Bahçelerim

BOTANİK BAHÇELERİ
Botanik bahçeleri dünyanın birçok yerinde rastlanan, özel olarak kurulmuş ve canlı bitki örneklerinin topluca sergilendiği yerlerdir.
Botanik bahçeleri bulunduğu yerlere turistik bakımdan özellik katması nedeniyle o kente gelen kimselerin görmek ve gezmek isteyecekleri önemli yerlerden birini oluşturur. Eğer bir yöre, Bodrum gibi, çok sayıda yerli ve yabancı turistin geldiği bir konumda ise botanik bahçesi hem yöre halkının hem de çok sayıda turistin yararlanabileceği bir yer niteliğine kavuşur.
Botanik bahçeleri görsel ve işlevsel bakımdan çok özel planlama ve düzenlemeler gerektiren yerlerdir. Özel olarak seçilmiş ve amacına uygun alanlarda kurulurlar.
Bir botanik bahçesi kapsamında bitkilerin yetişmesine uygun özel ortamlar oluşturularak farklı ortam koşulları gerektiren bitkilerin birlikte görülebilmesine olanak sağlanır. Örneğin “taş bahçe” (rock garden) olarak adlandırılan bölümde taşlık, kayalık yerlerde yetişen bitkiler; havuz veya yapay olarak oluşturulan göletlerde su ve bataklık bitkileri ; özel oluşturulmuş seralarda sıcak ortamı seven, kurak veya nemli ortamlarda yetişen bitkiler bulunur. Bitkilerin ışık isteği (aydınlık veya gölgelik), yetiştiği toprak özellikleri (kumluk, tuzlu toprak gibi) göz önüne alınarak her bitki kendisine uygun ortamlarda yetiştirilerek sergilenir. Bazı seralar özel bitki gruplarına göre düzenlenir. Örneğin palmiye çeşitlerinin, soğanlı-yumrulu bitkilerin, çöl bitkilerinin ve eğreltilerin bulunduğu özel seralar oluşturulur.
Her bitki için özel olarak hazırlanmış etikette Latince adı, yerel adı ve kökeninin neresi (hangi ülke, bölge veya kıta) olduğunu belirten bilgiler yer alır.
Botanik bahçeleri bazı özel bitki koleksiyonları içerebilirler. Böylece bir bitkinin (cinsin) dünya üzerindeki birçok çeşidini (türünü) aynı yerde görebilme olanağı sağlanır. Ayrıca süs bitkilerinin birçok çeşidinin birlikte sergilendiği yerler de bulunabilir. Bazı botanik bahçelerinde rastlanan “gül bahçesi” (Rose garden) buna bir örnek olarak sayılabilir. “Arboretum” da denilen botanik bahçelerinde ise özellikle çok sayıda ağaç türü ve çeşidi sergilenir.
Botanik bahçelerinde her mevsimde çiçekli bitkiler görmek olasıdır. Ancak çok sayıda bitkinin çiçek açtığı dönemler botanik bahçelerinin özellikle görülmeye değer olduğu zamanlardır.
Botanik bahçelerinin bazılarında “herbaryum” adı verilen ve içinde özel olarak kurutulmuş bitki koleksiyonlarının olduğu yerler de bulunduğu gibi araştırma ile ilgili başka birimler de olabilir. Böyle botanik bahçeleri aynı zamanda araştırma merkezi konumundadırlar.
Bazı botanik bahçelerinde içinde halkı bitkilerle ilgili bilgilendirmeye yönelik sergilerin yer aldığı binalar veya bölümler de bulunur.
Ziyaretçiler için sera girişlerinde, o sera ile ilgili bilgi veren broşürler vardır.
Türkiye'de bazı üniversitelere ve kuruluşlara bağlı botanik bahçeleri bulunsa da ne yazık ki büyük çapta ve çok kapsamlı (içinde ulusal herbaryumu da olan) bir botanik bahçesi kurulamamıştır.
Botanik bahçelerinin büyüklükleri çok çeşitlilik gösterir. Halka yönelik olanlar genellikle çok geniş bir alanda kurulurlar. Eğitim- öğretime yönelik, üniversite kapsamında olanlar ise nispetten daha küçüktür. Ancak her iki amaca yönelik büyük botanik bahçeleri de olabilir.
botanik bahçesi nasıl olmalı
Botanik bahçesi öncelikle “yaşam alanı” olmaya yönelik tasarlanmalıdır. Bir kez gezilip-görülüp-gidilecek yer olarak düşünülmemelidir. Buraya gelenlere bilgilenme dışında hoşca vakit geçirebilme olanakları sağlanmalıdır. Örneğin botanik bahçesi içinde yemek yenilecek, kahve-çay içilecek yerler yapılmalıdır. Bu yerlerin güzel konumda ve özel olarak gelme isteği uyandıracak nitelikte olması sağlanmalıdır.
• Çeşitli bitkilerin yetişmesine uygun seralar yapılmalıdır.
• Botanik bahçesi alanı içinde çeşitli amaçlara yönelik tek katlı, çevreye uyumlu, kötü görüntü oluşturmayan bina veya binalar yapılmalıdır. Bu binalarda herbaryum, sergi salonları ve bilimsel faaliyetlerin sunumuna uygun yerler bulunmalıdır.
• Botanik bahçesinde özellikle Akdeniz çevresinin bitkileri yetiştirilerek ek bir özellik katılabilir. Bodrum'un konumu buna çok uygundur. Ayrıca turistik yönden bahçeyi ilginç kılar.
• Botanik bahçesi kapsamı içinde bazı “doğa koruma alanları” oluşturularak Bodrum yöresinin ender bulunan ve yok olma tehlikesi altındaki bitkilerinin yaşatılması sağlanmalıdır.
• Botanik bahçesi içinde özel araçlarda (örneğin özel raylı sistemle) gezi yapılabilmelidir. Ayrıca yürüyüş alanları ve yolları oluşturulmalıdır.
• Çocukların botanik bahçesini görmelerini sağlamak çok önemlidir (Doğa sevgisi çocuklukta başlar!). Bu nedenle botanik bahçesine getirilen çocuklar için oyalanabilecekleri oyun alanları oluşturulabilir, onların doğaya ilgisini çekecek etkinlikler düzenlenebilir ve sergiler açılabilir.

