GERÇEK HAYAT-3

Site sahipleri

  • mehmet selim polat

Sayfa yazarları

  • mehmet selim polat
    Mayıs 2, 2009

Ayetler

(TEVBE suresi 23. ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ آبَاءكُمْ وَإِخْوَانَكُمْ أَوْلِيَاء إَنِ اسْتَحَبُّواْ الْكُفْرَ عَلَى الإِيمَانِ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُوْلَـئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir.


(MÂİDE suresi 51.ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.


(BAKARA suresi 120.ayet)

وَلَن تَرْضَى عَنكَ الْيَهُودُ وَلاَ النَّصَارَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى اللّهِ هُوَ الْهُدَى وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءهُم بَعْدَ الَّذِي جَاءكَ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ اللّهِ مِن وَلِيٍّ وَلاَ نَصِيرٍ

Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.


http://ates64.blogcu.com/

Bayrağıda Tıkla

Ana Gibi Yar Olmaz

Big HugRunningJeepDuel GunsBible 2GrenadeProudGrenadeBible 2It

Şimdi En büyük Düşmanımız,Haççolardır.

Son site etkinliği

Ana Sayfa‎ > ‎

Kulun Yapabilirliği

     Şeyh’ul-İslâm Ahmed b. Teymiye dedi:

Mezhebimize (Hanbeli) mensup alimler ve başkaları, kulun yapabilirliği hakkında fikirler beyan etmişlerdir. Kulun yapabilirliği fiil ile beraber midir, yoksa fiilden önce mi vardır?

Sonuçta birbiriyle çelişen iki görüş ortaya çıkmıştır. Bazıları, yapabilirliğin, sadece fiille beraber var olduğunu söylemişler. ’arî’nin arkadaşlarından kaderi olumlayan kelâmcıların ağırlıklı görüşü budur. Bizim mezhepten ve başka gruplardan bazı kimseler de bu hususta onlarla aynı düşünceyi paylaşmışlardır.

Bazıları ise yapabilirliğin, fiilden önce var olduğunu söylemişlerdir. Bu ise, kaderi olumsuzlayan Mutezili ve şii düşünce ekollerinin genel yaklaşımıdır. Bunlar, çeşitli kudret şekillerinin ancak bir tek fiil açısından söz konusu olabileceği kanaatindedirler. Çünkü kudret fiille eş zamanlıdır ve ondan ayrılmaz.

Başkalarına göre de, yapabilirlik (istitaat), ancak iki karşıt duruma elverişli olan bir şeyle ilintili olabilir ve hiçbir zaman fiille eş zamanlı olmaz. Kaderiyeciler, bu hususta en çok sapan kimselerdirler. Çünkü hiçbir şekilde fiille eş zamanlı olarak kudretin olmasını kabul etmezler. Onlara göre müessir, eserden önce olmak zorundadır, onunla kesinlikle eş zamanlı olamaz. Onlara göre bu hususta kudret, irade ve emir arasında herhangi bir fark yoktur.

Kitap ve sünnetin gösterdiği gerçek ise şudur:

Yapabilirlik, hem fiilden önce vardır, hem de fiille eş zamanlı olarak vardır.

Ayrıca bununla eş zamanlı olarak, başka bir fiile elverişli olmayan bir diğer yapabilirlik de vardır.

Alt sayfalar (1): Yapabilirlik türleri