05
 

 

esence

bir yaşamın izdüşümü

 

 anasayfa 

 

ESEN YEL ' LE

GÜLMECE ÖYKÜSÜ VE SANAT ÜZERİNE

 

YIL, İnsan sanat edebiyat için

Aylık dergi, Nisan 1988 / Ankara

 

YIL / Uzun bir edebiyat yaşamınız var. Kitap olarak yayımlanmış ilk yapıtınız ÖZGÜRLÜK PERİSİ.. Öğretmen olmanızın getirdiği bir ürün diye yorumluyoruz. Gülmece öyküleri, fıkra yazarlığınız döneminde de egemendi. Pek tartışılmak istenmeyen hatta göz ardı edilmek istenen, unutturulmak istenen ZIKKIMIN PEKİ'ni, KOMÜNİSTLERİ TANIYAN KÖPEK yalnız bırakmadı. Sizden yeni bir gülmece öyküsü kitabı beklerken bir romanınız yayımlandı. Bu yayımlama işi uzun bir zaman dilimini kapsıyor. Bu seyrek yayımlama, sizin tembelliğinizden mi geliyor yoksa yayın ortamındaki tekelleşmenin zincirini kıramamanın küskünlüğü mü..

 

ESEN YEL / Önce bir genelleme yapmak istiyorum. Sorularınız gerçekten yanıtlanması güç sorular. Dostlarımın anımsayacağı gibi, yaşamım boyunca hiç polemiğe girmedim. Ancak sorularınıza çok açık yanıtlar verildiği oranda bunlara polemik kokusu sinecek. Öte yandan, ayrıntılara girildiğinde çok da uzayacak. Bu nedenle sorunlara değinmekle birlikte ölçüyü kısa tutmaya çalışacağım.

 

Edebiyat yaşamımın canlı yayını, 1958'de bir dergide çıkan şiirle başlar. Dergiler.. Gazeteler.. Antolojiler.. Onların tozlu sayfaları arasında kalan elli kadar şiir.. Bugün hemen tümü anı niteliğinde, bir döneme tanıklık etmiş şiirler.. Daha doğrusu, onlar benim için hala şiir..

 

Kısa bir dönem yoğun senaryo çalışmaları..

 

Daha sonra çocuk öyküleri geliyor. Çağdaş düşünceyi kaynak olarak alan, çocuklara bilinç götürmeyi amaçlayan öyküler bunlar. Özgürlük Perisi, Adını Çocuklar Koysun, Pollyanna 73.. Yayımlanmış olanlar.. Uygun koşullarda yayımlanmayı bekleyen çocuk öyküleri bir de çocuk romanı var.

 

12 Mart İhtilalinin sıcak yılları.. 1971, 1972, 1973 yıllarında fıkra yazarlığı yaptım. Köşe yazarlığı yani.. Gülmece öyküleri yazmada karar kılmam bu yıllara rastlar. Bu dönemde elli kadar öyküm yayımlandı gazetelerin gülmece sayfalarında. Bunların on beşiyle ZIKKIMIN PEKİ oluştu. O dönemin ürünleri olan öteki öyküleri yırtıp attım. Acemilik ürünlerimin çevresinde dönüp durmamak için.

 

BİR DÜNYA MASALI.. Üç bölümlük güldürü.. Bir gazetede tefrika edildi ilkin. Birkaç yıl sonra da İstanbul Akademik Sanat Topluluğunca oynandı. İlgi büyük olmuştu.. Olmuştu da.. Bu kez de 12 Eylül çıkageldi.. Çağrılmayan Yakup.. Ve BİR DÜNYA MASALI tam da bir dünya masalı oldu. Yani oyunun içindekiler gerçek oldu..

 

1975.. Ankara'dan İstanbul'a göç.. Hemen 1976'da Çağdaş Kompozisyon yayımlandı. Hemen ardından EĞİTİMİN YÜZ KARASI MİLLİYETÇİ CEPHENİN DERS KİTAPLARI adıyla uzun bir röportaj.. Politika'da bu yazıyla başladım. Ve hemen yeniden gülmece öyküleri.. 1977, 1978, 1979.. DEMOKRASİ SAKIZ ÇİĞNİYOR'un çalışmaları da o dönemde başlar. Bu dönemin öykülerinden KOMÜNİSTLERİ TANIYAN KÖPEK oluştu. 1978'de basıldı. Arka arkaya, ağustos ve ekim aylarında iki baskı yaptı. 1979'da ZIKKIMIN PEKİ ikinci baskı yaptı. ÇAĞDAŞ KOMPOZİSYON araştırma inceleme kitabı da sessiz sedasız dört yılda beş baskı..

