorla tahliye.
BARINMA HAKKI İHLALİ: Aile mahremiyetinin ve huzurunun talanı.
ADLİ TUZAK
TCK m. 267
Mağdurun şikayetlerini "İftira" davasına çevirerek susturma.
YARGISAL TACİZ: Hak arayanın hapisle tehdit edilmesi.
GÜNCEL İNFAZ
2026 GÜNCEL
Sahte EK-1 belgesine dayalı banka ve toprak hacizleri.
TEMADİ EDEN SUÇ: Suçun bugün hala aktif olarak işlenmesi.
Safya:23
YARGITAY İÇTİHATLARI VE EMSAL KARARLAR IŞIĞINDA ŞÜPHELİ ŞİRKETİN ORGANİZE SUÇ DİNAMİĞİ VE HUKUKİ İHLALLERİ
Sayın Makamınızca incelenen bu dosya, sıradan bir ticari ihtilaf değil; Yargıtay’ın en yüksek daireleri ve Hukuk Genel Kurulu (HGK) tarafından defalarca tescil edilmiş ihlallerin sistematik bir sonucudur. Şüpheli şirketin şahsıma yönelik yürüttüğü mülksüzleştirme operasyonu, aşağıda zikredilen emsal kararlar uyarınca "Hukuk Düzeni Tarafından Korunamaz" mahiyettedir:
1. Belgede Tahrifatın Hukuki Geçersizliği (Kökten İptal)
Dayanak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK), 2011/12-458 E. Şahsıma karşı kullanılan EK-1 numaralı Aciz Vesikası’nda daktilo metin üzerine kalemle yapılan "83'ten 87'ye" geçiş, onaysız ve parafız bir müdahaledir. HGK’nın bu yerleşik içtihadı uyarınca; resmi belgedeki bu tür bir tahrifat, belgeyi sadece şüpheli hale getirmez, yapılan tüm icra işlemini kökten geçersiz (yok hükmünde) kılar.
2. Mükerrer Tahsilat ve Sigorta Vurgunu (Nitelikli Dolandırıcılık)
Dayanak: Yargıtay 19. HD, 2005/7412 E. ve Yargıtay 13. HD Kararları Borç 13,7 Milyar iken 19,5 Milyar TL tahsilat yapıldığı kayıtlarla sabittir. Yargıtay’ın bu yöndeki kararları, tahsilatı gizleyerek borçludan tekrar para talep etmeyi ve eş zamanlı olarak sigorta fonlarından tazminat almayı "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Sebepsiz Zenginleşme" olarak tanımlar.
3. "Kesin Hüküm" Zırhının Parçalanması (Hile ve Sahtecilik)
Dayanak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2021/327 E. Şüpheli tarafın geçmişteki hatalı mahkûmiyetleri bir "zırh" olarak kullanma çabası, bu kararla boşa çıkmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun net tespitiyle: Sahtecilik, hile ve yargıyı yanıltma yoluyla elde edilmiş hiçbir karar "kesin hüküm" teşkil etmez ve hukuk düzeni bu sahteciliği korumaz.
4. Kurumsal Kötü Niyet ve Dürüstlük Kuralı İhlali
Dayanak: Yargıtay 9. HD, 2015/28635 E. ve Yargıtay 11. HD / 19. HD (Bayi Koruması) Yargıtay, Electrolux A.Ş.’nin geçmiş uygulamalarında dürüstlük kuralını ihlal ettiğini ve bayilerini ekonomik olarak yok etmeye yönelik eylemlerinin TTK m. 55 (Haksız Rekabet) kapsamında olduğunu tescil etmiştir. Dilekçemizde sunduğumuz "Bayi İmha Stratejisi" iddiası, bu içtihatlarla tam uyumludur.
5. Mükerrer Takip Yasağı
Dayanak: Yargıtay 12. HD, 2003/14522 E. Aynı alacak için farklı icra dairelerinde koordineli olarak sürdürülen 4 ayrı dosya (Beyoğlu ve Üsküdar), Yargıtay’ın mükerrer takip yasağını ihlal ederek yargı organlarını suç aleti olarak kullanma gayretinin kanıtıdır.
SONUÇ OLARAK: Sayın Savcım, dilekçemin 2, 3, 4 ve 9. sayfalarında detaylandırılan bu kararlar, şüphelilerin savunmalarını (zamanaşımı, kesin hüküm, alacak hakkı) hukuken çürütmektedir. Yargıtay’ın bu net tavrı karşısında, EK-1 numaralı belgenin kriminal incelemeye gönderilmesi ve bu organize yapının deşifre edilmesi, Türk Adaleti’nin emsal kararlarına duyulan güvenin bir gereğidir.
ADALETİN TECELLİSİ İÇİN SON SÖZ VE VİCDANİ KANAAT ARZI
"Sayın Savcım; bu dosya 83 rakamının kalemle 87 yapılmasıyla (EK-1) başlayan, 26 yıllık organize bir mülksüzleştirme operasyonudur. 13,7 Milyar TL borca karşılık 19,5 Milyar TL tahsilat yapıldığı (EK-2) sabitken; şüphelilerin hâlâ 'alacaklıyız' diyerek 2026 yılında banka hesaplarıma ve Rize'deki ata topraklarıma haciz koyması (İstanbul 14. İcra 2025/10153) açık bir yargı tacizidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (2011/12-458 E.) net kararı uyarınca, onaysız bu tahrifat yapılan tüm işlemleri kökten geçersiz kılmaktadır. Suç bugün dahi 'temadi' (kesintisiz) ederek ailemi ekonomik olarak felç ettiği için zamanaşımı söz konusu değildir. Adaletin tecellisi için; 26 yıldır teknik incelemeden kaçırılan o sahte Aciz Vesikası belgenin (EK-1) ivedilikle KRİMİNAL laboratuvara sevkini ve bu mali cinayete karşı kamu davası açılmasını saygılarımla arz ve talep ederim." Sayfa:24
SAHTE BELGE VE FAİZ TAHRİFATIYLA DOLANDIRICILIK HAKKINDA EK BEYAN
1. MATEMATİKSEL İMKÂNSIZLIK VE %180 "HAYALİ" FAİZ HESABI
Şüpheli şirketin 04.08.1999 tarihli Ödeme Emri’nde asıl alacak tutarı 13.786.006.147 TL’dir. Ancak 17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası’nda bu rakam, daktilo ile 83.097.000.000 TL’ye çıkarılmış, ardından kalemle tahrif edilerek 87.939.000.000 TL’ye sabitlenmiştir. Sayın Savcım; borçlu tarafça HİÇBİR ÖDEME YAPILMADIĞI varsayılsa dahi, yıllık %180 basit faiz uygulandığında hesap şu şekilde çıkmaktadır:
Asıl Alacak: 13.786.006.147 TL & Yıllık %180 Faiz Miktarı: 24.814.811.064 TL
3 Yıllık Toplam Faiz: 74.444.433.192 TL / Toplam (Ana Para + Faiz): 88.230.439.339 TL
Görüleceği üzere, şüpheli şirket ancak yıllık %180 gibi hayali, gayri meşru ve hiçbir yasal dayanağı olmayan bir faiz uygulandığında ulaşılabilecek bir rakamı (87-88 Milyar bandını) resmi belgeye dercetmiştir. Bu artışın ne hukukta ne de matematikte yeri vardır.
2. ÖDEMELER YOK SAYILSA DAHİ RAKAM SAHTEDİR
Dosyada sunduğum tüm ödeme belgelerini bir an için yok saysak ve borçlu tarafça HİÇBİR ÖDEME YAPILMADIĞINI VARSAYSAK BİLE, devletin resmi faiz oranlarıyla bu rakama ulaşılması imkânsızdır. Bu durum, ödemelerin mahsup edilmemesinin ötesinde, doğrudan hayali bir borç yaratma operasyonudur.
3. BORCA MAHSUBEN YAPILAN ÖDEMELERİN GİZLENMESİ
Şüpheli şirket, icra dosyasına ve borca mahsuben yapılan nakit ödemeleri, çekleri ve gayrimenkul satışından elde edilen tahsilâtları kasıtlı olarak gizlemiş; bu ödemeleri anaparadan mahsup etmeyerek borcun miktarını suni olarak şişirmiştir. Bu gizleme eylemi, nitelikli dolandırıcılık kastının en somut ispatıdır.
4. RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK (83 $\rightarrow$ 87 OPERASYONU)
Şüpheli taraf, bu hayali faiz artışına resmiiyet kazandırmak için daktilo yazısını dahi yeterli görmemiş, belge üzerine (EK-1) kalemle, onaysız ve parafsız şekilde "7" rakamını ekleyerek borcu haksız yere 4 milyar daha artırmıştır. Bu durum, TCK 204 (Resmi Belgede Sahtecilik) suçunun en açık delilidir.
