01denizselden
 

 

esence

bir yaşamın izdüşümü

 

anasayfa 

 

İŞTE OTUZ YILIN FOTOĞRAFLARI 

 

moda 1994

 

moda 1984

 

kadıköy 1976

 

ankara 1973 hapisane günleri

 

ankara 1970 

 

1968 istanbul eğitim enstitüsü kravatsız diploma fotoğrafı

 

kadıköy 1967

 

 

ESEN YEL'LE

ÖYLESİNE BİR SÖYLESİ

 

DENİZ SELDEN

Eylül 2005

Bu söyleşi messengerla gerçekleştirildi

 

DENİZ SELDEN:

 

2000 Ağustos'unun sonunda çok sevdiğiniz İstanbul'dan ayrıldınız. Kadıköy'ü, Adalar'ı, Anadolu Kavağı'nı, Sevda Tepesi'ni, Polinezköy'ü çok seviyordunuz. Çok sevdiğiniz dostlarınız da vardı İstanbul'da. Ayrılışınızın salt sağlık sorunlarınızla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Doğru mu düşünüyorum?

 

ESEN YEL:

 

İstanbul'u gerçekten seviyorum. Hala.. yaşamımın otuz yıla yakın bir bölümü orada geçti. Hiçbir yerde bu kadar uzun süre kalmadım. Yüksek okulu da orada okudum. İstanbul Eğitim Enstitüsü'nde. Yaşamım orada yönünü buldu. En üretken yıllarımda yine İstanbul'daydım. Babıali, Beyoğlu.. Gazeteler dergiler yayınevleri.. Yazarlar Sendikası.. Yazar dostlarla içten ilişkiler..

 

İşin bir de Kadıköy yakası var. Mesleğimle ilgili çalışmalarımı da orada sürdürdüm. Orada da çok güzel arkadaşlıklar oluştu. Küçük zaman dilimleri dışında hep Kadıköy'de yaşadım. Rahatsızlığım ilerleyince 1998'de öğretmenliği bıraktım. Ekonomik yönden artık Kadıköy'de yaşamam olanaksızdı. Bodrum'da bir yazlığım vardı, onu sattım. Yoksa sağlık sorunum da kesinlikle çözümlenemezdi. İki yıl boyunca birkaç arkadaşım, birkaç öğrencim dışında hemen hemen kimse aramadı. Ben de kimseyi aramadım. Böylece İstanbul da anlamından bir şeyler yitiriyordu.. Ayrılışımın küçük tetikleyicilerinden biri de bu burukça tat sayılıversin..

 

DENİZ SELDEN:

 

Ege topraklarına ayak bastığınızda neler hissettiğinizi gerçekten merak ediyorum. Uzun yıllar sıkça uğramadığınız bu yerlere döndüğünüzde bir panik yaşadınız mı? Güçlükle yürüyordunuz, baston eşliğinde. İyileşmeniz kısa sürede gerçekleşti. Peki çevreye ve de insanlara uyum sağlamanızda sorunlar yaşadınız mı?

 

ESEN YEL:

 

Sürekli kullandığım ilaçlar sinir sistemimde olumsuz etkiler yapıyordu. Bu iki yerleşim birimi arasında uçurum vardı. İki ayrı ülke gibi.. Yıllar yılı karşılaştığınız görüntüler, yüzler.. Duyduğunuz sesler.. Uygarlık simgeleri.. Birden bire değişince paniklememek elde değil. Uyum sağlamada bir daha 'geri dönmeme' düşüncesi çok çok yardımcı oldu bana. Beynim beynime kesin bir anlatımla şöyle diyordu:

 

"Bir daha İstanbul'a dönmeyeceksin. Uygarlık mı? Kendi uygarlığını kendin yaratacaksın.. İçinde yaşayacağın ortamı yaşanır duruma getireceksin.. Ulaştığın kaliteli yaşam düzeyini içinde barındıran bir dünya yaratacaksın ve o dünyada mutlu yaşamayı gerçekleştireceksin.."