 

Ve yine uzunca bir ara.. Dönemin koşulları gereği çıkmış kitaplarımın yeni baskıları yapılamadı. Bu arada edebiyat, sanat ve doğal olarak mizah hızla yozlaşma aşamasına girdi.. Bu gidişe uyum sağlamayı hiç düşünmedim. Pek çok edebiyatçı gibi bir bakıma Esen Yel de unutulmuş konumuna düştü. Bunda basında tekelleşmenin etkisi var. 12 Eylül bunalımının ortama olumsuz yansıması var.. Bu ara vermede benim küskünlüğüm değilse bile.. "Önce Ekmek" sorununun ön plana çıkması var. Bu arada, bunu bir özeleştiri sayabilirsiniz, benim Oblomov/luğum da söz konusu..

 

YIL / Gülmece öyküsüne nasıl bakıyorsunuz, sizi çarpan ilk nokta ne oluyor?

 

ESEN YEL / Çağına tanıklık etmesi.. Gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşım. Kolay yakalanan, hemen herkesin görebileceği esprilerden yola çıkmıyorum. Özellikle acı olaylara sinmiş esprileri bulup çıkarmak/yaratmak istiyorum. Beni önce olay çarpıyor. İster kendi yaşamımda.. İster sokakta.. Kentte.. Ülkede.. Dünyada.. İnsan-olay bileşiğini yakalıyorum. Espri, buruk espri bileşiğin içinde. Bulup okura sunmak Esen Yel'in yazarlık işi oluyor..

 

YIL / Kitaplarınızın yeni baskıları yapılır mı bilemem. Kitapçılardan kitaplarınızı bulmak da olanaksız. Siz bize tanıtır mısınız Zıkkımın Peki'ni. Bir de bugünkü yaygın gülmece öyküsü yazan yazarlarla karşılaştırma yaparak..

 

ESEN YEL / Daha önce ikişer baskı yapmış olan öykü kitapları ZIKKIMIN PEKİ.. KOMÜNİSTLERİ TANIYAN KÖPEK.. Yeniden basılıp basılmayacağı konusunda bir şey söylemek güç. Salt yayımlanmış olması için yayımlamak gibi bir düşüncem yok. Yaşadığım dönem bunu istiyorsa, okurlarımın gerçekten bunlara gereksinmeleri varsa..

 

Gerek ZIKKIMIN PEKİ gerek KOMÜNİSTLERİ TANIYAN KÖPEK kitaplarında bulunan öyküler için Şükran Kurdakul şunları söylüyor: "..Hikayelerinde hızla değişen toplumsal koşulların yarattığı yeni sorunlar ve çelişkiler içinde yeni bakış açıları kazanan insanları işledi. Çağdaşlaşmaya ters düşen eski ve yeni kurumları alaya aldı.." Sanırım sorunuzun yanıtı içinde.. Yoz güldürüye uzanmayan her yazara olumlu yaklaşırım..

 

YIL / Gününü duyamayan, anlamayan insanı sesi çıkmayan ama bağırma hareketleri yapan insana benzetirler. Güncellik önemli, bağırmak da. Sizin öykülerinizde güncellik ve güncelliğin sorunları var. Bunları nasıl açıklıyorsunuz..

 

ESEN YEL / Güncellik elbette önemli. Bataklığın içinde boğulmak üzere olan bir kişinin romantik şeyler düşünmesini bekleyebilir miyiz.. Bataklıkta kendimiz olmayabiliriz. Ama batakta mutlaka birileri bulunuyor. Hele bizim ülkemiz gibi ülkelerde birçokları.. Bataklıkta boğulmak üzere olan insanın sorunlarını duyurmak da yeterli olmuyor çoğu kez. Çözüm yolu da göstermek gerekiyor. Esen Yel'in öykülerindeki güncellik ve güncelliğin sorunları bu. Gözünün önündeki bataklığı göstermek. Kurtuluş yollarını göstermek.. En azından duyumsatmak..

 

YIL / Yazara yapıtının eleştirisi sorulmaz ama, biz böyle düşünmüyoruz. Beğendiğiniz bir öykünüzle beğenmediğiniz bir öykünüzü konu vererek eleştirir misiniz..