5. "SÖZLEŞME" SAVUNMASI GEÇERSİZDİR: KANUN TEFECİLİĞE İZİN VERMEZ
Şüpheli tarafın "bayilik sözleşmesinde faizi kabul etti" savunması, emredici hukuk kuralları karşısında tamamen hükümsüzdür:
Yasal Sınır: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi (E. 2002/11698, K. 2002/12961) sayılı kararı uyarınca; “Sözleşme serbestisi sınırsız değildir; fahiş faiz oranları kamu düzenine aykırıdır.” Tahrifat Suçu: Sözleşmede faiz kabul edilmiş olsa dahi, bu alacaklıya belgeyi kalemle değiştirme yetkisi tanımaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (E. 2011/12-458, K. 2011/536) sayılı kararı uyarınca; onaysız tahrifatlar sahtecilik suçunun konusudur.
YARGIYI YANILTMA VE TEMADİ EDEN SUÇ (EMSAL YARGITAY KARARI)
13 Milyar ile başlayan bir takibin, 3 yıl sonra hiçbir hesap dökümü olmaksızın 87 Milyar TL’ye fırlamasını devletin birimleri 24 yıldır denetlememiştir. Bu sahte rakamlarla 2026 yılında dahi malvarlığıma çökülmeye çalışılması, suçun devam ettiğinin kanıtıdır.
Şüphelilerin "kesinleşmiş mahkeme kararları" arkasına sığınma çabası hukuken geçersizdir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/327 E. sayılı kararı uyarınca: "Sahtecilik, hile ve yargı mercilerini yanıltma yoluyla elde edilmiş hiçbir karar kesin hüküm teşkil etmez ve hukuk düzeni tarafından korunamaz." Bu nedenle, sahte belgeyle yanıltılan mahkemelerin geçmişteki hatalı kararları, bugün işlenen nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçuna kalkan yapılamaz.
Yukarıda ispat edilen matematiksel imkânsızlıklar ışığında; Şikayete konu Aciz Vesikası’nın ivedilikle KRİMİNAL İNCELEMEYE sevkini,Şüpheli şirketin 13 Milyar'dan 87 Milyar'a ulaşan süreci basamak basamak gösteren RESMİ HESAP DÖKÜMÜNÜ sunmasının istenmesini, Şüpheli şirket yetkililerinin Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) ve Resmi Belgede
Sahtecilik (TCK 204) suçlarından cezalandırılmasını saygılarımla talep ederim. Sayfa:25
ŞÜPHELİLERİN ADALETİ YANILTMAYA YÖNELİK MUHTEMEL YALANLARI VE GERÇEKLERİN İFŞASI (ÖNLEYİCİ BEYAN)
YALAN 1: "Borç sadece faiz değil; icra masrafları, ev satış masrafları ve yediemin ücretleridir."
İFŞA: Hiçbir yasal masraf (tebligat, harç, baro pulu), mülkiyeti şahsıma ait olan iki adet evin satış bedelini yutup üzerine bir de borcu 13 Milyar'dan 87 Milyar'a çıkaramaz. Masraf savunması, yapılan 19,5 Milyar TL'lik gizli tahsilâtı örtbas etme girişimidir. Satış bedellerinin ana borçtan düşülmediği "Mükerrer Tahsilat Çizelgesi" ile sabittir.
YALAN 2: "Sözleşmedeki serbest faiz oranlarını uyguladık, borç o yüzden katlandı."
İFŞA: Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir, tefeci dükkanı değildir. Yargıtay 13. HD (2002/11698 E.) uyarınca, sözleşmede yazsa dahi yıllık %180’e tekabül eden fahiş faiz oranları Kamu Düzenine Aykırıdır. Ayrıca, hiçbir "serbest faiz" alacaklıya devletin resmi belgesi (EK-1) üzerinde kalemle rakam değiştirme (83 $\rightarrow$ 87) yetkisi vermez. Bu, "matematik hatası" değil, TCK 204: Resmi Belgede Sahtecilik suçudur.
YALAN 3: "Zamanaşımı dolmuştur, kayıtlar 10 yıl sonra imha edilmiştir."
İFŞA: Şüpheliler 2026 yılında (İstanbul 14. İcra 2025/10153) halen banka hesaplarıma haciz göndererek Suçu Temadi (Kesintisiz) hale getirmişlerdir. Kayıtların imha edildiği savunması külliyen yalandır; zira 2026'daki haczin dayanağı olan veriler şirketin aktif SAP/ERP (Dijital Muhasebe) sistemlerinde mevcuttur. Suçun meyvesini yemeye devam eden, suçun belgesini de saklamak zorundadır.
YALAN 4: "Geçmişteki mahkeme kararları kesin hükümdür, konu kapanmıştır."
İFŞA: Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2021/327 E.) uyarınca; sahtecilik, hile ve yargı mercilerini yanıltma yoluyla elde edilmiş hiçbir karar kesin hüküm teşkil etmez. Şüpheliler, tahrif edilmiş EK-1 belgesiyle yargıyı kandırarak aldıkları eski kararları, bugün işledikleri Nitelikli Dolandırıcılık suçuna kalkan yapamazlar. Sahte belgeyle kazanılan dava, hak değil; yeni bir suçun (Yargısal Dolandırıcılık) konusudur.
YALAN 5: "Ödenen paraları faize saydık, borç o yüzden bitmedi."
İFŞA: Borçlar Kanunu uyarınca yapılan her ödeme icra dosyasına bildirilmek zorundadır. Şahsımdan yapılan 19,5 Milyar TL'lik tahsilatı icra müdürlüğünden gizleyip, dosyada borcu hiç azalmamış gibi göstermek TCK 158/1-k (Sigorta ve Kamu Kurumlarını Araç Ederek Dolandırıcılık) suçunun en çıplak halidir.
NETİCE OLARAK SAVCILIK MAKAMINA ARZIMDIR:
Şüphelilerin yukarıdaki basmakağıdı yalanlarla zaman kazanmasına ve suçu örtbas etmesine müsaade edilmemelidir. Tek bir somut adım her şeyi çözecektir: EK-1 numaralı belgedeki "7" rakamının kriminal incelemeye gönderilmesi ve şirketin 1999-2026 arası kesintisiz hesap dökümünün (Log kayıtlarıyla birlikte) istenmesi. Sayfa:26
GÖREV VE YETKİYE DAİR ÖNEMLİ HATIRLATMA: BU DOSYA NEDEN BİR "ALACAK DAVASI" DEĞİLDİR?
Şüphelilerin olayı bir "ticari uyuşmazlık" veya "hukuk mahkemesinin işi" olarak gösterme çabası, işlenen suçların üzerini örtme taktiğidir. Sayın Savcılıkça bu dosyanın "hukuk işi" olarak nitelendirilmesi aşağıdaki SUÇ UNSURLARI nedeniyle hukuken imkansızdır:
Resmi Belgede Sahtecilik (TCK 204): Borcun miktarı hukuk mahkemesinin işi olabilir; ancak devletin mühürlü belgesi olan Aciz Vesikası üzerinde daktilo yazısının kalemle tahrif edilerek (83 $\rightarrow$ 87) rakam değiştirilmesi, münhasıran CUMHURİYET SAVCILIĞI'NIN görev alanına giren ağır bir ceza suçudur. Hukuk mahkemesi hapis cezası veremez, sahtecilik suçunu cezalandıramaz.
Yargısal Dolandırıcılık (TCK 158): Şüpheliler, tahrif edilmiş bu sahte Aciz Vesikası belgeyi icra dairelerine ve mahkemelere sunarak yargı mercilerini dolandırmış, şahsımın 109 gün hürriyetinden yoksun kalmasına (hapis yatmasına) neden olmuşlardır. Bir insanın hürriyetinin sahte belgeyle gasp edilmesi bir "ticari uyuşmazlık" değil, Ağır Ceza'lık bir suçtur.
Mükerrer Tahsilat ve Sigorta Suistimali: Yapılan 19,5 Milyar TL'lik ödemenin icra dosyalarından gizlenmesi ve aynı borç için sigorta şirketinden tazminat alınması, Nitelikli Dolandırıcılık suçunun (TCK 158/1-k) en somut halidir. Kamu kurumlarının (İcra Müdürlükleri) araç olarak kullanılması bu suçu doğrudan Savcılık makamının öncelikli görevi haline getirir.
NETİCE: Ortada bir "borç hesaplaması" değil, "sahte belge ile mülke ve hürriyete çökme" operasyonu vardır. Sahteciliğin ve dolandırıcılığın olduğu yerde "hukuk uyuşmazlığından" bahsedilemez. Savcılık makamı, suç aleti olan tahrif edilmiş belgeyi kriminale göndermek ve organize bu yapıyı soruşturmakla mükelleftir.
Sayın Savcım; bu dosya bir "hesap uyuşmazlığı" değil, devletin resmi mührü altında işlenmiş bir "Mülksüzleştirme ve Hürriyet Gaspı" operasyonudur. Şüpheli Electrolux A.Ş., daktilo ile yazılmış 83 Milyar TL'lik resmi rakamı yeterli görmeyip, belge üzerine (EK-1) onaysız bir kalem darbesiyle "7" rakamını ekleyerek borcu 87 Milyar TL’ye çıkarmıştır. Bu tek bir kalem hareketiyle; şahsımın iki evi gasp edilmiş, 109 gün hürriyetim çalınmış ve 26 yılım karartılmıştır.