 

Sağlık sorunlarımı çok kısa sürede çözümledim. Uzun aramalardan sonra çok iyi doktorlara ulaşmıştım. Ne yapmam gerektiğini bana çok iyi anlatmışlardı. Bu sevgili doktorlarım Şafak Şahlan ve Semra Özcan'a buradan teşekkürlerimi yolluyorum. Buraya gelince onların söylediklerini uygulamak için çok uygun bir ortam bulmuştum.. Yürüyüşler.. Doğal ürünlerle beslenme.. Bunlar için ortam gerçekten çok uygundu.. İlk günlerde saatte bir kilometre yürüyebiliyordum.. Üç ay sonraysa.. Saatte beş kilometre.. Her gün on kilometre yürüyüş.. Altıncı ayda.. Sabah on kilometre.. Öğleden sonra on kilometre..

 

Toplumsal çevreye uyumda gerçekten zorlandım. Karşımdaki insanlarla aynı dili konuşuyorduk. Aynı sözcükleri kullanıyorduk.. Da.. Kullandığımız aynı cümle aynı anlama gelmiyordu.

 

Sözgelimi "Bugün iyiyim," cümlesini karşımdaki söylemişse şu anlama geliyordu: "Sağlığım yerinde. Üç öğün yemeğimi yedim. Kavgasız gürültüsüz bir gün geçirdim. Televizyonda hoşuma giden bir dizi izledim.."

 

Bu cümleyi ben söylemişsem.. "Bugün de yeni bir kitap okudum. İki gazete aldım. BBC'den Türkçe haberleri dinledim. Televizyon'da Pazar Konseri'ni izledim.." anlamına geliyordu..

 

Zaman içinde tüm sorunların üstesinden geldim..

 

DENİZ SELDEN:

 

Şu anda içinde yaşadığınız yeni yerleşim birimi ne zaman çok çok dar gelmeye başladı? Bu sorunu nasıl çözümlediniz?

 

ESEN YEL:

 

İstanbul'dan ayrılmadan önce kitaplığımı dağıttım. Çok gerekli olanları bıraktım. İki yüz kadar okumadığım kitapla geldim buraya. Bir yıldan biraz fazla bir sürede kitapları okuyup bitirdim. Radyo epeyce işime yarıyordu. Ama yaşadığım çevre hızla daralıyordu.. Kitaplar tatsız tuzsuz gelmeye başlamıştı.. Sağlığım çok iyiydi. Ancak ruhsağlığım hızla bozuluyordu..

Sorunu Esin ve Özgürçağ çözdüler.. Bilgisayar.. İnternet.. Ve uçsuz bucaksız güzel bir dünya.

 

DENİZ SELDEN:

 

Kendinizi bu uçsuz bucaksız dünyanın içinde bulunca ne yaptınız? Ruhsağlığınız nasıl normale döndü? Ne kadar zamanda bilgisayarı egemenliğiniz altına alabildiniz?

 

ESEN YEL:

 

Başlangıç için iyi bir altyapı gerekiyor. Klavye kullanmanın dışında altyapım çok kötüydü.. Elimde tuğla kalınlığında bir kitap vardı yalnızca. Birkaç ayda 'Viyana kapılarına' dayandım. Sonra bilgisayardan iyi anlayan bir öğretmen arkadaşla tanıştık. Ondan büyük yardım aldım. Bu arada o arkadaşın verdiği iki 'tuğla'yı da bitirdim. Bir yıl gibi bir zamanda atalarımızı sollayarak dünyadaki tüm kıtalarda at oynatmaya başladım. Artık elimdeki bilgisayar da 'dar geliyordu.' On sekizinci ayda bilgisayarı yeniledim.. Üzerinde yaşadığım beş bin nüfuslu küçük kente tüm dünyayı sığdırma düşümü gerçekleştirdim.. Ve de 2005 içinde Deniz Selden'le, pek çok arkadaşımla öğrencimle yeniden buluştum..

 

DENİZ SELDEN:

 

Alkımsanat'tan mı başlayalım, EsenceDergi'den mi?