KIŞ BAHÇESİ
Kış Bahçeleri (Sun Space-Açılır Çatı Örtü Sistemleri),güneşin tüm olumsuz etkilerinden arınmış,ancak süzülmüş gün ışığıyla dolu ortamlar yaratmak için geliştirilmiştir.Kış Bahçesi ile ister özel,ister ticari amaçlı olsun her türlü alanı kapalı,ancak şeffaf mekanlar olarak şık ve işlevsel hale getirmek mümkündür.

Kış Bahçeleri,panellerin birbiri üzerine hareket ederek açıldığı ve sabit bir modül üzerine toplandığı çatı örtü sistemidir.Bu sistemde kullanılan polikarbonat levha veya özel emniyetli çift cam sayesinde ısıtma ve soğutma esnasında minimum ısı kaybı söz konusudur.

İstenilen cepheye sabit,sürme,katlanır tek veya çift kanatlı,her genişlikte ve pencereyi yerleştirmek mümkündür.çııÖÖçşBir kış bahçesi oluşturmak için yapmanız gereken ilk şey, ışığın nereden geldiğine dikkat etmek. Bahçenizin en bol ışık alan yeri ya da en çok ışık alan balkonunuz kış bahçesi olmaya aday. Güneye bakan bölümler ideal. Işık bitkiler için çok gerekli olsa da Chevrel Traher, bu bölümlerin öncelikle insan için düzenlendiğini unutmamız gerektiğini söylüyor. Burada oturup, keyif yapabilmek için kış bahçeniz en az 18-20 derece ısıda olmalı. Ancak insanın oturacağı yerde bazı bitkileri yaşatmak çok zor.

Unutmadan, kış bahçeniz kesinlikle açılır kapanır şekilde yapılmalı. Çünkü güneye bakan bir balkonu, dışarıyla çok az temas sağlayacak şekilde sabit camlarla kapatırsanız, yazın içerisi 50 derece olabilir. O zaman da burada ne oturabilir, ne de bitki yetiştirebilirsiniz. Bir de, kış bahçeleri geceleri normal ısıya bırakılmalı yani ortam soğuk olmalı. Çünkü ışıkla yaşayan bitkiler, gece uyurken sıcaktan rahatsız oluyor.