Şüphelilerin "hukuk işidir" veya "zamanaşımı" sığınakları hukuken çökmüştür. Çünkü:
1. Zamanaşımı Yoktur: 2026 yılında (İstanbul 14. İcra 2025/10153) halen banka hesaplarıma haciz gönderilerek suç temadi (kesintisiz) ettirilmektedir.
2. Hukuk Mahkemesi Yetkisizdir: Resmi belgede tahrifat (TCK 204) ve nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) münhasıran Cumhuriyet Savcılığı'nın görev alanıdır.
3. Matematik Yalan Söylemez: 13 Milyar'ı 3 yılda 87 Milyar yapan bir faiz ne hukukta ne ticarette vardır; bu rakam ancak tefecilik ve sahtecilikle mümkündür.
SON SÖZ: Devletin resmi belgesindeki o "7" rakamı, şüphelilerin suç imzasıdır. Adaletin tecellisi için şikayet konu Aciz Vesikası belgenin ivedilikle Kriminal Laboratuvar’a sevki ile sahteciliğin tespiti ve şüpheliler hakkında Kamu Davası açılmasını arz ve talep ederim
Sayfa:27
RESMİ BELGEDE "EL YAZISI" VE "KATMANLI TAHRİFAT" İLE YAPILAN SAHTECİLİK HAKKINDA EK BEYAN
SAYIN MAKAMINIZA ÖNEMLE ARZ EDERİM Kİ;
Şikâyet konusu olan 17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası (EK-1) üzerindeki tahrifat, sadece bir "rakam farkı" değil; daktilo metni ve resmi mühür üzerine sonradan el yazısıyla yapılan, onaysız bir müdahaledir. Bu durum, aşağıda belirtilen teknik ve hukuki gerekçelerle TCK 204 (Resmi Belgede Sahtecilik) suçunun "suçüstü" mahiyetindeki delilidir:
1. Mühür Üzerine El Yazısı Müdahalesi (Kesin Suçüstü Tespiti): Belge aslı incelendiğinde; resmi mühür (kaşe) alt katmanda kalırken, kalemle eklenen "7" rakamının mürekkebi mührün TAM ÜZERİNE binmiştir. Bu fiziksel durum, "7" rakamının belge mühürlenip resmiyet kazandıktan SONRA eklendiğinin mutlak kanıtıdır. Zira kalem mürekkebi, mühür mürekkebini örterek üst katmana yerleşmiştir. Hiçbir resmi memur, mühürlediği belgenin üzerine onaysız rakam eklemez; bu durum belgenin icra dairesinden çıktıktan sonra tahrif edildiğini ispatlar.
2. Daktilo Metni ve El Yazısı Çelişkisi: Belgenin tamamı daktilo ile yazılmışken, borç miktarını belirleyen kritik "83" rakamının yanına, adi bir tükenmez kalemle "7" rakamı eklenerek borç haksız yere **"87"**ye çıkarılmıştır. Daktilo karakterleri arasına el yazısı dercedilmesi, belgenin tanzim anından sonra tahrif edildiğinin karinesidir.
3. Mühür ve Paraf Eksikliği (Hukuki Geçersizlik): İcra ve İflas Kanunu uyarınca; belgedeki maddi hatalar ancak resmi memurun düzeltme yapılan yerin yanına basacağı "mühürlü paraf" (tashihat şerhi) ile geçerlilik kazanır. EK-1 belgesinde, mühür üzerine yapılan bu müdahalenin yanında hiçbir resmi onay veya mühürlü paraf bulunmamaktadır.
4. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU (HGK) KARARI (2011/12-458 E.): HGK’nın yerleşik içtihadı uyarınca; "Resmi belgede yapılan onaysız el yazısı müdahaleleri belgeyi şüpheli hale getirmekle kalmaz, yapılan tüm icra işlemlerini kökten geçersiz kılar." 5. Kriminal Laboratuvar Tetkiki Talebi: Mikroskop altında yapılacak "Mürekkep Katman Analizi" ile; kalem mürekkebinin mühür izini örttüğü, yani mühürden sonra kağıda temas ettiği teknik raporla tescil edilecektir. Ayrıca mürekkep yaşı ve "fulaj" (baskı derinliği) farkları sahteciliği bilimsel olarak kanıtlayacaktır.
KRİMİNAL İNCELEME VE EL KOYMA TALEBİ: Netice itibarıyla; sahteciliğin "suç aleti" olan ve daktilo metni ile RESMİ MÜHÜR ÜZERİNE el yazısıyla tahrif edildiği çıplak gözle dahi sabit olan 17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası’nın (EK-1), aslına el konularak ivedilikle Jandarma veya Polis Kriminal Laboratuvarı'na sevkini; mühür üzerine binmiş olan o "7" rakamının teknik olarak tespit edilerek suçun tescilini ve şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.
"Sayın Savcım; bu dosya, devletin resmi mührüyle tescil edilmiş bir belgenin (EK-1) üzerine, mühürden sonra el yazısıyla müdahale edilerek (83 $\rightarrow$ 87) bir vatandaşın mülkiyetine ve hürriyetine 'çökme' operasyonudur. Mühür altta, sahte kalem izi üsttedir; bu durum 'maddi gerçekliğin çıplaklığı' ile tespitli gibi ortadadır. 26 yıllık organize kumpasın ve nitelikli dolandırıcılığın en pervasız kanıtı olan bu 'mühür üzerine kalem oynatma' eyleminin kriminal incelemeyle tescil edilmesini ve şüpheliler hakkında ivedilikle kamu davası açılmasını saygılarımla arz ve talep ederim." Sayfa:28
BEYOĞLU 1. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ 1999/2593 E. SAYILI DOSYADA YARGI YETKİSİNİN GASPI, ŞİRKET İÇİ "İCRA KOMİTESİ" ELİYLE RESMİ BELGEDE TAHRİFAT VE NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK İHBARI
OLAYIN GELİŞİMİ VE ŞÜPHELİ ŞİRKET BİNASINDAKİ HUKUKSUZ SÜREÇ
1. İcra Müdürlüğü’nün Ödemeyi Reddetmesi: Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’nün 1999/2593 E. sayılı dosyası kapsamında taksitlendirme protokolü yaptım. Taksit ödemesi için elimde bulunan 5.000 TL tutarındaki müşteri çekini icra dairesine götürdüm. Ancak icra görevlileri; "Biz çek ödemesi alamayız, protokolün bozulmuş, git alacaklı Electrolux A.Ş. ile anlaş." diyerek beni resmi makamdan geri çevirmişlerdir.
2. Şirket Satış Birimi Tarafından "Hukuk"a Sevk Edilmem: İcra dairesinin yönlendirmesiyle gittiğim Electrolux A.Ş. satış sorumluları; "Borcu ödemedin, bayilik fesih oldu. Konu artık Hukuk Departmanı'na intikal etti, bizimle işin kalmadı. Git işini orada çöz." diyerek beni şirket binası içerisindeki bölüme yönlendirmişlerdir.
3. Şirket İçindeki "Özel Oda" ve Şüpheli Avukatla Görüşme: Şirket binasında tarafıma özel bir oda gösterildi. Odada şüpheli Av. Dönüş Aydın bulunuyordu. Kendisiyle aramızda şu konuşma geçti:
Ben (Cemil): "Sayın Avukat, ben icra dairesine çekle ödeme yapmaya gittim ama beni size gönderdiler. Bu borç hesabı nasıl yapılıyor? Ben ödemeler yaptım ama borç azalmıyor, sürekli artıyor. Bu hesabın aslı nedir?"
Av. Dönüş Aydın: "Cemil Bey, bizim Electrolux bünyesinde profesyonel bir Hukuk Departmanımız var. Ben bu departmanın başındayım ve aynı zamanda İcra Komite Başkanı sıfatıyla görev yapıyorum. Tüm hesaplar benim kontrolümde ve yönetimimdeki bu komite tarafından yapılır. İcra dairesi sadece bizim hazırlayıp sunduğumuz bu hesapları kağıda döker. Alınan tüm paralar da doğrudan bana/bize gelir. Dolayısıyla icra dairesiyle değil, benimle muhatapsınız; alacaklı ne derse icra onu yapar."
4. Çekin Fırlatılması, Hakaret ve Kovulma: Bu sözler üzerine borca mahsuben yanımda getirdiğim 5.000 TL’lik müşteri çekini kendisine uzattım. Şüpheli Av. Dönüş Aydın, çeki hışımla elimden alıp masaya fırlatarak; "Sen bizi çekle mi dolandıracaksın? Bana nakit para getireceksin! Borcun tamamını ödeyeceksin!" diyerek bana hakaret etmiş ve beni odadan kovmuştur.
