GERÇEK HAYAT-3

Site sahipleri

  • mehmet selim polat

Sayfa yazarları

  • mehmet selim polat
    Temmuz 30, 2009

Ayetler

(TEVBE suresi 23. ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ آبَاءكُمْ وَإِخْوَانَكُمْ أَوْلِيَاء إَنِ اسْتَحَبُّواْ الْكُفْرَ عَلَى الإِيمَانِ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُوْلَـئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir.


(MÂİDE suresi 51.ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.


(BAKARA suresi 120.ayet)

وَلَن تَرْضَى عَنكَ الْيَهُودُ وَلاَ النَّصَارَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى اللّهِ هُوَ الْهُدَى وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءهُم بَعْدَ الَّذِي جَاءكَ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ اللّهِ مِن وَلِيٍّ وَلاَ نَصِيرٍ

Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.


http://ates64.blogcu.com/

Bayrağıda Tıkla

Ana Gibi Yar Olmaz

Big HugRunningJeepDuel GunsBible 2GrenadeProudGrenadeBible 2It

Şimdi En büyük Düşmanımız,Haççolardır.

Son site etkinliği

İmam Ahmed'in cevabı

      Bab:

Cehmiye, peygamberimizden (s.a.v.) rivayet edilen:

“Kur’an açık renkli bir genç sûretinde gelir. Kendisini okuyan kişiye gelir ve der ki:

Beni tanıdın mı? Kişi der ki:

Kimsin sen? Der ki:

Ben, gündüzleri uğrunda susuz kaldığın, geceleri sabahlara kadar uyanık kaldığın Kur’an’ım. Peygamberimiz (s.a.v.) devamla şöyle buyurdu:

Bunun üzerine kişi onunla Allah’a gider ve der ki: Ya rabbi!..” (İbni Mace, Edeb, 52; Darimi, Fedailul Kur’an, 15; Ahmed, 5/352) hadisi dayanak alarak Kur’an’ın mahlûk olduğunu savunmuştur.

Biz de onların bu iddialarına şöyle cevap veriyoruz:

“Kul huvellahu ehad” suresini okuyana şu, şu vardır....” (Tirmizi, Sevabul Kur’an, 10-11; Ahmed, 5/141, Nesai, İftitah, 39-67)hadisindeki anlamda Kur’an gelmez.

Siz  “Kul huvellah...” suresini okuyana bu surenin gelmediğini görmüyor musunuz?

Bilakis, onu okumanın sevabı gelir. Çünkü biz Kur’an’ı okuyoruz ve o gelmez, diyoruz, bir halden başka bir hale değişim geçirmez.

Burada İmam Ahmed, gelenin sevap olduğunu açıklıyor. Sevap da mahlûk olarak amelin kapsamına girer. Böyleyken, halden hale geçip değişen amellerin akıbetleri mahlûk olmaz mı?

“Kul huvellah”ın, yani Kur’an’ın sevabı böyle ise, başka şeylerin sevabı için bu durum çok daha açık bir şekilde geçerlidir.  Kulların fiillerinin daha önceden takdir edilmesi