Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.
Evet, Allah’ın kaza ve kaderinin gerisinde eksiksiz bir hikmeti vardır. Kullar bunu bilmeseler de. Çünkü Allah bildiği bazı bilgileri kullarına veya kullarından dilediği kimselere bildirmiştir. Bildiği bazı bilgileri de kullarına bildirmemiştir.
Nitekim Allah şöyle buyurur:
“O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez.” (Bakara, 255)
Yüce Allah, kullarından yapmakta oldukları şeyleri, tekvini irade kapsamında irade etmiştir. Nitekim müslümanlar “Allah’ın dilediği olur, dilemediği de olmaz” prensibi üzerinde görüş birliği içindedirler.
Allah şöyle buyurur:
“Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâma açar; kimi saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır.” (En’am, 125),
“Onlar ihtilafa düşmeye devam edecekler. Ancak rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Zaten rabbin onları bunun için yarattı.” (Hud, 118-119)
“Allah dileseydi onlar savaşmazlardı; fakat Allah dilediğini yapar.” (Bakara, 253)
“Allah sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise Allah saptırır. Allah dilediğini yapar.” (İbrahim, 27)
Ancak günahları, onları işleyenlerden, emir, şeriat, sevgi, rıza ve dini irade açısından irade etmemiştir. Aksine bu hususta Allah iradesini şöyle açıklar:
“Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.”(Bakara, 185)
“Allah size açıklamak ve sizi, sizden öncekilerin yollarına iletmek istiyor.” (Nisa, 26)
“Sizin günahlarınızı bağışlamak istiyor. Allah hakkıyla bilicidir, yegane hikmet sahibidir. Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler. Allah sizden hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır.” (Nisa, 27-28)
“Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size nimetini tamamlamak ister.” (Maide, 6)
“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat, 56)
Açıklamaları ve sözleri tasnif ettiğimizde, ayrıntılı değerlendirmelere tabi tuttuğumuzda karışıklıklar ortadan kalkar, sapıklık savılmış olur. Başka bir yerde, konuya ilişkin temel prensipleri önemine yakışır bir şekilde ayrıntılı olarak değerlendirdik. Ama burası ayrıntılı açıklamanın yeri değildir.
“Mazeretin olmasının anlamı nedir?” sözüne gelince;
Mazur oldu