Bahçe ya da balkonu kapatırken profillerin ince ve camların bol olmasına özen gösterin. Traher, kış bahçesi üstten ışık almıyorsa, yan yüzeylerden gelen ışıkların önemini anlatıyor. Dikey camdan bir metre içeri gittiğinizde ışığınızın yarısı da gidiyor. Bitkiniz iki metre içerdeyse, gelen ışığın ancak dörtte birinden faydalanıyor. Yani saksınızı bir metre daha içeri çektiğinizde çiçekleriniz size küsebilir.

Bu arada tabii ki güney illerinde yaşayanlar kış bahçesi oluşturmak açısından daha şanslı. Çünkü iklim farklılığı nedeniyle orada gün ışığını daha uzun süre alıyorsunuz. Güneşli günler de kuzeyden fazla. Bu arada kış bahçenizde ışık tek taraftan geliyorsa, bitkilerin rutin olarak çevrilmesi lazım. Çünkü onlar daima yaşam için gerek döndükleri ışığa dönecekler. Eğer çevirmezseniz, kısa sürede gövdeleri deforme olabilir.

 

Aydınlatmaya dikkat
Kış bahçelerinde aydınlatma da çok önemli. Bitkilerinize yönelik bir aydınlatma yapacaksanız, farklı ışıkları bir arada yayan ve bitkilerin beslenmesini sağlayan ampul türlerini tercih etmelisiniz. Eğer bitkilerinizin yeterince günışığı aldığını düşünüyorsanız, aydınlatma sadece hava karardıktan sonra kış bahçesinde oturmak için gerekli. Bu durumda beğendiğiniz bir aydınlatma elemanında istediğiniz ampulü kullanabilirsiniz. Tek dikkat edeceğiniz şey, aydınlatma kaynağının çiçeklere yakın olmaması. Saksıların tam ortasına yerleştireceğiniz bir masa üstü lamba, yaydığı ısıyla çiçeklerinizin yanmasına neden olabilir.
HAYVANAT BAHÇESİ
Hayvanat (Ar. yabanıl yada evcil hayvanlar) Bahçesi (Zoo) kavramı ilk zamanlar, insanlara hayvanları tanıtmak, hayvanlar hakkında bilgilendirmek ve aynı zamanda insanları eğlendirmek için, hayvanların doğal ortamlarına benzer yapay ortamlar oluşturarak, bunları toplu yerleşim yerlerine yakın alanlarda kurmakla başlamış. Hayvanat Bahçelerinin kurulmasında amaçları kısaca sıralarsak;
• Halka yerli ve yabancı hayvan çeşitlerini tanıtmak ve özelliklerini öğretmek,
• Hayvan ve doğa sevgisi aşılamak,
• Öğrencilerin evcil ve yaban hayvanları canlı olarak göstermelerini sağlamak ve pratik bilgiler elde ederek okulları için bir tür canlı laboratuar görevi yapmak,
• Ülkemizde ve Dünyada soyu tükenmekte olan hayvanları üreterek, yok olmalarını önlemek (Kelaynak Kuşları, Kangal Çoban Köpeği, Ankara Kedisi, Denizli Horozu gibi),
• Kapalı yerlerde çalışan ve yaşayan şehir halkına yeşil örtüsü, su satıhları, hayvanları ve doğal görünüşlü dekorları ile oluşturduğu değişik bir ortamda dinlenme olanağı sağlamak.
HOBİ BAHÇESİ
Hobi bahçesinin amacı; kendi ürününüzü, kendiniz, tamamen doğal olarak yetiştirebilmesine ve ürün elde edebilmesine olanak sağlamaktır. Burada yetiştirilecek olan bitki türlerine birimimiz ile karar verilmektedir. Amaca uygun olmayan türlerin dikimine izin verilmemektedir. Kullanılan su üniversitemiz tarafından karşılanmaktadır. Kesinlikle inorganik gübre kullanılmayarak ve tamamen doğal olarak yetiştirilecektir.çııÖÖçşİnsanın kendi bahçesinden kopartarak sofrasına koyduğu domatesin, biberin tadı, kokusu farklıdır. Şehir hayatı içinde bunu çoktan unutmuş olsak bile... Sadece yemenin tadı değil, yetiştirmenin de tadı başkadır. Bir tohumun zamanla geçirdiği evreleri gün gün izleyip yeterince su, yeterince güneş ve yeterince vitamin almasını sağlamak, onun bu sevgi ve ilgiye cevap olarak kendisini toprağın üzerinde, mutlulukla göstermesi doğanın bir mucizesi. Dünyada ve ülkemizde de hızla yayılan 'sağlıklı yaşama ve doğaya dönüş' trendi, yeni hizmet alanları da yarattı. Artık dünyanın her köşesinde evinin bahçesi olmayanlar için meyve ve sebze yetiştirebilecekleri özel hobi bahçeleri oluşturuluyor. Bugüne kadar kendi bahçesinden meyve ve sebze toplayarak yemenin keyfini yaşamayanlar için belki de bunun en kolay yolu başka bahçelerde yetiştirmek. Türkiye'nin ilk özel ve halka açık hobi bahçesi Yemyeşşil de İstanbul Beykoz'da hizmete girdi. 30 metrekarelik 95 bahçesi olan ve doğa tutkunları için özel hazırlanan Yemyeşşil'de ekolojik tarım yapılabiliyor. Üyeler kendilerine tahsis edilen bahçelerde kendisebze ve meyvelerini yetiştirebiliyor. Mis gibi kokan kıpkırmızı domates, dalından koparılan patlıcan, taze salatalık ya da lezzetli çileklerin tadına doyulmuyor.