 

ESEN YEL / 'Yazıların en güzeli henüz yazılmamış olanlarsa da..' Komünistleri Tanıyan Köpek öyküsünü beğenirim, Evrensel bulurum onu. Demokrasinin hastalıklı dönemlerine oturtabilirsiniz. Dünyanın her yerinde.. Şirketin Beşinci Kuruluş Yıldönümü öyküsü.. Bekir Yıldız'ın Evlilik Şirketi kitabının etkisinde sanki.. Yazdığımda sanırım kitabı yeni okumuştum. Bu öyküde anlatılanları gerçekçi bulmuyorum. Evlilik ilişkileri değişkendir. Genelleme yapılamaz. Burada genelleme yapmışım.. Onun için ikinci baskıya koymadım.. Evrenseli yakalamış bir öykü de her zaman güzel olmayabilir. Belli zaman dilimleri içinde yazılanların gözden geçirilmesi gerektiğine inanırım. Özünü örselemeden.. En azından gelişen dili şöyle bir yoklamalı..

 

YIL / DEMOKRASİ SAKIZ ÇİĞNİYOR romanınızdaki ana olay öğretmen direnişiydi. Kişileriniz gerçekti. Yaratmaya ve kurmacaya değgin düşüncelerinizi açıklar mısınız..

 

ESEN YEL / 1968, 1969 yılları, ülkemizde toplumsal bilincin yaygınlaşmaya başladığı önemli yıllardı. Kitlelerde bir hızlı uyanış söz konusuydu. Uyanışın bilgilenmeyle gerçekleşeceğini anlamaya başlamıştı insanlar.. Batıdaki anlamıyla olmasa bile sınıf bilincini ayrımlıyordu insanlar.. DEMOKRASİ SAKIZ ÇİĞNİYOR romanı bu dönemden kesitler sunuyor. Belki bir öğretmen eylemi ön planda gibi görünüyor ama.. O görünen yüzü bilinçlenmenin. Uyanışları, uyanışlara karşı olan kesimleri diyalektik bakış içinde sunuyor. Olaylara gülmece açısından bakıldığında bile.. Romandaki olaylar yalnızca buruk bir gülümseme yaratabiliyor. Çünkü espriyi yaratan olaylar ülkenin acı gerçekleri. Romanın kişileri de, olayları da gerçek denebilecek kadar gerçeğe yakın. Olayların içinde ben de vardım. Romanda belirgin olarak yoksam da.. O yıllarda romanın kurgusu zaten bitmiş gibiydi. Ancak birikimlerin mayalanıp güncelin tozundan kurtulması için yazmayı daha sonraya bıraktım. Sanırım böylece gerçekleri daha sağlıklı yansıtabildim.

 

YIL / Öğretmen direnişi önemli bir olaydı. 12 Mart, 12 Eylül gibi olayları fona alarak çalışacaksınız gibi bir girişti bu roman. Böylesi bir çalışmaya hazırlık mıydı Demokrasi Sakız Çiğniyor.

 

ESEN YEL / Toplumsal çalkantıları fona alarak gülmece ürünü oluşturmak çok çok güç. O zaman duruma salt roman açısından bakamıyorsunuz. Salt toplumsal açıdan salt ekonomik açıdan bakamıyorsunuz. Toplumsal gerçekleri romana özümletmek zorundasınız. İşin içine gülmece girince iş tümden güç.. Ürünü iki kez belki daha fazla kez damıtmak zorundasınız. Demokrasi Sakız Çiğniyor hazırlıklıydı. Yazar olarak Esen Yel martların eylüllerin içindeydi.. Okuduklarım içinde çok beğendiğim bir roman var. Olayları fona alarak oluşturulmuş bir roman.. Bu söylediklerimi gerçekleştirmiş bir ürün. İsmail Kadare başarmış bunu. Ölü Ordunun Generali romanıyla..

 

YIL / Yazar olarak şimdiye dek neler düşlediniz. Şu anda neler düşlüyorsunuz.. Edebiyattaki ikinci yirmi yılınız için düşündüklerinizi anlatır mısınız..

 

ESEN YEL / Yazar olarak hep güzel şeyler düşündüm insanlar için. Ama yazdıklarım, mizah olmasına karşın acı şeyler. Güzel olayları anlatıp güzel espriler yakalamak sanırım çok hoş olurdu. Umarım günün birinde bu düşüm gerçekleşir..

 

İnsan olarak insanlık olarak güzel yıllara..

 

Mart 1988 / Kadıköy