5. Hukuki Tespit (Henüz Aciz Vesikası Yokken): Önemle belirtmek gerekir ki; bu görüşme gerçekleştiği sırada henüz ortada düzenlenmiş bir Aciz Vesikası bulunmamaktaydı. Şüpheli vekilinin "Hesapları biz yaparız, icra dairesi bizim verdiğimizi kağıda döker" beyanı, daha sonra ortaya çıkan ve daktilo edilmiş 83 rakamının kalemle 87 yapıldığı o sahte belgenin (EK-1), bizzat bu "Özel Oda"da ve "İcra Komitesi" kararıyla tahrif edildiğinin açık kanıtıdır.
Yukarıda arz edilen somut vakıalar ve şüpheli Av. Dönüş Aydın’ın bizzat şirket binasındaki "özel odada" yaptığı itiraflar doğrultusunda; Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü 1999/2593 E. sayılı dosyada daktilo edilmiş 83 rakamını kalemle 87 yapan, icra yetkisini gasp eden ve 26 yıldır şahsımı mülksüzleştiren "İcra Komitesi" üyeleri ile tüm sorumlular hakkında ivedilikle kamu davası açılmasını ve şüpheli ile YÜZLEŞTİRİLMEMİ saygılarımla arz ve talep ederim. Sayfa:29
BEYOĞLU 1. İCRA 1999/2593 E. MERKEZLİ ORGANİZE SUÇ DOSYASI DİZİ PUSULASI Sayfa:30
SIRA NO
BELGE / DELİL TANIMI
İLGİLİ DOSYA NUMARALARI
AMACI VE ÖNEMİ
1
Suç Duyurusu Dilekçesi (31 Sayfa)
Genel
26 Yıllık Organize Suç Silsilesinin Özeti
2
EK-1: Tahrif Edilmiş Aciz Vesikası
Beyoğlu 1. İcra 1999/2593 E.
83'ü 87 Yapan Kalem Tahrifatı (Suç Aleti)
3
EK-2: Tahsilat ve Ödeme Çizelgesi
Genel
13,7 Milyar Borca Karşı 19,5 Milyar Tahsilat İspatı
4
Konut Satış ve İhale Belgeleri
Beyoğlu 4. İcra 2000/836 E.
Aile Konutunun Gaspı ve Mahsup Edilmeyen Bedel
5
Hapis ve Mahkumiyet Kayıtları
Beyoğlu 5. Asliye Ceza 1999/2467 E.
Sahte Belgeyle 109 Gün Hürriyet Gaspı
6
2026 Güncel İnfaz Kaydı (UYAP)
İstanbul 14. İcra 2025/10153
Suçun Temadi Ettiğinin (Kesintisizliği) Kanıtı
7
Ticari Sicil ve Ortaklık Kaydı
Orcan Sigorta (Sicil: 346917)
Sigorta Vurgunu ve Mükerrer Kazanç Tespiti
8
Emsal Yargıtay Kararları Listesi
Genel
Tahrifatlı Belgenin "Yok Hükmünde" Olduğu İspatı
9
Rekabet Kurulu Kararı
24-03/18-10 Sayılı Karar
Sistematik "Bayi İmha Stratejisi" İspatı
10
Mükerrer Takip Dosya Listesi
Üsküdar 2. İcra 2000/816 E.
Aynı Alacak İçin Açılan 4 Ayrı Dosyanın İfşası
USULSÜZ TEMLİK VE CİRO SİLSİLESİ ANALİZİ
Alacaklı Electrolux A.Ş., alacağını sigortadan rücu yoluyla kapatma sürecine girmesine rağmen; bankaya bizzat yazdırdığı çeklerin arkasına şirketle bağı belirsiz Ayhan Koç ve Hamza Duran’ın şahsi cirolarını ekleyerek silsileyi kasten bozmuştur.
Noter Şartı: Bir alacak devri (temlik) iddiası varsa, bu işlemin noter huzurunda resmi olarak yapılması yasal zorunluluktur. Dosyada noter onaylı bir temlikname bulunmaması, silsileyi tamamen hükümsüz kılar.
İcra Müdürlüğü'nün Ağır İhmali: İcra Müdürlüğü, çekin arkasındaki ciro silsilesine bakmadan, "yazdıran" ile "takip yapan" arasındaki çelişkiyi ve noter onayı olmayan şahsi imzaları denetlemeksizin bu usulsüz takibi başlatmıştır.
Şüpheli Sıfatı: Bu şahısların sigorta yetkilisi olup olmadıkları araştırılmalıdır; noter onaysız bu gizli devirlerle gerçek işlem süreci karartılmış ve mükerrer kazanç hedeflenmiştir.
Noter onayı olmayan, silsilesi kopuk ve icra dairesince denetlenmeden işleme konulan bu süreç; evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığın somut ispatıdır.
Şüpheli Electrolux A.Ş., alacaklı sıfatı devam ederken Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü 1999/2593 E. sayılı dosyası üzerinden hukuka aykırı işlemlere başvurmuştur. Bu süreçte, noter onaylı bir temlikname olmaksızın şirketle bağı belirsiz Ayhan Koç ve Hamza Duran üzerinden usulsüz ciro zincirleri oluşturulmuş; İcra Müdürlüğü ise çekin arkasındaki silsile uyumsuzluğunu denetlemeyerek bu sahteciliğe zemin hazırlamıştır. Yapılan nakdi ödemeler ve aile konutunun Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğü 2000/836 E. üzerinden satışı borçtan mahsup edilmemiş, nihayetinde aciz vesikası üzerinde 83.000 TL olan rakam tahrifatla 87.939 TL’ye yükseltilerek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları işlenmiştir. Bu organize usulsüzlükler nedeniyle şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını ve mağduriyetimin giderilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK, NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK VE İCRA TAKİBİNDE USULSÜZ İŞLEMLER İLE EKONOMİK MAHVİYETE SEBEBİYET VERİLMESİ HAKKINDA ŞİKAYET : Şüpheli Electrolux A.Ş. tarafından, borçlu Vural Elektronik’ten olan alacağın sigorta şirketinden rücu yoluyla tahsil edilmesine rağmen, alacaklı sıfatı sona erdiği halde hukuka aykırı şekilde Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü 1999/2593 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine devam edilmiştir. Bu süreçte alacağın temliki adı altında noter onayı olmayan usulsüz ciro zincirleri oluşturulmuş; konu Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi 1999/2467 E. sayılı dosyasına taşınmış olmasına rağmen art niyetli işlemler sürdürülmüştür. Takip devamında, borçlu tarafından yapılan toplam 14.570 TL tutarındaki nakdi ödemeler ve aile konutunun Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğü 2000/836 E. sayılı dosyası üzerinden yok pahasına satılmasından elde edilen bedeller ana borçtan mahsup edilmeyerek borçlu zarara uğratılmıştır. Nihayetinde, düzenlenen aciz vesikası üzerinde 83.000 TL olan rakamın tahrifatla 87.939 TL’ye yükseltilmesi, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının sübut bulduğunu açıkça göstermektedir. Kamu görevlilerinin de alet edildiği bu organize usulsüzlükler zinciri neticesinde şahsımın ve şirketimin mahvına sebebiyet veren şüpheliler hakkında gerekli tahkikatın yapılarak kamu davası açılmasını arz ve talep ederim. Yukarıda arz ve izah edilen somut gerçekler ışığında; alacaklı sıfatı kalmadığı halde takibe devam eden Electrolux A.Ş. yetkilileri ile ciro zincirindeki usulsüzlüklerde payı olan şüphelilerin, Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü 1999/2593 E., Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi 1999/2467 E. ve taşınmaz satışının yapıldığı Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğü 2000/836 E. sayılı dosyalarındaki tüm hukuk dışı işlemlerinin incelenmesini talep ederim. Yapılan tahrifatlı aciz vesikası, mahsup edilmeyen ödemeler ve meskeniyet hakkı ihlal edilerek satılan aile konutu üzerinden uğratıldığım büyük ekonomik yıkımın tespitiyle; resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından şüpheliler hakkında gerekli tahkikatın yapılarak kamu davası açılmasını ve mağduriyetimin giderilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. Sayfa:31
SAHTECİLİK VE NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SİLSİLESİ HAKKINDA
SUÇ DUYURUSU
SUÇLAR:
1- Resmi Belgede Sahtecilik (TCK m. 204/2)
2- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-d, i, k)
3- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK m. 109)
4- Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme (TCK m. 220)
KONU: Şüphelilerin 1999 yılından 2026 yılına kadar uzanan, resmi belgeler üzerinde tahrifat yaparak ve yargı mercilerini manipüle ederek şahsımı mülksüzleştirme eylemlerine ilişkin suç duyurumdur. SUÇUN ANATOMİSİ VE MADDİ DELİLLER
1. EK-1: Resmi Belgede Tahrifat (Sahtecilik):
Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü’nün 1999/2593 E. sayılı dosyasında yer alan Aciz Vesikası’ndaki devlet mührü üzerine kalemle müdahale edilmiş ve $83 \rightarrow 87$ değişikliği yapılarak belge sahteleştirilmiştir. Bu sahtecilik, Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1999/2467 E. sayılı dosyasında şahsımın 109 gün haksız hapis yatmasına temel teşkil etmiştir.