 

AQUA PARKLAR
insanların eğlenmek için günü birlik gittikleri su oyun parklarıdır. Aqua parkların kapasitesine uygun otopark alanları ayrılmalıdır. Kullanılan kaydıraklar belirli standartlara göre yapılır. Kaydıraklar korunmalı olmalı ve eğimi iyi ayarlanmalıdır. Kaydıraklardan düşülen havuzun yüksekliği 90 cm olmalıdır. Havuzların yanlarındaki zemin elemanları kaygan olmayan malzemelerden seçilmelidir. Aqua parklarda işlevsellik ve görsellik açısından peyzaj düzenlemelerine önem verilir. Aqua parkların düzenlenmesin de genel olarak tropik bitkiler kullanılır. Çocuk oyun alanları ile yetişkinlere ayrılan alanlar, yüzme havuzları ile oyun havuzları ya çit bitkileriyle ya da duvarlarla birbirinde ayrılmalıdır. Çocuk oyun alanlarında kullanılan bitki türlerinin zehirli, dikenli olmamasına dikkat edilmelidir.

ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ:CEREN DULUN,EFTAL EKİCİ,ELİF SALUR

 

JAPON BAHÇESİ

Japon bahçeleri içinde insan yapısı eleman barındırmalarına rağmen tabiatın kendisidir. Dağlardan ovalara, şelalelerden okyanuslara kadar tabiatın gücüne ve değişikliğine insan gücünün yetmediğini gösterir. Bu nedenle Japon bahçeleri yalnız bahçe değil, bir sanattır. Japon bahçeleri dünya ülkeleri bahçe çeşitleri içinde ilk sırayı alır.
Japon bahçesinin önemli materyallerinden birisi giriş ve çitlerdir. Bahçe girişi genellikle üstü örtülü geçit şeklinde yapılır. Bahçenin bir bölümünü diğer bölümden gizleyen çitler sınır olarak kullanılır. Sade-Geki adı verilen bu kol çitleri perde görevi üstlenir.


ZEN BAHÇESİ

Zen bahçesi, genellikle Japon bahçesiyle karıştırılır. Ama aslında bu iki bahçe birbirinden çok farklıdır. Zen bahçesi bir çeşit Japon kayalık bahçesidir. Kum, çakıl, kaya, bazen çim veya diğer unsurlar içeren sığ bir kum bahçesidir. Zen bahçesinin büyük bir bölümünü oluşturan kuru bahçe, granit bahçesinden elde edilen çakıllardan yapılır. Beyaz çakıllardan oluşturulan bu bahçe suyu temsil eder. Çakıl ise temizlik ve saflığı temsil eder.
Çakıllar: okyanusu
Kayalar: Japon adalarını, kalp veya zihne karşılık gelen kanji karakterlerinin bir bahçesini oluşturur.