 

ESEN YEL:

 

Alkımsanattan başlayalım. Önce 'Sitemsizyazılar..' Daha sonra 'Sitemsizce..' Bu çok ilkel sitelerle başladım. Ama onlar bana dünyanın en gelişmiş siteleri gibi geliyordu. Bu arada Alkımsanat'ı geliştirmeye de çalışıyordum. Sitemsizce yayındaydı. Bir gün bilgisayarı açtığımda Sitemsizce'nin birileri tarafından işgal edilmiş olduğunu gördüm.. Büyük bir panik yaşadım. Servis sağlayıcımı arayıp yayını kesmesini söylemeyi bile akıl edemedim.. Panik bittiğinde sesim epeyce fazla çıkmış olmalı.. Türkiye'nin birçok yerinden, Hollanda'dan, Avusturya'dan, Almanya'dan, Amerikadan, Kanada'dan yardımlar yağmaya başladı.. Bana büyük servis sağlayıcılardan ücretsiz siteler ayarladılar.. Kendi sitelerinde bağımsız bir bölümde yayın yapmamı önerdiler.. Bu benim hiç alışık olmadığım ve de düşümde bile görmeyi beklemediğim uluslararası bir dayanışmaydı. Tümüne yeniden teşekkür ediyorum.. O arada geliştirmekte olduğum Alkımsanat'ı hemen yayına soktum. Bana yardım öneren siteler uzunca bir süre Alkımsanat'ın tanıtımını yaptılar sitelerinde.. Bu birkaç ay içinde Alkımsanat'a 18.000 izleyici konuk oldu.. Bu büyük bir olaydı benim için.. Gerçek bir devrimdi..

 

Alkımsanat yayınını sürdürüyordu artık.. Korsanlara karşı olabildiğince önlemlerimi de almıştım. Dergi tadında bir edebiyat sitesi olmuştu. Kendi yazılarımı da yayımlıyordum ama.. Sanki edebiyat dünyası, mizah dünyası Esen Yel'i unutmuştu. Üçü mizah olmak üzere yirmi kadar kitabı yayımlanmıştı. Dergilerde gazetelerde yüzlerce yazısı çıkmıştı.. Yazarlar Sendikası üyesiydi.. Ama unutulmuştu.. Unutulmak üzereydi.. Çünkü onun yazdığı dönemlerde bilgisayar yaygın değildi. Yazdıkları dijital kayıtlara geçmemişti..

 

Durumu görmek için bir akşam rakı soframı bilgisayar'ın yanına kurdum. İlk yudumu aldıktan sonra bir arama motoruna Esen Yel yazıp tıkladım.. Alkımsanat'la ilgili bilgilerin dışında adım üç yerde geçiyordu.. Talat Öncü Özel Kitaplığının dijital kayıtlarında Çağdaş Kompozisyon, Demokrasi Sakız Çiğniyor.. Anadolu Üniversitesi'nin Yardımcı Ders Kitapları Listesinde de bir kayıt.. Çağdaş Kompozisyon..

 

Hemen o akşam bir referans sitesi kurmaya başladım.. Ve de beğendiğim kültür sanat sitelerine yazılar yollamaya.. EsenceDergi'nin kuruluş öyküsü böyle.. Arşivimdeki belgeleri dijital kayıtlara aldım. İnternet ortamına taşıdım.. Bu gerçekten iyi bir çalışma olmuştu. Esen Yel yeniden gün ışığına çıkıyordu..

 

DENİZ SELDEN:

 

Bir röportajda size "Esen Yel şu anda nerede" diye sormuşlar.. Aynı soruyu ben de sorsam.. Edebiyat sanat çalışmaları açısından Esen Yel şu anda nerede?

 

ESEN YEL:

 

Şu anda iyi bir yerde olduğumu düşünüyorum. Alkımsanat, Şirince, Felsefeekibi, Özgürhaber, Yersizyurtsuz, Yazımhane, Anafilya, DonQuichotte, Açık Gazete.. yurtiçi yurtdışı kültür sanat sitelerinde yazılarım yayımlanıyor.. Bu sitelerin dışında üç dergiye de yazı yolluyorum.. Deniz Selden benimle röportaj da yaptı, daha ne..

 

     DENİZ SELDEN

 

Sizinle çalışmak gerçekten çok güzel benim için. Size daha sık yazacağım, sizi daha çok arayacağım. Umarım sıkılmazsınız.. Her şey için çok teşekkür ediyorum..

 

ESEN YEL:

 

Ben teşekkür ediyorum. Deniz Selden'le çalışmak da çok güzel.. Başarıların çok ve sürekli olsun diyorum.. Birlikte güzel günlere..