2. Electrolux 10.jpg ve 11.jpg: Kayıt Dışı Tahsilat (Dolandırıcılık):
Şüpheliler, 19,5 Milyar TL (Eski Para) tutarındaki tahsilatı şirket kayıtlarına girmeyen şahsi cirolarla yönetmişlerdir. Bu bedeller borcumdan mahsup edilmemiş, aksine borç hiç ödenmemiş gibi gösterilerek aile konutumun haksız satışına (Beyoğlu 4. İcra 2000/836 E.) neden olunmuştur.
3. Suçun Devamı (Temadi):
Bu bir geçmiş zaman suçu değildir. Şüpheliler, sahteliği tescilli bu dosyalara dayanarak 2026 yılında dahi İstanbul 14. İcra Müdürlüğü 2025/10153 E. üzerinden emekli maaşım ve banka hesaplarım üzerinde haciz yürütmektedirler.
SORUŞTURMAYA ESAS TÜM DOSYA VE COURT NUMARALARI (SIRALI)
Savcılığınızca celp edilerek birbirleriyle olan suç bağının (çapraz sorgu ile) incelenmesini talep ettiğim dosyalar şunlardır:
· Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü - 1999/2593 E.: Mühür tahrifatının ($83 \rightarrow 87$) yapıldığı ana suç dosyası.
· Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi - 1999/2467 E.: Sahte kurgu ile 109 gün haksız hapis yatırıldığım hürriyet gaspı dosyası.
· Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğü - 2000/836 E.: Tahsilatın gizlenerek aile konutumun gasp edildiği dosya.
· Üsküdar 2. İcra Müdürlüğü - 2000/816 E.: Mükerrer takiplerle ticari hayatımın bitirildiği dosya.
· İstanbul 14. İcra Müdürlüğü - 2025/10153 E.: 2026 yılında suçun halen devam ettiğinin ispatı olan güncel dosya.
· İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi - 2023/202 E.: Haklılığımı ve tazminat hakkımı tescil eden güncel ilam.
NETİCE VE İSTEM:
Yukarıda delilleriyle sunduğum 26 yıllık organize suç zinciri nedeniyle; şüpheliler hakkında ivedilikle soruşturma başlatılmasını, TCK 128 uyarınca şüphelilerin malvarlıklarına tedbir konulmasını ve kamu davası açılarak cezalandırılmalarını saygılarımla arz ve talep ederim.
"Söz konusu organize suç silsilesi ve resmi belgede yapılan tahrifat (83 $\rightarrow$ 87), sadece şahsımın değil, Türk yargı sisteminin güvenilirliğine ve kamu düzenine karşı işlenmiş ağır bir saldırı niteliğindedir. Mağduriyetimin 26 yıldır devam etmesi ve 2026 yılında dahi (İstanbul 14. İcra 2025/10153 E.) malvarlığıma el atılması karşısında; bu 'mali infaz' operasyonunun tüm teknik detaylarını ve somut delillerini, Anayasal hak arama hürriyeti kapsamında kamuoyunun ve basın yayın organlarının bilgisine sunma hakkımı mahfuz tuttuğumu, adaletin tecellisi için saygılarımla arz ederim." Sayfa:32
HEYET TEŞEKKÜLÜ TALEBİ VE GEREKÇELERİ
Soruşturma konusu eylemler; sadece bir belgede yapılan tahrifattan ibaret olmayıp, yargı, bankacılık, sigorta ve kurumsal muhasebe sistemlerinin araç olarak kullanıldığı bir "Varlık Transferi" operasyonudur. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için aşağıdaki uzmanlık alanlarından oluşan bir heyet elzemdir:
Kriminalistik Uzmanı (Grafoloji): Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü 1999/2593 E. sayılı dosyadaki Aciz Vesikası (EK-1) üzerinde, mühür katmanının üstünde yer alan el yazısı müdahalesinin (83 $\rightarrow$ 87) ve mürekkep yaşının tespiti için.
Maliye Müfettişi / Hesap Uzmanı: Şüpheli şirketin 1999-2026 arası SAP/ERP kayıtlarının incelenerek; şahsımdan yapılan 19.570 TL tahsilatın neden mahsup edilmediğinin ve vergi matrahından "sahte zarar" olarak düşülüp düşülmediğinin (VUK 359) tespiti için.
Sigorta Denetçisi: ORCAN SİGORTA (Sicil: 346917) aracılığıyla Allianz Sigorta’dan borcun tahsil edilip edilmediğinin ve "Mükerrer Tazminat" yoluyla nitelikli dolandırıcılık yapılıp yapılmadığının tespiti için.
İcra Hukuku Uzmanı: Aynı alacak için neden dört ayrı icra dairesinde (Beyoğlu 1., Üsküdar 2., Üsküdar 3., Üsküdar İcra) koordineli dosya açıldığının ve usulsüzlüklerin tespiti için.
İNCELENECEK DOSYALAR VE DELİL SİLSİLESİ
Heyetin incelemesine esas teşkil edecek, dilekçemde belirtilen tüm dosyalar aşağıdadır:
Beyoğlu 1. İcra 1999/2593 E. (Ana sahtecilik dosyası) ve Beyoğlu 4. İcra 2000/836 E. (Aile konutunun satış dosyası) ve Üsküdar 2. İcra 2000/816 E. (Satış dosyası)
Beyoğlu 5. Asliye Ceza 1999/2467 E. (Hukuksuz hapis dosyası) ve İstanbul 14. İcra 2025/10153 (2026 yılı güncel haciz dosyası) SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz edilen nedenlerle; suçun temadi etmesi ve 2026 yılı itibarıyla miras haklarıma dahi el atılması karşısında, delillerin karartılmasını önlemek adına şüpheli şirketin dijital ve fiziki kayıtları üzerinde yukarıda belirtilen Multidisipliner Heyet marifetiyle "Yerinde Denetim" ve "Teknik İnceleme" kararı verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
ŞİRKETİN FAALİYET İZNİNİN İPTALİ VE TİCARETİNDEN MEN EDİLMESİ TALEBİ
GEREKÇE: Şüpheli Electrolux A.Ş., 26 yıldır sistematik bir şekilde yargı mercilerini yanıltmış, resmi belgeler üzerinde tahrifat yapmış (EK-1: 83 $\rightarrow$ 87) ve yargı içerisindeki rüşvet odaklarıyla iş birliği yaparak bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını mülksüzleştirmiştir. Söz konusu suçlar münferit bir çalışan hatası değil; şirketin "İcra Komitesi" adı verilen birimi tarafından planlanan, kurumsal bir **"Mali İnfaz Stratejisi"**dir.
TCK Madde 60 Uyarınca Talep: "Bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan yarar sağlanması durumunda, bu tüzel kişinin izninin iptaline karar verilir." hükmü gereğince;
Ticari Lisansın İptali: Şüpheli şirketin Türkiye’deki ticari faaliyetlerini, kamu düzenini ve yargı güvenini ağır şekilde ihlal ederek suç işlemek amacıyla bir araç olarak kullanması nedeniyle; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’na müzekkere yazılarak, şirketin ticari lisansının ve faaliyet izinlerinin iptal edilmesini,
Ticaret Sicil Şerhi: Şirketin sicil kaydına "Suç soruşturması nedeniyle ticari faaliyetten men" şerhinin işlenmesini,
Kayyum Atanması / Faaliyet Durdurma: Soruşturma tamamlanana kadar, suç gelirlerinin kaçırılmasını ve 2026 yılındaki güncel infazların (İstanbul 14. İcra 2025/10153) devam etmesini engellemek amacıyla, şirketin hukuk ve mali işler departmanlarına denetçi kayyum atanmasını veya faaliyetlerinin askıya alınmasını,
Nihai Talep: 26 yıldır adaleti bir "imha silahı" olarak kullanan bu yapının, Türk ticaret hukukunun dürüstlük ilkelerini paspas ederek suç işlemeye devam etmesi kabul edilemez. Şirketin Türkiye’deki varlığının kamu güvenliği açısından bir "suç odağı" haline geldiği tespit edilerek, Türkiye'de ticaret yapmaktan men edilmesini arz ve talep ederim. Sayfa:33
1999-2026 YILLARI ARASINDA SÜREGELEN ORGANİZE YARGI MANİPÜLASYONU, RESMİ MÜHÜR TAHRİFATI VE NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SİLSİLESİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
TESPİT VE DELİLLER:
Tahsilatın Gizlenmesi: Şüpheli kurum yetkilisi Hamza Duran imzalı belgelerde, alacakların tahsil edildiği veya iptal edildiği görülmesine rağmen, bu bedeller borçtan mahsup edilmemiştir.