 

FRANSIZ VE İTALYAN BAHÇELERİ

Fransız ve İtalyan bahçelerinden bahsetmeden önce Simetri ve
Asimetri tarihinden biraz söz etmek gerekir; çünkü bu bahçeler asimetri
ve simetrinin etkisiyle oluşmuş bahçelerdir.
Simetri, bir aksın iki tarafında aksa eşit uzaklıklarda bulunan
noktalar ya da figürlerden ibaret değildir. Daha çok estetik
oran ve bütünlük ilkeleri üzerine kurulmuş bir teoridir.
Genel bir konsepte dayanan ve ‘aksiyel simetri’den ibaret
olan simetri anlayışı, zaman içerisinde olumlu yönde sürekli bir
değişime uğramıştır
Bu genel konsepte ulaşılmasının pek çok sebebi vardır. Bunlar
içerisinde şüphesiz en önemlisi mimari konstrüksüyon özellikleridir.
Avrupa’daki yapılar yaygın olarak taş veya tuğla kullanılarak inşa
edilmişlerdir. Bu açıdan bakıldığında duvarlar yapısal elemanlardır
ve büyük ölçekli binalarda dinamik dayanma noktalarını sağda ve
solda aynı şekilli duvarlara dağıtmak ve bu şekilde binayı
desteklemek esastır. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı Avrupa’da,
Roma kamu binaları , Gotik katedraller ve Rönesans saraylarında
görüldüğü üzere, simetri yaygın bir ‘kural’ haline gelmiştir.
Batı dünyasındaki simetri tutkusunun evrensel olduğu bilinen bir
husustur. Bu durum özellikle mimaride ve Gotik katedrallerdeki
Rönesans stili bahçelerde, Eski Roma’daki kamu yapılarında ve
Hellenistik döneme ait tapınaklarda özellikle göze çarpmaktadır.
Simetri yalnızca dış görünüşte değil, aynı zamanda tüm planlarda da
dikkate alınmıştır. Buna göre; batı stili bir binanın girişinin, her
iki tarafta da eşit sayıda pencere ve sütunların ortasında bulunması
olağandır. Hatta simetriyi sürdürmek amacıyla ekstrem durumlarda
‘kör pencereler’ dahi kullanılmıştır.
Aynı durum bahçe düzenlemeleri için de geçerliydi. Havuz, taş
basamaklar, patika, ağaçlar ve çiçek parterleri de, ortadan geçtiği
varsayılan hayali bir aksın çevresinde simetrik biçimde bahçeye
dağıtılırdı. Simetri öylesine kabul görmüştü ki, asimetriye kayan
her şeyin mevcut tüm doktrinlere karşı geldiği düşünülüyordu. Batı
stilinin temsilcisi ‘formal bahçelerde hayati önem, geometrik ve
simetrik düzenlemelere yüklenmişti.





İTALYAN BAHÇELERİ


İtalyan bahçeleri de simetrik bahçeler kapsamında gelişmiş örneklerdir.
Tablolardan edinilen bilgilere göre henüz Ortaçağ İtalya’sında, kale
ve manastır avlularında ağaçların ve çiçekli Bitkilerin kullanıldığı
bahçeler düzenlenmiştir. Elbette bu dönemdeki bahçeler henüz son
derece basit ve sadeydi. 13-14’üncü yüzyıllar boyunca
aristokratların şehirleri terk edip kalelerinin duvarları dışında
villalar inşa etmeleriyle birlikte bahçe sanatında da bir gelişme
oldu. Yine de bu bahçeler hala tam anlamıyla ‘olgunlaşmamıştı’.
Ortasında havuzu bulunan, düz yolların kesiştiği dairesel alanlar ve
bir veya iki adet kameriyeden öteye geçememiş görünüyorlardı.
15’inci yüzyılda bahçeler mimariyle ilişkili hale gelmeye başladı.
Brunellesco (1377-1446) tarafından dizayn edilen taş mimarisindeki
oranlar, geometrik bahçe planlarını teşvik etti ve bunun sonucu
olarak bahçe sanatında büyük bir atılım yaşandı. 16’ncı yüzyılda
bahçe stili, Donato Bramante (1444-1514) tarafından tanıtılan
tasarımlara dayanarak, simetri ve perspektifle karakterize edilir
hale geldi. Ressam Raffaello Sanzio(1483-1520)’nun üstün yaratıcı
kabiliyetinin eseri olan yeni havuz ve teras tasarımları tanıtıldı.
Leon Batista Alberti (1404-1472) yaptığı dizaynlarında, bahçenin
doğal çevre manzarasıyla bağdaştırılmasının önemini vurguladı.




