Navigation

Fıkralar

Temel ve Maymun

posted Jan 10, 2009 1:49 AM by Ozan Şahin

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!" 

Fıkralar.com

Boks ve Öğretmen

posted Jan 10, 2009 1:48 AM by Ozan Şahin

Yaşlı bir öğretmen, Fen Bilgisi dersinde kasları anlatıyordu.Bir ara öğrencilerden birine şu soruyu sordu : -Şimdi ben boks yapsam hangi kaslar çalışır? Çocuk sakin sakin cevap verdi : -İzleyenlerin gülme kasları öğretmenim!

10 Saniye

posted Jan 10, 2009 1:48 AM by Ozan Şahin

Adamın biri doktora gitmiş. Doktor muayene etmiş ve bizimki sormuş:
- Ne oldu doktor bey? Ne kadar ömrüm kaldı?
Doktor cevaplamış:
- 10 
Bizimki de :
- Ne 10'u doktor bey, gün mü, ay mı sene mi?
Doktor:
- 9, 8, 7, 6....

Düşen Ayı

posted Jan 10, 2009 1:47 AM by Ozan Şahin

Adamın biri eski bir macerasını kahvede arkadaşlarına anlatıyordu.Macera şöyleydi.
-"Ben dağa çıkmıştım.Önüme bir anda kocaman bir ayı çıktı.Ben kaçmaya başladım.Ayı beni kovalıyor ve bana daha çok yaklaşıyordu.Ayı tam pençeyi yapıştırcak , kayıp düşüyordu.Bu 2-3 kez oldu böyle."
Kahve de oturan adamlardan biri şöyle dedi:
"Abi ben olsam altıma yapardım.
Adam cevap verir.
-"Lan ayı oğlu ayı, ayı neye basıpta düşüyor sanıyorsun!!!"

Kaynak:http://www.fikrabul.com/

Çıkış 10 Sterlin

posted Jan 10, 2009 1:46 AM by Ozan Şahin

Iki iskoçyalı kasabada bir tiyatro acmislar, fakat iskoclar malum cok cimri, kimse para vermek istemediginden her gun sifir cekiyorlarmis. Bakmislar olacak gibi degil, dusunmusler ne yapalim ne edelim diye. En sonunda birinin aklina bir fikir gelmis.Ertesi gun her tarafa ilanlar asiliyor. 
"Cumartesi gunu tiyatromuza giris bedavadir."
Kasaba halki bedavayi bulmus kacirir mi. Cumartesi gununu. Tiyatro ful cekmis, bizimkiler mukemmel bir oyun sergiliyorlar. Herkes ayakta alkisliyor. Oyun bittikten sonra kasaba halki cikisa dogru yonelmis ama ne gorsunler ? Kapilar kilitli ve su yazi yaziyor :
"Cikis 10 sterlin"

Kaynak:http://www.fikrabul.com/

Esas Akıl

posted Jan 10, 2009 1:46 AM by Ozan Şahin

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl 
belirliyorsunuz?

Doktor:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey 
veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl
boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. 

Siz ne yapardınız?
Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova
kaşık ve fincandan büyük.

Hayır, der doktor. 
Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.

Kaynak:http://www.fikrabul.com

Böyle Soruya Böyle Cevap

posted Jan 10, 2009 1:45 AM by Ozan Şahin

Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.
Sonra:
"Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını
kanıtlayınız."
Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.
Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
- Hangi sandalyenin?

Sorry

posted Jan 10, 2009 1:44 AM by Ozan Şahin

Temel bir barda oturuyormuş. Sonra bir adam gelmiş. Başka bir adamın kafasına bir elma koyup en uzak masaya adamı götürmüş.Elmaya nişan alıp vurmuş, hem de tam on ikiden...Sonra;
-I'm Indiana Jones. demiş.

Sonra başkabir adam gelip aynı adamı masadan daha uzak olan duvara götürüp kafasına çok incebir bardak su koymuş. Ve o da vurmuş.Sonra;
-I'm Red Kit. demiş.

Daha sonra bunların hava attığını düşünüp o da ayağa kalkmış. Kendine güvenemeyip adamı 1 metre önüne kafasında bir karpuzla koymuş. Adamı alnının ortasından vurunca;
-I'm sorry, demiş.

Tatil Bitti

posted Jan 10, 2009 1:42 AM by Ozan Şahin

Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış..."

www.fikralar.com

Kurdoğlu

posted Jan 10, 2009 1:41 AM by Ozan Şahin

Güneydoğulu bir aşiret ağası bir gün bütün önemli kişilerin soy isimleri "oğlu" ile bitiyor diye düşünmüş ve soyadını değiştirmeye karar vermiş. Gerekli işlemleri yaparak soyadını kurdoğlu olarak değiştirmiş ve halka soyadını bundan böyle yanlış söyleyecek olanları fena halde cezalandıracağını ilan ettirmiş. 
Bir gün yolda gezerken bir köylüyle karşılaşmış ve hemen yolunu keserek;
- Söyle bakalım benim soyadım neydi demiş.
Köylü;
- Valla ağam sen bir hayvanın oğluydun ama hangisiydi unuttum.

1-10 of 10