Yargının Yanıltılması: Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/289 D. İş sayılı kararıyla, tahsil edilen çekler (Örn: 0490776, 0490777) sanki hiç ödenmemiş gibi 13.786.006.147 TL'lik (Eski Para) ihtiyati haciz kararına dahil edilmiştir.
Haksız Ceza Davasının Açılması (Beyoğlu 5. Asliye Ceza 1999/2467 E.): Yukarıda zikredilen ve aslında iptal edilmiş/tahsil edilmiş olan bu çeklerin, kötü niyetle işleme koyulması ve mahkemeye "ödenmemiş alacak" olarak sunulması sonucunda, şahsım aleyhine Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1999/2467 E. sayılı dosyası açılmış; bu sahte çek kurgusu üzerinden yargılama yürütülmüştür.
Mühür Tahrifatı ve Hapis:Bu suni alacak kurgusu, Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü 1999/2593 E. dosyasındaki mühür tahrifatı ($83 \rightarrow 87$) ile birleştirilerek şahsımın 109 gün haksız hapis yatırılmasına ve hürriyet gaspına dayanak yapılmıştır.
Temadi (Süreklilik): Bu hukuksuz süreç 2026 yılında İstanbul 14. İcra 2025/10153 E. dosyası ile halen devam ettirilmektedir.
SORUŞTURMAYA ESAS TÜM DOSYA VE COURT NUMARALARI (SIRALI)
Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü - 1999/2593 E.: Mühür tahrifatının ($83 \rightarrow 87$) ve sahteciliğin tescil edildiği ana suç dosyası.
Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi - 1999/2467 E.: İptal edilmiş çeklere dayanılarak açılan, mağdurun 109 gün haksız hapis yatırıldığının ve hürriyet gaspının belgesi olan ceza dosyası.
Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğü - 2000/836 E.: Hukuka aykırı mülksüzleştirme ve aile konutu gaspı dosyası.
Üsküdar 2. İcra Müdürlüğü - 2000/816 E.: Kayıt dışı tahsilatların ve mükerrer takiplerin geçersiz kılındığı dosya.
İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi - 2023/202 E.: 26 yıllık hak ihlali nedeniyle açılan ancak haksız şekilde reddedilen tazminat dosyası (Bu dosyanın reddi, suç organizasyonunun yargıyı yanıltma kabiliyetinin kanıtıdır).
İstanbul 14. İcra Müdürlüğü - 2025/10153 E.: 2026 yılındaki güncel hukuksuz takibin ve suçun temadisinin tespiti dosyası.
Sayın Makamınızca tetkik edilecek belgelerden anlaşılacağı üzere; bu dosya basit bir alacak uyuşmazlığı değil, devletin resmi mührünü tahrif edecek kadar cüretkar ($83 \rightarrow 87$) ve yargıyı 26 yıl boyunca yanıltmayı başarmış organize bir suç organizasyonunun tasfiyesi talebidir. Şahsımı 109 gün hürriyetimden yoksun bırakan, aile konutumu gasp eden ve 2026 yılı itibarıyla halen emekli maaşıma kadar uzanan (İstanbul 14. İcra 2025/10153 E.) bu silsile; "Hukuk" maskesi altında işlenen bir mülksüzleştirme operasyonudur. Adalet mekanizmasının suç örgütleri tarafından bir silah gibi kullanılmasına son verilmesi, 26 yıllık mağduriyetimin daha fazla derinleşmemesi adına bir zarurettir. Söz konusu tahrifatlar ve kayıt dışı tahsilatlar sadece şahsıma değil, Türk yargısının saygınlığına ve güvenilirliğine karşı da işlenmiş açık bir saldırıdır. Yüce makamınızın atacağı kararlı adımlar, hukukun üstünlüğünü yeniden tesis edecek ve bu organize karanlığı aydınlatacaktır.
Delillerin karartılmasını önlemek ve 26 yıllık bu hukuk terörüne son vermek adına; şüpheliler hakkında ivedilikle soruşturma başlatılmasını, dijital imajların alınması için arama ve el koyma kararı verilmesini, suçta kullanılan sahte belgelerin asıllarına el konularak şüphelilerin cezalandırılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. Sayfa:34
CUMHURİYET SAVCILIĞI MAKAMI’NA: "MÜHÜR TAHRİFATI VE ÇÖKME OPERASYONU"
KONU: 26 Yıllık Organize Suç Zinciri (1999-2026) ve Resmi Belgede Sahtecilik. KRİTİK DELİL: EK-1 (Mühür üzerine kalemle tahrif edilmiş Aciz Vesikası).
SAVCILIK MAKAMININ ÖNCELİKLİ GÖREVİ (YETKİ HATIRLATMASI)
Sayın Savcım; Bu dosya bir "Alacak-Verecek" ihtilafı değil; devletin resmi mührü üzerine kalem oynatılarak işlenen Resmi Belgede Sahtecilik (TCK 204) ve yargının araç olarak kullanıldığı Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) suçudur. Bir vatandaşın hem mülkiyeti gasp edilmiş hem de 109 gün hürriyeti çalınmıştır. Görev ve yetki münhasıran Cumhuriyet Savcılığı’na aittir.
1. ADIM: SUÇ ALETİNE EL KOYMA VE KRİMİNAL TESPİT (ACİL)
Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü - 1999/2593 E. sayılı dosya ARŞİVDEN CELP edilerek EK-1 aslına el konulmalıdır.
MADDİ GERÇEK: Daktilo ile yazılan "83" rakamı, mühürlendikten sonra kalemle "87" yapılmıştır.
TEKNİK KANIT: Kalem mürekkebinin resmi mühür katmanının ÜSTÜNDE olduğu çıplak gözle dahi sabittir. Bu, belgenin mühürlenip resmiyet kazandıktan SONRA tahrif edildiğinin mutlak kanıtıdır.
2. ADIM: SUÇ SİLSİLESİ VE ÇAPRAZ DOSYA SORGUSU (SIRALI LİSTE)
Maddi gerçeğin tespiti için aşağıdaki dosyaların silsile halinde celbi arz olunur:
Beyoğlu 1. İcra Müd. - 1999/2593 E.: Mühür tahrifatının ve %180 hayali faiz kurgusunun yapıldığı Ana Suç Dosyası.
Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mah. - 1999/2467 E.: Tahrif edilmiş belgeyle 109 gün hürriyetin gasp edildiği ceza dosyası.
Beyoğlu 4. İcra Müd. - 2000/836 E.: Tahsilatın gizlenerek Aile Konutu’nun gasp edildiği satış dosyası.
Üsküdar 2. İcra Müd. - 2000/816 E.: Mükerrer takiplerle ticari imhanın gerçekleştirildiği dosya.
İstanbul 16. Asliye Hukuk Mah. - 2023/202 E.: 26 yıllık sistemik hak ihlalini tescil eden güncel yargı ilamı.
İstanbul 14. İcra Müd. - 2025/10153 E.: 2026 yılında emekli maaşına uzanan suçun TEMADİ (Kesintisiz) ettiğinin kanıtı.
3. ADIM: ÜÇLÜ TAHSİLAT ÇARKI SORGUSU
Şüpheli şirketin; kayıt dışı tahsilat, sigorta tazminatı ve mahsup edilmeyen fahiş faizli takiplerle sağladığı mükerrer haksız kazanç TCK 158/1-k kapsamında soruşturulmalıdır.
NETİCETEN:
Sayın Savcım; bu dosya sadece benim şahsi mağduriyetim değil, yargı erkinin bir mülksüzleştirme silahı olarak kullanılmasına karşı bir hukuk sınavıdır. 26 yıl boyunca evladımın rızkından, aile konutumun huzurundan ve 109 gün hürriyetimden koparılarak sistemli bir mali infaza maruz bırakıldım. Devletin resmi mührü üzerine kalem oynatılacak kadar cüretkâr davranılan bu yapıda adalet, tahrif edilmiş belgelerin gölgesinde kalmış; hayatım ve emeğim bu sahte rakamlarla talan edilmiştir. Makamınızca yapılacak tek bir kriminal inceleme, çeyrek asırdır "hukuk" maskesiyle gizlenen bu büyük yağmayı ve şahsıma çektirilen bu ağır zulmü tüm çıplaklığıyla deşifre edecektir. 2026 yılında dahi devam eden bu organize saldırıya dur demek, adaletin sadece bir yazı değil, yaşayan bir hakikat olduğunu kanıtlayacaktır. Devletin mührüne, vatandaşın mülküne ve şahsımın çalınan 26 yılına sahip çıkılması adına; adli tahkikatın başlatılmasını ve suç aleti Aciz Vesikası belgeye ivedilikle el konulmasını saygılarımla arz ve talep ederim.
