GERÇEK HAYAT-3

Site sahipleri

  • mehmet selim polat

Sayfa yazarları

  • mehmet selim polat
    Ocak 12, 2009

Ayetler

(TEVBE suresi 23. ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ آبَاءكُمْ وَإِخْوَانَكُمْ أَوْلِيَاء إَنِ اسْتَحَبُّواْ الْكُفْرَ عَلَى الإِيمَانِ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُوْلَـئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir.


(MÂİDE suresi 51.ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.


(BAKARA suresi 120.ayet)

وَلَن تَرْضَى عَنكَ الْيَهُودُ وَلاَ النَّصَارَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى اللّهِ هُوَ الْهُدَى وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءهُم بَعْدَ الَّذِي جَاءكَ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ اللّهِ مِن وَلِيٍّ وَلاَ نَصِيرٍ

Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.


http://ates64.blogcu.com/

Bayrağıda Tıkla

Ana Gibi Yar Olmaz

Big HugRunningJeepDuel GunsBible 2GrenadeProudGrenadeBible 2It

Şimdi En büyük Düşmanımız,Haççolardır.

Son site etkinliği

Sebeplerin varoluşu

 Bunlar gibi “tesir” kavramı da mücmel bir kavramdır. Çünkü kudret-makdur (güç yetirilen) ilişkisi, sebep-sonuç, illet-malul, şart-meşrut ilişkisi gibidir.

Eğer kudret derken fiili doğrultan, fiilden önce bulunan şeri (yasama nitelikli) kudret kast ediliyorsa, bu tür bir kudret fiil açısından sebeplerden biri, eksik illetlerinden biri konumundadır.

Eğer bununla fiile mukarin (onunla eş zamanlı), fiili gerektiren kudret kast ediliyorsa, bu tür bir kudret fiilin eksiksiz sebebi ve illetidir. Bilindiği gibi, mahlûkat içinde, tek başına hadiselerin eksiksiz illeti, yani varlığı hadiselerin varlığını gerektiren hiçbir şey yoktur. Daha doğrusu sadece yüce Allah’ın dilemesinin böyle bir özelliği vardır. Çünkü Allah’ın dilediği olur, dilemediği de olmaz.

Yakma olayında ateş, aydınlatma olayında güneş, doyma ve kanma olaylarında yeme ve içme gibi mahlûk sebeplere gelince, bunların tümü sebeptirler, ancak hiçbiri tek başına olayın meydana gelmesine yetmez. Bunun yanında başka bir sebebin de olması gerekir. Bununla beraber, bunların etkilerini göstermelerine engel olan maniler de çıkar.

Bu bakımdan her sebebin etkisini göstermesi, şartların varlığına ve engellerin de ortadan kaldırılmış olmasına bağlıdır.

Mahlukat içinde, tek başına bir olayın kaynağını oluşturan hiçbir şey yoktur.