FRANSIZ BAHÇELERİ

İtalyan stili bahçeler Fransa’ya 17’nci yüzyılda girdi ve yörenin
iklim ve etnik karakteristikleri ile yoğruldu. Fakat yine de İtalyan
stilinin temelinde herhangi bir değişiklik olmadı. Sonunda ‘Fransız
bahçesi’ adıyla anılan Fransız stili ortaya çıktı. Bu oluşum
sürecinde ünlü bahçe mimarı Le Notre ‘nin de büyük katkısı olmuştur.
Bu tarzın en tipik örneği Palais de Fontain bleau bahçesidir. Fransa
o dönemde hem askeri hem de sanatsal yönden Avrupa’nın merkezi
konumundaydı. Bu dönemden itibaren Fransız stili, birçok Avrupa
ülkesi için bir model teşkil etmiştir. Fransız stilinin tesirlerinin
görüldüğü örneklerden ikisi; Almanya’daki Stadtschlossam Potsdam
bahçesi ve Viyana’daki Schönbrunn’dur. Bir başka deyişle bu iki
örnek ve benzerleri, Fransız bahçesinin birer ‘imitasyonu’
niteliğindedirler. Kısaca Fransız bahçeleri için simetrinin hakim olduğu
bahçeler diyebiliriz.

ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ:SEVİNÇ BAŞARAN

 

FABRİKA BAHÇELERİ

Fabrika alanları insan oranının araç oranının çeşitli sabit veya hareketli iş makinelerinin bulunduğu üretim tesisleridir.

Fabrika bahçelerine peyzaj düzenlemesi yapılırken dikkat edilecek hususlar
Bu tür alanlar bulundukları alana çeşitli şekilde rahatsızlıklar verebilmektedirler.
Ve bu tür alanların çalışanlar üzerine psikolojik etkileri ele alınmakta
1. Fabrika alanlarının bulundukları alana çeşitli şekilde verdiği rahatsızlıklar
Bunlar:
• Atık maddeler
• Gürültü
• Fabrikanın bacasından çıkan gazlar
• Görsel kirlilik
• Araç yoğunluğunun vereceği rahatsızlıklar
• Güvenlik

Bu durum hem çalışanların hem de etrafta bulunan yerli halkı rahatsız edebilecek düzeye çıkabilir
Hem bu durumu engellemek hem de sanayi bölgesinde çalışan insanların içinde direk olarak maruz kaldıkları bu rahatsızlıkları engellemek ve onlara rahat ve ferah bir çalışma alanı sağlamak amacıyla fabrika bahçelerinde ve sanayi bölgelerinde peyzaj düzenlemesi yapılmaktadır



1. Atık maddeler
Fabrikanın üretim esnasında ortaya çıkan sıvı katı vb. tekrar kullanıma uygun olamayan genelde alt yapı sistemi, kanal veya borularla atılan atıklardır. Alt yapı sistemi olmayan yerlerde bunlardan kaynaklanan pis kokuları önlemek amaçlı düzenlemeye tabi tutulur bunlar için hoş kokulu bitkiler kullanılır
2. Gürültü:
Fabrika alanında üretimde kullanılan makinelerden çıkan gürültüler araç giriş çıkışından kaynaklanan aşırı sesler
Hem çalışan insanların hem de o bölgede yaşayan insanlara olumsuz etki yaratacaktır bunun etkilerini azaltmak için gürültü önleyici bitkiler kullanılır.

3. Fabrika bacalarından çıkan gazlar
Fabrika alanlarının büyük çoğunluğunda bacalar mevcuttur bunlar her nekadar bu gazları filtreleyerek ortama verse de çalışanları ve bölgede bulunan insanları rahatsız edecektir bunun yanında yine sürekli araç yoğunluğunu maruz kalan yerler olduğundan egzoz ve araçların hareketleri esnasında meydana gelen tozları absorbe etmek için bu tür durumları en aza indirecek bitki kullanımına başvurulur
4. Görsel kirlilik
Bu tür alanların dış görünüşleriyle ortamda görünüş bozukluğuna neden olduklarından bu matlığı ve cansızlığı kırmak için doğanın renklerini ve bunların kombinasyonları kullanarak bu özelliği kapatabiliriz
5. Güvenlik
Böyle alanlar iş sahası olduğu için buralarda nakliye araçları, tehlikeli, alet ve makinelerin kullanımı söz konusu olacaktır çevrede yerleşim birimleri’de varsa burada oyun oynamak isteyecek küçük çocukların veya hayvanların iş alanına girmelerini engellemek ve bu sayede fabrika bahçelerinin içinde olmasını istemediğimiz durumları engellemek için bazı çit bitkileriyle sınırlayıcı bir hale getirilerek yapılabilinir