Sayfa:35
RESMİ BELGEDE TAHRİFATIN "GÖZLE GÖRÜLÜR" NİTELİĞİ VE SAVCILIK MAKAMININ EL KOYMA MECBURİYETİ HAKKINDA HUKUKİ İZAHAT
Şikâyete konu 17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası (EK-1) üzerinde yapılan müdahale, teknik bir incelemeye dahi gerek duyulmaksızın "kabak gibi" tabir edilecek şekilde çıplak gözle müşahede edilebilmektedir. Belge aslı tetkik edildiğinde; daktilo ile yazılmış olan 83.097.000.000 TL rakamının yanına, onaysız ve parafsız bir şekilde kalemle "7" rakamı eklenerek borcun haksız yere 87.939.000.000 TL’ye çıkarıldığı görülmektedir. Bu noktada en çarpıcı maddi gerçek; kalemle atılan bu "7" rakamının mürekkebinin, belgenin alt sağ köşesindeki resmi mühür ve imzanın tam üzerine binmiş olmasıdır. Fiziksel katman kuralları gereği, kalem mürekkebinin mühür izini örtmesi; bu tahrifatın belge mühürlenip resmiyet kazandıktan SONRA yapıldığının mutlak kanıtıdır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatları (Örn: 11. CD 2013/755 E. ve Ceza Genel Kurulu 2016/608 E.), bir belgedeki sahteliğin "illat" yani "gözle görülür" nitelikte olması durumunda, yargı makamlarına kaçınılmaz bir görev yüklemektedir. Bu kapsamda; Yargıtay 11. CD (2013/755 E. - 23.02.2015 T.), Yargıtay 11. CD 2021/4294 E., Yargıtay 11. CD 2018/7618 K., Yargıtay 15. CD 2017/33364 E. ve Yargıtay 11. CD 2024/2288 E. sayılı kararları ile belge üzerindeki bedel tahrifatının "resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğu ve bu belgenin icra takibine konulmasının suçun icra hareketlerini tamamladığı sabittir. Yargıtay’a göre; sahteliği iddia edilen belge suçun maddi konusu ve ana delili niteliğinde ise, soruşturma makamı bu belgeye delil karartılmasını önlemek adına CMK m. 127 uyarınca derhal EL KOYMAK ve adli emanete almakla yükümlüdür. Yine Yargıtay içtihatları uyarınca (Yargıtay 11. CD 2015/1247 K., Yargıtay 11. CD 2021/3615 E.), savcılık makamı belgenin aldatma kabiliyetini bizzat inceleyip tutanak altına almalı, mühür katman ihlali gibi teknik hususlarda ise vakit geçirmeksizin Kriminal Laboratuvar tetkiki yaptırmalıdır.
Söz konusu tahrifatın 26 yıldır hukuk sisteminde bir "imha silahı" gibi kullanılması ve 2026 yılı itibarıyla halen İstanbul 14. İcra Müdürlüğü (2025/10153 E.) üzerinden yürütülen haciz işlemlerine dayanak yapılması, suçun "temadi" (kesintisiz) ettiğini göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2021/327 E. sayılı kararı ile birlikte Yargıtay 11. CD 2019/3371 K. ve Yargıtay 13. HD 2017/6314 E. sayılı ilamları uyarınca; sahtecilik, hile ve yargı mercilerini yanıltma yoluyla elde edilmiş hiçbir karar "kesin hüküm" teşkil etmez ve hukuk düzeni tarafından korunamaz. Dolayısıyla, tahrif edilmiş belgenin (EK-1) geçmişteki mahkeme kararlarına dayanak yapılmış olması, Savcılığın soruşturma ve el koyma görevini engellemez; aksine bu durum "Yargısal Dolandırıcılık" suçunun delilidir ve bu belge üzerinden geçmişte alınan hatalı mahkeme kararları, bugün işlenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçuna kalkan yapılamaz.
Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve 26 yıllık bu organize mülksüzleştirme operasyonuna son verilmesi adına; suçun merkezindeki Beyoğlu 1. İcra 1999/2593 E., hürriyet gaspının yaşandığı Beyoğlu 5. Asliye Ceza 1999/2467 E., konut gaspının yapıldığı Beyoğlu 4. İcra 2000/836 E., mükerrer takibin merkezi Üsküdar 2. İcra 2000/816 E. ve suçun güncel devamı olan İstanbul 14. İcra 2025/10153 E. sayılı dosyaların bir bütün olarak incelenmesi yasal bir zorunluluktur. Savcılık makamının, devletin mührünü ve vatandaşın mülkiyet hakkını korumak adına bu "mühür üstü kalem" tahrifatına el koyarak kriminal süreci başlatması hukuki bir mecburiyettir. Söz konusu tahrifat, basit bir miktar ihtilafı değil; resmi mühür katmanının fiziksel ihlali yoluyla devlet otoritesinin ve yargı erkinin mülksüzleştirme aracı olarak kullanılmasıdır. Bu sahte belgeye dayanan infaz silsilesinin 2026 yılında halen İstanbul 14. İcra 2025/10153 E. sayılı dosyası ile devam ettirilmesi, suçun "temadi" ettiğinin ve ivedilikle durdurulması gereken bir "Anayasal hak ihlali" olduğunun açık ispatıdır. Makamınızca yapılacak kriminal inceleme ve dosya celbi işlemleri, 26 yıldır sistematik olarak yanıltılan Türk adaleti adına bir "iade-i itibar" ve hukuki zarurettir. Sayfa:36
KONU: RİZE VE İSTANBUL HATLARINDAKİ ORGANİZE MÜLKSÜZLEŞTİRME VE RESMİ MÜHÜR TAHRİFATINA DAİR İHBAR VE TEDBİR TALEBİ
SAYIN SAVCIM;
Karşınızdaki tablo tesadüfler silsilesi değil, ilmik ilmik işlenmiş bir **"İmha Planı"**dır. İstanbul’da sahte mühürle ($83 \rightarrow 87$) başlayan bu yangın, bugün Rize’deki ata topraklarıma kadar sıçratılmıştır. Şüpheliler; şahsımı önce hürriyetimden (109 gün), sonra İstanbul’daki yuvamdan, şimdi ise memleketimdeki mülklerimden etmişlerdir.
RİZE’DEKİ MÜLKLERİN GASPI VE USUL OYUNLARI
Ekte sunduğum Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 22.12.2025 tarihli ilamı (2025/7521 E.), mağduriyetimin boyutlarının artık şahsi sınırları aşıp aile bireylerinin de dahil olduğu bir "mülksüzleştirme operasyonuna" dönüştüğünü tescillemektedir. Rize’deki mülklerim, yakın akrabalarım (Halit Osmanağaoğlu ve diğerleri) ile şüpheli şirketlerin (Allianz, Electrolux) iş birliğiyle, hukuk mahkemelerinin "usul" kuralları arkasına sığınılarak elimden alınmıştır. Hukuk mahkemeleri "karar kesin" diyerek dosyanın esasına ve mühür tahrifatına girmekten kaçınmaktadır. Bu durum, şüphelilerin yargı sistemini bir zırh olarak kullanıp maddi gerçeği kararttıklarının açık kanıtıdır. Mağduriyetim Rize'den İstanbul'a kadar uzanan organize bir kuşatmadır; bu düğümü çözecek tek makam Cumhuriyet Savcılığı’dır.
ORGANİZE SUÇUN İLLİYET BAĞI VE İSTANBUL-RİZE HATTI
Rize'deki mülk gaspı, İstanbul'da başlayan mühür sahteciliğinden bağımsız bir olay değildir. Şüpheli şirket ve iş birlikçileri, sahte mühürlü belgelerle (Beyoğlu 1. İcra 1999/2593 E.) şahsımı önce borçlu, sonra aciz içinde göstermiş; bu "sahte borçluluk" halini zırh olarak kullanarak Rize'deki ata topraklarıma çökmüşlerdir. Eğer İstanbul'daki mühür tahrifatı olmasaydı, Rize'deki mallarımın "hukuk kılıfı" altında elden çıkarılması mümkün olmayacaktı.
Bu silsile kopulmaz bir bütündür: Electrolux ve Allianz suçun kaynağı, Halit Osmanağaoğlu ise bu sahtecilikten elde edilen rantın tahsilatçısıdır. Rize'deki her bir metrekare kaybım, İstanbul'daki resmi belgede sahtecilik suçunun bir sonucudur ve TCK 158 kapsamında "Nitelikli Dolandırıcılık" suçunun tamamlandığı son aşamadır.
SUÇUN SİLSİLESİ VE DOSYA SIRALAMASI
Aşağıdaki 7 dosya, devletin mührü kullanılarak bir insanın hayatının nasıl karartıldığının delilidir:
Beyoğlu 1. İcra Müd. - 1999/2593 E.: (Resmi Mühür Tahrifatı - Suçun Başlangıcı)
Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mah. - 1999/2467 E.: (109 Gün Hürriyet Gaspı)
Beyoğlu 4. İcra Müd. - 2000/836 E.: (İstanbul Aile Konutu Gaspı - İlk Yağma)
Üsküdar 2. İcra Müd. - 2000/816 E.: (Mükerrer Takiplerle Mali İmha)
İstanbul 16. Asliye Hukuk Mah. - 2023/202 E.: (26 Yıllık Hak İhlali Tescili)
İstanbul 14. İcra Müd.-2025/10153 E.: 2026 Yılı Emekli Maaşı Haczi-Temadi/Sürekli Suç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi - 2025/7521 E.: (Rize Mülk Gaspı - Suçun Finali)
ACİL NOT VE CAN GÜVENLİĞİ İHBARI
Şüpheliler, sahte mühürlü belgelere dayalı bu kararları kullanarak beni ata toprağımdan zorla tahliye etmeye çalışmaktadırlar. 26 yıldır her şeyini kaybetmiş bir vatandaş olarak sabrımın son noktasındayım. Bu şahıslar beni köşeye sıkıştırarak telafisi imkansız olaylara zemin hazırlamaktadırlar. Makamınızın bu dosyaya ivedilikle el koyması, sadece mülkiyet hakkımı değil, can güvenliğimi de koruyacaktır.
Devletin namusu olan mühre sahip çıkılması ve bu organize yağmanın tüm kollarıyla soruşturulması için makamınızın vicdanına ve kanunların emredici gücüne sığınıyorum. Gereğinin yapılmasını, infazların tedbiren durdurulmasını saygılarımla arz ve talep ederim.
Sayfa:37
NETİCE-İ TALEP
Yukarıda detaylarıyla arz ve izah edilen, somut delillerle desteklenen 26 yıllık organize suç silsilesi ve ağır hukuksuzluklar karşısında; Sayın Makamınızca resen gözetilecek hususlar ışığında:
İVEDİ KRİMİNAL LABORATUVAR TETKİKİ VE EL KOYMA TALEBİ: Suçun ana dayanağı olan 17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası aslının icra dosyasından celbi ile; belge üzerindeki "83" rakamının "87" olarak tahrif edildiğinin, kalem baskı izi, mürekkep yaşı, grafoloji ve sürveyans analizleri dâhil olmak üzere Jandarma veya Polis Kriminal Laboratuvarınca incelenerek sahteciliğin teknik raporla kesinleştirilmesine; bu kapsamda suçun ana delili olan ve üzerinde mühür sonrası tahrifat yapıldığı çıplak gözle dahi anlaşılan 17.10.2002 tarihli Aciz Vesikası aslının, delil karartma şüphesinin bertaraf edilmesi ve 26 yıllık mülksüzleştirme sürecinin geriye dönük teknik tespiti amacıyla ivedilikle muhafaza altına alınarak EL KONULMASINA,
İCRA DOSYALARININ CELBİ VE BİLİRKİŞİ TESPİTİ: Suçun işlendiği ana mecralar olan Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü 1999/2593 E. ve Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğü 2000/836 E. sayılı dosyaların ARŞİVDEN CELBİNE; bu dosyalar üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak, aynı alacak için nasıl mükerrer takip yapıldığının ve tahrif edilmiş belgelerin dosyalara nasıl dercedildiğinin tespitine,
SİGORTA VE MÜKERRER TAHSİLAT SORGUSU (ÜÇLÜ TAHSİLAT ÇARKI): Şüpheli şirketin aynı borç ilişkisi için Allianz Sigorta A.Ş., SBM ve ilgili tüm kurumlardan; "Çek Alacağı", "Cari Hesap Kredi Sigortası" ve borcun ödenmiş olmasına rağmen gerçeğe aykırı beyanla "Emniyeti Suistimal Sigortası" üzerinden ayrı ayrı tazminat alıp almadığının TCK m. 158/1-k kapsamında RE’SEN sorgulanmasına,
REKABET KURULU KARARININ TETKİKİ: Şüpheli şirketin bayileri üzerindeki sistematik baskısını resmi olarak kanıtlayan Rekabet Kurulu’nun 11.01.2024 tarih ve 24-03/18-10 sayılı kararının dosya içerisine alınarak, karar ekindeki dijital delillerin şüphelilerin suç kastı açısından tetkikine,
GÜNCEL DOSYALARIN UYAP ÜZERİNDEN CELBİ: Maddi gerçeğin ispatı adına; lehime hüküm kuran İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/202 E. sayılı ilamı ile 2026 yılında takibin sürdürüldüğü İstanbul 14. İcra Dairesi’nin 2025/10153 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinden CELBİNE,
KRİTİK ARŞİV KAYDININ GETİRTİLMESİ: Kumpasın başlangıç noktası olan Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1999/2467 E. sayılı dosyasının ARŞİVDEN CELBİNE,
ADLİ KONTROL TALEBİ: Delillerin karartılmasını önlemek ve organize suçun devamını engellemek adına şüpheliler hakkında ivedilikle koruma tedbirleri uygulanmasına,
MULTİDİSİPLİNER BİLİRKİŞİ HEYETİ VE DENETİM TALEBİ: Soruşturmanın; Maliye Müfettişi, Sigorta Denetçisi, Rekabet Uzmanı ve Kriminal Uzmanından oluşan geniş kapsamlı bir bilirkişi heyeti marifetiyle yürütülmesine; şüpheli şirketin yasal defterlerinin ve sigorta poliçe tahsilâtlarının çapraz kontrole tabi tutulmasına,
İDDİANAME VE KAMU DAVASI: Yapılacak teknik incelemeler ışığında; Resmi Belgede Sahtecilik (TCK 204), Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 109) ve Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet (VUK 359) suçlarından şüpheliler hakkında vakit geçirilmeksizin İDDİANAME DÜZENLENEREK Kamu Davası açılmasına ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasına, Karar verilmesini, adaletin tecellisi adına saygılarımla arz ve talep ederim. 05.03.2026 Sayfa:38
Ek’te: 4 Adet belge sunulmuştur.
MÜŞTEKİ CEMİL OSMANAĞAOĞLU
Bu kritik ayrıntıyı, maruz kaldığınız hukuksuzluğun ve yapılan usulsüzlüklerin somut bir kanıtı olarak metne ekledim. Belgedeki rakamın elle tahrif edilmesi, yaşadığınız sürecin vahametini daha net ortaya koymaktadır.
A.B. Electrolux Türkiye kolu olan Electrolux A.Ş. ile ticari ilişkiye girmeden önce, kendi emeğimle edindiğim varlığım ve huzurlu bir hayatım vardı. Ne mahkeme kapısı ne de karakol bilirdim. Ancak bu yapı ile tanıştığım günden itibaren, yalnızca borçlandırılmakla kalmadım; alın terimle kazandığım servetim ve anne-babamdan intikal eden mirasım, hukuksuz yöntemlerle elimden alındı.
Bugün gelinen noktada bu yapı, asıl mağdur ben iken utanmazca borçlu olduğumu iddia etmektedir. Vicdan ve ahlaktan yoksun bu yaklaşım, uğradığım haksızlığın boyutlarını gözler önüne sermektedir.
Hukuksuz Süreç ve Rakamlarla Oynanan Oyunlar:
Asıl Borç ve İlk Şişirme: 1999 yılında vadeli satın alınan 10.000 TL değerindeki ürünün 3.410 TL’si nakit ödenmiş; kalan bakiye haksız faizlerle 13.786 TL’ye çıkarılarak icra takipleri başlatılmıştır.
Belgede Tahrifat ve Keyfi Artış: Zulüm bununla da bitmemiş; üç yıl sonra bu rakam önce 83.000 TL’ye yükseltilmiş, ardından bu rakam da az görülerek belge üzerinde elle karalama yapılmak suretiyle keyfi bir şekilde 87.939 TL’ye çıkarılmıştır.
Kıyaslanamaz Kayıp: Bu yapıya bulaşmadan önce şahsıma ait mal varlığının değeri 150.000.000 TL iken, 7.000 TL’lik bir asıl alacak bahane edilerek tüm servetim organize ve kanunsuz işlemlerle elimden alınmıştır.
26 yıldır başvurmadığım hakim, gitmediğim savcı kalmadı. Beni "yalancı" veya "dolandırıcı" olarak itham etmeye kalkan bu yapıya karşı cevabım nettir: Devletin kayıtları ve üzerinde tahrifat yapılan o belgeler, kimin gerçek mağdur olduğunu açıkça gösterecektir.
Benim mücadelem artık para veya pul mücadelesi değildir. 26 yıldır şahsıma ve aileme çektirilen bu zulmün telafisi dünyaya bedeldir. Tek amacım, lekelenmeye çalışılan şerefimi ve onurumu kurtarmaktır. Bu zalim yapı benden çaldıklarını geri verene ve adalet yerini bulana kadar peşlerini bırakmayacağım. Onurumu geri kazandığım gün, onları ilahi adalete havale edeceğim.
Maruz kaldığım bu ağır mağduriyet ispatlandığında, sadece tazminat değil, adaletin tecelli etmesi asıl kazancım olacaktır. Haram paralarında gözüm yok; ben sadece gasp edilen hakkımı ve iade-i itibarımı istiyorum.