2. Fabrika alanlarının çalışanlar üzerinde psikolojik etki yaratmak.
Fabrikalarda çalışan insanlara çalışan daha güzel daha rahat bir ortam sağlamak işçilerde daha iyi bir ruh hali yaratarak çalışma performansını ve verimi direk olarak etkilemekte

Fabrika bahçelerine yapılan peyzaj düzenlemeleri çalışanlar üzerinde psikolojik etkileri olumlu sonuçlar vermekte ve yeşil alan ağırlıklı olmak üzere yapılan bu düzenlemelere spor alan içeren düzenlemeler yapıldığında beklenen etkinin olağandan daha fazla olduğu görülmekte
Ör. Yüzme havuzu yapılan bir tencere fabrikasının çalışanları günlük bu havuza girerek stres atmakta yorgunluklarını gidermekte böylece günlük verilen performans artmakta ve çalışanlarda stres azalmakta.
Bu tür alanlarda yapılan spor tesisleri ör. Futbol sahası basketbol sahası veya yürüyüş alanları çalışanların deşarj olmalarını sağlayarak daha rahat çalışmalarını sağlar.
Bu tür sosyal aktivitelerin dışında fabrika bahçelerinde yapılacak kafeteryalar çalışanların boş zamanlarında oturup dinlenebilecekleri alanları kapsar böyle bir ortamda oturan bir çalışan karşısında doğaya ait renkleri veya bunların kombinasyonlarını kullanarak çalışanlara daha rahat daha huzurlu ve ferah bir mekân sağlar.

ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ:HÜSEYİN TUNÇ,HASAN İLTER,ERDAL ÇELİK

 

KAYA BAHÇELERİ

Kayalık bahçe (rock garden), ayrıca taş yığınından yapılmış çiçeklik (rockery) veya yüksek dağ bahçesi (alpine garden) olarak da bilinir, kaya ve taşlar ile kayalık bölgelerin yerlisi veya alp iklimine uygun bitkilerle oluşturulmuş bir çeşit bahçedir.
Kaya bahçeleri, tam güneş alan yerlerde normal seviyeden yüksek bir tepecik halinde, iyi drene olan bir toprak üzerinde, irili, ufaklı tabii taş ve kaya parçaları ile doğal bir görüntü sağlanacak şekilde tesis edilebilir.
Kayalık bahçelerde kullanılan türlerin küçük olması ve kayaların tamamen kaplanmaması için kayalık bahçeler küçük olma eğilimindedirler. Büyük kutularda veya zeminde yetiştirilebilirler. Bitkiler genelde, iyi drenaj yapan toprakları tercih eden ve az su ile yetişen tür bitkilerdir.
Normal bir kayalık bahçenin aralarında küçük aralıklar olan ve estetik olarak düzenlenmiş bir yığın irili ufaklı kayadan oluşur, bu kayalara bitkiler kök salacaktır. Bazı kayalık bahçelere bonsai de eklenmektedir.
Bazı kayalık bahçeler yerli kayaçların dışarı çıkan kısmı gibi görünmesi için tasarlanarak yapılırlar. Taşlar tabakalaşma yüzeyi izlenimi bırakmak için dizilirler ve bitkiler genellikle taşlar arasında bulunan bağlantıları gizlemek için kullanılır. Bu tarz Victoria döneminde çok popülerdi, genellikle profesyonel peyzaj mimarları tarafından tasarlanır ve yapılırlardı. Aynı yaklaşım modern kampüs ve ticari peyzaj işlerinde de kullanılmaktadır, fakat daha küçük kişisel bahçelerde de uygulanabilir.

ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ:SİTEM POLAT,BURÇİN ATAGÜN,DERYA ÜNALAN

 

 

 

http://www.bahcesel.com/forumsel/bahcecilikte-siradisi-konular-topiary-bonzai-mozaiculture/6343-bahce-turlerini-paylasalim/


Doğu Ülkelerinde bahçe:

Doğuda apayrı bir gelenek vardı. Çin'de başlayıp Kore ve Japonya'da süren bu yaklaşımda bahçe düzenlemesi dinsel geleneklere bağlıydı. Bu ülkelerde bahçe tasarımları insanda belli bir duygu ya da düşünce duruöu yaratmaya, özel bir etki elde etmeye yöneliktir. Örneğin, Japon çay bahçesi, çay içme törenine katılmak üzere buraya gelenleri ruhsal açıdan hazırlar. Bu bahçelerde doğal oluşumlar, simetri gibi insanda belli bir duygu ya da düşünce durumu yaratmaya, özel bir etki elde etmeye yöneliktir. Örneğin, Japon çay bahçsi, çay içme törenine katılmak üzere buraya gelenleri ruhsal açıdan hazırlar. Bu bahçelerde doğal oluşumlar, simetri gibi insan yapısı düzenlemelerin önünde gelir. Taşlar çok önem taşır, hatta Japon bahçelerinde bunlar dinsel simgeler olarak kullanılır. Su, ağaçlar ve köprüler en önemli öğelerdir. 18. yüzyılda Çin, 20. yuzyılda da Japon bahçeleri Batı peyzaj mimarlığını, özellikle ABD'deki bazı uygulamalan etkilemiştir.


Türklerde Bahçe:

Türkler eskiden beri bahçeye önem vermişlerdir. Günümüze en eski Türk bahçelerinin yapısıyla ilgili çok az bilgi kalmıştır. Anadolu Selçuklu sultanlarının saraylarındaki bahçeler, o dönemde yazılmış az sayıdaki betimlemelerden bilinir. Buna karşılık, bazısı günümüze değin gelebilmiş Osmanlı bahçeleri daha iyi tanınır. Anadolu Türk kentleri bahçe içindeki evlerden oluşurdu. Bu, yüksek duvarlarla dışa kapalı bir iç bahçeydi. İçinde hem çiçek gibi süs bitkileri, hem de meyve ve sebze yetiştirilirdi.

Cülus, elçileri kabul etme, bayramlaşma gibi dışa açık olayların da yer aldğı saray bahçeleri daha gösterişli düzenlenmişti. Burada kuşhane, aslanhane gibi yaban hayvanlannın bulunduğu yerler, kış bahçeleri ve seralar olurdu. Ayrıca cirit, ok atma, güreş, binicilik gibi spor etkinlikleri de bu bahçelerde yapılırdı.

Osmanlı saray bahçelerinin bakım ve korunmasından bostancılar sorumluydu. Bu unvanın da çağrıştırdığı gibi saray bahçeleri, en azından başlangıçta, daha çok yararcı amaçlara, yani sarayın gereksinimini karşılayacak meyve ve sebze yetiştirmeye yönelikti. Istanbul'da bugünkü Gülhane Parkı'na inen yol üstünde Topkapı Sarayı'nın bağları ile bostanları yer alırdı. Osmanlıların her döneminde çiçekçiliğe de önem verilmişti; hatta padişahlann çoğu doğrudan bu konuyla ilgilenmişti.

İstanbul'da saray bahçelerinin yanı sıra konak, köşk, yalı bahçeleri de vardı, Bir başka bahçe türü de çevredeki saray ve kasırlann hasbahçeleriydi. Bunlar kent çevresinde havası, suyu, manzarası güzel mesire yerlerinin yakınlarında yer alırdı. Zaman zaman çıkan yangınlar çoğunu yok ettiği için, eski dönemlerin bahçe düzenleme ilkeleri ancak yazılı belgelerden öğrenilebilmektedir. Bunların biraz da İran bahçe tasarımı etkisiyle geometrik düzenlemeler olduğu anlaşılmaktadır. Mermer havuzlar fıskiyeler, çeşmeler, gölge veren ağaçlar, sarmaşıklı ve asmalı çardaklar bu bahçelerin belli başlı öğeleri arasındaydı. Eğimli arazide setler ve merdivenler de bunlara eklenirdi.

Lale Devri'ndeki Batı'ya açılış Avrupa bahçelerine benzer düzenlemelerin ortaya çıkmasına yol açtı. 1720'lerde İstanbul'daki Fransız elçisi aracılığıyla bu ülkeden bahçe düzenleyiciler getirtildi. 19. yüzyılın başında III. Selim'in kız kardeşi Hatice Sultan'ın mimarı olarak çalışmış olan Melling, onun Beşiktaş'taki sarayının bahçesini Fransız bahçelerine benzeterek geometrik yol ve tarhlarla düzenlemişti. Bu daha sonra pek çok saray ve konak bahçesine örnek oldu. Doğal oluşumları örnek alan Ingiliz bahçelerindeki düzenleme anlayışı bilinçli olarak uygulanmamakla birlikte, Boğaziçi'ndeki günümüze kalmış bahçe ve korularda görülür.
Comments